+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Cinsellik ve Yaklaşmayın

  1. #1
    Pürheves asamet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    158

    Standart

    Sonsuzluk Yolculuğu'nda CiNSELLiKokuyunca çok etkilendigim ve
    yazarin isabetli görüslerini taktir ettigim bir yazi...

    Rabbi-Tealanin zinayi yasaklamasinin binbir hikmetini ortaya koyuyor...
    acizane genç kardeslerime ve ailere tavsiyem kagida yazdirin ve tekrar tekrar okuyun ve okutturun...selametle...
    {Mirza}





    Sonsuzluk Yolculuğu'nda cinsellik


    Dr. Bozdağ, 'ilköğretim çağ?na inen cinsellik nedeniyle zevk rezervleri erken tüketilen gençliğin geleceğinde tatminsizlik dönemi aç?ld?ğ?na' dikkat çekerek cinselliği anlatt?:


    Gelecek bilim, parapsikoloji, hipnoz, kader, din, haf?za gelişimi, ruhsal sağl?k, öğrenme ve iletişim becerileri, bilgisayar, internet, siyaset bilimi ile ilgilenen herkes mutlaka bir şekilde Dr. Muhammed Bozdağ isimini duymuştur. Düzinelerce bask? yapan kitaplar?ndan, TRT ekranlar?na dek pek çok alanda onu görmek mümkün.



    Bozdağ son olarak, Sonsuzluk yolculuğu ile seslendi okurlar?na. ?lk bask?s? 100.00 adet gerçekleştirilen kitab?n üçüncü bölümünü oluşturan Dünya Durağ?'n?n oldukça güncel olan ve çok s?k tart?ş?lan bir gerçeği irdeliyor. Söz konusu bölümü Haber7 olarak yazardan sizler için rica ettik. Ve işte söz hemen her ortamda karş?m?za ç?kan ve farkl? boyutlara varan tart?şmalara Bozdağ'?n gözüyle farkl? bir bak?ş:




    EVL?L?K VE C?NSELL?K


    Hz. Âdem ve Havva dünyaya insan neslinin sorumluluğunu alarak geldiler. Eğer evlilik geleneğini disiplin içerisinde başlatmasalard?, insan nesli kesilip giderdi.

    Küreselleşme, Bat? toplumlar?n? saran tehlikeli bir vebay? dünyaya yay?yor. Son y?llarda evliliklerin çoğu boşanmayla bitiyor. Cinselliğin ilköğretim çağ?na indirilmesi yüzünden zevk rezervleri erken tüketilen gençliğin geleceğinde tatminsizlik dönemi aç?l?yor.

    Estetik bedenler ekranlarda sergilenerek, dikkatler cesetlere odaklan?yor. Cinsellikler ucuzca harcanmas?n diye bedenler iğrenç mi yarat?lmal?yd?? Sorumsuzluğun bedeli, bilinçlerde güzelliğin cesetle s?n?rlanmas?; ?talyan araşt?rmac? Caldarelli’nin deyimiyle “kimsenin arad?ğ?n? bulamamas? ve herkesin mutsuzluğu” oluyor.[1]

    Hayata tutunmak üzere yola ç?kan güzel gençler, daha ilk ad?mlar?nda çelmeleniyorlar. Güller açamadan budan?p soluyor. Cinsel haz, eşlerin aile fedakarl?ğ?na katlanmalar?na, dayan?şmalar?na ve çocuklar?n? yetiştirmelerine teşvik eden bir ilâhî ihsand?r. Bu zevkin nereden geldiğini, beyine nas?l yerleştiğini düşünmeyenler, cinselliklerine sorumsuzca saplan?yorlar. Hem zevkleri köreliyor; hem de hayatlar? mahvoluyor.

