Bu gece Mübarek Kadir gecesi
26 Ağustos 2011 / 09:00
Bütün okuyucularımızın Kadir Gecesi'ni tebrik eder, bu gecenin bütün insanlığa hayırlar getirmesini dileriz...

Kadir gecesi

Sual: Kadir gecesinin önemi nedir?
CEVAP
Ramazan-ı şerif ayı içinde bulunan en kıymetli gecedir. Bazı âlimlere göre Mevlid gecesinden sonra en kıymetli gecedir. Kadir Gecesi, bu ümmete mahsustur. Başka peygamberlere böyle faziletli bir gece verilmemiştir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Allahü teâlâ, Kadir gecesini ümmetime hediye etti, başka ümmete vermedi.) [Deylemi]

Resulullah’a, kendisinden önceki insanların ömürlerinin ne kadar olduğu bildirilince, kendi ümmetinin ömürlerini kısa buldu, uzun ömürlü olan diğerlerinin işledikleri salih amelleri işleyemezler diye düşününce, Allahü teâlâ Ona bin aydan hayırlı olan Kadir gecesini ihsan etti. Allahü teâlâ, (Kadir gecesi senin ve ümmetinindir) buyurup Habibini ferahlandırdı. (İ. Malik)

Resulullah efendimiz, (Benî İsrail peygamberlerinden 80 yıl hep ibadet eden oldu) buyurunca, Eshab-ı kiram hayret etti. Cebrail aleyhisselam gelip, (Ya Resulallah, ümmetin o peygamberlerin, [diğer işlerin dışında] 80 yıl hep ibadet etmesine şaşıyorlar. Allah sana ondan iyisini verdi) diyerek, (Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır) mealindeki âyeti okudu. (Rıyad-ün-nasıhin)

Baliğ olarak 50 yıl yaşayan kimse, 50 tane Kadir gecesi geçirir. Bir gece, 80 yıl değerinde olunca, 50x80=4000 yıl eder. 4 bin yıl ibadet etmiş gibi sevaba kavuşur. Kadir gecesi hakkındaki hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar, Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.) [Deylemi]

(Sevabını Allah’tan umarak, Kadir gecesini ihya edenin geçmiş günahları affolur.) [Buhari, Müslim]

(Kadir gecesinde, bir kere Kadir suresini okumak, başka zamanda Kur’an-ı kerimi hatim etmekten daha sevabdır. Kadir gecesinde bir Sübhanallah, bir Elhamdülillah, bir La ilahe illallah söylemek 700 bin tesbih, tahmid ve tehlilden kıymetlidir. Bu gece koyun sağımı müddeti kadar [az bir zaman] namaz kılmak, ibadet etmek, bir ay bütün geceleri sabaha kadar ibadet etmekten daha kıymetlidir.) [Tefsir-i Mugni]

(Kadir gecesi üç defa “La ilahe illallah” söyleyen müslümanın, birincisinde bütün günahları bağışlanır. İkincisinde Cehennemden kurtulur, üçüncüsünde Cennete girer.) [Tefsir-i Mugni]

Ramazan ayının 27. gecesi
Sual: Kadir gecesinin 27. gece olduğu kesin midir?
CEVAP
Hayır, kesin değildir. Kadir gecesi Ramazan ayı içindedir. Kadir gecesinin hangi gece olduğu, kesin olarak belli değildir. Âlimlerimiz, (Allahü teâlâ, rızasını taatte, gazabını günahlarda, orta namazı beş vakit namazda, evliyasını halk arasında, Kadir gecesini Ramazan ayı içinde gizlemiştir) buyuruyorlar.

O halde Allahü teâlânın rızasına kavuşmak için, hiçbir iyiliği küçük görmemeli! Gazabı günahlar içinde saklı olduğu için, hiçbir günahı küçük görmemeli; orta namazı kaçırmamak için, beş vakit namazı vaktinde kılmalı; evliya halk arasında gizli olduğu için herkese iyi muamele etmeli. Her geleni Hızır, her geceyi Kadir bilmelidir.

