+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Evlilikte Sevgi ve İslam'da Nikah

  1. #1
    Dost schenseditor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    8

    Standart Evlilikte Sevgi ve İslam'da Nikah

    Bat?daki ailelere, aile yap?lar?na dikkat ederseniz; en büyük sorun, sevgi sorunudur. Sevgi yoktur çünkü. Yaln?z aileler aras?nda değil ana-evlat aras?nda bile sevgi yarat?l?ştan gelen en düşük duygu olduğu halde onu dahi budaya budaya gönüldeki sevginin yetersizliğinden dolay? onu da budaya budaya öyle bir hale sokmuşlar ki art?k o bile neredeyse ufalanm?ş, yok olmuş. ?şte bu sevgi bunal?m? sevgisizlik bunal?m? dalga dalga bütün dünyay? sarmak istidad?nda tabi. ?stidad?nda diyorum tam muvaffak olamad?ğ? bölgeler var. Mesela Amerika’da tam muvaffak olam?yor. Çünkü Amerika’da tuhaf bir sosyal yap? var. Bilhassa Katolik cemaatlerin çok iyi cemaatlerine eriştiği ve kendi ölçülerinde ilmî duygular? iyi aktard?klar?n? müşahade ediyoruz. Ve dikkat ederseniz bat?daki genel olarak ahlaktaki zaaflardan pek çoğu Amerika’n?n toplumunda yoktur. Fertler hariç. Yani muayyen yerlerde muayyen sefahat alemleri vard?r o hariç ama onun d?ş?nda bir Amerikan kasabas?nda daima bir ailenin muhafaza olduğunu görürsünüz. Nispi olarak karş?l?kl? insanlar aras?nda bir sevgiyi müşahade ederseniz Avrupa da bunu bulamazs?n?z. Ben Avrupa’y? kar?ş kar?ş gezdim. Köylerinde kasabalar?nda nas?l yaşad?klar?n? bilirim. O kadar korkunç bir sevgisizlik bunal?m? var ki ayakta durmalar? mümkün olmayacak noktaya gelmişler, y?k?lmak üzereler. Bu sevgisizlikten dolay? birbirlerine karş? kavgalar?, tamamen maddeye dönen münasebetleri ve toplumun bir nevi dörtyüzdördü gibi yap?şt?r?c? ilac? gibi olan sevgiyi kaybetmeleri, toplumu yavaş yavaş parçal?yor.

    Onlar mesela Avrupa Birliği’ni bir araya getirip güya daha toplum olmak bulunmak hevesinde. Halbuki fertler aile sevgisini yitirmiş, millet sevgisini yitirmiş. Onu san?yor ki ben Avrupal?y?m derim, niye Frans?z?m diyeyim anlam?na getirmek. Hay?r o temelde sevginin bitmesindendir. Çünkü toplumda kendi içlerindeki sevgiyi basit ölçülerde de olsa yaşata yaşata daha diri olurlar. ?şte bu sevgi bunal?m?n? düşündüğümüz takdirde mutlaka insanlar?n mecaz şeklinde olsa da sevgilerine bir pencere aç?p tetkik etmek laz?m. Bu sevgiyi. Tabi insanlar?n mecazi sevgisiyle nefsi sevgiyi birbirinden ay?rt etmek laz?m.
    Şimdi nefs sevgisi başkad?r. Mecâz sevgisi başkad?r.
    Mecâz sevgi; ?lâhi kazandan kaynayan büyük aşk?n bir zerresi, bir kad?nla bir erkeğin gönüllerine birer damla düşerse bu mecâz sevgidir.
    Bu sağl?kl? bir şeydir. Bazen çok şiddetli olabilir. Birtak?m dengesizlikler yapabilir. Ama bu mutlaka sağl?kl? bir şeydir. Bu sağl?kl? olan mecâz sevgi, bir de nefsani sevgi vard?r. Nefsani sevgi farkl? şeydir.
    Nefsani sevgi; tamamen seks duygular?na dayanan sevgi kelimesi, fazladan konulan bir şeydir, ona arzu demek laz?m, ona istek demek laz?m.
    Şu k?z şu oğlan? arzu ediyor başka tür seviyor. Çünkü eğer orada bir sevgi varsa, işte mecâz sevgi ile nefsin sevgisi aras?ndaki fark? anlarsak, bir çok problemleri bu toplumun içerisinde daha doğrusu sevgi üzerindeki yan?lg?lar? çözebiliriz.
