+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5
Like Tree4Beğeni
  • 3 tarafından ıslak seccadem
  • 1 tarafından hicap

Konu: Babacığım…evde misin?

  1. #1
    Ehil Üye ıslak seccadem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2011
    Bulunduğu yer
    Bolu
    Mesajlar
    1.925

    Standart Babacığım…evde misin?







    -Çok güzel yapmışsın, aferin.. Eve gidince, bu resmi babana göster, tamam mı?

    -Ama, öğretmenim…
    -Evet?
    -Anneme göstersem olur mu?

    Minik parmaklarıyla çizip kalbiyle boyadığı uğur böceği resmini babasına
    gösterememekten korkan o çocuğun öğretmenini yeni tanıdım. Adı Fazilet.
    Güler yüzlü, idealist bir anaokulu öğretmeni. Evliliğine dair de idealleri
    var şüphesiz. “Nişanlımla birlikte yazılarınızı hiç kaçırmıyoruz.” diyor.
    Sıra anne-baba olmaya gelince, biraz endişeli… “Yuvamı büyük şehirde
    kurmak istemiyorum!”
    diyor. Alıp başını gitmek istiyor. Minik
    öğrencileriyle yaşadıkları, Fazilet öğretmene, evlerde giderek büyüyen,
    büyüdükçe normal karşılanan, normalleştikçe de fark edilmeyen “anne-baba”
    boşluğunu hatırlatır olmuş. O genç kafada devâsâ bir endişe büyümeye
    başlamış. Bense bütün yüreğimle, Fazilet öğretmeni haksız çıkarmak
    istiyorum. Yıllar sonra şöyle bir bakıp “Nasıl da hata etmişim!” dedirtmek
    istiyorum. “Boş yere endişelenmişim!” desin arzu ediyorum.
    Kabul edelim; evlerde bir uğur böceği resminin salınıp duracağı bir
    boşluk var. Çocuklarımızın çocukluğunu ıskalıyoruz. Hele de babalar, hele
    de babalar… Yanı başımızdan geçen cennet kokulu kelebeğe neredeyse dönüp
    bakmıyoruz bile… Her defasında ilkbahar heyecanlara boğar beni… Nereye
    koşacağımı, hangi köşede durup hangi çiçeği seyredeceğimi şaşırırım. Fakat
    sonunda bakarım ki, güller tomurcuklarını açmış, ağaçlar çiçeklerini
    savurup meyveye durmuş… Bazen olur ki, ancak güzün fark ederim baharı
    ıskaladığımı. Acaba evimizin neşe dolu tomurcuklarını da ıskalıyor olamaz
    mıyız?

    Anneler, her şeye rağmen, canhıraş bir çabayla anne olmanın boşluğunu
    doldurmaya çalışırken, babalar sanki koşmaktan yorulmuş gibi. Fazilet
    öğretmen, “Demek ki babasını göremiyor.” diyor minik öğrencisi için. Ben
    içimdeki daha kötü ihtimali söylemeye korkuyorum: Ya babasını görüyor da,
    resmini gösteremiyorsa… O küçük bedende saklı büyük ruhun, sevdalarıyla
    gökleri sarıp sarmalamaya hazırlanan masum kalbin kendini ortaya
    koymasıdır resim aslında. Kâğıda düşen bir çocuk kalbidir; renklere renk
    katan bir sonsuz bir çocuk hayâlidir. Uğur böceği resmi, “Ben buradayım;
    bak artık bir şeyler yapabiliyorum”
    deyiştir. Gel gör ki, varlığın
    vadilerine duygu duygu taşan, hayatın denizine coşkulu bir ırmak gibi
    biriken minik ruhun yankılarına karşılık veren olmuyor. “Hoş geldin!”
    “Şükür ki, buradasın! Seni seviyorum. Varlığını anlamlı buluyorum.”
    diyecek baba bulunamıyor. Çocuğun hayata uzanan damarlarında nabız
    yavaşlıyor. Çocuk kalbinin kıpırtıları boşlukta sönüyor. Bu boşluğu bir
    ömür içinde taşımaya hazırlanıyor. Ve daha acısı, şimdiden boş yanının
    farkında. Babanın eksikliğini biliyor ama kendisinden ummadığımız bir
    nezaketle eksikliği içine atıyor. Biliyor ki baba eksikliği öyle ulu orta
    söylenmez. Fazilet öğretmenden sakladığım bir ihtimal daha var ve daha da
    acı: Ya babasına resmini gösteriyor da, babası resmini gördüğünü
    göster(e)miyorsa… Çok tatlı bir yüzün aynasız ve ışıksız bırakılması
    gibi… Güzeller güzeli bir tablonun duvardan indirilip mahzene atılması
    gibi… Kalbini sevinçlere açacak bir gövdeden yoksun oluyor çocuk. Baba
    var, resim var, resmi gören baba var; resmi yapanı görecek niyet ve
    incelik yok…

    Uzmanlar söylüyor. Çocukların yetim ve öksüz büyüdüğü bir çağda yaşıyoruz. Öyle bildiğimiz türden bir yetimlik ve öksüzlük değil söyledikleri.

