+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 12

Konu: Bu Dünya İmtihanı İrademiz Harici mi?

  1. #1
    Vefakar Üye karam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    394

    Standart Bu Dünya İmtihanı İrademiz Harici mi?

    herhangi bir sınavdan mesul tutlabilmek için o sınava başvurmak ve sınava girmek için irade göstermek gerekir. hiçkimse başvurmadığımız bir sınavdan dolayı bizi mesul tutamaz veya o sınava zorla bizi dahil edemez... irademiz dışı girmek zorunda kalmamız haksızlık olur...

    mantık bunu gerektirdiği halde neden allahu teala bizi irademiz olmadan dünya imtihan meydanına girmek için herhangi bi başvurumuz olmadan bizi imtihana çekiyor... ve neden imtihan sonunda cennet ve cehennemle akıbetimizi neticelendiriyor... mülk sahibi odur ve her türlü tasarrufu yapar amenna ama allahın yaptığı hiçbir şeyde keyfilik ve ben yaptım oldu mantığı yoktur haşa... o zaman allaha ben bu imtihana girmek için herhangi bir irade beyanında bulunmadım dolayısıyla mesuliyetimde olamaz deme hakkımız olmaz mı?

  2. #2
    Vefakar Üye karam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    394

    Standart

    bu soruma cevap verecek kimse yok mu? gerçekten kafama takılan bir soru... ve epey kurcalıyor aklımı...

  3. #3
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Yirmialtıncı Söz'ün hâtimelerinde denildiği gibi; nasılki bir mâhir san'atkâr kıymetdar bir elbiseyi murassa' ve münakkaş surette yapmak için, bir miskin adamı lâyık olduğu bir ücrete mukabil model yaparak kendi san'at ve meharetini göstermek için; o elbiseyi o miskin adam üstünde biçer, keser, kısaltır, uzatır; o adamı da oturtur, kaldırır, muhtelif vaziyetler verir. Şu miskin adamın hiç bir hakkı var mıdır ki, o san'atkâra desin: "Beni güzelleştiren bu elbiseye neden ilişip tebdil ve tağyir ediyorsun ve beni kaldırıp oturtup, meşakkatle benim istirahatımı bozuyorsun?"

    Aynen öyle de: Sâni'-i Zülcelâl herbir nevi mevcudatın mahiyetini birer model ittihaz ederek ve nukuş-u esmâsıyla kemalât-ı san'atını göstermek için; herbir şey'e hususan zîhayata, duygularla murassa' bir vücud libasını giydirerek, üstünde kalem-i kaza ve kaderle nakışlar yapar; cilve-i esmâsını gösterir.

    Herbir mevcuda dahi, ona lâyık bir tarzda bir ücret olarak; bir kemal bir lezzet, bir feyz veriyor. مَالِكُ الْمُلْكِ يَتَصَرَّفُ فِى مُلْكِهِ كَيْفَ يَشَاءُ sırrına mazhar olan o Sâni'-i Zülcelâl'e karşı hiçbir şey'in hakkı var mıdır ki, desin: "Bana zahmet veriyorsun. Benim istirahatımı bozuyorsun." Hâşâ! Evet mevcudatın hiçbir cihette Vâcib-ül Vücud'a karşı hakları yoktur ve hak dava edemezler; belki hakları, daima şükür ve hamd ile, verdiği vücud mertebelerinin hakkını eda etmektir. Çünki verilen bütün vücud mertebeleri vukuattır, birer illet ister.

    Fakat verilmeyen mertebeler imkânattır. İmkânat ise ademdir, hem nihayetsizdir. Ademler ise, illet istemezler. Nihayetsize illet olamaz.

    Meselâ madenler diyemezler: "Niçin nebatî olmadık?" Şekva edemezler; belki vücud-u madenîye mazhar oldukları için hakları Fâtırına şükrandır. Nebatat niçin hayvan olmadım deyip şekva edemez, belki vücud ile beraber hayata mazhar olduğu için hakkı şükrandır. Hayvan ise niçin insan olmadım diye şikayet edemez, belki hayat ve vücud ile beraber kıymetdar bir ruh cevheri ona verildiği için, onun üstündeki hakkı, şükrandır. Ve hâkeza kıyas et.

    Ey insan-ı müştekî! Sen madum kalmadın, vücud nimetini giydin, hayatı tattın, camid kalmadın, hayvan olmadın, İslâmiyet nimetini buldun, dalalette kalmadın, sıhhat ve selâmet nimetini gördün ve hâkeza...

