+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Yoktan Varedilme?

  1. #1
    Dost orhanuysal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    kocaeli
    Yaş
    42
    Mesajlar
    24

    Standart Yoktan Varedilme?

    zerratta noktasında kainatta yoktan varedilmemi var, yoksa sürekli bir terkip, tebeddülmü var? veya hem yoktan var edilme, hemde terkip tebeddül biraradamı oluyor?
    DAVAADAMİ_RNT

  2. #2
    Dost zinnureynn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    VAN
    Mesajlar
    34

    Standart

    Evet, Kadîr-i Zülcelâlin iki tarzda icadı var:

    Biri ihtirâ' ve ibdâ' iledir. Yani hiçten, yoktan vücut veriyor ve ona lâzım herşeyi de hiçten icad edip eline veriyor.

    Diğeri inşa ile, san'at iledir. Yani, kemâl-i hikmetini ve çok esmâsının cilvelerini göstermek gibi çok dakik hikmetler için, kâinatın anâsırından bir kısım mevcudatı inşa ediyor; her emrine tâbi olan zerratları ve maddeleri, rezzâkiyet kanunuyla onlara gönderir ve onlarda çalıştırır.
    Evet, Kadîr-i Mutlakın iki tarzda, hem ibdâ', hem inşa suretinde icadı var. Varı yok etmek ve yoğu var etmek en kolay, en suhuletli, belki daimî, umumî bir kanunudur. Bir baharda, üç yüz bin envâ-ı zîhayat mahlûkatın şekillerini, sıfatlarını, belki zerratlarından başka bütün keyfiyat ve ahvallerini hiçten icad eden bir kudrete karşı "Yoğu var edemez" diyen adam, yok olmalı!

    "bismillah in the name of god"


  3. #3
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    "Evet, Kadîr-i Mutlakın iki tarzda, hem ibdâ’, hem inşa suretinde icadı var. Varı yok etmek ve yoğu var etmek en kolay, en suhuletli, belki daimî, umumî bir kanunudur. Bir baharda, üç yüz bin envâ-ı zîhayat mahlûkatın şekillerini, sıfatlarını, belki zerratlarından başka bütün keyfiyat ve ahvallerini hiçten icad eden bir kudrete karşı "Yoğu var edemez" diyen adam, yok olmalı!" 23. lem'a

  4. #4
    Yasaklı Üye aön - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    320

