+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 10

Konu: İslam Dini Nedir?

  1. #1
    Pürheves mihrali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Erzurum@kütahya.
    Yaş
    52
    Mesajlar
    154

    Standart İslam Dini Nedir?

    Evvela İslam dini nedir? İslam Allah'a teslim olmak demek değil mi. Sanırım bu konuda hemfikiriz. Bir Müslüman neden Müslüman dır? Allah'a teslim olduğu için biz böyle bir kişiye müslüman deriz öyle değil mi? Bu kişi Allah'a teslim olmuş ve sadece Allah'a teslim olmuşsa Müslüman adını alır. Türkçe'mizde teslim kelimesini sadece Allah'ın İslam dini için değil başka konularda da kullanılır. Elimizde bize ait olmayan bir emanet varsa ve biz bu emaneti sahibine tekrar ulaştırmak yada iade etmek zorundaysak, biz o emaneti sahibine "teslim" etmek için seferber oluruz. Bize ait olmayan bir emaneti eğer sahibine tekrar geri iade edebildiysek biz o zaman o emaneti "teslim" ettik deriz.



    Şimdi kendimize bakalım. Biz insanlar neden yaratıldık? Yüce Rabbimiz bunun cevabını elbette Kuran-ı Kerim'inde veriyor.



    51/ZARİYAT-56: Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûn(ya'budûni).


    -Biz, insanları ve cinleri başka bir şey için değil; Bize, kul olsunlar diye yarattık.



    Allah'a kul olalım, Allah'a kulluk edelim diye yaratmış bizi Yüce Rabbimiz. Allah'ın yaratma sebebini ögreniyoruz hamd olsun, peki herkes Allah'ın kulu olabiliyor mu? Kimdir Allah'ın kulu? Yüce Rabbimiz bu sorunun cevabını da elbette Kuran-ı Kerim'inde veriyor.



    39/ZUMER-17: Vellezînectenebût tâgûte en ya'budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ,fe beşşir ıbâd(ıbâdi).


    -Onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinab ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar) çünkü Allah'a yöneldiler (Allah'a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!



    Allah'ın burda bahsettiği kişiler kim? "Onlar" dediği kişilerin Sahabe olduğunu biliyoruz hamd olsun. Allah Sahabeden bahsediyor ve Sahabenin Taguta kul olmaktan kaçındıklarını, kendilerini men ettiklerini ifade ediyor. Bu olay Nasıl gerçekleşmiş? Sahabe Taguta (İnsan ve Cin Şeytanlara) kul olmaktan durup dururken mi kurtulmuş? Bu mantık ölçülerine sığmıyor elbette. Yüce Rabbimiz bizlere ayetin devamında bu sorunun cevabını açık bir şekilde veriyor. Sahabe Allah'a yönelmiş. Ancak Allah'a yönelmenin sonucunda Taguta kul olmaktan kurtulmuş sevgili Sahabe. Bu yüzdendir ki, Allah "onlara müjdeler vardır" diyor. Yüce Rabbimizin "müjde vardır" değil de "müjdeler vardır" demesinin arkasında, Sahabenin hem bu dünyada hemde ahirette Allah'ın müjdelerini alması yatıyor. Onlar sadece bu dünyada değil ahirette de Allah'ın biz insanlar için hedef tayin ettiği mutluluğu yaşayacaklar. O Sahabe ki büyük bir gaflet işeresindeydi, onlar birbirlerinin can düşmanı iken birbirlerinin can dostları oluverdiler. Nasıl? Allah'a yönelmenin sonucunda Allah'ın buyurduğu gibi Allah'ın kulu olarak bunu başarmışlar. Sahabe Allah'a yöneldiği için, Allah'ın kulu olmak şerefine ermiş ve Allah'tan bu yüzden müjdeler almış.

    Sahabe namaz kılmaya mı başladi, vücudlarını Allah'a çevirerek namaz kılarak mı Allah'a yöneldiler? Biz insanlar Sahabe gibi Şeytana kul olmaktan kurtulmak ve Allah'ın kulu olmak için Nasıl Allah'a yönelmeyiz? Allah'a yönelmek nedir?



    Elbette bütün oluşan ve oluşacak olan soruların tümünün cevabı Yüce Rabbimizin indirdiği Kuran-ı Kerim'de yer alıyor. Bu cevapları ararkan konuların birbirine ters düşmemesi için özen göstermemiz gerektiğinin idraki içerisindeyiz, çünkü Kuran-ı Kerim kendisiyle çelişmiyor, tam tersine o bir bütündür, o bütünün kendi içinde kendisiyle çelişmesi olanaksız. Biz Kuran-ı Kerim'in eğer sol tarafından tutuyorsak, o sağ tarafıyla çelişmemeli, hangi konu tezekkür ediliyorsa, eksik kalan bütün bilgileri yine Kuranda arayarak, söylediklerimizin ne kadar doğru veya doğru olmadığını araştırmalıyız. Eğer bir çelişki varsa, Kuran'a uymayan bir şey var demektir. O halde bütün kaybolmuştur, kaybolduğu için biz ayetleri bir bölümünü göze alarak diğer ayetlerle kıyaslamaz isek, Kuran'ın sadece bir bölümüne iman etmiş oluruz. Sanırım hiç birimiz bu duruma düşmek istemeyiz. Allah bizi bundan muhafaza eylesin ve bu konuda gerekli hasasiyeti göstermeyi nasip eylesin diliyoruz.



