+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 14

Konu: Kur'an'ın Fenn-i İ'cazı

  1. #1
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart Kur'an'ın Fenn-i İ'cazı

    Rabbin, bal ar?s?na şöyle vahyetti: (…) Onlar?n kar?nlar?ndan, çeşit çeşit bir şerbet ç?kar ki onda insanlar için şifa vard?r
    ayeti hakk?nda “Propolisteki s?rlar” adl? tebliğ özetle şunu dile getirdi: Bal ar?s?n?n içinden yaln?z bal değil, ayr?ca en az dört şifal? ilaç daha ç?kmaktad?r. Propolis, balmumu, şifal? zehir bunlardand?r. Burada sadece, bal ar?s?n?n ağaç usarelerinden toplad?ğ? propolis (Arapças?: ikbir)den söz edeceğiz. Ar? propolisin malzemesini özellikle kavak, çam, k?z?lağaç, ladin, köknar gibi ağaçlar?n tomurcuklar?ndan ve kabuklar?ndan toplar. Ar? toplad?ğ? bu maddeyi içindeki balkeseciğinde özel salg? ve biraz da balmumu ile mezc ederek, reçinemsi ve zamk?ms? şifal? bir ürün haline getirir. Bileşiminde %30 balmumu, %50 reçine ve balsam, %10 uçucu yağlar bulunur Propolisin rengi aç?k sar?dan siyaha kadar değişik şekillerde olabilir. Ar?lar, kovandaki çatlaklar? t?kamak, petekleri yap?şt?rmak, çeperleri cilalamak ve d?şar?dan giren ve kendileri taraf?ndan imha edilen haşaratlar? mumyalay?p zararlar?n? önlemek için bu maddeyi kullan?rlar. Propolis uzun as?rlardan beri dünyan?n hemen her taraf?nda, as?rl?k tecrübelere dayan?larak halk hekimliğinde kullan?lm?şt?r.

    Fakat son y?llarda bir k?s?m t?p ve botanik uzmanlar? bu maddeyi özellikle incelemişler, insan bedeni için çok faydal? olmas?yla beraber yan tesiri bulunmad?ğ?n? da tesbit etmişlerdir. Propolisin antibiyotik, antitoksin özelliğinden başka ülserleri ve çeşitli kanserleri tedavi etmede etkili olduğunu vurgulam?şlard?r. Bu maddenin t?p alan?ndaki bu işlevlerine dair sadece 2005 ve 2006 y?llar?nda uluslararas? akademik t?p dergilerinde yap?lm?ş yay?nlar büyük bir yekun teşkil etmektedir (Araşt?rmac? bu referanslar? tebliğinde zikretmektedir).
    Konu Ehl-i telvin tarafından (07.10.07 Saat 03:34 ) değiştirilmiştir.


  2. #2
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    Yerde hareket eden hiçbir canlı, kanatlarıyla uçan hiçbir kuş türü yoktur ki sizin gibi birer toplum teşkil etmesinler.”
    Bu ayet, biyoloji uzmanlarının çeşitli şekillerde tasnif ettikleri kanatlarıyla uçan veya diğer hayvanların birer topluluk teşkil ettiklerini bildirmektedir. Ayet bu ümmetlerin insanlara benzediklerini bildirip bu benzerlik başlıca şu hususlarda tezahür etmektedir:

    1-Başlangıçtaki embriyolojik aşamalarda dış bünyede (morphology external).

    2-Dokularda, organlarda ve cihazları meydana getiren hücre düzeninde benzerlik

    3-Molecular biyoloji, veraset şifrelerinde benzerlik olduğunu ispat etmiştir. Böylece yeryüzündeki hayvanların ve gökteki kuşların birer ümmet teşkil ettikleri bilimsel verilerle ortaya konulmuştur. Kur’ân-ı Hakim 14 asır önce mikroskobik incelemelerin, gen ve kromozom haritalarının bilinmediği bir zamanda bunları bildirmiştir. Uzmanlar bu bakir alanda yoğun çalışmalar yapmaktadırlar.