    Standart

    Madde ve Anti-Maddenin Düşündürdükleri
    Prof. Dr. Ömer Said GÖNÜLLÜ


    Karş?m?zda bir duvar var. Üzerine s?va yap?ld?ğ? için tek parça şeklinde duruyor. S?vay? kaz?d?ğ?m?zda, duvar?n, ayn? ebatta düzgün kesilmiş yüzlerce taş (veya tuğla) parças?ndan örülmüş olduğunu görüyoruz. Taş parçalar?n? elimize al?p yak?ndan bakt?ğ?m?zda, her birinin ayn? ebatta binlerce daha küçük ve düzgün parçadan oluştuğunu anl?yoruz. Her bir küçük parçay? büyüteç alt?nda incelediğimizde ise, bunlar?n ancak mikroskop alt?nda net görülebilecek, anlaml? şekle sahip onbinlerce mikroskobik parçadan mürekkeb olduğunu farkediyoruz. Gözlemlerimiz bu şekilde elektron ve tünel mikroskoplar?na kadar uzay?p gidiyor. Dahas?, duvar?n bu şekilde ayakta durmas? için, en küçüğünden en büyüğüne bu parçalar? bir arada tutmaya yarayan çok büyük kuvvetlerin her an faaliyette olduğunu da keşfediyoruz. Bu bize, sözkonusu duvar?n rastgele toprak veya çamur y?ğarak değil, en küçük parças?ndan itibaren belli bir hesap ve geometri ile örüldüğünü, ve mevcudiyetinin bu şekilde devam etmesinin de ince bir hesaba dayanan ve her an varedilen kontrollü kuvvetlerin kullan?lmas?yla mümkün olduğunu gösteriyor. Anl?yoruz ki, önce en küçük parçalar imal edilmiş; bunu yapan usta, bunlarla daha sonra bir duvar öreceğini biliyormuş ve bunu gerçekleştirmiş.
    ?şte maddenin önce atom-alt? tanecikler, daha sonra da1 çekirdek, atom ve molekül şeklinde yarat?l?ş?n? ve sürekliliğini bu misâlden yola ç?karak bir nebze tasavvur edebiliriz. Bu durum önce sebeble izah edilemeyecek şekilde bir ilk (ham)maddenin yarat?ld?ğ?n?, ard?ndan Kâinat’?n sebeb-netice münasebeti çerçevesinde ?lâhî ?lim, ?rade ve Kudret ile bir inşâya tâbi tutulduğunu aç?kça göstermektedir.
    Molekülden başlayarak s?rayla atom sistemi, atom çekirdeği, çekirdekteki nükleonlar (proton ve nötronlar), her bir nükleondaki kuarklar şeklinde geriye doğru gittiğimizde, maddeyi oluşturan bu çok küçük temel parçac?klar?n çok yüksek kuvvetlerle (güçlü nükleer kuvvetler) bir arada tutulduğu bugün biliniyor. Bir başka deyişle, ilk yarat?l?ştan bugüne farkl? ölçeklerde organizasyona tâbi tutulan fîzikî âlemde, galaktik ölçekten atom-alt? ölçeğe inildikçe, farkl? ölçekteki maddî cisimleri sebebler aç?s?ndan bir arada tutmakta kullan?lan kuvvetler ters orant?l? olarak büyümektedir. Bugün fizikî âlemde bilinen, kütleçekim (gravite), zay?f nükleer kuvvet, güçlü nükleer kuvvet ve elektromanyetik kuvvet şeklindeki dört temel kuvvetten en zay?f? kütleçekim, en büyüğü ise güçlü nükleer kuvvettir. Y?ld?z gibi devasa, gezegen gibi orta ölçekte veya elma gibi küçük ölçekte kütlelerin aralar?nda vazife gören gravite (kütle çekim) kuvveti, proton veya kuark gibi çok küçük veya neredeyse kütlesiz kabul edilen atom-alt? taneciklerin atom çekirdeğinde bir arada tutulmas?nda kullan?lan güçlü nükleer kuvvetin 1040’da birine karş?l?k gelmektedir. [Her ne kadar varl?