+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 10 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 95

Konu: Sünnetlere İttiba Edene 100 Şehid Ecri Neden Verilir?

  1. #1
    Müdakkik Üye aczmendi reşha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    652

    Standart Sünnetlere İttiba Edene 100 Şehid Ecri Neden Verilir?

    ve bihi nesteinu

    MUKADDEME

    madem bid'atler dalalettir...
    vazifemiz ehli imanı dalaletten kurtarmaktır...yani bu bid'atlerden...
    bu nunda mümkün olması sünnetlerin ihyasına yaşanması bakar...

    demek ŞEHİDLER MUHAREBELERDE VAZİFE BAŞINDA VERİLİR...
    VAZİFE
    EHLİ İMANI DALALETTEN KURTARMAK...
    SÜNNETLERİN İHYASI...

    O SÜNNETLERİ HELE ŞEAİR OLAN KISMINI HAYATLANDIRMAK YAŞAMAK O KADAR ZOR OLUR Kİ 100 KERE ŞEHİD OLUP TEKRAR ŞEHİD OLMUŞCASINA İŞLERDİR...

    ONDAN BU ZAMAN DA SÜNNETİ SENİYYENİN EN KÜÇÜK ADABINA MÜRACAAT EHEMMİYETLİ TAKVAYI VE KUVVETLİ İMANI İHSAS EDER DENMİŞ...

    medarı ibret bir hadise:
    vaktin birinde radikal bir cemaate mensub heyacanlı cesur bir kardeşim dedi; nedir bu ucuz kahramanlıklar deyip yaşantımızı eleştirdi...
    ona dedim bir dene bakalım nasıl iştir bu gör...
    dedi ne var denerim...
    verdim sarığı cübbeyi şalvarı giydi ve şehir meydanına gitti...
    yaklaşık 1 saat sonra geldi...
    perişan halde idi...
    dedi;
    bu ne dir nasıl olur...siz bunu nasıl taşıyorsunuz...kendimi buraya zor attım..iler ahir...
    evet denemk bedeva:
    sünnetlere verilen ecri bu zamanda neye binaen vaad etmişler deneyen görür...

    bir baş örtülü nün çektiğini ''ki farzdır o'' veya sünnetlere ittiba edenlerin ettikleri nisbette çektiklerini ve harbin nerde olduğunu deneyen anlar..

    mALUM SİSTEMİN MALUM AVANELERİ BUNU ANLADIKLARINDANDIR Kİ TÜM KUVVETLERİNİ O NOKTALARDA KULLANIR SAVAŞ VERİRLER...

    her ne ise..

    aczmendi_reşha

  2. #2
    Müdakkik Üye aczmendi reşha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    652

    Standart


    بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ



    لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُوءْمِنِينَ رَوءُفٌ رَحِيمٌ

    ( (size içinizden öyle bir peygamber geldiki, sizin sıkıntıya uğramanız O'na pek ağır gelir.O size çok düşkün,mü'minlere çok şefkatli,çok merhametlidir.(tevbe suresi 128)

    قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِى يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ (de ki; eğer Allahı seviyorsanız bana uyunki Allah da sizi sevsin (al-i imran suresi 31)
    (Lem'alar )

    مَنْ تَمَسَّكَ بِسُنَّتِى عِنْدَ فَسَادِ اُمَّتِى فَلَهُ اَجْرُ مِاَةِ شَهِيدٍ
    Yani: "Fesad-ı ümmetim zamanında kim benim sünnetime temessük etse, yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir."
    (11.lem a Lem'alar )

    اَللَّهُمَّ ارْزُقْنَا اِتِّبَاعَ السُّنَّةِ السَّنِيَّةِ
    (Allah'ım bizi sünneti seniyyenin ittibaı ile rızıklandır)

    Yani: "Fesad-ı ümmetim zamanında kim benim sünnetime temessük etse, yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir." Evet Sünnet-i Seniyeye ittiba, mutlaka gayet kıymetdardır. Hususan bid'aların istilâsı zamanında sünnet-i seniyeye ittiba etmek daha ziyade kıymetdardır. Hususan fesad-ı ümmet zamanında Sünnet-i Seniyenin küçük bir âdâbına müraat etmek, ehemmiyetli bir takvayı ve kuvvetli bir imanı ihsas ediyor.


    Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, gayb-aşina nazarıyla görmüş ki:
    Âl-i Beyti, Âlem-i İslâm içinde bir şecere-i nuraniye hükmüne geçecek.
    Âlem-i İslâmın bütün tabakatında
    kemalât-ı insaniye dersinde rehberlik ve mürşidlik vazifesini görecek zâtlar, ekseriyet-i mutlaka ile Âl-i Beytten çıkacak.

    ümmet-i Muhammediyede de (A.S.M.) vezaif-i azîme-i İslâmiyette ve ekser turuk ve mesalikinde Enbiya-i Benî-İsrail gibi, Aktab-ı Âl-i Beyt-i Muhammediyeyi (A.S.M.) görmüş. Onun için قُلْ لاَ اَسْئَلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًا اِلاَّ الْمَوَدَّةَ فِى الْقُرْبَى demesiyle emrolunarak, Âl-i Beyte karşı ümmetin meveddetini istemiş. Bu hakikatı teyid eden diğer rivayetlerde ferman etmiş: "Size iki şey bırakıyorum.
    Onlara temessük etseniz,
    necat bulursunuz.
    Biri: Kitabullah,
    biri: Âl-i Beytim.
    " Çünki Sünnet-i Seniyenin menbaıve muhafızıve her cihetle iltizam etmesiyle mükellef olan Âl-i Beyttir.