    Şimdi mecâz sevgisinde mutlaka işin bir kutsal taraf? vard?r. O kutsal taraf, ceryan?n ilâhi hazineden al?nmas?na bağl?d?r. Onun için mecâz sevgisinde değişmeyen birtak?m ana hatlar vard?r. Birincisi; mütekabiliyetvard?r. Karş?l?kl? olma zorunluluğu vard?r. ?kincisi; kesin fedakarl?k vard?r. Üçüncüsü; kusur görmemek vard?r. Şimdi bu üç unsuru birden , taş?yan iki kişi aras?nda bir sevgi varsa buna mecâz sevgi denebilir. Peki bu tek olamaz m? diye düşünebiliriz. Tek de olabilir. Yani bir kişiden olur da karş? tarafa intikal etmemiş olabilir. Yaln?z bu çok nadirdir. Ekseriya nefsi sevgiler tek olur. Yani isteği vard?r. Karş? taraf bu isteğe arzulu değildir. Bu tek tarafl? bir sevgidir. ?şte bu ilerde kara sevdalara kadar götüren birtak?m sonuçlar da doğurabilir. Çünkü insanlar istedikleri şeye kavuşamay?nca, o istekleri şiddetlenir biliyorsunuz. Şiddetlenince o bunu iyice aşk san?r bu sefer. Halbuki kavuşabilseydi belki zerresi kalmayacakt?.
    Şimdi nefsi sevgiyle mecâz sevgisi aras?ndaki en önemli fark aile sevgisi bahsini anlatacağ?m. Sevginin bir araya geldikten sonraki y?pranmamas?d?r. Eğer sevgi bir araya geldikten sonra kayboluyorsa mecâz sevgi yoktur. Çünkü mecâz sevgi ilâhi yan? olduğu için basit birtak?m tensel ilişkilerle sönmez. Nefs sevgisi arzusu söner. O nefsten gelmiştir. Tensel ilgiden sonra söner o. Ama mecâz sevgi, kelimesi caizse evlenmekte sönmeyen devam eden bir sevgidir ve hoş bir şeydir, güzel bir şeydir. Ancak bir şeyi unutmamak laz?m gelir ki menşeî itibari ile kaynağ? itibari ile aşk? mecâziye ait olan sevgi eğer yanl?ş raya oturtulursa kaybolur. Bunu şimdi ezan-? Muhammedî’den sonra anlatmak istiyorum.
    Aşk-? mecâzinin ana unsurlar?n? sayd?ğ?m?z zaman bunun karş?l?kl? olmas?, fedakarl?k istemesi ve en önemli yan? da yakînlikte bitmemesi, sönmemesidir. Nefsi arzular?n isteklerin ise tamamen nefsten geldiği için menfaat duygular?na hizmet etmesi menfaat varken mevcut menfaat duygular?na hizmet etmesi ve menfaat varken mevcut menfaat kalkt?ğ? zaman sönmesi.
    Şimdi bugün toplumda uygulanmas? aç?s?ndan çok önemli bir hadise ve nokta şudur: Diyelim ki iki kimse aras?nda bir aşk-? mecâzi başlad?. Bunun bir defa kesinlikle mübarek bir yan? olduğunu kabul etmek laz?m gelir. Ancak hiç unutmamak laz?m gelir ki aşk-? mecâzi şeriat s?n?rlar? içerisinde yaşar. ?ki kimse birbirine aş?k olabilir, yad?rganacak bir şeyi yoktur ama bu şeriat?n nizam?n?n d?ş?nda seyrettiği an aşk-? mecâzi biter. Bu çok önemlidir bunu bütün dinleyicilerimin çok iyi bilmesi laz?m gelir. Yani kendi kendini aldatarak nefsi arzular?n? aşk-? mecâzi san?p buna kurulu bir hayat düzeni koymaktan çok kaç?nmal?lar. Ve eğer az da olsa bir aşk-? mecâzi herhangi iki mümin ve mümine üzerinde tesis etmişse bunu nadide bir çiçek gibi mağdup etmek ve hiçbir şekilde şeriat? emrettiği gibi tensel âna dökmemek laz?m gelir evlenene kadar nasipse ve evlenirler başka. Ama o evlilik hadisesi zuhur edene kadar kesinlikle tensel ana girdikleri anda aşk-? mecâzi biter.
    Aşk-? mecâzi nefisle birlikte yaşamaz. Çünkü daha önce de söylediğim gibi aşk-? mecâzinin hoş taraf? bir ilâhi hikmet taş?mas?d?r. Ama siz bunu tensel tarafa döktünüz mü ilâhi hikmet sönerse geriye onun da hayvani taraf? kal?r. Onun için aşk-? mecâziyi şu veya bu şekilde yakîn olanlar?n buna dikkat etmesi laz?m gelir. Yani bizim aram?zda elimizde olmayan bir yak?nlaşma var diye bunu tensel noktaya döktüğünüz zaman aşk-? mecâziyi katlederseniz ve ondan sonra da evlilik ilerde zuhur etse dahi bu sefer de dersiniz ki ben seviyorum zannetmişim meğerse seviyormuşum dersiniz. Çünkü aşk-? mecâziyi siz katlettiniz.
