+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 12 Sayfa var 1 2 3 11 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 116

Konu: Kutup Nedir?

  1. #1
    Yasaklı Üye Lebid24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    alem-i muhabbet
    Mesajlar
    2.298

    Standart Kutup Nedir?

    Kardeşler kutup nedir? 7'ler 40'lar 300'ler nedir? Bunların işlevi ve mahiyeti nedir? Yardımcı olur musunuz?

    Selamlar...

  2. #2
    Ehil Üye **Muttakİ** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    1.650

    Standart

    abim biraz daha soruyu açabilirmiyiz tam manasıyla anlayamadım

    Misafirlik tuhaf şey...
    Oradasın,ama oralı değilsin...
    Önüne sofralar kuruluyor,izzet-ikram görüyorsun ama hiç bir şey sana ait değil...
    Rahatın yerinde de olsa kalkıp gideceksin birgün,gitmek zorundasın...
    Misafirlik dünya hayatına ne çok benziyor ve dünya hayatı misafirliğe...


    Hizmette SINIR ve SİNİR yoktur

  3. #3
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    RİCÂLÜLGAYB

    Arapça yetişkin, büluğa ermiş insan anlamına gelen "racül" kelimesinin çoğulu ile gözden saklı olan, görülüp bilinmeyen şeyler hakkında kullanılan "gayb" kelimesinin terkip biçimi olan ricâlülgayb tabiri bir tasavvuf ıstılahı olarak üçler, yediler, kırklar... diye bilinenleri ifade eden bir terimdir.

    Bir başka ifadeyle, sûfilerin, başlarında Kutb'un bulunduğu ve evrendeki bazı şeylerin sevk ve idaresinden sorumlu olduğuna inandıkları evliya hakkında kullanılan bir tabirdir. Sufilere göre bunlar Nücebâ, Büdelâ, Evtâd, İmameyn ve Kutb-u Azam olan Gavs'dan oluşurlar.

    Nücebâ adı verilen veliler kırk tanedir. Bunlar tüm yaratıkların yüklerini taşır, sıkıntılarını gidermeye çalışırlar. Haktan gayrısına bakmazlar. Bu Allah dostları ahlak-ı kerîme sahibi irfanlı kimselerdir.

    Büdelâ denilen veliler ise yedi kişidir. Bunlardan biri kendilerinin imamıdır. Bulunduğu yerde cisim ve sûretini bırakarak sefere çıkmak, aynı zamanda muhtelif yerlerde gözükmek, Büdelânın özelliklerindendir.

    Evtâd denilen Allah dostları ise dört tanedir. Yerleri; doğu, batı, güney ve kuzey olmak üzere evrenin dört ayrı köşesidir. Bunların içinden birisi de kendilerinin imamıdır. Çivi veya kazık anlamına gelen kelimenin çoğulu olan Evtâd'a bu adın verilişi evreni ayakta tutan dört direk mesabesinde oluşlarındandır.

    İmameyn, birisi kutbun sağında ve birisi de solunda bulunan iki şahıstır. Sağda bulunan imam, melekût alemine yani ruhânî aleme bakar ve O'nun vücûdu Kutbiyyet merkezinden ruhaniyyet alemine yönelen bir aynadır. Soldaki imam ise, mülk (madde) alemine bakar. O'nun vücudu da cisimler dünyasına aynadır.

    Gavs'a gelince; O, kutb-u azamdır. Mühim ve esrarlı işlerini halletmek isteyenler ona muhtaç olurlar. Teberruken vasıta kılınarak duası alınır. Zira onun duası asla reddedilmez.

    Ricâlülgayb yerine "gayb erenleri" de dendiği vakidir. Ancak gayb erenleri on kişidir; huşu' ve Huzû-i Rabbânî sıfatıyla mevsuf ve Rabbânî tecellîlerin tesiri altında olduklarından dolayı ne halk onları tanır ve nede onlar halkı tanırlar. Bunlar da her asırda mevcutturlar.