Ramazan-ı şerif ayının 27. gecesini ihya etmek çok sevabdır. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Kadir gecesini ramazanın son on gününde arayın!) [Müslim]

(Kadir gecesini, ramazanın son on gününün 21, 23, 25, 27 ve 29 gibi tek gecelerinde veya ramazanın son gecesinde arayın! Sevabını umarak Kadir gecesini ibadetle geçirenin günahları affolur.) [İ. Ahmed]

(Kadir gecesi ramazanın 27. gecesidir.) [Ebu Davud]

İmam-ı a'zam hazretleri, Kadir gecesinin, ramazanın 27. gecesine çok isabet ettiğini bildirmiştir. (Kadir gecesine rastlamış olan bir geceyi ihya eden, Kadir gecesini ihya etmiş gibi sevab kazanır) hadis-i şerifini düşünerek, sık sık vaki olan 27. gece ihya edilirse, o gece Kadir gecesi olmasa bile, büyük sevaba kavuşulur. Kadir gecesini soran bir zata, Peygamber efendimiz, (Bu yıl Kadir gecesi ramazanın ilk gecesiydi, geçti. 27. geceyi ihya et! Ramazanın 27. gecesini ihya edene, vücudundaki kıllar sayısınca, hac, umre, şehid ve gazi sevabı verilir) buyurdu. Başka birisine de, (Bu yıl Kadir gecesi geçti, fakat Ramazanın 27. gecesini ihya et! Kadir gecesi sevabına kavuşursun. Şefaatten nasipsiz kalmazsın) buyurdu. Hazret-i Âişe validemize de, (13. geceydi, geçti. Kadir gecesini kaçırdıysan, 27. geceye kavuşursun. O geceyi ihya edersen, ahiret yolculuğu için, azık olarak, o geceki ibadet sana yeter) buyurdu. Hazret-i Âişe validemiz de, (Resulullah, ramazanın son on gününde çok ibadet ederdi) buyuruyor. [V. Necat]

Mübarek vakitlerde, günahlardan titizlikle uzak durmalı, taatları, ibadetleri ve her çeşit hayratı artırmalıdır. Zira Allahü teâlâ, tarafından sevilen kimse, faziletli vakitlerde faziletli amellerle meşgul olur. Buğzettiği kul ise; faziletli vakitlerde kötü işlerle meşgul olur. Kötü işlerle meşgul olanın bu hareketi azabının daha şiddetli olmasına ve Allahü teâlânın, ona daha çok buğzetmesine sebep olur. Çünkü o, böyle yapmakla vaktin bereketinden mahrum kalmış ve onun hürmet ve şerefini çiğnemiş olur.

Bu geceyi ihya için ilim öğrenmeli, mesela ilmihal okumalı, kaza namazı kılmalı, Kur’an-ı kerim okumalı, dua, tevbe etmeli, sadaka vermeli, Müslümanları sevindirmeli, bunların sevaplarını ölü diri bütün müminlere göndermeli! Kadir gecesini ihya edenin, Ramazan orucunu tutanın, haccı kabul olanın, bütün günahları affolursa da, namaz, oruç ve kul borçları ödenmiş olmaz. Bunları kaza ederek, ödeyerek borçtan kurtulmak gerekir.

Resulullah efendimiz, Kadir gecesinde, (Allahümme inneke afüvvün kerimün tühıbbül afve fa’fü anni) duasını okumayı bildirmiştir. (Ya Rabbi, sen affedicisin, kerimsin, affı seversin, beni de affeyle) demektir.
Bin aydan faziletli, ne kadar kadri yüce!
Sayısız günahkâr kul, affa uğrar bu gece.

Sual: Kadir gecesinde bir günlük kaza namazı kılanın bin aylık kaza namazı borcunun ödeneceği söyleniyor. Hiç namaz kılmayıp sadece Ramazanda her gece bir günlük kaza kılan Kadir gecesini bulur. Bin aylık [83 yıllık] namaz borcu ödenmiş olur mu?
CEVAP
Mirac gecesinde yüz rekat nafile namaz kılanın bütün namaz borçlarının ödeneceği de söylendi. Muteber kitaplardan nakledilmezse, böyle büyük hatalara düşülür. Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:
(Kabul olan hac, geçmiş günahları yok eder.) [Beyheki]

Kadir gecesini ihya edenin, Ramazan orucunu tutanın, haccı kabul olanın, bütün günahları affolursa da, namaz, oruç ve kul borçları ödenmiş olmaz. Bunları kaza ederek, ödeyerek borçtan kurtulmak lazımdır. (Hadika)

Günahların affolması için Ehl-i sünnet itikadına sahip olmak, bid’at işlememek lazımdır. Bu geceyi ihya için kaza namazı kılmalı, Kur’an-ı kerim okumalı, dua, tevbe etmeli, sadaka vermeli, müslümanları sevindirmeli, bunların sevaplarını ölü diri bütün müslümanlara göndermelidir!

