+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 26
Like Tree17Beğeni

Konu: (Gıybet hakkındadır)

  1. #1
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    38
    Mesajlar
    4.292

    Standart (Gıybet hakkındadır)

    (Gıybet hakkındadır)
    ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻ َّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ
    Onun adıyla. Hiçbir şey yoktur ki Onu hamd ile tesbih etmesin.

    Yirmibeşinci Söz'ün Birinci Şu'lesinin Birinci Şuaının Beşinci Noktasının makam-ı zemm ve zecrin misallerinden olan bir tek âyetin, mu'cizane altı tarzda gıybetten tenfir etmesi; Kur'an'ın nazarında gıybet ne kadar şeni' bir şey olduğunu tamamıyla gösterdiğinden, başka beyana ihtiyaç bırakmamış. Evet Kur'anın beyanından sonra beyan olamaz, ihtiyaç da yoktur.

    İşte ﺍَﻳُﺤِﺐُّ ﺍَﺣَﺪُﻛُﻢْ ﺍَﻥْ ﻳَﺎْﻛُﻞَ ﻟَﺤْﻢَ ﺍَﺧِﻴﻪِ ﻣَﻴْﺘًﺎ "Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?" Hucurât Sûresi, 49:12.) âyetinde altı derece zemmi, zemmeder. Gıybetten altı mertebe şiddetle zecreder. Şu âyet bilfiil gıybet edenlere müteveccih olduğu vakit, manası gelecek tarzda oluyor. Şöyle ki:

    Malûmdur: Âyetin başındaki hemze, sormak (âyâ) manasındadır. O sormak manası, su gibi âyetin bütün kelimelerine girer. Her kelimede bir hükm-ü zımnî var.

    İşte birincisi,
    hemze ile der: Âyâ, sual ve cevab mahalli olan aklınız yok mu ki, bu derece çirkin bir şey'i anlamıyor?

    İkincisi,
    ﻳُﺤِﺐُّ Hoşlanır mı?)lafzıyla der: Âyâ, sevmek ve nefret etmek mahalli olan kalbiniz bozulmuş mu ki, en menfur bir işi sever?

    Üçüncüsü,
    ﺍَﺣَﺪُﻛُﻢْ Sizden biri.) kelimesiyle der: Cemaatten hayatını alan hayat-ı içtimaiye ve medeniyetiniz ne olmuş ki, böyle hayatınızı zehirleyen bir ameli kabul eder?

    Dördüncüsü,
    ﺍَﻥْ ﻳَﺎْﻛُﻞَ ﻟَﺤْﻢَ Etini yemeyi.) kelâmıyla der: İnsaniyetiniz ne olmuş ki, böyle canavarcasına arkadaşınızı diş ile parçalamayı yapıyorsunuz?

    Beşincisi,

    ﺍَﺧِﻴﻪِ Kardeşinin.) kelimesiyle der: Hiç rikkat-i cinsiyeniz, hiç sıla-i rahminiz yok mu ki, böyle çok cihetlerle kardeşiniz olan bir mazlumun şahs-ı manevîsini insafsızca dişliyorsunuz? Ve hiç aklınız yok mu ki, kendi a'zânızı kendi dişinizle divane gibi ısırıyorsunuz?

    Altıncısı,
    ﻣَﻴْﺘًﺎ Ölüyken.) kelâmıyla der: Vicdanınız nerede? Fıtratınız bozulmuş mu ki, en muhterem bir halde bir kardeşinize karşı, etini yemek gibi en müstekreh bir işi yapıyorsunuz?

    Demek şu âyetin ifadesiyle ve kelimelerin ayrı ayrı delaletiyle: Zemm ve gıybet, aklen ve kalben ve insaniyeten ve vicdanen ve fıtraten ve milliyeten mezmumdur. İşte bak nasıl şu âyet, îcazkârane altı mertebe zemmi zemmetmekle, i'cazkârane altı derece o cürümden zecreder.

