+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9

Konu: Mutlu Bir Hayat İçin Altın Prensipler

  1. #1
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Mutluluk, muhabbet, sevgi, sayg? ve hürmet insanl?k âleminde, hem fert, hem aile, hem de toplum hayat?nda en büyük aran?lan, ihtiyaç olan ama maalesef ki, belki de son as?rda ve y?llarda en az bulunan değerler.
    Aşağ?da bu arzu edilen değerleri hakikî kaynağ?ndan küçük bir demet halinde sunmaya çal?şacağ?m, kaynağ?n? tam olarak keşfetmeyi ve bire bir yaşamay? da Rabbim hepimize k?smet eder inşallah.
    * Ahlâkî değer olarak: Âdet üzere sarf edilen hiçbir kötü sözü ağz?na almamak.
    * Allah’a karş?: Allah’tan devaml? af ve mağfiret dilemeyi unutmayan bir hayat sürdürebilmek.
    * Şecaat ve kahramanl?kta öncü ve örnek olabilmek.
    * Dünyevî noktada: Dünya işleri için k?zmamak.
    * Evden ayr?l?rken: Sabahlar? evden ç?karken “?lâhî, doğru yoldan sapmaktan ve sapt?r?lmaktan, kanmaktan ve kand?r?lmaktan, haks?zl?k etmekten ve haks?zl?ğa uğramaktan, sayg?s?zl?k etmekten ve sayg?s?zl?k edilmekten sana s?ğ?n?r?m” diye duâyla güne başlayabilmek.
    * Giyinmede: Sade k?yafetler giyebilmek, gösterişten hoşlanmamak.
    * Günlük hayatta: Boş şeylerle uğraşmamak. Çok konuşmamak.
    * ?ç dünyas?nda: Affediciliği hiç elden b?rakmamak. ?ntikam? kalp, his ve ruh dünyas?ndan uzaklaşt?rabilmek.
    * Daima düşünceli ve tefekkür âlemlerinde olabilmek.
    * Gerçeğe ayk?r? övgüyü kabul etmemek.
    * Hoşlanmad?ğ? şeylere karş? susabilmek.
    * Kendi şahs? için asla öfkelenmemek ve öç almay? gündeminden kald?rabilmek.
    * Her zaman mütebessim bir haletle durabilmek.
    * ?nsanî münasebetlerde: Uman? umutsuzluğa düşürmemek.
    * ?nsanl?k ve insanlara karş?: Düşmanlar?n? sadece affetmekle kalmay?p, onlara şeref ve değer de vermek.
    * Fakirlerle birlikte yemek; onlardan kendini ay?rt etmemek.
    * Hiç kimseyi ne yüzüne karş?, ne de arkas?ndan k?namamak ve ay?plamamak.
    * ?nsanl?k ve insanlara karş?: Kendisini üç şeyden al?koyabilmek. Hiç kimsenin kusurunu araşt?rmamak. Hiç kimseye hakk?nda hay?rl? olmayan sözü söylememek. Hiç kimseyle çekişmemek.
    * ?nsanl?k ve yard?mlaşmada: Kap?ya yard?m için gelen hiç kimseyi geri çevirmemek.
    * Konuşurken: Konuşurken kelimeleri par?ldayan inci dizileri gibi tatl? ve berrak söyleyip telâffuz edebilmek.
    * Lüzumsuz yere konuşmamak; hikmetli konuşabilmek, konuştuğunda ne fazla, ne eksik söz kullanabilmek.
    * Konuşurken ses tonu, tav?r ve davran?şlar?yla çevresindekileri s?cak bir şekilde kuşatabilmek.
    * Konuşurken yüzünü muhataplar?ndan başka tarafa çevirmemek, bulunduğu mecliste ayr?cal?kl? bir yere oturmamak.
    * S?k?nt?l? hallerde: S?k?nt?l? hallerinde kabalaşmamak, bağ?rmamak.
    * Söz söylerken: Kötü söz söylemeden, günlük ve ömürlük hayat yaşamay? başarabilmek.
    * Toplum hayat?nda: Bulunduğu toplulukta o topluluğa uyarak, gülünecek şeye gülmek; hayret edilecek şeye uyarak hayret edebilmek.
    * S?radan insanlar gibi yaşayabilmek.
    * Susmay? konuşmaktan uzun sürdürebilmek.
    * Şefkat ve merhamette en zirvede olabilmek.
    * Yan?nda en son konuşan? ilk önce konuşan gibi dikkatle dinleyebilmek.
    * Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürümek; ayaklar?n? yerden canl?ca kald?rmak, iki yan?na sal?nmamak, ad?mlar?n? geniş atmak, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilip, vakar ve sükûnetle rahatça yürüyebilmek.
    * Hak ve adaletten hiçbir şart ve halde asla ayr?lmamak.
    * Her zaman ağ?rbaşl? olabilmek.
    * Yeme içmede: ?sraf ve tiryakilikten uzak, sab?r ve şükrün gereği olan, önüne ne konulursa yiyebilmek. Evet yukar?da ald?ğ?m?z hakikatler hiç şüphesiz ki Peygamberin örnek hayat?ndand?r. Allah (cc) başta dâvâ arkadaşlar?m?z olmak üzere bütün inananlara ve insanl?ğa örnek al?p yaşamay? nasip etsin... (amin)
    Nejat Eren
    Konu elff tarafından (29.05.07 Saat 12:48 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  2. #2
    Ehil Üye hayırlısı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul-Kilis
    Mesajlar
    1.194

