+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 5 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 46

Konu: Kafirlerin Cehennemde Kalacaklarına Dair Olan Hüküm Nazari Degil Kitabidir

  1. #1
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart Kafirlerin Cehennemde Kalacaklarına Dair Olan Hüküm Nazari Degil Kitabidir

    بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ




    Zamanımızdaki dini tamir davasında din tahribi yapanlardan(bazılarının) saf zihinler üzerine yaptıkları tahriplerden biri de "bir kafir ebedi olarak cehennemde kalmıyacak veyahut birileri insanlığa fayda sunmuşsa(Edison gibi) bu onun cehennemden necatına vesile olur vs vs " gibi hükümlerdir.Onlara tenkid geldiginde "nerden biliyorsun Allah iyiligi karşılıksız bırakmaz bu nedenle cehennemden azad eder" gibi basit ve kalitesiz ve cahilce sözler söylerler.Onlardan biri de yakın zamanda "biz kafirler cennete girmeyiz dersek onlar da müslümanlar girmez derler.Bu da hoşumuza gitmez.Cennet müslümana mahsus degil" manasındaki sözleri tabiri caizse "sadık ahmakların sözlerinden bir sözdür".Hüsn-ü zannımızdan "sadık" diyoruz yoksa dünyevi menfaatlar uğrunda "Âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin(Bakara 41,Maide 44) ayetlerine muhalefet edenlerin var olduğunu ilmelyakin bazen de aynelyakin biliyoruz.Şuraya kadar aciz bir bir abd olarak kendi görüşlerimi ve muhakemelerimden paylaşmak istedim.Sözü kısa kesip evvela E'delel Adilin(Adillerin en adilin) olan adalet-i mutlak sahibi olan Cenab-ı Erhamurrahiminin kelamından bu konuya dair olan hükmü soracağız ve dinleyelim Rabbimiz neler buyuruyor.Ayetleri okuduktan sonra da kendi kendimize soralım "acaba ebediyet mevzusu ve kafirlerin yaptıkları iyiliklerin onları ahirette cehennemden kurtaramıyacağı hükmü nazari mi yoksa kitabi mi" diye.Bakalımki
    mübarek ehl-i sünnet imamlarımızın verdikleri en sağlam ve mükemmel hükmün kitabullahtan alındığını tasdik edip "Allah'ın ayetlerini az bir dünya menfaati karşılığında satanların" rezilliklerini görelim.

    Evvela akla şu soru gelebilir."Allah Ğafur-ur Rahimdir.Bir noktadan sonra kafirleri affedip cehennemden çıkarabilir mi?"Bu sorunun cevabını yine Kur'an veriyor.


    وَعَدَ اللّهُ الْمُنَافِقينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِدينَ فيهَا هِىَ حَسْبُهُمْ وَلَعَنَهُمُ اللّهُ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُقيمٌ

    Mealen:"Allah erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşini vadetti. O, onlara yeter. Allah onlara lanet etmiştir. Onlar için sürekli bir azap vardır."(Tevbe-68)

    Allah(c.c.) yukarıdaki ayet-i kerimde "veedellahu" kelimesiyle cehennemin kafirlere bir vaad olduğunu buyuruyor.Demek ebedi cehennem azabı bir vaaddir ki.Allah'ın va'dinden dönmeyecegine dair birkaç ayetten mealen iktibas edelim.

    Şüphesiz Allah va'dinden dönmez.(Al-i İmran 9,Ra'd 31,Zümer 20).Aynı şekilde "Şüphesiz sen, vadinden dönmezsin" şeklinde Al-i İmran 194'te).

    Allah sonradan affeder deyip bu vaadin yerine getirilmeyecegi görüşü Allah'ta noksan aramak,kudretini tekfir,ilmini tenkis ve bu ayetleri şakaya almaktır.

    Bu kısmı geçtikten sonra asıl konu olan kafirlerin ebedi olarak cehennemde kalacağını ve onların iyiliklerinin onları cehennemden kurtaramıyacağını şiddetle vurguluyan ayet-i kerime meallerine bakalım.Ancak şunu da hatırlatmakta fayda var.Kafirlerin ebedi cehennemde kalacağını ifade eden herbir ayet onların dünyevi iyiliklerinin fayda vermiyecegi anlamına da gelmektedir.Çünkü insanlardan ilk istenen imandır.Cennetin anahtarı da imandır.

    Bakara Suresinden:İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.(39)

    Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.(217)

    Allah iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kafirlerin velileri ise tâğuttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalırlar.(257)

    Al-i İmran Suresinden:

    Kim İslam'dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.-İman ettikten, Peygamberin hak olduğuna şahitlik ettikten ve kendilerine açık deliller geldikten sonra inkar eden bir toplumu Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah zalim toplumu doğru yola iletmez.-İşte onların cezası; Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lanetinin üzerlerine olmasıdır.-Onun (lanetin) içinde ebedi kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz açtırılmaz.(Al-i İmran,85,86,87,88)

    İnkar edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah'a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.(116)

    Nisa Suresinden:

    Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve onun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır.(14)

    Şüphesiz inkar edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.-Şüphesiz inkar edenler ve zulmedenler (var ya) Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.-(Allah onları) ancak içinde ebedi kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah'a çok kolaydır.(167-168-169)