    Aşk-? mecâzin yaşayabilmesi için kesinlikle nefsten ç?kar?lmas? laz?m ama sevmek hoş bir şeydir. Sevgi kutsal bir şeydir. Onu inkar etmek mümkün değil onu tenselleştirseniz mi aşk-? mecâzi biter nefsani sevgi başlar.
    −Sevgili Hocam daha önce bir vaadiniz vard? bildiğiniz gibi ben onu sormak istiyorum müsaadenizle eşler aras?ndaki sevgiyi bu mecâz ve nefsi sevgileri aç?s?ndan aç?klar m?s?n?z dinleyicilerimize bunu lûtfeder misiniz?
    −Evet, tabi. Şimdi iki kimsenin evlenmelerinin meydana gelmesi için birbirlerini beğenmiş olmalar? hatta bunu normal bir sevgi d?ş?nda aşk-? mecazi bile olsa olmalar? yad?rganacak ay?p bir şey değildir. Aşk-? mecâzi ile severler evlenebilirler, birbirlerini beğenirler evlenebilirler. Hatta hatta birbirlerine karş? arzu da duyarlar evlenebilirler. Bir ?slam gencinin unutmamas? yitirmemesi laz?m gelen bir nokta vard?r. Bunun üzerinde çok durmal?. Hiçbir şekilde ister sevgi olsun, ister aşk-? mecâzi olsun, isterse beğenilme olsun, bunlar? hiç kimse tensel bir ilgiyle sürdüremez. Bu çünkü fevkalade önemli bir şeydir. Yani bugünkü çağ?n tabii bir modas? diye bu bat?n?n uydurduğu ve flört kelimesi alt?nda toplad?ğ? çirkin tensel ilgilerin ?slamiyet’te hiç bir şekilde yeri yoktur. Onun için bence ister eşler aras?ndaki sevgiyi tensel ve mecâzi aç?dan mütaala ederken, şöyle mütaala etmek laz?m.
    Bir defa iki eşin aras?ndaki sevgi cereyan? nas?l geçer? Bu sevgi cereyan?n? kim verir? Şimdi bizim eskiden gelen bir tak?m geleneksel, velilerin büyük laflar? bizlere mesaj halinde geçmiştir. Hatta birçoklar? âyet, hadisle bu sözler bağdaş?r.
    Şimdi “nikâhta keramet” vard?r sözü biliyorsunuz meşhurdur. Şimdi herkes bana diyor ki nikâhta keramet var dedik evlendi ama arkas? gelmedi. Birbirimizi görünce iki düşman gibiyiz diyor.
    Hangi nikâhta hangi keramet? Kesinlikle bir müminle bir mümine evlendikten sonra Cenab-? Hâk onlara çok düşük dozda da olsa bir aşk-? mecâzi verir. Eğer bu aşk-? mecâziyi yakalayamam?şlarsa kabahat onlardad?r. Çünkü sofray-? ilâhiden bu ç?kar. Fahr-i Kâinat Efendimizin bir hadisi şerifinde “Kaderde en çok tasarruf ettiğim müminle müminenin evlenmeleridir” buyuruyor yani bu kaderin üzerinde ben var?m diyor. Onun için mutlaka aşk-? mecâzi teşekkül ediyor. Teşekkül etmesinin sebebi nedir? Nikâh. Nikâhta keramet vard?r diyor. Ye, iç ondan sonra fitil gibi sarhoş ol balolar yap, evlen. Hiçbir dini yan? olmayan bir evlilik yap. Ondan sonra keramet tutmad? de ertesi gün birbirimizi sevmedik. Böyle yanl?ş yarg?larla gerçek kaybolmaz. Mutlaka ve mutlaka nikâh?n kerameti vard?r. Ve aşk-? meâziyi mutlaka verir. Eğer verdiği bu aşk-? mecâzinin devam?n? istiyorsak zaman dini nikâh kurallar?n? uygulamam?z yani o kurallara sad?k kalmam?z laz?m gelir. Çünkü ?slâm nikâh?n?n hiçbir müessesede olmayan fevkalade müthiş etkili bir yan? vard?r.
    Şimdi ben size bir misal vereceğim. Geçmişimiz bir bak?n. Dedelerimize, ninelerimize, bunca evlilik olmuştur, ayr?lanlar?n say?s? parmakla gösterilecek kadar azd?r. Kald? ki ?slâm nikâh? boşanmay? fevkalade kolaylaşt?rm?ş hatta tabii hadise olarak ilan etmiştir. Böyle olmas?na rağmen boşananlar azd?r. ?şte bu boşananlar?n fazla olmas?n?n nedeni asl?nda nikâhtaki kerametten gelir.
    Konu elff tarafından (29.05.07 Saat 12:31 ) değiştirilmiştir.
    Biz kökten dinciyiz ! Zaten dincilik saptan olmaz, kökten olur.

  2. #2
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    devam?....