    İşte bu sırra binaendir ki; Kitab ve Sünnete ittiba ünvanıyla bu hakikat-ı hadîsiye bildirilmiştir. Demek Âl-i Beytten, vazife-i risaletçe muradı: Sünnet-i Seniyesidir. Sünnet-i Seniyeye ittibaı terkeden, hakikî Âl-i Beytten olmadığı gibi, Âl-i Beyte hakikî dost da olamaz.
    (4. lem'a Lem'alar )

    Evet Âl-i Beytin efradı ise, itikad ve iman hususunda sairlerden çok ileri olmasa da, yine teslim,
    iltizam ve
    tarafgirlikte çok ileridedirler.
    Çünki İslâmiyete fıtraten,
    neslen ve
    cibilliyeten tarafdardırlar.
    Cibillî tarafdarlık zaîf ve şansız, hattâ haksız da olsa bırakılmaz. Nerede kaldı ki, gayet kuvvetli, gayet hakikatlı, gayet şanlı, bütün silsile-i ecdadı bağlandığı ve şeref kazandığı ve canlarını feda ettikleri bir hakikata tarafdarlık, ne kadar esaslı ve fıtrî olduğunu bilbedahe hisseden bir zât, hiç tarafdarlığı bırakır mı?
    Ehl-i Beyt,
    işte bu şiddet-i iltizam ve
    fıtrî İslâmiyet cihetiyle
    Din-i İslâm lehinde edna bir emareyi,
    kuvvetli bir bürhan gibi kabul eder.
    Çünki fıtrî tarafdardır.
    Başkası ise, kuvvetli bir bürhan ile sonra iltizam eder.
    (4. lem'a Lem'alar )

    Birinci Mes'ele: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın Sünnet-i Seniyesinin menbaı üçtür:
    Akvali,
    ef'ali,
    ahvalidir.
    Bu üç kısım dahi, üç kısımdır:
    Feraiz,
    nevafil,
    âdât-ı hasenesidir.
    Farz ve vâcib kısmında ittibaa mecburiyet var;
    terkinde, azab ve ikab vardır. Herkes ona ittibaa mükelleftir.
    Nevafil kısmında, emr-i istihbabî ile yine ehl-i iman mükelleftir.
    Fakat, terkinde azab ve ikab yoktur.
    Fiilinde ve ittibaında azîm sevablar var ve tağyir ve tebdili bid'a ve dalalettir ve büyük hatadır.
    Âdât-ı seniyesi ve harekât-ı müstahsenesi ise hikmeten, maslahaten, hayat-ı şahsiye ve nev'iye ve içtimaiye itibariyle onu taklid ve ittiba etmek, gayet müstahsendir.
    Çünki herbir hareket-i âdiyesinde, çok menfaat-ı hayatiye bulunduğu gibi,
    mutabaat etmekle o âdâb ve âdetler, ibadet hükmüne geçer.
    Evet madem dost ve düşmanın ittifakıyla, Zât-ı Ahmediye (A.S.M.) mehasin-i ahlâkın en yüksek mertebelerine mazhardır. Ve madem bil'ittifak nev-i beşer içinde en meşhur ve mümtaz bir şahsiyettir. Ve madem binler mu'cizatın delaletiyle ve teşkil ettiği âlem-i İslâmiyetin ve kemalâtının şehadetiyle ve mübelliğ ve tercüman olduğu Kur'an-ı Hakîm'in hakaikının tasdikiyle, en mükemmel bir insan-ı kâmil Ve ve bir mürşid-i ekmeldir.madem semere-i ittibaıyla milyonlar ehl-i kemal, meratib-i kemalâtta terakki edip saadet-i dâreyne vâsıl olmuşlardır.
    Elbette o zâtın sünneti, harekâtı, iktida edilecek en güzel nümunelerdir
    ve takib edilecek en sağlam rehberlerdir
    ve düstur ittihaz edilecek en muhkem kanunlardır.
    Bahtiyar odur ki,
    bu ittiba-ı Sünnette hissesi ziyade ola.
    Sünnete ittiba etmeyen,
    tenbellik eder ise, hasaret-i azîme;
    ehemmiyetsiz görür ise, cinayet-i azîme;
    tekzibini işmam eden tenkid ise, dalalet-i azîmedir.
    (11.lem'a 11. nükte Lem'alar )


    Sünnet-i Seniyenin içinde en mühimmi, İslâmiyet alâmetleri olan ve Şeaire de taalluk eden Sünnetlerdir. Şeair, âdeta hukuk-u umumiye nev'inden cem'iyete ait bir ubudiyettir. Birisinin yapmasıyla o cem'iyet umumen istifade ettiği gibi, onun terkiyle de umum cemaat mes'ul olur. Bu nevi şeaire riya giremez ve ilân edilir. Nafile nev'inden de olsa, şahsî farzlardan daha ehemmiyetlidir.


