+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 21

Konu: Bakara 75

  1. #1
    Dost cey_hun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    40

    Standart Bakara 75

    Selamun Aleyküm Az Önce islami bir forumda ne yazıkki bir insan haddini aşarak hoş olmayan birkaç kelime sarf etmiş her nakadar bunları cevabını verdiysekte aklıma bir ayet ve soru takıldı sizin gibi bu işin ehli olanlardan yardım almak isterim açıkçası ayet şu

    Yüce Allah buyurmuştur ki:

    "Yazıklar olsun, elleriyle kitabı yazıp da, sonra onu yok pahasına satabilmek için 'bu, Allah katındandır' diyenlere; yazıklar olsun, elleriyle yazdıklarından dolayı onlara ve yazıklar olsun, böyle kazandıklarından dolayı onlara!"

    "(...) Onun Allah katından olduğunu söylerler; hâlbuki o, Allah katından değildir. Böylece onlar, bile bile Allah’a karşı yalan söylerler."

    bunlar ayettir malum eleştiriyi anlamışınızdır...daha çok kafa karıştırmaya luzum yok yorumlarınızı bekliyorum

    Allah razı olsun
    selametle

    biçare ceyhun

  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    soru pek anlaşılamadı herhalde..

  3. #3
    Vefakar Üye sitem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    306

    Standart Hakka Batili KariŞtirmak : Tahrİfat

    HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK


    İsrâiloğullarının Hakka Bâtılı Karıştırmaları


    İsrâiloğulları, Hz. Musa'nın bütün ikazlarına rağmen Tevrat'a sahip çıkamadılar, onu koruyamadılar, onu tahrif ettiler. Bu tahrifatın kökeninde yahudi din adamlarının duyarsızlığı yatıyordu. Bel'amlar, kendileri Kitab'ı öğrenmek kaydıyla muhafaza etmedikleri gibi, halka da öğretmiyorlardı. Kutsal kitabın kaderi tamamen ruhban sınıfa kalmıştı. Kutsal kitap, halk arasından tamamen çektirilmişti.

    Kitaba ancak ruhban sınıf ve aristokrat sınıf ulaşabilirdi. Onlar da Kitabı mevcut statükoya göre, egemen güçlerin arzuları istikametinde yorumluyorlardı. Hele kutsal kitap, halkın arasından çektirildi mi, halk tamamen cahil hale gelir ve bütünüyle şirk, hurâfe ve bid'at ve sapıklıkla başbaşa kalır.

    İşte yahudi din adamları ve hahamları kitabı muhafaza edecekleri yerde revaçta olan yaygınlık ve özen kazanan bâtıl ve sapık inançlara, ahlâkî bozukluklara Tevrat'tan dogmalar bulmaya çalışarak onları meşrû gösterme gayreti içine giriyorlardı. Hatta Tevrat'ta bulunmayan dogmaları da kendi felsefelerinden türeterek tahrifata çalışıyorlardı.

    Öyle oldu ki artık Allah'ın kutsal kitabı olan Tevrat, din adamları ve hahamlar elinde bir taslak, bir oyuncak oldu. Bu kimseler, Allah'ın kitabını kendi hevâ ve istekleri, kendi felsefe ve sapık inançları doğrultusunda istedikleri gibi nesh ediyorlardı.

    Nesh ederlerken, mensuh âyetler yerine kendi hezeyanlarını yerleştirerek akamete uğratıyorlardı. Kısaca bu beyler, menfaatleri istikametinde her türlü tefsir ve te'vile sahiptiler. Her türlü ekleme ve çıkarmalar için kendilerini yetkili görüyorlardı.

    Bütün bu yapılanlar yetmiyormuş gibi, "bunlar Allah katındandır" diye tescillendiriyorlardı. Böylece, birçok felsefecinin, tarihçinin, müfessirin, yorumcu, bid'at ve hurâfeci masalcının görüşleri mukaddes kitaba sokularak Allah'ın kelâmı oluverdi. Bu saçmalıklar Allah'ın kelâmı oluverince de kim bunlara karşı çıktıysa hemen dinden çıkmış sayıldı.

