+ Konu Cevaplama Paneli
2. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var BirinciBirinci 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 ve 23

Konu: İman ve Amel

  1. #11
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı *remz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Demek sırat-ı müstakîmden ne kadar uzak düşse, o derece nisbeten şu hâlet tesir eder, vicdânı bağırttırır. Her lezzetin içinde elemi var birer iz.
    Demek heves, hevâ, eğlence, sefâhetten memzûc olan şâşaa-i medenî, bu dalâletten gelen şu müthiş sıkıntıya bir yalancı merhem, uyutucu zehirbâz

    Onunla bunu bildik ki, mütefâvit derecede, kuvvet-i İmân nisbetinde ruha bir hâlet verir. Cesed ruhla mütelezzizdir, ruh vicdanla mütelezziz
    lemaattan alıntıdır
    maşallah.. nurlarla istifademize medarlardansın..remzi kardeş..
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  2. #12
    Dost *remz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesajlar
    38

    Standart

    Alıntı seyyah_salih Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    maşallah.. nurlarla istifademize medarlardansın..remzi kardeş..
    ALLAH razı olsun abi bizde sizlerden istifade ediyoz

  3. #13
    Dost hamza_sinan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Bulunduğu yer
    elazığ
    Yaş
    33
    Mesajlar
    45

    Standart

    selam aleyküm bu konuyu malumumuz üzere üstad b. said nursi hz. şöyle açıklamıştır nasıl imansız islam sebeb-i necat olmazsa öyle de islamsız iman dahi medar-ı necat olamaz. çok hoş ta söylemiş allah ondan razı olsun bana gelince bende derimki Allah c.c her iman kelimesinden sonra ameli salihi de kuranı kerimde açıkça söylemiştir şimdi onların hepsini yazamam ama asr süresi çok hoştur oraya bakan ne demek istediğimi anlar bencede iman insana yerleşirse zaten amel yapmaması söz konusu bile değildir tabiki ameli salih ihlas ile yapılanı kastediyorum. vesselam

  4. #14
    Ehil Üye Bilal-i Sivasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.298

    Standart

    Bismillah..

    Burada bazı iltibaslar yapıldığından konunun temyizi gerekti..


    İmam-ı A'zam (RA) buyurmuş ki: Amel imandan gayrıdır. yani imandan bir cüz' değildir. ve iman dahi amelin gayrıdır. İmam hazretleri bu iddiasına delil irad edip buyuruyorlar ki: "Çoğu vakit müminden amel ref' olunur lakin on vakitler ondan iman ref' olunmaz. Nitekim : Haiz kadın hakkında hal-i hayzda Cenab-ı hakk hazretleri namazı ondan ref' etti." demek caizdir lakin ondan iman ref' olundu demek caiz olmaz. Zira bu haldeki kadına namazı terk etmeyi emir buyurdu,imanın terkine emir buyurmadı. ve dahi fakir olan kimse üzerine zekat farz değildir. demek caizdir. Çünkü nisab miktarı mala sahib olan üzerine farzdır. Lakin fakirin üzerine iman farz değildir demek caiz olmaz. çünkü iman bütün ben-i Ademe farzdır.

    Hülasa:Cenab-ı hak celle ve ala hazretleri müminler üzerine ameli, kafirler üzerine imanı ve münafıklar üzerine ihlası farz kılmıştır."
    ------------
    İnşallah kifayet eder yoksa daha deliller var..
    maasselam.
    Ey muhataplarım!
    Ben çok bağırıyorum. Zîra, asr-ı salis-i aşrın, yani on üçüncü asrın minaresinin başında durmuşum,

    sûreten medenî ve
    dinde lakayd ve
    fikren mazinin en derin derelerinde olanları
    camie davet ediyorum.


  5. #15
    Dost *remz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesajlar
    38

    Standart

    Alıntı Bilal-i Sivasi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bismillah..

    Burada bazı iltibaslar yapıldığından konunun temyizi gerekti..