    Hem ben şahsımda bilmüşahede ve zevken, belki bin tecrübatım var ki; mesail-i şeriatla sünnet-i seniye düsturları, emraz-ı ruhaniyede ve akliyede ve kalbiyede, hususan emraz-ı içtimaiyede gayet nâfi' birer devadır bildiğimi ve onların yerine başka felsefî ve hikmetli mes'eleler tutamadığını, bilmüşahede kendim hissettiğimi ve baþkalarına da bir derece risalelerde ihsas ettiğimi ilân ediyorum. Bu davamda tereddüd edenler, Risale-i Nur eczalarına müracaat edip baksınlar.
    (11. lem'a Lem'alar )

    Sünnet-i Seniyenin herbir nev'ine tamamen bilfiil ittiba etmek,
    ehass-ı havassa dahi ancak müyesser olur.
    Ona bilfiil olmasa da,
    binniyet,
    bilkasd
    tarafdarane ve
    iltizamkârane talib olmak,
    herkesin elinden gelir.
    Farz ve vâcib kısımlara zâten ittibaa mecburiyet var. Ve ubudiyetteki müstehab olan
    Sünnet-i Seniyenin terkinde günah olmasa dahi, büyük sevabın zayiatı var.
    Tağyirinde ise, büyük hata vardır. Âdât ve muamelâttaki Sünnet-i Seniye ise, ittiba ettikçe, o âdât, ibadet olur. Etmese itab yok. Fakat Habibullah'ın âdâb-ı hayatiyesinin nurundan istifadesi azalır.
    (11. lem'a Lem'alar )


    Öyle de mana-yı işarîsiyle der ki: Ey insan ve ey insanın reisi ve mürşidi! Eğer bütün mevcudat seni bırakıp fena yolunda ademe giderse, eğer zîhayatlar senden müfarakat edip ölüm yolunda koşarsa, eğer insanlar seni terkedip mezaristana girerse, eğer ehl-i gaflet ve dalalet seni dinlemeyip zulümata düşerse, merak etme! De ki: Cenab-ı Hak bana kâfidir. Madem o var, herşey var...........
    ................. Ve dalalete düşenlere bedel, tarîk-ı hakkı takib edecek muti' kullarını gönderebilir. Madem öyledir, o herşeye bedeldir. Bütün eşya, birtek teveccühüne bedel olamaz! der.

    (11. lem'a Lem'alar )




    Evet Cenab-ı Hakk'a iman eden, elbette ona itaat edecek. Ve itaat yolları içinde en makbulü ve en müstakimi ve en kısası, bilâ-şübhe Habibullah'ın gösterdiği ve takib ettiği yoldur.


    ... Muhabbetullah varsa, netice verir ki: Habibullah'ın Sünnet-i Seniyesine ittibaı intac eder.

    Elhasıl: Muhabbetullah, Sünnet-i Seniyenin ittibaını istilzam edip intac ediyor. Ne mutlu o kimseye ki, Sünnet-i Seniyeye ittibaından hissesi ziyade ola. Veyl o kimseye ki, Sünnet-i Seniyeyi takdir etmeyip, bid'alara giriyor.





    İşte böyle bir zâtın sünnet-i seniyesine elden geldiği kadar ittibaa çalışmak, ne kadar kârlı ve hayat-ı ebediye için ne kadar saadetli ve hayat-ı dünyeviye için ne kadar menfaatli olduğu kıyas edilsin.




    İşte böyle hakikat ve şeriatın bir kahramanı olan bir zâtın bu hükmü gösteriyor ki: Sünnet-i Seniye,
    saadet-i dâreynin temel taşıdır
    ve kemalâtın madeni
    ve menbaıdır.

    (11.lem'a Lem'alar )





    aczmendi_reşha

    Konu aczmendi reşha tarafından (24.08.08 Saat 07:56 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Bakınız Aziz kardeşimiz..

    Cidden bu forumda paylaştığınız Nurdan istifadelerinizden istifade etmiş biri olarak derim ki,
    aslında hali hazırda sarık, cübbe, şalvar giymeden de yapılan hizmette, sırran tenevveret hakikati tecelli eder..

    Zahire bakarak verilen hükümler de ıskat olur o zaman..

    Ki bu zamanda namaz kıldığına şahit olunan her mü'min,
    zaten o sarığı ve cübbeyi giymiş gibidir!

  4. #4
    Müdakkik Üye aczmendi reşha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    652

    Standart

    ve bihi nesteinu


    bizler risale i nurları anlamaya ve dünyaya da bir kez daha gelme şensımızın da olmayışından anladıklarımızı hayatımızla yaşama ve bunuda rızai ilhi için SEVDİĞİMİZ İÇİN MUHABBETTEN DOLAYI YAPIYORUZ...


    HANİ İNSANDA AKIL VAR YA DÜŞÜNMEDEN EDEMİYOR...

    ÜSTAD SÜNNET OLAN SARIĞINI KILIK KIYAFET İNKİLABLARI ZAMANINDA KAFALAR VERİLİRKEN NEDEN AÇMAZDA BAŞI İLE ÖNE SÜRER DİYE...?

    HANİ BU HİZMET YA NE DEN ŞARK UMUM VAAZLIĞINI DAHA İYİ HİZMET EDERİM DİYE ALMAZ DİYE...?

    HANİ YANINDA SAKALLI OLAN TALEBESİNE SENİN SAKALINA BİR ŞEY YAPAMAZLAR ÜZÜL ME O SAKAL BENİMDİR DİYE NEDEN DER DİYE...?

    BU HADİS;
    100 ŞEHİD ECRİ NEDEN VAAD EDİLİR HEMDE 11. LEM ANIN BAŞINDA...?

    SÜNNETLERİN NORMAL ZAMANLARDA YAŞAYANINA KAZANDIRDIĞI BİR SÜNNET ECRİDİR...100 ŞEHİD ECRİNE YÜKSELTEN NEDİR...?