    Ey nankör! Daha sen nerede hak kazanıyorsun ki, Cenâb-ı Hakk'ın sana verdiği mahz-ı nimet olan vücud mertebelerine mukabil şükretmeyerek imkânat ve ademiyat nev'inde ve senin eline geçmediği ve sen lâyık olmadığın yüksek nimetlerin sana verilmediğinden bâtıl bir hırsla Cenâb-ı Hak'tan şekva ediyorsun ve küfran-ı nimet ediyorsun?

    Acaba bir adam; minare başına çıkmak gibi âlî derecatlı bir mertebeye çıksın, büyük makam bulsun, her basamakta büyük bir nimet görsün; o nimetleri verene şükretmesin ve desin: "Niçin o minareden daha yükseğine çıkamadım" diye şekva ederek ağlayıp sızlasın. Ne kadar haksızlık eder ve ne kadar küfran-ı nimete düşer, ne kadar büyük divanelik eder, divaneler dahi anlar.

    Ey kanaatsız hırslı ve iktisadsız israflı ve haksız şekvalı gafil insan! Kat'iyen bil ki: Kanaat, ticaretli bir şükrandır; hırs, hasaretli bir küfrandır. Ve iktisad, nimete güzel ve menfaatli bir ihtiramdır. İsraf ise, nimete çirkin ve zararlı bir istihfaftır. Eğer aklın varsa, kanaata alış ve rızaya çalış. Tahammül etmezsen "Ya Sabûr" de ve sabır iste; hakkına razı ol, teşekki etme. Kimden kime şekva ettiğini bil, sus. Her halde şekva etmek istersen; nefsini Cenab-ı Hakk'a şekva et, çünki kusur ondadır.(Mektubat : 24.Mektub : 1.Makam : 1.Remiz)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  4. #4
    Vefakar Üye Kur'aniyyun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    48
    Mesajlar
    577

    Standart

    Alıntı karam Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    herhangi bir sınavdan mesul tutlabilmek için o sınava başvurmak ve sınava girmek için irade göstermek gerekir. hiçkimse başvurmadığımız bir sınavdan dolayı bizi mesul tutamaz veya o sınava zorla bizi dahil edemez... irademiz dışı girmek zorunda kalmamız haksızlık olur...

    mantık bunu gerektirdiği halde neden allahu teala bizi irademiz olmadan dünya imtihan meydanına girmek için herhangi bi başvurumuz olmadan bizi imtihana çekiyor... ve neden imtihan sonunda cennet ve cehennemle akıbetimizi neticelendiriyor... mülk sahibi odur ve her türlü tasarrufu yapar amenna ama allahın yaptığı hiçbir şeyde keyfilik ve ben yaptım oldu mantığı yoktur haşa... o zaman allaha ben bu imtihana girmek için herhangi bir irade beyanında bulunmadım dolayısıyla mesuliyetimde olamaz deme hakkımız olmaz mı?
    Senin misal olarak verdiğin sınavlara girerken ki senin iradenin payına bir bakalım.
    O sınavlara girmenin birinci şartı insan olmak.Acaba senin insan olman senin iradenle midir?
    ikincisi zeki olmak senin zekanın üzerinde senin iradenin payı ne kadar?
    üçüncüsü o sınavların gerektirdiği kabiliyetlere sahip olmak . Senin kabiliyetlerinin oluşumunda senin iradenin hiç payı var mıdır?
    Şimdi sana soruyorum.Sen kendi iradenle girdiğini sandığın o sınavlara gerçekten kendi iradenle mi giriyorsun?
    Sen insan olduğun ve kendi varlığının ve diğer varlıkların farkında olduğun için mesulsun .Sendeki ihtiyar ve iktidar ve irade seni mesul etmiş. Dolayısıyla mesul değilim diyemezsin.
    الحمدلله على نور الايمان والقرآن

  5. #5
    Vefakar Üye karam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    394