    İmam-ı A'zam (RA) buyurmuş ki: Amel imandan gayrıdır. yani imandan bir cüz' değildir. ve iman dahi amelin gayrıdır. İmam hazretleri bu iddiasına delil irad edip buyuruyorlar ki: "Çoğu vakit müminden amel ref' olunur lakin on vakitler ondan iman ref' olunmaz. Nitekim : Haiz kadın hakkında hal-i hayzda Cenab-ı hakk hazretleri namazı ondan ref' etti." demek caizdir lakin ondan iman ref' olundu demek caiz olmaz. Zira bu haldeki kadına namazı terk etmeyi emir buyurdu,imanın terkine emir buyurmadı. ve dahi fakir olan kimse üzerine zekat farz değildir. demek caizdir. Çünkü nisab miktarı mala sahib olan üzerine farzdır. Lakin fakirin üzerine iman farz değildir demek caiz olmaz. çünkü iman bütün ben-i Ademe farzdır.

    Hülasa:Cenab-ı hak celle ve ala hazretleri müminler üzerine ameli, kafirler üzerine imanı ve münafıklar üzerine ihlası farz kılmıştır."
    ------------
    İnşallah kifayet eder yoksa daha deliller var..
    maasselam.
    aksini söyleyen mi var ?


  6. #16
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    Alıntı Bilal-i Sivasi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bismillah..

    Burada bazı iltibaslar yapıldığından konunun temyizi gerekti..

    İmam-ı A'zam (RA) buyurmuş ki: Amel imandan gayrıdır. yani imandan bir cüz' değildir. ve iman dahi amelin gayrıdır. İmam hazretleri bu iddiasına delil irad edip buyuruyorlar ki: "Çoğu vakit müminden amel ref' olunur lakin o vakitler ondan iman ref' olunmaz. Nitekim : Haiz kadın hakkında hal-i hayzda Cenab-ı hakk hazretleri namazı ondan ref' etti." demek caizdir lakin ondan iman ref' olundu demek caiz olmaz. Zira bu haldeki kadına namazı terk etmeyi emir buyurdu,imanın terkine emir buyurmadı. ve dahi fakir olan kimse üzerine zekat farz değildir. demek caizdir. Çünkü nisab miktarı mala sahib olan üzerine farzdır. Lakin fakirin üzerine iman farz değildir demek caiz olmaz. çünkü iman bütün ben-i Ademe farzdır.

    Hülasa:Cenab-ı hak celle ve ala hazretleri müminler üzerine ameli, kafirler üzerine imanı ve münafıklar üzerine ihlası farz kılmıştır."
    ------------
    İnşallah kifayet eder yoksa daha deliller var..
    maasselam.
    Nerde iltibas yapıldığını anlamadım hocam.Fakat iltibasın olması ya da olmayıp sizin öyle sanmanız bir mes'elenin müzakeresine kapı açtı.

    Ben amelin imandan olduğunu söylüyen muhaddis ve fakihine uyuyorum ve mezkur istidlal hakkında şöyle diyorum:


    "Çoğu vakit müminden amel ref' olunur (*) lakin o vakitler ondan iman ref' olunmaz. Nitekim : Haiz kadın hakkında hal-i hayzda Cenab-ı hakk hazretleri namazı ondan ref' etti." demek caizdir lakin ondan iman ref' olundu demek caiz olmaz. Zira bu haldeki kadına namazı terk etmeyi emir buyurdu,imanın terkine emir buyurmadı. ve dahi fakir olan kimse üzerine zekat farz değildir. demek caizdir.(**) Çünkü nisab miktarı mala sahib olan üzerine farzdır. Lakin fakirin üzerine iman farz değildir demek caiz olmaz. çünkü iman bütün ben-i Ademe farzdır.
    (*)Evet,mü'minden bazen amel ref' olunur fakat sadece bazı ameller.