  3. #3
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    TAKLİTLERİNE İNSANLAR "MUCİZE " DERKEN ORJİNALİNİ YAPANI NASIL İNKAR EDEBİLİR Kİ ?
    İnsanlarIn Teknoloji adIna yaptIklarI tüm yenilikler aslInda yüce yaratIcInIn yarattIklarInIn kötü, amatörce birer taklidinden başka bir sey değildir. Hem de her biri daha az kapsamlı, hatalı, çok enerji gerektiren, iri ,az kullanışlı, cansız ,çoğalamayan, büyüyemeyen ...kötü birer taklittirler. Daha çok uzatılabilecek listeyi kıyaslamak için inceleyip her biri üzerinde tek tek düşünelim:
    İnsanların yaptığı Teknik, buluş Allah’ın yarattığı :
    Sentetik, sera, taklit...........................Doğal, orjinal
    Diyaliz makinesi..................................Böbrek
    Lamba, kalorifer...................................Güneş
    Baraj, Havuz.........................................Deni z, Okyanus
    Yapay çiçek..........................................Çiç ek
    Yapay meyve........................................Meyve
    Vantilatör........................................ ......Rüzgar
    Heykel, Robot.......................................insan
    Uçak.............................................. ........Kuş
    Lens.............................................. ........Göz merceği
    Deniz altı.............................................. Balık
    Protez el, ayal.......................................El, ayak
    Oyuncak bebek.....................................Bebek
    Buzdolabı......................................... ......Kutuplar, kar
    Bilgisayarlı araba...................................At
    Şofben............................................ ........Golfsitrim
    Radar............................................. .........Yarasa
    Takma diş............................................... Diş
    Süt fabrikası......................................... ...İnek
    İplik fabrikası......................................... .Örümcek, ipek böceği
    Bilgisayar........................................ ........Beyin
    Elek, Süzgeç............................................ Ozon tabakasiı
    İçki.............................................. .............Su ,süt,meyve suyu...
    Oksijen tüpü.............................................A tmosfer
    Elektrik kablosu.......................................Dama r
    Halı.............................................. .............Doğa (Renkli)
    Kubbe (Direkli)........................................G ökyüzü (Gök kubbe)
    Elektrik.......................................... ..........Elektrikli yılan balığı
    Topaç (Yerde)..........................................D ünya (Boşlukta)
    Anten............................................. ...........Hayvanların anteni
    Oyuncak hayvan.......................................Hayva n
    Saz teli.............................................. ........Ses telleri
    Müzik aleti............................................. ...Bülbül
    Çamaşır makinesi......................................Kalp , Böbrek
    Radyo alıcısı........................................... ...Kulak
    Bayrakta yıldız...........................................Y ıldız
    Dürbün............................................ ............Kartal gözü
    Küre.............................................. ..............Dünya
    Kamera............................................ ............Göz
    Akvaryum.......................................... ..........Deniz,Okyanus
    Deprem ölçer............................................. .Köpek,kuş,fare
    Parfüm............................................ .............Tabiat kokusu
    Elektrik.......................................... ..............Yıldırım,ateş böcegi
    Müzik sesi.............................................. .....Tabiat(kus,su,rüzgar..sesi)
    Laboravatuar...................................... .........Yaprak,mide,toprak,tohum
    Yağmur bombasi........................................Yağ mur sistemi
    Solunum cihazı..........................................Ak ciğer
    Filitre........................................... ................Yaprak,orman
    Savunma sistemi..........................................S inir sistemi,Bademcik,ağrı,akyuvar
    Teyp.............................................. ...............Hafıza
    Fotograf makinesi.......................................Göz
    Telefon........................................... ..............Kulak
    Mimar............................................. ..............Bal arısı,kuş,karınca
    Meyve fabrikası......................................... ..Ağaç
    Sebze fabrikası......................................... ....Bitki
    Gece lâmbası........................................... ......Ay
    Saat..Düzeni...................................... ............Ay, dünya, güneş sistemi samanyolundaki dakiklik
    Ambalaj kâğıdı............................................ ..Meyve kabuğu
    Mıcır fabrikası......................................... .....Dere, ırmak
    Bomba............................................. ..............Yanardağ, Karadelik, Güneş patlaması
    İlaç (Yan tesirli)..................... ......................Doğal vitaminler
    Asansör........................................... ..............Yer çekimi
    Dalga............................................. ................Yapay dalga
    Savunma sistemi........................................... .Boynuz, diş, kanat, kamuflaj.....
    Elektronik program (Otomatik pilot, pusula)...........Içgüdü
    Paraşüt .................................................. .........Hindi bağ çiçeği
    Şeker............................................. ...................Bal
    Saksıda çiçek............................................. ......Dünyada tabiat
    Ressam............................................ ................Musavvir

    Bilim adamları, geliştirilen biyonik kol, bacak, göz ve kulak gibi organlarla, vücudu ağır hasar gören kişilerin eski hallerinden daha sağlıklı hale getirilebileceğini açıkladı...
    ABD'nin San Francisco kentinde düzenlenen "Deneysel Biyoloji 2006 Konferansı"nda önceki gün söz alan bilim adamları, günümüzde geliştirilen biyonik kol, bacak, göz ve kulak gibi organlarla, vücudu ağır hasar gören kişilerin eski hallerinden daha sağlıklı hale getirilebileceğini söyledi. İşte son yıllarda geliştirilen biyonik organlara birkaç örnek:

    Biyonik göz: ABD'nin Stanford Üniversitesi'nden Doktor Daniel Palanker'ın geliştirdiği "retinal protez", taşınabilir bir mini bilgisayar, üzerinde video kamera bulunan bir gözlük, göze yerleştirilen bir pil ve ışığa duyarlı bir çipten oluşuyor.
    Biyonik kulak: Almanya'daki Saarland Üniversitesi'nden Profesör Werner Nachtigall ve Doktor Stefan Launer'in geliştirdiği yeni teknikte, sesleri algılayan bir çip, kulağın arka yüzeyine yerleştiriliyor. Bu çip, kulağın içine nakledilen bir alıcıya radyo sinyallerine çevirdiği sesleri iletiyor. ( Milliyet :06.04.2006 )

