+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 4 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 34

Konu: Büyü Var mı?

  1. #1
    Ehil Üye beylikdüzü73 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/beylikdüzü
    Mesajlar
    1.163

    Standart Büyü Var mı?

    Selamün Aleyküm Aziz Kardeşlerim, Hizmet-i Kuraniyye ve İmaniyye'de can yoldaşlarım, arkadaşlarım, dostlarım,

    Büyünün hak olduğuna inanmakla birlikte, artık günümüzde bu ilmin unutulmuş olduğunu veya kimse tarafından bilinmediğini düşünüyorum.

    Sizlerin görüş ve gözlemlerinizi bekliyorum.

    Selam ve dua ile.
    ________________

    Andolsun ki Duha'ya
    Ve leyl-i iza seca'ya
    Rabbin ne terkeder seni,
    Ne darılır sana.
    ________________
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

  2. #2
    Ehil Üye Medresetü'zZehra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    Eskişehir
    Yaş
    31
    Mesajlar
    1.934

    Standart

    Sihir yapmanın, bununla meşgul olmanın hükmü hususunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Nevevî der ki: "Sihir yapmak haramdır, büyük günahlardan olduğunda alimler arasında ittifak vardır. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sihir yapmayı yedi büyük günahtan biri saymıştır.


    Ancak, sihrin öğrenilmesi de öğretilmesi de haramdır. Bazı âlimler iki sebebe binaen sihir öğrenmeye cevaz vermişlerdir:

    1- İçerisinde küfür olan sihirle, küfür olmayan sihrin farkını görmek ve göstermek için.

    2- Kendisine sihir yapılmış olan bir kimseden sihri kaldırmak için.

    Birincisi, sadece itikad açısından sakıncalı olabilir. Sihre inanmadıkça, sadece onun hakkında bilgi edinme yasaklanamaz. Bu durum, tıpkı putperestlerin putlarına nasıl ibadet ettiklerini öğrenmek gibidir. Zîra, sihirbazın yaptığı şeyin keyfiyetini bilmek, bir fiilin veya bir kavlin hikaye edilip anlatılmasından ibarettir, ama ona girişip onu yapmak başka bir şeydir.

    İkincisi ise, büyülenen kimsedeki büyüyü çözmek, onu sihirden kurtarmak için yapılan bu mukabil ameliyeye Nüşre denir. Buna da câiz değil diyen olmuşsa da ailmlerin çoğuan göre caizdir. Saîd İbnu'l-Müseyyeb'in: "Allah, zarar veren (sihr)i yasakladı, fayda vereni yasaklamadı" dediği rivâyet edilir. Katâde merhum da: "Kişi, kendisine yapılan sihri tedavi edecek kimseyi arar" der. İbnu'l-Cevzî, bu ruhsatı şöyle ifade eder: "Nüşre, büyülenmiş, kimsenin büyüsünü çözme meselesinde, Ahmed İbnu Hanbel'e sorulunca: "Bunda bir sakınca yoktur" cevabını verir. Gerçi Ebû Dâvud, el-Merâsil'de Hasan Basrî'nin bir mürseli olarak Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'in: “Nüşre (büyü bozma) şeytan işidir" buyurduğunu rivayet etmiştir. Âlimler bu hadisi: "Resûlullah amelin aslına işaret etmiş olmalıdır, çünkü asıl itibariyle bu da sihirdir, hüküm kasda göre değişir, kim bununla hayır kastederse, bu hayırdır, kim de şer kastederse şerdir" diyerek yoruma kavuştururlar. İbnu Hacer şu hususa da dikkat çeker: Hasan Basrî'nin hasr ifade eden mürselinin zâhirine göre amel edilmemelidir. Çünkü, sihir bazan, (esas itibariyle meşru olan) rukye, dua ve ta'viz (muska) yoluyla da çözülebilmektedir. Öyle ise nüşre iki nev'e ayrılmış olmaktadır:

    a) Sihirle yapılan nüşre ki hadisteki yasak buna bakar.

    b) Meşru vasıtalarla yapılan nüşre ki, meşru olan nüşre ile de bunlar kastedilir.