    Misal olarak haiz kadının o durumda namaz kılmaması ve oruç tutmaması zikredildi ve bazen ondan amel ref' olunur dedi..Halbuki mesela o kadının emr-i bil ma'ruf yapması yine ona farzdır,hakeza;sözlerinde doğru olup yalan söylememek..Demek ondan o amelin farziyeti kaldırıldı..Hem itikadının ve o amel sorulduğunda o amelin farz olduğunu söylemenin farziyeti kaldırılmadı.

    Eger mü'minden bazen tüm amellerin ref' olması vaki olsaydı dahi bu istidlal yine zayıf kalacaktı.Çünkü;o vakit amel yoktur ki;imana dahil olup olmaması tartışılsın?

    " bu haldeki kadına namazı terk etmeyi emir buyurdu,imanın terkine emir buyurmadı. ve dahi fakir olan kimse üzerine zekat farz değildir. demek caizdir"

    (**)Evet nasıl ki;fakir üzerine zekat farz kılınmadı,haiz kadına da namaz farz kılınmadı.Bu farz kılınıp kılınmama ile alakalıdır.Dilenilseydi fakire de zekat farz kılınabilinirdi.Bu bakımdan bazı vakitler bazı amelleri yapmamanın imanın amelden olup olmaması hakkında istidlal getirilmesi zayıf olmaktadır.

    "..Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma!..Bekara,286]


    Vesselam.

  7. #17
    Ehil Üye Bilal-i Sivasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.298

    Standart

    Bismillah..
    Muhterem ene-zerre kardaş iltibasdan kastım birazdan açıklanacak.

    BU meseleye ile yazmadan önce bir düsturdan bahis açmak gerektir.
    Üstadımız muhakemat isimli risalede bir kaideden bahseder.
    "
    Meselâ, tefsirde mezkûr olan herbir emir, tefsirden olmak lâzım gelmez. İlim ilme kuvvet verir. Tahakküm etmemek şarttır. Şöyle müsellemattandır ki: Hendese gibi bir san'atta mahir olan zat, tıp gibi başka san'atta âmî ve tufeylî ve dahil olabilir. Ve kavaid-i usuliyedendir ki: Fakih olmayan, velev ki usûlü'l-fıkıhta müçtehid olsa, icmâ-ı fukahada muteber değildir. Zira o, onlara nispeten âmîdir.

    Hem de hakaik-i tarihiyedendir ki: Bir şahıs çok fenlerde meleke sahibi ve mütehassıs olamaz. Ancak ferid bir adam, dört veya beş fenlerde mütehassıs olabilir. Umuma el atmak, umumu terk etmek demektir. Bir fende meleke, o fennin suret-i hakikiyesidir. Onunla temessül etmek gerektir. Zira bir fende mütehassıs ve malûmat-ı sairesini mütemmime ve medet verici etmezse, malûmat-ı perişanından bir suret-i acîbe temessül edecektir.
    "
    Bu iktibasımızın sebebi muhaddisinin bu meselede nekadar muteber olduğudur. Hadis uleması kendi konularında bahri umman dahi olsalar Usuluddinde muteber değillerdir. Gözü hasta olan Kalp doktoruna gitse ne kadar yanlıştır. Halbu ki ikiside doktordur.

    İman-amel iman-islam meselesi çok münazara edilmiş bir mesele olduğundan tekrar münazaraya edilse ulemanın sözü üstüne yeni bir şey eklenebilir mi? Olabilir ama benden sadır olacağını sanmıyorum. Biz bu meseleyle alakalı muteber kaynaklardan delilleri alalım kifayet eder. Bu meselede üstad kendini imani meselelerin inkişafına vermiş bir allame olarak, hem kelamda ve akaidde muteberdir. Önce onun görüşünü nakledelim.