ğ? tecrübî olarak ortaya konmuş ve birer isim verilmiş olsa da, elektrondan itibaren atom-alt? taneciklerin gerçekten “cisim” diyebileceğimiz bir fizikî varl?ğa sahip olup olmad?ğ? (yoksa bizim yaklaş?m?m?za göre mi varsay?l?p ifade edildiği) kuantum fiziğinin hâlen tart?ş?lmaya devam eden bir konusudur.]
    Peki, esbab aç?s?ndan inşân?n ilk ve en temel maddesi olduğu anlaş?lan atom-alt? parçac?klar bize maddenin gerçek mâhiyeti hakk?nda bilgi verebilir mi?

    Atom-alt? parçac?klar
    Çok büyük bütçelerle inşa edilen tanecik h?zland?r?c?larda proton ve elektron gibi yüklü taneciklere yüksek h?z ve enerji kazand?r?ld?ğ?nda, bunlar sanayi, t?b veya fizik araşt?rmalar?nda kullan?labilecek hususiyetler göstermektedir. Düşük enerjilerde h?zland?r?lan tanecikler televizyon ekran?nda görüntünün meydana gelmesinde, bir katod-?ş?n? tüpü vas?tas?yla X-?ş?nlar?n?n üretilmesinde, kanserli hücrelerin veya zararl? bakterilerin ortadan kald?r?lmas?nda kullan?labilmektedir. Bu yüklü taneciklere yüksek enerji kazand?r?l?p birbirleriyle (ayr?ca nötronlarla) çarp?şt?r?ld?ğ?nda ise, çok daha küçük tanecikler meydana gelmektedir. Bu sonuncular, maddenin ilk defa hangi temel parçac?klardan itibaren yarat?lm?ş olabileceğinin ve o andan itibaren Kâinat’ta hangi temel fizikî kuvvetlerin işletildiğinin anlaş?lmas?na yard?mc? olmaktad?r. 1930’lardan bu yana devam edegelmekte olan bu çal?şmalarla maddenin veya maddeye nüve teşkil edecek ilk fizikî varl?k parças?n?n nas?l olduğu konusunda belli tahminler geliştirilmiş, tanecik h?zland?r?c?larda çok yüksek h?zlarda gerçekleştirilen çarp?şt?rmalar neticesinde en küçük temel tanecik olarak kuark tesbit edilmiştir. Kuark?n elde edilmesinin diğer yolu, maddeyi trilyon derece s?cakl?klara kadar ?s?tarak olabildiğince parçalamakt?r, fakat bugün için dünya üzerinde bu imkâns?zd?r. ?şte Büyük Patlama (Big Bang) teorisi bu şekilde, yani “maddenin ilk yarat?l?ş?nda çok yüksek s?cakl?klar, daha doğrusu buna yol açacak büyük ve âni bir enerji boşal?m? (patlama) meydana gelmiş olmal?d?r” düşüncesiyle doğmuş ve fizikçiler aras?nda giderek kabul görmüştür.
    Yirminci yüzy?l?n sonlar?nda ise, ayn? durumun anti-madde için de geçerli olduğu anlaş?ld?. Bir de şu husus iyice belirgin hâle geldi: Madde ile onun ayna ikizi olan anti-maddenin organizasyonu ve devaml?l?ğ? tesadüflerle izah edilemezdi.