Sual: Kadir gecesinin alametleri nelerdir? Özellikle Kadir gecesine rastlamak için Ramazanın gecelerini nasıl değerlendirmeli?
CEVAP
Ramazanın her gecesini Kadir gecesi bilerek hareket edilirse Kadir gecesine rastlanmış olur. Her gün en az şunlar yapılmalı:
1- Yatsı namazında zammı sure olarak Kadir suresini okumalı.
2- Kadir gecesi okunacak duayı okumalı.
3- Bir iki sayfa Kur'an-ı kerim okumalı.
4- İlmihalden bir iki sayfa okumalı.
5- Az da olsa sadaka vermeli.
6- Gece seher vakti, iki rekat namaz kılıp, silsile-i aliyyeyi okuyarak, o âlimlerin hürmetine dua etmelidir.
7- Gündüzü de gecesi gibi kıymetli olduğu için gündüzleri de değerlendirmelidir.

Kadir gecesin alametleri
Kadir gecesi, açık ve sakin olur, ne sıcak, ne de soğuk olur. Ertesi sabah güneş, kızıl olup, şuasız doğar. Kadir Gecesinde köpek sesi duyulmaz diyen âlimler de olmuştur. Ubeyd bin Ömer hazretleri anlatır: Kadir gecesi denizde idim, denizin suyunu içtim, tuzlu değildi, tatlı ve hoş idi.
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Kadir gecesi açık ve mülayim olur. Soğuk ve sıcak değildir, sabahında da güneş zaif ve kızıl olarak doğar.) [Taberani]

(Kadir gecesi açık olur, sıcak ve soğuk değildir. Bulut yoktur. Yağmur ve rüzgar yoktur. O gecenin sabahının alameti güneşin şuasız doğmasıdır.) [Taberani]

(Kadir gecesi sabahı güneş şuasız olarak doğar. Yükselinceye kadar sanki büyük bir tabak gibidir.) [Müslim]

Sual: Kur’an-ı kerimin Kadir gecesinde indirildiği Kadr suresinde bildiriliyor. Şimdi, bu gece niye her sene aynı güne gelmiyor da Ramazan ayı içinde değişik günlere geliyor? Niye hep aynı gece olmuyor? Mesela, Kur’an-ı kerimin indirilmeye başlanması, Ramazanın 26’sını 27’sine bağlayan gece vaki olduysa, Kadir gecesinin hep bu gece olması gerekmez mi? Bir de kameri aylar da böyle. Ramazan yaza geldiği gibi kışa da gelebiliyor. Niye hep aynı zamanda olmuyor da yılın bütün aylarını dolaşıyor?
CEVAP
Biri diğerinden farklı sualdir. Allahü teâlâ, kameri [gökteki ayı] bütün seneyi dolaşacak şekilde yaratmıştır. Kameri sene 354 gündür. Şemsi yıla göre 10 veya 11 gün azdır. Bunun için her sene kameri ay, 10 gün önce gelir. Böylece bütün senenin aylarını dolaşır. Allahü teâlâ böyle istemiştir. Ramazan orucu, böylece senenin en uzun ve en kısa, en soğuk ve en sıcak günlerine geliyor.

İslamiyet, bir bölgeye değil, bütün dünyaya gelmiştir. Her coğrafyadaki, her mevsimdeki insanlara hitap eder. Sıcak ve soğuk ülkeler var. Gündüzleri veya geceleri kısa ve uzun yerler var. Hepsi için tek ve aynı tarih olsaydı müslümanların işi güç olurdu. Bunun gibi daha bir çok hikmeti olabilir.

Allahü teâlâ, Kadir gecesini gizlemiş, yani Ramazan ayının çeşitli günlerine koymaktadır. Bu sene Ramazanın birine koyarsa öteki sene Ramazanın yedisine koyabilir, Kadir gecesi o gece olur. Diğer geceler gibi falanca ayın belli bir günü yapmamış, bu geceyi gizlemiştir. Bu gecenin aylarla ilgisi yok, gece ile ilgisi var. Kadir gecesi Ramazanın 27. gecesinde Kur'an-ı kerim inmiş ise, bu sene de Kadir gecesi Ramazanın üçüne alınmış olabilir. Demek ki bu mübarek gece Ramazanın üçüne geldi. Ay mefhumundan sıyrılmak gerekir. Diğer geceler ayla ilgili, Kadir gecesi ayla ilgili değil, gece ile ilgilidir. Allahü teâlâ dileseydi her aya bir tane koyardı ve her ayda Kadir gecesi olabilirdi. Kur'an-ı kerimin indiği bu geceyi de her ay kutlardık.