    Allah'a yönelmek, namaz esnasında vücudu Allah'a yöneltmek ile mi gerçekleşiyor? Allah'a yönelmenin ne olduğunu tam olarak nasıl anlarız?



    Elbette bu sorunun cevabını da Yüce Rabbimizin izniyle yine Kuran-ı Kerim'de arıyoruz. Rastladığımız tablo çok açık ve kesin.



    42/ŞURA-13: Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîh(fîhi), kebure alel muşrikîne mâ ted'ûhum ileyh(ileyhi), allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).


    -Dînde, onunla Hz. Nuh'a vasiyet ettiğimiz (farz kıldığımız) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm'e, Hz. Musa'ya ve Hz. İsa'ya vasiyet ettiğimiz şeyi sana da vahyederek, size de şeriat kıldık. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah'a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O'na yöneleni, Kendisine HİDAYET eder (ulaştırır).


    Yüce Rabbimizin bu ayetinde gözümüze tabii ki ilk çarpan şey, "yönelme" kelimesi. "Yunib". Üstünde durduğumuz konunun tam üstüne bastık hamd olsun. Allah'ın izniyle ayetin sonundaki son cümleyi dikkatlice gözden geçirmek istiyoruz.



    Allah diledigini kendisine seçiyor. Allah seçip seçmemek konusunda nasıl karar veriyor, kriterleri ne?



    Biz insanlar anne karnında yaratılırız bebek olarak dünya geliriz ve bir kaç sene geçtikten sonra ergenlik çağı girer girmez, Allah bizi yaptıklarımızdan sorumlu tutmaya başlar. Yani o devreden sonra sorumluluk sahibi oluruz. Herkes olaylar yaşar kötü ya da iyi. Herkesin başına bir şeyler gelir, çünkü herkes bir hayat yaşar. Olayları yaşayan ve kendisine Allah tarafından hayat verilen kişi Allah'a inanıyor fakat diğer insanları Allah'ın yolundan saptırıyor ise veya diğer İnsanların Allah'ın yoluna girmesine mani oluyor ise, bu durumda da kişi Allah tarafından seçilmiyor. Başkalarının HİDAYET ine mani olmayan herkes Allah tarafından seçilir.
    maide 35-Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakının ve
    (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda
    cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz
    .

    secde 24 Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle
    doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık; onlar bizim
    ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

  2. #2
    Pürheves mihrali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Erzurum@kütahya.
    Yaş
    52
    Mesajlar
    154

    Standart

    İSLAM DİNİ NEDİR?
    Allah tarafından seçilmek insanlara yetiyor mu, onların kurtulması için yetiyor mu? Yetmediğini yine hamd olsun Yüce Rabbimizin indirdiği Kuran-ı Kerim sayesinde öğreniyor ve idrak ediyoruz.


    Neden? Çünkü Rabbimiz Şura 13'de (ayetin sonunda) belirttiği gibi, sadece ona yönelen kişiyi kendisine ulaştirir.


    Allah'ın buradaki açık ifadesi Yönelmek konusundaki kendi zannımızı çürütüyor, yani namaz esnasında bir insanın vücüdunu Allah'a yöneltmesi bir kişiyi şeytana kul olmaktan kurtarmaz, bu o kişiyi Allah'ın kulu olmasına sebeb de olamaz.


    Eğer Yüce Rabbimizin ayetlerini tekrar gözden geçirmek gerekirse, Allah seçtiği insanlari kendisine ulaştırıyor. İnsanlar durup dururken mi, Allah'a, yani Allah'ın kendisine ulaşıyorlar? Yada ayetteki gibi ifade etmek gerekirse Allah durup dururken mi bir kişiyi kendisine ulaştırıyor?


    Allah'ın izniyle anlıyoruz ve idrak ediyoruz ki, sadece Allah'a ulaşmak isteyen, bu talebin sahibi olan kişiyi Allah kendisine ulaştırıyor.


    Demek ki bir kişiyi Tagutun kulu olmaktan kurtaracak olan tek şey, kendi cüz-i (kişisel) iradesiyle yaptığı basit bir seçimin sonucudur.


    Yönelmenin sonucunda artık o kişi tagutun değil Allah'ın kulu olmuştur. O kişi Allah'a ulaşmayı dilemiştir, ki Allah'ın sözü gerçekleşsin, Allah onu kendisine ulaştırsın. Biliyoruz ki Yüce Rabbimiz eğer bir söz veriyorsa, onu mutlaka tutar ve Allah'ın dişinda hiç bir güç, o kişi Allah'a ulaşmayı diledikten sonra, bu kişinin Allah'a ulaşmasına mani olamaz. Eğer Allah seçtiği kişiye ömür verirse ve bu kişi Allah'a yönelmişse, başka bir ifadeyle Allah'a ulaşmayı diliyorsa, Allah onu bu dünya hayatında istisnasiz mutlaka kendisine ulaştıracaktır.