    Hayat?mda tan?kl?k ettiğim ilk cinayetin sebebi cinsellikti. Liseden bir arkadaş?m?z sark?nt?l?ğ?n?n bedelini can?yla ödedi. ?statistiklere göre, dünyada işlenen cinayetlerin üçte ikisi cinsel nedenlerden kaynaklan?yor. Cinselliklerini kontrol etmeyenler, cinayetle değilse, hastal?klarla ölüyorlar. Dünya Sağl?k Örgütüne göre her y?l 333 milyon kişi cinsel yolla bulaşan hastal?klara yakalan?yor.[2] AIDS hastal?ğ? gelecek y?llarda baz? ülkelerin gençliğini yok edecek, soyk?r?mlar yapacak.




    C?NSELL?Ğ?N AZDIRILMASI YARARLI MI?


    Cinselliğin azd?r?lmas?, amaçlanan?n aksine, zevksizlik ve tatminsizliktir. Amerika’daki internet trafiğinin % 80’i cinsellik malzemelerine harcan?yor. Bu bir dakikal?k kirli zevk, hayat?n en büyük değeri gibi sunuluyor. ?şte sonuç… ABD gençliğinin ilk büyük hayali, vücutlar?na yapacaklar? estetik ameliyatlarm?ş.[3] Bir ankete göre, ?ngiliz kad?nlar?n % 70’i mankenlerle k?yaslad?klar? vücutlar?ndan nefret ediyorlarm?ş.



    Hiçbir yasalar? ve yasaklar? yokmuş gibi görünen hayvanlar bile, cinsel hazinelerini rasgele ve disiplinsiz kullanmazlar. Melekler bu insana neden secde ettiler? “Allah’?n adaleti, bir gülün dikene secde etmesini hoş görür mü?”[4] Dünyadaki hiçbir zevk doymak için verilmemiştir; cennete var?ncaya kadar insan asla tatmin olamaz. Evlilik ne kadar sevindiriciyse, cinselliğin evlilik (veya nikah) d?ş?na taş?r?lmas? o kadar bunalt?c?d?r.

    Avrupa’n?n izinde k?sa süreli sorumsuz birliktelikleri özendiren toplumlar ağ?r bedeller ödeyecekler. Toplumumuzda evlilik çok zorlaşt?r?ld?; eviniz, araban?z, alt?nlar?n?z olacak. Evliliği ulaş?lamaz hale getiren sistemde, evlilik d?ş? ilişkiler cennetle özdeşleştiriliyor. Adaletsizce ve ac?mas?zca…

    Ankara’daki bir mahkeme kap?s?nda, dünya tatl?s? genç bir bayan, yak?ş?kl? bir gençle didişip duruyordu. Birbirlerinin işkencesinden bir an önce kurtulmak üzere, boşanma davalar?nda s?ran?n kendilerine gelmesini bekliyorlard?.

    Düşündüm, o denli genç ve güzel bir kad?n, o kadar yak?ş?kl? ve rütbeli bir gençle nas?l kanl? b?çakl? oldu? Birbirlerinin güzelliğinde buluşup günlerini cennete dönüştürmeleri gerekmez miydi? Daha bir y?l önce soluk soluğa kuşand?klar? aşklar?yla birbirlerine koşan insanlar onlar değil miydi? Ne kusur ettiler de Allah o cennetten yadigar sevgiyi kalplerinden buruşturup att?? Ne yapt?lar da, bu iki güzel, şimdi birbirlerinden nefret ediyorlar?

    ?nsanlar çürümeye aday bedenlere değil; ezelî kudrete bağlanan ruhlara aş?k olurlar. Cisimsel cinsellik bir dakika sonra iğrendirici; ruhsal cinsellik ise sonsuza dek huzur vericidir. Şu vücutlar?n? her gün biraz daha açanlar?n as?l söyledikleri, “Cesedimi sev, etimden hoşlan!” hayk?r?şlar?d?r. Ac?madan kalplerimize çamur saç?yorlar, ruhsal ?ş?klar? içimizden uzaklaşt?r?yorlar.

    Ruh hep o ceset çamuruna şekil ve anlam veren gizli tasar?mc?y? arayacakt?r. Cesedin başlang?c? iki damla su, sonu çürük toprak ve kemiktir. O elbiseyi giyen hayran kal?nas? okyanus güzeli ruh nerede?



