+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: Tarikat Şeyhlerine Bakışımız Nasıl Olmalıdır?

  1. #1
    Gayyur Asrisaadete-Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    Yalova
    Yaş
    29
    Mesajlar
    81

    Standart Tarikat Şeyhlerine Bakışımız Nasıl Olmalıdır?



    Şeyh, yol gösteren arif kişi, (1) mürid ise, şeyhe bağlı kimse anlamındadır. (2) Şeyh (mürşid), insanları halktan Hakka ulaştırmada bir rehber, bir kılavuzdur. Okulda hoca ne ise, dergâhta mürşit de odur. Hoca, daha çok akla hitap eder. Mürşit ise, ruhla meşgul olur. Mürşidin yüzü nuranî, sözü Rabbanîdir. (3)

    Mürşide, şu zâviyeden bakmak isabetli olacaktır: “Üstad ve mürşid, masdar ve menba telakki edilmemek gerektir. Belki mazhar ve ma’kes olduklarını bilmek lazımdır. Mesela, hararet ve ziya, sana bir ayine vasıtasıyla gelir. Sende, güneşe karşı minnettar olmaya bedel, ayineyi masdar telakki edip, güneşi unutup, ona minnettar olmak divaneliktir. Evet, ayine muhafaza edilmeli, çünkü mazhardır. İşte, mürşidin ruhu ve kalbi bir ayinedir. Cenab-ı Haktan gelen feyze ma’kes olur. Müridine aksedilmesine de vesile olur. Vesilelikten fazla feyiz noktasında makam verilmemek lazımdır.” (4)

    “Vesile” kelimesi üzerinde kısaca durmakta yarar görüyoruz. “Allah’a bir vesile arayın” (Maide Sûresi, 35) ayeti vesileyi emreder. Vesile, Allah’a kurbiyete (yakınlığa) sebep olacak şeylerdir. Mesela, İlâhi emirleri yapmak, günahları terk etmek gibi... (5) Keza, salavat Resulullah’a ulaşmaya bir vesile, Resulullah ise, Rahman’ın rahmetine bir vesiledir. (6)

    Doktor, nasıl şifaya vesiledir, fakat şifa Allah’tandır. Onun gibi, mürşid dahi İlâhi feyiz ve hidayete bir vesiledir. Hidayet Allah’tandır. (7) Müridin şeyhine kalbini bağlaması, onda fâni olması, tasavvufî ifadesiyle fena fiş-şeyh; fena fir-resul ve fena-fillaha vasıta olmalıdır. (8) Yani mürid, şeyhinde fani olmak halinden Resulullah’ta fani olmaya yükselmeli, o makamdan da Allah’ta fani olma derecesine çıkmalıdır.

    İlim ehli insanlardan istifade, irfan sahibi mürşitlerden ise, istifaza edilir, feyz alınır. Kâmil mürşitlerin huzurunda duyulan huzur, bir feyz tecellisinden ibarettir. “Onların nefesi, gayb âleminin baharındandır. Onun tesiriyle, gönülde ve canda yeşillik ve tazelik husule gelir.” (9)

    Bir üstada merbutiyet, bir şeyhe bağlılık güzel olmakla beraber, bu bağlılık insanı, “şeyhim beni kurtarır” şeklinde bir tembelliğe sevk etmemelidir. Nitekim, peygamber hanımı olmak Hz. Nuh ve Hz. Lut’un hanımlarına yetmemiş (Tahrim Sûresi, 10), peygamber oğlu olmak Nuh’un oğullarından birisi için fayda sağlamamıştır. (Hud Sûresi, 45-46). Cenab-ı Hak, Nuh’un oğlu için “O senin ehlinden değil.” demektedir. Şüphesiz bu, neseb itibariyle değil, inanç yönündendir.

    Hz. Peygamberin, kızı Fatıma’ya “Ey Fatıma! Amelinle kendini ateşten kurtar. Yoksa ben de seni kurtaramam!” (10) şeklindeki hatırlatması, cidden anlamlıdır.
    Beyazid-i Bistami, “Kürkünüzden bir parça verseniz de, teberrüken üzerimde taşısam” diyen müridine şöyle der: “Evladım, sen adam olmazsan, değil Bayezid’in kürkü, belki derisini yüzüp de içerisine girsen, yine fayda etmez.”
    Verilen bu örnekler, şefaati reddetmek anlamında değildir. Peygamberlerin, kâmil mürşitlerin elbette şefaati olacaktır. Fakat buna layık olabilmek için, belli bir amel ve ihlas seviyesini yakalamak lazımdır. (11)