    Standart

    çok güzel bi cevap yazmışsınız allah razı olsun sizden ancak ben bunu belki onlarca defa okudum... amenna kabul ederim allah bizi insan yaratmakla büyük bir nimet ihsas etmiş, bizi hiç iken en değersiz iken en değerli kılmış... ancak imtihan çok zor ve imtihanı başarılı bir şekilde vermek imkansıza yakın gibi hele bu zamanda... bir insan bu kadar yüce bir mertebde iken tabiki allahım beni neden daha yücelere çıkartmadın diyemez; amma imtihanın zorluğundan muzdarip ve gerekli yaşayışı bir türlü hayatlarına aktaramayan benim gibi günahkar kulların bazen aklına gelmiyor değil: keşke diyorum bazen sadece bir toprak olsaydım kuruyp tükenseydim ve bu zor imtihana girmek zorunda kalmasaydım... nefis o kadar galebe çalıyor ki bana ve akıbetimden o kadar korjuyorum ki bunu bazen yürekten istiyorum ve sorulsa ve irademe bırakılsa bu dünya imtihanından kurtulmak için bir an bile düşünmeden keşke insan olarak yaratılmasaydım diyorum... allah sormadan insanı bu kadar sorumluluk gerektiren bir imtihana sokmaz diyorum kendime ve cevabını arıyorum aklım bir türlü almıyor... iradesi olmadan insana neden bu kadar büyük bir yük yüklenir...
    i

  6. #6
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Evet, bu temsilât, temiz ve yüksek ruhları, mülevves ve alçak ruhlardan tefrik içindir. Bu da, yüksek istidatları neşvünemalandırmakla pis istidatlardan temyiz içindir. Bu dahi, sağlam fıtratları, mücahede ile, bozuk ve hasta fıtratlardan ayırmak içindir. Bunu da, imtihan-ı beşer istilzam ediyor. Bunu dahi, sırr-ı teklif iktiza etmiştir. Teklif ise saadet-i beşer içindir. Saadet ise tekemmülden sonradır.

    S - Diyorsun ki: "Teklif saadet içindir. Halbuki ekser-i nâsın şekavetine sebep, tekliftir. Teklif olmasaydı, bu kadar tefavüt-ü şekavet de olmazdı?"

    C - Cenab-ı Hak, verdiği cüz-ü ihtiyarî ile ef'âl-i ihtiyariye âlemini kesbiyle teşkil etmeye insanı mükellef kıldığı gibi, ruh-u beşerde vedia olarak ekilen gayr-ı mütenahi tohumları sulamak ve neşvünemalandırmak için de beşeri teklifle mükellef kılmıştır. Eğer teklif olmasaydı, ruhlardaki o tohumlar neşvünema bulamazdı.

    Evet, nev-i beşerin ahvâline dikkatle bakılırsa görülür ki, ruhun mânen terakkisini, vicdanın tekâmülünü, akıl ve fikrin inkişaf ve terakkisini telkih eden, yani aşılayan, şeriatlardır; vücut veren, tekliftir; hayat veren, Peygamberlerin gönderilmesidir; ilham eden, dinlerdir. Eğer bu noktalar olmasaydı, insan hayvan olarak kalacaktı ve insandaki bu kadar kemâlât-ı vicdaniye ve ahlâk-ı hasene tamamen yok olurlardı. Fakat insanların bir kısmı, arzu ve ihtiyarıyla teklifi kabul etmiştir. Bu kısım, saadet-i şahsiyeyi elde ettiği gibi, nev'in saadetine de sebep olmuştur.

    Amma insanların büyük bir kısmı, ihtiyarıyla küfrü kabul ve tekâlif-i İlâhiyeyi reddetmişlerse de, teklifin bazı nevilerinden süzülen terbiyevî, ahlâkî vesaire güzel şeyleri aldıklarından, teklifin o nevilerini zımnen ve ıztıraren kabul etmiş bulunurlar. İşte bu itibarla, kâfirin her sıfatı ve her hali kâfir değildir.

    S - İnsanlardan büyük bir kısmın şekaveti meydanda iken, yalnız küçük bir kısmın saadeti nasıl nev'in saadetine sebep olur ki, "Şeriat rahmettir" diyorsunuz. Halbuki nev'in saadeti, ya bütün efradın veya kısm-ı ekserisinin saadetiyle olabilir?

    C - Altına yüz yumurta bırakılan tavuk, o yumurtadan yirmisini civciv çıkarıp seksenini ifsad etse, bu tavuk, yumurta nev'ine hizmet etmiş olur. Çünkü bir civciv, bin yumurtanın annesi olabilir.

    Veya yüz tane çekirdek toprağa ekilse ve suyla sulanıp bilâhare yirmisi neşvünema bulup hurma ağacı olsa ve sekseni çürüyüp mahvolsa, yirmi çekirdeğin sümbüllenip ağaç olmasına sebep olan su, elbette çekirdek nev'ine hizmet etmiş olur.