    Maide Suresinden:

    Onlardan birçoğunun(İsrail oğulları) inkar edenleri dost edindiklerini görürsün. Andolsun ki kendileri için önceden (ahirete) gönderdikleri şey; Allah'ın onlara gazap etmesi ne kötüdür! Onlar azap içinde ebedi kalıcıdırlar.(80)

    En'am Suresinden:

    Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan olan dostları, "Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık" diyecekler. Allah da diyecek ki: "Allah'ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir." Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.(128)

    A'raf Suresinden:

    Âyetlerimizi yalanlayanlar ve onlara uymayı kibirlerine yediremeyenlere gelince işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.(36)

    Tevbe Suresinden:

    Allah'a ortak koşanların, inkârlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah'ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedî kalacaklardır.(17)

    Allah'a ve Resûlüne karşı gelen kimseye, içinde ebedî kalacağı cehennem ateşinin olduğunu bilmediler mi? İşte bu, büyük bir rezilliktir.(63)

    Allah erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşini vadetti. O, onlara yeter. Allah onlara lanet etmiştir. Onlar için sürekli bir azap vardır.(68)

    Yunus Suresinden

    Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah(ın azabın)dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarla örtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.(27)

    Sonra da zulmedenlere, "Ebedî azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz" denilecektir.(52)

    Ra'd Suresinden:

    Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.(5)

    Nahl Suresinden:

    O kafirler, nefislerine zulmederlerken melekler onların canlarını alır da onlar teslim olup, "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" derler. (Melekler de şöyle diyecekler "Hayır! Allah sizin yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilmektedir."-"Haydi, içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!"(29)

    Ta ha Suresinden:

    (Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir (Kur'an) verdik.-Kim ondan yüz çevirirse şüphesiz ki o, kıyamet gününde ağır bir günah yükü yüklenecektir.-Onlar o günahın cezası içinde ebediyen kalacaklardır. Sûra üfürüleceği gün1 bu ağır yük onlar için ne kötü bir yüktür!(99-100-101)


    Furkan Suresi:

    Onlar, Allah ile beraber başka bir ilaha kulluk etmeyen, haksız yere, Allah'ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. Kim bunları yaparsa ağır azaba uğrar.(68-69)

    Secde Suresinden:

    (Onlara şöyle denilecek "O halde bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedi azabı tadın."(14)

    Ahzab Suresinden:

    Şüphesiz Allah kâfirlere lanet etmiş ve onlara alevli bir ateş hazırlamıştır.-Onlar, orada ebedi olarak kalacaklardır. Hiçbir dost, hiçbir yardımcı bulamayacaklardır.(64-65)

    Zümer Suresinden:

    İnkar edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: "Size içinizden, Rabbinizin âyetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar da, "Evet geldi" derler. Fakat inkarcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.-Onlara şöyle denir: "İçinde ebedi kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların kalacağı yer ne kötüdür!" (71-72)

    Mu'min Suresinden:

    Onlara, "Ebedî kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!" (denir).(76)

    Fussilet Suresinden:

    İnkâr edenler dediler ki: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın."-İnkâr edenlere mutlaka şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsü ile cezalandıracağız.-İşte böyle, Allah düşmanlarının cezası ateştir. Âyetlerimizi inkar etmelerinin cezası olarak orada onlar için ebedilik yurdu vardır.(26-27-28)

    Mücadele Suresinden:

    Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.(17)

    Tegabun Suresinden:

    İnkar eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedi kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!(10)

    Cin Suresinden:

    "Ancak Allah'tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O'nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah'a ve Resülüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır."

    Beyyine Suresinden:

    Şüphesiz, inkâr eden kitap ehli ile Allah'a ortak koşanlar, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar yaratıkların en kötüsüdürler.(6)

    Bunlar sadece örneklerdi.Hepsi yazılmaya çalışılsa sayfaları bulur.Bu ayetleri bilen ve kabul eden her müslüman tasdik ederki imanın tüm şartlarına inanmamış halde ahirete intikal eden bir kimseye cennet yoktur.

    Son olarak birkaç hadis-i şerif meali nakletmek istiyorum.

    Resülü'ne inanarak İncil'e sadık biri veya aynı şekilde Allah'a ve Resülü'ne inanarak Tevrat'a bağlı biri, sonradan sana tabi olmazsa, bu kişiler hakkında ne buyurursunuz? " dedi.
    Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
    " Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, bu ümmetten biri ve yahudi ve hristiyan bir kişi beni dinlemez ve getirdiğimi kabul etmeden ölürse, KESİNLİKLE CEHENNEMLİKTİR.
    ( EBU HUREYRE, İMAM-I AHMED BİN HANBEL - EL-MÜSNED )

    Beni duyup iman etmeyen yahudi ve hristiyan elbette CEHENNEME GİRECEKTİR. (HAKİM)

    CENNETE SADECE MÜSLÜMAN OLAN GİRER. (BUHARİ)


    Muhammedin nefsini kudret elinde bulunduran Allaha yemin ederim ki; bu ümmetten (insanlardan) herhangi biri, ister Yahudi, ister Hıristiyan olsun; benim gönderildiğim şeye (Kurana ve risale time) iman etmeden ölürse, O cehennemliklerden olur.(Müslim)


