+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6
Like Tree1Beğeni
  • 1 tarafından fanidünya...

Konu: Bütün lezzetler imanda olduğu gibi, bütün elemler de dalalettedir.

  1. #1
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    40
    Mesajlar
    4.292

    Standart Bütün lezzetler imanda olduğu gibi, bütün elemler de dalalettedir.

    Ey arkadaş! Bütün lezzetler imanda olduğu gibi, bütün elemler de dalalettedir. Bunun izahı ise:
    Elem: Acı, dert, kaygı.
    Dalalet: Sapıtma, doğru yoldan ayrılma, iman ve islâm yolundan sapmak.


    Bir şahıs, kudret-i ezeliye tarafından, adem zulümatından şu korkunç dünya sahrasına atılırken gözünü açar, bakar. Bir lütuf beklediği zaman, birdenbire düşmanlar gibi hastalıklar, elemler, belalar hücum etmeye başlarlar. Bir meded, bir yardım için müsterhimane tabiata ve anasıra baktığı vakit, kasavet-i kalble, merhametsizlikle karşılaşır. Ecram-ı semaviyeden istimdad etmek üzere başını havaya kaldırır. O ecram, atom bombaları gibi dehşetli ve heybetli halleriyle gözüne görünür. Hemen gözünü yumar, başını eğer, düşünmeye başlar. Bakar ki, hayatî hacetleri bağırıp çağırmaya başlarlar. Bütün bütün tevahhuş ederek hemen kulaklarını tıkar, vicdanına iltica eder; bakar ki: Vicdanı, binler âmâl (emeller) ve emanî ile dolu gürültülerinden cinnet getirecek bir hale gelir.
    ----------------------------------
    Kudret-i ezeliye: Allah'ın(cc) başlangıcı olmayan sonsuz gücü.
    Adem: Yokluk, hiçlik.
    Zulümat: Zulmetler, karanlıklar.
    Medet: Yardım, imdat.
    Müsterhimane: Merhamet dilercesine, yalvarırcasına.
    Anasır: Unsurlar, elementler.
    Kasavet-i kalb: Kalp katılığı.
    Ecram-ı semaviye: Gökyüzündeki yıldızlar, gezegenler vs.
    İstimdad: Yardım isteme.
    Ecram: Cirimler, yıldızlar.
    Hayatî: Hayata ait, hayatla ilgili.
    Hacet: İhtiyaç.
    Tevahhuş: Korkmak, ürkmek, kaçmak.
    İltica: Sığınma.
    Âmâl: İstekler, emeller.
    Emanî: Yardım dileme.
    Cinnet: Delilik.

    Acaba hiçbir cihetten hiçbir teselli çaresini bulamayan o zavallı şahıs, mebde ile meadi, Sâni' ile haşri itikad etmezse, onun o vaziyetinden Cehennem daha serin olmaz mı?
    -------------------
    Cihet: Yön, taraf.
    Mebde: Başlangıç, baş taraf.
    Mead: Ahiret, öbür dünya, dönülüp gidilecek yer.
    Sâni': Sanatkar yaratıcı.
    Haşr: Yeniden diriliş.
    İtikad: İnanmak, inanç, gönülden iman.


    Evet o bîçare havf ve heybetten, acz ve ra'şetten, vahşet ve gönül darlığından, yetimlikle me'yusiyetten mürekkeb bir vaziyet içinde olup kudretine bakar, kudreti âciz ve nâkıs.. hacetlerine bakar, def'edilecek bir durumda değildir. Çağırıp yardım istese, yardımına gelen yok. Herşeyi düşman, herşeyi garib görür. Dünyaya geldiğine bin defa nedamet eder, lanet okur.
    -------------------
    Bîçare: Çaresiz.
    Havf: Korku.
    Acz: Güçüzlük, kuvvetsizlik.
    Ra'şet: Titreme, titreiş.
    Me'yusiyet: Ümitsizlik.
    Kudret: Güç.
    Nâkıs: Noksan, eksik.
    Hacet: İhtiyaç.
    Nedamet: Pişmanlık.


    Fakat o şahsın sırat-ı müstakime girmekle kalbi ve ruhu nur-u imanla ışıklanırsa, o zulmetli evvelki vaziyeti nuranî bir halete inkılab eder. Şöyle ki:
    ---------------------------------
    Sırat-ı müstakim: İstikametli olan yol, doğru olan yol, islâm ve iman yolu.
    Nur-u iman: İman nuru, iman ışığı.
    Zulmet: Karanlık.
    Halet: Durum, hal.
    İnkılab: Kökten değişiklik, başka hale geçme.

    O şahıs, hücum eden belaları, musibetleri gördüğü zaman, Cenab-ı Hakk'a istinad eder, müsterih olur.
    --------------------
    İstinad: Dayanma.
    Müsterih: Rahat bulan, rahatlayan, istirahat eden.


