Balkanlar'dan "meşveret" isteği


İHH İnsani Yardım Vakfı’nın 18-19 Ekim 2008 tarihlerinde gerçekleştirdiği “Balkanlarda Gelecek Tasavvuru” başlıklı sempozyumun sonuç bildirgesi yayınlandı.




TÜRKİYE VE İSLAM ÜLKELERİYLE İRTİBAT YETERSİZ
Günümüz konjonktüründe hemen her alanda uzun yıllardır devam edegelen hareketliliğin de bir neticesi olarak Balkan toplumları siyasi, ekonomik ve kültürel alanda sorunlar yaşamakta; hem bölge içerisinde hem de Türkiye ve İslam ülkeleri ile irtibatlarının yeterli düzeyde olmaması bu sorunları pekiştirmektedir.

ULUSLARARASI MEKANİZMALAR BALKANLARDAKİ HAK İHLALLERİNİ GÖRMÜYOR
Uluslararası adalet mekanizmaları Balkanlardaki hak ihlallerini engelleme noktasında üzerine düşen görevi yerine getirememiştir. Olası yeni hak ihlallerinin önüne geçilmesi ve bölgede barışçı bir ortamın sağlanması için daha etkili politikalar izlenmesi gerekmektedir.

"BALKAN HUKUK PLATFORMU"
Balkan ülkelerindeki azınlıkların hak ve hürriyetleri meselesi gündeme getirilmeli, bu anlamda özel bir “Balkan Hukuk Platformu” oluşturulmalıdır.

BALKANLARDAKİ VAKIF ESERLERİ KORUMA ALTINA ALINMALI
Balkan ülkelerinde imar edilen binlerce vakıf eseri Osmanlı yönetimi sonrasında planlı bir şekilde yok edilmiştir. Ayakta kalan pek azı da asli vazifeleri dışında kullanılmakta ya da ilgisizlik nedeniyle yok olmaktadır. Bu kıymetli eserlerin bölgedeki Müslüman topluluklara iadeleri, imar ve ihyaları sağlanmalı; her bir coğrafyayla ilgili hukuki süreçler başlatılmalıdır. Bu konuda Vakıflar Genel Müdürlüğü, Kültür Bakanlığı ve İKÖ inisiyatif almalıdır. Çok yakın bir gelecekte Balkanlardaki vakıf eserlerinin ele alınacağı ilmi bir toplantı düzenlenmelidir.

BALKAN TOPLUMLARIYLA ETKİLİ SOSYAL GELİŞİM PROJELERİ GELİŞTİRMELİ
Balkanlarda özellikle son 130 senedir çoğu zaman açıktan devam edegelen baskıcı ve yok sayan uygulamalar sonucunda Müslüman toplumlar ait oldukları kültürel ve ahlaki değerleri yaşama hakkından yoksun bırakılmış ve değerleri gelecek nesillere aktaramamıştır. Balkan toplumları etkili sosyal gelişim projeleriyle karşı karşıya oldukları kültürel ve siyasi dejenerasyonla mücadelede yalnız bırakılmamalıdır.

BALKANLARDAKİ MÜSLÜMANLAR ARASINDA "İSTİŞARE KURULU" İHDAS EDİLMELİ
Balkan ülkeleri çok sayıda etnik, dini ve kültürel topluluğa ev sahipliği yapmaktadır. Bu toplulukların barış içerisinde bir arada yaşayabilmeleri için ortak paydalar üzerinde durulmalı ve Müslüman halklar arasında anlaşmazlıkların giderilmesi için de “İstişare Kurulu” ihdas edilmelidir.

YABANCILAŞMANIN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN ORTAK DİL, AİDİYET VE TARİHİ HAFIZA OLUŞTURMALI
Balkanlarda kimlik ve değerlerin inşasında mevcut yanlı tarih aktarımı etkili olmaktadır. Oysa ki Balkan tarihinin Osmanlı tarihinden ayrı tutularak anlaşılması mümkün değildir. Balkan halkları arasında ortak bir dil ve aidiyet duygusu oluşturulmalıdır. Tarih yazımı yoluyla ortak tarihi hafızanın diriltilmesi ve yabancılaşmanın önüne geçilmesi elzemdir.