    سُبْحَانَكَ لَاعِلْمَ لَنَا اِلَّا مَاعَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَليمُ الْحَكيمُ


    رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا اِنْ نَسينَا اَوْ اَخْطَاْنَا رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا اِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذينَ مِنْ قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَناَ وَارْحَمْناَ اَنْتَ مَوْلينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرينَ


    Ene-Zerre
    13.09.2008

  2. #2
    Vefakar Üye yuksek-Sadakat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    313

    Standart

    Selamun Aleykum,
    Kiymetli calismaniz icin sizi Tebrik ederim.
    Bu gunlerde derslerimizde konu donup dolasip buna getiriliyordu.UZerinde cesitli fikirler soylendikten sonra kapaniyor bir sonraki hafta tekrar aciliyordu.Bunu anlamakta zorlandim,galiba birileri bunu gundeme getiriyor ki milletin kafasinda yer etmis.

  3. #3
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Sanırım çalışmayı yapan arkadaş meseleyi anlamamış. Yada meseleyi üçüncü ağızlardan dinlediği için tam bir malumata sahip olmamış.

    Bu meselede söylenen şudur; Hayırlı işler yapan muhakkak mükafatını alır. Zerre miskal olsada. Bunun delili Zilzal Suresi ile Üstad'ın Peygamberimizin amcasının cehennem içinde hususi bir cennete idhal edilebiileceğini beyan etmesidir.

    Diğer bir husus ise Ehl-i Kitab'tan Allah'a ahiret gününe inanmış ve hayırlı işler yapan ve Kur'an'da Ehl-i Kitab'tan Mü'minler diye tesmiye ve iltifat edilenlerdir. Hem Risale-i Nur 'un ikinci dünya savaşında ki mazlumların bir nevi şehit kabul edilebileceğini beyanı, hem dindar ve hakikat-i dini-i İseviye dahil olanlardan bahsi, Cennetin Mü'minlere ve mazlumlara layık olduğu kanaatini getiriyor.
    Ayrıca konu edilen hususta Üstad'ın asırımızı yarı fetret görmesi nazara verilerek, bu bilgi kirliliğinde Müslümanlar dahi hakikatin izini kaybetmişken gayr-ı Müslümlerden batılı hakikat diye yüyüne gözüne sürenlerin zulm etmemek şartı ile ehl-i necat olabileceği ümit makamında söylenmiş.

    Bahsi geçen iddialar da asla kafirin cennet gitmesinden bahsedilmemektedir. Yada tüm ehl-i kitabın cennetlik olduğu iddia edilmemiştir.Çoğunun Kur'anın emri ile kafir olduğu beyan edilip, aralarında Mü'minlerin olduğu müjdelenmiştir. Konu edilen husus hayırlı işler yapanların mükafat görmesi ve Peygamberimize, İslam'a saygı gösteren ve zarar vermeyen kafir ve dinsiz olsa dahi cehennem içinde hususi bir cennete halk edilebileceğidir.
    Ayrıca bahsi geçen meselede niyet Mü'minlik tanımını ülfet edilen manalarını değil Kur'an'ın tarifettiği manalarını serd etmektir. Hal böyle olunca bazı ehl-i kitabın Kur'an tarafından Mü'minlik sıfatı ile taltif edildiği görülmüş ve nazara verilmiş. Ama kalbinde muhabbet yerinde mazinin çocukları gibi başkasına husumet ve adavet mesleği taşıyanlar tıpkı Yahudi ve Hristiyanlar gibi cenneti kendi Müslümanlıklarına münhasır görmüşler ve itiraz ediyorlar. Güya İslamı kurtaracaklar. Sanki uhrevi meselelerde rekabet var ve sanki cennet mahdud bir yer.

    Hem meselede nazara verilen diğer bir hususta bazı ehl-i kitabın Mü'min olduğu halde yani, ahirete ve tek bir Allah'a inanıp hayılı işler yaptığı ve zulm etmediği halde kendine Müslüman demiyerek İsevi namı ile işlerinin Müslüman olmasıdır. Elbette bu türden insanların varlığı muhakkaktır. Bu gibileri teşvik ve küstürmemek ve hem böylelerinin ehl-i necata olmaları arzusu ve duası ile cennete dahil olmalarını ümit etmek hüküm olamaz, iddia değildir. İçtihad demek iftiradır. Böyle niyetlere sahip olanları bu tür yazılarla kınamak doğru olmaz.

    Demek bir şeyi yazarken o hususu iyice araştırmak ve kaynağına ulaşmak lazım. Üçüncü şahıslardan duyulan yarım yamalak bilgiler böyle garip yazılara sebep olur. Karıştırmaktan başka hiç bir hizmeti olmaz.

    Muhabbetle
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  4. #4
    Vefakar Üye yuksek-Sadakat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    313

    Standart

    Seha kardesim Ene-zerre`nin calismasi, Risale-i Nurlarda gecen senin bahsettigin o mevzularin haricindedir.Ben oyle anladim.
    Benim sozunu ettigim derslerde soylenen fikirler ise "Merhametim gazabimi kusatmistir-gecmistir" hadisi kudsisine dayandirilarak,herkesin cennete vardirilacagi mulahazasina variliyor.