    Topragı renkli , kokulu , ambalajlı ,desenli , çesitli tat ve sekillerle meyve ve sebze haline getiren birer meyve - sebze fabrikası olan bitkileri yaratan ( her an bu üretimi gözümüzün önünde yaptikları için bu ileri teknolojiyi farkedememekteyiz ! ), yüzen elektirik santrali ; elektirikli yılan balığını ,ot ve suyu süte çeviren , yürüyen ,çogalan süt fabrikasi inekleri , koyunları ,diyaliz makinasından daha kapsamlı , elektirik, onarım ,bakım masrafi olmayan böbrekleri , otomatik motorlu kalbimizi , pilotsuz ,benzinsiz uçan dünyamızı ....yoktan ,kıstassız ,örneksiz , yaratan Yüce Yaratıcı Allah'ın ilmini ,yüceliğini ,kudretini ne yazikki her zaman farkedememekteyiz

    Allah'ın her yarattığı bir fabrika, bilgisayar, makine, robot...... gibidir. Yaratılan her varlık planlanmış, programlanmış, çoğalacak şekilde dizayn edilmiştir.
    Not: Uçak olmasaydı, kuş yine olurdu. Ama kuş olmasaydı, Uçak olmazdı.... Böyle yüce bir yaratıcı tesbihe lâyıktı r:
    Sübhanellah: Ey Allah’ım sen bir seyi yaptığın veya yarattığın zaman en güzel şekilde yapar ve yaratırsın. (Gezegenleriyle, atomlarıyla, canlılarıyla...)
    Elhamdülillah: Ey Allah’ım ben sana şükreder, teşekkür ederim ( verdiğin sağlıklı organlar ve tüm rızıklar için) ve yarattığın bu kainata bakıp seni överim.
    Allah’u Ekber: Ey Allah’ım sen en büyüksün. Her şeyin en iyisi, en mükemmeli sensin Ya Rabbi.
    Görüldügü gibi teknoloji, mucize ve kerametleri çok geriden takip etmektedir.

  4. #4
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    "Kur’ân-ı Hakîm, enbiyâları, insanın cemaatlerine terakkiyât-ı mâneviye cihetinde birer pîşdar ve imam gönderdiği gibi, yine insanların terakkiyât-ı maddiye sûretinde dahi, o enbiyânın herbirisinin eline bâzı hârikalar verip yine o insanlara birer ustabaşı ve üstad etmiştir. Onlara mutlak olarak ittibâa emrediyor. İşte, enbiyâların mânevî kemâlâtını bahsetmekle insanları onlardan istifadeye teşvik ettiği gibi, mu’cizâtlarından bahis dahi, onların nazîrelerine yetişmeye ve taklidlerini yapmaya bir teşviki işmâm ediyor. Hattâ denilebilir ki, mânevî kemâlât gibi maddî kemâlâtı ve hârikaları dahi en evvel mu’cize eli nev-i beşere hediye etmiştir." 20. söz

    Bu paragrafdan istifade ederek kainatta mu'cize eseri olan her şey aslında onları insanların taklid ederek menfaatine uygun yeni keşiler yapabileceğinin de işaretidir.

    Nasıl ki peygamberlerin elleiyle sunulan harikalar mu'cize ve onlarla bir teşvik var. Öylede hayvanlar olsun bitkiler olsun daha nice icratlar Rabbimizin mu'cizesi olduğuna göre onların da taklid edilerek istifademize uygun teknolojiyi yapmamıza aslında teşvik var.

  5. #5
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Kelebekten Bilgisayarlara Çözüm

    "Bilgisayar çipi tasarımcıları kendilerine kelebeklerin kanatlarındaki tasarımı örnek alıyorlar. Çiplerin işlem hızları arttıkça ortaya çıkan aşırı ısı çok büyük bir problem oluşturuyor. Yeni ve daha verimli çözümler peşindeki tasarımcılar kelebeğin kan soğutma tekniğini taklit etmeye çalışıyorlar."

    Günümüzde bilgisayarlar hayatımızın her anına girmiş durumdalar. Evimizde, işyerlerimizde hatta arabalarımızda... Günün yirmi dört saatini bilgisayarların başında geçirebiliyoruz. Bu kadar yoğun kullanıma sahip olan bilgisayarlardaki teknoloji de her geçen gün büyük bir hızla gelişiyor. Gelişen yaşam standartları bilgisayarların işlem hızının da aynı hızda gelişmesini gerektiriyor. Böylece bilgisayarlar gün geçtikçe daha da hızlanıyor. Yeni çıkan modeller baş döndürücü hızlara rahatlıkla ulaşabiliyor. Bilgisayarların işlem hızını belirleyen çiplerin daha hızlı olması, daha fazla işlemi daha kısa sürede yapabilmesi anlamına geliyor. Ancak bu çipler hızlandıkça daha fazla elektrik kullanılmasına sebep oluyor ve bu hızlı işlemlerin sonucunda çip aşırı derecede ısınıyor. Bilgisayar çipinin erimemesi için ise soğutulması şart. Ancak mevcut pervane fanlar, son model çipleri soğutmaya artık yeterli olamıyor. Bu ısınma problemine yeni çözüm arayışları içindeki çip tasarımcıları sonunda doğadan hazır bir çözüm bulduklarını açıkladılar. (www.hayvanlaralemi.net)

