Ne kadar da eskidir iNcİnin hikayesi. karanlıklar, derinlikler içinde kendi üzerine kapanmış, dalgaları unutmuş, sahilde olup bitenlere bigane kalmıştır. tek bir huzme ışık bile sızmamıştır yanına. sabretmiş, İncİ olmuştur, lekesiz beyaz bir inCi. ışığın dokunmak için özlediği iNCi, insanların tenine değdirmeye can attığı İnCi, sahildekilerin uğruna diplere daldığı iNci.. kim hatırlar bir iNc!nin kendi haline, kendi başına, kendi içindeki yalnızlığını? bugün kendi içinize doğru bir bakın... ne kadar çok İnCİyi hoyrat gözlerde lekeliyor, ne kadar iNCİyi apansız ışıklar altında matlaştırıyorsunuz.


Bu gün bir fısıltıyla Du@ edin. yalnızlığın sessizliğinde, yalnızlığın karanlığında hiç dokunulmamış, hiç eskimemiş, hiç bilinmemiş, hiç duyulmamış bir nefesle dUA edin. bir !Ncİniz olsun DUA, yüreğinizde lekesiz büyüsün, Rabbinizle başbaşa olduğunuz gizli zamanlarda kristalleşsin.
Senai Demirci
(HER GÜNE BİR DUA)