+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 27

Konu: Kur'an'in Bu Ayeti Gecersiz mi, Degil mi?

  1. #1
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart Kur'an'in Bu Ayeti Gecersiz mi, Degil mi?

    Müzemmil Suresi:

    10- Kâfirlerin sözlerine sabret ve onlardan güzellikle uzaklaş.
    Ey Muhammed, rabbin, doğunun, batının ve onların aralarında bulunan*ların rabbidir. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O halde sana emrettiği hususlarda sadece ona tevekkül et. Kavminin müşriklerinin, eziyet etmek için sana söyle*dikleri sözlere karşılık sabret. Onlara, Allah rızası için aldırış etme.
    Katade bu son âyetin, Tevbe suresinin inmesinden sonra neshedildiğini söylemiştir. Zira Allah teala, kâfirlerin "Lailahe İllallah Muhammedün Resulul-lah" demelerine kadar onlarla savaşılmasın! emretmiştir. Böylece kâfir oldukları halde kendilerine aldırış edilmemesi emri kaldırılmıştır.[1][18]

    [1][18] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 8/464-465.




    Taberi Kur'an Tefsiri'nden...

    -Bu ayeti nasil anlamaliyiz?
    -Kafirlerle durduk yerde savasmali miyiz?
    -Kafirlerle ne zaman savasmaliyiz? (Dinimizi uygulamayi yasakladiklarinda mi? Ya Fransa'da basörtüsü yasaginda nasil davranmaliyiz? )
    -Kafirlere aldiris etmek veya aldiris etmemek hangi anlamlarda?
    -Ayette kafirlerin sözlerine sabret deniliyor.Karikatür de bir "Söz" mahiyetinde olabilir mi? Veya Hz. Muhammed hakkinda söylenenelere biz de sabretmeli miyiz? (Sabrederek, bu tür meselelere üzüldügümüzü belirterek ve sakince meselelere aciklik getirmekle beraber...)

  2. #2
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Kur'an'in bazi ayetlerinin "Gecersiz" olmasina (?) Risale-i Nurlarda bir aciklama var mi?

    Dini bilgisi olan bir Arap komsuma sordum.Kur'an 23 yilda nazil oldu.Bazi ayetlerin gecersiz olma hükmü vardir ve bu da Allah'in bir hikmetidir, diye cevap verdi...

  3. #3
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Kur'an'da nasih mensuh varmıdır?

    Evet Kuran'da nasih(nesheden) ve mensuh(neshedilmiş) ayetler vardır. Kuran temelde kendinden önce inmiş olan İncil ve Tevrat'ın hükümlerini neshetmiştir. Yahudiler, Allah nesih yapamaz ve şu halde böyle yeni yeni hükümler getiren bir vahiy indiremez diyorlardı. Bunun üzerine

    "Biz bir âyetten her neyi nesheder veya unutturursak, ondan daha hayırlısını yahut mislini getiririz. Bilmez misin ki, Allah her şeye kâdirdir." BAKARA 106 ayeti nazil oldu.

    Allah bunu yapabilir ve bunu yapmakta kendisine eksiklik gelmeyeceği gibi bunda hayır ve hikmet bulunur. Çünkü biz insanlara göre değiştirilme görünen durum Allah-ü teala tarafından nihai hükmü beyan etmedir. Ancak bize ilk hükmün sona ereceği vakit bildirilmediğinden sınırlı ilmimiz bu işi yürürlükten kaldırma sanmaktadır. Allah mahlukatı yaratmadan önce nasihi de mensuhu da bilir.

    Fakat hikmetiyle mensuh olan ilk hükmün belirli bir vakitte sona erecek bir hikmet ve maslahat (işlev) ile sınırlı olduğunu da bilmektedir.
    Ebediyet kaydiyle mukayyed (bağlı) hükümlerde nesih cereyan etmez. Nesih ancak emirler ve yasaklar gibi hükümlerde cereyan eder.


    Cenab-ı Allah, varlık âleminde bu gün yarattığını yarın yok ederek, diğer bir şeye dönüştürmekle ilmine, kudretine, iradesine hiçbir noksanlık ârız olmayacağı gibi, şeriate ait âlemde de başka başka zamanlarda başka başka şer'î hükümler inşa etmekle, mesela; geçmiş zamandaki bir emrin yerine, şimdiki zamanda yasak koyan bir emir inzal buyurmakla ilminde ve iradesinde haşa bir noksan değil, belki her birinde bir hikmetinin tecellisini ve kemalini göstermiş olur. Ve bunda caymak mânâsını düşünmek kabil değildir. Allah katında kararlaşmış bulunan herşey ve her hüküm yerli yerinde gelmiştir. Ve hakikatte hiçbir kelimesi değişmiş değildir.