    Kelebek kanatları, tasarımlarında mükemmel bir yapıyı da beraberlerinde taşıyor. Tufts Üniversitesi'nde yapılan araştırma, kelebeğin kanatlarında bir soğutma sistemi olduğunu ortaya çıkardı. Bu soğutma sisteminin bilgisayar çiplerinin mevcut soğutma sistemi ile karşılatırıldığında çok daha yüksek bir performansa sahip olduğu ifade ediliyor. Bu konu ile ilgili olarak, Amerikan Ulusal Bilim Kurumu'ndan, makine mühendisi Prof. Dr. Peter Wong'un başkanlığında bir araştırma ekibi kurulmuştur.

    Kelebekler soğuk kanlı canlılar oldukları için vücut ısılarını en verimli şekilde, devamlı olarak düzenlemek zorundadırlar. Bu çok büyük bir problemdir. Çünkü uçarken sürtünme ile büyük miktarda ısı oluşacaktır. Bu ısının acil olarak soğutulması gerekmektedir. Aksi halde kelebeğin hayatını sürdürebilmesi mümkün olmayacaktır. Çözüm ise, kanın kanatlardaki çok ince film benzeri dokuların içinden geçirilmesi ile sağlanır. Böylece vücutta oluşan ısı giderilmiş olur.

    Bu yeni soğutma tekniğinin, Intel ve Motorola gibi çip üreticilerinin hizmetine 2 yıl içinde gireceği planlanıyor. Ancak gerçek şu ki, kelebekteki bu eşsiz tasarım Allah'ın onları yarattığı andan beri var. Kelebeğin kanatlarının bu çözümle birlikte yaratılmış olması, onun sonsuz akıl sahibi bir Yaratıcı tarafından, kusursuz bir tasarımla yaratılmış olduğunun delilidir.

  6. #6
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Timsah Derisinde Fiberglas Tekniği

    Okun, bıçağın ve hatta bazı kurşunların bile işlemediği timsah derisini bu kadar sağlam yapan sebep bilim adamları tarafından artık anlaşıldı.

    Timsahın sırt derisinde özel bir doku kullanılmış. Bu dokuya sağlamlığını veren malzeme ise içinde kullanılan kollajen proteini lifleri. Bu lifler, dokuların içerisine eklenerek, dokunun yapısı güçlendirilmiş.

    Aslında lifler kullanılarak daha kuvvetli malzemeler üretme tekniği endüstride de kullanılan bir teknik. Teknelerde, olta ve raketlerde kullanılan fiberglas maddesi, bu özelliklerde bir sentetik malzeme. Fiberglas, eritilmiş plastik içine ince cam liflerinin karıştırılması sonucu elde ediliyor. Plastik sertleştiğinde, hafif, kuvvetli ve esnek bir madde haline geliyor.

    Timsahın derisi, bir canlı derisi olarak, çok daha üstün bir teknikle yaratılmış mükemmel bir tasarıma sahip. 20'inci yüzyılda kullanılmaya başlanan fiberglas tekniği canlılarda, Allah'ın onları yarattığı ilk günden beri var.

