+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 15

Konu: Muttakilere İmam Olmak Ne Demek?

  1. #1
    Vefakar Üye fütüvvet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    333

    Standart Muttakilere İmam Olmak Ne Demek?

    74 – Ve şöyle niyaz ederler:
    “Ey keremi bol Rabbimiz!
    Bize gözümüzün, gönlümüzün süruru olan temiz eşler
    ve nesiller ihsan eyle, bizi müttakilere önder eyle!”

    Bu Ayeti Kerimede geçen duanın her daim yapılması şiddetle tavsiye edilmektedir.
    "Muttakilere önder eyle veya imam eyle" tabirinden ne anlamalıyız..

  2. #2
    Vefakar Üye fütüvvet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    333

    Standart

    Furkan Suresi 74.Ayeti Kerimede geçen :

    "Muttakilere önder eyle veya imam eyle"

    tabirinden ne anlamalıyız..

    Cevap verecek abiler veya ablalardan rica ediyoruz..


  3. #3
    Vefakar Üye fütüvvet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    333

    Standart

    bu konuda bilgi verecek yokmu

  4. #4
    Vefakar Üye fütüvvet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    333

    Standart

    Alıntı fütüvvet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    74 – Ve şöyle niyaz ederler:
    “Ey keremi bol Rabbimiz!
    Bize gözümüzün, gönlümüzün süruru olan temiz eşler
    ve nesiller ihsan eyle, bizi müttakilere önder eyle!”
    Bu Ayeti Kerimede geçen duanın her daim yapılması şiddetle tavsiye edilmektedir.
    "Muttakilere önder eyle veya imam eyle" tabirinden ne anlamalıyız..
    ABİLER ABLALAR..
    LÜTFEN İLMİNİZİ BİZDEN GİZLEMEYİNİZ..

  5. #5
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Cenab-ı Hak, Furkan Suresi'nde sırat-ı müstakimdeki insanların vasıflarını sayarken nasıl dua ettiklerini vermiş bu ayette de. Ve onlar öyle kimseler ki, takva sahibi olmakla yetinmiyorlar, bir de takva sahiplerine eşleri ve çocuklarıyla önder ve örnek olmayı diliyorlar.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  6. #6
    Vefakar Üye fütüvvet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    333

    Standart

    Evet..ayetten Bunu Anlayabiliriz..
    Sanki Dah Ailave Edilecek şeyler Var Gibi

  7. #7
    Vefakar Üye karuban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Yaş
    50
    Mesajlar
    486

    Standart

    İmam Kurtubi Hazretleri:

    "Ve onlar ki 'Rabbimiz, eş ve çocuklarımızdan bize gözlerimizin aydınlığı olan kimseler ver, derler"

    buyruğu ile ilgili olarak ed-Dahhak: 'Yani sana (Allah'a) itaat edecek kimseler ver, derler', diye açıklamıştır. Bu buyruktan evlat sahibi olmak için dua etmenin caiz olduğu anlaşılmaktadır. Buna dair açıklamalar daha önceden (Âl-i İmran Sûresi, 3/37-38 âyetler, 3. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır.

    Zürriyet (mealde: çocuklarımız) lafzı tekil de olabilir, çoğul da olabilir. Bunun tekil için kullanılabileceğinin delili yüce Allah'ın: "Rabbim bana katından çok temiz bir soy (zürriyet) bağışla!" (Al-i İmran, 3/38); "Bundan dolayı bana lutfundan bir veli (oğul) bağışla!" (Meryem, 19/5) buyruklarıdır. Çoğul için kullanılabileceğinin delili de: "Arkalarında kendileri hakkında endişe edecekleri âciz ve güçsüz çocuklar (zürriyet) bırakacak olanlar..." (en-Nisa, 4/9) buyruğudur. el-Bakara Sûresi'nde de (2/124. âyet, 19. başlıkta) bu kelimenin türediği kök ile ilgili yeterli açıklamalar geçmiş bulunmaktadır.

    Nafi, îbn Kesir, îbn Âmir ve el-Hasen "Zürriyetlerimiz, çocuklarımız" şeklinde çoğul ile okumuşlardır. Ebu Ömer, Haraza, el-Kisaî, Talha ve İsa ise tekil olarak; diye okumuşlardır.

    "Gözlerimizin aydınlığı" mef'ul olarak nasb edilmiştir. "Bizim için göz aydınlığı"... anlamındadır. Bu da Peygamber (sav) Efendimizin Enes'e söylediği şu sözlere benzer "Allah'ım malını, çocuklarını çoğalt ve bunları onun için bereketli kıl," Buna dair açıklamalar daha önceden Âl-i İmran Sûresi'nde (az önce belirtilen yerde) ile Meryem Sûresi'nde (19/5. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.

