+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 13 Sayfa var 1 2 3 11 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 123
Like Tree1Beğeni

Konu: Dindar Olmayan Aile Çocuklarının Doğru Yolu Bulması Zor Değil mi?

  1. #1
    Dost lokman.hekim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Mesajlar
    42

    Standart Dindar Olmayan Aile Çocuklarının Doğru Yolu Bulması Zor Değil mi?

    s.a. herkese.
    direk konuya gireceğim..şimdi bizler elhamdülillah müslümanız ve müslüman olmanın yanında Allah bize Nurlardan istifade etme nimetini vermiş.çok zamanlar kafamıza birşey takıldığında açıp okuyoruz öyle olmadı gidip bilen birilerine sorabiliyoruz.yani birçok yönden dinini diyanetini aklıyla bilen insanlardanız çoğumuz elhamdülillah.fakat buna rağmen belki kalbimizi ve aklımızı çoğu zaman sorularımızın cevaplarını bularak tatmin etsek de bazen yine günahlara girebiliyoruz bazen namaz kılmaktan sıkılıyoruz nefsimize ağır geliyor demek istediğim şu bizler nurlardan istifade ederek avami bir müslümandan daha çok birşeyelerin bilincinde olabiliyoruz.şimdi bu pencereden baktığımız zaman dinle diyanetle pek alakası bulunmayanları düşündüm kafamda..şimdi onların için belki gerçekten bazı gerçekleri bilse dinine diyanetine sahip çıkacak bu gerçekleri bu hakikatleri hayatının birinci gayesi yapacak insanlar var.(nitekim üstadın hapis arkadaşlarından bazıları dışarıda bilmem kaç tane leşi varken üstaddan o hakikatleri dinleyince tahta kurusunu bile öldürememişler).şimdi bu insanlar eğer dinine diyanetine saygısı olan yani saygı demeyelim de bazı gerçeklerin farkında olan bi ailenin çocuğu olsalardı o aile o çocuğuna bazı şeyleri verseydi bu çocuk belki de çok farklı bi hayat sürüyo olcaktı.şimdi bizim ailemizi seçme hakkımız olmadığına göre burada adaletsizlik gibi gözüme görünen şeyi(Allah beni affetsin) nasıl anlamam gerekir.yani düşünün bazı insanlar bu hakikatlerden haberdar olmasına rağmen nefsinin istedikleri ölçüde bi hayat yaşamayı seçerken, bırakın o insanları kendi adıma konuşayım ben bazı şeyleri bazı insanlardan daha çok öğrenmeye fırsat bulmuşken yinede yanlışa düşebiliyoken bahsettiğim gibi insanların ailesinden bu anlamda bişey almamış insanlardan doğru yolu bulmasını beklemek ne kadar doğrudur ve bu mümkündür..ve bu insan dediğim gibi belki birilerinden bu anlamda bişeyler duysa gerçekten doğru bi hayat yaşayabilecekken tek suçu belki bunlara önem vermeyen bi ailenin çocuğu olmak oluyo ve sonucunda cehenneme gidiyo.o zaman bu çocuğun buradaki suçu nedir.elbette aklıyla bazı işeyleri bulmaya çalışmalıydı ben tamamen masum demiyorum ama düşünün bazı şeyleri bilenler bile yanlışa düşerken bu insanın böyle düşünmesi çok müşküldür.bu insanlara nasıl muamele edilecek ve böyle insanların yapması gerekn nedir

    çok uzun oldu kusura bakmayın

  2. #2
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Şu an vaktim epey kısa, ayetlerle sabittir, bize gelen kötülük hep nefsimizdendir..Ev kema kal..

    Ve burası dar-ı imtihandır..

    Kimi bulmuşken kaybeder, kimi kaybetmişken bulur..

    Hayatın neresinde başımıza ne geleceğini kestirebilmemiz hiç de mümkün değildir..

    Vazifemizi yapıp vazife-i İlahiyeye karışmamalıyız..

    Sizin bahsini ettiğiniz ve belki sonlarını görmeye ömrünüzün yetmeyeceği insanların da nelere kavuşacakları hiç belli olmaz..

    Pencereden bakıp içlerine girmeden, bize düşen her daim duadır..

    Duanın açamayacağı kapı çözemeyeceği müşkül yoktur..

    Ve imtihanın sonu son nefeste belli olur..