    "Rabian: Ulema-i İslâm ortasında "İslâm" ve "iman"ın farkları çok medar-ı bahis olmuş. Bir kısmı "İkisi birdir," diğer kısmı "İkisi bir değil, fakat biri birisiz olmaz" demişler ve bunun gibi çok muhtelif fikirler beyan etmişler. Ben şöyle bir fark anladım ki:
    İslâmiyet iltizamdır; İmân iz'andır. Tabir-i diğerle, İslâmiyet, hakka tarafgirlik ve teslim ve inkıyaddır; İmân ise, hakkı kabul ve tasdiktir.
    Eskide bazı dinsizleri gördüm ki, ahkâm-ı Kur'âniyeye şiddetli tarafgirlik gösteriyorlardı. Demek o dinsiz, bir cihette Hakkın iltizamıyla İslâmiyete mazhardı; "dinsiz bir Müslüman" denilirdi. Sonra bazı mü'minleri gördüm ki, ahkâm-ı Kur'âniyeye tarafgirlik göstermiyorlar, iltizam etmiyorlar; "gayr-ı müslim bir mü'min" tabirine mazhar oluyorlar."

    Bu paragraftan anladığım şudur kiİ; Eğer islam(ya da Amel) imandan cüz olsaydı birbirinden inkısam etmeyecekti. Böylece farklı kimselerde ayrı ayrı bulunamayacaktı. Oysa Üstad(RA) bunun olabildiğini beyan etmiş. Sebebi necat olup olmaması (yani biri birisiz olmaması) konusu ise kavramlarla alakalı değil, farklıdır. İşte iltibas edilip karıştırıldığını düşündüğüm nokta burası.Hitabım zatınıza değildir kardaş.
    Ey muhataplarım!
    Ben çok bağırıyorum. Zîra, asr-ı salis-i aşrın, yani on üçüncü asrın minaresinin başında durmuşum,

    sûreten medenî ve
    dinde lakayd ve
    fikren mazinin en derin derelerinde olanları
    camie davet ediyorum.


  8. #18
    Ehil Üye Bilal-i Sivasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.298

    Standart

    iman: kalb ile tasdik dil ile ikrardır tanımının yanına irade ile amel etmektir eklendiğinde ayat ve ehadisin zahirine muvafık olmayan bazı müşkilat ortaya çıkmaktadır. Bunları derleyecektim fakat bir sitede mukni bir açıklama buldum buraya kopyalıyorum.

    İslâmî hükümlerle amel etmek, yani inanılan dinî hükümleri bilfiil tatbik etmek ise; Ehl-i Sünnet imam ve âlimlerinin çoğunluğu nazarında, imanın hakikatına dahil değildir. Bu hususa yukarda kaydedilen delillerden başka şu muhkem ayetler açık ve kesin olarak delâlet etmektedir:
    a. "Ey iman edenler; sizin üzerinize oruç (tutmak) farz kılındı" (el-Bakara, 2/183).
    Bu ve benzeri ayetlerde[2] önce "iman edenler" diye hitap edilmiş, sonra müminlerin yapmaları ve yapmamaları gereken emir ve yasaklar bildirilmiştir. O halde olumlu veya olumsuz olan amel, imanın hakikatından olmayan, ayrı ve başka bir şeydir.
    b. "İman eden ve iyi (salih) amel işleyen kimseleri Cennetimize koruz." (en-Nisâ, 9/57)
    Bu ve benzeri ayetlerde[3] salih amel imana atfediliyor ki; arapça gramer kaidesince, ancak manası başka olan şeyler birbiri üzerine atfedilir. Yani âtıf işlemi, "ma'tûf" ile "ma'tûfun aleyh"in başka başka manada olmasını gerektirir. O halde amel, imandan başka olup, ondan bir cüz değildir.
    c. "Kim mümin olarak, iyi ve güzel amel işlerse..." (Tâhâ: 20/112).
    Bu âyet-i kerîmede amelin makbul olması, imanlı olma şartına bağlanmıştır. Meşrutun (yani amelin) şartta (yani imandan) dahil olmayacağı, bilinen kural gereğidir. O halde iman ve amel ayrı ayrı şeylerdir.
    d. "Eğer müminlerden iki zümre birbirleriyle vuruşur, cenk yaparsa, aralarını bulup onları sulh ediniz..." (el-Hucurât: 49/9).
    Bu ayet-i kerimede; birbiriyle cenk yapan büyük günah sahipleri "mü'min" diye anıldığına göre; iman ile haram olan adam öldürme fiilinin dahi mümin bir şahısta birlikte bulunabileceği, dolayısıyla her cins amelin imandan ayrı ayrı ve ondan başka bir unsur olduğu gayet açık olarak bildirilmektedir.
    Bu ve benzeri ayet-i kerîmelerin sarahatına ilaveten, herbiri birer salih amel olan ibadetlerin Allah indinde makbul olabilmesi için, önce imanın (kalbdeki tasdikin) şart olduğunda, İslâm âlimleri arasında icma vardır. Bu bakımdan, kafirin yaptığı ibadetin bir değeri ve sevabı yoktur. Çünkü o, önce iman etmekle, sonra ibadet ve salih amelle mükelleftir. İnanmadan yapılan ibadetler, Allah katında makbul ve muteber değildir.
    Yukarda zikredilen delâleti katı dinî delillere ve ulemanın icmaına binaen; amelin, imanın hakîkatından ve aslından bir rükün olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.[4]