  7. #7
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    size son yıllarda kullanmaya başladığımız fiberoptik teknolojisini (ışık ve yüksek kapasitede bilgi iletme özelliğine sahip fiber optik kablolardan oluşan sistem) milyonlarca yıldır kullanan canlılar olduğunu söyleseydi ne düşünürdünüz?
    Söz konusu teknolojiyi kullananlar çok iyi tanıdığımız ancak belki de sahip oldukları üstün tasarım çoğu kimsenin aklına dahi gelmeyen bitkilerdir.
    Pek çok insan çevresine alışkanlıkla, yüzeysel olarak bakar, Allah'ın canlılarda yarattığı üstün tasarım örneklerini görmezden gelerek hiç düşünmez. Oysa bütün canlılar bu alışkanlık perdesini kaldıracak sırlarla doludur. Bu sırları keşfedebilmek için sadece neden, nasıl, niçin sorularını sormak yeterlidir. Bu soruların cevaplarını düşünen insan çevremizde gördüğümüz herşeyi sonsuz güç, bilgi ve akıl sahibi bir Yaratıcının, üstün güç sahibi Rabbimizin yarattığını fark edecektir. Örnek olarak bitkilerin gerçekleştirdiği fotosentez olayını alalım. Fotosentez sırları hala çözülememiş bir yaratılış mucizesidir.
    Bitki hücrelerinin güneş ışığını, insanların ve hayvanların besin yoluyla alabilecekleri bir enerjiye dönüştürmelerine "fotosentez" denir. Bu tanım belki ilk okuyuşta pek çok kimse için çok dikkat çekici olmayabilir. Ne var ki biyomimetik uzmanları fotosentezin yapay olarak gerçekleştirilmesinin tüm dünyayı değiştirecek bir olay olduğuna inanmaktadırlar.
    Bitkiler fotosentezi birbirini takip eden oldukça karmaşık bir dizi işlem sonucunda gerçekleştirirler. Bu işlemlerin tam olarak neler olduğu henüz bilinmemektedir.
    Fotosentezin sadece bu özelliği bile evrim teorisini savunanlara söz hakkı tanımamaktadır. Prof. Dr. Ali Demirsoy'un şu sözleri, evrimci bilim adamlarının fotosentez karşısında içine düştükleri açmazı çok iyi bir şekilde tarif eder:
    Fotosentez oldukça karmaşık bir olaydır ve hücrenin içerisindeki organelde ortaya çıkması olanaksız görülmektedir. Çünkü tüm kademelerin birden oluşması olanaksız, tek tek oluşması da anlamsızdır. 43
    Bitkiler güneş ışığını "kloroplast" adı verilen doğal solar hücrelerle yakalarlar. Biz de yapay solar hücrelerle (güneş panelleri) elde edilen enerjiyi alarak pillerde depolarız.
    Solar hücre (güneş paneli), ışığı elektrik enerjisine çevirir. Hücrenin düşük güçlü çıktısı (low power output), çok sayıda panel kullanılmasını gerektirir. Solar hücrelerin, insanların ihtiyaç duyduğu enerjiyi karşılayabilmeleri için yapraklarda olduğu gibi sadece güneş ışıklarına bakmaları yeterlidir. Kloroplastların yaptığı iş tam olarak taklit edilebildiğinde yüksek enerji sarfiyatı yapan cihazların bile küçücük güneş pilleri ile çalıştırılabilmesi mümkün olacaktır. Uzay mekikleri ve yapay uydular başka bir enerji kaynağına ihtiyaç duymadan sadece güneş enerjisi ile uçabilecektir.
    Böylesine üstün özelliklere sahip olan, bilim adamlarının büyük bir hayranlık duydukları ve taklit etmeye çalıştıkları bitkiler de, yaratılan her canlı gibi Allah'a boyun eğmiştir. Bu gerçek, bir ayette şöyle bildirilir:
    Bitki ve ağaç (O'na) secde etmektedirler. (Rahman Suresi, 6)

  8. #8
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Korunan Yüzeyler
    Her eşyan?n yüzeyinin sudan, kirden hatta parlak ?ş?ktan bile zarar görme ihtimali vard?r. Bundan ötürü bilim adamlar? araba ve mobilya cilalar?n?, ultraviyole güneş ?ş?nlar?n? engelleyen s?v?lar? üretmişlerdir. Hepsinin amac?, yüzeyi, meydana gelebilecek herhangi bir aş?nma ve y?rt?nmadan korumakt?r. Doğadaki hayvanlar ve bitkiler de, kendi hücrelerinin içlerinde, yüzeylerini d?ş etkenlere karş? koruyacak birtak?m kimyasal maddeler üretirler. Doğadaki canl?lar?n bünyeleri taraf?ndan üretilen ve bilim adamlar?n? hayrete düşüren bu kimyasal kar?ş?mlar, tasar?mc?lar?n taklit etmek için uğraşt?klar? kompleks örneklerdir.


    ?nsanlar?n bitkilerden öğrenebilecekleri sadece solar hücrelerle s?n?rl? değildir. Bitkiler insanlara, inşaat sektöründen parfüm endüstrisine kadar birçok yeni ufuk açmaktad?r. Günümüzde, gelişmiş laboratuvarlarda parfüm, deodorant, sabun kokusu üreten kimya mühendisleri ise bu salg? bezlerinin yapt?klar?n? taklit ederek, güzel kokular üretmeye çal?ş?rlar. Örneğin Nina Ricci, Guerlain ve Christian Dior gibi pek çok ünlü firma ürettikleri kokular?n içeriklerinde doğada bulunan bitki özlerini kullanmaktad?rlar. 44


    Ahşap yüzeyleri kaplamak, kirden ve aş?nmadan korunmalar?n? sağlamak aç?s?ndan oldukça önemlidir. Özellikle de yumuşak ahşaplar?n içine girerek onlar? çürütebilecek su s?z?nt?lar?na karş? bunu yapmak çok gerekli bir işlemdir. Peki, kullan?lan ilk ahşap kaplamalar?n doğal yağlardan ve böceklerin ürettiği salg?lardan elde edilen malzemelerden yap?ld?ğ?n? biliyor muydunuz?
    Yapraklar?n d?ş yüzeyleri cilal? ve ince bir tabakayla kapl?d?r, bu sayede bitkiler sudan korunur. Bu korunma zorunludur; çünkü havadan emilen ve bitkinin yaşamas? için gerekli olan karbondioksit, yaprak hücrelerinin aralar?nda bulunur. Eğer bu hücrelerin aras? suyla dolu olsayd? o zaman karbondioksit oran? azalacak ve bitkilerin yaşamas? için gerekli olan fotofentez işlemi yavaşlayacakt?. Ama yaprak yüzeylerindeki ince tabaka sayesinde bu tehlike önlenir ve bitkiler rahatl?kla fotosentez yapabilir.

