+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 19

Konu: Zikir Nasıl Yapılır?

  1. #1
    Dost dostluk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    23

    Post Zikir Nasıl Yapılır?

    selamün aleyküm arkadaşlar;ben de bu foruma yeni üye olmuş biriyim ve bir sorum var sizlere.Zikir nasıl yapılır,usulü nedir,zikir de belli sayılar vardır ve bu da kişiden kişiye göre değişir.Yani bu işi bilen ehil bir kimsenin yardımına ihtiyacınız vardır.Sizin görüşleriniz nedir ve siz eğer yapıyorsanız hangi şartlarda uyguluyorsunuz.Bu meselelerde tanıdığınız ehil bir kimse varmı?Yardımcı olursanız sevinirim.Selamün aleyküm...

  2. #2
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Ve aleyküm selam kardeşim. Hoş geldiniz evvela...

    Zikir, Allah'? anmakt?r. En büyük Zikir Allaha iman etmek, Onu anmak ve Onu hat?rlamakt?r. Bu mihvalden bak?nca söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua ve tefekkür için kullan?lan sözlere de zikir denir. Hatta baz? alimler zikri, insana sevap kazand?ran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.

    Önemli olan dilin değil evvela kalbin Allah'? anmas?, hat?rlamas? ve dolay?s?yla zikretmesidir. Say?, şekil şah?slara kalm?şt?r. ?ster ayakta, ister oturarak, ister yatarak...

    Kur'an?n aç?k emridir ve her mü'mine farzd?r.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  3. #3
    Yasaklı Üye umut46 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    231

    Standart

    B?SM?LLAH zikirdir.

  4. #4
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    z?K?R? ENÇOK TESB?HATTA YAPIYORUZ..

    ama en çok zikiri risalei nurdaki hakikatlar? okuyarak yap?yoruz..
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #5
    Yasaklı Üye umut46 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    231

    Standart

    Alıntı yunusum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    zİKİRİ ENÇOK TESBİHATTA YAPIYORUZ..

    ama en çok zikiri risalei nurdaki hakikatları okuyarak yapıyoruz..
    Evet kardeş

  6. #6
    Ehil Üye Bilal-i Sivasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.298

    Standart

    Alıntı dostluk Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    selamün aleyküm arkadaşlar;ben de bu foruma yeni üye olmuş biriyim ve bir sorum var sizlere.Zikir nasıl yapılır,usulü nedir,zikir de belli sayılar vardır ve bu da kişiden kişiye göre değişir.Yani bu işi bilen ehil bir kimsenin yardımına ihtiyacınız vardır.Sizin görüşleriniz nedir ve siz eğer yapıyorsanız hangi şartlarda uyguluyorsunuz.Bu meselelerde tanıdığınız ehil bir kimse varmı?Yardımcı olursanız sevinirim.Selamün aleyküm...
    Muhterem kardeşim foruma yeni üye olmuşsunuz hoş geldiniz.
    Tarikatvari açık ve gizliden yapılan zikrlerden bahsediyorsanız Biz öyle bişey yapmıyoruz Tarikat mensupları onları daha iyi bilirler. Buradakiler Nur Talebeleridir biz biraraya gelince zikr olarak Kur'an okuruz ,risaleleri ders şeklinde okuyoruz, Virdlerimiz tesbihatlarımız dualarımız vardır.

    Bununla alakalı olarak Üstadımızın zikrleri ve virdleri aşağıdaki linklerde mevcut. İnşallah istifaza edersiniz.

    http://www.risaleforum.com/vb/showthread.php?t=11635

    http://www.risaleforum.com/forum_posts.asp?TID=1313

    http://www.risaleforum.com/forum_posts.asp?TID=5608

    Selametle..
    Ey muhataplarım!
    Ben çok bağırıyorum. Zîra, asr-ı salis-i aşrın, yani on üçüncü asrın minaresinin başında durmuşum,

    sûreten medenî ve
    dinde lakayd ve
    fikren mazinin en derin derelerinde olanları
    camie davet ediyorum.