    Sihre karşı yapılacak mukabil tedavi yönteminin, helal olduğuna delil olarak gösterilen bir rivayet Hz. Câbir (radıyallâhu anh)'den gelen şu Müslim hadisidir. Der ki: "Benim bir dayım vardı, akrep sokmasına karşı rukye yapardık. (Dua, muska vb. yolla sihri zararsız hale getiriridik.) Bir ara Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) rukyeyi yasakladı. Bunun üzerine Efendimize gelerek: "Ey Allah'ın Resûlü! Siz rukyeyi yasakladınız, ben ise akrep sokmasına karşı rukye yapıyorum" dedi. Dayıma: "Sizden kim kardeşine faydalı olabiliyorsa onu yapsın" diyerek ruhsat tanıdı."

    Bu meseleyi te'yîd eden bir diğer delil başta Buhârî olmak üzere pek çok hadis kitabında rivayet edilmiş olan: "Göz değmesi haktır" hadisidir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) göz değmesinin hak olduğunu, yani bunun sabit bir vak'a olduğunu ifade buyurmuş ve göz değmesine karşı tedavi yolları tavsiye etmiştir.

    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bu meselelerdeki yasaklamasının mahiyeti hususunda bir bilgi edinmek üzere Müslim'in Avf İbnu Mâlik el-Eşcaî

    (radıyallâhu anh)'den kaydettiği şu rivayete nazar edebiliriz: "Biz cahaliye devrinde rukye yapardık. Bir ara: "Ey Allah'ın Resûlü, dedik bu hususta ne dersiniz? (Rukye helâl midir, haram mıdır?)" diye sorduk. Şu cevabı verdi:

    "Rukyelerinizi bana arzedin (okuyun bir göreyim, neler okuyorsunuz? Şunu bilin ki,) içerisinde şirke delâlet eden bir ifade olmadıkça rukyelerinizde bir mahzur yoktur."

    Soruda geçen Hadis-i şerif ise şöyledir: Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim (sihir maksadıyla) bir düğüm vurur sonra da onu üflerse sihir yapmış olur. Kim sihir yaparsa şirke düşer. Kim birşey asarsa, o astığı şeye havale edilir." (Nesâî, Tahrîm 19, (7, 112)

    Bu Hadis farklı şekillerde yorumlanmıştır:

    - Bunu yapan müşriklerin yaptığı bir işi yapmış olur. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu hadislerinde sihir mânasını taşıyan davranışları yasaklamaktadır. Zîra, herhangi bir iplik alıp buna düğüm atıp, sonra da bir şeyler okuyup düğüm üzerine üfleme işi sihirbazların işidir. Şu halde böyle bir davranışta bulunan, sihirbazların yaptığı işi yapmış olmaktadır. Bu ise, şirk ehlinin amelidir. Zîra, faydalı şeylerin elde edilmesi ve zararlı şeylerin uzaklaştırılması ancak Allah'tan bilinir, O'ndan istenir. Düğümlere üflemek suretiyle faydalıyı elde etmek veya zararlıyı defetmek düşüncesi, Allah'a inanıp O'na tevekkül eden kimseye yakışmaz, ancak müşriklere yakışır.

    - "Bu davranışıyla sihrin gerçek tesirinin olacağına inanmışsa bu şirk olur." Çünkü Allah’tan başka hakiki tesir eden yoktur.

    - Bazı âlimler hadiste geçen şirki, "Maksad şirk-i hafî'dir, zîra tevekkül ve Allah'a itimad terkedilmiş olmaktadır" diye açıklamışlardır.