    Kur'ân-ı Kerim, yahudi ve hıristiyanların birçok yanlış ve sapık davranışlarından söz eder. Üzeyir ve Mesih'i ilâh olarak kabul etmeleri gibi. Kutsal kitabı değiştirdiklerine dair de şöyle buyuruyor:



    "Ey iman edenler, gerçekten yahudi hahamlarından/bilginlerinden ve hıristiyan râhiplerinden çoğu insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan çevirirler." (9/Tevbe, 34)

    "Ey iman edenler, onların (yahudilerin) size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa ki onlardan bir zümre, Allah'ın kelâmını işitirler de iyice anladıktan sonra, bile bile onu tahrif ederlerdi/değiştirirlerdi." (2/Bakara, 75)

    "Elleriyle Kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için 'Bu Allah katındandır' diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıklarından ötürü vay haline onların! Ve kazandıklarından ötürü yazıklar olsun onlara!" (2/Bakara, 79)


    İsrâiloğullarının sapık boyutlarını irdelediğimizde gerçekten birçok açık hakikatleri inkâr ettiklerini veya değiştirdiklerini görürüz.

    --> Hz. Muhammed'in vasfını Tevrat'tan kaldırmaları (4/Nisâ, 46),

    --> "İbrahim (a.s.) bizim dinimiz üzeredir" diyerek ona iftira etmeleri (3/Âl-i İmran, 65),

    --> kendi yorumlarını "bu Allah'ın Kitabındandır" diyerek Allah'a iftirada bulunmaları (3/Âl-i İmran, 78),

    --> yahudiler Allah'a vermiş oldukları misaklarını bozdukları için, Allah'ın onların kalplerini kaskatı etmesi, onların kelimeleri yerlerinden oynatarak tahrif etmeleri (5/Mâide, 13).

    --> Onlar peygamberlerini öldürerek suç işleyince ölümü asla temenni etmemeleri (2/Bakara, 95).

    Yine Allah'ın indirdiği Kitaptan Hz. Muhammed'in (s.a.s.) vasfını gizleyip para almaları gibi.

    "Allah'ın indirdiği Kitaptan bir şeyi (âhir zaman peygamberinin vasıflarını) gizleyip onu az bir paha ile değişenler yok mu, işte onların yiyip de karınlarına doldurdukları, ateşten başka bir şey değildir. Kıyamet günü Allah kendileriyle ne konuşur ve ne de onları temize çıkarır. Orada onlar için can yakıcı bir azap vardır. Onlar, doğru yol karşılığında sapıklığı, mağfirete bedel olarak da azabı satın almış kimselerdir. Onlar ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar! Bu azabın sebebi, Allah'ın, hak olarak indirmiş olduğu Kitab'ı(n hükmünü gizlemeleri)dır. (Hak olarak inen Kitab'ı farklı yorumlar yapıp) Kitapta ayrılığa düşenler, elbette derin bir anlaşmazlığın içine düşmüş-lerdir." (2/Bakara, 174-176).

  4. #4
    Dost cey_hun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    40

    Standart

    soru pek anlaş?lamad? herhalde..
    Hakl?s?n Biraz boş olmuş Soru Asl?nda Sormak ?stediğim şu idi

    "Yaz?klar olsun, elleriyle kitab? yaz?p da, sonra onu yok pahas?na satabilmek için 'bu, Allah kat?ndand?r' diyenlere; yaz?klar olsun, elleriyle yazd?klar?ndan dolay? onlara ve yaz?klar olsun, böyle kazand?klar?ndan dolay? onlara!"

    Ayeti Kerimesine Göre Hani Üstad diyor ya bu kitab? ben yazmad?m yazd?r?ld? vs... gibi sözleri varya buna karş?l?k bu ayeti önüme koyup üstad? maalesef eleştirdiler gerçekten bakt?ğm?zda üstad?n böyle bir şey demesi ilhamla yaz?ld? yazd?r?ld? vs.. gibi kelimeler kullanmas? doğru bi davran?şm?d?r inşallah aç?klay?c? olmuştur selametle

  5. #5
    Dost cey_hun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    40

    Standart

    sonuçta bu kelimelerde allah kat?ndan bir kitapm?ş gibi anlaş?lmas?na yol açmakta risale i nurlar?n