    Bütün bu düşünceler Kur'ân ve sünnette delili ve dayanağı olmayan uydurmalardır. Eski Hind ve İran düşüncesinin etkisinde İslâma sokulan batıl inançlardır. Kâinat tümüyle Allah'ın kudret ve iradesi ile yönetilir ve Allah'ın bu kullara asla ihtiyacı yoktur. Gavs ile ilgili düşünce tamamen şirktir ve tevhid inancı ile çelişmektedir. Bu gibi batıl düşüncelerin İslâm dışı olduğunu Kur'ân ve Sünnete bağlı ve vakıf olan herkesin bildiği bir husustur.</B>

    Şamil İA

  4. #4
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    KUTUB

    Değirmen taşının miline verilen ad. Tasavvufta, evrenin manevi yönetiminden sorumlu veliler hükümetinin başkanı. Mutasavvıflara göre değirmen taşı milin çevresinde döndüğü gibi bütün evren de kendisinin çevresinde döndüğü için veliler başkanına kutub denilmiştir. Herhangi bir sıfatla birlikte kullanılmadığında kutub kelimesi bu başkanı dile getirmekle birlikte, birden çok kutubdan söz etmek mümkün olduğundan Kutub yerine Kutbu'l-Aktab (Kutublar Kutbu) deyimi kullanılır. Kutub'a, kendisine sığınanlara yardım eden anlamında Gavs ya da Gavsu'l-Azam da denir.

    Kutub, varlığın yaratılış nedeni olan Muhammedî hakikatin (Hakikat-ı Muhammediye) kendisinde tecelli ettiği kişidir. Veliliğin son ve en yüksek makamı olan kutubluğa kişi kendi çaba ve çalışması ile değil, ancak Allah'ın bağışı, vergisi sonucu gelebilir. Kutubluk makamının Kutbu'l-İrşad ve Kutbu'l-Aktab ya da Kutbu'l-Vücud denilen iki çeşidi vardır. Kutbu'l İrşad, nübüvvet (peygamberlik) kurumunun iç yüzünü (batın); Kutbu'l Vücud ise son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s)'in iç yüzünü temsil eder. İrşad kutubları nebiler gibi çok olabilir; fakat Vücud Kutbu her dönemde ancak bir tane bulunabilir.

    Tasavvufi kitaplarla mutasavvıflar arasında sık kullanılan Aktab-ı Erbaa (Dört Kutub) deyimi genellikle Abdülkadir Geylani, Ahmet Rufai, Ahmet Bedevi ve İbrahim Desuki'yi dile getirir. Bazan Ebu'l-Hasan eş-Şazili, İbrahim Desuki yerine dördüncü kutub olarak anılır. Mevlana Celaleddin Rumi, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli ve şeyh Şaban Veli de Anadolu'nun dört kutbu kabul edilir.

    Kutb'un başında bulunduğu Ricalu'l-Gayb (Gayb Erenleri), Merdan-ı Huda, Merdan-ı Gayb ve Hükumet-i Sufiye (Mutasavvıflar hükümeti) gibi adlarla anılan veliler düzeninde Kutub'un sağ ve solunda İmaman denilen iki imam yeralır. Kutub'un sağında yeralan imam (İmam-ı Yemin), Melekut aleminin işleri ile; sol yanında yeralan imam (İmam-ı Yesar) ise Mülk aleminin işlerine bakar. Sağdaki imam, Kutub'un hükümlerine; soldaki imam, Kutub'un hakikatine mazhardır. Kutub öldüğü zaman yerine soldaki İmam geçer.

    Halk arasında daha çok Üçler olarak anıları Kutub ve İmaman'ın altında yeryüzünün dört yönünü yöneten Evtad-ı Erbaa (Dört Direk), daha aşağılarda ise yedi iklimi yöneten Yediler (Abdal, Ahyar), halka yardım eden Kırklar (Nüceba) ve insanları gözetleyip denetleyen Üçyüzler (Nükeba) bulunur.