    Alıntı schenseditor Nickli Üyeden Alıntı
    Tarih boyunca gerek bilhassa Selçuklularda ve ?slâm?n ilk döneminde hemen hemen boşanma müessesesi hiç çal?şmam?şt?r. Bu, nikâhtaki kerametin başka bir s?rr?d?r. Herkes zanneder ki kad?n ekonomik zorunluluklar alt?nda baş eğmiştir erkeğe ondan müessese devam etmiştir. Hay?r. Zenginlerde vard? ekonomik koşullar? rahat olanlar da vard? buna karş?l?k fakir damatlar da vard? ama bu işte o nikâhtaki keramet bunlar? birbirlerine bağlam?şt?r. Yani biz mânâ değerlerini unuttuğumuz için insanlar inanm?yor manevi değerlere. ?ster inans?n ister inanmas?n. Ama bu vard?r. Çünkü madem ?slâmda vard?r gerçek odur. ?slâm?n d?ş?ndaki her şey sahtedir. Ama ?slâm?n içindeki her şey gerçektir. Bunu hiç unutmamak laz?m gelir.
    Madem ki ?slâmiyet nikâh? çok ciddi bir müessese olarak tan?mlam?ş ve bir kere bu müesseseyi tan?mam?z laz?m. Biz o müesseseyi tan?mad?ğ?m?z için evlilikten sonraki sevgiyi aşk-? mecâziyi filan bir türlü kavrayam?yoruz içinden ç?kam?yoruz. Ve bir de bak?yoruz diyoruz ki ya toplumda hani işte aileler aras?nda ülfetler, yak?nl?klar niye doğmuyor diyoruz. Şimdi Allah’?n bir topluma veya bir aileye özel muamelesi olamaz. Allah koyduğu kurallar? devam ettirir. Umumidir. Binaenaleyh, eğer siz ?slâm nikâh? içerisinde kar?-koca tan?m?şsa, Allah sizi o deftere yazm?şsa siz işte evlilik denen kutsal müessesenin o zamanki hukukunda manevi hukukundan istifade edersiniz. Nas?l ki evliliğin bir maddi hukuku vard?r, miraslar? vard?r, zorunluluklar? vard?r karş?l?kl?. Bir de ?slâm nikâh?n?n manevi hukuku vard?r. Bu manevi hukuk kar?-kocay? ölüme kadar kopmayan bir dostluk içerisinde nisbi bir sevgi, cereyan içerisinde devaml? surette muhafaza eder. Ve bir ?slâmi imtihan? kurallar?na göre uygulam?ş, yapm?ş bir kimsenin hayatlar?ndaki herhangi bir kopma olursa inan?n?z ki dini nikah?n kurallar?ndan ç?kt?klar? içindir.
    O kadar ehemmiyet vermiş ki Osmanl? ve Selçuklular evli insanlar?n davran?şlar?na, al?ş-verişlerine mesuliyet koymuş. Mesela para üstü verirken, bir mal?n fiyat?n? söylerken, eğer bir dükkanda dört tane adam oturuyorsa ayn? müesseseye bakan bunlar?n iki tanesi evli ve iki tanesi bekarsa fiyatlar üzerine bir konuşma yap?l?rken zavall? bekarlar konuşmaya iştirak ederdi. Niçin biliyor musunuz? Çünkü ?slâmi nikâhta kad?n veya erkek yalan söylerse nikâh düşer. O evli insanlar?n nikâh? zedelenmesin diye bu para takdimlerinde al?ş-verişlerinde konuşturmazlard? ki ağz?ndan yanl?ş bir kelime ç?kar diye. Bak?n buradaki incelik neydi biliyor musunuz? Doğru yaşam?ş bir toplumun içerisinde o kar?-kocay? kopartamazs?n?z. Aras?na nükleer bomba koysan?z kopartamazs?n?z. Çünkü bu şuura varm?ş, bu izahata varm?ş ve bunun çocuklar? da Fatih’in askeri olur. Güneydoğu’dan kaçan it sürüsü olmaz. Çok önemli bir hadisedir. Yani siz eğer nikâh?n müessesesine inan?rsan?z evliler aras?nda zevk, evliler aras?nda şevk ve sevgi mutlaka teşekkül eder. Eğer bu teşekkül eden sevgide ve ilgide azl?k varsa nikâha ihanet ediyorsunuz, ihaneti herkes sanmas?n ki başkas?yla aldat?yor. Hay?r. ?slâmiyet nikâh?n esaslar?n? tespit etmiş, bu esaslara ihanet ettiğiniz takdirde mutlaka nikah? da delersiniz, sevgiden hay?r beklemeyin.
    −Evet Hocam o halde ?slâm nikah? çok önemli beyan ettiğiniz gibi buyurduğunuz gibi. ?slâm nikâh? çok önemli fakat bu çok az bilinen bir husus. Bu konuda neler söylersiniz hocam? ?slâm nikâh?n? biraz daha aç?klayabilir miyiz?