  7. #7
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı dostluk Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    selamün aleyküm arkadaşlar;ben de bu foruma yeni üye olmuş biriyim ve bir sorum var sizlere.Zikir nas?l yap?l?r,usulü nedir,zikir de belli say?lar vard?r ve bu da kişiden kişiye göre değişir.Yani bu işi bilen ehil bir kimsenin yard?m?na ihtiyac?n?z vard?r.Sizin görüşleriniz nedir ve siz eğer yap?yorsan?z hangi şartlarda uyguluyorsunuz.Bu meselelerde tan?d?ğ?n?z ehil bir kimse varm??Yard?mc? olursan?z sevinirim.Selamün aleyküm...
    Telefon numaras?n? farkl? çevirirsen istediğin kişiyle değil başkas?yla konuşursun..

  8. #8
    Pürheves mihrali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Erzurum@kütahya.
    Yaş
    53
    Mesajlar
    154

    Standart Zikir Nedir?

    Zikir Nedir? Bismillahirrahmanirrahim,

    Zikir Kur'ân-ı Kerim'de geçen çok önemli kavramlardan biridir. Zikir kelimesinin lugat anlamı: Hatırlamak, anmak, dile getirmektir. Kur'ân-ı Kerim'in bir adı zikir olup, Kur'ân-ı Kerim'i kıraat etmek, tilavet etmek de zikirdir, namaz kılmak da zikirdir. Ama bu iki zikrin yanı sıra Kur'ân-ı Kerim'de geçen Zikrullah (Allah isminin ard arda tekrarı) en büyük zikirdir.
    Kardeşlerimiz dîni Kur'ân-ı Kerim'den değil de emaniyye adı verilen insanların yazdığı el yazması kitaplardan öğrendikleri için, hep kendi akıllarının yorumu ve Arapça bilgileri ve kitaplardaki kişilerin yorumunun toplamından bir sonuç çıkarıyorlar. Ne yazık ki bu doğru değil. Kur'ân-ı Kerim vahiy lisanı olup, akılla yorumlanamaz. Yani; ilâhi kelamı (vahyi) yine vahiy lisanıyla açıklamak en doğru olanıdır. Çünkü, Kur'ân-ı Kerim iki grup âyeti kerimeden müteşekkil olup, bunlardan müteşabih âyet-i kerimeleri ancak ulûl'elbabın (daimi zikrin sahipleri) açıklayabileceğini Rabbimiz buyuruyor. Çünkü bu kişiler, Allah'la tezekkür etme imkânın sahibi olup, Allah'tan vahiy alanlardır. Ve ilâhi kelamı (vahyi) yine ilahi lisanla (vahiyle) açıklarlar. Böylece konunun bütün yönleri hak lisanıyla açıklanmış olur. Herhangi bir tenakuz da söz konusu olmaz.
    Şimdi kardeşlerimiz “zikir nedir?” konusunu zikrin lugat içeriğine hapsetmiş ve mazi, müzari gibi Arapça lisanının dil bilgisi kuralları içerisinde ve aklın yorumuyla konuyu açıklamaya çalışmışlar ama söyledikleri şeylerin çoğu Kur'ân-ı Kerim'e ters düştüğü gibi bu hayatî öneme sahip konuyu da mecrasından saptırmış durumdadırlar.
    Şimdi biz Rabbimizin fazl-u keremi, Efendi Hazretleri'nin himmetiyle bu konuyu hayat kitabımız olan Kur'ân-ı Kerim âyetleriyle inşallah sizlere açıklayacağız.
    A- Kur'ân-ı Kerim'in bir ismi zikirdir.

    15/HİCR-9: İnnâ nahnu nezzelnez zikre ve innâ lehu le hâfizûn(hâfizûne).
    Muhakkak ki; zikri (Kur'ân-ı Kerim'i), Biz indirdik. O'nun koruyucuları (da) mutlaka Biziz.

    Görüyoruz ki Kur'ân-ı Kerim'in bir ismi zikir. Onu kıraat etmek (okumak), tilavet etmek (açıklamak) da zikirdir.
    B- Namaz kılmak da bir zikirdir.

    20/TAHA-14: İnnenî enallâhu lâ ilâhe illâ ene fa'budnî ve akımıs salâte li zikrî.
    Muhakkak ki; Ben, Ben Allah'ım. Benden başka ilâh yoktur. Öyleyse Bana kul ol ve Beni zikretmek için namazı ikame et.

    C- Zikrullah ( Allah isminin ard arda tekrarı).


    73/MUZEMMİL-8: Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen).
    Rabbinin (Allah'ın) ismiyle zikret ve herşeyden kesilerek O'na (Allah'a) dön (ulaş, vasıl ol).