    İnsanın malına ve çoluk çocuğuna bereket ihsan edildiği takdirde, kişinin aile efradı dolayısıyla gözü de aydın olur. Öyle ki bu kimsenin bir hanımı varsa güzellik, iffet, malına dikkatle bakmak, ihtiyat gibi dilediği bütün özellikler onda bulunur. Yahut çocukları varsa bunlar da itaat üzere devam ederler. Din ve dünya vazifeleri hususunda ona yardımcı olurlar. Böyle bir kimse başkasının eşine ya da çoluk çocuğuna dönüp bakmaz bile. Başkasına (imrenerek) bakmaya gerek duymadan gözü huzur bulur ve gözü gördüğü her şeye dikilmemiş olur. İşte bu, göz aydınlandığı ve nefis huzur ve sükûn bulduğu zaman gerçekleşir.

    "Aydınlık"ın tekil gelmesi masdar oluşundan dolayıdır. Mesela; "Gözün aydın oldu, olmak" denilir. "Göz aydınlığının" "karar"dan gelme ihtimali olduğu gibi, "el-kurr: soğuk" kökünden gelme ihtimali de vardır. Daha meşhur olan da budur. Çünkü Araplar sıcaktan rahatsız olur, soğukla, (serinlikte) dinlenir. Aynı şekilde sevinç gözyaşı da serin akar. Kederden gelen gözyaşları ise sıcaktır.

    Bundan dolayı: "Allah senin gözünü aydın*latsın (serinletsin), düşmanın gözünü de ısıtsın" denilir. Şair şöyle demiştir:

    "Dün nice aydın (serin) gözler ısındı, Ve bugün gözyaşları akan nice gözler aydınlandı (serinledi)."


    "Bizi takva sahiplerine önder yap!" Hayırda kendilerine uyulacak önderler kıl. Bu ise dua eden kimsenin ancak takva sahibi ve kendisine uyulacak bir kimse olmasını gerektirir. İşte dua eden kimsenin maksadı da budur. Muvatta'da şöyle denilmektedir: "Sizler, ey bu kimseler, size uyulacak önderlersiniz."

    İbn Ömer duası esnasında şöyle derdi: "Allah'ım, sen bizi takva sahibi önderlerden kıl!"

    Burada "Önder" denilerek çoğul olarak; Önderler, denilmeyiş sebebi (önder anlamındaki) "imam" lafzının masdar oluşundan dolayıdır. O bakımdan: "Filan kişi kavme önder oldu" denilir. Bu da "siyam ve kıyam" kelimelerinin masdar oluşu gibidir. Bazıları da: Bununla çoğul olarak; "Önderler" demeyi kastetmiştir, derler. Bir kimsenin: "Bizim emirimiz bunlardır", derken, "emirlerimiz" demek İstemesi gibi. Şair de şöyle demiştir:

    "Ey beni kınayan hatunlar, beni fazla kınamayın, Çünkü kmayıcı hanımlar bana emir değildir."

    Burada "emir" çoğul olarak "ümera' (emirler)" anlamındadır.

    Sufî'lerin şeyhi el-Kuşeyrî Ebu'l-Kasım şöyle derdi: "İmamet (önderlik) dua ile olur, iddia ile olmaz. Yani bu Allah'ın tevfiki, kolaylaştırması ve lutfu ile gerçekleşir, yoksa herkesin kendi adına yaptığı iddialarla olmaz."

    İbrahim en-Nehaî dedi ki: Onlar bu dualarıyla başkanlığı taleb etmiyorlar. Aksine dinde kendilerine uyulacak kimseler olmayı diliyorlar.

    İbn Abbas dedi ki: "Bizi hidayet önderleri kıl" demektir. Yüce Allah'ın: "Bizim emrimizle hidayete ileten önderler ... " (es-Secde, 32/24) buyruğunda olduğu gibi.

    Mekhûl dedi ki: Sen bizleri takva sahibi kimselerin uyacakları takva önderleri kıl!

    Bunun kalbedilmiş ifadelerden olduğu da söylenmiştir. Bunun da mecazi anlamı şudur: Sen müttakileri bize önder (ve yönetici) kıl, demektir. Bu açıklamayı da Mücahid yapmıştır.

    Ancak birinci görüş daha kuvvetlidir. İbn Abbas ve Mekhûl'ün kanaati de bu anlamdadır. Bu buyrukta dinde önderliği taleb etmenin mendub oluşuna da delil vardır. Buradaki "imam: önder" tekil olmakla birlikte, çoğula delalet eder. Çünkü "kıyam" gibi bir mastardır. el-Ahfeş dedi ki: "İmam"';'in çoğuludur. Bu da "Önderlik etti, eder" fiilinden gelmekledir. Çoğul olarak; vezninde yapılmıştır. "Arkadaş, arkadaşlar" ile "Ayakta duran, ayakta duranlar" gibi,

    ....