    Yüce Rabbimizin sözünde hulf olmaz, o vaadini mutlaka gerçekleştirir. Gerçekleştirmesi için biz insanlardan istediği tek şey sadece kişisel irademizi kullanarak bir seçimde bulunmamız.


    İnsanların elinde iki şık var, ya Allah'a yönelirler, yada yönelmezler. Ya Allah'a ulaşmayı isterler, ya da böyle bir şeyi gerek görmezler, Allah'a ulaşmayı dilemezler.


    Allah'a ulaşmak nedir? Allah bu ayetle bize neyi açıklamak istiyor, biz insanlar Allah'a ulaşabilir miyiz? Yani ona, kendisine ulaşabilir miyiz?


    Bu sualin cevabını da Allah'ın izniyle Kuran'da arıyoruz. Eksik olan bilgilere hamd olsun ki, Rad Suresinin 21. Ayeti Kerimesinde karşılaşıyoruz.


    13/RAD-21: Vellezîne yasılûne mâ emerallâhu bihî en yûsale ve yahşevne rabbehum ve yehâfûne sûel hisâb (hisâbi).


    -Ve onlar Allah'ın, Allah'a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O'na (Allah'a) ulaştırırlar. Ve Rab'lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan (cehenneme girmekten) korkarlar.


    Ve rastladığımız tablo çok açık ve kesin.. Allah'ın onlarla kastettiği kişiler yine sevgili Sahabe. Sahabe ne yapmış? Sahabe Allah'ın Allah'a ulaştırılmasını emrettiği şeyi, ona ulaştırmışlar.


    Yani Rabbimize Allah'ın kendisine ulaştırılmasını emrettiği RUHU dünya hayatını yaşarken ona ulaştırmışlar. Demek ki ulaşması lazim gelen şey biz insanlar değil, biz insanlarda emanet olarak bulunan Ruhdur.


    Rad 21'de bunun bir emir olduğunu ögreniyoruz, öyleyse Sahabe gibi bütün insanlar kendilerinde bir emanet olarak bulunan Ruhu Allah'a vasıl etmek, ulaştırmakla vazifeli. O Allah tarafından üfürülen Ruh insanların kişisel iradeleriyle yapacakları bir seçim sonucunda Allah tarafından kendisine ulaştırılır. Kişi bu konuda bir gayretin sahibi olmamıştır, o sadece iradesini devreye koymuştur, Allah'ın "bana yönel" davetine icabet etmiştir. Allah'a ulaşmayı dilemek, ya da dilememek. Allah sadece ona Ruhunu ölmeden evvel vasıl etmeyi, ulaştırmayı dileyen kişileri kendisine ulaştırır, çünkü Şura 13'de Yüce Rabbimiz yönelen kişiyi kendisine ulaştırdıgından bahsediyor. Peki ya o kişi Allah'a yönelmezse, başka bir ifadeyle Allah'a ulaşmayı, Ruhunu ölmeden evvel Allah'a ulaştırmayı dilemezse, o halde bu kişinin durumu ne olur.




    Allah'a yönelmeyen, Allah'a ulaşmayı dilemeyen, Ruhunu ölmeden evvel Allah'a ulaştırmayı dilemeyen bir kişi Kuran-ı Kerime göre:


    1. Dalalettedir


    2. Şirktedir


    3. Küfürdedir


    4. Takva Sahibi değildir


    5. Allah'ın ayetlerinden gafildir


    6. Şeytan'ın kulu ve dostudur


    7. Allah'ın kulu değildir


    8. Gideceği yer Cehennemdir


    9. Hüsrandadır


    10. Mümin değildir


    11. Fısktadır


    12. Amelleri heba olur


    13. HİDAYET te değildir

    maide 35-Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakının ve
    (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda
    cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz
    .

    secde 24 Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle
    doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık; onlar bizim
    ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

  3. #3
    Pürheves mihrali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Erzurum@kütahya.
    Yaş
    52
    Mesajlar
    154

    Standart

    KURAN AYETLERİYLE Allah'a ulaşmayı dilemeyen bir insanın 13 negatif Vasfı:


    1. Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişi Dalalettedir


    Rad 27: Ve yekulullezine keferu levla unzile aleyhi ayetun min rabbih, kul inallahe yudillu men yesau ve yehdi ileyhi men enab.


    -Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. “Muhakkak ki Allah, dilediği kimşeyi dalâlette bırakır ve O'na yönelen kimşeyi Kendine ulaştırır (HİDAYET e erdirir).” de.


    Gördügünüz gibi Allah'a yönelmeyen bir kişiyi Allahu Teala Dalalette bırakıyor.


    Peki Allah'a yönelmek, neyi ifade ediyor?


    Şura 13: Şerea lekum mined dini ma vassa bihi nuhan vellezi evhayna ileyke ve ma vassayna bihi ibrahime ve musâ ve isâ, en ekimud dine ve la teteferreku fihi, kebure alel musrikine ma teduhum ileyh, Allahu yectebi ileyhi men yesau ve yehdi ileyhi men yunib.