    Madde ve anti-madde araşt?rmalar?
    Madde, enerjinin yoğunlaşm?ş şekli olarak da tarif edilebilir, ve tekrar enerjiye dönüşebilir (E = mc2). Fisyon ve füzyon reaksiyonlar?,2 kütlenin binde bir, onbinde bir gibi çok küçük kesirlerinin enerjiye (geri kalan k?sm?n?n başka hususiyetteki kütlelere) dönüşmesi demektir. Fakat maddenin, ayna ikizi olan anti-maddeyle birleşerek yaklaş?k % 100 verimlilikle enerjiye dönüşmesi de mümkündür. Peki anti-madde nedir?
    1931 y?l?nda ingiliz fizikçi Paul Dirac, sadece teorik çal?şmalar neticesinde, anti-madde olarak isimlendirdiği garip bir tanecikler grubunun varl?ğ? üzerine tahminler yürütmeye başlad?.3 California Teknoloji Enstitüsü’nden (Caltech) Carl Anderson’un çal?şmalar? bunu destekleyici mâhiyette neticelere ulaş?nca, dikkatler Dirac’a çevrildi. Fakat reklâmdan hoşlanmayan, utangaç bir yap?ya sahip Dirac medyan?n konuya alâka göstermesine izin vermedi -zâten Nobel Ödülü’nü de reddetmişti. Bugün de Dirac’?n ismi sadece konunun merakl?lar? taraf?ndan biliniyor; fakat anti-madde modern fiziğin hâlâ en derin s?rlar?ndan biri durumunda. Kelimenin biraz anlaş?lmaz gözüken tedailerine rağmen, anti-maddeyi anlamak zor değil. Baz? bak?mlardan -meselâ kütle- anti-madde tanecikleri maddeninkilerle ayn?d?r. Anti-madde, içindeki temel taneciklere ait elektrik yükü,4 manyetik moment5 ve spin6 gibi hususiyetlerin normal maddedekine göre z?t olduğu bir durumdur. En önemli farkl?l?k, elektrik yüklerinin ters olmas?d?r. Bir anti-madde çekirdeği pozitif değil negatiftir. Yörüngesinde de, negatif değil pozitif yüklü elektronlar (pozitronlar) bulunur.
    Anti-maddenin Kâinat’taki varl?ğ? ise tanecik h?zland?r?c?larda ortaya kondu. Fizikçiler gerek CERN’de (Avrupa Nükleer Araşt?rma Merkezi, Cenevre) gerekse Fermi Lâboratuar?nda (ABD) atom-alt? parçac?klar? ?ş?k h?z?na yak?n h?zlarda parçalayarak çok küçük miktarlarda anti-madde elde ettiler. Sebebler plân?nda madde sisteminin çok küçük atom-alt? taneciklerden yarat?lm?ş olmas? gibi, anti-madde de çok küçük anti-madde taneciklerinden yarat?lm?şt?r; aralar?ndaki tek fark, yüklerinin z?t olmas?d?r. Hem maddenin, hem de anti-maddenin çok küçük ve çok h?zl? temel tanecikleri çarp?şma sonucu oluşur oluşmaz, art?k iyice soğumuş olan mevcut Kâinat’?n şartlar?na uygun bir yap? ve fonksiyonda olmad?klar?ndan ömürleri çok k?sa sürmekte ve hemen (saniyenin milyarda bir gibi kesirlerinde) enerjiye dönüşüp belli-belirsiz fizikî yanlar? itibariyle ortadan kalkmaktad?rlar. Bunlar?n tesbiti için, tanecik h?zland?r?c?lardaki çarp?şt?rmalarla elde edilen kütlesiz veya çok küçük kütleli tanecikler çok hususi şartlarda tutuldu ve Kâinat’ta bilinen en hafif madde ve anti-madde olan hidrojenin anti-maddesi (anti-hidrojen atomlar?) sentezlendi (bir hidrojen atomu bir protonun ta kendisidir). Fakat bütün bu işlemler çok pahal?ya maloldu.
    ?lk defa 1995’de CERN’de üretilen dokuz anti-hidrojen atomunun ömrü k?rk nanosaniye (saniyenin milyarda k?rk?) kadar sürdü. Ayn? lâboratuarda bir milyon anti-hidrojen atomu üretildi; toplam ağ?rl?klar? kilogram?n yaklaş?k katrilyonda birine karş?l?k geliyordu (Weed, 2003). ?kibinbeş y?l? itibariyle y?ll?k global üretim ise kilogram?n yüz milyarda biriydi, ve bir onsu (28,3 gram) bir katrilyon dolara karş?l?k geliyordu (Berman, 2005).