  8. #8
    Vefakar Üye karuban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Yaş
    50
    Mesajlar
    486

    Standart

    Fahruddin Razi Hazretleri:

    9. Salih Eş ve Evlad İsterler

    Dokuzuncu sıfat: Bu, şu ayette bahsedilen sıfattır. "Onlar şöyle diyenlerdir; 'Ey Rabbimiz, bize zevcelerimizden ve nesillerimizden, göz aydınlığı olacaklar ihsan et. Bizi müttakilere imam kıl" Furkan, 74

    Bu ayetle ilgili birkaç mesele var:

    Birinci Mesele

    Nftfl, Ibn Kesir, İbn Âmir ve Âsimin ravisi Hafs: "zürriyet" kelimesini cemî elifi ile "zürriyyâtina" şeklinde okurken, diğer kıraat imamları, bu elif olmaksızın müfred okumuşlardır. Çünkü bu kelime, hem müfred, hem cemi olabilir.

    İkinci Mesele

    Bununla, onların mal ve güzellik gibi, dünyevî şeylerde değil de, dinî bakımdan göz aydınlığı olacak nesiller istediklerinde şüphe yoktur. Alimler bu hususta şu iki izahı yapmışlardır:

    1) Onlar, dünyevi hususlarda kendilerine yardımcı olacak eşler ve zürriyetler istemişlerdir. Böylece Allah'a taata sarılma hususunda, o eşlerinin ve çocuklarının da kendileriyle birlikte olmalarını arzu etmişler ve evlâd-ü iyallerinin cennette, kendileriyle birlikte bulunma arzuları güç kazanmıştır. Çünkü onların, bu arzu sayesinde, dünyada sevinçleri tamamlanır, ahirette ise mükafaat elde ettikleri zaman, çok sevinirler.

    2) Onlar, sevinçlerinin tam olması için, Allah Teâlâ'dan, cennette eşlerini ve çocuklarını kendilerine katmasını istemişlerdir.

    Üçüncü Mesele

    Buna göre eğer, ... min harfi cerri ne çeşittir?" denilirse, biz deriz ki: "Bunun min-i beyâniyye olması muhtemeldir. Binâenaleyh sanki, "Bize, göz aydınlığı acak kimseler ihsan et" denilmiş ve sonra göz aydınlığının kimlerden olacağı "eşlerimizden" ifadesi ile beyân edilmiştir. Bu, Arapların "Sen aralansın" manasında demeleri gibidir. Bu "min"in, "kendileri sayesinde gözlerimizin aydın olacağı taat ve salâh gibi şeyleri, o eşlerimiz ve çocuklarımız tarafından bize bağışla" manasında olmak üzere, min-i ibtidâiyye olması da muhtemeldir.

    Kurretu'l-'ayn Tabiri

    Buna göre şayet, "Cenâb-ı Hakk niçin diyerek bu ifadeyi nekre getirmiş ve bir azlık anlamını ifade etmiştir?" denilirse, biz deriz ki: Nekre kılmasına gelince, bu, kelimesini nekre kılmak içindir. Çünkü muzafı nekire yapmanın yolu, muzâfun ileyhi nekire kılmaktan geçer. Buna göre Cenâb-ı Hakk sanki, "Bize, onlardan zevceler ve zürriyetlerimizden dolayı, sürür ve mutluluk ver" demek istemiştir. Ayette değil de denilmiştir. Çünkü Cenâb-ı Hakk bununla müttakilerin gözlerini kastetmiştir ki, müttakilerin gözleri başkalarının gözlerine oranla azdır. Nitekim Cenâb-ı Hakk, "Şükreden kulların ne de azdır" buyurmuştur.

    Dördüncü Mesele

    Zeccâc şöyle der: "Arapça'da, 'Allah gönlüne göre versin' anlamında denilir." Mufaddıl ise, "Göz aydınlığı"nın ne demek olduğu hususunda, şu üç izah yapılmıştır" demiştir:

    a) O gözlerin akan yaşlarının serinliğidir ki bu sevinçle gülme esnasında olur. Hüzünden dolayı akan göz yaşı ise, sıcak ve hararetli olur.

    b) Bu, gözlerin uyumasıdır. Zira gözler uyuduğunda, hüzün ve acılar gider.

    c) Bu, Allah'ın rızasına nail olmadır.