    −Efendim ?slâm nikâh?n?n kaynaklar? ve ?slâm nikâh?n?n gerçeği hakk?nda konuşurken bir şeyi göz ard? etmemek laz?m. As?l ?slâm nikâh? Efendimiz’in tan?mlad?ğ? Kur-an’?n emrettiği ve Efendimiz’in hayat?nda çeşitli kimselere uygulad?ğ? nikâh tarz?d?r. Bu nikâh tarz?n?n maddelerin de Efendisi sarih olarak bu nikâh?n nas?l bozulacağ?n?, nas?l sars?lacağ?n? sarih olarak tayin etmiştir. Ne çare ki zaman içersinde bu nikâha karş? laubali davrananlar bu nikâh? toplum içerisinde yaral? ve hasta hale getirenler nikâh?n da şeklini de sap?tm?şt?r. Hülleler olay? var. Yalanc? şahitler olay? var. Onu getirir, ona şahit ettirir k?z?n haberi yokken bekaret verdirir, şahit ettirir. Yani nikâh müessesesini o kadar çok y?pratm?şlard?r ki bugün sarih ?slâm nikâh? zarf?n? açmak istiyorum.
    Bu ?slâm nikâh?n?n zarf?nda biliyorsunuz ki Efendimiz’in uygulad?ğ? en önemli ?slâm nikâh? Hz.Ali ve Hz.Fât?ma aras?ndaki nikâht?r. O nikâh? uygulad?ğ? zaman Efendimiz’i ve o iki sultana da lûtfettiği bir emir vard?r. “Yâ Ali! Bundan böyle sen Fât?ma’n?n kölesisin. Yâ Fât?ma! Sen bundan sonra Ali’nin cariyesisin.” Bu emir bütün ?slâm nikâhlar? için geçerlidir islâm hukuku aç?s?ndan ve ?slâm nikâh?n?n zuhur etmesi ortaya ç?kabilmesi için ana unsurlar vard?r. Bir defa taraflar?n mutlaka mümin olmas? laz?m. K?z taraf?n?n ehl-i kitap olmas? da yeterli. Şimdiye kadar ki uygulanan ve Efendimizin de tasvip ve tasdik ettiği, k?z taraf?n?n da ehl-i kitap olmas? da yeterlidir. Ama bir müminle ateistin nikâh? k?y?lmamal?d?r. K?y?l?r da kanuni nikâh? k?y?l?r. O bizi ilgilendirmiyor zaten. ?slâmi nikâh? k?y?lmaz. Şimdi bugünkü karmaş?k toplum yap?s? içerisinde bu nikâh?n k?y?labilmesi için demek ki erkeğin ve kad?n?n müminlik şart?n?n tespiti laz?m gelir. Tan?nmam?ş bir insan? çağ?rtarak bu nikâh? k?yman?z da çok mahzurlu olur. O nikâh? k?yan?n şah?slar? tan?mas? laz?m. En az?ndan çok iyi tan?d?ğ? insanlar vas?tas?yla onlar?n inançl? olduğunu tespit etmesi laz?m. Tan?mayabilir yani öyle bir referans alacak ki bilecek ki k?z da mümine erkek de mümin. O zaman o nikâh? k?yabilir. Şart?n evveli bu çünkü. Başka türlü Allah inanmayan insanla ben aile kurdurmam diyor.
    Şimdi böyle bir müessese kurulduğu takdirde bu müessesenin ana unsurlar? diyor ki; taraflardan birisi iman?n? kaybederse nikâh düşer diyor. Biraz evvel misal verdiğim gibi erkeklerin Osmanl? geleneğinde böyle ağ?zdan yalan kaçabilecek münakaşalara kar?şt?r?lmamas?n?n sebebi budur. Çünkü yalan dilden ç?kmad?r. Yani bir insan kasten yalan şahitlik yaparsa müminlikten ç?kar tövbe istiğfar edip, gusül abdesti al?p yeniden dine girene kadar kâfirdir. Bu kadar önemli bir şeydir yalan. Ama günlük hayat tarz? içerisinde kar?-koca aras?ndaki yalan konusuna ne diyeceğiz. Olabilir mi efendim, hay?r olamaz. Çünkü ahlâk-? Muhammedi’nin unsuruna ters bir şeyi biz musamayla, efendim bu devirde yalan söylemeden olur mu. Olur. Bu devirde her şey olur. Asr? saadette Efendimiz’in uygulad?