    Sıkmayın canınızı Rabbimizin merhameti her zaman azabını geçmiştir..

    O Rahimdir, hem Hakîm'dir abes iş yapmaz..

    Vesselam..

  3. #3
    Müdakkik Üye mevlanahalid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    633

    Standart Adalet

    Birincisi, kainatta bir mizan ve intizam mevcuttur. Güneşin ve ayın ve sair yıldızların hareketlerinden tutunda bütün atomların hareketine hatta bedendeki hücrelerin muntazam işlemesine kadar bir adalet mizan ve intizam hakimdir. Yani Allahın adaleti en küçükten en büyüğe kadar her yerde ve her şeyi kuşatmıştır.

    Şimdi önce biz yok iken hayat sahibi olduk. Yani yaşama hakkını aldık. Adem iken hayat sahibi olduk. Sonra 124 bin enbiya, 124 milyon evliya, asfiya bizi irşad etti. Kitaplar, suhuflar geldi. İrşad edilen bütün insanlar mesul oldular. Ya dinleyecek yada kabul etmeyecek. Yani sırrı teklif.

    Bizlere yoktan bir kainat hediye edildi. İçindeki herşey sanki bizim yada bize hizmet ediyor. Güneş ay dünya bize hizmet ediyor sanki. Yani karşılıksız koca kainat hizmetimizde. Bu büyük bir rahmet ve merhamet .

    Birde sırrı imtahan olan bu dünyada iyi ve kötü ruhların ayrımı için elbette imtihan mutlaka olacak. Müslüman ülkede ateist olduğu gibi küba da dahi müslüman olabiliyor. Yani tamamen tercih ve kabul meselesi.

  4. #4
    Dost lokman.hekim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Mesajlar
    42

    Standart

    peki şunu sorayım.biz belkide sokakta gördüğümüz zaman dua ettiğimiz insanlardan birisi olsaydık o dediğiniz güneşin ayın nizamından intizamından kainattaki bütün mükemmelliklere varana kadar hangi birini görüp onu idrak edip ordan da bi yaratıcının varlığına geçebilirdik..bu kadar CEZBEDİCİ günahlar karşısında kaçımız nefsin hoşuna giden şeyleri bırakıp da böyle "derin" şeyleri düşünürdük.dürüst olmak gerekirse ben bunu yapamazdım.nitekim nice bilim adamları gelmiş geçmiş o bazı güzlellikleri harikalıkları en ince ayrıntısına kadar idrak etmişler ama yine de ordan bi yaratıcının varlığına geçememişler.

    elbette imtihan dünyası ama biraz anlattığım gözle bakıldığı zaman gaflete düşmüş beyin ve kalplerin birisinin yardımı olmadan bazı şeyleri idrak etmesi çok zor .bakın imkansız demiyorum çok zor diyorum:S:S:S

    elbette herşyin hikmeti vardır..ve şunu da belirteyim.elbette bunun bi çıkış yolu vardır.ben biliyorum ki Allah kimseye azab etmez herkese adaletli davranır ama bu noktada benim nakıs aklıma adaletsizlik gibi görünen sorunun cevabını arıyorum

  5. #5
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Böyle sorular benim de aklima geliyor bazen...

    Fakat Allah'in adaleti sonsuz diye düsünüp, teselli buluyorum...


    Alıntı lokman.hekim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    peki şunu sorayım.biz belkide sokakta gördüğümüz zaman dua ettiğimiz insanlardan birisi olsaydık o dediğiniz güneşin ayın nizamından intizamından kainattaki bütün mükemmelliklere varana kadar hangi birini görüp onu idrak edip ordan da bi yaratıcının varlığına geçebilirdik..bu kadar CEZBEDİCİ günahlar karşısında kaçımız nefsin hoşuna giden şeyleri bırakıp da böyle "derin" şeyleri düşünürdük.dürüst olmak gerekirse ben bunu yapamazdım.nitekim nice bilim adamları gelmiş geçmiş o bazı güzlellikleri harikalıkları en ince ayrıntısına kadar idrak etmişler ama yine de ordan bi yaratıcının varlığına geçememişler.

    elbette imtihan dünyası ama biraz anlattığım gözle bakıldığı zaman gaflete düşmüş beyin ve kalplerin birisinin yardımı olmadan bazı şeyleri idrak etmesi çok zor .bakın imkansız demiyorum çok zor diyorum:S:S:S

    elbette herşyin hikmeti vardır..ve şunu da belirteyim.elbette bunun bi çıkış yolu vardır.ben biliyorum kji Allah kimöseye azab etmez herkese adaletli davranır ama bu noktada benim aciz aklıma adaletsizlik gibi görünen sorunun cevabını arıyorum

  6. #6
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Alıntı lokman.hekim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    peki şunu sorayım.
    benim nakıs aklıma adaletsizlik gibi görünen sorunun cevabını arıyorum
    Kardeşim

    matrix i tanır mısın?