    Bu kardeşlerimize “en büyük ibadet nedir?” diye sorarsanız, dîni Kur'ân-ı Kerim'den öğrenmedikleri için hemen size namaz diye cevap verirler. Ama dîni Kur'ân-ı Kerim'den öğrenen kişiye sorarsanız, cevap zikrullah yani Allah isminin tekrarı olan zikirdir diye cevap verecektir. Çünkü Rabbimiz Kur'ân-ı Kerim'de böyle söylüyor. Başkasının ne söylediği bizim için hiç mi hiç önemli değil. Önemli olan Rabbimizin ne söylediği. İşte ispatı:

    29/ANKEBUT-45: Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri) ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya'lemu mâ tasneûn (tasneûne).
    Sana Kitab'tan vahyedileni oku, namazı kıl. Çünkü namaz kötülükten ve fuhşiyattan meneder ama Allah'ın zikri, en büyüktür. Ve Allah, yaptığınız şeyleri bilir.

    Bu âyet-i kerimede, sana vahyettiğimiz bu kitabı oku, tilavet et (birinci zikir) ve namaz kıl (ikinci zikir). Çünkü senin namazın fuhşiyat ve münkerden men eder(korur). Ve Allah'ı zikretmek en büyüktür ( le zikrullâhi ekber ) ( üçüncü zikir) buyruluyor. Yani zikrullah hem Kur'ân-ı Kerîm'in okunmasından hem de namaz kılmaktan daha büyüktür.
    Dîni el yazması kitaplardan öğrenen kardeşlerimiz bu üç zikri farkedemedikleri gibi bunların en büyüğü ve önemlisi olan zikrullahı hiç mi hiç kâle bile almamışlar, neden mi? Çünkü sevgili okuyucular, iblisin canına ot tıkayacak olan en önemli ibadet zikirdir, çünkü nefsimizi tezkiye edecek (temizleyecek) olan ibadet zikirdir. Bizi Allah'a sevgili kılacak olan ibadet yine zikirdir. İşte iblis bunları bildiği için, bugün ne namaz kılma ibadetine dokunmuş ne de Kur'ân-ı Kerîm okuma ibadetine (zikrine). Ama nefsimizi tezkiye edecek olan yani amilüssalihat yapabilmemizin olmazsa olmaz şartı olan (kişinin iradesiyle yapacağı Allah isminin tekrarından ibaret olan) zikrullahı unutturmuş. Ve zikrullahı bugünkü İslâm tatbikatından çıkarmış ve bugün insanların zikir ibadetinin farziyetinden haberleri yok. Çünkü ne İslâm'ın 5 şartı içinde var ne de 32 farzın içinde. Ve bizim sevgili dîn adamlarımıza sorarsanız “farz değildir” diyeceklerdir. İşte bu yazıyı yazan kardeşlerimiz de ne yazık ki, Kur'ân-ı Kerîm'de zikir farz kılınmasına rağmen (Müzemmil 8), çok zikir farz kılınmasına rağmen (günün yarısından çok zikir) (Ahzab 41), daimî zikir farz kılınmasına rağmen (ayakta iken, otururken ve yanüstü yatarken, her üç halde) (Nisa 103), Allah isminin tekrarından ibaret olan zikri inkâr ediyorlar, ketmediyorlar, böyle bir şey yoktur diyorlar. Bunu gizlemek, inkâr etmek şeytana kölelik etmekten başka bir şey değildir. Çünkü zikrullahı iblis devre dışı bırakmak istiyor. Gayesi bu. Neden? Şimdi nedenine de inşallah yine Kur'ân-ı Kerîm ile açıklayalım.

    İnsanlar üç bedenin(ceset) sahibidirler; fizik vücut(vech), nefs, ve ruh olmak üzere. Hicr Suresinin 26. âyeti kerimesine göre halk edilen bir fizik vücudumuz var.

    15/HİCR-26: Ve le kad halaknel insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).
    Andolsun ki; Biz insanı, “hamein mesnûn olan salsalinden” (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.

    Secde suresinin 9. âyet-i kerimesine göre nefy edilen (üfürülen) bir ruhun sahibiyiz.