    Ene-Zerre kardesin calismasini bu makamda yorumladim ben.Kaldi ki Risale-i Nurlarda kafirin neden cehennem derecesine sukut ettigi kat`i delillerle ispat edilmistir.

    Muhabbetle..

  5. #5
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Ayetleri okuduktan sonra da kendi kendimize soralım "acaba ebediyet mevzusu ve kafirlerin yaptıkları iyiliklerin onları ahirette cehennemden kurtaramıyacağı hükmü nazari mi yoksa kitabi mi" diye.
    İşârâtü'l-İ'câz'da şöyle bir soru ve cavap var.Belki konuya uygun olur düşüncesi ile ekliyorum.

    S - Pekâlâ, o ebedî ceza hikmete muvafıktır; kabul ettik. Amma merhamet ve şefkat-i İlâhiyeye ne diyorsun?

    C - Azizim! O kâfir hakkında iki ihtimal var. O kâfir, ya ademe gidecektir veya daimî bir azap içinde mevcut kalacaktır.

    Vücudun-velev Cehennemde olsun-ademden daha hayırlı olduğu vicdanî bir hükümdür. Zira adem, şerr-i mahz olduğu gibi, bütün musibet ve mâsiyetlerin de merciidir. Vücut ise, velev Cehennem de olsa, hayr-ı mahzdır.

    Maahaza, kâfirin meskeni Cehennemdir ve ebedî olarak orada kalacaktır.

    Fakat kâfir, kendi ameliyle bu duruma kesb-i istihkak etmişse de, amelinin cezasını çektikten sonra, ateşle bir nevi ülfet peyda eder ve evvelki şiddetlerden azade olur.

    O kâfirlerin dünyada yaptıkları a'mâl-i hayriyelerine mükâfaten, şu merhamet-i İlâhiyeye mazhar olduklarına dair işârât-ı hadisiye vardır.

    Maahaza, cinayetin lekesini izale veya hacaletini tahfif, veyahut icrâ-yı adalete iştiyak için cezayı hüsn-ü rıza ile kabul etmek, ruhun fıtrî olan şe'nidir.

    Evet, dünyada, çok namus sahipleri, cinayetlerinin hicabından kurtulmak için, kendilerine cezanın tatbikini istemişlerdir; ve isteyenler de vardır.(İşârâtü'l-İ'câz)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  6. #6
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Yükseksadakat kerdeşim, elbette bazı farklılıklar olabilir. Ancak, çalışmasında bahsettiği gibi bir mevzuu ve iddia veya içtihad varsa ifrattır, dalalettir. Çalışması sırasında bazı uslub, tavrı ve sözleri ise tefrite kapı açmaktadır.

    Ben de ikisinin ortasını göstermek murad ettim.

    Kafirler asla cennete gitmez. Yaptıkları iyiliklerin mükafatı da bu dünyada ya peşin ödenir veya cehennemde azabının hafifletmesine sebep verir. Bunun dışında bir iddia söz etmeye değmez bir hezeyandır.

    Ancak İslam dinine mensub olandan başka herkezin ehl-i cehennem ilan etmek "Yahudiler sadece kendilerini, hristiyanların sadece kendilerinin cennete girebileceklerini söylemesi" meselesindeki gibi Yahudi ve Hristiyan gibi söylemektir.

    Elbette cennete sadece Müslümanlar girecek. Ama Üstad'ın dediği gibi bazen o caddede gidiyor, ama bilmiyor.

    Demek cenete gidecek olan Müslüman sıfat ve amellerdir. Elbette Müslüman sıfatları galip ve o sıfatlarla amel eden , tek bir Allah'a ve ahiret gününe iman edip hayırlı işer yapan, zulmetmeyen ehl-i Kitab Emr-i Kur'an ile mükafatını alacak ve mahzun olmayacaktır.

    Burdaki Emr-i Kur'aninin bahsettiği mükafatın o türden Ehl-i Kitab için cennet olmasını ümit etmek ve onlara bunu müjdelemek ve Ehl-i İslam ile böyle hakiki İsevilerin arasından Kur'anın emretmediği adaveti kaldırıp ittihadlarına kapı açıp küfrü ve zulmü beraberce yok etmeleri için teşvik etmeyi kapatmak ve hatta kimilerinin yaptığı gibi eleştirmek doğru bir hareket olmaz ve alkışlanmaz kaanatindeyim.

    Muhabbetle
    Konu Seha tarafından (13.09.08 Saat 14:23 ) değiştirilmiştir.
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  7. #7
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    Alıntı Seha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sanırım çalışmayı yapan arkadaş meseleyi anlamamış. Yada meseleyi üçüncü ağızlardan dinlediği için tam bir malumata sahip olmamış.

    Bu meselede söylenen şudur; Hayırlı işler yapan muhakkak mükafatını alır. Zerre miskal olsada. Bunun delili Zilzal Suresi ile Üstad'ın Peygamberimizin amcasının cehennem içinde hususi bir cennete idhal edilebiileceğini beyan etmesidir.