    Veyahut bir maden ateşte eritilse, beşte biri altın, mütebakisi toprak çıksa; elbette ateş, o madenin kemâline, saadetine sebep olur.

    Binaenaleyh, teklif de insanların beşte birini kurtarsa, o beşte birin saadet-i nev'iyeye sebep ve âmil olduğuna kat'iyetle hükmedilebilir. Maahaza, yüksek hissiyat ile güzel ahlâkın neşvüneması, ancak mücahede ve içtihadla olur. Evet, sağ el, daima çalıştığı için, sol elden daha kuvvetlidir. Ve bir hükûmet, mücahede ettikçe cesareti artar, terk ettiği zaman cesareti azalır ve binnetice cesaret de, hükümet de söner, mahvolur.

    Ve keza, herşeyin ve her işin tekâmülü, zıtlarının mukabele ve rekabet etmeleriyle olur. Meselâ hidayetin tekâmülüne dalâlet yardım ettiği gibi, imanın tekâmülüne de küfür yardım eder. Çünkü küfür ve dalâletin ne derece pis ve zararlı olduklarını gören bir mü'minin imanı ve hidayeti, birden bine çıkar. Bu iki cihet, teklifin eser ve semeresidir. Ve bu iki cihet itibarıyla teklif, saadet-i nev'iyenin yegâne âmilidir.(İşârâtü'l-İcâz/Bakara 26-27)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  7. #7
    Ehil Üye _MerHeM_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Alem-i şehadet
    Mesajlar
    2.225

    Standart

    Alıntı karam Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    çok güzel bi cevap yazmışsınız allah razı olsun sizden ancak ben bunu belki onlarca defa okudum... amenna kabul ederim allah bizi insan yaratmakla büyük bir nimet ihsas etmiş, bizi hiç iken en değersiz iken en değerli kılmış... ancak imtihan çok zor ve imtihanı başarılı bir şekilde vermek imkansıza yakın gibi hele bu zamanda... bir insan bu kadar yüce bir mertebde iken tabiki allahım beni neden daha yücelere çıkartmadın diyemez; amma imtihanın zorluğundan muzdarip ve gerekli yaşayışı bir türlü hayatlarına aktaramayan benim gibi günahkar kulların bazen aklına gelmiyor değil: keşke diyorum bazen sadece bir toprak olsaydım kuruyp tükenseydim ve bu zor imtihana girmek zorunda kalmasaydım... nefis o kadar galebe çalıyor ki bana ve akıbetimden o kadar korjuyorum ki bunu bazen yürekten istiyorum ve sorulsa ve irademe bırakılsa bu dünya imtihanından kurtulmak için bir an bile düşünmeden keşke insan olarak yaratılmasaydım diyorum... allah sormadan insanı bu kadar sorumluluk gerektiren bir imtihana sokmaz diyorum kendime ve cevabını arıyorum aklım bir türlü almıyor... iradesi olmadan insana neden bu kadar büyük bir yük yüklenir...
    i

    Kardeşim sen hiç üzülme sen hakikit-ı idrak olan ,idrak edememe makamını Allah c.c sana lütfedilmiş...

    bu hal senin kulluk şuurunun ne kadar güzel olduğuna delildir..

    Bu sıkıntına ve acizyetine mukabil Allah'cc. istimdat ve yardım iste ...bu istimdatın ve duan inşaallah bu acziyetinin nihayetsizliği nisbetinde kainatı arkana alacak derecede kuvvetli bir gücü sana lütfedecektir..

    Allah rasulu a.s.m. da senin gibi şikayet etmiş..Şuurunun güzelliğne delalet eder bi iznillah sakın isyan etme,,,Ona sığın..

    Rabb-i rahimimiz ,sana ve bizlere kulluk şuuruyla hareket etmeyi lutfetsin..Tedbirsizğimizi acizliğimizi kimsesizliğimizi ,günahlara karşı olan zaafiyetimizi,nefis ve şeytana olan acziyetimizi ondan yine ona şikayet ediyoruz..Ya erhamürrahimin bize merhamet et..Lüt fet kerem kıl..