    Hasılı iman hakikatleri, itikat esasları gibi, ihbarî olan ilmî ilkelerde nesih mümkün değildir. Bunların bir anlık zamana bağlı olanları bile ezelî gerçekler hükmündedir. "Şu şöyledir, filan vakit, filan şey oldu veya olacak." denildi mi bu haberler, bu hükümler artık ezelden ebede doğrudurlar.

    O vakitte o şey olmadı veya olmayacak denilemez. Lakin "su iç, şarap içme," gibi inşâî olan şer'î hükümler, açıkça ebediyet kaydıyla kayıtlanmadıkça nesihleri mümkündür. Bunlar bir an için meşru, başka bir an için gayr-i meşru olabilirler. Bunların ebediyetleri zorunlu değildir, nesihleri de müddetlerinin açıklanmasına bağlıdır. İman ve itikad (inanç) meseleleri gibi dinin esaslarında ve verdiği haberlerinde nesih olmaz. Bu noktada İslâm ve Kur'ân, kendinden öncesini neshedici değil, tasdik edici, te'yit edici ve düzelticidir. Evet, nesih de bir gerçek, bir kanundur.

    Neshi inkâr etmek, yaratılışdaki değişimleri inkâr etmek veya âlemde değişimlerin kanunsuzluğunu iddia etmek gibi bir bilgisizlikten başka bir şey değildir. Neshi inkâr etmek isteyenler şunu düşünmelidir ki, eğer Allah Teâlâ'nın yaratma ve emrinde bir nesih kanunu olmasaydı âlemde ne bir değişme olur, ne de akidlerde, anlaşmalarda ve konmuş kanunlarda insanlar arası feshetme ve ilka (kaldırma) muamelelerine imkan bulunurdu.


    Fakat şunu da bilmeli ki neshin konusu, ilgilendiği şey, ancak zaman ve mekanın değişmesi, durumların ve menfaatlerin farklılığı ile ilgili olan fer'î hükümler olabilir. Geçmiş dinlerde ve İslâm'ın başlangıcında mensuh olduğu açıklanan hükümler de hep bu cümleden olanlardır. Ameli değil fakat ezeli hakikatlarda nesih olamaz Her zaman hak ve sabit olan din ve iman esasları, bütün Allah'dan gönderilmiş dinlerde aynı olmak üzere saklanır, muhafaza edilir.

    Gerek bilgisizlikten ve gerek şeytanlıktan doğmuş olarak tahrif sûretiyle girmiş olan batıl inançlar ve fâsid fikirler ise, esasta olsun, füru'da olsun daima red ve iptal edilir."Kim Allah'a ve ahiret gününe inanır ve güzel amel işlerse, işte bunlara hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar." düsturu, bir ezelî gerçektir. Ve bunu kabül ve tatbik etmeyen hiçbir din, hak din değildir. Muhammed Aleyhisselâm'ın tebliğ ettiği bu gerçek, Musa'nın da, İsa'nın da ve bütün peygamberlerin de tebliğ ettikleri bir hakikattır. Gerek geçmiş ümmetlerde ve gerek şimdiki ümmetlerde hakikî müminler bu esasa uymuş olanlardır. Gerçekten müslüman ve sonunda da mesud olacak olanlar bunlardır.
    Elmalılı tefsirinden faydalanılmıştır.

    Alıntı

  4. #4
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Aciklamalar icin Allah c.c. razi olsun mihrisah kardes...

    Peki biz asagidaki ayeti nasil anlayalim ve nasil tatbik edelim?

    Alıntı halenur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Müzemmil Suresi:

    10- Kâfirlerin sözlerine sabret ve onlardan güzellikle uzaklaş.
    Ey Muhammed, rabbin, doğunun, batının ve onların aralarında bulunan*ların rabbidir. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O halde sana emrettiği hususlarda sadece ona tevekkül et. Kavminin müşriklerinin, eziyet etmek için sana söyle*dikleri sözlere karşılık sabret. Onlara, Allah rızası için aldırış etme.
    Katade bu son âyetin, Tevbe suresinin inmesinden sonra neshedildiğini söylemiştir. Zira Allah teala, kâfirlerin "Lailahe İllallah Muhammedün Resulul-lah" demelerine kadar onlarla savaşılmasın! emretmiştir. Böylece kâfir oldukları halde kendilerine aldırış edilmemesi emri kaldırılmıştır.[1][18]

    [1][18] Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 8/464-465.




    Taberi Kur'an Tefsiri'nden...