    Hucviri gibi bazı mutasavvıf yazarları "Bunların sıhhati üzerinde Ehl-i Sünnetin icmaı vardır" (Keşfu'l Mahcub, Hakikat Bilgisi, İstanbul 1982, s. 330) dese de özellikle İslam kelam ve hukuk bilginleri Kutub inancını İslam'ın temel inanç ilkeleriyle bağdaşmaması nedeniyle onaylamamışlardır. Nitekim Kanuni dönemi Osmanlı Şeyhülislâmlarından Sa'di Efendi (ö. 1538), kendisi de Ahmediye tarikatına bağlı bir mutasavvıf olduğu halde, Kutub inancı ve Kutub'un varlığı konusunda verdiği fetvada "Küfürdür. Tecdid-i iman ve nikah lazım olur ve Kutub'un vücudu fukaha katında sabit değildir. " demiştir (Nakleden M. Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, c. 2, s. 332, ayrıca bk. Ricalu'l-Gayb ve Veli).

    Ahmed ÖZALP

  5. #5
    Yasaklı Üye Lebid24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    alem-i muhabbet
    Mesajlar
    2.298

    Standart

    Şöyle. Ben kadiri bir şeyhe sormuştum kütbu azam kimdir diye ısrarla sormuştum...

    Cevaben mekke medine civarında fakirlerin yattığı bir yer vardır. orada yaşlı parasız insanlar bulunur. onlar içinde sakalı en çok çekilen ve insanlarca alay edileni demişti. dün derste hocamız da bize kutup hicaz civarında olur demişti...


    1 tane olurmuş. kütub 3 ler sanıyorum sonra 7 sonra 40...

    kütub vefat edince 3 lerden biri yerine 3 ler vefat edince 7 lerden birisi... vs...

  6. #6
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    Naklettigim gibi mübarek kardeşim.Bu bilgilerin Kur'an ve sünnette yeri yoktur.Hiçbiri yakin ifade etmez,edemez.Vesselam.

  7. #7
    Yasaklı Üye Lebid24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    alem-i muhabbet
    Mesajlar
    2.298

    Standart

    Alıntı Ene-Zerre Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    RİCÂLÜLGAYB

    Arapça yetişkin, büluğa ermiş insan anlamına gelen "racül" kelimesinin çoğulu ile gözden saklı olan, görülüp bilinmeyen şeyler hakkında kullanılan "gayb" kelimesinin terkip biçimi olan ricâlülgayb tabiri bir tasavvuf ıstılahı olarak üçler, yediler, kırklar... diye bilinenleri ifade eden bir terimdir.

    Bir başka ifadeyle, sûfilerin, başlarında Kutb'un bulunduğu ve evrendeki bazı şeylerin sevk ve idaresinden sorumlu olduğuna inandıkları evliya hakkında kullanılan bir tabirdir. Sufilere göre bunlar Nücebâ, Büdelâ, Evtâd, İmameyn ve Kutb-u Azam olan Gavs'dan oluşurlar.

    Nücebâ adı verilen veliler kırk tanedir. Bunlar tüm yaratıkların yüklerini taşır, sıkıntılarını gidermeye çalışırlar. Haktan gayrısına bakmazlar. Bu Allah dostları ahlak-ı kerîme sahibi irfanlı kimselerdir.

    Büdelâ denilen veliler ise yedi kişidir. Bunlardan biri kendilerinin imamıdır. Bulunduğu yerde cisim ve sûretini bırakarak sefere çıkmak, aynı zamanda muhtelif yerlerde gözükmek, Büdelânın özelliklerindendir.

    Evtâd denilen Allah dostları ise dört tanedir. Yerleri; doğu, batı, güney ve kuzey olmak üzere evrenin dört ayrı köşesidir. Bunların içinden birisi de kendilerinin imamıdır. Çivi veya kazık anlamına gelen kelimenin çoğulu olan Evtâd'a bu adın verilişi evreni ayakta tutan dört direk mesabesinde oluşlarındandır.

