+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6
Like Tree1Beğeni
  • 1 tarafından fanidünya...

Konu: Tevekkül eden ve etmeyenin misalleri, şu hikâyeye benzer

  1. #1
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart Tevekkül eden ve etmeyenin misalleri, şu hikâyeye benzer

    İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet hakikî imanı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir ve imanın kuvvetine göre hâdisatın tazyikatından kurtulabilir. "Tevekkeltü alallah" der, sefine-i hayatta kemal-i emniyetle hâdisatın dağlarvari dalgaları içinde seyran eder. Bütün ağırlıklarını Kadîr-i Mutlak'ın yed-i kudretine emanet eder, rahatla dünyadan geçer, berzahta istirahat eder. Sonra saadet-i ebediyeye girmek için Cennet'e uçabilir. Yoksa tevekkül etmezse, dünyanın ağırlıkları uçmasına değil, belki esfel-i safilîne çeker. Demek iman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dareyni iktiza eder. Fakat yanlış anlama. Tevekkül, esbabı bütün bütün reddetmek değildir. Belki esbabı dest-i kudretin perdesi bilip riayet ederek; esbaba teşebbüs ise, bir nevi dua-i fiilî telakki ederek; müsebbebatı yalnız Cenab-ı Hak'tan istemek ve neticeleri ondan bilmek ve ona minnetdar olmaktan ibarettir.
    Hâdisat: Hadiseler, olaylar.
    Tevekkeltü alallah: Allah’a(cc) tevekkül ettim, Allah’a(cc) güvendim ve sığındım.
    Sefine-i hayat: Hayat gemisi.
    Kemal-i emniyet: Tam bir emniyet, tam ve mükemmel bir güven.
    Dağlarvari: Dağlar gibi.
    Seyran: Gezme, gezinme.
    Kadîr-i Mutlak: Sınırsız ve sonsuz kudret sahibi Allah(cc).
    Yed-i kudret: Kudret eli, güç ve kuvvet eli.
    Berzah: Ölenlerin ruhlarının kıyamete kadar kaldıkları alem.
    İstirahat: Rahatlamak, dinlenme.
    Saadet-i ebediye: Ebedi saadet, bitmez ve tükenmez sonsuz mutluluk.
    Tevekkül: Allah’a(cc) güvenmek, Allah’a(cc) dayanmak, yapılması gerekenleri elinden geldiğince yapıp gerisini Allah’a(cc) bırakma.
    Esfel-i safilîn: Alçakların en alçağı, aşağıların en aşağısı.
    Tevhid: Birleme, birlik, bir tek Allah’tan(cc) başka ilah olmadığına inanmak.
    Saadet-i dareyn: İki dünya saadeti, dünya ve ahiret mutluluğu.
    İktiza: Gerekme, lazım gelme.
    Esbab: Sebepler.
    Dest-i kudret: Allah’ın(cc) sonsuz güç ve kuvveti.
    Riayet: Uyma, hürmet etme, saygı gösterme.
    Teşebbüs: Girişimde bulunma, girişim, başvurma, girişme.
    Nevi: Çeşit, tür.
    Dua-i fiilî: Fiili dua, Yani: istenilen şeyin sebeplerini yerine getirmeye çalışmak.
    Telakki: Kabul etmek, karşılamak. Kişisel anlayış ve görüş.
    Müsebbebat: Neticeler, sebeplerin sonuçları.
    Minnetdar: İyiliklere karşı şükür hissi içinde olmak.
    İbaret: Meydana gelmiş.


    Tevekkül eden ve etmeyenin misalleri, şu hikâyeye benzer:
    Vaktiyle iki adam hem bellerine, hem başlarına ağır yükler yüklenip, büyük bir sefineye bir bilet alıp girdiler. Birisi girer girmez yükünü gemiye bırakıp, üstünde oturup nezaret eder. Diğeri hem ahmak, hem mağrur olduğundan yükünü yere bırakmıyor. Ona denildi: "Ağır yükünü gemiye bırakıp rahat et." O dedi: "Yok, ben bırakmayacağım. Belki zayi' olur. Ben kuvvetliyim. Malımı, belimde ve başımda muhafaza edeceğim." Yine ona denildi: "Bizi ve sizi kaldıran şu emniyetli sefine-i sultaniye daha kuvvetlidir, daha ziyade iyi muhafaza eder. Belki başın döner, yükün ile beraber denize düşersin. Hem gittikçe kuvvetten düşersin. Şu bükülmüş belin, şu akılsız başın gittikçe ağırlaşan şu yüklere tâkat getiremeyecek. Kaptan dahi eğer seni bu halde görse, ya divanedir diye seni tardedecek. Ya haindir, gemimizi ittiham ediyor, bizimle istihza ediyor, hapis edilsin, diye emredecektir. Hem herkese maskara olursun. Çünki ehl-i dikkat nazarında, za'fı gösteren tekebbürün ile, aczi gösteren gururun ile, riyayı ve zilleti gösteren tasannuun ile kendini halka mudhike yaptın. Herkes sana gülüyor." denildikten sonra o bîçarenin aklı başına geldi. Yükünü yere koydu, üstünde oturdu. "Oh!.. Allah senden razı olsun. Zahmetten, hapisten, maskaralıktan kurtuldum." dedi.