İlk defa Kur’an-ı kerimin nazil olduğu gecenin hususiyetini, faziletini ve bereketini Allahü teâlâ her sene başka bir geceye veriyor. Yani her sene değişik bir gecenin o kıymet ve fazileti taşımasını irade buyuruyor. Kur’an-ı kerimin nazil olduğu o mübarek gecenin her sene-i devriyesinde aynı gecenin o fazileti taşıması icap etmiyor. Başka bir gece o fazileti taşıyabiliyor.

Kadir gecesi ne zaman?
Sual: İmam-ı Şa’rani hazretlerine göre Kadir gecesi hangi güne denk geliyor?
CEVAP
İmam-ı Şa’rani hazretleri, kendi keşfini bildirmiş ve (Ramazan, pazar günü başlarsa, Kadir gecesi 29. gecedir. Salı başlarsa 27. gece, perşembe başlarsa 25., cumartesi başlarsa 23., pazartesi başlarsa 21., çarşamba başlarsa 19., cuma başlarsa 17. gecedir) buyurmuştur.

Ebül Hasan Harkani hazretleri de buyuruyor ki: Büluğ çağımdan beri Kadir gecesini hiç kaçırmadım. Ramazan ayının ilk günü pazar günü başladığında, Kadir gecesi 29. gece olurdu. Pazartesi günü başladığında, 21. gece olurdu. Salı günü başladığında, 27. gece, çarşamba günü başladığında, 19. gece, perşembe günü başladığında, 25. gece, cuma günü başladığında, 17 gece, cumartesi günü başladığında, 23. gece olurdu. (Mişkat-ül-envar, Şir’a-tül-İslam)

Görüldüğü gibi iki büyük âlim de, aynı şeyi keşifleriyle bildiriyorlar.

Ramazan Ayvallı - Türkiye Gazetesi

Bu gece mübârek Kadir gecesidir

Büyük âlim ve velîlerden İmâm-ı Rabbânî’nin (kuddise sirruh), Peygamber Efendimizden naklen bildirdiğine göre, ramazân ayı, bütünü itibâriyle çok kıymetli ve şerefli bir aydır. Ramazân ayında yapılan bütün nâfile ibâdetlere verilen sevâp, başka aylarda yapılan farz ibâdetlere verilen sevâp gibidir; bir farza verilen sevâp ise, başka aylardaki yetmiş farza verilen sevâp gibidir. Bu ayda ibâdet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene boyunca da bu işleri yapmak nasip olur.
“Kadir gecesi”, çok kıymetli, şerefli, mübârek bir gecedir. Kur’ân-ı Kerîm’de medhedilen en kıymetli gecedir. Kur’ân-ı Kerîmin, Resûlullah Efendimize gelmeye, vahyedilmeye başladığı ve ramazân ayı içinde olan “Kadir gecesi”nin fazîleti (üstünlüğü), bin aydan daha hayırlı [fazîletli, kıymetli] olduğu Kur’ân-ı Kerîm’de “Kadir sûresi”nde bizzât Allahü teâlâ tarafından açıkça bildirilmektedir. Hadîs-i şerîfte de buyuruldu ki: “Allahü teâlâ indinde en kıymetli gece, Kadir gecesidir.”
Aslında Cenâb-ı Hak, kullarının çok ibâdet yapmaları, duâ ve tevbe etmeleri için böyle gece, gün ve ayları birer sebep kılmıştır. Sevgili Peygamberimiz buyurdular ki: “Kim, [fazîletine] inanarak ve sevâb umarak Kadir gecesini ibâdetle geçirirse, geçmiş ve gelecek bütün günâhları affolur.”
Bilindiği üzere, bazı zamanlar benzerlerine nazaran daha kudsî, mukaddes ve mübârektir. 26 Ramazân’ı 27 Ramazân’a bağlayan gece, mübârek “Kadir gecesi”dir.