    Allahım kalblerimizi genişlet..Kalblerimizi iman nuruyla temizle ..Kalblerimizi iman nuruyla hayat ver hayattar kıl..ve o nur ile doldur...kalblerimizi senin muhabbetin olan muhabbetullah ve mağrifetullah ile pür nur eyle amin..
    Konu _MerHeM_ tarafından (01.12.08 Saat 23:58 ) değiştirilmiştir.

    Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.

    Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

    Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.


  8. #8
    Vefakar Üye karam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    394

    Standart

    dedikleriniz mantığını kullanmadan gözüne batan hakikati görmemekte inad etmiş insanların helakını kasdediyor ve bu kadar bürhana rağmen kuru bir inad uğruna bu hakikatleri görmemek bu cezayı gerektirir ve 1 tane insanın bile olsa imanla kabre girmesi milyonlarca muannidin helak olmasına değer tabiki... amma inanıp bilip kabul edip yapamamak... gerçekleri bildiği halde kul olamamak nefsine söz geçirememek ve o zor imtihana yenilmek ve yenildiği anda da baş edemediğini anladığı zamanda da keşke toprak olsaydım da bu büyük sorumluluğun altında ezilmeseydim demek çok mu haksız bir istektir... o gerçeği görüpte, ahiretin ve hesaba çekilmenin varlığından haberdar olup o gerçeğe uygun yaşayamamnın verdiği ızdırapla keşke hiç varolmasaydım demek çok mu büyük bir cürümdür...
    ben doğru olduğuma inanmıyorum sadece anlamaya ve nefismi altetmek için mantıken kabullendirmeye çalışıyorum nefsime...

  9. #9
    Vefakar Üye karam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    394

    Standart

    Alıntı _MerHeM_ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kardeşim sen hiç üzülme sen hakikit-ı idrak olan ,idrak edememe makamını Allah c.c sana lütfedilmiş...

    bu hal senin kulluk şuurunun ne kadar güzel olduğuna delildir..

    Bu sıkıntına ve acizyetine mukabil Allah'cc. istimdat ve yardım iste ...bu istimdatın ve duan inşaallah bu acziyetinin nihayetsizliği nisbetinde kainatı arkana alacak derecede kuvvetli bir gücü sana lütfedecektir..

    Allah rasulu a.s.m. da senin gibi şikayet etmiş..Şuurunun güzelliğne delalet eder bi iznillah sakın isyan etme,,,Ona sığın..

    Rabb-i rahimimiz ,sana ve bizlere kulluk şuuruyla hareket etmeyi lutfetsin..Tedbirsizğimizi acizliğimizi kimsesizliğimizi ,günahlara karşı olan zaafiyetimizi,nefis ve şeytana olan acziyetimizi ondan yine ona şikayet ediyoruz..Ya erhamürrahimin bize merhamet et..Lüt fet kerem kıl..

    Allahım kalblerimizi genişlet..Kalblerimizi iman nuruyla temizle ..Kalblerimizi iman nuruyla hayat ver hayattar kıl..ve o nur ile doldur...kalblerimizi senin muhabbetin olan muhabbetullah ve mağrifetullah ile pür nur eyle amin..
    amin amin amin...

  10. #10
    Vefakar Üye Kur'aniyyun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    48
    Mesajlar
    577

    Standart

    Elini ateşe sok.Elin yanacaktır.Eğer elin uyuşuk değilse acıyı tam hisseder ve bir daha ateşe sokmazsın.Elin uyuşuksa acıyı tam manasıyla hissetmediğinden ateşe tekrar sokarsın ta ki elin yanar kül olur.
    Hayatın cazibedar fitneleri ve gençlik sarhoşluğu zaman ateşinin kalbimize ve ruhumuza verdigi acıyı hissettirmiyor.O yüzden pervasız davranıyoruz.
    Rabıta-ı mevti çokça yapmak lazım.Kül olan hayatımızı kül olmadan önce görmek için...
    الحمدلله على نور الايمان والقرآن

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hâricî Düşmanın Hücumunda Dâhilî Münakaşâtı Terk Etmeli
    By Bîçare S.V. in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 21.02.09, 12:50
  2. Vücud-u Harici ?
    By Müellif-e in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 20.02.09, 13:51
  3. Haricî Olan Mânâları Zihnî Mânâlarda Aramak
    By Abdulbaki in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 15.09.08, 01:48
  4. İçimde Bir Hâricî Var!
    By slim in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 20.07.08, 22:00
  5. Müslümanın Dünya İle İmtihanı
    By Ravza-i Gülşan in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.06.08, 11:11

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0