    ELBETTE ÜSTADIMIZ sarığın zahir olduğunu AMMA BİR MANA İFADE ETİĞİNİ BİLİRDİR BİLDİĞİNİ YAPTI...

    PEKİ KOCA SİSTEM bir BAŞ ÖRTÜSÜNDE NEDEN BU KADAR HARBE TUTUŞTU SON NEFERİNE KADAR HARBE GİRDİ DİYE DÜŞÜNMEK GEREK?

    ÜSTAD DEMİŞ;
    VAZİFEMİZ EHLİ İMANI DALALETTEN KURTARMAKTIR...
    DALALETTE BİD'ATIN TA KENDİSİDİR...
    BİD'AT TE O ŞEYDİRKİ KILIK KIYAFET İNKILABINDA YSAK EDİLENLERİN YERLERİNE CEBREN KONULAN İŞLERDENDİR...

    VE MADEM GÜNEŞ ÇIKSA GÜNDÜZ OLACAK...
    MADEM MUHABBETULLAH VARSA HABİBULLAHA İTTİBA EDİLECEK...
    EDİLME YOLLARIDA BELLİ...

    SORU ŞU OLSA NEDEN BİR KAÇ SÜNNET SARIK ŞALVAR CÜBBE DEYİP DURUYORSUNUZ DİYE?

    CEVABEN DENİRKİ;
    BİZİM DEDİĞİMİZ BU KADAR DEĞİLDİR ...DEDİĞİMİZ İSLAMIN
    ŞEAİR OLAN HER ALEMETİ İLE...
    TÜM SÜNNETLERDİR...
    ŞİMDİ
    BİR müslüman elbise giyecek bu sünnet olan olsa iyi olmazmı...ama vatandaş memur ne yapacak işinde sevmeyerek mecburen giydiğini giyer evindede serbest olduğu anlardada sünnet olanı giyer...
    kimin gücü ne kadarına yetse...
    ama asıl olan şey...
    SEVMEK
    TARAF OLMAK
    YAPMAYA NİYET ETMEK
    YAPILANIN YAPILMASINA TARAF OLMAK...

    mÜCEDDİDİ SANİ İMAMI RABBANİ R.A DEMİŞ

    BİR İNSAN ömrü boyunca nafile oruç tutsa ...
    bir insanda kaylule olduğu için adabında uyusa...
    ikisi ahirette hesaba çekildiğinde o oruç tutana sorulur BUNU NEDEN YAPTIN?
    O DERKİ yarab rızan için yaptım...ona denilirki RAZI OLDUĞUMUZ HAL VAZİFELENDİRDİĞİMİZLE BİLDİRİLDİ SANA BÖYLE BİR İŞ YAP DEMEN ULAŞTIMI?
    BİR DİGERİNE SORARLAR SEN NEDEN UYUDUN DERKİ gidin TABİ OLDUĞUM peygamnbere sorun BENDEN ONA İTTİBA ETMEM İSTENMİŞTİ ELİMDEN GELDİĞİNCE ONA UYDUM O NE YAPMIŞSA YAPMAYA ÇALIŞTIM...
    imam rabbani derki; o kaylule yapanın alacağı sevab ömrü boyunca nafile oruç tutanın lacağı sevabdan üstündür...zira o sünnettir...

    bir başka yerde der İmamı rabbani r.a;
    şeriatın ihyası sünnetlerin hayatlanması için bid'at dalalet ,fitne ortamlarında... beş para tasadduk etmek...
    şeriat zamanında dağlarla mücevherler tasadduk etmekten evladır...
    hem öyle zamanlarda bir ip islamiyyetin ihyası için tasadduk edilse...dağlarla değerli şeylerin şeriat zamanındaki tasaddukundan üstündür..(bilmana)

    evet hal bu olunca 100 şehid ecri de belli olur...

    sahabeler dünyanın iki yüzüne baktı...
    ekip biçtiler...
    onu yapmak gerek...

    şimdi aşık olanlar bilir sevmek ne dir seven muhabbet eden neler yapar...öyle işler yaparki... ya deli derler'' mejnun'' gibi yada sevdalı der geçerler...

    mecazi aşk muhabbet sahibleri'' ferhatdağları dele''
    HAKİKİ MUHABBET SAHİBLERİ NE ETSE GEREK ...O HAZRET A.S.M İÇİN ONA TABİ OLMAK ŞEFAATİ İÇİN ONUN ARDIN SIRA GİTMEK İÇİN ONDAN OLDUĞUNU DÜNYA ALEME İLAN ETMEK İÇİN ELİNDEN NE GELSE YAPSA AZ GELMEZMİ...

    biraz cesaretten ve günlük hayattan nasiblenen bilir...
    en küçük şey için onur meselesi denir... bir ufak iş için canlar öne sürülür...
    bu aczi ve bir çok aczi eski hayatında hayatın tehlikeli yerlerinde çok bulunmuş hemde dünyalıklar için...
    madem bize bu nimet ulaştı şimdi ne yapsak o dava sahibi için bize az...

    bize kolay geliyor ve lezzet veriyor islama hizmet ve bid'atleri yerle yeksan etmek sünnetleri ilan ile ihya ile yaşamak...