    İmameyn, birisi kutbun sağında ve birisi de solunda bulunan iki şahıstır. Sağda bulunan imam, melekût alemine yani ruhânî aleme bakar ve O'nun vücûdu Kutbiyyet merkezinden ruhaniyyet alemine yönelen bir aynadır. Soldaki imam ise, mülk (madde) alemine bakar. O'nun vücudu da cisimler dünyasına aynadır.

    Gavs'a gelince; O, kutb-u azamdır. Mühim ve esrarlı işlerini halletmek isteyenler ona muhtaç olurlar. Teberruken vasıta kılınarak duası alınır. Zira onun duası asla reddedilmez.

    Ricâlülgayb yerine "gayb erenleri" de dendiği vakidir. Ancak gayb erenleri on kişidir; huşu' ve Huzû-i Rabbânî sıfatıyla mevsuf ve Rabbânî tecellîlerin tesiri altında olduklarından dolayı ne halk onları tanır ve nede onlar halkı tanırlar. Bunlar da her asırda mevcutturlar.

    Bütün bu düşünceler Kur'ân ve sünnette delili ve dayanağı olmayan uydurmalardır. Eski Hind ve İran düşüncesinin etkisinde İslâma sokulan batıl inançlardır. Kâinat tümüyle Allah'ın kudret ve iradesi ile yönetilir ve Allah'ın bu kullara asla ihtiyacı yoktur. Gavs ile ilgili düşünce tamamen şirktir ve tevhid inancı ile çelişmektedir. Bu gibi batıl düşüncelerin İslâm dışı olduğunu Kur'ân ve Sünnete bağlı ve vakıf olan herkesin bildiği bir husustur.</B>

    Şamil İA

    kardeş siz şia mısınız? şia veya vehhabi sui zannım?ama vehhabiler velayet keramet yok der. şialar a göre tefrit eder...? mi?

  8. #8
    Vefakar Üye VbDeSTabe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2005
    Bulunduğu yer
    Diyarbakır
    Yaş
    31
    Mesajlar
    371