    ?nsanlar?n günlük hayatta kulland?ğ? birçok koruyucu malzeme asl?nda doğadaki canl?lar taraf?ndan çok daha önceden kullan?lmaktad?r. Ahşap kaplama bunlardan yaln?zca bir tanesidir. Böceklerin sert kabuklar? da onlar?, suya ve d?şar?dan gelebilecek hasarlara karş? korumaktad?r.
    "Sclerotin" ad? verilen bir protein taraf?ndan güçlendirilmiş bu kabuklar, böceklere doğadaki en sert yüzeye sahip canl?lar olma özelliğini verir. Ayr?ca böceklerin kabuğunda bulunan kitin tabakas? da rengini ve parlakl?ğ?n? zaman içerisinde yitirmez. 45
    Bütün bunlar düşünüldüğünde inşaatlarda d?ş yüzeylerin kaplamas? ve korunmas? için üretilecek sistemlerin böceklerinkine benzer bir tasar?ma sahip olmas?n?n çok daha kazançl? olacağ? aç?kça görülmektedir.
    Kendisini Sürekli Temiz Tutan Lotus Bitkisi
    Lotus bitkisi (beyaz nilüfer), çamurlu ve kirli ortamlarda yetişir.Buna rağmen bitkinin yapraklar? sürekli temizdir. Çünkü bitki, üzerine en ufak bir toz zerresi geldiğinde hemen yapraklar?n? sallar ve toz taneciklerini belli noktalara doğru iter. Yaprağ?n üzerine düşen yağmur damlalar? da bu noktalara doğru yönlendirilir ve buradaki tozlar? süpürmesi sağlan?r.
    Lotus bitkisinin bu özelliği, yeni bir bina yüzeyinin tasar?m? için araşt?rmac?lara ufuk açm?şt?r. Bunun üzerine araşt?rmac?lar Lotusun yaprağ? gibi, yağmur sular?n? kullanarak üzerindeki kiri temizleyen bina yüzeyleri üzerinde çal?şmaya başlam?şlard?r. Bu çal?şmalar sonunda ISPO isimli bir Alman şirketi, Lotusan ad? verilen cephe kaplama malzemesini üretmiştir. Asya ve Avrupa'da bulunan sat?ş noktalar?nda piyasaya sunulan bu ürün için 'deterjana gerek kalmadan 5 y?l boyunca kendini temiz tutacağ? garantisi' bile verilmiştir. 46
    Doğadaki pek çok canl?, kendi yüzeylerini koruyan çeşitli özelliklere sahiptir. Şüphesiz ne Lotus bitkisinin yüzey yap?s? ne de böceklerdeki kitin tabakas? kendi kendine oluşmuştur. Hatta bu canl?lar sahip olduklar? üstün niteliklerden tamamen habersizdirler. Onlar? tüm özellikleriyle birlikte yaratan, Allah't?r. Bir Kuran ayetinde Allah'?n yaratma sanat? şöyle bildirilir:
    O Allah ki, yaratand?r, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar?n tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir. (Haşr Suresi, 24)

  9. #9
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Okyanusun Derinliklerindeki Fiber Optik Tasar?m
    Rossella Racovitzae adl? su süngeri bitkisi, insanoğlunun en yeni teknolojilerde kulland?ğ? fiber optikten yap?lm?ş uzant?lara sahiptir. Fiber optik, ?ş?ğ? iletmede çok etkili bir malzemedir. Lazer ?ş?nlar?n?n fiber optik kablosundan geçirilmesiyle elde edilen iletişim imkanlar?, normal malzemeden yap?lm?ş kablodakilere göre olağanüstü bir art?ş gösterir. Öyle ki, saç teli kal?nl?ğ?nda 100 tane fiber optik kablonun yanyana getirilmesiyle oluşan kablo kesitinden 40.000 ayr? ses kanal? geçirilebilmektedir.
    Antartika k?y?lar?n?n derinliklerinde yaşayan bu sünger türü, fotosentez yapabilmek için ihtiyac? olan ?ş?ğ?, fiber optikten yap?lm?ş olan diken şekilli uzant?lar? sayesinde kolayca toplamakta ve çevresi için de bir ?ş?k kaynağ? olmaktad?r. Bu sayede hem kendisi hem de bu süngerin ?ş?k toplama yeteneğinden faydalanan başka canl?lar hayatta kalabilmektedir. Ayn? ortamda yaşayan tek hücreli yosunlar da bu süngere yap?şmakta ve yaşamalar? için gereken ?ş?ğ? elde etmektedirler.
    Antartika k?y?lar?n?n 100 ila 200 metre derinliklerinde, kal?n buz kütlelerinin alt?nda neredeyse zifiri karanl?k denebilecek bir ortamda yaşayan bir canl? için güneş ?ş?ğ?n? yakalamak, canl?n?n hayat?n? sürdürebilmesi aç?s?ndan son derece büyük bir önem taş?r. Canl?n?n bu sorunu çözebilmesi, ?ş?ğ? en etkili şekilde toplayan fiber optik ile donat?lm?ş olmas? sayesinde mümkündür. Bilindiği gibi fiber optik teknolojisi son yüzy?l?n en ileri teknolojilerinden biridir. Japon mühendisler bu teknolojiyi güneş ?ş?ğ?n? gökdelenlerin ?ş?k almayan bölümlerine aktarmada kullan?rlar. Gökdelenlerin çat?s?na yerleştirilen dev mercekler güneş ?ş?ğ?n? fiber optik ileticilerin ucuna odaklar. Fiber iletkenler vas?tas?yla da güneş ?ş?ğ? binan?n en karanl?k noktalar?na kadar ulaşt?r?l?r.

    Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratand?r. O, bir işin olmas?na karar verirse, ona yaln?zca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi 117)



    Yüksek teknolojiye sahip endüstrilerde imal edilen fiber optik maddesinin böyle bir ortamda bu canl? taraf?ndan 600 milyon y?ldan beri kullan?lmas? bilim adamlar?n? da hayrete düşürmektedir. Washington Üniversitesi'nde mekanik mühendisi olan uzman Ann M. Mescher bu gerçeği şöyle ifade eder:
    Bu fiberleri düşük ?s?larda, böylesine eşsiz mekanik ve mükemmel optik özelliklerle üreten bir canl?n?n var olmas? olağanüstü etkileyicidir.
    Washington Üniversitesi'nde profesör ve ayn? zamanda metalurji mühendisi olan Brian D. Flinn ise bu süngerdeki üstün yap?y? şöyle tarif eder:
    Bu, önümüzdeki 2 ya da 3 sene içinde (insanlar?n) telekomünikasyona geçirecekleri türden bir şey değil, bu önümüzdeki 20 y?lda ortalarda görülemeyecek bir şey.
    Bütün bunlar bize, doğan?n ve içindeki canl?lar?n insanlar için çok say?da örnek bar?nd?rd?ğ?n? göstermektedir. Herşeyi en ince ayr?nt?s?na kadar tasarlam?ş olan Allah, tüm bu tasar?mlar? insanlar?n öğüt al?p düşünmeleri için yaratm?şt?r. Ayetlerde şöyle buyrulmaktad?r:
    Şüphesiz göklerin ve yerin yarat?l?ş?nda, gece ile gündüzün ardarda gelişinde temiz ak?l sahipleri için gerçekten ayetler vard?r. Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'? zikrederler ve göklerin ve yerin yarat?l?ş? konusunda düşünürler. (Ve derler ki "Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmad?n. Sen pek yücesin, bizi ateşin azab?ndan koru. (Al-i ?mran Suresi, 190-191)
    http://www.kuranahlaki.com/biyomimetik3.htm#1

  10. #10
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    DOĞADAKİ VİTES KUTULARI VE JET MOTORLARI

    Motorlu taşıtlara ilgi duyan hemen herkes bu araçların hareket etmesinde vites kutularının ve tepkili motorların ne kadar önemli bir yer tuttuğunu bilir. Fakat pek az kişi, doğada, bizim kullandıklarımızdan çok daha iyi tasarıma sahip vites kutularının ve jet motorlarının olduğundan haberdardır.
    Vites kutusu, bir aracın hızı değiştiğinde motorun en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Doğadaki vites kutuları da otomobillerdekine benzer bir prensiple çalışır. Örneğin sinekler, normal bir uçuş sırasında, havada üç aşamalı hız sağlayan doğal bir vites kutusu kullanırlar. Bir sinek bu sistem sayesinde kanatlarını istediği hızda çırparak aniden hızlanabilir veya yavaşlayabilir.
    Otomobillerde motordan elde edilen gücü tekerleklere aktarmak için çok sayıda dişli kullanılır. Düzgün bir sürüş, ancak dişliler kademe kademe kullanıldığı takdirde elde edilebilir. Arabalardaki oldukça ağır ve fazlaca yer kaplayan bu dişlilerin yerine, sineklerde sadece birkaç milimetrekareye sığan bir mekanizma vardır. Çok daha kullanışlı bu mekanizma sayesinde sinekler kanatlarını rahatlıkla çırpabilirler.
    Mürekkep balığı, ahtapot ve Nautilus, suda hareket ederken tepkili motorlardaki gibi bir itiş gücü kullanırlar. Bu sistemin ne kadar etkili olduğunun anlaşılması için, bilim literatüründeki adı Loligo Vulgaris olan kalamarın suyun içindeki hızının saatte 30 kilometreyi aştığını söylememiz yeterli olacaktır.
    Bir jet motoru bir ucundan havayı emer ve diğer ucundan çok daha büyük bir hızla dışarı bırakır. Harrier uçakları, motorlarının egzozlarından yüksek hızla çıkan havayı özel kanallar aracılığıyla yere doğru püskürtürler. Harrier bu sistem sayesinde dikey iniş-kalkış yapabilir. Uçak havalandıktan sonra egzoz çıkışı geriye doğru yönlendirilir. Mürekkep balığı da, jet uçaklarındaki gibi jet tipi itme hareketini kullanır. Mürekkep balığının bedeninde, cep benzeri iki açıklık bulunur. Bu açıklıktan alınan su, kuvvetli kaslardan oluşan esnek bir torbaya alınır. Torbada arkaya doğru açılan bir kanal bulunur. Kasların kasılmasıyla kesedeki su büyük bir hızla kanaldan dışarı atılır. Bu canlı, düşmanlarından kaçarken 32 km/saat hıza kadar ulaşabilir, hatta bazen sudan dışarı sıçrayarak gemilerin güvertelerine düşebilir. 55


    Bir istiridye, deniz yıldızı tarafından tehdit edildiğinde kabuğunun iki yakasını aniden kapatır. Böylece bir miktar suyu jet hareketi oluşturacak şekilde dışarı atar ve bedenini ileri fırlatmış olur.