    Gıybet, ehl-i adavet ve hased ve inadın en çok istimal ettikleri alçak bir silâhtır. İzzet-i nefis sahibi, bu pis silâha tenezzül edip istimal etmez. Nasıl meşhur bir zât demiş:
    ﺍُﻛَﺒِّﺮُ ﻧَﻔْﺴِﻰ ﻋَﻦْ ﺟَﺰَﺍﺀٍ ﺑِﻐِﻴْﺒَﺔٍ ٭ ﻓَﻜُﻞُّ ﺍِﻏْﺘِﻴَﺎﺏٍ ﺟَﻬْﺪُ ﻣَﻦْ ﻻ َ ﻟَﻪُ ﺟَﻬْﺪٌ
    Yani: "Düşmanıma gıybetle ceza vermekten nefsimi yüksek tutuyorum ve tenezzül etmiyorum. Çünki gıybet; zaîf ve zelil ve aşağıların silâhıdır."

    Gıybet odur ki: Gıybet edilen adam hazır olsa idi ve işitse idi, kerahet edip darılacaktı. Eğer doğru dese, zâten gıybettir. Eğer yalan dese; hem gıybet, hem iftiradır. İki katlı çirkin bir günahtır.

    Gıybet, mahsus birkaç maddede caiz olabilir:

    Birisi:
    Şekva suretinde bir vazifedar adama der, tâ yardım edip o münkeri, o kabahati ondan izale etsin ve hakkını ondan alsın.

    Birisi de:
    Bir adam onunla teşrik-i mesaî etmek ister. Senin ile meşveret eder. Sen de sırf maslahat için garazsız olarak, meşveretin hakkını eda etmek için desen: "Onun ile teşrik-i mesaî etme. Çünki zarar göreceksin."

    Birisi de:
    Maksadı, tahkir ve teşhir değil; belki maksadı, tarif ve tanıttırmak için dese: "O topal ve serseri adam filan yere gitti."

    Birisi de:
    O gıybet edilen adam fâsık-ı mütecahirdir. Yani fenalıktan sıkılmıyor, belki işlediği seyyiatla iftihar ediyor; zulmü ile telezzüz ediyor, sıkılmayarak aşikâre bir surette işliyor.

    İşte bu mahsus maddelerde garazsız ve sırf hak ve maslahat için gıybet caiz olabilir. Yoksa gıybet, nasıl ateş odunu yer bitirir; gıybet dahi a'mal-i sâlihayı yer bitirir.

    Eğer gıybet etti veyahut isteyerek dinledi; o vakit
    ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺍﻏْﻔِﺮْﻟَﻨَﺎ ﻭَ ﻟِﻤَﻦِ ﺍﻏْﺘَﺒْﻨَﺎﻩُ Allahım, bizi ve gıybetini ettiğimiz zâtı mağfiret et.) demeli, sonra gıybet edilen adama ne vakit rast gelse, "Beni helâl et" demeli.

    ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ Baki olan yalnız Allah’tır.)
    Said Nursî

    _KimyA_, *SAHRA* and _vatan_ like this.

  2. #2
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    38
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Ebû Hureyre'den (r.a) rivayetle:
    Gıybet din kardeşini hoşlanmayacığı bir şekilde anmandır.


    Müslim, Birr: 70.
    *SAHRA* ve _vatan_ bunu beğendi.

  3. #3
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    38
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Kusurlu, hatalı bir arkadaşınızın yanlışlarını yumuşaklıkla, hürmet ve tevazü ile yanlız ona söyleyiniz. Kabullenmezse dahi, ikinci bir kimseye onun hakkında gıybet etmeyiniz. Birisinin kusurunu, kusurunu düzelteceğim diye etrafa yaymak, şahsi kin, garaz, nefsin karışması gibi hâllerin zorlamasının neticesidir. Veyahut fayda veriyorum zannıyla zararların üremesine sebep olan bir safdillik ve bilememezlikdir. Başkalarına yaymak değil, daima ve daima ona söylemektir. Söylerken de, "Acaba, hakikaten ve bizzat nefsülemirde hata mıdır? Yoksa benim fikrime, görüşüme göre mi hatalıdır?" diye insan kendini murakabe etmelidir.