ğ? her şey olur. Çünkü Efendimiz ahir zaman Peygamberidir. K?yametin son an?na kadar ne laz?m geliyorsa o hükümleri getirmiştir. Yani o hükümleri getirmiş de sonra da bilememiş de yeni dünya kurmuş. Yok öyle şey. Ahir zaman?n son saatine kadar dünyada neler olacaksa Efendimiz taraf?ndan bilinmiş ve kurallar ona göre konmuştur. Şimdi buradaki incelik bu devirde olur mu kelimesini at?n bir defa. Hakikat neyse osur. Peki kar?-koca aras?nda bu nikâh kurulduktan sonra diyelim ki yalan zuhur etti bilerek bilmeyerek. Yanl?şl?kla ticaretinden yapt?, bilmem şahadetinde bir yan?ld?. Böyle durumlarda ne olacak? Bu nikâh? temelli kopmuş kabul etmiyoruz da zedelenmiş kabul ediyoruz. Bu zedelenmiş nikâh?n yeniden ihyas? laz?m. Bunun için de yine Osmanl? zaman?nda konulmuş asl?nda tabi asr-? saadetten bu tarafa gelmiş bir hadisedir. Ama Osmanl?lar çok iyi tatbik etmişler bunu da onun için Osmanl?lar zaman?nda konmuş diyorum. S?k s?k nikâh tazeleme yap?l?rd?. Eşler aras?ndaki sevginin nikâh? zedelenmesi dolay?s? ile zâyi olup kopacağ? s?rda nikâh tazelemesi yetişir, onu kurtar?rd?. Fevkalade ciddi bir olay bu. Eşler aras?ndaki tart?şmalar, kavgalar ve aşk-? mecâziyi b?rak da s?radan sevginin kaybolmas? hadisesinde başvurulacak hadise, bir kere eğer sağl?kl? bir dini nikâh yapt?rmalar? gerekir. Var idiyse o zaman kendilerini ölçmelidirler.
    Şimdi bugünkü bu asl?nda elbetteki şeriat?n normal kurallar? içerisinde olmaz çünkü söyleyeceğim şey bu tatbikatta ç?kan tuhafl?k. Mesela nikâhlar? yok idiyse yeniden kurtaracaklar diyoruz. Peki hayal meyal hat?rl?yor k?z-adam diyor ki bizim yap?ld? m?yd?, yap?ld?. Şimdi tam o çağda erkek veya kad?n ateistse fark?nda bile değiller sonradan dinine şereflenmişse ne olacak o nikâhlar? kendilerine yekûndur. Onun da yeniden teyidi laz?m. Yani birincisi, nikâh?n şu veya bu şekilde zedelenmesi dolay?s?yle yenilenmesi laz?m.
    Tecdid-i nikâh deniyor ki bu tecdit üç kelime ile ifade edilmesi laz?m. ?hya, teyid ve tecdit. Tecdit demek, yenilenme demek. ?hya demek, eksik k?s?mlar?n?n tamamlanmas? demek. Teyid demek de tekrar bir daha doğrulamak demek.
    Şimdi eğer herhangi bir yalan vesaire kar?lm?şsa yaln?z tecditle değil ihya ile kar?ş?kt?r. Tecdidine ve ihyas?na imam karar vermeli. Eğer hiç yoksa nikâhlar? o zaman yeniden nikâh k?y?lacakt?r. Bir de böyle şüpheli biz efendim o zaman yapt?k ama şu eksik o zaman işte tecdit yenilenme unsuru getirmek laz?m.
    Demek ki kar?-koca aras?ndaki sevgi eksilmesinin ana mihrak?n? bir kere nikâhtaki eksiklikte aramak laz?m gelir. Eğer bir mümin Allah’a eğer diyoruz tabii ama yanl?ş bir kelime bir mümin Allah inan?yorsa Allah’?n emrine de inanacak. Allah’?n emri diyor ki nikâh sizin aran?zda bir sevgi köprüsüdür. Efendim, köprü kuramad?k. Kabahat sende. Ya iman?nda hastal?k var ya âmelinde hastal?k var. Bunlar? tasfiye et. Ama bunlar? tasfiye edene kadar geçecek safhada da “nikâhta keramet vard?r” burada imdada yetişiyor. Sen kendi kendini kad?n veya erkek ?slah edene kadar, eksiklerini tamamlayana kadar bu sevgi bağ?n?n kopmas? had bir safhaya gelip de ayr?l?k dediğimiz noktaya gelecek ise işte o zaman nikâh?n? tazelettirirsen ani olarak keramet de zuhur eder. Sen kendini fesih düzeltene kadar o geçici bir süre seni korur. Ama yine de nikâh?n senden beklediği müminliği ve mümineliği mutlaka senin koruman laz?m gelir.