    Bir şey asma meselesine gelince, bununla büyüklerin veya küçüklerin boyunlarına fayda maksadıyla asılan muska, nazarlık gibi şeyler kastedilmiştir. Zînet için takılan şeyler buraya girmez. Bazı âlimler bundan maksad: "Cahiliye devrinde boncuklardan, vahşi hayvanların tırnak ve kemiklerinden mâmul kolyelerdir" der ve hadiste gelen yasağı oldukça kayıtlar. Bunlara göre, Kur'ân âyetlerinde Allah'ın isimlerinden yazıp asılacak muskalar bu yasağa girmezler. Hatta bunlar câizdir. Nitekim, Abdullah İbnu Amr'ın çocuklara bu çeşit şeyler astığı rivâyet edilmiştir. Bazı âlimler de: "Burada takbih edilen husus faydanın celbine ve zararın def'ine inanılarak yapılan asmadır, değilse teberrük gayesiyle yer verilen asmalarda mahzur yoktur, câizdir" demiştir. Ebû Bekr İbnu'l-Arabî: "Kur'an'(dan bir şeyler yazıp) asmak sünnet yolu değildir, bu husustaki sünnet, asma değil zikirdir" der.

    "Kim bir şey asarsa, o astığına havale edilir" ibaresi, Cenâb-ı Hakk'ın yardımından mahrum kalır" mânasında yer verilen bir kinaye olarak da değerlendirilmiştir. (Bkz. Kütüb-i Site, Tercüme ve Şerhi, Sihir ve Kehanet Bölümü)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör
    Hüsn-ü Aşk...



    Gayr-ı Meşru Bir Muhabbetin Neticesi Merhametsiz Bir Adavettir.


  3. #3
    Pürheves Semanur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    263

    Standart

    Ben hala devam ettiğini düşünüyorum.
    Allah kimseyi bu imtihandan geçirmesin,çok vahim sonuçlar doğurduğuna şahit olmuştum.

  4. #4
    Ehil Üye beylikdüzü73 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/beylikdüzü
    Mesajlar
    1.163

    Standart

    Alıntı Semanur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben hala devam ettiğini düşünüyorum.
    Allah kimseyi bu imtihandan geçirmesin,çok vahim sonuçlar doğurduğuna şahit olmuştum.
    şahit oldum derken büyü yapan birine rastladığınızı ve büyüyü yaparken gördüğünü mü söylemeye çalışıyorsunuz, yoksa kendisine büyü yapıldığını iddia eden ya da kendisine büyü yapıldığını bir "hoca" dan haber alan bir kişiyi tanıdığınızı mı söylüyorsunuz?
    ________________

    Andolsun ki Duha'ya
    Ve leyl-i iza seca'ya
    Rabbin ne terkeder seni,
    Ne darılır sana.
    ________________
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

  5. #5
    Pürheves Semanur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    263

    Standart

    Alıntı beylikdüzü73 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    şahit oldum derken büyü yapan birine rastladığınızı ve büyüyü yaparken gördüğünü mü söylemeye çalışıyorsunuz, yoksa kendisine büyü yapıldığını iddia eden ya da kendisine büyü yapıldığını bir "hoca" dan haber alan bir kişiyi tanıdığınızı mı söylüyorsunuz?
    Şöyle ifade edeyim. Çok yakın bir aile dostumuz bu konuda ciddi bir imtihandan geçti. Evin içinde bulunan şeyleri kendi gözümle görmemiş olsam ben de çok ciddiye almazdım belki ama gerçekten bu işi kötü niyetle yapan bir takım insanlar var ve malesef etkileri de tesirli oluyor.
    Rabbim ıslah etsin.

  6. #6
    Ehil Üye Medresetü'zZehra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    Eskişehir
    Yaş
    31
    Mesajlar
    1.934

    Standart

    Evet bizim de bi aile dostumuzun da böle bi imtihan geçti başından..Evlerinde ki hatta üzerlerindeki eşyalar bile kesiliyomuşş.BU aile Allah tan Dindar..

    Ama bi abinin dersinde dinlemiştim.Büyü için Cevşen'in kesinlikle okunması gerektiğini söylemişti..
    Hüsn-ü Aşk...



    Gayr-ı Meşru Bir Muhabbetin Neticesi Merhametsiz Bir Adavettir.