    -Dînde, onunla Hz. Nuh'a vasiyet ettiğimiz (farz kıldığımız) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm'e, Hz. Musa'ya ve Hz. İsa'ya vasiyet ettiğimiz şeyi sana da vahyederek, size de şeriat kıldık. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah'a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O'na yöneleni, Kendisine HİDAYET eder (ulaştırır).


    Ne gördük? Allahu Teala, Allah'a yönelen kişiyi kendisine ulaştırır.


    Sonuç: Sadece Allah'a ulaşmayı dileyenleri, bu talebin sahibi olanları Allah kendisine ulaştırır. Kişi Dalaletteyken bir tek dilekle Dalaletten kurtulur.


    2. Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişi Şirktedir


    30/RUM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn (muşrikîne).


    -O'na (Allah'a) yönel (Allah'a ulaşmayı dile) ve böylece O'na (Allah'a karşı) takva sahibi ol ve namaz kıl ve müşriklerden olma.


    3. Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişi Küfürdedir


    2/BAKARA-257: Allâhu velîyyullezîne âmenû, yuhricuhum minez zulumâti ilen nûr(nûri), vellezîne keferû evliyâuhumut tagûtu yuhricûnehum minen nûri ilaz zulumât(zulumâti), ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).


    -Allah âmenû olanların (Allah'a ulaşmayı dileyenlerin) dostudur. Onları (onların nefslerinin kalplerini) zulümattan nura çıkarır. Onlar ki kâfirlerdir; onlar tagutun (insan ve cin şeytanların) dostlarıdır. Onlar (onların nefslerinin kalpleri) nurdan zulümata çıkarılır. İşte onlar, ateş halkıdır. Onlar, orada ebedî kalıcıdırlar.


    34/SEBE-20: Ve lekad saddaka aleyhim iblîsu zannehu fettebeûhu illâ ferîkan minel mûminîn (mûminîne).


    -Ve andolsun ki iblis, onlar üzerindeki zannını (hedefini) yerine getirdi. Böylece mü'minleri oluşturan bir fırka (Allah'a ulaşmayı dileyenler) hariç, hepsi ona (şeytana) tâbî oldular.


    4. Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişi Takva Sahibi değildir


    30/RUM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn (muşrikîne).


    -O'na (Allah'a) yönel (Allah'a ulaşmayı dile) ve böylece O'na (Allah'a karşı) takva sahibi ol ve namaz kıl ve müşriklerden olma.


    5. Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişi Allah'ın ayetlerinden gafildir


    10/YUNUS-7: İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatme'ennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn (gâfilûne).


    -Muhakkak ki; onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah'a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.


    10/YUNUS-8: Ulâike me'vâhumun nâru bimâ kânû yeksibûn (yeksibûne).


    -İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).


    6. Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişi Şeytanin kulu ve dostudur


    2/BAKARA-257: Allâhu velîyyullezîne âmenû, yuhricuhum minez zulumâti ilen nûr(nûri), vellezîne keferû evliyâuhumut tagûtu yuhricûnehum minen nûri ilaz zulumât(zulumâti), ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).


    -Allah âmenû olanların (Allah'a ulaşmayı dileyenlerin) dostudur. Onları (onların nefslerinin kalplerini) zulümattan nura çıkarır. Onlar ki kâfirlerdir; onlar tagutun (insan ve cin şeytanların) dostlarıdır. Onlar (onların nefslerinin kalpleri) nurdan zulümata çıkarılır. İşte onlar, ateş halkıdır. Onlar, orada ebedî kalıcıdırlar.


    7. Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişi Allah'ın kulu değildir


    39/ZUMER-17: Vellezînectenebût tâgûte en ya'budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ,fe beşşir ıbâd(ıbâdi).


    -Onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinab ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar) çünkü Allah'a yöneldiler (Allah'a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!

    maide 35-Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakının ve
    (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda
    cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz
    .

    secde 24 Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle
    doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık; onlar bizim
    ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

  4. #4
    Pürheves mihrali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Erzurum@kütahya.
    Yaş
    52
    Mesajlar
    154

    Standart

    İSLAM DİNİ NEDİR?
    Bir insan Allah'a inanıyor diye, Allah'ın kulu olamaz bildiginiz gibi. Allah'ın dostu da olmaz. Allah'a inanan kişi kişisel iradesiyle bir seçim yapması gerekiyor. Allah'a ulaşmayı dilemesi gerekiyor, yani Ruhunu Allah'a ulaştırmayı Allah'tan talep etmesi gerekiyor. Ancak o zaman kişi Allah'ın kulu olur. Şeytanın kulu olmaktan ancak o andan irtibaren kurtulur.

    8. Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişinin gidecegi yer Cehennemdir

    10/YUNUS-7: İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatme'ennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne).

    -Muhakkak ki; onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah'a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.

    10/YUNUS-8: Ulâike me'vâhumun nâru bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne).

    -İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).

    9. Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişi Hüsrandadir

    10/YUNUS-45: Ve yevme yahşuruhum keen lem yelbesû illâ sâaten minen nehâri yete ârefûne beynehum, kad hasirellezîne kezzebû bi likâillâhi ve mâ kânû muhtedîn(muhtedîne).