    her kes elinden gelen sünnet yaşayabildiğini yapıp yaşasa...yapamadıklarına taraf olup sevse inşaallah...o taraftarlıkla o külli ecirleri kendi defterinde bulur...
    hem bedeni insanın her azasının vazifesi başka...
    ve tüm tüm bedenin uzuvlarının...bedenden olma nın şartı ise
    BİD'ATLERE KALBEN TARAF OLMAMAK VE UHUVVET KALASINDA OLMAK...
    baki binler selam
    ehl-i iman kardeşlerinizde

    aczmendi_reşha

  5. #5
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Alıntı aczmendi_resha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bir başka yerde der İmamı rabbani r.a;
    şeriatın ihyası sünnetlerin hayatlanması için bid'at dalalet ,fitne ortamlarında... beş para tasadduk etmek...
    şeriat zamanında dağlarla mücevherler tasadduk etmekten evladır...
    hem öyle zamanlarda bir ip islamiyyetin ihyası için tasadduk edilse...dağlarla değerli şeylerin şeriat zamanındaki tasaddukundan üstündür..(bilmana)
    uydurmuş uydurmuş sonra da "bilmana" deyip kafana göre yorumlamana kılıf takmışsın arkadaşım..

    İmam-ı Rabbani "şeriat zamanında tasadduk " felan demiyo..

    "Farz ibadetin yanında nafile ibadetin hiç kıymeti yoktur, deniz yanında damla bile değildir. Sünnetlerin farzlar yanındaki kıymeti de, deniz yanında bir damla su gibi bile değildir. Melun şeytan, müminleri aldatarak, farzları küçük gösteriyor, nafileyi teşvik ediyor. Halbuki bir altın zekat vermek, yüz bin altın sadaka vermekten daha sevaptır. [1/29, 3/17]

    İmam-ı Rabbani, Farz ile nafilelerin ve farz ile sünnetin mukayesesini yapıyor..FArz olan işlerin daha kıymetli olduğu bildiriyor..
    Senin bahsettiğin manayla alakası yok..

    Kaylule konusuyla, Müslüm gündüz'ün ne alakası var..Kaylule sünnettir, değerlidir..Lakin fitne korkusu olursa o da terkedilir..Mesela, bir devlet memuru var, bu kişi tam iş saatinde "ben kaylule yapacam" deyip, uyumaya başlarsa ve kendisini ihtar edene karşı "ben sünneti uyguluyorum" derse, o kaylule yapacak kişinin ağzına bi tokat vurulur.."Be hey gafil, sen bi sünnet işleyecem diye haram olan fitneye yol açıyorsun" denir..

    Üstad evet, sarıktan taviz vermemiştir ,Çünkü Üstad'ın sarığını çıkarmak isteyenlerin asıl amacı, Üstad'ın hizmetlerinden de vazgeçirmekti..Üstad kendisine gelebilecek sıkıntılara katlanıp sarığı çıkarmamıştır ama hizmete sekte gelebileceği endişesi olduğu zaman evlenme,sakal gibi sünnetten vazgeçmiştir..Hatta Afyon hapishanesinde muvakkaten sarığını da çıkarmıştır ,çünkü talebelerine zarar vermekle tehdit etmişlerdi.."Sırtımda yumurta kefesi var" deyip büyük zararları önlemek için, şahsi düsturlarından muvakkaten vazgeçmiştir..
    Üstad'ın talebeleri de ona keza..Isparta kahramanları da ona keza..
    Üstad boşuna mı "müspet hareket" deyip bütün ömrünü hapishanelerde,sürgünlerde geçirmiştir..

    Müslüm Gündüz'ün tavrı Risale-i Nura zıttır..hiç bişekilde tevil edilemez..zaten Hulusi abi dersaneden atmış..En iyisini yapmış..Demek ki, Hulusi abi velayet gözüyle Müslüm Gündüz'ün menfi tavrını anlamış ve ilgisini kesmiş..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  6. #6
    Müdakkik Üye aczmendi reşha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    652

    Standart

    ve bihi nesteinu




    Allahım sen bizlere insaf ve izan ver...
    hakkı ve hakikati görmeyi nasib eyle...amin...
    yazdıklarımı mektubatı rabbaniyi okuyanlar bilir ...

    Hacı hulusi vefatına kadar Müslüm gündüzü ders rahlesinde oturtup ders okuttuğunuda dünya alem nur talebeleri bilir...
    elazığa gidin sorun ben gidip sordum...

    birde Molla muhammed var Hacı hulusi r.aleyhin ders halkasında
    muşta şu an
    ve sarıklı sakallıdır... kendisini görmüş vede konuşmuşum
    o zat bir gün derse gelmez diye HULUSİ EFENDİ O GÜN DERS YAPMAZ...
    bir günde müslüm efendi gidememiş 2 gün hariç ders yapılan her güne iştirak edildiğini halen hayatta derse iştirak edenler der...
    elazığda başka cemaatlerde olan ve buna şahidlik eden çok müslüman var...

    birde bu Molla muhammed hakkında ileri geri konuşanlar gidip birde ona sorsunlar ... dersler de ne anlatılmış...

    derdimiz kendi nefsimizi müdafa değildi ve olmaz NEFSİMİZİ BİZ BİLİRİZ...
    VAZİFEDE İSE

    KUR'ANA GİDELİM

    KUR'AN DER
    ONLAR ARALARINDA İHTİLAF ETTİKLERİ MESELELERDE O MESELEĞİ KUR2ANA VE SÜNNETE GÖTÜRSÜNLER...
    daha ilerisi için takatin varsa dinle

    dinlemek ve itaatle mükelleftir herkes...

    miheng kur an ve sünnettir...
    EGER KUR'AN DA OLAN
    SÜNNETTE OLAN
    RİSALE İ NUR HİZMETİNDE YOK DİYE DAVA EDEN OLURSA
    SÜNNETLER RİSALE İ NURUN HİZMET TARZINDA YOK DİYEN OLURSA
    SÜNNETLER ŞEAİR ZARAR VERİYOR DİYEN OLURSA

    BUNU DİYEN YA NUR TALEBESİ DEĞİL İFSAD EDİYOR
    YA BAŞKA MAKAMLARA ÇALIŞIYOR
    YADA KENDİNİ NUR TALEBESİ DİYE AVUTAN
    DAVADAN HABERİ OLMAYAN BİR ZAVALLIDIR DERİZ...