  7. #7
    Vefakar Üye Sağ Yolun Yolcusu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    Bazen Giresun; Bazen Manisa
    Mesajlar
    484

    Standart

    19. MEKTUP

    Hem, nakl-i sahih-i kati ile, muzır bir sâhir olan Lebid-i Yahudi, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmı rencide etmek için acip ve müessir bir sihir yapmış. Bir tarağa saçları sarmış, üstünde sihir yapmış, bir kuyuya atmış. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Hazret-i Ali'ye ve Sahabelere ferman etmiş: "Gidiniz, filân kuyuda bu çeşit sihir âletlerini bulup getiriniz." Gitmişler, aynen öyle bulup getirmişler. Herbir ipi açıldıkça, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm dahi rahatsızlığından hiffet buluyordu.(Buharî, Tıb: 47, 49, 50; Edeb: 56; Daavât: 57; Bedü'l-Halk: 11; Müslim, Selâm: 43; İbni Mâce, Tıb: 45; Müsned, 6:57, 63, 96; Ali el-Kari, Şerü'ş-Şifâ, 1:706; Tebrîzî, Mişkâtü'l-Mesâbîh, (tahkik: el-Elbânî), 3:174, no. 5893.)

    Ey nefsim! Bir dakika gülmeye bedel on saat ağlıyorsun.


  8. #8
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    büyünün ve tesirin sureti ve yöntemi değişmiş zannediyorum abiciğim. bir konuda bunu epey irdelemiştik.

    değişik bir görüş ile aşağıdaki linkte biraz temas edilmişti ağabeyim bakarsanız.
    Her Şey Cenabı Allah'ın Elinde ve İradesinde İse Büyü Niçin Tesir Eder? Ettirilir?

  9. #9
    Ehil Üye beylikdüzü73 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/beylikdüzü
    Mesajlar
    1.163

    Standart

    Bende şunu söylüyorum,

    1. Büyü gerçektir.
    2. Ancak şu zamanda yapmayı bilen yoktur. Büyü yapıyorum diyen düzenbazdır.
    3. Eğer olsaydı bu iletişim çağında çokça intişar edecekti. Birileri ya da bir zümre bu işten büyük iktidar elde edeceklerdi.
    4. Ayrıca içinizden herhangi biri büyü yapabilen biriyle karşılaştı mı? Tanıdıklarınızdan biri büyü yapabilen birini görmüş mü? Hayır. Sadece büyüyü bozduğunu iddia eden düzenbazlara çokça rastlıyoruz o kadar. Bu kişilere gidildiğinde sende büyü var diyorlar. Doğal olarak tabi. Sende büyü yok dese ekmeğinden olacak adam değil mi?
    ________________

    Andolsun ki Duha'ya
    Ve leyl-i iza seca'ya
    Rabbin ne terkeder seni,
    Ne darılır sana.
    ________________
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

  10. #10
    Pürheves Semanur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    263

    Standart

    Alıntı beylikdüzü73 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bende şunu söylüyorum,

    1. Büyü gerçektir.
    2. Ancak şu zamanda yapmayı bilen yoktur. Büyü yapıyorum diyen düzenbazdır.
    3. Eğer olsaydı bu iletişim çağında çokça intişar edecekti. Birileri ya da bir zümre bu işten büyük iktidar elde edeceklerdi.
    4. Ayrıca içinizden herhangi biri büyü yapabilen biriyle karşılaştı mı? Tanıdıklarınızdan biri büyü yapabilen birini görmüş mü? Hayır. Sadece büyüyü bozduğunu iddia eden düzenbazlara çokça rastlıyoruz o kadar. Bu kişilere gidildiğinde sende büyü var diyorlar. Doğal olarak tabi. Sende büyü yok dese ekmeğinden olacak adam değil mi?
    Ben tam tersine hala yapanların olduğuna inanıyorum
    Zaten büyük bir çark var belli ki siz karşılaşmamışsınız( Allah karşılaştırmasın)

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. hayvan sahipleri ve büyü.
    By yusufmambo in forum İstek, Öneri ve Forum Yardımı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.02.14, 07:40
  2. Büyü ????
    By tamer-bursa in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09.10.09, 21:10
  3. Bu Büyü Böyle(ce) Bozuldu...
    By **Muttakİ** in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.12.08, 23:54
  4. Büyü Ve Cinlere Karşi
    By hanzala61 in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.10.08, 17:38

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0