    Standart

    Allah yaşamay? nasip etsin AM?N

  3. #3
    Müdakkik Üye Dürre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    968

    Standart

    Allah (cc) başta dâvâ arkadaşlarımız olmak üzere bütün inananlara ve insanlığa örnek alıp yaşamayı nasip etsin... (amin)
    aminnnnnnnnnnn aminnnnnnnnnnnnn aminnnnnnnnnnnnn.....

    Seherlerde eser bâd-ı tecellî
    “Uyan ey gözlerim vakt-i seherde.
    “İnâyethah zidergâh-ı İlâhi
    “Seherdir ehl-i zenbin tevbegâhı,
    “Uyan ey kalbim vakt-i fecirde,
    “Bikün tevbe, bicu gufran, zidergâh-ı İlâhî.


  4. #4
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    Kısacası nefis terbiyesi...


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  5. #5
    Dost Nuru Ayn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    39

    Standart

    Allah (cc) başta dâvâ arkadaşlarımız olmak üzere bütün inananlara ve insanlığa örnek alıp yaşamayı nasip etsin...

    Amiiinnn inşallah...

    Allah razı olsun kardeşim...

  6. #6
    Dost nuruhayat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Yaş
    36
    Mesajlar
    4

    Standart

    Alıntı Nuru Ayn Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah (cc) başta dâvâ arkadaşlarımız olmak üzere bütün inananlara ve insanlığa örnek alıp yaşamayı nasip etsin...

    Amiiinnn inşallah...

    Allah razı olsun kardeşim...
    Amin
    Allah razı olsun

  7. #7
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Bir çok anne ve baba; kendi vatanında veya halkı Müslüman olan ülkelerde yaşadıkları halde, çocuklarına İslâmî terbiye vermekte güçlük çekiyor. Siz Müslüman olmayan bir ülkede 4 erkek çocuğunu nasıl büyüttünüz? Onlara İslâmî terbiyeyi nasıl verdiniz?

    Önce şunu söylemeliyim: Öncelikle; tevfik Allah’tandır. İkinci olarak; bu konuda eşim ve benim eğitmen olmamızın büyük rolü oldu. Biz çocuklarımızı dövüp bağırma ve ikrah yoluyla değil; İslâmî terbiye metodu olan ikna yoluyla terbiye ettik. Onlardan yapmalarını istediğimiz şeyi önce kendimiz yaptık. Onları, çok küçük yaştan itibaren hizmetlerimizin içinde bulundurduk. Konferansa, camiye giderken çocuklarımızı yanımızda götürdük. Müslüman olmayan çocuklarla karışmalarına engel olduk. Hatta Müslümanlar konusunda dahi seçici davrandık. Şuurlu Müslüman ailelerle görüştük; onların çocuklarıyla arkadaşlık yapmalarını sağladık. Çocukları gezilere götürüp beraberce eğlenmelerini sağladık... İslâmî konularda hiç taviz vermedik. Okula gittiklerinde; çocuklarımızın, beden eğitim dersi sonunda, çıplak olarak duşa giren talebelerle aynı duş yerine giremeyeceklerini okul idaresine bildirdik. Çocuklarımız için ayrı bir duş yeri tahsis edilmesini istedik. Okul idaresi bu isteğimizi yerine getirdi. Bizden sonra, bazı muhafazakâr Hıristiyan ve Yahudi aileler de aynı şekilde davrandı. Çocuklarımızın kızlarla çıkmasına izin vermedik. Büyüyünce, böyle bir şeyi kendileri de istemediler. Bunun yerine, onları genç yaşta evlendirdik. Biz üniversitede iken evlenmiştik. Oğullarımızın da üniversite eğitimlerini evli olarak devam ettirmelerini istedik. En geç evlenen 22 yaşındaki oğlum İmran oldu. Diğer üç oğlum 18-19 yaşlarında evlendiler.
    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  8. #8
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Gazali Hazretleri ailedeki sabrın neden bu kadar önemli olduğunu anlatırken şu mühim noktaya da dikkat çekerek der ki: Ahmed Şahin yazdı:


    Ahmed Şahin'in yazısı...
    Arzulanan aile hayatı odur ki, hanımla bey ortak düşüncede ve anlayışta olsunlar, verecekleri kararlarını birlikte istişare ile versinler, 'evet'lerini, 'hayır'larını ortaklaşa tespit etsinler. Biri ötekini zorlamasın, baskıya maruz bırakmasın, ezip üzmesin.. İdeal aile hayatı budur.
    Ne yazık ki, idealler her zaman gerçekleşmemektedir. Ya bey, ya da hanım tarafında farklı mizaç, kültür ve arzular bazen ağır basıyor, bu defa birinin ısrarlı isteğine ötekinin sabırla evet demesi mecburiyeti doğuyor. Böylece ailede anlayışlı bir sabır kahramanına ihtiyaç ortaya çıkıyor.
    Bu gibi mecburiyetlerden dolayı deniyor ki:
    Sabırsız aile hayatı olmaz. Sabır olmazsa karşılıklı hiddet, şiddet körüklenip havayı gerginleştirme söz konusu olur. Bu da aile hayatını zorlaştırır, gergin ve dargın bir ortamın oluşmasına sebep olur. Bu sebeple, sabır her yerde güzeldir ama aile hayatında daha güzeldir. Çünkü aile hayatındaki sabır, ailenin tüm fertlerini korumaya yönelik bir sabırdır. Aileyi korumaya yönelik sabır, sahibini, cennetin en yüksek makamlarına layık hale getirebilir. Nitekim ailede sabreden hanım ise cennet hanımlarının ablası makamına yükselebileceği gibi, sabreden bey ise cennet gençlerinin ağabeyi makamına çıkabilir.
    Gazali Hazretleri, Mükaşefe'sinde aile içindeki sabrın böylesine yüksek mükafatını şöyle ifade etmektedir:
    Hangi hanım beyinin uyumsuzluğuna sabrederse, Allah o hanıma, Firavun'ın zulmüne sabreden Asiye validemize verdiği gibi sevap verebilir. Hangi bey de hanımının uyumsuzluğuna sabrederse Allah o beye de, Eyyub Peygamberin sabrına verdiği gibi sevap verebilir.
    Evet, İslam kültüründe aile hayatında sabır böylesine kutsaldır. Hem de bu sabrın içi (Batı'daki gibi) boşaltılmış değil, tam aksine cennet ödülleriyle doldurulmuş sabırdır. İmanlı bir ailede içi sevap dolu sabır, zorlanmadan kolayca göze alınabilir. Çünkü göze alınabilecek kadar büyük ve eşsiz mükafatı vardır bu sabrın. Zaten sabrın bu mutlu sonucu, ahiretten önce daha dünyada iken de hissedilir aile içinde.
    Gazali Hazretleri ailedeki sabrın neden bu kadar önemli olduğunu anlatırken şu mühim noktaya da dikkat çekerek der ki:
    Allahu Azimüşşan, içinde İslami hayat yaşanacak yuvanın dağılmasına razı değildir. Mutlu şekilde devamını istemektedir. O yüzden devamını sağlayacak sabırlı beylere Eyyub Peygamber sabrı sevabını, sabırlı hanımlara da Asiye validemizin sabrı sevabını vaat etmektedir..
    Aile içi sabrın tartışılmaz önemini böylece tespit ettikten sonra, gelelim sabra zorlayanla, sabredenin Allah yanındaki farklarına. Biri hep baskı yapıyor sabra zorluyor; diğeri de hep baskıyı sinesine çekip sabretmeyi tercih ediyor. Sonunda ikisi de bir olur mu Allah yanında? Bakın sabra zorlayanla sabredenin Allah yanındaki durumuna:
    Ailede sabra zorlayan zalim, sabreden de mazlum sıfatını alır! Allah adalet sahibi olduğundan zalimle mazlumu eşit tutmaz. Zalimin karşısında mazlumun da yanında olur. Onun için sabra zorlayan iyi düşünmelidir. Çünkü eninde sonunda İlahi adaleti karşısında bulup zorlamasının hesabını verecektir. Sabreden de hiç mahzun olmamalıdır. Çünkü o da eninde sonunda sabrının sevabını alıp sevincini yaşayacaktır. Sonuç böyle olunca düşünmek gerekecek. Zorlamanın hesabı mı, sabrın sevabı mı bizi beklemeli? Ne dersiniz? Kalbinizdeki müftü ne diyor?
    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  9. #9
    Vefakar Üye bulutbeyazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    306

    Standart

    Paylaşımlar güzel, rabbim uygulayabilmewyi nasip etsin inşallah.
    Delikanlılık tesbih sallayıp silah çekmek değil,en delikanlısı evine ekmegini götürüp evde bekleyeni ölümüne sevmek'tir !
    __________________________________________________ ____________


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Zübeyir Gündüzalpten Altın prensipler
    By nuravza in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 31.07.19, 10:18
  2. Risale-i Nur Külliyatında Hakka Dair Altın Prensipler
    By hasandemir in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 28.12.07, 16:43
  3. Altın Prensipler-Dikkat ve Hafıza
    By PirMuhammed in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 26.01.07, 11:32
  4. Altın Prensipler-Hedefe Nasıl Varılır?
    By PirMuhammed in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.01.07, 02:53
  5. Altın Prensipler-Saadetin Anahtarı:İlim
    By PirMuhammed in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.01.07, 01:31

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0