    Bir müminle mümine değil yaln?z aralar?ndaki sevginin azalmas?nda ben size s?radan sayay?m çocuğunun hasta olmas?nda, çocuğunun okuldaki imtihan?nda muvaffak olamamas?nda, akl?n?za ne geliyorsa her hadisede evvela kendindeki eksiği tespit edecek. Bir kez benim bu zamana kadar yapt?ğ?m müşahedede bu eksiklerin en büyüğü infâk ve namazd?r. Namaz? ihmal ediyordur. Erkek veya kad?n. Bu nikâh daima hastad?r. Gerçi, nikâh?n şart?nda âmel şart? yoktur. ?man şart? vard?r. ?man etmesi kâfidir. Ama ihmal ettikçe Cenab-? Hak bir müminle mümineyi bir araya getirmesi büyük bir nimettir. Bu iltifatt?r. Bir lûtuftur. Buna karş?l?k şükretmesi laz?m gelirken büsbütün asiliğini devam ettirir, namazlar?n? iyice serer, basit şeylerle mazeretlerle Allah’tan uzaklaş?rsa kendiliğinden o nikâh gevşeye gevşeye, sulana sulana art?k dereler geçer, onlar?n içerisinden. ?şte onun için kar?-koca aras?ndaki sevginin mutlaka olmas? laz?md?r diyoruz.
    Ya sevgiyi Allah verecektir. Kullar kendi kendine eczaneden almayacakt?r. Psikologdan almayacakt?r. Bunu Allah verecektir. Ancak Allah’?n bu sevgiyi verebilmesi için nikâh kaidelerine uymas? şartt?r. Kar?n?n da kocan?n da kesinlikle. Bunun d?ş?nda ?slam nikâh?n?n daha önemli taraf? ahlaki unsurlar?n? çok s?k? tutmuştur. Bizde genellikle nikâh içerisindeki birtak?m ar?zalar? ararken mesela ilk akla gelebilecek şey imanda bir eksik zaaf? olduğunu düşünüyoruz. Diyoruz ki bunlar geçinemiyor. Bunlar?n zaten imanlar? nikâhlar? k?y?ld?ğ? zaman oğlan?n veya k?z?n iman?nda bir çürüklük vard?r diyoruz. Hay?r. Ahlâk?n?n da sağlam olmas? laz?m gelir. Çünkü kimse bilmiyor galiba ki hiç kimse bu notlar?n üzerinde durmuyor.
    ?slamiyet daha doğrusu Kur’an erkeğe bâkirelik kavram? getirmiştir. Tabi şimdi âyet-i kerimede diyor ki; bâkire bir mümine bâkir bir erkekle diyor nikâhlanabilir. O zaman niye toplumumuzun züppelikleri az?nl?klar?n yaşad?ğ? hayat? taklid etmeleri. Dedesi-babas? Sar?yer’de Erenköy’de namazdayken oğlunun kaçamak yap?p Beyoğlu’nda içki içmesini hoş görmüşüz, hatta hovardal?ğ?n? da hoş görmüşüz, yak?ş?yor demişiz. Ona ne diyecek Allah. Ya siz nesiniz, nas?l müminsiniz? Benim emrim dururken yeni emir mi icâd ediyorsunuz. ?şte bak?n?z burada basit gibi görünen bir noktaya gidiyor.
    Eğer toplum kad?nlar ve erkekler mesut olmak istiyorlarsa kendilerinin saadetlerindeki eksikliği zoraki de olsa telafi etmek için ibadetlerini artt?rarak Allah’a karş? hatalar?n? tövbe ederek tamamlamaya çal?şs?nlar. Ama yavrular?n?n mutlu olmalar?n? istiyorlarsa hem erkeğin hem kad?n?n bâkireliğine çok önem versinler. Eğer bâkire bir erkekle bâkire bir kad?n mümin ve mümine nikâhlan?rsa aşk-? mecâzi kesindir. Bak?n şimdi acaba ötekilerde var m?yd? yok muydu diye biraz daha s?k? konuştum değil mi niye yok? Çünkü ?slâma tamar olacak Kur’an âyetinde köprünün kurulacağ? şimdi nikâh? bir köprüye benzetin. ?ki tane ayak laz?m. Bu iki ayağ?n birisi erkek birisi kad?n. Hangisinde zaaf varsa köprü böyle çöker. ?kisinin de birden zaaf? varsa üstünde yürünmeyecek hale gelir ki şimdiki toplumdaki maşallah evliler böyle. Yani b?rak?n mesela ipe bas?n desen yar?s? dağ?lacak. Birtak?m kanuni zorunluluklar içerisinde kal?yorlar çoğu. Böyle olacak ki ?slamiyet boşanmaya toleransla bak?yor deyince herkes diyor ki, olur mu? Elbette olur. Çünkü ?slamiyet iki insan?n imanlar? tamsa âmelleri tamsa birbirleriyle kavga etmesini kabul etmediği için boşan?n?z ama dikkat edin diyor.
    Asl?nda ?slamiyet’in boşanmay? kolaylaşt?rmas? nikâh için en büyük teminatt?r. Ve herkesin sand?ğ? gibi de ?slamiyet nikâh? ayr?ld?ktan sonra hulleyle mulleyle düzelmez. ?slamiyet nikâh? ayr?ld? m? biter iş. Yani bir erkekle bir kad?n birbirlerini terke karar vermişlerse öyle yar?m yamalak “hadi evine git” filan zaten bir kere mehrini vermeden gönderemez.