  6. #6
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Herhangi bir din âlimine, bir bahane ile peygamberlik isnadını yapmak, doğrudan doğruya İslâmiyete bir taarruz ve Kur'ân'a bir ihanettir.
    Üstadımız Said Nursî bütün ömrü müddetince Sünnet-i Seniyeye ittibâ etmiş ve bir Sünnet-i Seniyeye muhalif hareket etmemek için idam cezalarını hiçe saymış ve Sünnet-i Seniyeyi ihya ve imanı muhafaza uğrunda 130 parça eser telif etmiştir. Hunhar din düşmanlarına karşı hayatını istihkar ederek mücahede etmiş ve nihayet muvaffak ve muzaffer olmuştur.
    Evet, ittibâ-ı sünnet-i Ahmediyeye dâir yazdığı bir eseri otuz seneden beri binlerce nüsha neşrolmuştur. Fahr-i Kâinat, Resul-i Ekrem (a.s.m.) Efendimizin son ve hak peygamber olduğuna dair muazzam bir eseri olan Mucizât-ı Ahmediye kitabı da meydandadır. Hakikat-ı hal böyle olduğu halde, Said Nursî'ye böyle bir ithamı yapanların, hak ve hakikatten, insaf ve vicdandan ne kadar uzak oldukları kıyas edilsin. Bu ithamı yapmak, şeytanların bile hatırından geçmez.
    Bu hadisenin bir sebebi şu olmak kavîdir ki, Risale-i Nur, aile hayatına büyük bir fayda verip hanımların iffet ve namus ve ismetle ve saadetle hayat geçirmelerini temin ettiğinden, kadınlar Risale-i Nur'a çoklukla rağbet göstermektedirler. Buna bir hüsn-ü misal olarak hanımların neşrolunan birkaç makalesini din düşmanları görmüşler ve bolşeviklik hesabına birtakım uydurma bahanelerle hücuma geçmişlerdir. Fakat asla muvaffak olamayacaklardır. Onların maksatlarının tam aksine olarak Risale-i Nur'un neşriyatı erkek ve kadınlar arasında harika bir tarzda inkişaf etmektedir ve edecektir.
    Hastalığı münasebetiyle hizmetinde bulunan
    Tâhirî, Zübeyir, Ceylân, Bayram, Sungur, Rüştü
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  7. #7
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Değerli kardeşim, bahsi geçen ayet hala caridir. Muhattablar? pek çoktur. Madem Kur'an'? Allah koruyor. Kimse değiştiremiyecek. Madem ayet hala caridir. Demek tevil laz?m.

    Tefsirini yapmak hakk?m yok. Tevilini yapmak istiyorum.

    Kur'an-? Kerim hakk?n yani, hak metodlar?n Allah taraf?ndan bildirildiğini söylemiş. Bu hak metodlara s?rat-? müstakim demiş. Sonra insanlara hakk? tavsiye etmelerini istemiş. Hakk? tavsiye etmek ise hakikate ulaşmak için Kur'an mizanlar?n? kullanmaya ve öğrenmeye teşviktir. Zaten hakikat o hak mizan, metod, umde, dusturlar?n sonuna tak?lm?ş veya o yola dizilmiş. Ak?l ise onlar? toplamak ve tasdik için verilmiş. Yoksa akletmek demek Kur'an'? kendi cebimizden ç?kan anlay?şla yorumlamak değildir. ?şte ?mam-? Rabbani demiş "kim kendi anlay?ş? ile Kur'an'? tefsir etse kafirdir."

    Zira, Kur'an'?n tefsiri , beyan? yine Kur'an'd?r. Tefsir, Kur'an'dan al?nm?ş hak metodlar?n istimali ile hakikati söylemektir. ?şte iki türlü tefsir var. Biri ç?kar o metodlar? söylemeden, ancak o metodlar? istimal ederek hakikatin üstüne düşürür. Bir k?s?m tefsir an be an o hakikate nas?l ak?l ve kalb ayağ? ile ulaş?l?r metodlar?n? verir. Kur'an metodlar?n? öğretir ve talebelerinin eline Asa-? Musa verir.

    ?şte bu noktada tevil gözüktü. Bir k?s?m gafil güya "Kur'an hakikati budur" diyor. Oysa o hakikate ulaş?rken kendi sönük ak?l fenerini -bir ayete- darb eder. Akl?n? metodlar?n istimalinde kullanmak yerinde bizzat metodunu kendi cebinden ç?kar?r. Dalalet intac eder. ?sabet olsa dahi bat?ld?r. Sonra derler "işte hakikat benim ellerimde. Allah bu ayette benim söylediğimi murad ediyor". ?şte akl? baş?nda olan der "Senin sözün ölüdür, zira kendi cebinden ç?kan metodlar? istimal ettin. Oysa Kur'an'?n manas? diridir. O mana yine Kur'an'?n öğrettiği metodlarla anlaş?l?r."
    Elbette tevilen bakt?ğ?m?zda Allah'?n sözünü değiştirmek ayn? zamanda bir ayette murad etmediği manay? söylemektir. Ç?ğ?r aç?p etraf?nda adam toplay?p art?k ordan oluşan kalabal?ğ? Allah r?zas? anonim şirketine çevirmektir.