    EVET MUSİBET VE SIKINTILAR DUALARIN VAKTİDİR..



    اَستَغْفِرُ اللَّهَ مِنْ خَطَائِى وَخَطِيئَاتِى وَ مِنْ سَهْوِى وَغَلَطَاتِى وَالْحَمْدُ لِلَّهِ عَلَى نِعْمَةِ اْلاِيمَانِ
    وَ بِهِ نَسْتَعِينُ
    اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَ الصَّلاَةُ وَ السَّلاَمُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَى اۤلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينَ

    اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا وَ عَافِيَةِ اْلاَبْدَانِ وَ شِفَائِهَا وَ نُورِ اْلاَبْصَارِ وَ ضِيَائِهَا وَ عَلَى اۤلِهِ وَ صَحْبِهِ وَ سَلِّمْ
    (Allahım kalblerin derman ve devası bedenlerin afiyet ve şifası,gözlerin nur ve ziyası olan Efendimiz Muhammede ve al ve ashabına salat ve selam et)
    (25.lem aLem'alar - 220)

    بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
    اَللَّهُمَّ اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَ لاَ الضَّالِّينَ اۤمِينَ ( Allahım(bizi) doğru yola ilet,''kendilerine nimet ve ihsanda bulunduğun peygamberlerinin ve ona tabi olan salih kullarının yoluna ilet-gazabına uğrayanların ve sapıtmış olanların yoluna değil.(fatiha suresi 7)
    (Nur'un ilk Kapısı )


    الَّلهُمَّ اكْفِنِيمْ بِمَا شِئْتَ
    الَّلهُمَّ اكْفِنِيمْ بِمَا شِئْتَ
    الَّلهُمَّ اكْفِنِيمْ بِمَا شِئْتَ
    ''Allahım beni (bizi) onlara karşı dilediğin şekilde koru''(müslim 4/2300)

    اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ ذَرَّاتِ الْكَائِنَاتِ وَ مُرَكَّبَاتِهَا
    ( Allahım kainatın zerreleri ve o zerrelerin mürekkebatı adedince Muhammed'e(s.a.m) rahmet et)
    amin amin amin...
    son sözümüz
    حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
    (Allah bize yeter O ne güzel vekildir)
    (26.lem'a 14 rica Lem'alar - 253)

    aczmendi_reşha

    Konu aczmendi reşha tarafından (24.08.08 Saat 20:10 ) değiştirilmiştir.

  7. #7
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Alıntı aczmendi_resha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yazdıklarımı mektubatı rabbaniyi okuyanlar bilir ...
    Şu "bilmana" olarak verdiğini nerde söylemiş bana Mektup numarası olarak ver kardeşim :
    "şeriatın ihyası sünnetlerin hayatlanması için bid'at dalalet ,fitne ortamlarında... beş para tasadduk etmek...
    şeriat zamanında dağlarla mücevherler tasadduk etmekten evladır...
    hem öyle zamanlarda bir ip islamiyyetin ihyası için tasadduk edilse...dağlarla değerli şeylerin şeriat zamanındaki tasaddukundan üstündür..(bilmana) "

    Alıntı aczmendi_resha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hacı hulusi vefatına kadar Müslüm gündüzü ders rahlesinde oturtup ders okuttuğunuda dünya alem nur talebeleri bilir...
    elazığa gidin sorun ben gidip sordum...

    birde Molla muhammed var Hacı hulusi r.aleyhin ders halkasında
    muşta şu an
    ve sarıklı sakallıdır... kendisini görmüş vede konuşmuşum
    o zat bir gün derse gelmez diye HULUSİ EFENDİ O GÜN DERS YAPMAZ...
    bir günde müslüm efendi gidememiş 2 gün hariç ders yapılan her güne iştirak edildiğini halen hayatta derse iştirak edenler der...
    elazığda başka cemaatlerde olan ve buna şahidlik eden çok müslüman var...

    birde bu Molla muhammed hakkında ileri geri konuşanlar gidip birde ona sorsunlar ... dersler de ne anlatılmış...



    Müslüm Gündüz denilen şahısın milleti nasıl tahrik etmek için çalıştığı "Muhabbet Fedaileri"nde anlatılmış güzelce..Zaten "ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" kaidesince de Müslüm gündüz ve avanesinin 28 şubatta aldıkları rol ile mütedeyyin insanlara verdikleri zarar ortadadır..İcraat ortada, o icraatin neticesi alınan sonuç ortada, görülen zarar ortada..Daha neyi savunuyorsun..
    Üstad'ın "Isparta kahramanları" dediği abilerden ayrılıp, kendi başına buyruk kahramanlık yapacam dersen, işte sonuç Müslüm Gündüz gibi hüsran olur, aleme rezil olur..