    Diğer bir husus ise Ehl-i Kitab'tan Allah'a ahiret gününe inanmış ve hayırlı işler yapan ve Kur'an'da Ehl-i Kitab'tan Mü'minler diye tesmiye ve iltifat edilenlerdir. Hem Risale-i Nur 'un ikinci dünya savaşında ki mazlumların bir nevi şehit kabul edilebileceğini beyanı, hem dindar ve hakikat-i dini-i İseviye dahil olanlardan bahsi, Cennetin Mü'minlere ve mazlumlara layık olduğu kanaatini getiriyor.
    Ayrıca konu edilen hususta Üstad'ın asırımızı yarı fetret görmesi nazara verilerek, bu bilgi kirliliğinde Müslümanlar dahi hakikatin izini kaybetmişken gayr-ı Müslümlerden batılı hakikat diye yüyüne gözüne sürenlerin zulm etmemek şartı ile ehl-i necat olabileceği ümit makamında söylenmiş.

    Bahsi geçen iddialar da asla kafirin cennet gitmesinden bahsedilmemektedir. Yada tüm ehl-i kitabın cennetlik olduğu iddia edilmemiştir.Çoğunun Kur'anın emri ile kafir olduğu beyan edilip, aralarında Mü'minlerin olduğu müjdelenmiştir. Konu edilen husus hayırlı işler yapanların mükafat görmesi ve Peygamberimize, İslam'a saygı gösteren ve zarar vermeyen kafir ve dinsiz olsa dahi cehennem içinde hususi bir cennete halk edilebileceğidir.
    Ayrıca bahsi geçen meselede niyet Mü'minlik tanımını ülfet edilen manalarını değil Kur'an'ın tarifettiği manalarını serd etmektir. Hal böyle olunca bazı ehl-i kitabın Kur'an tarafından Mü'minlik sıfatı ile taltif edildiği görülmüş ve nazara verilmiş. Ama kalbinde muhabbet yerinde mazinin çocukları gibi başkasına husumet ve adavet mesleği taşıyanlar tıpkı Yahudi ve Hristiyanlar gibi cenneti kendi Müslümanlıklarına münhasır görmüşler ve itiraz ediyorlar. Güya İslamı kurtaracaklar. Sanki uhrevi meselelerde rekabet var ve sanki cennet mahdud bir yer.

    Hem meselede nazara verilen diğer bir hususta bazı ehl-i kitabın Mü'min olduğu halde yani, ahirete ve tek bir Allah'a inanıp hayılı işler yaptığı ve zulm etmediği halde kendine Müslüman demiyerek İsevi namı ile işlerinin Müslüman olmasıdır. Elbette bu türden insanların varlığı muhakkaktır. Bu gibileri teşvik ve küstürmemek ve hem böylelerinin ehl-i necata olmaları arzusu ve duası ile cennete dahil olmalarını ümit etmek hüküm olamaz, iddia değildir. İçtihad demek iftiradır. Böyle niyetlere sahip olanları bu tür yazılarla kınamak doğru olmaz.

    Demek bir şeyi yazarken o hususu iyice araştırmak ve kaynağına ulaşmak lazım. Üçüncü şahıslardan duyulan yarım yamalak bilgiler böyle garip yazılara sebep olur. Karıştırmaktan başka hiç bir hizmeti olmaz.

    Muhabbetle
    Evvela:Anlaşılan o ki siz meseleyi yanlış anlamışsınız.Eger 3. ağızdan sözüyle Kur'an'ı kastettiyseniz doğru söylediniz.Her nedense kabul edilmiyen mes'eleler başkasından duyulunca 3. ağızdan duyulmuş gibi ifadeler kullanılıuyor.Neyse...

    Bu mes'elede (yazıda) hiçbir noktada ehl-i sünnete muhalefet etmedim.Tersine ehl-i sünnetin bu mes'elede olan "kendisine risalet haberi ulaştığı halde kabul etmeyerek ölen ebedi cehenneme girer" hükmünü te'yid edici açıklamalarda bulundum.

    Saniyen:Zilzal suresinin son iki ayet-i azimesinde buyurulan "Kim ki zerrre miskal hayırda işlerse karşılığını görecek,ver her kim ki zerre miskal şer işlerse karşılığını görecek" hüküm asla ve kat'a kafirlerin bu mükafatı cennette görecekleri anlamına gelmez.Üstadımızın belirttigi gibi bu olsa olsa cehennemde bir nevi ülfet peyda edilmeyle mükafatlandırılır.Ebu Talip konusuna gelince üstadımız "Cehennem’e gitse de; yine Cehennem içinde bir nevi hususî Cennet’i, onun hasenatına mükâfaten halkedebilir. Kışta bazı yerde baharı halkettiği ve zindanda -uyku vasıtasıyla- bazı adamlara zindanı saraya çevirdiği gibi, hususî Cehennem’i, hususî bir nevi Cennet’e çevirebilir…"Üstadın bu sözünü "cehennemde Ebu Talib'e cennet oluşturulacak diye anlamak yanlıştır.Üstadımız "bir nevi cennet oluşturulacak" buyuruyor.Verdigi örnekten de bunu anlıyoruz.Bu sözlerden üstadımızın şu hadis-i şerif rivayetini delil aldığı kanaatı bende hakim.Müslim'de geçen sahih bir rivayette Hz.Resulullah(a.s.m.) şöyle buyuruyor:Cehennemde en hafif azap Ebu Talib’e yapılır. Ayaklarında ateşten iki nalın olacak, bunların sıcaklığından beyni kaynayacaktır...Bu da Ebu Talib için bir nevi cennet degil midir?