    Şimdilik bu kadar.


    Muhabbetle
    Konu Seha tarafından (31.12.07 Saat 12:04 ) değiştirilmiştir.
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  8. #8
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Abilerin güzel açıklamalarına bir ek olarak:

    Sana her ne iyilik erişirse Allah'tandır. Sana her ne kötülük gelirse, o da kendi kusurun sebebiyledir.

    (Nisâ Sûresi: 79.)

    Kardeşim, iftiracılara diyebiliriz:

    Risalelerin hakikat olduğu, güzel olduğuna binler ehli tetkik ve ehli tahkik, milyonlar onu okuyanlar şahittir.

    Üstadımız acaba bu eserlere Karun'un zenginliği için ben kendi kudretimle kazandım demesi gibi, bunları ben kendi ilmimle yazdım mı demesi gerekirdi?

    Yukarıdaki ayetle sabit olduğu üzere, ortada bir iyilik, güzelik varsa bu Allah'tandır. Kader risalesinde de nu konuya izler var.

    Ayrıca bakara 75' e baktım meali sizin verdiğinizle uyuşmadı.

    Sanırım bakara 79 olacak:

    "Yazıklar olsun o kimselere ki, az bir dünya menfaati uğruna kendi elleriyle ayetler yazıp, sonra da "Bu Allah katındandır" derler.O elleriyle yazdıkları yüzünden onlara yazıklar olsun. O kazandıkları yüzünden onlara yazıklar olsun."

    kardeş, aslında suredeki ayetlerin öncesine ve sonrasını okursanız kimlerden bahsettiği çok açık.Allah kelamını tahrif etme heveslillerinden, veya uydurma ayet yazanlardan bahsediyor.

    Geçen dünya menfaati sağlamak kısmı bile aslında konunun iftiracıların söylediği şekilde bağlamanın imkansızlığını gösteriyor.Üstadın tek Kur'an'ın sönmez ve söndürülemez bir nur olduğunu ispat için, devamlı çile ve eziyet içinde geçen ömrü buna şahittir.Nerde kaldı menfaat.

    Selametle..
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  9. #9
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    Fatih'te bir kurs var,Medeniyet Derneği.?lahiyat fakultesi kalitesinde eğitimi var.Hocalar?n?n çoğu arap as?ll?.
    O derneğin müdürü bir hoca var.Yaş? altm?ş yetmiş ortalama.
    Arkadaş?m o kursta eğitim görüyor ve o müdür aynen şunu demiş:'
    ''Bizim gençlik y?llar?m?zda dini bir kaynag?m?z yoktu,islamiyeti hakk?yla öğrenebileceğimiz b?rak?n bir eğitim merkezleri,kitap dahi yoktu,yasakt?.Sadece ozaman Risale-i nurlara dayand?k...''

    Bunu diyen nurcu değil..Ozaman istibtad dönemlerini düşünsünler öyle yarg?las?nlar.?şte meali kafalar?na göre yorumlaman?n sak?ncalar?ndan biri de bu olsa gerek...
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  10. #10
    Gayyur farabi62 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    El-aziz
    Yaş
    35
    Mesajlar
    65

    Standart

    imam iskender ali mihr denen bir adam?n üç kağ?d?d?r bunlar. aman düşmeyelim. yap?lan uyar?lar yahudiler içindir. aç?klamalar için teşekkürler. bakara süresini baştan okuyunca herşey anlaş?lacakt?r.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bakara Sûresi: 23.24. Âyet
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 20.09.19, 10:17
  2. Bakara Sûresi: 23.24. Âyet
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 06.06.16, 18:57
  3. Bakara Sûresi: 21.22. Âyet
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 14.07.14, 19:28
  4. İşaret-Bakara
    By LeMaLaR in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.07.06, 15:07
  5. Bakara 216
    By LeMaLaR in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 15.07.06, 10:16

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0