    " Nurcuları çeşitli menfaat ve makam gruplarına bölüp birbirine düşürmenin zeminini bu şekilde hazırlayan İnönü, bunları, devlete karşı yapılmış bir hareket gibi gösterip devlet gücü ile ikisini birden imha etmenin yollarını da aradı.
    Bunun için bahane hazırladı.Yıllarca Hulusi Efendinin yanında kalmasına rağmen, onun müspet hareket tarzını ölçü almayan Müslüm Gündüz, onu ve talebelerini silahlı mücadeleye kalkışmaları için tahrik etti ise de birkaç meczubun dışında kimseye tesir edememişti.
    Önce, bizzat Hulusi Efendi tarafından dershaneden atılan Müslüm, başka kimseyi kandıramayacığını anlayınca Mehmed Polat'ın ikazıyla Elazığ'ı terk ettiği halde silahlı mücadele fikrinden vazgeçmemiş ve işi Kayseri taraflarında atış talimleri yapacak kadar ileri götürmüştü.."



    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  8. #8
    Ehil Üye _MerHeM_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Alem-i şehadet
    Mesajlar
    2.225

    Standart

    Alıntı aczmendi_resha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ve bihi nesteinu


    bizler risale i nurları anlamaya ve dünyaya da bir kez daha gelme şensımızın da olmayışından anladıklarımızı hayatımızla yaşama ve bunuda rızai ilhi için SEVDİĞİMİZ İÇİN MUHABBETTEN DOLAYI YAPIYORUZ...


    HANİ İNSANDA AKIL VAR YA DÜŞÜNMEDEN EDEMİYOR...

    ÜSTAD SÜNNET OLAN SARIĞINI KILIK KIYAFET İNKİLABLARI ZAMANINDA KAFALAR VERİLİRKEN NEDEN AÇMAZDA BAŞI İLE ÖNE SÜRER DİYE...?

    HANİ BU HİZMET YA NE DEN ŞARK UMUM VAAZLIĞINI DAHA İYİ HİZMET EDERİM DİYE ALMAZ DİYE...?

    HANİ YANINDA SAKALLI OLAN TALEBESİNE SENİN SAKALINA BİR ŞEY YAPAMAZLAR ÜZÜL ME O SAKAL BENİMDİR DİYE NEDEN DER DİYE...?

    BU HADİS;
    100 ŞEHİD ECRİ NEDEN VAAD EDİLİR HEMDE 11. LEM ANIN BAŞINDA...?

    SÜNNETLERİN NORMAL ZAMANLARDA YAŞAYANINA KAZANDIRDIĞI BİR SÜNNET ECRİDİR...100 ŞEHİD ECRİNE YÜKSELTEN NEDİR...?

    ELBETTE ÜSTADIMIZ sarığın zahir olduğunu AMMA BİR MANA İFADE ETİĞİNİ BİLİRDİR BİLDİĞİNİ YAPTI...

    PEKİ KOCA SİSTEM bir BAŞ ÖRTÜSÜNDE NEDEN BU KADAR HARBE TUTUŞTU SON NEFERİNE KADAR HARBE GİRDİ DİYE DÜŞÜNMEK GEREK?

    ÜSTAD DEMİŞ;
    VAZİFEMİZ EHLİ İMANI DALALETTEN KURTARMAKTIR...
    DALALETTE BİD'ATIN TA KENDİSİDİR...
    BİD'AT TE O ŞEYDİRKİ KILIK KIYAFET İNKILABINDA YSAK EDİLENLERİN YERLERİNE CEBREN KONULAN İŞLERDENDİR...

    VE MADEM GÜNEŞ ÇIKSA GÜNDÜZ OLACAK...
    MADEM MUHABBETULLAH VARSA HABİBULLAHA İTTİBA EDİLECEK...
    EDİLME YOLLARIDA BELLİ...

    SORU ŞU OLSA NEDEN BİR KAÇ SÜNNET SARIK ŞALVAR CÜBBE DEYİP DURUYORSUNUZ DİYE?

    CEVABEN DENİRKİ;
    BİZİM DEDİĞİMİZ BU KADAR DEĞİLDİR ...DEDİĞİMİZ İSLAMIN
    ŞEAİR OLAN HER ALEMETİ İLE...
    TÜM SÜNNETLERDİR...
    ŞİMDİ
    BİR müslüman elbise giyecek bu sünnet olan olsa iyi olmazmı...ama vatandaş memur ne yapacak işinde sevmeyerek mecburen giydiğini giyer evindede serbest olduğu anlardada sünnet olanı giyer...
    kimin gücü ne kadarına yetse...
    ama asıl olan şey...
    SEVMEK
    TARAF OLMAK
    YAPMAYA NİYET ETMEK
    YAPILANIN YAPILMASINA TARAF OLMAK...

    mÜCEDDİDİ SANİ İMAMI RABBANİ R.A DEMİŞ

    BİR İNSAN ömrü boyunca nafile oruç tutsa ...
    bir insanda kaylule olduğu için adabında uyusa...
    ikisi ahirette hesaba çekildiğinde o oruç tutana sorulur BUNU NEDEN YAPTIN?
    O DERKİ yarab rızan için yaptım...ona denilirki RAZI OLDUĞUMUZ HAL VAZİFELENDİRDİĞİMİZLE BİLDİRİLDİ SANA BÖYLE BİR İŞ YAP DEMEN ULAŞTIMI?
    BİR DİGERİNE SORARLAR SEN NEDEN UYUDUN DERKİ gidin TABİ OLDUĞUM peygamnbere sorun BENDEN ONA İTTİBA ETMEM İSTENMİŞTİ ELİMDEN GELDİĞİNCE ONA UYDUM O NE YAPMIŞSA YAPMAYA ÇALIŞTIM...
    imam rabbani derki; o kaylule yapanın alacağı sevab ömrü boyunca nafile oruç tutanın lacağı sevabdan üstündür...zira o sünnettir...