    Yine o şahıs, ebede kadar uzanıp giden emellerini, istidadlarını düşündüğü zaman, saadet-i ebediyeyi tasavvur eder. O saadet-i ebediyenin mâ-ül hayatından bir yudum içer, kalbindeki emellerini teskin eder.
    ---------------------------------------------------
    Saadet-i ebediye: Bitmez ve tükenmez sonsuz mutluluk.
    Tasavvur: Zihinde şekillendirme, tasarlama, düşünme, akılda canlandırma.
    Mâ-ül hayat: Hayat suyu.


    Yine o şahıs, başını kaldırıp semaya ve etrafa bakar; herşeyle ünsiyet peyda eder. Yine o şahıs, semadaki ecrama bakar; hareketlerinden dehşet değil, ünsiyet ve emniyet peyda eder.. ve onların o hareketlerini, ibret ve hayretle tefekkür eder.
    ----------------------------------------
    Ünsiyet: Tanışıklık, dostluk, yakınlık.
    Peyda: Ortaya çıkma, olma, meydana çıkma, belirme.
    Tefekkür: Düşünmek, düşünceyi hareketlendirmek, düşünceyi çalıştırmak.


    Yine o şahıs, ecram-ı ulviye ile öyle bir kesb-i muarefe eder ki, hangi bir cirme bakarsa baksın, o cirmlerden: "Ey arkadaş! Bizden tevahhuş etme! Hareketlerimizden korkma! Hepimiz bir Hâlık'ın memurlarıyız" diye, me'nus ve emniyet verici sesleri kalben işitmeye başlar.
    ----------------------
    Ecram-ı ulviye: Gök cisimleri, yüksek yıldızlar.
    Kesb-i muarefe: Tanışıklık kazanma.
    Tevahhuş: Korkmak, ürkmek, kaçmak.
    Me'nus: Alışılmış, alışık.
    Kalben: Yürekten, içten, gönülden.


    Hülâsa: O şahıs, evvelki vaziyetinde, vicdanındaki o dehşetli ve vahşetli ve korkunç âlâm-ı şedideden kurtulmak için teselliler ile hissini ibtal ve sarhoşlukla o halleri unutmak ister. İkinci haletinde ise, ruhunda yüksek lezzetleri ve saadetleri hisseder; kalbini ikaz, vicdanını tahrik edip ruhunu ihsas ettikçe, o saadetler ziyadeleşir ve ona manevî Cennetlerin kapıları açılır.
    ----------------
    Hülâsa: Özet.
    Âlâm-ı şedide: Şiddetli elemler.
    Halet: Durum, hal.
    İhsas: Hissettirme.
    Ziyadeleşir: Çoğalır.

    Said Nursi


  2. #2
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    40
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    İman dahi hayata hayat ve ruh oldukça, beka bulur hem bâki meyveler verir. Lem'alar

  3. #3
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    40
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Dünyanın lezzetini, zevkini, saadetini, rahatını isterseniz; meşru dairedeki keyfe iktifa ediniz. o, keyfinize kafidir. Sözler

  4. #4
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    40
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Fâsık adam, fıskı isteyerek ve bizzât taleb edip girmemiş; belki içine düşmüş çıkamıyor. Mesnevî-i Nuriye
    *SAHRA* bunu beğendi.

  5. #5
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    40
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Neml, 4. Ayet: Şüphesiz, ahiret hayatına inanmayanların işlerini biz kendilerine güzel göstermişizdir de o yüzden bocalayıp dururlar.

  6. #6
    Vefakar Üye ercanahmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2020
    Mesajlar
    477

    Standart

    Dalalet ve sefahet göz önündeki kabir darağacına ve ebedî haps-i münferidine kat'î sebep olduğunu ve iman, ubudiyet yüzde yüz ihtimal ile o darağacını kaldırıp o haps-i münferidi kapatıp şu göz önündeki kabri, bir hazine-i ebediyeye, bir saray-ı saadete açılan bir kapıya çeviriyor diye ihbar eden ve emarelerini ve âsârlarını gösterdikleri halde, bu acib ve garib ve dehşetli ve azametli mesele karşısında bulunan bîçare insan ve bâhusus Müslüman eğer iman ve ubudiyeti olmazsa, bütün dünya saltanatı ve lezzeti bir tek insana verilse; acaba o göz önündeki, her vakit oraya çağrılmasına nöbetini bekleyen bir insana verdiği o endişeden gelen elîm elemi kaldırabilir mi? Sizden soruyorum. Sözler

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 05.02.16, 00:57
  2. Bütün lezzetler imanda olduğu gibi, bütün elemler de dalalettedir.
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.09.14, 03:45
  3. bütün kuvvetimizle bu gibi kardeşlerimizi tebrik ediyoruz...(AÇIKLAMALI)
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.12.13, 13:30
  4. BüTün AZaLarımLa..."
    By BiRDüNYaUMuT in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.05.13, 21:42
  5. Bütün Lezzetler İmanda Olduğu Gibi, Bütün Elemler de Dalalettedir.
    By Şahide in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.12.09, 01:21

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0