    Tevekkül: Allah’a(cc) güvenmek, Allah’a(cc) dayanmak, yapılması gerekenleri elinden geldiğince yapıp gerisini Allah’a(cc) bırakma.
    Misaller: Örnekler.
    Sefine: Gemi.
    Nezaret: Bakma, gözetme, kontrol.
    Ahmak: Pek akılsız, sersem, anlayışsız.
    Mağrur: Gururlu, kibirli, kendini beğenen, kendine güvenen.
    Zayi': Kayıp, ziyan.
    Muhafaza: Koruma.
    Sefine-i sultaniye: Padişahın gemisi.
    Ziyade: Fazla, çok.
    Tâkat: Güç, kuvvet.
    Divane: Deli.
    Tard: Kovma.
    İttiham: Suçlama.
    İstihza: Alay etme, gülünç duruma düşürme.
    Ehl-i dikkat: Dikkat ehli, dikkatliler, inceleyenler.
    Za'fı: Zayıflığı.
    Tekebbür: Kibirlenmek, büyüklenmek, kendini büyük görmek.
    Acz: Güçsüzlük, kuvvetsizlik.
    Riya: Gösteriş, iki yüzlülük.
    Zillet: Aşağılık, alçaklık.
    Tasannu: Sun’i hareket, yapmacık hareket.
    Mudhike: Gülünç şey, gülünecek şey, maskara.
    Bîçare: Çaresiz.


    İşte ey tevekkülsüz insan! Sen de bu adam gibi aklını başına al, tevekkül et. Tâ bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisenin karşısında titremekten ve hodfüruşluktan ve maskaralıktan ve şekavet-i uhreviyeden ve tazyikat-ı dünyeviye hapsinden kurtulasın.
    Tevekkül: Allah’a(cc) güvenmek, Allah’a(cc) dayanmak, yapılması gerekenleri elinden geldiğince yapıp gerisini Allah’a(cc) bırakma.
    Hâdise: Olay.
    Hodfüruş: Kendini beğendirmeye çalışan, öğünen.
    Şekavet-i uhreviye: Ahiretle ilgili her türlü bela, kötülük ve sıkıntılara düşmek.
    Tazyikat-ı dünyeviye: Dünyanın baskıları ve sıkıntıları.

    Sözler

    Dânişcu bunu beğendi.

  2. #2
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Furkân, 58. Ayet: Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et. O'nu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!

  3. #3
    Vefakar Üye Dânişcu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2015
    Mesajlar
    452

    Standart

    "Acz ve tevekkül ile,fakr ve iltica ile nur kapısı açılır,zulmetler dağılır"

    ve dahi

    "Hırs sebeb-i mahrumiyettir;tevekkül ve kanaat ise vesile-i rahmettir"

    Aceleciliğim,işimin çabucak müsbet veya menfî bir sonuca ulaşmasını istemem inşâallah hırsa girmiyordur.
    Tevekkül konusu gerçekten tevekkül edip râzı oluyor muyum yoksa -muş gibi mi görünüyorum diye kendimi sorguladığım çetin bir konu.

  4. #4
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Madem bizi çalıştıran Hâlıkımız Rahîm ve Hakîm'dir; başa gelen herşeyi rıza ile, sevinç ile, rahmetine, hikmetine itimad ile karşılamalıyız. Şuâlar

  5. #5
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    İbrahim, 12. Ayet: "Allah, bize yollarımızı dosdoğru göstermişken, biz ne diye O'na tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız eziyete elbette katlanacağız. Tevekkül edenler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler."

  6. #6
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Allah'a tevekkül edene Allah kâfidir. Allah, kâmil-i mutlak olduğundan lizâtihî mahbubdur. Allah mûcid, vâcib-ül vücud olduğundan kurbiyetinde vücud nurları, bu'diyetinde adem zulmetleri vardır. Allah melce ve mencedir. Kâinattan küsmüş, dünya zînetinden iğrenmiş, vücudundan bıkmış ruhlara melce ve mence odur. Allah bâkidir, âlemin bekası ancak onun bekasıyladır. Allah mâliktir, sendeki mülkünü senin için saklamak üzere alıyor. Allah ganiyy-i mugnidir, her şeyin anahtarı ondadır. Bir insan Allah'a hâlis bir abd olursa, Allah'ın mülkü olan kâinat, onun mülkü gibi olur.

    Mesnevi-i Nuriye




    Tevekkül: Allah'a (cc) güvenmek, Allah'a (cc) dayanmak, yapılması gerekenleri elinden geldiğince yapıp gerisini Allah'a (cc) bırakma.
    Kâmil-i mutlak: Sınırsız ve sonsuz üstünlük ve kusursuzluk sahibi.
    Lizâtihî: Bizzat, kendisi için, onun kendisi için.
    Mahbub: Muhabbet edilen, sevilen, segili.
    Vâcib-ül Vücud: Varlığı zorunlu olup olmaması imkansız olan Allah (cc).
    Kurbiyet: Yakınlık.
    Bu'diyet: Uzaklık.
    Zulmet: Karanlık. *Sıkıntı.
    Melce: Sığınılacak yer, sığınak, kurtulacak yer.
    Mence: Kurtuluş yer.
    Zînet: Süs, güzellik.
    Bâki: Ebedî, sonsuz, ölümsüz olan.
    Beka: Sonsuzluk, devamlılık.
    Mâlik: Sahip. Mülk sahibi, mal sahibi.
    Ganiyy-i mugni: Bütün zenginliklerin gerçek vericisi ve sonsuz zenginlik sahibi olan Allah (cc).
    Abd: Kul.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Tevekkül, Tevekkül Nedir, Allah’a Tevekkül Nasıl Edilir
    By muhsin iyi in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj: 30.04.13, 22:32
  2. Hayat Kahveye Benzer...
    By yasemenn in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29.10.09, 23:52
  3. İnsan Bir Çekirdeğe Benzer.
    By BiKeS_ in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 27.09.09, 07:26
  4. İnanmak, Aşka Benzer
    By sitem in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.10.08, 20:35
  5. Risale-i Nurda Tefhimi Teshil Eden "Çocuk Misalleri"
    By köylu in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 07.07.08, 21:52

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0