    bir başka yerde der İmamı rabbani r.a;
    şeriatın ihyası sünnetlerin hayatlanması için bid'at dalalet ,fitne ortamlarında... beş para tasadduk etmek...
    şeriat zamanında dağlarla mücevherler tasadduk etmekten evladır...
    hem öyle zamanlarda bir ip islamiyyetin ihyası için tasadduk edilse...dağlarla değerli şeylerin şeriat zamanındaki tasaddukundan üstündür..(bilmana)

    evet hal bu olunca 100 şehid ecri de belli olur...

    sahabeler dünyanın iki yüzüne baktı...
    ekip biçtiler...
    onu yapmak gerek...

    şimdi aşık olanlar bilir sevmek ne dir seven muhabbet eden neler yapar...öyle işler yaparki... ya deli derler'' mejnun'' gibi yada sevdalı der geçerler...

    mecazi aşk muhabbet sahibleri'' ferhatdağları dele''
    HAKİKİ MUHABBET SAHİBLERİ NE ETSE GEREK ...O HAZRET A.S.M İÇİN ONA TABİ OLMAK ŞEFAATİ İÇİN ONUN ARDIN SIRA GİTMEK İÇİN ONDAN OLDUĞUNU DÜNYA ALEME İLAN ETMEK İÇİN ELİNDEN NE GELSE YAPSA AZ GELMEZMİ...

    biraz cesaretten ve günlük hayattan nasiblenen bilir...
    en küçük şey için onur meselesi denir... bir ufak iş için canlar öne sürülür...
    bu aczi ve bir çok aczi eski hayatında hayatın tehlikeli yerlerinde çok bulunmuş hemde dünyalıklar için...
    madem bize bu nimet ulaştı şimdi ne yapsak o dava sahibi için bize az...

    bize kolay geliyor ve lezzet veriyor islama hizmet ve bid'atleri yerle yeksan etmek sünnetleri ilan ile ihya ile yaşamak...

    her kes elinden gelen sünnet yaşayabildiğini yapıp yaşasa...yapamadıklarına taraf olup sevse inşaallah...o taraftarlıkla o külli ecirleri kendi defterinde bulur...
    hem bedeni insanın her azasının vazifesi başka...
    ve tüm tüm bedenin uzuvlarının...bedenden olma nın şartı ise
    BİD'ATLERE KALBEN TARAF OLMAMAK VE UHUVVET KALASINDA OLMAK...
    baki binler selam
    ehl-i iman kardeşlerinizde

    aczmendi_reşha

    Kardeşim samimeyetinden şübhemiz yok.

    Tenkid ve suizan nazarıyla bakmıyoruz.

    Sünnet-i seniyeye ittiba niyetiyle ve halis bir niyetle kim sarıkla ve çarşafla veya sarık nevinden olan ,islamın şearini yapıyor tatbik ediyorsa, bunu samimiyetle yapan kardeşlerimize, cemaatine bakmadan taraftar oluruz .İlişmeyiz.

    Ancak çok kesin deliller ve şübheler var niyetler hakkında.

    Bu bizim bazıları hakkında hüsn-ü zan etmemizi engel oluyor.

    Sonra haz. Ali r.a. işaret ettiği'' sırran sırran ''emri daha vakti bitmemiştir.İhtarın zamanı devam ediyor.

    Üstadımızında bu konuda Nur talebelerine ihtiyatlı davranmaları hususunda çok ihtarları vardır.

    Dolayısıyla bu konuda tavrımız haz. ali r.a. işaret ettiği ve Üstadımızın proğramını çizdiği şekliyle olacaktır.

    Biz tenkid etmiyoruz.Kim halisane ne yaparsa allah karşılığını mutlaka verecektir.

    Ancak ,zamanda ,insanların niyetlerinin ve maksadlarının ne olduğunu ayan beyan ortaya koyuyor.

    Görmemek için kör olmak lazımdır.

    Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.

    Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

    Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.


  9. #9
    Yasaklı Üye deli_poyraz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    472

    Standart

    Alıntı alanyali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    uydurmuş uydurmuş sonra da "bilmana" deyip kafana göre yorumlamana kılıf takmışsın arkadaşım..

    kaç zamandır yanlış yorumlara karşı böyle güzel söz duymamıştım. Kulağımın pasını sildin kardeş teşekkürler

  10. #10
    Yasaklı Üye deli_poyraz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    472

    Standart

    Din ve iman hizmetinde bulunan bir dirhem bile olsa kafire davasında korku salanlara, islamiyeti sunneti haliyle sözüyle anlatana yayana Allah yardım etsin. hepside bu yolun yolcularıdır. her ne olursa olsun bidat dalalet lmadığı sürece...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.03.09, 11:38
  2. Sevgi ki,Sünnetlere Sarıla...
    By Garip_Maznun in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 20.01.09, 13:20
  3. 100 Şehit Ecri Kazanmak
    By Lebid24 in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.03.08, 10:51
  4. Sünnete İttiba
    By edep in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 31.08.07, 13:32
  5. Neden Her Suale Cevap Verilir Fakat Soru Sorulmaz?
    By hutuvvati_sitte in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.10.06, 09:29

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0