    -Ve o gün (Allahû Tealâ), gündüzden bir saatten başka kalmamışlar (bir saat kalmışlar) gibi onları toplayacak (haşredecek). Birbirlerini tanıyacaklar (aralarında tanışacaklar). Allah'a mülâki olmayı (Allah'a ölmeden önce ulaşmayı) yalanlayanlar , hüsrana düştüler (nefslerini hüsrana düşürdüler). Ve HİDAYET e eren kimse(ler) olmadılar (ruhlarını ölmeden evvel Allah'a ulaştıramadılar).

    10. Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişi Mümin değildir

    34/SEBE-20: Ve lekad saddaka aleyhim iblîsu zannehu fettebeûhu illâ ferîkan minel mûminîn(mûminîne).

    -Ve andolsun ki iblis, onlar üzerindeki zannını (hedefini) yerine getirdi. Böylece mü'minleri oluşturan bir fırka (Allah'a ulaşmayı dileyenler) hariç, hepsi ona (şeytana) tâbî oldular.

    11. Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişi Fiskdadir

    57/HADİD-27: Summe kaffeynâ alâ âsârihim bi rusulinâ ve kaffeynâ bi'îsebni meryeme ve âteynâhul incîle ve cealnâ fî kulûbillezînet tebeûhu re'feten ve rahmeh(rahmeten), ve rahbâniyyetenibtedeûhâ mâ ketebnâhâ aleyhim illebtigâe rıdvânillâhi fe mâ reavhâ hakka riâyetihâ, fe âteynellezîne âmenû minhum ecrehum, ve kesîrun minhum fâsikûn(fâsikûne).


    -Onların arkalarından da resûllerimizi ardarda gönderdik. Meryemoğlu İsa'yı da arkalarından gönderdik ve ona İncil'i verdik. Ona tâbî olanların kalplerine refet ve rahmet kıldık. Ve üzerlerine farz kıldığımız, fakat kendilerinin güya Allah'ın rızasını kazanmak için icat ettikleri ruhbanlığa bile hakkıyla riayet etmediler. Biz de içlerinden âmenû olanlara (yaptıklarına karşılık olarak) mükâfatlarını verdik. Çoğu ise fasıklardı.

    Allah amenu olanları mükafatlandırdı, yani Allah'a ulaşmayı dileyenleri, diğerleri ise fasıklar. Fıskta olanlar.

    12. Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişinin amelleri heba olur

    7/A'RAF-147: Vellezîne kezzebû bi âyâtinâ ve likâil âhireti habitat a'mâluhum, hel yuczevne illâ mâ kânû ya'melûn(ya'melûne).

    -Ve âyetlerimizi ve ahirete ulaşmayı (hayatta iken ruhun Allah'a ulaşmasını) inkâr eden kimselerin amelleri, heba oldu (boşa gitti). Onlar, yaptıklarından başka bir şeyle mi cezalandırılır (karşılık verilir)?

    13. Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişi HİDAYET e değildir

    10/YUNUS-45: Ve yevme yahşuruhum keen lem yelbesû illâ sâaten minen nehâri yete ârefûne beynehum, kad hasirellezîne kezzebû bi likâillâhi ve mâ kânû muhtedîn(muhtedîne).

    -Ve o gün (Allahû Tealâ), gündüzden bir saatten başka kalmamışlar (bir saat kalmışlar) gibi onları toplayacak (haşredecek). Birbirlerini tanıyacaklar (aralarında tanışacaklar). Allah'a mülâki olmayı (Allah'a ölmeden önce ulaşmayı) yalanlayanlar , hüsrana düştüler (nefslerini hüsrana düşürdüler). Ve HİDAYET e eren kimse(ler) olmadılar (ruhlarını ölmeden evvel Allah'a ulaştıramadılar).


    HİDAYET NEDİR?

    HİDAYET Kuran-ı Kerim'in Türkçe meallerinde okudugumuz gibi "DOĞRU yol mudur"?

    Bu hakkitati ögrenmek üzere baktiğımız HİDAYET ile ilgili ayetlerde Allah ne buyuruyor, gelin isterseniz beraberce bakalım sevgili kardeşlerim.

    3/AL-İ İMRAN-73: Ve lâ tu'minû illâ li men tebia dînekum, kul innel hudâ hudallâhi en yu'tâ ehadun misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillâh(yedillâhi), yu'tîhi men yeşâ'(yeşâu), vallâhu vâsiun alîm(alîmun).

    -Ve sizin dîninize tâbî olandan başka kimşeye inanmayın. (Habibim) de ki: “ Hiç şüphesiz HİDAYET, Allah'ın (kendisine) ulaştırmasıdır. (İnsan ruhunun ölümden evvel Allah'a ulaşmasıdır.) Size verilenin bir benzerinin başka birine verilmesi (sebebiyle mi) veya Rabbinizin katında (sizlerle) tartışacakları için mi (böyle söylüyorsunuz)?” De ki: “Hiç şüphesiz fazl, Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir.” Ve Allah, VÂSİ'un ALÎM'dir. (Allah herşeyi kuşatan ve herşeyi bilendir.)

    HİDAYET NEDİR?