    Zübeyir Gündüzalp

    Konu fanidünya... tarafından (05.09.14 Saat 14:17 ) değiştirilmiştir.
    *SAHRA* bunu beğendi.

  4. #4
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    38
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Adavet etmek istersen, kalbindeki adavete adavet et; onun ref'ine çalış. Hem en ziyade sana zarar veren nefs-i emmarene ve heva-i nefsine adavet et, ıslahına çalış. O muzır nefsin hatırı için, mü'minlere adavet etme. Eğer düşmanlık etmek istersen; kâfirler, zındıklar çoktur; onlara adavet et. Evet nasılki muhabbet sıfatı, muhabbete lâyıktır; öyle de adavet hasleti, her şeyden evvel kendisi adavete lâyıktır.

    Eğer hasmını mağlub etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et. Çünki eğer fenalıkla mukabele edersen, husumet tezayüd eder. Zahiren mağlub bile olsa, kalben kin bağlar, adaveti idame eder. Eğer iyilikle mukabele etsen, nedamet eder; sana dost olur.

    Said Nursi

    *SAHRA* bunu beğendi.

  5. #5
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    38
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Dedikodu ile, arkadan çekiştirmekle mesele halletmeye çalışmak, ya safdillik, ya şuur altı veya şuur üstü garaz ve muhalefet nişanıdır. Veya canı incitilmişin intikam kokusudur.

    Kusurlu, hatalı bir arkadaşınızın yanlışlarını yumuşaklıkla, hürmet ve tevazü ile yanlız ona söyleyiniz. Kabullenmezse dahi, ikinci bir kimseye onun hakkında gıybet etmeyiniz. Birisinin kusurunu, kusurunu düzelteceğim diye etrafa yaymak, şahsi kin, garaz, nefsin karışması gibi hâllerin zorlamasının neticesidir. Veyahut fayda veriyorum zannıyla zararların üremesine sebep olan bir safdillik ve bilememezlikdir. Başkalarına yaymak değil, daima ve daima ona söylemektir. Söylerken de, "Acaba, hakikaten ve bizzat nefsülemirde hata mıdır? Yoksa benim fikrime, görüşüme göre mi hatalıdır?" diye insan kendini murakabe etmelidir.

    Zübeyir Gündüzalp

    *SAHRA* bunu beğendi.

  6. #6
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    38
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    A benim güzel dostum!.. Çok kere olduğu gibi bugün yine çok tenkitler ettin.
    Kusurlar, hatalar saydın. Acaba gıyabında tenkitler yaptığın, gıybetini ettiğin Allah'ın
    kullarının o yaşa kadar olan iyiliklerinden, hayra hizmetlerinden, güzel huylarından, zararsız hâllerinden ne kadarını yâd ettin, kaç tanesini saydın? Münekkid ve kusur sayıcılardan olma! Korkarım ki, zulümkâr olursun...

    Zübeyir Gündüzalp
    *SAHRA* bunu beğendi.

  7. #7
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    9.336

    Standart

    Allah ecrinizi ziyade etsin
    fanidünya... bunu beğendi.


    Değerli insanların gönülleri dağların zirvesi gibidir. Ulaşmaya kalkma! erişemezsin...

    SAHRA






    Gözlerin anlattığı cümleyi suskunlar dinler



    SAHRA




  8. #8
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    38
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Enes'den (r.a) rivâyetle:
    Aziz Celil olan Rabbim beni mîraca çıkardığında demirden tırnaklarla, yüzlerini ve gözlerini tırmalayan bir topluluğa rastladım. Cebrâil'e dedim ki: "Bunlar kimlerdir?" Şöyle dedi: "Bunlar gıybet ederek insanların etlerini yiyen ve onların şereflerine dil uzatanlardır."
    Müsned, 3:224
    *SAHRA* bunu beğendi.

