+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 29

Konu: Lüks ve Dindarlık Bağdaşır mı?

  1. #1
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart Lüks ve Dindarlık Bağdaşır mı?

    Emre Aköz

    Türbanlı sosyoloji profesörü Ümit Meriç, "Bir Müslüman'ın, bu kadar aç insanın olduğu bir ülkede bilmem kaç milyarlık cipin tepesinde dolaşmaya hakkı yok... Bir insan olarak muhakkak bir araba alınabilir. Ama bir cip? Parası o kadar çoksa, gitsin İstanbul'un fakir semtlerine, ara sokaklarda dolaşsın, bakkallardaki o ekmek borçları nedeniyle kabarmış olan hesapları ödesin..." dedi. ( Vatan, 27 Ağustos )
    Bazı medya kuruluşları bu sözleri "Türbanlı kadın cipe biner mi" diye okurlarına ve seyircilerine sundu.
    Olayı bu biçimde 'paketlemek' meselenin ana mecrasından sapmasına yol açabiliyor.
    Adını koyalım. Sanırım asıl tartışılması gereken şu: " Lüks tüketim " denilen harcama biçimi ile " dindarlık " bağdaşır mı?
    Bu konuda iki farklı görüş var:
    Birinci görüşü Ümit Meriç zaten dile getiriyor: "Cip alacak kadar varlıklıysan, onun yerine sıradan bir otomobil al ve paranın kalanını ise yoksullar için harca."
    İkinci görüş ise şöyle: "Eğer ben bir Müslüman olarak dinimin gereklerini yerine getiriyorsam (örneğin zekât veriyorsam), ' helal olmak şartıyla' istediğim türde bir aracı niye satın almayayım?" (Dün ' Genç MÜSİAD'çılarla sohbet ettik, onlar bu ikinci görüşten yana tavır aldı.)
    Bazı tarihçiler, 'lüks tüketim' denilen harcama biçiminin, ekonomilerin gelişmesinde önemli bir motor işlevi gördüğünü belirtir.
    Örneğin bir zamanlar 'lüks' kabul edilen ' karabibere' ulaşmak için gösterilen çaba, Avrupa denizciliğinin gelişmesinde gayet etkili olmuştur. (Merak eden olursa bu konuyu açarız.)
    Bence lüks tüketim kapitalist modernleşme dediğimiz sürecin bir parçasıdır. Sadece üretimde değil, tüketimde de bir rekabet olduğuna işaret eder.
    Şunu da unutmamak gerekir: Bugün 'lüks' denilen bir mal, yarın sıradan, hemen herkesin ulaştığı bir mal haline gelir.
    Ümit Meriç'in dile getirdiği yaklaşım ise ekonomiyi daraltıcı bir etkiye sahiptir. Evet, daha hümanisttir ama yoksullara yardımı " yapısal " bir organizasyon olmaktan çıkarıp kişilerin vicdanına bıraktığı için romantiktir de!
    Velhasıl asıl tartışmamız gereken bunlardır... Ben bu konuda kimseye " onu yap, bunu yapma " diyecek bir konumda değilim elbette ama yine de " aklımın " ikinci görüşten yana olduğunu belirteyim.
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  2. #2
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    Böyle zamanda tereffühte izn-i şer'î bizi muhtar b?rakmaz




    Eskide ekser ?slâm filcümle aç değildi. Tenâuma ihtiyâr bir derece var idi.

    Şimdi ise ekseri açl?ğa düştü kald?. Telezzüze ihtiyâr izn-i şer'î kalmad?.

    Sevâd-? âzam, hem ekseriyet-i mâsumun maîşeti basittir. Tegaddî besâtetiyle onlara tâbi olmak,

    Bin kere müreccaht?r, ekalliyet-i müsrife, ya bir k?s?m sefihe tegaddîde tereffüh noktas?nda benzemek.


    Lügat:

    Tenaum: Bolluk içinde yaşamak
    Telezzüz: Lezzet almak
    Sevad-? Azam: Müslümanlar?n çoğunluğunun görüşü
    tegaddi: g?dalanmak
    besatet: basitlik
    müreccah: tercih edilir
    ekalliyet: az?nl?k
    müsrife: israf edenler
    tereffüh: refah içinde yaşamak

    Sözler, Lemaat
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  3. #3
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Diyorlar ki: "Ehl-i velâyet ve ashâb-? kemâlât, dünyay? terk etmişler. Hattâ hadîste var ki, ’Dünya muhabbeti bütün hatâlar?n baş?d?r.’ Halbuki, Sahabeler dünyaya pekçok girmişler. Terk-i dünya değil, belki bir k?s?m Sahabe, o zaman?n ehl-i medeniyetinden daha ileri gitmişler. Nas?l oluyor ki, böyle Sahabelerin en ednâs?na, en büyük bir velî kadar k?ymeti var, diyorsunuz?"