    2/BAKARA-120: Ve len terdâ ankel yehûdu ve len nasârâ hattâ tettebia milletehum kul inne hudâllâhi huvel hudâ ve leinitteba'te ehvâehum ba'dellezî câeke minel ilmi, mâ leke minallâhi min veliyyin ve lâ nasîr(nasîrin).


    -Sen onların dînine tâbî olmadıkça (uymadıkça) ne yahudiler ve ne de hristiyanlar senden (asla) razı olmazlar. De ki: “Muhakkak ki; Allah'a ulaşmak (var ya) işte o, HİDAYET tir.” Sana gelen bunca ilimden sonra eğer onların hevalarına uyarsan andolsun ki; Allah'tan sana ne bir dost ve ne de bir yardımcı olmaz.

    maide 35-Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakının ve
    (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda
    cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz
    .

    secde 24 Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle
    doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık; onlar bizim
    ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

  5. #5
    Pürheves mihrali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Erzurum@kütahya.
    Yaş
    52
    Mesajlar
    154

    Standart

    İSLAM DİNİ NEDİR?
    HİDAYET NEDİR?

    18/KEHF-17: Ve tereş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minh(minhu), zâlike min âyâtillâh(âyâtillâhi), men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).


    -(Ey Resûl'üm! Orada olsaydın) görürdün ki; güneş doğduğu zaman mağaranın sağ tarafına ulaşır. Battığı zaman ise onları sol taraftan terkederdi. Onlar mağaranın geniş bir yerindeydiler. Bu, Allah'ın âyetlerindendir. Allah kimi Kendine ulaştırırsa o HİDAYET e erer. Ve kim dalâlette ise onun için velî mürşid bulunmaz.


    Gördüğünüz gibi Allah'ın öğretisiyle bu sonuca ulaşıyoruz ki, HİDAYET Allah'a ulaşmaktır. Kim Allah'a ulaşmışsa o HİDAYET tedir, HİDAYET e ermiştir.



    Başka bir ifadeyle HİDAYET Allah'ın ulaştırmasıdır. Çünkü ulaştıran o Allah'tır. Kişi kendi kendine Allah'a ulaşamaz, sadece Allah'ın ulaştırmasıyla Allah'a ulaşabilir.



    Ulaşmak veya ulaştırılmak söz konusu olduğu için, her iki durumda da bir hedef olması gerekir, yada bir mekan. Şimdi misaller vermek istiyorum inşallah.



    1. Farz edelim ki bir insanin hedefi var, o insan "Sigarayı bırakmak istiyor", eğer bu kişi Sigarayı bırakabilirse hedefine ulaşmıştır.



    2. Farz edelim ki bir insan kendisinden 2 kilometre uzak olan bir şehre gitmek istiyor. Bu insan o şehre varabilirse, o zaman o hedefe/mekana ulaşmıştır.



    SONUÇ:



    HİDAYET DOĞRU yol değildir. Bir yol var, ama nereye götürdügü belli değil. Her yolun sonu bir hedefe götürmez mi? Bu DOĞRU yolda olanlar hangi hedefe ulaşırlar?



    İşte bu sorunun cevabi coğu meallerde gizleniyor, çünkü hedef eksik. HİDAYET ulaşmak manasını taşıyor, fakat nereye ulaşmamız gerekiyor haberimiz yok.





    HİDAYET DOĞRU YOL değildir, HEDEFDiR



    1. HİDAYET , Ruhun ölmeden evvel Allah'a ulaştırılması (teslim)



    2. HİDAYET , Fizik Vücudun Allah'a teslimi



    3. HİDAYET , Nefsin Allah'a Teslimi



    4. HİDAYET , İradenin Allah'a Teslimi



    Bu dört HİDAYET Hedeftir, ve bu hedeflere sadece Sırat-ı Müstakiym üzerinden ulaşılır. Sırat-ı Müstakiym Allah'a ulaştıran yolun adıdır, ve bütün 4 Teslimi ihtiva eder.



    Yüce Rabbimiz sadece Allah'a ulaşmayı dileyenleri Sırat-ı Müstakiyme ulaştırır.



    4/NİSA-175: Fe emmellezîne âmenû billâhi va'tesamû bihî fe se yudhıluhum fî rahmetin minhu ve fadlın ve yehdîhim ileyhi sırâtan mustekîmâ (mustekîmen).


    -Allah'a âmenû olanları ve O'na sarılanları (sarılmayı dileyenleri) Allah, Kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Allah'a ulaştıran Sıratı Mustakîm'e (Allah'a ulaştıran yola) HİDAYET edecektir, ulaştıracaktır.


    22/HAC-54: Ve li ya'lemellezîne ûtul ılme ennehul hakku min rabbike fe yu'minû bihî fe tuhbite lehu kulûbuhum, ve innallâhe le hâdillezîne âmenû ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).


    -Ve kendilerine ilim verilenlerin, onun (irşad makamının, resûlün, nebînin) söylediklerinin Rabbinden bir hak olduğunu bilmeleri, ona îmân etmeleri, onların kalplerinin onu, (Allah'ı) idrak etmesi (kalplerinden ekinnetin alınıp yerine ihbat sistemi konarak kalplerin mutmain olması) içindir. Muhakkak ki Allah, âmenû olanları (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) mutlaka Sıratı Mustakîm'e HİDAYET edendir.