BALKAN MÜSLÜMANLARI İÇİN DİYANET MÜESSESELERİ GELİŞTİRİLMELİ
Balkan Müslümanlarına hizmet verecek diyanet müesseselerinin geliştirilmesi açısından Türkiye Diyaneti’nin tecrübesinden yararlanılmalı, süreli toplantılar ve sürekli bir iletişimle işbirliği içerisine girilmelidir. Müslüman halkları temsil eden dini liderler, belli bir liyakatte olmalıdır. Bu kişiler, Balkan Müslümanlarını temsil eden ehliyet sahibi dini kurumların müzakereleri ile belirlenmelidir.

BALKAN ÜLKELERİ İLE TÜRKİYE VE İSLAM ÜLKELERİ ARASINDA İŞBİRLİĞİ ARTTIRILMALI
Balkan ülkelerinin Türkiye ve İslam ülkeleri ile işbirliği arttırılmalıdır. İslam ülkelerinde periyodik toplantılar icra edilmeli, Türkiye ve İKÖ bu konuda öncü bir vazife görmelidir.

İŞBİRLİĞİ VE ORTAK ÇALIŞMA ALANI SAĞLAMAK İÇİN "BALKAN FORUMU" OLUŞTURULMALI
İşbirliği ve ortak çalışma merkezli ve STK esaslı bir “Balkan Forumu” oluşturulmalıdır.

BALKAN ÜLKELERİYLE TÜRKİYE VE İSLAM DÜNYASI ARASINDA EKONOMİK İŞBİRLİĞİ ARTTIRILMALI
İş adamlarının bir araya gelebileceği ortak platformlar yoluyla Balkan ülkeleri ile Türkiye ve İslam dünyası arasında ekonomik işbirliği arttırılmalıdır.

GENÇLERİN SORUNLARINA YÖNELİK MÜESSESELER OLUŞTURMALI
Balkan gençliği aile yapısındaki zayıflık, kimlik bunalımı, misyoner çalışmaları vb. sebepler sonucunda uyuşturucu, alkolizm gibi zararlı alışkanlıklar edinmekte, fuhuş batağına sürüklenmekte, dini ve milli kimliklerini hızla kaybetmektedirler. Bu durumun sebeplerine odaklanılarak gençlere yönelik müesseseler oluşturulmalıdır.

HANIMLARA YÖNELİK FAALİYETLER DESTEKLENMELİ
Gelecek nesillerin yetiştirilmesinde önemli rolü olan hanımlara yönelik faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları desteklenmelidir.

İSLAMİ İLİMLERİ ARAŞTIRMAK İÇİN MÜESSESELER KURULMALI
Bölgede ilahiyat fakülteleri ve İslam enstitüleri açılmalı, ortak araştırma müesseseleri kurulmalı, öğrenci değişim programları tesis edilmeli, gençleri buluşturabilecek uluslararası toplantılar düzenlenmelidir.

BALKANLARDA KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ SAYISI ARTTIRILMALI
Bölgenin kültürel dokusuna uygun yayın yapacak kitle iletişim araçlarının sayısı arttırılarak, radyo, televizyon, dergi, kitap, gazete vb. neşriyat desteklenmeli ve ilgili alanlarda tercüme çalışmaları yapılmalıdır. Bölgedeki tüm gelişmeleri gün gün takip edecek bir “Balkan Takip Kurulu” oluşturulmalıdır.

MİSYONERLERLERE KARŞI MÜSLÜMAN ENTELLEKTÜELLERDEN OLUŞAN HEYET KURULMALI
Balkan halkları misyonerlerin bölgeyi yeniden Hristiyanlaştırma projelerinin hedefindedir. Yerli STK’lar misyonerlik çalışmalarına karşı desteklenmeli, bilimsel araştırmalar yapılmalı; sivil toplum kuruluşlarını ve diğer ilgili kurumları konu ile ilgili olarak yönlendirecek Müslüman entelektüellerden bir heyet oluşturulmalı; akademisyenleri, eğitimcileri, sivil toplum temsilcilerini bir araya getirecek bir sekreterya kurulmalı; Müslüman mütefekkirler, şairler, sanatçılar ve siyasetçiler desteklenmelidir.

http://www.risalehaber.com/54244_Balkanlar-dan--mesveret--istegi.html