    Salisen:"Diğer bir husus ise Ehl-i Kitab'tan Allah'a ahiret gününe inanmış ve hayırlı işler yapan ve Kur'an'da Ehl-i Kitab'tan Mü'minler diye tesmiye ve iltifat edilenlerdir. " sözünüzle "Şüphe yok ki iman edenler ve Yehudîler, Nasranîler, Sabiîler bunlardan her kim Allaha ve Ahıret gününe hakikaten iman eder ve salih bir amel işlerse elbette bunların Rableri yanında ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur ve bunlar mahzun olacak değillerdir " ayetini kastedip onların Allah'ın indirdigine ve resulüne ve diger imanın şartlarına inanmadan cennete gireceklerini düşünüyorsanız biliniz ki;Hem Kitabullah'a hem de hadis-i şeriflere ve "üstadım" dediginiz Bediüzzaman hazretlerine deger verir misiniz bilemem ehl-i sünnetin itikad imamlarına muhalefet ettiniz.

    Resülü'ne inanarak İncil'e sadık biri veya aynı şekilde Allah'a ve Resülü'ne inanarak Tevrat'a bağlı biri, sonradan sana tabi olmazsa, bu kişiler hakkında ne buyurursunuz? " dedi.
    Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

    " Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, bu ümmetten biri ve yahudi ve hristiyan bir kişi beni dinlemez ve getirdiğimi kabul etmeden ölürse, KESİNLİKLE CEHENNEMLİKTİR.
    ( EBU HUREYRE, İMAM-I AHMED BİN HANBEL - EL-MÜSNED )

    Muhammedin nefsini kudret elinde bulunduran Allaha yemin ederim ki; bu ümmetten (insanlardan) herhangi biri, ister Yahudi, ister Hıristiyan olsun; benim gönderildiğim şeye (Kurana ve risale time) iman etmeden ölürse, O cehennemliklerden olur.(Müslim)


    (Sizi bilmem) ama bazı müslüman kardeşlerimize ayetlerden bahsedince aman bahsetme tefsirine bak öyle hüküm var diyorlar ama görüyoruz ki tefsirine bakmadan hüküm veren kardeşlerimiz çok.Muteber tefsirlerden Bakara 62'ye ait tefsirlere baktığımızda İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.(Bakara 39) gibi naklettigim onlarca ayet-i kerimeye dayanarak Bakara 62'de kastedilen mananın te'vil edildigini görürüz.Doğru olan da budur.

    Rabian:2.Dünya savaşında ölenlere ait üstadın hükmü sizin anladığınız şekilde degildir.Bu konu sitemizde tartışılmıştı.Linklere de baksan üstadın bu hükmünü daha daha iyi anlayacağını umuyorum.Risalet-i Muhammediyeyi(a.s.m.)'ı işitip de iman etmiyen mazlum da olsa ehl-i cennet degildir.

    Fetret Kavramı ve Bediüzzaman'ın Yorumu

    Risalede Hristiyanların Necat Meselesi

    Hamisen:"Hal böyle olunca bazı ehl-i kitabın Kur'an tarafından Mü'minlik sıfatı ile taltif edildiği görülmüş ve nazara verilmiş. Ama kalbinde muhabbet yerinde mazinin çocukları gibi başkasına husumet ve adavet mesleği taşıyanlar tıpkı Yahudi ve Hristiyanlar gibi cenneti kendi Müslümanlıklarına münhasır görmüşler ve itiraz ediyorlar. Güya İslamı kurtaracaklar. Sanki uhrevi meselelerde rekabet var ve sanki cennet mahdud bir yer."Hakikata aykırı hüküm verdiniz.Allah "İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır."hükmü varken "mazi çocukları gibi" tabirini kullanmanız ve bu hükmü "husumet ve adavet" sıfatlarıyla bağdaştırmanız ne kadar da dengesizliktir!!!.Bu itikadınız başta dedigim gibi Kur'an'a da sünnete de tüm ehl-i sünnete de zıt bir hükümdür.Başta Kur'an'ı sonra Resulullah'ı sonra da Bediüzzamanları mazinin çocuklarına benzettiniz.Yazık.

    Beni duyup iman etmeyen yahudi ve hristiyan elbette CEHENNEME GİRECEKTİR. (HAKİM)

    CENNETE SADECE MÜSLÜMAN OLAN GİRER. (BUHARİ)


    Her cümlende Risale şöyle,üstad böyle buyurdu diyorsun ama risaleden anlamadığın belli.İtikad bir olmayınca anlamak da farklı oluyormuş.