    Bilimsel adı Ecballium elaterium olan acı kavun bitkisi, tohumlarını meyvelerindeki şiddetli bir patlama ile etrafa dağıtır. Bu patlama jet tipi bir hareketle gerçekleştirilir. Sapından kurtulup düştüğünde meyvenin içindeki basınç dengesi bozulur ve meyvenin içindeki tohumlar yapışkan bir sıvı ile dışarı fışkırtılır. Bitkideki bu düzen, bir mermiyi namlusundan saniyede 1.000 metre hızla fırlatan tabancanınkine benzer.


    Bu konudaki en benzersiz örneklerden biri olan Nautilus, ahtapot benzeri bir deniz canlısıdır ve jet motoru ile çalışan bir gemi gibidir. Başının altındaki bir tüp ile suyu içeri alır ve sonra da geri püskürtür. Böylece oluşturduğu akım bir yöne doğru hareket ederken Nautilus da diğer yöne doğru hareket eder.
    Bu canlıların bilim adamlarını imrendiren bir diğer özellikleri de, sahip oldukları doğal tepkimeli motorların, denizin derinliklerindeki son derece güçlü basınçlardan etkilenmemesidir. Ayrıca hareketi sağlayan sistemleri hem sessiz hem de oldukça hafiftir. Nitekim Nautilusun tasarımındaki bu üstünlük, denizaltılar için model oluşturmuştur.
    Deniz Altındaki 100 Milyon Yıllık Üstün Teknoloji
    Denizaltılarda bulunan dalış tankları suyla dolunca gemi sudan daha ağır hale gelir ve dibe dalar. Eğer tanktaki su, basınçlı hava ile boşaltılırsa denizaltı tekrar su yüzüne çıkar. Nautilus da hareket ederken aynı yöntemi kullanır. Nautilusun vücudunda 19 cm. çapında, salyangoz kabuğu biçiminde spiral bir organ vardır. Bu organda birbiriyle bağlantılı 28 tane "dalış hücresi" bulunur. Ancak bu, suyun boşaltılması için yeterli değildir; takviye olarak basınçlı havaya da ihtiyaç vardır. Peki ama Nautilus suyu boşaltmak için gerekli basınçlı havayı nereden bulur?


    Denizaltılar su yüzeyine çıkmak ya da dibe dalmak için özel bölmeler kullanırlar. Bu bölmeler Nautilus'taki bölmelerle aynı işi görür. Bölmeler hava ile dolu olduğunda denizaltı su yüzeyinde durur. Bölmedeki hava su ile değiştiğinde denizaltı dibe batar. Uygun miktarda suyun bölmelere basılması ya da boşaltılması sağlanarak denizaltının su altındaki seyri ayarlanır.


    Nautilusun vücudunda biyokimyasal yolla özel bir gaz üretilir ve bu gaz, kan dolaşımı ile hücrelere aktarılarak hücrelerden suyun çıkması sağlanır. Bu sayede Nautilus avlanırken ya da düşmanlarından kaçmak istediğinde daha derine inebilir veya yüzeye çıkabilir.
    Bir denizaltı sadece 400 m. dibe dalabilirken Nautilus için 450 m. derinliğe dalmak son derece kolaydır.
    Bu, pek çok canlı için oldukça tehlikeli bir derinliktir. Ancak buna rağmen Nautilus bu durumdan hiç etkilenmez, kabuğu basınçtan parçalanmaz ya da vücudunda herhangi bir zararlı etki görülmez.
    Burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta daha vardır. Nautilus, yaratıldığı ilk günden beri bu sisteme sahiptir. Peki, 450 metre derinlikteki basınca dayanıklı bu özel kabuk yapısını Nautilusun kendisi tasarlamış olabilir mi? Ya da vücudundaki suyu boşaltmak için basınçlı hava elde edebileceği gazı kendisi bulmuş olabilir mi? Şüphesiz Nautilusun ne kendi kendine gaz üretecek bir kimyasal tepkimeyi bilmesi, ne de bu tepkimeyi gerçekleştirecek yapıyı kendi vücudunda kurması ya da suyun basıncından dolayı üzerinde oluşan tonlarca yüke dayanacak bir kabuk tasarımı yapması kesinlikle mümkün değildir.
    Bu üstün tasarım, herşeyi örneksiz ve kusursuz yaratan Allah'ın eseridir. Kuran'da Allah'ın Bedi (örnek edinmeksizin yaratan) sıfatı şöyle haber verilir:
    "Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır." (Enam Suresi, 101)

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0