    Elcevap: Otuz ?kinci Sözün ?kinci ve Üçüncü Mevk?flar?nda gayet katî ispat edilmiştir ki, dünyan?n âhirete bakan yüzüyle, esmâ-i ?lâhiyeye mukabil olan yüzünü sevmek, sebeb-i noksaniyet değil, belki medâr-? kemâldir ve o iki yüzde, ne kadar ileri gitse, daha ziyâde ibâdet ve mârifetullâhta ileri gider. Sahabelerin dünyas? ise, işte o iki yüzdedir. Dünyay? âhiret mezraas? görüp, ekip biçmişler. Mevcudât?, esmâ-i ?lâhiyenin aynas? görüp, müştâkàne temâşâ edip bakm?şlar. Fenâ-i dünya ise, fânî yüzüdür ki, insan?n hevesât?na bakar.

    Not: Bu zamanda ?la-y? Kelimetullah madden terakkiye bağl?d?r..

    Veren el alan elden üstündür.

    Medeniyetin nimetlerinden faydalanmakta emr-i sünnetullah vard?r.

    Hem Cenab-? Hakk'?n verdiği nimetlerden faydalanmak olmal? ve hem de dini vecibesi olan zekat?n? vermesi o kişi için mesele teşkil etmez.

    Gerisi de zenginin mal? zühürdün çenesini yorar hesab?d?r..

  4. #4
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    Abdulkadir Geylani Hz.leri,Hz Süleyman as gibi Büyük zat ve Baz? peygamberler de zengin yaşam?şlar.Üstteki eklentiniz yerinde olmuş.Benim de akl?ma şu geldi.

    Bir mesele daha var; o da çok ehemmiyetlidir. Hükm-ü Kur'âna göre, bu zamanda mimsiz medeniyetin icabat?ndan olarak hâcât-? zaruriye dörtten yirmiye ç?km?ş. Tiryakilikle, görenekle ve itiyadla, hâcat-? gayr-? zaruriye, hâcât-? zaruriye hükmüne geçmiş. Âhirete ?mân ettiği halde, "Zaruret var" diye ve zaruret zann?yla dünya menfaati ve maişet derdi için dünyay? âhirete tercih ediyor.
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  5. #5
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    38
    Mesajlar
    3.049

    Standart

    Yani vasat olmak laz?m.Çok fazla israfa kaçmayacak şekilde.....
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  6. #6
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Formül bu...

    İ’lem eyyühe’l-aziz! Dört şey için dünyayı kesben değil, kalben terketmek lâzımdır:

    1 . Dünyanın ömrü kısa olup, sür’atle zeval ve guruba gider. Zevalin elemiyle, visalin lezzeti zeval buluyor.

    2. Dünyanın lezâizi zehirli bala benzer. Lezzeti nisbetinde elemi de vardır.

    3. Seni intizar etmekte ve senin de sür’atle ona doğru gitmekte olduğun kabir, dünyanın ziynetli, lezzetli şeylerini hediye olarak kabul etmez. Çünkü dünya ehlince güzel addedilen şey, orada çirkindir.

    4. Düşmanlar ve haşerat-ı muzırra arasında bir saat durmakla dost ve büyükler meclisinde senelerce durmak arasındaki muvazene, kabirle dünya arasındaki aynı muvazenedir.

    Maahaza, Cenab-ı Hak da bir saatlik lezzeti terk etmeye davet ediyor ki, senelerce dostlarınla beraber rahat edesin. Öyleyse, kayıtlı ve kelepçeli olarak sevk edilmezden evvel, Allah’ın davetine icabet et.

    Fesübhanallah, Cenab-ı Hakkın insanlara fazl ve keremi o kadar büyüktür ki, insana vedia olarak verdiği malı, büyük bir semeni ile insandan satın alır, ibka ve himaye eder. Eğer insan o malı temellük edip Allah’a satmazsa, büyük bir belâya düşer. Çünkü o malı uhdesine almış oluyor. Halbuki kudreti taahhüde kâfi gelmiyor. Çünkü, arkasına alırsa, beli kırılır, eliyle tutarsa, kaçar, tutulmaz. En nihayet meccânen fena olur gider, yalnız günahları miras kalır..

    Elimiz kârda iken gönlümüz "YAR"'da olmalı....


  7. #7
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    Benim de akl?ma yukar?daki eklenti geldi.
    Kalbi bağlamamak...

    Bir gün Abdulkadir Geylani hz.leri,sohbet verirken topluma biri gelir haber veriri ki:''Ya Abdulkadir Geylani hz.leri,Bir gemi yükü mal?n?z batm?ş öyle haber geldi''
    -Elhamdulillah demiş.

    Sonra aradan biraz zaman geçip tekrar gelip o adam.
    -''O gemi sizin değil başkas?n?nm?ş.
    Yani batmam?ş...

    Sonra tekrar ''Elhamdullilah ''demiş...

    Sormuşlar neden ilkinde ve ikincisinde de Elhamdullillah dedin diye.