    Kaynaklar:

    [2] el-Bakara: 2/153, 187; Âl-i İmrân: 3/59; el-Enfâl: 8/20, 27; en-Nûr: 24/21; el-Ahzâb: 33/70; el-Cum'a: 62/9.
    [3] el-Bakara: 2/227; Yunus: 10/9; Hûd: 11/23; Lokman: 31/8; Fussilet: 41/8; el-Buruç: 85/11; el-Beyyine: 98/7; el-Ankebut: 29/7, 9, 58; el-Fâtır: 35/7; eş-Şûrâ: 42/22.
    [4] Fazla bilgi için bk. Fıkh-ı Ekber, Aliyyu'l-Karî Şerhi, s. 80; Tefsîr-i Kebir, 1/249; Şerhu'l-Makâsıd, 2/187; Şerh-i Mevâkıf, 3/248.

    ----------------------------

    Amele imandan bir cüz denildiğinde, amel etmeyenin ve kebairi işleyenin küfrüne ya da imanınının noksaniyetine hükmetmek icab eder. Oysa kebairi işleyen kafir olurr görüşü Ehl-i sünnet görüşü değildir. Üstad kebair işleyenin kafir olmadığına dair mukni bir cevab vermiştir. Tabi burada İman artıp azalır mı? meseleside çıkmış oluyor ki zaten hepsi birbiriyle bağlantılıdır.
    Ey muhataplarım!
    Ben çok bağırıyorum. Zîra, asr-ı salis-i aşrın, yani on üçüncü asrın minaresinin başında durmuşum,

    sûreten medenî ve
    dinde lakayd ve
    fikren mazinin en derin derelerinde olanları
    camie davet ediyorum.


  9. #19
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    BU meseleye ile yazmadan önce bir düsturdan bahis açmak gerektir.
    Üstadımız muhakemat isimli risalede bir kaideden bahseder.
    "
    Meselâ, tefsirde mezkûr olan herbir emir, tefsirden olmak lâzım gelmez. İlim ilme kuvvet verir. Tahakküm etmemek şarttır. Şöyle müsellemattandır ki: Hendese gibi bir san'atta mahir olan zat, tıp gibi başka san'atta âmî ve tufeylî ve dahil olabilir. Ve kavaid-i usuliyedendir ki: Fakih olmayan, velev ki usûlü'l-fıkıhta müçtehid olsa, icmâ-ı fukahada muteber değildir. Zira o, onlara nispeten âmîdir.