    Neredeyse her Büyük Patlama (Big Bang) modelinde, yaklaş?k 14 milyar y?l önce bir patlama ile vücut bulan madde-uzay-zaman Kâinat?’nda eşit miktarda madde ve anti-madde yarat?ld?ğ? tahmin ediliyor. Bu durumda, sebebler dünyas?nda herşeyin çift yarat?lm?ş olmas? Kâinat ölçeğinde de geçerli gözüküyor. Fakat tanecik h?zland?r?c?larda “bir görünüp bir kaybolan” anti-madde d?ş?nda, Kâinat’ta bunun hiçbir izi ve işareti bugün görülemiyor. ?lk Yarat?l?ş Büyük Patlama ile veya bir başka şekilde de olsa, teorik fizik hesaplamalar?na göre başlang?ç an?nda maddeyle birlikte yarat?ld?ğ? san?lan bütün bir anti-madde, takip eden saniyenin kesri kadar k?sa bir sürede kaybolmuş gözüküyor. Peki bunlar nereye gitti ve bu nas?l oldu?
    Bunu anlamaya yönelik araşt?rmalar devam ediyor. Bunlardan birisi, dört temel kuvvetten biri olarak kabul edilen zay?f nükleer kuvvetin yol açt?ğ? radyoaktif beta bozunmas?yla ilgili. Bu bozunmada, atom çekirdeğindeki bir nötron önceden tahmin edilemeyen bir anda bir protona dönüşür, bu esnada nötrondan d?şar?ya bir elektron ile anti-nötrino7 denilen bir tanecik neşrolur. Baz? nadir izotoplarda ise çift-beta bozunmas? görülür. Bu hâdisede, çekirdekteki nötronlardan ikisi ayn? anda bozunur, yani iki protona dönüşür, ve bu esnada iki elektron ile iki anti-nötrino yay?l?r. Fizikçiler 20 y?l? aşk?n bir zamandan beri tecrübî olarak çift-beta bozunmas? gözlemliyorlar. Fakat Heidelberg’de (Almanya) bulunan Max Planck Nükleer Fizik Enstitüsü’nden Hans Klapdor-Kleingrothaus ve meslektaşlar? çift-beta bozunmas?n?n farkl? bir versiyonunu gözlediklerini, bu deneyde anti-nötrino meydana gelmediğini söylüyorlar. Bu proses 1937’de italyan fizikçi Ettore Majorana taraf?ndan tahmin edilmiş, fakat imkâns?z bulunmuş. Heidelberg ekibi şimdi bunu başard?ğ?n? söylüyor. Burada konunun madde/anti-madde münasebetini ilgilendiren yan? şu: Normal bir beta veya çift-beta bozunmas? s?ras?nda çekirdekteki nötrondan d?şar?ya bir veya iki anti-nötrino neşrediliyorsa, bu durum, bu nötronlarda birer nötrino bulunduğu mânâs?na geliyor. D?şar?ya anti-nötrinonun neşredilmediği çift-beta bozunmas?nda ise, nötronun bozunmas?yla meydana gelen bir anti-nötrino çekirdekten d?şar?ya ç?kamadan orada bulunan hemen bir başka nötron taraf?ndan absorbe ediliyor demektir ve bu da bilinen kanuna ayk?r? gözükmektedir. Acaba Kudret-i ?lâhî Kâinat’ta anti-maddeyi bu şekilde mi gizlemiştir? Eğer bu sonuçlar doğruysa, d?şar?ya anti-nötrino vermeyen çift-beta bozunmas?, sanki nötronun yap?s?nda gizlenmiş olan nötrinonun maddenin temel parçac?klar? aras?nda farkl? bir yeri olduğuna işaret ediyor. Fizikçiler madde ve anti-maddenin etkileşim ve bozunmalar?n?n, enerji ve lepton8 say?s?n?n korunmas? gibi özel kanunlara tâbi olduğunu belirtiyorlar. Bu kanunlar, maddeyi anti-maddeyle değiş-tokuş etme süresinin geriye işleyen zamana eşit olduğunu söylüyorlar. D?şar? nötron verme filmi geriye sar?ld?ğ?nda, bir anti-nötrino başlang?çta kendisiyle birlikte bir nötrinoyu absorbe etmiş olan ayn? (say?da) nötronu göstermektedir. Neticede, Heidelberg ekibinin bulduğu neticeler, Kâinat’?n neden anti-maddeyle değil de maddeyle dolu olduğunu, ortada neden anti-madde gözükmediğini izah etmeye yard?mc? olabilir.