    -?lk duydugumda mal?m? kaybettiğimde kalbime sordum ac?mad?.Şükrettim Allah'a kalbimi bağlamam?ş diye.
    -?kincisinde de mal?m?n kaybetmediğimi öğrendim kalbime sordum sevinmedi dedi....
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  8. #8
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Benim de aklıma yukarıdaki eklenti geldi.
    Kalbi bağlamamak...

    Bir gün Abdulkadir Geylani hz.leri,sohbet verirken topluma biri gelir haber veriri ki:''Ya Abdulkadir Geylani hz.leri,Bir gemi yükü malınız batmış öyle haber geldi''
    -Elhamdulillah demiş.

    Sonra aradan biraz zaman geçip tekrar gelip o adam.
    -''O gemi sizin değil başkasınınmış.
    Yani batmamış...

    Sonra tekrar ''Elhamdullilah ''demiş...

    Sormuşlar neden ilkinde ve ikincisinde de Elhamdullillah dedin diye.

    -İlk duydugumda malımı kaybettiğimde kalbime sordum acımadı.Şükrettim Allah'a kalbimi bağlamamış diye.
    -İkincisinde de malımın kaybetmediğimi öğrendim kalbime sordum sevinmedi dedi....

  9. #9
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    Bu hakikate işaret eden bir hadise ve bir keramet-i Gavsiye: Bir zaman, Hazret-i Gavs-? Âzam (k.s.) Şeyh Geylânî'nin terbiyesinde, nazdar ve ihtiyare bir han?m?n birtek evlâd? bulunuyormuş. O muhterem ihtiyare, gitmiş oğlunun hücresine, bak?yor ki, oğlu bir parça kuru ve siyah ekmek yiyor. O riyazattan zaafiyetiyle, validesinin şefkatini celb etmiş. Ona ac?m?ş. Sonra Hazret-i Gavs'?n yan?na şekvâ için gitmiş. Bakm?ş ki, Hazret-i Gavs, k?zart?lm?ş bir tavuk yiyor. Nazdarl?ğ?ndan demiş:

    "Yâ Üstad! Benim oğlum açl?ktan ölüyor; sen tavuk yersin!"

    Hazret-i Gavs tavuğa demiş: "Kum biiznillâh!" O pişmiş tavuğun kemikleri toplan?p tavuk olarak yemek kab?ndan d?şar? at?ld?ğ?n?, mutemet ve mevsuk çok zatlardan, Hazret-i Gavs gibi kerâmât-? harikaya mazhariyeti dünyaca meşhur bir zât?n bir kerameti olarak, mânevî tevatürle nakledilmiş. Hazret-i Gavs demiş: "Ne vakit senin oğlun da bu dereceye gelirse, o zaman o da tavuk yesin."

    ?şte, Hazret-i Gavs'?n bu emrinin mânâs? şudur ki: Ne vakit senin oğlun da ruhu cesedine, kalbi nefsine, akl? midesine hâkim olsa ve lezzeti şükür için istese, o vakit leziz şeyleri yiyebilir.
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  10. #10
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    ?ktisat, sebeb-i izzet ve kemal olduğuna delâlet eden bir vak?a:

    Bir zaman, dünyaca sehâvetle meşhur Hâtem-i Tâî, mühim bir ziyafet veriyor. Misafirlerine gayet fazla hediyeler verdiği vakit, çölde gezmeye ç?k?yor. Bakar ki, bir ihtiyar fakir adam, bir yük dikenli çal? ve gevenleri beline yüklemiş, cesedine bat?yor, kanat?yor. Hâtem ona dedi:

    "Hâtem-i Tâî, hediyelerle beraber mühim bir ziyafet veriyor. Sen de oraya git; beş kuruşluk çal? yüküne bedel beş yüz kuruş al?rs?n."

    O muktesit ihtiyar demiş ki: "Ben bu dikenli yükümü izzetimle çekerim, kald?r?r?m; Hâtem-i Tâî'nin minnetini almam."

    Sonra Hâtem-i Tâî'den sormuşlar: "Sen kendinden daha civanmert, aziz kimi bulmuşsun?"

    Demiş: "?şte o sahrâda rast geldiğim o muktesit ihtiyar? benden daha aziz, daha yüksek, daha civanmert gördüm."


    Lemalar | On Dokuzuncu Lem’a | ?ktisat Risalesi
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ebedi Cehennem Adalet Sıfatıyla Nasıl Bağdaşır?
    By hasbihal60 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 04.01.20, 19:31
  2. Dündar'a Göre Dindarlık
    By sarıca in forum Gündem
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 27.11.08, 18:42
  3. Lüks Arabaya Binmek...
    By caner07 in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 25
    Son Mesaj: 14.01.08, 23:57
  4. Dindarlık Ve Bağnazlık
    By elff in forum Gündem
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 26.11.06, 21:09
  5. Dindarlık
    By Meftun in forum İnanca ve Düşünceye Özgürlük Platformu
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 23.09.06, 20:31

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0