    Hem de hakaik-i tarihiyedendir ki: Bir şahıs çok fenlerde meleke sahibi ve mütehassıs olamaz. Ancak ferid bir adam, dört veya beş fenlerde mütehassıs olabilir. Umuma el atmak, umumu terk etmek demektir. Bir fende meleke, o fennin suret-i hakikiyesidir. Onunla temessül etmek gerektir. Zira bir fende mütehassıs ve malûmat-ı sairesini mütemmime ve medet verici etmezse, malûmat-ı perişanından bir suret-i acîbe temessül edecektir.
    "
    Bu iktibasımızın sebebi muhaddisinin bu meselede nekadar muteber olduğudur. Hadis uleması kendi konularında bahri umman dahi olsalar Usuluddinde muteber değillerdir. Gözü hasta olan Kalp doktoruna gitse ne kadar yanlıştır. Halbu ki ikiside doktordur.
    Evet,muhaddisler bu mes'elelerde salahiyet sahibi degillerdir,fakat tüm muhaddisler buna dahil degillerdir.Hatta bazı müctehidler muhaddisleri ikiye ayırdılar:Muhaddis,sahib-i hadis diye..Sahib-i hadisler hadis üzerinde fıkıhta ileri gidenler,hüküm çıkaranlardır..Buna en yakın misal Buhari'dir mesela..Kendisi müctehid kabul edildi..İmam Ahmed de...


    "Rabian: Ulema-i İslâm ortasında "İslâm" ve "iman"ın farkları çok medar-ı bahis olmuş. Bir kısmı "İkisi birdir," diğer kısmı "İkisi bir değil, fakat biri birisiz olmaz" demişler ve bunun gibi çok muhtelif fikirler beyan etmişler. Ben şöyle bir fark anladım ki:

    İslâmiyet iltizamdır; İmân iz'andır. Tabir-i diğerle, İslâmiyet, hakka tarafgirlik ve teslim ve inkıyaddır; İmân ise, hakkı kabul ve tasdiktir.
    Eskide bazı dinsizleri gördüm ki, ahkâm-ı Kur'âniyeye şiddetli tarafgirlik gösteriyorlardı. Demek o dinsiz, bir cihette Hakkın iltizamıyla İslâmiyete mazhardı; "dinsiz bir Müslüman" denilirdi. Sonra bazı mü'minleri gördüm ki, ahkâm-ı Kur'âniyeye tarafgirlik göstermiyorlar, iltizam etmiyorlar; "gayr-ı müslim bir mü'min" tabirine mazhar oluyorlar."

    Bu paragraftan anladığım şudur kiİ; Eğer islam(ya da Amel) imandan cüz olsaydı birbirinden inkısam etmeyecekti. Böylece farklı kimselerde ayrı ayrı bulunamayacaktı. Oysa Üstad(RA) bunun olabildiğini beyan etmiş. Sebebi necat olup olmaması (yani biri birisiz olmaması) konusu ise kavramlarla alakalı değil, farklıdır. İşte iltibas edilip karıştırıldığını düşündüğüm nokta burası.Hitabım zatınıza değildir kardaş.
    Evet İslam ve iman farklıdır fakat iman olmadan İslam olur mu?İşte bu noktada ikisi arasındaki bağlantı kurulabilir..Hem iman nedir sualine karşı Allah Resulünün "...namaz kılmak,oruç tutmak..." diye cevap verdigi de vakidir.İman-amel farklıdır fakat biri digerinden cüzdür denildiginde farklılık ortadan kalkmıyacaktır.

    Mesela;kapıyı açmak farklıdır,içeri girmek farklıdır..Fakat kapıyı açmadan içeriye nasıl gireceksin?İşte içeri girmek kapıyı açmanın cüz'üdür..İman etmek ve amel etmek de farklıdır fakat bunlardan amel etmek imana dahildir.

    Cenab-ı hak celle ve ala hazretleri müminler üzerine ameli, kafirler üzerine imanı ve münafıklar üzerine ihlası farz kılmıştır.
    sözü de buna dahildir.Niçin kafire amel farz kılınmadı?Verilecek cevap açıktır..


    Amele imandan bir cüz denildiğinde, amel etmeyenin ve kebairi işleyenin küfrüne ya da imanınının noksaniyetine hükmetmek icab eder. Oysa kebairi işleyen kafir olurr görüşü Ehl-i sünnet görüşü değildir
    Hayır küfrüne hükmetmek icab etmez..Fakat imanının noksaniyetine hükmetmeye icab ettirir..