    Kaynaklar:
    1. İz, Tasavvuf, s 100
    2. Eraydın, Tasavvuf ve Tarikat, s. 114
    3. Eraydın,Tasavvuf ve Tarikat, s. 116-1191
    4. Nursî, Lem’alar, s. 129-130
    5. Alûsi, Ruhu’l- Meâni, Vl, 124-125
    6. Nursî, Lem’alar, s. 97
    7. Eraydın, Tasavvuf ve Tarikat, s. 114-115
    8. Eraydın,Tasavvuf ve Tarikat,. s. 384
    9. Mevlana, IV, 1008
    10. Müslim, İman, 348
    11. Tahiru’l-Mevlevi, VII, 692

    Ömür kısa. Kendine GEL!...


  2. #2
    Pürheves Edaen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    Küre_i arz
    Mesajlar
    170

    Standart

    uzak durmalı diye düşünüyorum gerek yok 3.şahıslara
    Gizlenenlerin Ortaya Döküldüğü Günde İnsan İçin Ne Bir Güç Nede Bir Yardımcı Vardır....(Et-Tarık)

  3. #3
    Pürheves ceyhun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    257

    Standart

    Alıntı asrisaadet263 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Beyazid-i Bistami, “Kürkünüzden bir parça verseniz de, teberrüken üzerimde taşısam” diyen müridine şöyle der: “Evladım, sen adam olmazsan, değil Bayezid’in kürkü, belki derisini yüzüp de içerisine girsen, yine fayda etmez.”
    Şöyle bir versiyonunu okumuştum bu menkıbenin:

    Bayezid ile müridi çölde giderlermiş. Fenafişşeyh makamını elde etmek derdinde olan mürid "şeyhi ne yaparsa onu yapmaya çalışacak ya... Mürşidi Bayezid önünden giderken çöl kumunda bastığı yerde oluşan izlere basa-basa ilerlemege calışıyormuş.

    Durumu farkeden Bayezid arkasına dönmüş ; müridinin gözbebeklerine şöyle bir celal ile bakmış ve :

    " Değil ayak izlerimi takip etmek ; sırtımdan derimi yüzseler ve senin sırtana gecirseler bile ; sen Abdullah'sın ben de Bayezid ..."

    O anda müridin başı dönmüş , gözleri kararmış; beyninde şimşekler çakmış ve gözlerini oğuşturup dikaktle tekrar bakmış ama mürşidi Beyazıd-ı Bistami'yi görememiş ...

    Birisini görmüş amma...

    ---
    Size iki soru:

    1. Mürid kimi gördü ?

    2. Ne oldu derecesi ?
    " Sohbet sünnet-i müekkededir ; en az iki günde bir bu sünnet yerine getirilmeli... "

    Hace Alauddin ATTAR

  4. #4
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    "Şimdi en mühim tekkeler ehli, ehl-i tarikattır. Bütün kuvvetleriyle Nur Risalelerini nurlandırmaları ve sahip çıkmaları lâzım ve elzemdir. Haşiye

    Şimdiye kadar ben yalnız İmân hakikatini düşünüp "Tarikat zamanı değil, bid'alar mâni oluyor" dedim. Fakat şimdi, sünnet-i Peygamberî dairesinde, bütün on iki büyük tarikatın hulâsası olan ve tariklerin en büyük dairesi bulunan Risale-i Nur dairesi içine, her tarikat ehli kendi tarikatı dairesi gibi görüp girmek lâzım ve elzem olduğunu bu zaman gösterdi.
    Hem ehl-i tarikatın en günahkârı dahi çabuk dinsizliğe giremiyor; kalbi mağlûp olamıyor. Onun için onlar tam sarsılmaz, hakikî Nurcu olabilirler. Yalnız mümkün olduğu kadar bid'atlara ve takvâyı kıran büyük günahlara girmemek gerektir.


    Hâmisen: Şimdi bu zamanda en büyük tehlike olan zındıka ve dinsizlik ve anarşilik ve maddiyunluğa karşı yalnız ve yalnız tek bir çare var. O da Kur'ân'ın hakikatlerine sarılmaktır. Yoksa koca Çin'i az bir zamanda komünistliğe çeviren musibet-i beşeriye, siyasî, maddî kuvvetlerle susmaz. Yalnız onu susturan hakikat-i Kur'âniyedir." emr.Lahk


    Haşiye
    İşte mühim bir nümunesi: Seydişehirli Hacı Abdullah'ın bütün mensupları, hem Kastamonu'da, hem Isparta'da, hem Eskişehir'de Risale-i Nur dairesini kendi tarikat daireleri telâkki etmişler ki, onlardan Nurlara rastlayanlar, takdirkârâne sahip çıkıyorlar. Onlara bin bârekâllah...