    Neden madde ve anti-madde?
    Dünya üzerinde büyük miktarlarda anti-madde depolamak hem zor, hem yüksek maliyetli, hem de tehlikeli. Çünkü anti-madde maddeye temas ettiğinde, her ikisi de büyük bir enerji aç?ğa ç?kararak ortadan kayboluyorlar. Dirac, anti-madde kütlelerinin Kâinat’?n uzak köşelerinde gizlenmiş olabileceğini düşünüyordu. Bu o gün için mümkün gözüküyordu: Çünkü anti-maddeden yarat?lm?ş bir galaksi normal bir galaksiden ay?rtedilemeyebilirdi. Spektroskopik analizler de bunlar?n ayr? olduğunu söylemiyordu. Fakat bugün, anti-maddenin uzay?n derinliklerinde de seyrek olduğu belirtiliyor. Elektronlar ve pozitronlar aras?ndaki temas neticesinde, karakteristik olarak 511 bin elektron volt gibi bir enerjiye sahip gama ?ş?nlar? meydana geliyor. Eğer anti-madde galaksileri mevcut olmuş olsayd?, bunlar galaksileraras? uzayda yüzen olağan taneciklerle etkileşime girecek, ve mevcut galaksilerin etraf?nda gama ?ş?n? hâleleri meydana gelmesine yolaçacakt?. Bu gibi hâleler çok arand? fakat bulunamad?. Yani bir madde Kâinat?’nda yaş?yoruz (Berman, 2005). Frans?z astrofizikçi Marc Lachièze-Rey de, “Galaksimizde bir anti-madde asteroidi olsayd?, etraf?ndaki malzemeyle birlikte ortadan kalkt?ğ?nda hemen belirleyeceğimiz X ?ş?nlar? yayard?.” diyor (Poirier & Greffoz, 2001).
    Bu Kâinat’a anti-maddenin değil de maddenin hâkim k?l?nmas? konusunda fizikçilerin getirdiği hâl-i haz?rdaki izah, fizik kanunlar?n?n hafif tertip madde lehinde düzenlenmiş olduğu şeklindedir. Stanford Linear Accelerator Merkezi’nden bir ekip (2004), baz? madde ve anti-madde taneciklerinin davran?ş?nda küçük fakat temyiz edici bir farkl?l?k tesbit edince bu aç?klama destek buldu. Bu netice, fizik kanunlar?nda madde taraf? ağ?r basan bir tanzimi ima ediyordu.
    Bu kanunlara bağl? olarak işletilen sebebler aç?s?ndan, fazla anti-madde ihtiva eden bir Kâinat tehlikeli olabilir. Çünkü madde ile anti-madde karş?laşt?ğ?nda, bugün için bilinen netice, maddenin enerjiye % 100 dönüşmesidir (E= mc2). Bu, patlayan bir hidrojen bombas?n?n b?rakt?ğ?ndan 143 kat fazla enerji serbestlenmesi demektir. Bir ons (28,3 veya 31 gram) ağ?rl?ğ?nda bir mermer parças? eşdeğer bir anti-mermerle çarp?şt?ğ?nda, reaksiyon neticesinde 50 milyar defa trilyon erg enerji serbest kal?r ki, bu, ABD’de mevcut bütün elektrik ampullerini bir gün boyunca yakmaya yeter (Berman, 2005).
    Bir santimetre büyüklükte anti-çak?l?n atmosfere girmesi ise, Hiroşima bombas?n?n b?rakt?ğ?ndan daha büyük bir enerji yumağ? içinde madde ve anti-maddenin yok olmas? için yeterli olabilir. Bir kilometre çap?nda bir anti-asteroidin düşmesiyle ortaya ç?kacak tablo çok daha ürkütücüdür (Poirier & Greffoz, 2001).
    Eser miktarda anti-madde bile ciddi neticelere yolaçabilir. 1997’de, yörüngede dolanan Compton Gama Iş?n? Gözlemcisi’ndeki bir dedektör, galaksimizin merkezine yak?n bir yerde bir pozitron f?şk?rmas? analiz etti. Bu anti-tanecikler karş?laşt?klar? elektronlar? yokederler ve tehlikeli bir gama ?ş?n? girdab? oluşmas?na yolaçarlar. 3500 ?ş?k y?l? uzakl?ğa kadar yay?labilen bu gama ?ş?nlar? Dünya’dan gözlenmek istenseydi, Samanyolu Galaksisi’nin merkezi -meselâ Ekim ay?nda gece güneybat?da ufka yak?n yerde- parlak bir k?z?l bulut şeklinde görülürdü. Bu aktivitenin kaynağ?, bilinen herhangi bir cisme karş?l?k gelmiyor. Compton dedektörüyle çal?şan James Kurfess, “baz? teorisyenler karanl?k maddenin anti-madde üretebileceğine inan?yorlar, fakat Samanyolu’daki pozitronlar?n ömrü milyonlarca y?l olduğundan, bunlar eski bir süpernova patlamas?ndan da geliyor olabilir.” diyor. Yani pozitron f?şk?rmas?n?n sebebiyle ilgili henüz bir ipucu yok. Compton’?n görevi 2000’de sona erdi. Bu arada Avrupa uzaya yeni bir gama ?ş?n? gözlemcisi (Integral) gönderdi. Samanyolu’ndaki anti-maddenin menşei bu yüzy?l?n önemli bir araşt?rma konusu olarak gözüküyor (Berman, 2005).
    Anti-madde ve madde, kendilerinin yarat?l?ştan önce mevcut bir ilim, irade ve kudret ile yarat?ld?klar?n? gösteriyor