    Çocuklar annelerinin varlığına rağmen öksüzler. Çocuklar, babalarının
    varlığına rağmen, hatta babalarının varlığı yüzünden yetim imişler.
    Yokluğu hissedilmeyen ve dolayısıyla hiç aranmayan şeyden daha acı bir
    kayıp var mıdır? Kimsenin yitiği değilseniz, kim bulur sizi? Evde fiziksel
    olarak var oldukları halde, duygusal olarak yok olduklarını fark etmeyen
    anne-babaların çocuklarını hangi yetimhane kabul eder? Yetimhanelerin
    kabul etmediği çocuklardan daha yetimi var mı? Paranız yoksa, bilirsiniz
    ki parasızsınız; para ararsınız, bulamazsınız ya da bulursunuz, ona göre
    davranırsınız. Peki ya çok paranız olduğunu bilirken, birden, son anda
    paralarınızın hepsinin sahte olduğunu fark ederseniz, ne yaparsınız?
    Varmış gibi duran, ama aslında yok olan bir anne-baba daha çok yetim ve
    öksüz etmez mi çocuklarını? Sokak çocuğu olduğu fark edilmiyorsa
    çocuklarımızın, kim tutar ellerinden? Saçlarını okşamamız eksik kalıyorsa,
    bakışımız gözlerinden uzakta duruyorsa, ellerinin sıcağı avuçlarımıza
    dokunmuyorsa, çocuğumuzu kelimenin tam anlamıyla sokakta bırakmış olmuyor
    muyuz? Köprü altına terk edilmiş gibi sevincini paylaşmamızdan uzağa mı
    koyduk çocuğumuzu? Evden kaçmış bir çocuğu düşünün. Nasıl da pencere önüne
    sessizce sokulur da, evinin sıcağını özler; anne-babasından sıcak bir
    çağrı bekler… Vardığı her kapıda, için için beslediği ama kendine bile
    itiraf etmekten çekindiği yuva özlemi içinde nasıl kaynayıp durur?
    İlk fırsatta pencereden bir bakın; okuldan dönen çocuğunuz nasıl giriyor
    eve? İtilip kakıldığı, unutulup sıradanlaştırıldığı bir yetimhaneye girer
    gibi mi? Özene bezene çizdiği, parmaklarının arasına bütün bir ruhunu
    akıtarak boyadığı uğur böceği resmine babasının kocaman ruhuyla karşılık
    vereceğinden şüphe mi ediyor yoksa? Duyuyor musunuz minik dudaklarından
    neler döküldüğünü: ? Baba burada mısın? Baba benimle misin? Baba benim
    misin??

    Tatlı mı tatlı bir yüzün kıpır kıpır kıvrımlarında, umut dolu gözlerin
    ışıl ışıl bakışlarında kendimize yer edinemiyorsak, neredeyiz biz, ne
    ederiz biz?

    Nerede babalar… Yok da yok musunuz? Yoksa, var da yok musunuz?Uğur böceği resminin üzerine tebessümünüzle kocaman bir güneş gibi doğup renklere renk katmaya, çocuğunuzu parmaklarınızın ucunda uğur böceği gibi geleceğe uçurmaya var mısınız?
    Yok da yok musunuz?Yoksa, var da yok musunuz?



    Senai DEMİRCİ


    Kalbim Son Kez Atsın Secde Yerinde...

  2. #2
    Ehil Üye Khan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    1.015

    Standart

    baştan sona okumadım ama güzeldi
    They may take our lives,
    but they'll never take,
    our FREEDOM!

    Mel Gibson...


  3. #3
    Müdakkik Üye ecma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    30
    Mesajlar
    936

    Standart

    Çocuğun hayata uzanan damarlarında nabız
    yavaşlıyor. Çocuk kalbinin kıpırtıları boşlukta sönüyor. Bu boşluğu bir
    ömür içinde taşımaya hazırlanıyor. Ve daha acısı, şimdiden boş yanının
    farkında. Babanın eksikliğini biliyor ama kendisinden ummadığımız bir
    nezaketle eksikliği içine atıyor...


    Çok hoş bi yazı gerçekten..
    Her keder bir kader ile takdir edilir.Kedere değil kadere teslim olan tathir edilir.

  4. #4
    Pürheves nur huda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2011
    Mesajlar
    196

    Standart

    güzel sağol

  5. #5
    Ehil Üye hicap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    1.035

    Standart

    SLMNALYKM...Mevlam razı olsun kardeşim...
    Yine forumda "Annelerimizi Çalmışlar" (yanılmıyorsam) başlıklı bir yazı okumuştum....Annelerimz çalınınca, babaları yetiştirecek kimse kalmıyor...Babalarda kayboluyor... Önce ANNELERİMİZİ bulmamız lazım..O zaman babalar kayboldukları yerden kendileri çıkacak inş.
    s.a.
    ecma bunu beğendi.

    TAİF' TE TAŞLANMAK;MEDİNE'DE AÇ KALMAK; UHUD'DA YARALANMAKDA SÜNNET...


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Dalgalanmadan Durulunmuyor Velhasıl……………
    By m_safiturk in forum Edebiyat
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 22.07.09, 04:36
  2. Sevgili Anneciğim ve Babacığım!
    By Çeşm-i Giryân in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.10.08, 13:03
  3. Babacığım
    By hadema in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 24.09.08, 19:50
  4. Sevgili Anneciğim ve Babacığım!
    By Çeşm-i Giryân in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.11.07, 00:07
  5. Affet Babacığım..
    By herem in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 10.04.07, 00:54

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0