  5. #5
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    S- Bir büyük adama ve bir veliye ve bir şeyhe ve bir büyük âlime karşı nasıl hür olacağız? Onlar meziyetleri için bize tahakküm etmek haklarıdır. Biz onların faziletlerinin esiriyiz.

    C- Velayetin, şeyhliğin, büyüklüğün şe’ni tevazu ve mahviyettir. Tekebbür ve tahakküm değildir. Demek tekebbür eden, sabiyy-i müteşeyyihtir. Siz de büyük tanımayınız.(Münazarat)

  6. #6
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    S- Sen eskiden umum şeyhlere muhabbet, hattâ müteşeyyihlere de hüsn-ü zan ederdin. Neden şimdi bid’aya düşmüş bir kısım müteşeyyihlere hücum ediyorsun?

    C- Bazan adavet, şiddet-i muhabbetten gelir. Evet nefsim için onları ne kadar severdim. Nefs-i İslâmiyet için bin derece daha ziyade onlara âşıktım.

    ...........

    • Lâkin onların asl-ı esas-ı mesleği, kulûbün tenviri ve rabtı,
    • yani fazilet-i İslâmiye üzerine sülûk..
    • yani hamiyet-i İslâmiye ile tahattüm..
    • yani İslâmiyet için hayatta zühd ve ravhı terk..
    • Yani ihlas için terk-i menafi’-i şahsî..
    • Yani tesis-i muhabbet-i umumiyeye teveccüh..
    • yani ittihad-ı İslâma hizmet ve irşad…(Münazarat)

  7. #7
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    S- Şimdiki şeyhlerden ne istersin?

    C-
    • Daima onların demdemelerinin mevzuu olan ihlası;
    • hem de tekke denilen manevîleşmiş kışlalarda, tarîkat denilen ruhanîleşmiş askerlikte ona murabıt oldukları cihad-ı ekberi
    • ve terk-i iltizam-ı nefsi;
    • hem de onların şiarı olan, zühdün manası olan terk-i menafi’-i şahsiyeyi;
    • hem de daima iddiasında bulundukları ve mizac-ı İslâmiyetin mayesi olan muhabbeti isterim.
    • Zira onlar, bizi istihdam ederek ücretlerini almışlar. Şimdi bize hizmet etmek borçlarıdır.(Münazarat)

  8. #8
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    S- Veli olan şeyhin, müddeî olan müteşeyyih ile farkları nedir?

    C- Eğer hedef-i maksadı, İslâmın ziya-yı kalb ve nur-u fikriyle ittihad ve mesleği muhabbet ve şiarı terk-i iltizam-ı nefs ve meşrebi mahviyet ve tarîkatı hamiyet-i İslâmiye olsa kabildir ki, bir mürşid ve hakikî şeyh olsun. Lâkin eğer mesleği tenkis-i gayr ile meziyetini izhar ve husumet-i gayr ile muhabbetini telkin ve inşikak-ı asâyı istilzam eden hiss-i taraftarlık ve meyelan-ı gıybeti intac eden kendine muhabbeti, başkasına olan husumete mütevakkıf gösterilse; o bir müteşeyyih-i müteevviğdir, bir zi’b-i mütegannimdir. Din ile, dünyanın saydına gider. Ya bir lezzet-i menhuse veya bir içtihad-ı hata onu aldatmış, o da kendisini iyi zannedip büyük meşayihe ve zevat-ı mübarekeye sû’-i zan yolunu açmıştır!(Münazarat)

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Dua Nedir? Nasıl Olmalıdır?
    By _vatan_ in forum Sesli ve Görüntülü Risale-i Nur Sohbetleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19.11.14, 11:29
  2. Bir Öğretmen Nasıl Olmalıdır?
    By muallim-necm in forum Eğitim
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.11.08, 00:51
  3. Bir Mümin Nasıl Olmalıdır?
    By selmanyildirim in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 30.01.08, 16:54
  4. Cumhurbaşkanı Nasıl Olmalıdır?
    By hasandemir in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.09.07, 09:48

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0