    Peygamber Efendimiz (s.a.v) ve Sahabe hangi dini yaşadılar?



    Peygamber Efendimiz (s.a.v) ve Sahabe Kuran'daki 7 safhayı yaşadılar. 7 safhada 4 teslim...



    Onlar...



    1. Ruhunu ölmeden evvel Allah'a teslim etti



    2. Fizik Vücudunu Allah'a teslim etti



    3. Nefsini Allah'a teslim etti



    4. İradesini Allah'a teslim etti





    7 safhalık bir olguda 4 teslimi Sahabe gerçekleştirmiş, Kuran'a baktığımızda bunu görüyoruz.



    -Siz bu teslimleri gerçekleştirdiniz mi?



    -Gerçekleştirmeyi bir kenara bırakalım, bundan haberiniz var mı?



    -7 Safhadan haberiniz var mı peki? Bunları Kuran söylüyorsa bundan haberiniz olması gerekmez mi?



    -Ama bilmiyorsunuz. Bilmiyorsunuz diye biz sizi hiç bir zaman ayıplamadık.



    -Karşı çıktığınız için biz sizi ayıplıyoruz.


    -Ögrenmeden Nasıl karşı çıkabilirsiniz?



    -Gözlerinizi açmaya sizi davet ediyoruz, çünkü bunlar Kuran hakikatleri.



    -Peygamber Efendimiz (s.a.v) ve Sahabenin yaşadığı dini öğrenmek üzere harekete geçmenizi Yüce Rabbimizden diliyoruz.









    SAHABENiN GERÇEKLEŞTiRDiĞi 7 SAFHADA 4 TESLİM:



    1. Safha:



    Allah'a yönelmek >>> Allah'a ulaşmayı dilemek >>> Bir kişinin RUHUNU ölmeden evvel Allah'a ulaştırmayı dilemesi



    Allah'a yönelmenin, Allah'a ulaşmayı dilemek olduğunu nereden anlıyoruz?



    42/ŞURA-13: Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîh(fîhi), kebure alel muşrikîne mâ ted'ûhum ileyh(ileyhi), allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).



    -Dînde, onunla Hz. Nuh'a vasiyet ettiğimiz (farz kıldığımız) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm'e, Hz. Musa'ya ve Hz. İsa'ya vasiyet ettiğimiz şeyi sana da vahyederek, size de şeriat kıldık. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah'a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O'na yöneleni, Kendisine HİDAYET eder (ulaştırır).



    -----

    13/RAD-27: Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihi), kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb(enâbe).



    -Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. “Muhakkak ki Allah, dilediği kimşeyi dalâlette bırakır ve O'na yönelen kimşeyi Kendine ulaştırır (HİDAYET e erdirir).” de.

    Sonuç:

    Sadece Allah'a yönelen kişiyi Allahu Teala kendisine ulaştırıyor, anlıyoruz ki sadece Allah'a ulaşmayı isteyenleri - dileyenleri Allah kendisine ulaştırır.

    maide 35-Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakının ve
    (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda
    cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz
    .

    secde 24 Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle
    doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık; onlar bizim
    ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

  6. #6
    Pürheves mihrali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Erzurum@kütahya.
    Yaş
    52
    Mesajlar
    154

    Standart

    ?SLAM D?N? NED?R?
    Üzerimize FARZ m??


    30/RUM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).


    -O'na (Allah'a) yönel (Allah'a ulaşmay? dile) ve böylece O'na (Allah'a karş?) takva sahibi ol ve namaz k?l ve müşriklerden olma.


    30/RUM-32: Minellezîne ferrakû dînehum ve kânû şiyeâ(şiyean), kullu h?zbin bimâ ledeyhim ferihûn(ferihûne).


    -(O müşriklerden olmay?n ki) onlar, dînlerinde f?rkalara ayr?ld?lar ve grup grup oldular. Bütün gruplar, kendilerinde olanla ferahlan?rlar.


    39/ZUMER-54: Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu min kabli en ye'tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn(tunsarûne).




    -Rabbinize (Allah'a) yönelin (ruhunuzu Allah'a ulaşt?rmay? dileyin) ve O'na (Allah'a) teslim olun. Üzerinize azap (kabir azab?) gelmeden önce (ölümden önce). Yoksa sonra yard?m olunmazs?n?z.




    31/LOKMAN-15: Ve in câhedâke alâ en tuşrike bî mâ leyse leke bihî ilmun fe lâ tut?'humâ ve sâhibhumâ fîd dunyâ magrûfen vettebi' sebîle men enâbe ileyy (ileyye), summe ileyye merciukum fe unebbiukum bi mâ kuntum ta'melûn (ta'melûne).




    -Bilgin olmayan bir şey hakk?nda, şirk koşman için seninle mücâdele ederlerse, ikişine de itaat etme! Ve dünyada onlara güzellikle sahip ol. Bana yönelenlerin (ruhunu Bana ulaşt?rmak üzere yola ç?karanlar?n) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Bana'd?r. O zaman yapt?ğ?n?z şeyleri size haber vereceğim.