    AŞKA DÜŞEN GENÇLER?N SORUNLARI


    Aşka düşen baz? gençlerden yard?m mesajlar? al?yorum. Lisede, üniversitede, tuzağa zamans?z yakalan?yorlar. Evliliğe haz?r değiller; ama, tutuluyorlar ve kalplerine söz dinletemiyorlar. Karş? cinse eğilim insan doğas?nda vard?r; hele çağ?m?zda çok körüklenmiştir. Mutluluk bu eğilimin zaman?nda ve meş­ru yollarla karş?lanmas?nda yatar; yoksa aksi, toplumlar için hep felâket olmuştur.

    Üniversitemizin servis otosundan inmiş, bekar evimize yürüyordum. Zihnim derin tefekkürlere dalm?ş; içime tutunan yaln?zl?k virüsünden ve paylaşma arzusundan nas?l kurtulabileceği­mi düşünüyordum.

    Etkileyici bir kad?n sesinin Anadolu ezgileriyle yoğrularak caddede yank?land?ğ?n? fark ettim. Sanatç?n?n sesinin süslediği şark?yla sürüklenirken, sanki ruhuma hançerler saplan?yordu. Kangrenli yaralar?m doğran?yordu; zay?f damar?mdan yakalanm?şt?m; ac?ma tuz biber ekilmişti.

    “Günlerdir yaln?zl?ğ?ma üzülüyorum, art?k kurtulay?m.” Duas?yla patlad?m ve yan?mdaki duvara kapanarak sars?nt?m? geçirmeye çal?şt?m. Utan be koca adam. Ne yaln?z?, ne kimsesizi… ?şte doğa, işte muhteşem canl?lar dünyas?… ?şte ideallerin, işte çal?şmak ve işte huzurunda bulunduğun Rabbin… O dirençsiz halimde, “Ey merhametli Hâkim, lütfen bana ve bu gençlere ac?, bize nefsimizden bir kurtuluş bağ?şla!” dedim. Sakinleştim ve kalbimdeki sohbeti dinledim:



    SEVD?Ğ?N?Z RUH MU, BEDEN M??


    “Delikanl?, dur hele… Sen hamuru çamurdan yoğrulan o kandan irinden cesedi istemiyorsun. Sen, Yarat?c?n?n o vücut hamuruna sunduğu suretin arkas?ndaki ruha aş?ks?n. Dinle ki Mevlânâ, ‘Seni toprakla kar?şm?ş bir yudumcuk güzellik şarab? böyle deli divane ediyor; art?k onun saf? ne yapmaz?’[5] diyor. Senin Yarat?c?n, topraktan cesede nurdan şekiller giydirdi. Toprak cisim yurduna dönünce, suret de hayal evrenine gidecek.

    “Yemek istediğin meyvesini izinsiz çal?p Yarat?c?n? karş?na alma. O çok cömerttir; sab?rla iste de, zaman? gelince sana ne helal bağ?şlarda bulunacağ?n? gör. Bütün kad?nlara ilâhî güzel­likten bir zerre serpen Yarat?c?n, tüm güzellikleri tek bir kad?nda hücre hücre dokuyup sana sunabilecek kudrettedir. Dünyan?n güzelliklerinden binler kat fazlas?n? bedenlerinde bar?nd?ran huriler seni bekliyor. Gelecekteki sonsuz temiz ve iffetli güzelliklere, kirlettiğin bir gençlikle kavuşamazs?n. Madem Allah’tan başkas?n? da sevmeye muhtaçs?n, seni bekleyen can tatl?s? cennetlerini sev. Bunca y?l direnen, biraz daha sabredebilir.”

    Sustum… Arad?ğ?m ihtişam, yüzümü kapad?ğ?m duvar?n hemen arkas?ndayd? ve hayalim ötelere dokunur gibiydi. Baş?m? kald?r?p mutluluktan gülümseyerek yoluma devam ederken, kasetçiden yay?lan o şark?y? duymuyordum.

    Önermeye çal?şt?ğ?m, bu k?yamet asr?nda “Ruhunu ç?kar at, kolunu bacağ?n? kes.” demek gibi zor gelebilir. Ama, gençliğimiz, “ilâhî ölçülere göre yasak olan” bir ilişkiyle lekelenirse, sa­d?k bir eş bulma şans?m?z azalacakt?r.