    "Gerçekten mü'minler ancak o mü'minlerdir ki Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, karşılarında âyetleri okunduğu zaman imanlarını artırır ve rablarına tevekkül ederler."(Enfal-2)

    Amel imanı arttırdıysa,amelsizlik neden noksanlaştırmasın?

    Vesselam.

  10. #20
    Ehil Üye Bilal-i Sivasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.298

    Standart

    Bismillah.

    Sabıkan söylenildiği üzere imanın tezayüd etmeside ayrı bir ihtilaf konusu ama burayla irtibatlı.
    şöyle ki: İman artıp eksilmez diyenler mecburen amelin imandan olmadığına kanaat edenlerdir. Çünkü amelin muayyen bir miktarı vardır. Nitekim bir kişi Resul-i Ekremden (asm) fazla namaz kılabilir, parası nisbetinde çok kurban kesip çok zekat verebilir, 30 defa hacca gidebilir. Lakin bu onun imanını Peygamber-i Zişanın fevkine çıkarmayacağını kabul edersiniz.

    . Burada imanın artması miktar cinsinden değildir. İmanın muayyen bir miktarı yok ki artıp eksilsin, azıda çoğuda tasdik ve ikrar cihetinden birdir demişlerdir. İmanın - artmaktan murad kuvvetlenmeye işarettir -taklid, tahkik- demişler. Elbetteki Resul-i Ekremin imanı ile bir defa kelime-i şehadet getirip vefat edenin imanı bir değildir, İmanda Ona yetişilmez cünkü miracda Rabbiyle o görüştü.. Ama bu ziyadelik yakin cihetindedir diye istidlal etmişler.
    Yakinde ilmel ,aynel ve hakkel yakin dereceleri bunların da kendi içlerinde mertebeleri vardır.Zaten bu herkesin kabulü.

    Haddimi aşarak kalbime gelen bir hususu beyan edeceğim. Biryerde okumadım ama ulemanın gözünden kaçmayacağını sandığım bir husus.

    Eski ümmetlere de iman ve bir takım ameller farzdı. İman hiç değişmedi ama şeriatlar ve ameller farketti. Şarabın mübah olduğu eski bir ümmeti düşünelim. O müminin şarap içmesi ona izin olduğu için imanına etkisi olmayacağına hükmedeceksiniz. Eğer amel imandan bir cüz olsa idi şeriatlarda iman esasları gibi asla değişmeyecekti. Oysa bazı ümmete farz olan bazısına değil, birine haram olan diğerine helaldi. Vallahu A'lem bissavab.

    elhamdulillah itikadda da ehli sünnet mezhebleri haktır, yeter ki mukallid değil muhakkik olunsun.

    Rabbena la tüahizna innesi'na ev ahta'na.

    maa ecmelittahiyya...
    Konu Bilal-i Sivasi tarafından (25.06.09 Saat 13:45 ) değiştirilmiştir.
    Ey muhataplarım!
    Ben çok bağırıyorum. Zîra, asr-ı salis-i aşrın, yani on üçüncü asrın minaresinin başında durmuşum,

    sûreten medenî ve
    dinde lakayd ve
    fikren mazinin en derin derelerinde olanları
    camie davet ediyorum.


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Tahkiki İman-Taklidi İman Ayırımı
    By Ahsen Nur in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 41
    Son Mesaj: 03.12.09, 15:13
  2. 'Ey İman Edenler İman Edin..(Nisa, 136)
    By SoNDeM in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.11.08, 11:01
  3. Ey İman Edenler, İman Edin?
    By beyzade in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 14.05.08, 09:34
  4. İmansız Amel ve Amelsiz İman Nasıl Olur
    By hayırlısı in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 12.11.07, 11:36
  5. İman ve Amel
    By aşur in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 09.11.06, 15:18

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0