    "Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü'minler de (iman ettiler). Her biri; Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: "Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz." Şöyle de dediler: "İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır."(Bakara-285)

    Bu âyet-i ecma ve a’lâ ve ekber’in bir küllî ve uzun nüktesini beyan etmeğe, bir dehşetli manevî sual ve bir azametli ve İlahî bir nimetin inkişafından neş’et eden bir hal sebebiyet verdiler. Şöyle ki: Manen ruha geldi; neden bir cüz’î hakikat-ı imaniyeyi inkâr eden kâfir olur ve kabul etmeyen müslüman olmaz? Halbuki Allah ve âhirete iman bir güneş gibi o karanlığı izale etmek lâzım geliyor. Hem neden bir rükün ve hakikat-ı imaniyeyi inkâr eden mürted olur, küfr-ü mutlaka düşer ve kabul etmeyen İslâmiyetten çıkar? Halbuki sair erkân-ı imaniyeye imanı varsa, onu küfr-ü mutlaktan kurtarmak lâzım geliyor?

    Elcevab:İman altı rüknünden çıkan öyle bir vahdanî hakikattır ki, tefrik kabul etmez. Ve öyle bir küllîdir ki, tecezzi kaldırmaz. Ve öyle bir külldür ki kabil-i inkısam olmazlar. Çünki herbir rükn-ü imanî, kendini isbat eden hüccetleriyle sair erkân-ı imaniyeyi isbat eder. Herbiri herbirisine gayet kuvvetli bir hüccet-i a’zam olur. Öyle ise bütün erkânı, bütün delilleriyle sarsmayan bir fikr-i bâtıl, hakikat nazarında bir tek rüknü, belki bir hakikatı ibtal edip inkâr edemez. Belki adem-i kabul perdesi altında gözünü kapamakla, bir küfr-ü inadî yapabilir. Gitgide küfr-ü mutlaka düşer, insaniyeti mahvolur. Hem maddî, hem manevî Cehennem’e gider(Meyve Risalesi'nden)

    Seha:"Hem meselede nazara verilen diğer bir hususta bazı ehl-i kitabın Mü'min olduğu halde yani, ahirete ve tek bir Allah'a inanıp hayılı işler yaptığı ve zulm etmediği halde kendine Müslüman demiyerek İsevi namı ile işlerinin Müslüman olmasıdır. Elbette bu türden insanların varlığı muhakkaktır. Bu gibileri teşvik ve küstürmemek ve hem böylelerinin ehl-i necata olmaları arzusu ve duası ile cennete dahil olmalarını ümit etmek hüküm olamaz, iddia değildir. İçtihad demek iftiradır. Böyle niyetlere sahip olanları bu tür yazılarla kınamak doğru olmaz."

    Bu kadar zahiri ayet-i azimeler varken hala te'viller yapıp onlara yer açmak ne kadar da kötüdür.Halbuki:«Sarahat-ı Kur’aniye te’vil kaldırmaz.» (O.L. sh: 125)

    Kâfir ve münafıkların Cehennemde yanmala­rını ve azap ve cihad gibi hadiseleri kendi şefkatine sı­ğıştır­mamak ve tevile sap­mak, Kur’ân’ın ve edyân-ı se­mâvi­yenin bir kısm-ı azîmini inkâr ve tekzip olduğu gibi, bir zulm-ü azîm ve gayet derecede bir merhametsiz­liktir.» (Kastamonu Lâhikası sh: 75)

    Üstadın buyurduğu gibi:«Sarahat-ı Kur’aniye te’vil kaldırmaz.» (O.L. sh: 125)

    «Hazret-i Ali radiyallahu anhü’nün Kaside-i Ercûze ve Celcelûtiyesindeki şiddetli alâkadarlığını murad et­tiği bir Varis-i Nebi ve Mukavvi-i Din ve Hâmil-i İsm-i Âzam olan Risale-i Nur ve müellifi olduğu. Çünkü, bütün dünya meydandadır ve bütün nida­ları işitiyoruz ekse­riya hare­ketleri görüyoruz ki hak ve hakikatte ya­nılma­yan veKur’ân’ın hukukunu emrolunduğu gibi te­’­vilsiz muha­fazaya çalışan “Risale‑i Nur’dur” diye şek ve şüphesiz olarak Hazret-i Ali ra­diyallahu Anhü’nün muhatabı o ol­du­ğunu kat’i ispat eder.» (Lem’alar sh: 449)

    Seha:Demek bir şeyi yazarken o hususu iyice araştırmak ve kaynağına ulaşmak lazım. Üçüncü şahıslardan duyulan yarım yamalak bilgiler böyle garip yazılara sebep olur. Karıştırmaktan başka hiç bir hizmeti olmaz.

    Doğru dediniz Seha gardaşım bir şeyi yazarken o hususu iyice araştırmak ve kaynağına ulaşmak lazım. Üçüncü şahıslardan duyulan yarım yamalak bilgiler böyle garip -ve dengesiz-yazılara sebep olur. Karıştırmaktan başka hiç bir hizmeti olmaz.:smiley21: :smiley21: :smiley21: "

    Yaptığın bazı benzetmeler hoş olmadı ama “Biz muhabbet fedaileriyiz. Husûmete vaktimiz yok."(Hutbe-i Şamiye)

  8. #8
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    Alıntı Abdulbaki Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İşârâtü'l-İ'câz'da şöyle bir soru ve cavap var.Belki konuya uygun olur düşüncesi ile ekliyorum.