    Sonras?ndaysa, bayanlar cennetin hurilerinden güzel sultanlar? olma şans?n?; erkekler de huri güzelliğindeki kad?nla sonsuza dek mutlu kalma f?rsat?n? yitirme tehlikesindedirler. Allah temizleri kirlilere mahkum etmez. ?çten ve gözyaşlar?yla yoğrulmuş bir tövbeyi başaranlar hariç.

    Sonsuzluk yolcusu, sadece şimdi tadacağ? ota saplanan kurbanl?k koyuna benzemez. Uyan?k insan zehirli bal? yemez; yemin arkas?ndaki oltay? görür; bugünkü tercihinin gelecekteki sonuçlar?n? düşünür. Gelecekteki eşine yak?şt?rmad?ğ?n?, bugün kendisi için de çirkin görür. Yanl?ş bir iş yapar da, içten bir tövbeyi başaramazsa, kaderin ona ac?l? bir evlilikle bedel ödeteceğini unutmaz.



    EVL?L?Ğ? ÖLDÜREN MANEV? HASTALIKLAR


    Dolay?s?yla, gözlerimizi tahrikçi görüntü­lerden, zihnimizi benzeri hayallerden ar?nd?rmal?; duaya ve tövbeye sar?lmal?; aile onurunu inciten TV yap?mlar?ndan sak?nmal?y?z. Yarat?c?ya yak?nl?ğ?m?z, ideallerimiz uğrundaki çal?şkanl?ğ?m?z, cinsel ihtiyaçlar?m?z? gölgeleyip unutturacakt?r. Evlenme imkan?m?z varsa da, bekletmemeli, o s?ğ?nağa çabucak girmeliyiz.

    Evliliği öldüren manevî hastal?klardan ar?nmal?y?z: Allah’?n evlilik lütfuna şükretmemek, paray? tanr?laşt?rmak, vücudun görünümünü kalbin içtenliğinden üstün tutmak, keyfe/eğlenceye düşkünlük, zorluğu eşit paylaşmak yerine ihmal ve tembellik, küçümseme, takdir etmeme, sayg?s?zl?k, bilgisizlik, çocuklar?n eğitimlerine duyars?zl?k, birbirinin s?rr?n? ve onurunu korumamak, TV’ye saplant?, iletimsizlik, birbirlerinin ilgilerine duyars?zl?k, sarhoşluk, kumar, ahlâks?zl?k gibi manevî hastal?klar?n olduğu evlerde evlilikler yaşamaz. Evlilikler ancak erdemle, fedakarl?kla ve paylaşmayla beslenebilir.

    Eşiyle geçinemeyen, toplumla geçinemez; ailesini yönetemeyen kimseyi yönetemez. ?nsan?n iyiliği sokaktaki şirinliğinden değil, evindeki erdemliliğinden anlaş?l?r. Eşiyle geçinemeyen kendisinde sorun aramal?d?r. Tek tarafl? kusurdan kaynaklanan boşanma, parmakla say?lacak kadar azd?r. Eğer gerektiği gibi iyiyseniz, eninde sonunda eşinizi kazan?rs?n?z. Kazanamazsan?z da, Allah sizi karanl?k kalpli ve ?srarl? nankörden kurtar?r; size can?n?z? ?s?tacak başka bir evlilik bağ?şlar.

    Bir türlü hay?rl? bir evlilik nasip olmayanlar, telaşlanmas?nlar. ?ki günlük dünyan?n zevklerine değil, sonsuzluğa talibiz. ?nsanl?k derdine düşenin cinsellik derdi kalmaz. Bunalt?c? bir evliliktense, bekarl?ğa raz? olmak pekala çok onurlucad?r.
    Konu elff tarafından (29.05.07 Saat 00:14 ) değiştirilmiştir.
    Aşk karşılık bekler ,şefkat beklemez,hakiki sevmek şefkattir...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cinsellik, Din ve AB
    By aşur in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.01.08, 10:58

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0