    Müttakilere Önderlik İsteme

    Cenâb-ı Hakk'ın, ifadesine gelince, doğruya en yakın olanı şudur: "Onlar Allah Teâlâ'dan, kendilerini kendilerine işaret edilip uyulacakları bir taat mertebesine ulaştırmasını istemişlerdir." Bazı alimler de, "Ayet-i Kerimede; din hususundaki riyaset ve önderliğin talep edilip arzulanmasının vacib olduğuna dair delil vardır" demişlerdir. İbrahim (a.s) de, "Sonrakiler içinde benim için lisân-ı sıdk ver" (Şuâra) buyurmuştur. Bu ayet-i kerimenin, cennetle müjdelenen on kişi hakkında nazil olduğu söylenmiştir.

    Altıncı Mesele

    Ehl-i sünnet alimlerimiz bu ayetle, kulun fiilinin Allah tarafından yaratıldığına istidlalde bulunmuşlar ve şöyle demişlerdir: "Dindeki önderlik ancak ilim ve amel ile olur. Bu da, ilim ve amelin ancak Allah Teâlâ'nın kılması ve yaratmasıyla olacağına delâlet eder." Ktdf ise, "Buradaki talep ve istekten maksat, çoğaldıklarında onların bu vazifelere seçilecekleri ve böylece de imamlar olacakları lütuflardır" demiştir. ...

    Yedinci Mesele

    Ferrâ şöyle demiştir: "Ayet-i kerimede tekil olarak (bir imam) buyrulmuştur. Nitekim tesniye içinde, alemlerin Rabbi olan (Allah'ın) peygamberiyiz" (Şuâra) buyurulmustur. Burada anlamın, "Sizi bir çocuk olarak çıkarır" (Hacc. 5) ayet-i kerimesinde de olduğu gibi, "Bizden herbirini bir imam kıl" şeklinde olması caizdir. Ahfeş ise şöyle demiştir: "İmâm kelimesi çoğul olup, bunun tekili, tıpkı (oruç tutanlar) kelimesinin müfredinin (oruç tutan) olması gibi, fi kelimesidir." Kaffal ise, "Bana göre, 'imâm' kelimesi isim muamelesi gördüğünde tekil getirilir. Buna göre sanki, "Bizleri, müttakiler için bir hüccet yap" denilmiştir. el-Beyyine (delil, burhan) kelimesi de bunun bir benzeridir. Arapça'da mesela "Şunlar falancanın delilidir" denilir.

    Konu karuban tarafından (02.09.08 Saat 06:48 ) değiştirilmiştir.

  9. #9
    Vefakar Üye karuban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Yaş
    50
    Mesajlar
    486

    Standart

    Büyük Kur'an Tefsiri:

    Nehai, «Bu ayette baş olma, önder olma talebi yoktur. Ancak burada dinde uyulacak bir nokta ve ilmi ile amel eden alimlerden olmak temennisi vardır» der. Bazıları «Bu ayette riyaseti talep etmenin uygun olduğuna dair delil vardır» demişlerdir.

    Ves'selam

  10. #10
    Vefakar Üye fütüvvet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    333

    Standart

    Alıntı karuban Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Büyük Kur'an Tefsiri:

    Nehai, «Bu ayette baş olma, önder olma talebi yoktur. Ancak burada dinde uyulacak bir nokta ve ilmi ile amel eden alimlerden olmak temennisi vardır» der. Bazıları «Bu ayette riyaseti talep etmenin uygun olduğuna dair delil vardır» demişlerdir.

    Ves'selam
    karuban Allah Razı olsun..güzel bir çalışma yapmışsınız..ellerinize sağlık..konuya bir nebzede olsa bi izah getirilmiş oldu bu sayede..

    sanki bu ayeti kerimede istenen matlup biraz gizli gibi..
    sanki bu ayet müteşabihattan gibi
    sanki bu ayet gizlediği manayı bize gizlemiş,biraz peşinden koşmamızı istiyor gibi..
    sadra şifa olacak yeterli bir izah yok gibi..manalar eksik gibi..
    üstada neden sorulmamış aceba..keşke bunu sormuş olsalardı abiler..
    bundada bi hikmet olsa gerek..asrın imamının izahını bekliyor belkide..
    ..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Aşık olmak demek...
    By *SAHRA* in forum Edebiyat
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 07.05.14, 19:36
  2. Ölmek, Yok Olmak Demek Değildir..
    By ıslak seccadem in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.10.11, 20:46
  3. "Allahu Ekber!" Demek, Ne Demek?
    By istiğna in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 25.12.08, 14:12
  4. Rikkat-i Cinsiyeyle Sarhoş Olmak Ne Demek?
    By zeynonaz in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 19.12.08, 14:36
  5. Resul Ne Demek?Nebi Ne Demek?
    By mihrali in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 143
    Son Mesaj: 09.12.07, 10:58

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0