    -Bu ayeti nasil anlamaliyiz?
    -Kafirlerle durduk yerde savasmali miyiz?
    -Kafirlerle ne zaman savasmaliyiz? (Dinimizi uygulamayi yasakladiklarinda mi? Ya Fransa'da basörtüsü yasaginda nasil davranmaliyiz? )
    -Kafirlere aldiris etmek veya aldiris etmemek hangi anlamlarda?
    -Ayette kafirlerin sözlerine sabret deniliyor.Karikatür de bir "Söz" mahiyetinde olabilir mi? Veya Hz. Muhammed hakkinda söylenenelere biz de sabretmeli miyiz? (Sabrederek, bu tür meselelere üzüldügümüzü belirterek ve sakince meselelere aciklik getirmekle beraber...)

  5. #5
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Fahreddin Razi tefsirinden:

    "Onlar ne derlerse sabret. Onlardan güzel bir şekilde uzaklaş" (Müzzemmil, 10).
    Bu, "Sen beni vekil edindiğin (Bana tevekkül ettiğin) zaman, onlar ne derlerse sabret ve onların işini bana havale et. Çünkü Ben senin vekilin olduğum zaman, senin kendi işlerini düzeltmeye gayretinden daha güzel şekilde işlerini düzeltirim" demektir.[28]

    Allah'la Olan İşler ve Kullara Ait İşler


    Bil ki kulların önemli işleri iki kısımdır: Allah'la olan işlerinin durumu ve insanlarla olan işlerinin durumu. Birincisi, ikincisinden daha önemlidir. Dolayısıyla Cenâb-ı Hak, bu sûrenin başında, birinci kısımla alakalı hususu zikredince, peşisıra ikinci kısımla alakalı olanı getirdi. Hak Sübhânehû ve Teâlâ, bu babda kendisine ihtiyaç duyulan şeylerin hepsini, bu iki cümlede topladı. Bu böyledir çünkü insan ya insanlarla içice olur, ya onlardan ayrı olur. Eğer onlarla içice ise, onların eziyet ve kabalıklarına sabretmesi gerekir. Çünkü onlardan iyilik ve rahat arzu edip, bunu bulamaz İse kederler ve üzüntüler içine düşer. Binâenaleyh anlaşılıyor ki halkla içice-beraber olmayı isteyen kimsenin çok sabretmesi gerekir. Ama insan, İnsanlarla içice olmayı bırakır (uzlete çekilir) ise, bu da güzel bir uzaklaşmadır.
    Böylece sabit olur ki her insan için bu iki durumdan birisi söz konusudur. "Güzel bir şekilde uzaklaşma" insanın, diğer insanlardan kalbi ve hevâ-u hevesi ile tamamen uzaklaşması ve mudara etme, göz yumma, karşılık vermeme gibi fiillerde onlara muhalefet etmesidir. Bu ayetin bir benzeri de "Onlardan yüz çevir ve onlara va'z-u nasihatta bulun" (Nisa, 63), "Cahillerden yüz çevir (uzaklaş)" (A'raf, 199) ve "Bizimzikrimizden yüz çevirenden uzaklaş" (Necm, 29) ayetleridir.
    Müfessirler derler ki: "Bu ayet "kıtal" ayetinden önce nazil oldu, sonra kıtal (savaş) emri ile birlikte nesholunduğunu söylemişlerdir. Diğer bazı alimler de, "Aksine bu, Allah'ın izniyle, kabule daha teşvik edici olan yolu tercih etmektir. Binâenaleyh bu gibi şeylerde, nesh söz konusu olmaz" demişlerdir ki bu görüş daha doğrudur.[29]


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  6. #6
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    ?şarat-ül ?'caz'dan:
    "
    ...Zira Kur'an, bütün kütüb-ü salifenin güzelliklerini ve eski şeriatlerinin kavaid-i esasiyelerini cem etmiş olduğundan usulde muaddil ve mükemmildir. Yani, tadil ve tekmil edicidir. Yaln?z, zaman ve mekan?n tagayyür etmesi tesiriyle tahavvül ve tebeddüle maruz olan füruat k?sm?nda müessistir. Bunda akli ve mant?ki olmayan bir cihet yoktur. Evet, mevasim-i erbaada giyecek, yiyecek ve sair ilaçlar?n tebeddülüne lüzum ve ihtiyaç has?l olduğu gibi, bir şahs?n yaşay?ş devrelerinde, talim ve terbiye keyfiyeti tebeddül eder. Kezalik, hikmet ve maslahat?n iktizas? üzerine, ömr-ü beşerin mertebelerine göre ahkam-? fer'iyede tebeddül vard?r. Çünkü, fer'i hükümlerden biri, bir zamanda maslahat iken, diğer bir zamana göre mazarrat olur. Veya bir ilaç, bir şahsa deva iken, şahs-? ahere da' olur. Bu s?rdand?r ki, Kur'an, fer'i hükümlerden bir k?sm?n? neshetmiştir. Yani vakitleri bitti, nöbet başka hükümlere geldi, diye hükmetmiştir."


