Ali FERŞADOĞLUTenkit meselesinde dikkat edilecek hususlar Mevlânâ, Mesnevî’de tenkitle ilgili şu hikâyeyi anlatır: Bir zamanlar her konuda derin bilgisi olan, herkesi kendisine hayran bırakan ve yalnızca İshak ismindeki bir adamın onun her dediğini kabul etmediği, yanlış bulduğu hususları cesurca tenkit ettiği bir âlim yaşardı. Adam öldü, âlim üzüldü. Ona,“Neden bu kadar üzüldünüz, neredeyse her söylediğinizi eleştiriyordu?”“Şu anda cennete doğru kanat çırpan arkadaş için değil, kendim için üzülüyorum. Herkes beni hayran hayran dinlerken o mertçe hatalarımı söylüyordu, beni gelişmeye zorluyordu. Şimdi gelişememekten korkuyor ve üzülüyorum.”***Tenkit meselesinde öncelikle şu temel cemaatî prensibi nazara almak gerekir:Bir şahıs, kendi namına hazm-ı nefs eder (yerer), tefâhur edemez (övünemez). Millet (ve cemaat) nâmına tefahur eder (gurur duyar), hazm-ı nefs edemez.Diğer taraftan Bediüzzaman, tenkit konusunda şu uyarılarda bulunur:- Sakın! Dikkat ediniz, ihtilâf-ı meşrebinizden ve zayıf damarlarınızdan ve derd-i maişet zarûretinizden ehl-i dalâlet istifade edip, birbirinizi tenkit ettirmeye meydan vermeyiniz.Dev.> 17.12.2008.Çarşamba YA Gz. de...