    Standart

    KUTUB (Çoğulu AKTÂB ) : Evliyâlıkta yüksek derecelere ulaşmış mübârek, kıymetli âlimlerden bir kısmına da kutub ve bunun çoğulu olarak aktâb adı verilir. İşlerin görülmesine veya insanların doğru yolu bulmalarına vâsıta kılınan bu ulu kişilerden, dünyâ işleri ve madde âlemindeki olaylarla alâkalı olana Kutb-ül-aktâb, Kutb-ül-ebdâl veya Kutb-i medâr (medâr kutbu), din ve irşâd işi ile vazîfeli bulunana Kutb-ül-irşâd (İrşâd kutbu) denilir.
    Kutb-ül-aktâb, âlemin nizâmı ile alâkalanan, bolluk-kıtlık, sağlık-hastalık, barış-savaş, rızık, yağmur ve benzeri olaylarla vazîfeli kılınan, ricâl-i gaybdan yâni herkesin tanımadığı Allah adamı olup emrinde üçler, yediler, kırklar... diye söylenen yine bu işlerle vazîfeli seçilmiş insanların bulunduğu büyük velîlerdir. Büyük âlim İmâm-ı Rabbânî'nin bildirdiğine göre, Kutb-ul-ebdâl veya kutb-i medâr da denilen bu zât her zaman bulunur. Rasûlullah efendimiz zamânında da vardı. Fakat bunlara inzivâ (insanlar arasına karışmamak) lazımdır. Bunları herkes tanımaz. Hattâ bâzıları, kendilerini bile bilmezler. Yine İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: "Kutb-i medâr, âlemde, dünyâda her şeyin var olması ve varlıkta durabilmesi için, feyz gelmesine vâsıta olur. Her şeyin yaratılması, rızıkların gönderilmesi, dertlerin, belâların giderilmesi, hastaların iyi olmaları, bedenlerin âfiyette olması, kutb-i ebdâl da denen kutb-i medârın feyzleri ile olur. Îmân sâhibi olmak hidâyete kavuşmak, ibâdet yapabilmek, günâhlara tövbe etmek ise kutb-i irşâdın feyzleri ile olur. Kutb-i ebdâlin (kutb-i medârın) her zamanda, her asırda bulunması lâzımdır. Âlemin ondan boş kalması mümkün değildir. Çünkü âlemin nizâmı ona bağlı kılınmıştır. Eğer bu kutublardan biri giderse (ölürse), yerine başkası tâyin edilir. İrşâd kutbu böyle değildir. Çünkü, âlemin rüşd, hidâyet ve îmândan boş olduğu zamanlar olur. Rasûlullah efendimiz, zamânının irşâd kutbu idi. Bu zamanda ebdâl kutbu ise hazret-i Ömer ile Üveys el-Karânî idiler.
    Âriflerin en meşhûru, yüksek ilimler ve mârifetler sâhibi, âriflerin başı olan zâta kutb-ül-ârifîn denir.
    Kutb-i irşâda gelince: Âlemin irşâdına (doğru yolu bulmasına) ve hidâyetine (saâdete ve kurtuluşa ermesine) vesîle kılınan velî zât, mürşîd demek olan kutb-i irşâd, İmâm-ı Rabbânî'nin de buyurduğu gibi, âlemin irşâdı ve hidâyeti için, feyzlerin gelmesine vâsıta olur. Kutb-i irşâdın her zaman bulunması lâzım değildir. Öyle zamanlar olur ki, âlem îmândan ve hidâyetten büsbütün mahrûm kalır, Rasûlullah efendimiz zamânının kutb-i irşâdı idi. Kutb-i irşâd ile bütün insanlara îmân ve hidâyet gelmektedir. Fakat kalbi bozuk olanlara gelen feyzler, dalâlet (sapıklık), kötülük hâline dönerler. Bu, şeker hastasına verilen kıymetli gıdâların, onun kanında zehir hâline dönmesine benzer, yâhut safrası bozuk olana tatlının acı gelmesi gibidir. Kutb-i irşâd, kâmil ve mükemmil, yetişmiş ve yetiştirebilen olup, ender yetişir. Asırlardan, uzun yıllardan sonra bir tâne bulunursa, yine büyük nîmettir. Her şey onunla nûrlanır. Onun bir bakışı, kalp hastalıklarını giderir. Bir teveccühü, beğenilmeyen kötü huyları silip süpürür.
    İmâm-ı Rabbânî, bu konuda şunları söylemektedir: "Kemâlât-ı ferdiyyeye de sâhib olan kutb-i irşâd, çok az bulunur. Asırlardan, çok uzun zaman sonra, böyle bir cevher dünyâya gelir. Kararmış olan âlem, onun gelmesi ile aydınlanır. Onun irşâdının ve hidâyetinin nûrları, bütün dünyâya yayılır. Yer küresinin ortasından arşa kadar, herkese rüşd, hidâyet, îmân ve mârifet onun yolu ile gelir. Herkes ondan feyz alır. Arada o olmadan kimse bu nîmete kavuşamaz. Onun hidâyetinin nûrları, bir okyanus gibi (çok kuvvetli radyo dalgaları gibi) bütün dünyâyı sarmıştır. O derya sanki buz tutmuştur. Hiç dalgalanmaz.O büyük zâtı tanıyan ve seven bir kimse, onu düşünürse, yâhut o, bir kimseyi sever, onun yükselmesini isterse, o kimsenin kalbinde, sanki bir pencere açılır. Bu yoldan, sevgisi ve ihlâsına göre o deryâdan, kalbi feyz alır. Bunun gibi, bir kimse, Allah’ı zikrederse ve bu zâtı hiç düşünmezse meselâ onu tanımazsa, yine ondan feyz alır. Fakat birinci feyz daha büyük olur. Onu inkâr eder, beğenmezse, yâhut o büyük zât bu kimseye kırılmışsa, Allah’ı zikretse bile rüşd ve hidâyete kavuşamaz. Ona inanmaması veya onu incitmiş olması, feyz yolunu kapatır. O zât, bunun istifâdesini istemiş olsa bile, onun zararını istemese bile, hidâyete kavuşamaz. Rüşd ve hidâyet, var görünür ise de, yoktur. Faydası çok azdır. O zâta inanan ve sevenler, onu düşünmeseler ve Allah’ı zikretmeseler bile, yalnız sevdikleri için, rüşd ve hidâyet nûruna kavuşurlar."