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  7. #7
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Allah razi olsun Alanyali Kardes.

    Yazilari okudum, fakat halen müslümanlarin bu ayeti okuduklarinda kafirlere karsi nasil davranmalari gerektigini tam sekilde anlamadim.

  8. #8
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Zaten biz ayetlere göre hüküm veremeyiz..Ama mezkur ayetlerde temel ahlak kurallar?na ait düsturlara yer veriliyor..Mezkur ayetlerde, her bireyin ahlak konusunda örnek almas? gereken düsturlar var..

    Mezkur Ayetlerde "nesh olma" durumu, sadece devlet yönetimi aç?s?ndan olabilir..DAha müslümanlara savaş emri gelmemiş ve ayetlerde savaş emri gelinceye kadar nas?l bir ahlakla davranmalar? gerektiği ve Resulullah'(sav) ?n nas?l davranmas? gerektiği bildiriliyor..

    cihat emri gelince de müslümanlar?n cihat yapabileceği izni ç?k?yor..Ama dikkat edelim bu cihad? devletler yapar..Yani bir ülkede yaşayan halktan birisi, "ben cihat ilan ediyorum" diyemez, cihat izni bir ?slam devletine veriliyor..Yoksa bağ?ms?z her bireye "siz de rasgele cihat edin" denmiyor zaten..
    her birey yine önceki ayetler gereği ,güzel ahlakla hareket etmekle yükümlüdür..
    Bir bireyin başka bireylerle nas?l bir ahlak üzere olacağ? zaten kitaplarda uzun uzun anlat?lm?ş..

    Ama bir ?slam devletinin başka devletlerle nas?l ilişki üzere olacağ? da, o devletin yönetimine b?rak?lm?ş..?ster cihat eder, durumlar müsaitse bar?ş eder..
    Mesela osmanl? devleti bir ?slam devletiydi ve her zaman bar?ş yolunu tutmaya gayret etmiştir, eğer karş? devlet sald?r? tavr? tak?n?rsa veya ülkeye veya müslümanlara zarar verici bir tutum tak?n?rsa, cihat emri gereği cihad?n? da yapm?şt?r..

    Müzzemmil 10.ayeti , yine bireylerin şahsi yaşamlar?nda geçicidir elbette "bu ayetler nesh oldu, ben bu adama savaş açacağ?m " diyemez herhalde..

    ?slam devletleri de, kendi yönetimleri ve alacaklar? karar icab?, kendi devletlerine yap?lan bir sald?r? esnas?nda cihat yapabilirler..

    Ben böyle anlad?m..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  9. #9
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Allah razi olsun...

    Cihad emrini acaba hem devlet yönetimi, hem alimler mi yapar, yoksa sadece devlet yönetimi mi?

  10. #10
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Alıntı halenur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah razi olsun...

    Cihad emrini acaba hem devlet yönetimi, hem alimler mi yapar, yoksa sadece devlet yönetimi mi?
    Zaten bir İslam devletinin yönetiminde alimler de rey sahibi olduğu için, istişare üzere bir meclis kurulur ve istişare sonucu bir karar verilir..Son söz İslam devletinin başındaki kişiye aittir..

    Mesela osmanlı devletinin yönetiminde, İslam alimlerinden oluşmuş bir kurul bulunurdu, bunlar gerekli izahatları yapardı..Mesela şeyhülislamlık makamı, bu yönetimin gereği idi..Şeyhülislam, gerektiğinde Padişah'ın icraatlarını eleştirip, şeriata uygun hale getirilmesini sağlar..padişah da, bir hüküm hakkında belli bi karar veremediği zaman, şeriatın o konu hakkında ne buyurduğunu şeyhülislamdan sorup ,ona göre davranabilir..

    Mesela Hz.Ömer bazı konularda kararsız kalıp, şeyhülislamlık makamında bulunan Hz.Ali'ye danışıp ,ona göre karar vermiştir..
    Cihad mı yapılacak yoksa başka yöntemlere mi başvurulacak, bunlar devlete ait işlerdir kısacası..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kanadım degil ama yüreğim kırık...
    By BiRDüNYaUMuT in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.09.13, 20:11
  2. Kanadım degil ama yüreğim kırık...
    By BiRDüNYaUMuT in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.02.12, 07:27
  3. Demiri indirdik’ âyeti
    By Bîçare S.V. in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 24.12.11, 12:48
  4. Para Degil Adalet İstiyorum
    By yuksek-Sadakat in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.05.08, 08:59

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0