  9. #9
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    38
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Hiddetle, heyecanla konuşmanıza asla itimat etmeyiniz. Zira nefis ve şahsî hissiyat karışır. Yapacağım derken parçalarsınız. Hem de kendinizi parçalamış olursunuz. Çok defa kendisini tenkit etmek kâmilliğine erişememiş, yakın akraba veya mesai arkadaşlarını tenkit etmeye alışanlarla biryerde oturmayınız. Onu dinleye dinleye siz de münekkit ve yıkıcı bir âhlak sahibi sahibi olursunuz.

    Zübeyir Gündüzalp

    *SAHRA* bunu beğendi.

  10. #10
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    38
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    ﺍَﻳُﺤِﺐُّ ﺍَﺣَﺪُﻛُﻢْ ﺍَﻥْ ﻳَﺎْﻛُﻞَ ﻟَﺤْﻢَ ﺍَﺧِﻴﻪِ ﻣَﻴْﺘًﺎ "Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?" Hucurât Sûresi, 49:12.

    Gıybet, şu âyetin kat'î hükmüyle nazar-ı Kur'anda gayet menfur ve ehl-i gıybet gayet fena ve alçaktırlar. Gıybetin en fena ve en şenii ve en zalimane kısmı, kazf-ı muhsanat nev'idir. Yani gözüyle görmüş dört şahidi gösteremeyen bir insan, bir erkek veya kadın hakkında zina isnad etmek; en şeni' bir günah-ı kebair ve en zalimane bir cinayettir, hayat-ı içtimaiye-i ehl-i imanı zehirlendirir bir hıyanettir, mes'ud bir ailenin hayatını mahveden bir gadirdir. Evet Sure-i Nur bu hakikatı o kadar şiddetle göstermiş ki, vicdan sahibini titretiyor ve tüylerini ürperttiriyor.

    ﻟَﻮْﻻ*َٓ ﺍِﺫْ ﺳَﻤِﻌْﺘُﻤُﻮﻩُ ﻗُﻠْﺘُﻢْ ﻣَﺎ ﻳَﻜُﻮﻥُ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍَﻥْ ﻧَﺘَﻜَﻠَّﻢَ ﺑِﻬَﺬَﺍ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻫَﺬَﺍ ﺑُﻬْﺘَﺎﻥٌ ﻋَﻈِﻴﻢٌ
    "Onu işittiğinizde, ’Bunu söylemek bize yakışmaz. Hâşâ, bu büyük bir iftiradır’ demeniz gerekmez miydi?" Nur Sûresi, 24:16.) şiddetle ferman ediyor ve diyor ki: Gözüyle görmüş dört şahidi gösteremeyen merdud-uş şehadettir. Ebedî şehadetlerini kabul etmeyiniz. Çünki yalancıdırlar. Acaba böyle kazfe cesaret eden hangi adam var ki, gözüyle görmüş dört şahidi gösterebilir. Kur'an-ı Hakîm bu şartı koşturmakla, böyle şeylerde şakk-ı şefe etmeyiniz, bu kapıyı kapayınız demektir.

    Said Nursî

    Barla Lahikası
    *SAHRA* bunu beğendi.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Gıybet ve Kuraklık (Gıybet Sisi 2 )
    By yozgati in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 16.12.14, 16:55
  2. Beşinci Şua'nın içindekileri ve hakkaniyeti hakkındadır
    By fanidünya... in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.11.14, 16:04
  3. Şefkat ve Marifetullah Hakkındadır...
    By nur_mütefekkiri in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 20.06.08, 15:53
  4. Cevşen Hakkındadır...
    By Ehl-i telvin in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 19.09.07, 17:53
  5. Namaz Hakkındadır...
    By Ehl-i telvin in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.07.07, 22:09

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0