    32/SECDE-9: Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem'a vel ebsâre vel ef'ideh(ef'idete), kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).
    Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve onu (onun nefsinin kalbine) sem'î (kalbin işitme hassası), basar (kalbin görme hassası) ve fuad (kalbin idrak etme hassası) hassalarına (sahip) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

    Ve Şems suresinin 7. âyet-i kerimesine göre sevva edilen bir nefsin sahibiyiz.

    91/ŞEMS-7: Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.
    Yemin ederim ki; o nefs, sevva edildi (7 kademede).
    maide 35-Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakının ve
    (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda
    cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz
    .

    secde 24 Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle
    doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık; onlar bizim
    ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

  9. #9
    Pürheves mihrali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Erzurum@kütahya.
    Yaş
    53
    Mesajlar
    154

    Standart

    Zikir Nedir?
    Bu nefsi biraz tan?yal?m: Nefs karş?t zahiri (berzah) alemin mal? olan ve 19 tane afeti (hastal?k) yap?s?nda bar?nd?ran bir enerji bedenimizdir. Başlang?çta nefsin kalbi gişavet adl? bir perdeyle örtülü, kalp kulağ? mühürlü ve kalbin takva kap?s? da kapal? yani mühürlüdür. Ama kalbin diğer kap?s?, füccur kap?s? aç?kt?r. Ve başlang?çta şeytan bütün ilkalar?n? (füccurunu) bu kap?dan nefsin kalbine gönderip nefsimizde bulunan 19 afete tesir eder. Bunlar cehalet, cimrilik, dedikodu, fitne ve fesat, haset, h?rs, isyan, iptilalar, kin ve adavet, kibir, küfur, mürayilik, nankörlük, öfke ve gayz, vefas?zl?k, sab?rs?zl?k, yalan, zan ve zülum, 19 tane afet nefsimizin kalbinde olup kalp tamam?yla kapkarad?r. Başlang?ç itibariyle herkesin durumu böyledir yani daha Allah'?n yoluna girmeden önceki durumumuz. ?nsan?n fiiliyat öncesi karar verme mekanizmas? bu şekilde işlemektedir.
    Fizik vücudumuzun (vechimizin) içinde ruh ve nefs cesetlerimiz vard?r. Ve baş?m?z?n bir kar?ş üzerinde hiçbir âleme ait olmayan Allahû Teâla'n?n özel bir ihsan? olan akl?m?z vard?r. Bu işlevi bir örnekle aç?klamak istiyorum inşaallah. ?ki kişi düşünelim biri diğerine haks?z yere bir tokat atm?ş olsun. Tokat yiyen kişi şiddetle öfkelenir. Ve nefsinin intikam afeti kabar?r. ?blis ilkalar?n? nefsin bu iki afetine ulaşt?r?r. Ve bu kişide öfke ve intikam alma hissi had safhaya ulaş?r. Tokat? yiyen kişi, tokat? yediği anda fizik vücudumuzun kumandan? olan ak?l, fizik vücudumuzun içinde bulunan müşavir durumundaki nefs ve ruha dan?ş?r. Nefs iç yap?s?nda bulunduğu afetler sebebiyle ( öfke ve intikam) hemen tokat? atan kişiye cevap verilmesini talep eder. Şeytanda bu intikam?n gerçekleşmesi yönünde ilkas?n? (füccurunu) nefsin bu afetlerine ulaşt?r?r. Ve bu afetlerin daha çok kabarmas?n? sağlar. Ama yine fizik vücudumuzun içinde bulunan ve en ahsen standartlarda yarat?lm?ş olan ruhumuz yap?s?ndaki hasletler dolay?s?yla (bu hasletler: ilim, ketumiyet, edep, kanaat, meziyet, itaat, sevgi, iman, ihlas, sulh, sükunet, vefa, sab?r, doğruluk, hakikat, adalat ve cömertlik gibi 19 tane haslettir) akl?m?za Allah'?n bütün emirlerinin işlenmesi ve nehiylerinin (yasaklar?n?n) işlenmemesi istikametinde talepleri ulaşt?r?r. Bu olay karş?s?nda ruhumuz akl?m?za, intikam al?nmamas? o kişinin affedilmesinin kendisi için daha hay?rl? olduğunu ve Allah'?n emrinin de bu istikamette olduğunu bildirir. Akla iki müşavirden ( dan?şmandan) de talepler ulaş?r. Ama Allah'?n davetine, ruhun ölmeden evvel Allah'a vas?l olma davetine icabet etmeyen bir kişi için çoğunlukla nefsin talebine uymak söz konusu olur ve neticede kişi intikam alma doğrultusunda harekete geçer. Hele bu kişinin akl? Allah'?n yasaklar?n? işlemenin adet haline geldiği bir ortamda şuurlanm?şsa, nefsin talebi istikametinde hareket etmesi daha kolay olacakt?r. Ve genellikle ruhun talebine ak?l taraf?ndan pek rağbet edilmez.
    ?şte nefs ve ruh hangisinin talebini kabul etmişse ak?l beynimizin o talep istikametinde harekete geçmesini ister. Beyin de fizik vücudumuzu bu fiiliyat? işlemesi yönünde aktif hale getirir. Ve bu kişinin fiili işlemesi esnas?nda talebi kabul edilmeyen ruh vücudu terk eder. Fiiliyat işlendikten sonra tekrar vücuda girer. Ve elindeki hak terazisiyle nefse bir manevi azap ( vicdan azab?) tatbik eder. Bu sebeple bu kişi hayat? boyunca fizik vücudundaki nefs ve ruh kavgas?na paralel olarak huzursuz olur, mutsuz olur. Çünkü içinde sürekli kavga var. Nefs ve ruhun talepleri taban tabana z?t. Ruh Allah'?n bütün emirlerini yerine getirmek istiyor, yasaklar?n? da asla işlemek istemiyor. Nefs ise Allah'?n bütün emirlerini yerine getirmek istemiyor, Allah'?n bütün yasaklar?n? ise işlemek istiyor. ?şte bu iki vücudumuzun aras?nda sürekli bir savaş vard?r. Savaş varsa, kaos vard?r. Ve orada huzur ve mutluluktan bahsetmek mümkün değildir. K?smi sevinçlerden bahsetmiyoruz. Mutluluk, devaml?, kesintisiz bir sulh ve sükun halidir. Yani iç dünyam?zdaki mutluluk nefs ve ruhun savaş?n?n sona ermesi demektir. D?ş dünyam?zdaki mutluluk bizim ile diğer insanlar aras?ndaki huzursuzluğun, savaş?n sona ermesi hali demektir. Ve Allah ile aram?zdaki mutluluğun oluşabilmesi Allah'?n bütün emirlerinin yerine getirilmesi ve yasaklar?n?n işlenmemesi durumunda söz konusudur. O zaman mutluluk devaml? olmas? gereken bir uyum hali ise ve bu iç dünyam?zda, d?ş dünyam?zda ve Allah ile olan ilişkilerimizde devaml? bir uyum halini gerektiriyorsa akl?m?za müşavirlik (dan?şmanl?k ) yapan bu iki vücudumuz ( nefs ve ruhumuz) aras?ndaki kavgan?n bitmesi lâz?m.
    ?şte sevgili okuyucular, Kur'ân-? Kerîm'in bir mutluluk reçetesi olduğunu hamd olsun ki Rabbimiz taraf?ndan . Bu mutluluk reçetesine bakt?ğ?m?z zaman şunu görüyoruz. Allahû Tealâ, Tin Suresinin 4 ve 5. âyetlerinde şöyle buyuruyor:

    95/T?N-4: Lekad halaknel insâne fî ahseni takvîm(takvîmin).
    Biz, insan? (insan?n nefsini) en güzele (ahsene) ulaşabilecek bir takvim içinde yaratt?k.
    95/T?N-5: Summe redednâhu esfele sâfilîn(sâfilîne).
    Sonra onu, esfel-i sâfiline (cehenneme) reddettik.

    Muhterem okuyucular, iki tane yol var. Bunlardan ilki cehenneme götüren gayy yolu (sebili gayy), diğeri Allah'a ulaşt?ran Rabbanî yol, rüşd yolu, S?rat? Mustakîm. Başlang?ç itibariyle bütün insanlar S?rat? Cehîm'in üzerindedirler. Yani dalâlettedirler. Nefsinin afetlerini hep kle al?rlar. Ve huzursuz ve mutsuzdurlar. ?şte Allahû Teâla onlar? bu hastal?klar?ndan kurtarmak için insanlar? kendi emriyle tedavi ettiren hidayetçiler, mürebbiler (doktorlar) gönderir. Ve ilâhi ferman?, emirleri onlara aç?klarlar. “Ey insanlar! Sizler bir nefisle inşa edildiniz ve nefsinizin yap?s?ndan sayd?ğ?m?z 19 tane afet vard?r.”