    Asl?nda madde ve anti-madde birbirine çok benziyor. Bu yüzden de Kâinat’ta neden anti-maddenin değil de maddenin ikizine bask?n geldiğini henüz kimse izah edemiyor. Bugün teorik ve tecrübî fizik Kâinat’?n yar?s?n?n kay?p durumda olduğunu, son görüldüğü tarihin ise, Kâinat’?n ilk yarat?ld?ğ? an olduğunu tahmin ediyor. Madde ve onun z?t yüklü simetriği, Yarat?l?ş’?n baş?nda, daha doğrusu bizim zaman idrak?m?z aç?s?ndan Yarat?l?ş’tan önce bir ilim, kudret ve Yaratma yönünde bir takdirin mevcut olduğunu, yani hem maddenin, hem de anti-maddenin kendiliğinden olamayacağ?n? ortaya koyuyor. Baştan itibaren bütün sebebler, bizim aklen ve kalben benimseyip al?şacağ?m?z bir “madde Kâinat?”n?n ortaya ç?kmas? için biraraya getirilmiş, anti-madde Kâinat?’n?n değil; bu yönde bir irade çok aç?k gözüküyor.
    Aksi takdirde, maddenin büyük patlamayla birlikte ortaya ç?kan trilyonlarca derecelik yüksek s?cakl?klar alt?ndaki en şeffaf, en dağ?n?k ama yine de en seyyal hâli olduğu düşünülen (çünkü tanecik çarp?şt?rma deneylerinin neticelerinden yola ç?k?larak bunun böyle olabileceği tahmin ediliyor) kuark denizinden ilk hadronlar, ard?ndan protonlar ve nötronlar, sonra atom çekirdeği, daha sonra elektronlar?n çekirdek etraf?na yerleşmesiyle atom sistemi ve moleküller nas?l oluşabilirdi ki?!.. Madde-uzay-zaman yok iken, böyle simetrik bir madde/anti-madde âlemi, ard?ndan maddenin yap? ve fonksiyonlar?n?n hâkim pozisyona getirildiği bu Kâinat, ve bu Kâinat’ta sebeb olarak işletilen kanunlar nas?l ilk andan itibaren vücud bulabilirdi ki? Maddeye temel teşkil eden kuark (belki de esir) denizi sadece s?cakl?ğ?n düşmesiyle çekirdek, atom sistemi ve molekül şeklindeki yeni madde organizasyonlar?na kendiliğinden dönüşmüş olabilir miydi?!..9 S?cakl?k düşse bile kuark denizi yap?s? itibariyle ayn? şekilde kalabilirdi. S?cakl?k ve s?cakl?k değişiklikleri ile madde ve maddenin hâl değişiklikleri aras?nda bugünkü Kâinat’ta (geçerli fizik kanunlar?yla) gördüğümüz bir sebeb-netice münasebeti görülemeyebilirdi. Bu kanunu kuarklar kendileri koymuş olabilir mi?!.. Bundan da önce, maddenin ve uzay?n ortaya ç?k?ş?10 bir büyük patlama ile olduysa, ve bu esnada trilyonlarca derece s?cakl?k aç?ğa ç?kt?ysa, patlama öncesinde bu enerji birikimi hangi fizikî âlemde ne zaman, nas?l, hangi sebeblerle oldu? Eğer patlama öncesinde hiçbir fizikî âlem yok idiyse, fizik metafizikten mi doğdu? Evet! Kâinat yoktan yarat?ld?! Bu sorunun cevab? müsbet bilim yoluyla izah arand?ğ?nda bile bu şekilde ortaya ç?k?yor. Kâinat yarat?ld?! Bu sorular ilk defa soruluyor değil. Fakat, “bilim”in eli fizik-ötesine (veya öncesine) yetişemiyor.
    Burada bir başka enteresan husus şu: Galaksi, hatta Kâinat çap?ndaki büyük ölçekli hâdiseler, tam tersine küçük ölçekteki (atom-alt? tanecikler üzerindeki) araşt?rmalarla, h?zland?r?c?lardaki çarp?şt?rmalarla anlaş?lmaya çal?ş?l?yor. Kald? ki, araşt?r?lan tanecikler art?k müstakil olarak mevcut değil. Başlang?çtaki yüksek s?cakl?k şartlar?nda vard? bunlar. Kâinat’?n fihristesi gerçekten zerreye yüklenmiş. Ayr?ca diyebiliriz ki, atom-alt? tanecik araşt?rmalar?nda daha derinlere inildikçe, çok küçük kütleli (kilogram?n katrilyonda biri), hattâ kütlesiz, çok süratli ve ayr?ca çok k?sa ömürlü (saniyenin milyarda biri) taneciklerin varl?ğ?, maddenin her an, sanki varl?k-yokluk s?n?r?ndan, hatta neredeyse yoktan varedildiğini ve sür’atle daha büyük ve kütleli taneciklere doğru dönüştüğünü de düşündürüyor.
    En önemlisi de, atom-alt? dünyas?ndaki bu faaliyetleri göremeseydik, O’nun ilim, irade ve kudretinin her an her yere nüfuz ettiğini bu kadar aç?k anlayamayacakt?k. Atom-alt? dünyas? sabit ve hareketsiz olsayd?, hâşâ, yarat?ld?ktan sonra kendi hâline b?rak?lm?ş, veya Kudret-i ?lâhî oraya ulaşam?yor gibi düşünülebilirdi. Bu kadar küçük, h?zl?, her an oluşan ve başka bir şeye dönüşen bu kadar çok say?da tanecik yarat?lmasayd?, O’nun kudretinin büyüklüğünü, ilminin ve hesab?n?n inceliğini ve sonsuzluğunu anlayamayacakt?k.