KADİR GECESİNİN ZAMANI

Şüphesiz ki, Kadir gecesi ramazân ayı içindedir; ama Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bildirilmemiştir. Bu husûstaki hadîs-i şerîflerden bazıları şöyledir: “Kadir gecesini ramazânın son on gününde arayınız” (Müslim); “Kadir gecesini, ramazânın son on gününün tek gecelerinde [21, 23, 25, 27 ve 29 gibi] veya ramazânın son gecesinde arayınız. Sevâbını umarak Kadir gecesini ibâdetle geçirenin geçmiş ve gelecek günâhları affolur” (İmâm Ahmed); “Kadir gecesi ramazânın 27. gecesidir.“ (Ebû Dâvud)
Hazret-i Âişe vâlidemiz (radıyallahü anhâ) buyurdu ki: “Resûlullah, ramazân ayının son on gününde her zamankinden daha fazla ibâdet ederdi.“ (Tirmizî)
“(Daha önce) Kadir gecesine rastlamış olan bir geceyi ihyâ eden, Kadir gecesini ihyâ etmiş gibi sevâb kazanır“ hadîs-i şerîfini düşünerek, sık sık vâki olan 27. gece ihyâ edilirse, o gece Kadir gecesi olmasa bile, yine de büyük sevâba kavuşulur.

KADİR SÛRESİNİN
SEBEB-İ NÜZÛLÜ

Resûlullah Efendimize, kendisinden önceki insanların ömürlerinin ne kadar olduğu bildirilince, kendi ümmetinin ömürlerini kısa buldu; “Uzun ömürlü olan diğer ümmetlerin işledikleri sâlih amelleri benim ümmetim işleyemezler” diye düşündü. Bunun üzerine Allahü teâlâ, ona, bin aydan hayırlı olan “Kadir gecesi”ni ihsân etti. (İmâm Mâlik)
Başka bir rivâyete göre, bir gün Peygamber Efendimiz, önceki ümmetlerden bir mü’minin, 1000 (bin) ay, durmadan, gece-gündüz Allah yolunda cihâd ettiğini anlatınca, orada hâzır bulunan Eshâb-ı Kirâmdan bazıları: “Biz, bu kısa ömrümüzle buna nasıl kavuşuruz? O mü’minin yaptığı bu ibâdeti nasıl yapabiliriz? Zâten ömrümüz buna yetmez” diye üzülmüşlerdir.
İşte bu sırada Cebrâîl aleyhisselâm, Peygamberimize “Kadir sûresi”ni getirmiştir. Böylece Allahü teâlâ, “Kadir gecesi senin ve ümmetinindir” buyurup Habîbi’nin kalbini kuvvetlendirmiştir. Onun ümmetine, önceki ümmetlerin bin ayda (takrîben 83 senede) yaptıkları ibâdetlerin sevâbını, bir gecede ihsân etmektedir. Hem de Kadir gecesi her sene, her ramazân ayında gelir. “Kadir gecesi”, Muhammed aleyhisselâmın ümmetine mahsûs bir gecedir. Başka Peygamberlere böyle bir gece verilmemiştir.

Eshâb-ı kirâm, “Kadir gecesinin bin aydan daha hayırlı, kıymetli olduğu” Kur’ân-ı kerîmde bildirilince, o kadar sevinmişlerdir ki, bir başka şeye bu kadar sevinmemişlerdir.

Mehmet Said Arvas - Türkiye Gazetesi

Bu ümmete mahsus bir gece!..

Kadir Gecesi, Kur’ân-ı kerimin ilk nazil olduğu gecedir. Yeryüzü, yaratıldığından beri böyle mübarek bir geceye şahit olmamıştır...

Rahmet, mağfiret ve ateşten kurtuluş gecesidir. Bundan daha mübarek bir gece yoktur, olamaz da. Bir gece ama, bin aydan daha hayırlı! Nice bin aylar geçmişti fakat bu gecenin verdiklerini verememişti...
Kadir Gecesi bize mahsustur. Ümmet-i Muhammed’e... Diğer ümmetlerin böyle bir gecesi yoktu. Bize mahsus büyük bir ihsan-ı ilâhidir.

Sevgili Peygamberimiz aleyhisselâm, yaratılmışların en şereflisi olduğu gibi; ümmeti de ümmetlerin en hayırlısıdır. Al-i İmran suresi, 110. ayet-i kerimede meâlen şöyle buyuruluyor: “İnsanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah’a iman edersiniz!”

Hazreti Ali radıyallahü anh buyuruyor ki: “Rabbimiz Ümmet-i Muhammed’e azap vermek isteseydi, onlara ramazanı ve içindeki Kadir Gecesini vermezdi!”

Kadir Gecesi, ramazan ayı içindedir. Son on günün tek gecelerinden birinde olması kuvvetle muhtemeldir. Yirmi yedinci gecede olması ise daha da kuvvetli ihtimaldir...