    74/MUDESS?R-30: Aleyhâ tis'ate aşer(aşere).
    19 üzerinizedir.


    Ve Allahû Teâla'n?n sizde bir emaneti vard?r. Ahzab 72

    33/AHZAB-72: ?nnâ aradnel emânete ales semâvâti vel ard? vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehâl insân(insânu), innehu kâne zalûmen cehûlâ(cehûlen).
    Muhakkak ki; Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara teklif ettik de bunu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Onu insan yüklendi. Çünkü o, zalim ve cahildir.
    Ve bu emaneti dünya hayat?nda Allah'a ulaşt?racağ?m?za dair misak vermişiz. Ve bu misak 12 defa üzerimize farz k?l?nm?ş. Eğer emaneti Allah'a ulaşt?rmay? dilerseniz Allah'ta sizi Kendisine ulaşt?rmay? diler ve bu ulaşman?n gerçekleşmesi için şart koşulan nefsinizi tezkiye eder (nefsinizi o afetlerden temizler). Nefsinizin tezkiyesini üzerine al?r Allahû Teâla. Eğer nefsinizi tezkiye edemezseniz mutlu olman?z mümkün değildir. Rabbimiz Necm 32'de:

    53/NECM-32: Ellezîne yectenibûne kebâirel ismi vel fevâh?şe illellemem(illellememe), inne rabbeke vâsiul magfireh(magfireti), huve a'lemu bikum iz enşe'ekum minel ard? ve iz entum ecinnetun fî butûni ummehâtikum, fe lâ tuzekkû enfusekum, huve a'lemu bi menittekâ.
    Onlar, küçük hatalar hariç, büyük günahlardan ve hayas?zl?ktan kaç?n?rlar. Muhakkak ki; senin Rabbinin mağfireti boldur. Sizi (Âdem A.S) topraktan var ettiği zaman ve anne karn?nda size şekil verdiği zaman O, sizi biliyordu. (Boşuna) nefslerinizi temize ç?karmay?n (nefslerinizi tezkiye ettiğinizi boşuna iddia etmeyin). (Çünkü) Allah, takva sahibi olan? bilir.

    O nefslerini tezkiye ettiklerini iddia edenleri görmüyor musun? Hay?r Allah takva sahiplerini bilir.
    Evvelâ gözlerimizin önündeki görünmez perde hicab-? mestureyi al?r ve Allah'?n ilmini ve Allah'?n dostlar?n? sevmeye başlars?n?z (?sra 45).

    17/?SRA-45: Ve izâ kara'tel kur'âne cealnâ beyneke ve beynellezîne lâ yu'minûne bil âh?reti hicâben mestûrâ(mestûren).
    maide 35-Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakının ve
    (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda
    cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz
    .

    secde 24 Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle
    doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık; onlar bizim
    ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

  10. #10
    Gayyur suayb - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    izmir/bornova
    Mesajlar
    68

    Standart

    Zikir.?nsan?n yarat?c?s?n? tan?mas? ona kul olmas?, peygamberini tan?mas?,ona aş?k olmas?,insanl?ğ?n yarad?l?ş gayesini anlamas?,kainatta tüm canl?lar?n yarat?c?s?na boyun eğmesini görmektir zikir.''Lâ ?Lâhe ?LLAHLAH'' kelimeyi tevhit miftah? dönmeye başlad?ğ?nda kâinat harekete geçer.Kalp atmaya,ruh hayk?rmaya,insanda yarat?c?s?na ibadete başlar.işte''Z?K?R'' böyle bir davran?şt?r.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Tebliğ Nasıl Yapılır...
    By İbrahim in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 61
    Son Mesaj: 10.01.10, 04:43
  2. Tost Nasıl Yapılır ?
    By Muntesip in forum Mizah
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 11.10.08, 21:50
  3. En iyi optimizasyon nasıl yapılır?
    By Müellif-e in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.09.08, 16:44
  4. Dua Nasıl Yapılır
    By erkanakgul in forum Dualar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.07.08, 06:26
  5. İyilik Nasıl Yapılır?
    By SeRDeNGeCTi in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08.10.07, 14:34

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0