    Binaenaleyh, ?slâmiyetin ayr?lma için koyduğu tolerans asl?nda evlilik için güçlendirme için çok büyük bir avansd?r. Ama siz ayr?lman imkans?zd?r diye siz bir kişiyi bir kap?n?n arkas?na kapat?r b?rak?rsan?z akşama kadar birbirlerini kedi köpek gibi parçalarlar. Nas?l olsa ayr?lmak imkans?z diye. ?şte ?slâmiyetin evvela yuvaya getireceği huzur ve arkas?ndan da getireceği aşk-? mecâzi. Dikkat edin bak?n?z bugün bütün Avrupa bütün Amerika aşk-? mecâziyi bilmeden ar?yor. Romantik aşk diye romantizm diye peşinde koşuyor. Koş bakal?m bulabilir misin?
    Sevgiyi bulabilmek için Allah’a koşmak laz?m. Allah’a koştuktan sonra Allah sana eşler aras?na yeni sevgi verecek. Kendisinden dağ?tacak. Yani tarlaya tohum atar gibi Cenab-? Hak atar sevgiyi. Ama sen taşsan o tohum nas?l yeşerecektir? Nas?l fidan verecektir?
    Herhalde biz bu sevgi bahsini bitiremeyeceğiz. Ama daha devam eder. Çünkü bu toplumun çok ihtiyac? var sevginin eksikliklerini yenmeye. Ben size yaln?z k?sa olarak mutlaka kalan bir şey olduğu için bütün mümin ve mümine kardeşlerime, evli olanlara bir özet cümle veriyorum.
    Nikâhlar?n? mümkün olan en k?sa vadede tecdit ettirsinler. Yani teyid ve ihyas?na da niyet ederek. Kendileri niyet edecekler. Tecdidine, ihyas?na, teyidine. Bu niyetten sonra ihya ettirsinler. Ondan sonra ?slâmi nikâh esas?na göre özellikle namazlar?na dikkat etsinler. Aralar?ndaki sevgi kopukluğunun nas?l derlenip toparlan?p fâsik bir daireden ç?kan yumaklar?n, dolaşm?ş iplerin nas?l geriye sar?ld?ğ?n? görecekler. Şimdilik bu kadar söyleyelim çünkü muallakta. Biz bunu daha iyice izah edene kadar aralardaki bu gerginlikler daha azals?n.
    ?slâmi toplumu Cenab-? Hak Türk milletine hediye etti. Bunu hakiki toplum ?slâm toplumu olana kadar. Bu toplumu güdüyor Cenab-? Hak. Şimdi de önümüzde kesinlikle çok sağl?kl? bir ?slâmi toplum geliyor. Şu anda lise çağ?nda olan hatta ilkokul yaş?nda olan çocuklar çok sağl?kl? bir ?slâmi toplumun müjdeleri, işaretleridir. Bunlara bari doğrusunu öğretelim. Yani geçenlerdeki hatalar?, kavgalar?, geçimsiz aileleri tasfiye etmeye çal?şacağ?z biz başka programlarda ama yenileri çok s?k? tutal?m. Erkeğin de bekâretinin k?ymetli olduğunu öğretelim. K?z?n da bekâretinin en büyük meziyet olduğunu öğretelim. Bir şeyi daha öğretelim. Çok yan?lg? içersisinde ?slâmiyette flört yoktur. Sevgi tensel ilgiye dönemez. Aşk-? mecâzi olabilir, birbirinden hoşlanabilir, konuşabilir, s?n?r da konuşmad?r. Konuşman?n ötesine geçemez.
    Onk.Dr.Haluk Nurbaki | Üsküdar Fm Radyo Sohbeti |1995
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  3. #3
    Gayyur fekeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    mersin
    Mesajlar
    70

    Standart

    KardeŞ Allah Razi Olsun Bazi Sorular Kafamda Yanit Buldu

  4. #4
    Gayyur @deniz@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    28
    Mesajlar
    86

    Standart

    allah razı olsun inş kardeş zamanımızın hastalıklarına şifa mahiyetinde bir yazı olmş allah istifade edebilmeyi nasib etsn

    ...Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...

    YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Resmi Nikah-İmam Nikahı
    By azize in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 61
    Son Mesaj: 03.12.16, 17:01
  2. Nikâh Tazelemek Gerekir mi?
    By muhibbülkurra in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 17.09.08, 12:09
  3. Nikah Yolunu Kapamaya Yeltenmek
    By karatoprak1975 in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 161
    Son Mesaj: 11.10.07, 16:51
  4. Diyanet: İslam'da Dini Nikah Yok
    By Meyvenin Zeyli in forum Fıkıh
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 23.03.07, 14:27

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0