  9. #9
    Vefakar Üye VbDeSTabe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2005
    Bulunduğu yer
    Diyarbakır
    Yaş
    31
    Mesajlar
    371

    Standart

    GAVS KİMDİR VE KUTUB KİME DENİR?
    Velilerden bir kısmına irşad görevi verilmiş, bir kısmına bu görev verilmemiştir. İrşadın en üstün mertebesi Gavsiyyef'tir. Gavs, manevî mertebelerin en yükseğinde bulunan zattır. Bu zata "Kutub" da denir. Bir başka deyişle Kutbül Aktab, yani kutuplar kutbu demektir.
    Gavs dünyadan göçünce onun yerine kutublardan Sâhib-i Şimal geçer.
    Ondan bir geride bulunan Sâhib-i Yemin ise Sâhib-i Şimal olur.
    Onun yerine Dörtlerden biri Sâhib-i Yemin olur,
    Onun yerine Kırklardan biri Evtâd olur. Yedilere alınır.
    Onun yerine Üçyüzlerden" biri Kırklara alınır.
    Onun yerine Birler"den biri Üçyüzlere alınır.
    Onun yerine sâlih kullardan biri Binlere alınır.

    RİCALÜ'L GAYB (GAYB ERENLERİ)
    Üçler, yediler ve kırklar denilen erenlere Gayb Erenleri denilir. Bunlar Yüce Allah tarafından belli görevlerle görevlendirilmiş Allah dostlarıdırlar. Derece itibariyle aralarında farklılıklar bulunur. Bu manevî derecelerin en üstünü Kutubluk derecesidir. En üst derecede ise Kutbiyyet-i Kübrâ denilen "Gavsiyyet" derecesi vardır. Bu makamda bulunan zat Allah Rasulü (s.a.v.)'nün gerçek temsilcisi, gerçek halifesidir. "Üçyüzler"den her biri bir nebi (peygamber) meşrebindedir. Üçyüzlerden kırkı, Âdem Aleyhisselam'ın meşrebindedir. Bunlara "Abdal" denir. Yetmişi Nuh Aleyhisselam'ın meşrebindedir. Bunlara "Nükeba" denir. Yedisi Allah Rasulü (s.a.v.)'in meşrebindedir. Bunların dördüne "Evtâd", ikisine "İmâmân" denir. İşte bunlardan biri "Gavsül A'zam"dır

    (Kasri Arifan dan)

  10. #10
    Vefakar Üye VbDeSTabe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2005
    Bulunduğu yer
    Diyarbakır
    Yaş
    31
    Mesajlar
    371

    Standart

    gerçi herkes kendi şeyhine gavs diyor bu konular çok ihtilaflı

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kutup yıldızıydı Bediüzzaman..
    By gamze-i_dilruzum in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.09.13, 17:03
  2. Mevdudi ve Seyyid Kutup
    By tevhid in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 35
    Son Mesaj: 18.01.10, 23:35
  3. Seyyid Kutup
    By edep in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 48
    Son Mesaj: 06.10.09, 17:56
  4. Risale-i Nur Mesleği Nedir? Meşreb Nedir? Mizac Nedir?
    By MuM in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 28.07.09, 15:35
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.11.08, 12:25

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0