Abdullah bin Abbas hazretleri bu görüşü destekliyor ve buyuruyor ki: Kadir Gecesini ve üstünlüklerini bildiren Kadir sure-i celilesi otuz kelimeden ibarettir. “Hiye” (O gece) kelimesi ise yirmi yedinci kelimedir. Ayrıca “Leyletül kadr” ifadesi de dokuz harf olup; üç defa geçmektedir. Bu da yirmi yedinci geceyi işaret etmektedir.

O halde bu geceyi (yirmi yedinci gece) diğer gecelerden daha farklı bir şekilde ihya etmeye gayret etmeliyiz...

KABİRLERİ DE ZİYARET EDELİM!

30 Ağustos Salı bayramın birinci günü... Bayram, bir ay boyunca kulluk şuuru içinde ibadetlerini yapan, imanlı gönüllerin hasat günüdür, çok mübarek bir gündür. Bugünlerde bize düşen birçok vazife var; büyüklerimizi, akrabayı ve dostlarımızı ziyaret etmek, bayramlarını tebrik etmek, dualarını almak gibi... Onları hatırlar ve sevindirirsek, Rabbimiz de bizi sevindirir.

Bayramlaşmalar, yalnız yaşayanlarla olmamalı, kabir ziyaretlerini de yapmalıyız, onlara okumalıyız. Bizim gıdaya olan ihtiyacımızdan daha çok onların duaya ve okumaya ihtiyaçları vardır...

Bayramın sevincinden fakirleri mahrum etmemeliyiz, onlara yardım etmeliyiz. Hele, yetim çocuklar varsa onlara daha çok ilgi göstermeliyiz...

Bir bayram günü sevgili Peygamberimiz (aleyhisselam) mescitten çıktıktan sonra, yolda oynayan çocuklara rastlar. Çocuklar çok neşeli, sevinçle oynuyorlardı... Hepsi bayramlık yeni elbiseler giymişlerdi, neşe içindeydiler. Yalnız içlerinden biri eski ve yırtık elbiseleri içinde üzgün bir şekilde onları seyrediyordu. O çocuğun bu hali Peygamber efendimizin dikkatini çekti, çocuğa yaklaştı ve sordu:

-Yavrum sen niçin arkadaşlarınla gülüp oynamıyorsun? Çocuk cevap verdi:
-Ben hem yetimim, hem de öksüzüm. Babam şehit oldu, annem başkasıyla evlendi!..

Âlemlere rahmet olarak gönderilen efendimiz, şefkatle çocuğun elinden tutup hane-i seadetlerine götürdü. Sevgi ile saçlarını okşayarak buyurdu ki:

-Yavrum, ister misin baban ben olayım, Âişe annen olsun, Hasan ve Hüseyin kardeşlerin olsun... Yetim çocuk, sevinçten neredeyse uçacaktı ve;

-Nasıl istemem, kim istemez ki, diye cevap verdi...

Çocuğun karnı doyuruldu, elbiseleri yenilendi, daha sonra oynayan çocukların saflarına katıldı. Onlardan daha çok neşe ile oynamaya başladı. Çocuklar etrafına toplanıp sordular:

-Nedir sendeki bu hal? Çocuk cevap verdi:

-Biraz önce aç idim, şimdi karnım tok, elbiselerim eski idi, şimdi yeni. Önce yetimdim, Peygamber aleyhisselam babam oldu...

Bu manzaraya şahit olan çocuklar dediler ki:

-Keşke biz de yetim olsaydık, biz de böyle nimetlere kavuşsaydık...

NEFİS İLE MUHAREBEYİ KAZANMAK!

Büyük cihat olarak tarif edilen nefis ile olan muharebeyi kazanan biri olarak bayram yapmak hakkımızdır. Yememizi içmemizi, nefsimizin arzu ettiği diğer şeyleri, bizleri yaratan Rabbimizin emri olduğu için bir ay boyunca terk etmemiz bize dünyada bayram yaptırdığı gibi, ahirette de bayram yapmamıza vesile olur inşaallah.

Bu vesile ile; yarın kavuşacağımız Kadir Gecesinin ve salı günü idrak edeceğimiz bayramın, şimdiden cümlemize, bütün Müslümanlara ve bütün insanlara hayırlar getirmesini ve daha nice bayramlara kavuşmamızı nasip etmesini yüce Rabbimizden niyaz ederim...
İhlas