    Sahabe Ruhunu Allah'a ulaşt?rmay? dilemiş mi, yani Allah'a yönelmiş mi?




    39/ZUMER-17: Vellezînectenebût tâgûte en ya'budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ,fe beşşir ?bâd(?bâdi).




    -Onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinab ettiler (kaç?nd?lar, kendilerini kurtard?lar) çünkü Allah'a yöneldiler (Allah'a ulaşmay? dilediler). Onlara müjdeler vard?r. Öyleyse kullar?m? müjdele!




    Görüyoruz ki, Sahabe Allah'a yönelerek, Allah'a ulaşmay? dileyerek, şeytan?n kulu olmaktan kurtulmuş.




    Peki siz Ruhunuzu Allah'a ulaşt?rmay? dilediniz mi?






    2. Safha:




    Allah'?n tayin ettigi bir Mürside tabi olmak




    Üzerimize farz m??




    5/MA?DE-35: Yâ eyyuhellezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne).




    -Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmay?, teslim olmay? dileyenler)! Allah'a karş? takva sahibi olun ve O'na ulaşt?racak vesileyi isteyin . Ve O'nun yolunda cihad edin. Umulur ki; siz felâha erersiniz.




    Allahu Teala ona ulaşt?racak vesileyi istememizi EMRED?YOR.




    Peki bu Vesileyi kimden isteyecegiz?




    Tabi ki Allah'tan.






    1/FAT?HA-5: ?yyâke na'budu ve iyyâke nestaîn(nestaînu).




    -(Allah'?m!) Yaln?z Sana kul oluruz ve yaln?z Senden ?ST?ANE (mürşidimizi) isteriz.




    16/NAHL-9: Ve alallâhi kasdus sebîli ve minhâ câir(câirun), ve lev şâe le hedâkum ecmaîn(ecmaîne).




    -Ve sebîllerin (dergâhlardan S?rat? Mustakîm'e ulaşan bütün yollar?n yani mürşidlerin) tayini, Allah'?n üzerinedir. Ve ondan sapanlar vard?r. Ve eğer O dileşeydi, sizin hepinizi H?DAYET e erdirirdi.




    Sahabe bir mürşide ulaş?p tabi olmuşlar m??




    Evet. Kainat?n en büyük mürşidine, Peygamber Efendimiz (s.a.v) tabi olmuşlar.




    48/FET?H-10: ?nnellezîne yubâyiûneke innemâ yubâyiûnallâh(yubâyiûnallâhe), yedullâhi fevka eydîhim, fe men nekese fe innemâ yenkusu alâ nefsih(nefsihi), ve men evfâ bi mâ âhede aleyhullâhe fe se yu'tîhi ecren azîmâ(azîmen).




    -Muhakkak ki onlar, sana biat ettikleri zaman Allah'a biat etmiş oldular . Onlar?n ellerinin üzerinde (Allah senin bütün vücudunda tecelli ettiği için ellerinde de tecelli etmiş olduğundan) Allah'?n eli vard?. Kim (derecesini nâk?sa) düşürürse, muhakkak ki o, nefsi sebebiyle (Allah'a verdiği yeminleri, ahdleri yerine getirmediği için) derecesini nâk?sa düşürmüştür. Kim de Allah'a olan ahdini yerine getirirse (ruhunu, vechini, nefsini ve iradesini Allah'a teslim ederse), ona en büyük mükâfat (ecir) verilecektir (cennet saadetine ve dünya saadetine erdirilecektir).

    maide 35-Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakının ve
    (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda
    cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz
    .

    secde 24 Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle
    doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık; onlar bizim
    ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

  7. #7
    Ehil Üye Ahsen Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    3.286

    Standart

    ?slam dini hayat? yaşama sanat?d?r.

  8. #8
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Mihrali kardeş, yaz?n?n müellifi kim acaba? merak ettim..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  9. #9
    Pürheves mihrali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Erzurum@kütahya.
    Yaş
    52
    Mesajlar
    154

    Standart

    Alıntı alanyali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Mihrali kardeş, yazının müellifi kim acaba? merak ettim..
    ALLAH razı olsun buyazının kaynağı bu devrin İMAMI.BEDUUZZAMANDAN sonra gelen.İMAM
    maide 35-Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakının ve
    (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda
    cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz
    .

    secde 24 Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle
    doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık; onlar bizim
    ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

  10. #10
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    eee şimdi daha çok merak ettim..burdan yazmak istemiyorsan özelden yaz da bileyim. Uyuyamam yoksa..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İslam Dini 5 Temel Üzerine Kurulmuştur
    By KıL_BeNi_Ey_NaMaZ in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.12.08, 21:34
  2. İslam Dini ve 11 Eylül
    By TURKUAZ in forum Gündem
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 23.07.08, 09:51
  3. Diyanet: İslam'da Dini Nikah Yok
    By Meyvenin Zeyli in forum Fıkıh
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 23.03.07, 14:27
  4. İslam Dini Hakkında Bazı Temel Bilgiler
    By herem in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.11.06, 15:40
  5. İslam Asla Bir Kılıç Ve Kan Dini Değildir
    By EnVaR in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.11.06, 13:40

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0