    Kaynaklar
    - Berman, B., 2005 - What’s the Antimatter? Discover, Vol 26, No 10, October.
    - Weed, W.S., 2003 - Startrek. Discover. Vol 24, No 8, August.
    - Poirier, H. & Greffoz, V., 2001 - Asteroïdes: La menace se précise. Science & Vie, No 1006, Juillet, Paris.

    Dipnotlar
    1. Bu önce-sonra münasebeti bizim aç?m?zdan geçerlidir; zaman? yaratan Yarat?c?m?z zaman ile mukayyed değildir.
    2. Fisyon (atom çekirdeğinin bölünmesi) reaksiyonu yavaşlat?lm?ş zincir reaksiyonu şeklinde nükleer santrallerin, sür’atli zincir reaksiyonu şeklinde atom bombas?n?n çal?şma prensibidir. Füzyon reaksiyonu ise, Güneş’in ve hidrojen bombas?n?n çal?şma prensibidir.
    3. Paul Dirac 1928’de elektronun antitaneciği olan pozitronun varl?ğ?n? da tahmin etmişti. Bu, 1932’de California Teknoloji Enstitüsü’nde (ABD) fizikçi Carl Anderson taraf?ndan tecrübî olarak ortaya kondu.
    4. Elektrik yükü, herhangi bir maddenin bir diğerine kuvvet uygulamas?na yolaçan hususiyetidir ve birimi coulombdur (C). Bir cisim, sürtünme, indüksiyon veya kimyevî değişiklik sonucu elektrik yüklenebilir. Ve bizzat yük bir atom veya cisim üzerinde bir elektron birikimi (negatif yük) veya bir elektron kayb? (pozitif yük) gösterir. Naylon kazağ?n giyilip ç?kar?lmas? veya saçlar?n taranmas? s?ras?nda görülen statik elektrik, yüzey atomlar?ndan elektron kazan?lmas? veya kaybedilmesidir. Bak?r telden elektronlar?n geçmesi gibi bir yük ak?ş? ise elektrik ak?m?d?r ve birimi amperdir (A).
    5. Manyetik moment, basitçe, bir m?knat?s?n uzunluk ve kuvvetine bağl? olarak meydana gelen tesirdir.
    6. Spin ise, proton veya nötron gibi bir atomalt? taneciğin, bir atom çekirdeğinin, bir atomun veya bir molekülün, tanecik hareketsiz hâle gelse bile varolmaya devam eden tabiî aç?sal momentumudur. Belli enerji durumundaki bir taneciğin, belli bir elektrik yükü ve kütlesi olduğu gibi, kendine mahsus bir spini de vard?r.
    7. Nötrino lepton s?n?f?na ait yüksüz üç temel tanecikten (ve bunlar?n antitaneciğinden) herhangi biridir ve çok küçük (muhtemelen s?f?r) kütlesi vard?r. Bunlar elektron nötrino, muon nötrino ve tau nötrinodur. Elektron nötrinonun antitaneciği bir çekirdeğin beta bozunumu s?ras?nda yay?lan anti-nötrinodur.
    8. Güçlü nükleer kuvvetten etkilenmeyen temel tanecik s?n?flar?ndan biri olan leptonlar ise elektron, muon ve tau ile bunlar?n nötrinolar?na, ayr?ca hepsinin alt? antitaneciğine karş?l?k gelir. Temmuz 2000’de Fermi Laboratuar?’nda tau leptonun varl?ğ?n?n doğrudan delili elde edildi. Muon ise, kütlesi hariç elektrona benzeyen bir temel taneciktir. Kütlesi elektronunkinden 207 kat daha fazlad?r. Yar?-ömrü saniyenin milyonda ikisi kadard?r. Bu süre sonunda elektronlara ve nötrinolara dönüşür. Muonun menşe itibariyle bir mezon olduğu tahmin edilse de, henüz bir lepton olarak s?n?fland?r?lmaktad?r. Mezon bir kuark ile bir anti-kuarktan yap?l? olan karars?z bir atom-alt? tanecik grubudur. Varl?ğ? kozmik radyasyonda da tesbit edilmiştir; çok yüksek enerjili taneciklerin bombard?man?na mâruz kalan çekirdek taraf?ndan neşrolunmaktad?r. Mezonlar hadronlar?n bir alt-s?n?f? olup kaonlar? ve pionlar? ihtiva eder. Mevcudiyetleri 1935’de Japon fizikçi Hideki Yukawa taraf?ndan tahmin edilmiştir.
    9. Maddenin ve anti-maddenin meydana gelmesi başlang?çtaki yüksek s?cakl?ğ?n sebebler plan?nda düşmesine, atom-alt? taneciklerin birleşmesine (nükleer sentez) bağlanm?ş görünüyor.. Madde ve anti-maddenin karş?laşmas? ise büyük bir enerji aç?ğa ç?kmas?na yol aç?yor. O halde başlang?ç şartlar?n?n çok büyük enerji boşal?m? (büyük bir patlama) ve çok yüksek s?cakl?klar ile oluşturulduğu buradan da anlaş?l?yor.
    10. Bugün fizikçiler, maddenin yoktan ve içine sokulduğu mekan (uzay) ile birlikte yarat?ld?ğ?n? kabul ediyor.
    http://www.sizinti.com.tr/konular.php?KONUID=3359

  5. #5
    Dost orhanuysal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    kocaeli
    Yaş
    42
    Mesajlar
    24

    Standart

    ALLAH Raz? Olsun Çok ?stifade Ettim. Zamanla başka suallerimde olacak inş.
    DAVAADAMİ_RNT

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hiç Yoktan İyidir...
    By m_safiturk in forum Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08.11.09, 16:12
  2. Yoktan Birşey Varolmaz, Var Olan Şey Yok Olmaz
    By mevlanahalid in forum Beyin Fırtınaları
    Cevaplar: 23
    Son Mesaj: 16.05.08, 13:20
  3. Soru: Yoktan Var Etme Devam Ediyor mu?
    By hzrnmz in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 17.12.07, 22:08
  4. Yoktan Yaratılış ve Sebepler
    By SeRDeNGeCTi in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17.06.07, 21:40
  5. Sultan Papagani Oluşumu.(Yoktan Var Olma)
    By smartplayit in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 28.04.07, 01:18

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0