    S - Pekâlâ, o ebedî ceza hikmete muvafıktır; kabul ettik. Amma merhamet ve şefkat-i İlâhiyeye ne diyorsun?

    C - Azizim! O kâfir hakkında iki ihtimal var. O kâfir, ya ademe gidecektir veya daimî bir azap içinde mevcut kalacaktır.

    Vücudun-velev Cehennemde olsun-ademden daha hayırlı olduğu vicdanî bir hükümdür. Zira adem, şerr-i mahz olduğu gibi, bütün musibet ve mâsiyetlerin de merciidir. Vücut ise, velev Cehennem de olsa, hayr-ı mahzdır.

    Maahaza, kâfirin meskeni Cehennemdir ve ebedî olarak orada kalacaktır.

    Fakat kâfir, kendi ameliyle bu duruma kesb-i istihkak etmişse de, amelinin cezasını çektikten sonra, ateşle bir nevi ülfet peyda eder ve evvelki şiddetlerden azade olur.

    O kâfirlerin dünyada yaptıkları a'mâl-i hayriyelerine mükâfaten, şu merhamet-i İlâhiyeye mazhar olduklarına dair işârât-ı hadisiye vardır.

    Maahaza, cinayetin lekesini izale veya hacaletini tahfif, veyahut icrâ-yı adalete iştiyak için cezayı hüsn-ü rıza ile kabul etmek, ruhun fıtrî olan şe'nidir.

    Evet, dünyada, çok namus sahipleri, cinayetlerinin hicabından kurtulmak için, kendilerine cezanın tatbikini istemişlerdir; ve isteyenler de vardır.(İşârâtü'l-İ'câz)
    Allah razı olsun abi.Benim kabul ettigim de budur."Ayetleri okuduktan sonra da kendi kendimize soralım "acaba ebediyet mevzusu ve kafirlerin yaptıkları iyiliklerin onları ahirette cehennemden kurtaramıyacağı hükmü nazari mi yoksa kitabi mi" diye. " sözümle kafirlerin ebedi cehennemde kalacağını ve iyiliklerinin onları cehennemden kurtarmıyacağını belirttim.Ülfet konusu mekan konusuna girmediginden zikretmemiştim ama sen tamamladın.Allah razı olsun...

  9. #9
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Alıntı Ene-Zerre Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hakikata aykırı hüküm verdiniz.Allah "İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır."hükmü varken "mazi çocukları gibi" tabirini kullanmanız ve bu hükmü "husumet ve adavet" sıfatlarıyla bağdaştırmanız ne kadar da dengesizliktir!!!.Bu itikadınız başta dedigim gibi Kur'an'a da sünnete de tüm ehl-i sünnete de zıt bir hükümdür.Başta Kur'an'ı sonra Resulullah'ı sonra da Bediüzzamanları mazinin çocuklarına benzettiniz.Yazık.
    Sana yazık ki, velevki senin şahsına hakaret etmiş olsam dahi, sırf damarında dokunduğu için nefsini temize çıkarmak ve haklı görünüp kazanmak adına benim Kur'an'ın, sonra Resulullahı ve Bediüzzamanı mazini çozuklarına benzettiğimi söylemeye vardırdınız. Sizin sözlerinizi, fikrinizi ve iddianızı eleştirmemi onları eleştirmekle eş değer gördüğünüze göre sözlerinizi senet kabul ediyor bir kibir içindesiniz. Yoksa fetva emini misiniz? Esas size yazık!

    Evet hakikat en çok senin gibi fikrine muhalefet edilmesine tahammül edemiyenlerden gizlendi.

    Şu halinile faraza doğuları söylemiş olsan dahi kaybedensin. Kendine yazık ettin.
    Kal sağlıcakla!
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  10. #10
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Alıntı Ene-Zerre Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah razı olsun abi.Benim kabul ettigim de budur."Ayetleri okuduktan sonra da kendi kendimize soralım "acaba ebediyet mevzusu ve kafirlerin yaptıkları iyiliklerin onları ahirette cehennemden kurtaramıyacağı hükmü nazari mi yoksa kitabi mi" diye. " sözümle kafirlerin ebedi cehennemde kalacağını ve iyiliklerinin onları cehennemden kurtarmıyacağını belirttim.Ülfet konusu mekan konusuna girmediginden zikretmemiştim ama sen tamamladın.Allah razı olsun...
    Yazımı okusaydın, yani kibirle okumasaydın, yada kendini savunmak yerinde hakikat için çabalasaydın, farklı bir şey söylemediğimi görecektin.

    Yazık!
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Biri Cennette Diğeri Cehennemde Olan Eşlerin Durumu?
    By DERMAN25 in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 33
    Son Mesaj: 24.08.15, 08:08
  2. Cehennemde Uyanmak!...
    By BiRDüNYaUMuT in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.10.14, 22:48
  3. Vahiy ve Hüküm
    By Bîçare S.V. in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 17.03.09, 07:16
  4. Emirdağ Lahikasındaki Lozan'a Dair Olan Yazı
    By Ene-Zerre in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 02.04.08, 22:32

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0