A) ŞİFA YÖNÜ

• Manevi bir ilaç olarak cehaleti gidermesi,
• Şüphelerden kurtarması ve mutlak bir imana ulaştırması,
• Maddeperestliği aştırarak feyiz alacak bir düzeye çıkarması,
• Nefsi hastalıklara karşı insanı zaaf ve gevşekliğine karşı güçlü kılması,
• Nifaktan bozgunculuktan kurtarması,
• Eğriliğe karşı uyanık tutması,
• Arınma yollarını göstermesi,
• Bağışlanma için ümit vermesi,
• Zalimliğe karşı uyanıklık kazandırması,
• İnsanın zandan ve kusur araştırıcılıktan sakınarak olgun ve erdemli bir hayat bulması ancak Kur'an' ın şifası ile oluşur.

B) RAHMET YÖNÜ

• Toplumun meselelerini cahillere bıraktırmayışı,
• Zulmün arttıkça bitişi ve adaletin uygulanabilmesi,
• Hakperestlik ve iyiliğin arzulanması, müslümanlar arasında sapıklığın pek yer bulamayışı,
• İnanan insana eşsiz bir ahlak ve terbiye kazandırması,
• Nezaket kurallarının her ortama yayılması ve ulaştığı yere mutluluk vermesi,
• İslam kardeşliğinin ve yardımlaşmanın verdiği huzur,
• Anlayış ve hoşgörünün mutluluğu yayması,
• Mü'min zindanda bile olsa ruhun derinliklerinde huzur ve mutluluk bulunması,
• Çilelerin derinliklerinde bile rahmet göndererek İslam' i hizmetlerde asla sarsılmama ve yorulmama gücü kazandırması, örneğin bu rahmet ve sekinet Hz. İbrahim' e ateşte, Hz. Yusuf' a kuyuda, Hz. Peygamberimize Sevr mağarasında, Hz. Eyyüp' e hastalığında vb. ulaşmıştır,
• Kalbe genişlik vererek kalbi kinden uzaklaştırması,
• Sebepsiz buğuzdan ve israftan alıkoyması,
• Allah' tan başka kimseden korkmama cesareti vermesi,
• Takvalıların ulaşacağı her güzel sonuç da bir rahmettir.

Barış ve başarıya giden İslam' i çalışma bir şifa iken hayattaki huzur ve ibadetteki huşu da bir rahmettir.

ŞİFA VE RAHMET BİRLİKTE GELİRSE

• Bilimsel araştırma yapanlara ulaşırsa; araştırıcılar Allah' ın büyüklüğünü kavrayarak secdeye kapanır ve huzur bulurlar.

• Sanatçılara ulaşırsa; Allah' ı arar ve eserlerinde ilahı sanatı yansıtmaya çalışırlar, müstehcen resim ve musiki yapmaktan da Allah' a sığınırlar ve topluma iyi yönde örnek olurlar.

• Sosyologlara ulaşırsa; ölçü olarak toplumu değil Hz. Peygamberi örnek, Kur'an' ı ölçü olarak alır, insanları iyiliğe ve doğruluğa kanalize ederler.

• Ekonomistlere ulaşırsa; üretimde ve tüketimde helal lokmanın yollarını ararlar ve ateşten korunurlar.

• Talebelere ulaşırsa; yalnız para ve makam için değil sahabe mantığı ile iyi bir müslüman olmak için okurlar.

• İşveren ve işçilere ulaşırsa; asgari ücret kalkar, iki tarafta birbirlerine sevgi ve saygı duyacak şekilde ve haklarına riayet ederek çalışırlar ve iki tarafın da yüzleri güler.

• Zenginlere ulaşırsa; varlıkları ile öğünmez, malik olduklarına bir lütuf olarak bakarlar, hesabını verecekleri bir emanet olarak görürler, gurur ve büyüklenmekten Allah' a sığınırlar.

• Fakirlere ulaşırsa; fakirlik gururunun, isyanın ve açgözlülüğün yerini kanaatkârlık ve haline şükretme alır.

• Özürlülere ulaşırsa; daha beterlerini düşünür ve kahretmenin yerini hamd etme alır ve bir serinlik duyar.

• Bir aileye ulaşırsa; eve sükûnet hâkim olur, yıllar geçse de gürültüleri duyulmaz.

• Üniversiteye ulaşırsa; şekille değil de ilmi üretime dönüştürmek için uğraşırlar ve araştırdıkları ilim de onları secde etmeye götürür. Artık gururun yerini erdem ve daha çok hakkı araştırma alır ve böylece itibarları artar.

• Kadınlara ulaşırsa; neler alacağım değil de ne olacağım diye düşünür, Allah' a kafa tutan bir zavallı değil bilakis itaatkâr olurlar, şeytanın ve emperyalistlerin oyuncağı olarak tahrik edici bir şekilde giyinmekten de Allah' a sığınırlar.

• Erkeklere ulaşırsa; aile hayatında peygamberi örnek alarak hayırlı bir kişi olmaya, ailesinin yaşam ve eğitimini azarlamadan şefkat ve merhametle sürdürmeye, adaletle evini ayakta tutmaya, bir kusur karşısında bağırma, kınama ve horlamadan kaçınarak yol göstermeye çalışarak evini huzur ve sukunetin kapladığı bir mutluluk yuvası yapar.

• Hıristiyanlara ulaşırsa; Hırs, haset ve menfaat adına Hz. İsa ve Meryem' i istismar etmez, Hıristiyanlaştırmaya değil Hz. Peygamberimize uyarak İslam' a çağırırlar.

• Yahudilere ulaşırsa; ağlama duvarında Hz. Süleyman gibi zengin olamadım diye değil de onun gibi zühd ve takva sahibi olamadım diye ağlar ve Allah' a dönerler.

• Sıradan bir topluma ulaşırsa; Kötülükler azalır, emniyet ve huzur yayılır, malları ve nesilleri hem bugünlerinden hem de yarınlarından emin olurlar.

• Normal bir hastaya ulaşırsa; tevbe gibi hastalığın da günahları temizleyici bir nimet olduğunu düşünürler.

• Siyasilere ve diğer yöneticilere ulaşırsa; Hz. Ömer gibi " Dicle' de bir koyunu bir kurt aşırsa adli ilahi benden sorar. " diye uykuları kaçtığı gibi bunların da kaçar.

• Gafil, kinci ve kavgacılara ulaşırsa: " Ölen de öldüren de ateştedir. " hadisini düşünmeye başlar, artık kin ve öfkenin yerini eskimez dostluklar ve yardımlaşmalar alır.

• Bir cahile ulaşırsa; Yaşadığı cehalete bir gün bile katlanamaz olur.

• Bir mü'mine ulaşırsa; her hâlükarda Allah' tan memnun ve her an ölüme hazırlıklı olur. Bunun için hiçbir dakikasını boşa geçirmez olur.

Sonuç olarak; Kur'an' ın şifa ve rahmeti ile dünyanın en kurak topraklarda dünyanın en verimli insanları yetişmiştir. Verimli olmak isteyen bu manevi yağmurdan mutlaka beslenmelidir.


SELAM VE DUA İLE...