  7. #7
    Dost lokman.hekim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Mesajlar
    42

    Standart

    malesef tanımıyorum:S

  8. #8
    Dost lokman.hekim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Mesajlar
    42

    Standart

    yani matrix filminden mi bahsediyosunuz onu da anlamadım.onuda izlemedim ondan bahsediyosanız eğer

  9. #9
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Hem nasıl kader-i İlâhî netice ve meyveler itibâriyle şerden ve çirkinlikten münezzehtir; öyle de, illet ve sebep itibâriyle dahi zulümden ve kubuhtan mukaddestir.

    Çünkü, kader hakiki illetlere bakar, adâlet eder; insanlar, zâhirî gördükleri illetlere hükümlerini binâ eder, kaderin aynı adâletinde zulme düşerler.

    Meselâ, hâkim seni sirkatle mahkûm edip, hapsetti. Halbuki, sen sârık değilsin; fakat, kimse bilmez gizli bir katlin var.

    İşte, kader-i İlâhî dahi seni o hapisle mahkûm etmiş. Fakat, kader, o gizli katlin için mahkûm edip adâlet etmiş; hâkim ise, sen ondan mâsum olduğun sirkate binâen mahkûm ettiği için zulmetmiştir.

    İşte, şey-i vâhidde iki cihetle kader ve icad-ı İlâhînin adâleti ve insan kisbinin zulmü göründüğü gibi; başka şeyleri buna kıyas et.

    Demek, kader ve icad-ı İlâhî mebde' ve müntehâ, asıl ve fer', illet ve neticeler itibâriyle şerden ve kubuhtan ve zulümden münezzehtir.
    Ararad bunu beğendi.



  10. #10
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Teşbihte hatâ olmasın, sen bir iktidarsız çocuğu omzuna alsan, onu muhayyer bırakıp, "Nereyi istersen seni oraya götüreceğim" desen; o çocuk yüksek bir dağı istedi, götürdün. Çocuk üşüdü yahut düştü.

    Elbette, "Sen istedin" diyerek itâb edip, üstünde bir tokat vuracaksın.

    İşte, Cenâb-ı Hak, Ahkemü'l-Hâkimîn, nihayet zaafta olan abdin irâdesini bir şart-ı âdi yapıp, irâde-i külliyesi ona nazar eder.

    Elhâsıl: Ey insan! Senin elinde gayet zayıf, fakat seyyiâtta ve tahribâtta eli gayet uzun ve hasenâtta eli gayet kısa cüz-i ihtiyârî nâmında bir irâden var.

    O irâdenin bir eline duâyı ver ki, silsile-i hasenâtın bir meyvesi olan Cennete eli yetişsin ve bir çiçeği olan saadet-i ebediyeye eli uzansın.

    Diğer eline istiğfarı ver ki, onun eli seyyiâttan kısalsın ve o şecere-i mel'unenin bir meyvesi olan zakkum-u Cehenneme yetişmesin.

    Demek, duâ ve tevekkül meyelân-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi, istiğfar ve tevbe dahi meyelân-ı şerri keser, tecavüzâtını kırar.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. O nur ile doğru yolu bulup onda gidesiniz!!!
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.10.14, 09:33
  2. Mehmet Ali Kaya'nın doğru olmayan iddiası:
    By semihlove in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 09.09.12, 11:40
  3. Dindar Erkeklerin Dindar Olmayan Yanları
    By Şahide in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 09.09.09, 15:21
  4. Aile Hayatınızı Doğru Yorumladığınızdan Emin misiniz?
    By akıncı in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.06.08, 01:30
  5. Dindar Eş - Dindar Aile Çöküşü Paylaşma Istırabı
    By delailinnur in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.02.08, 03:19

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0