Konu Kapatılmıştır
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Hakîm İsminin Penceresinden Ev İdaresi

  1. #1
    Ehil Üye Bîçare S.V. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    2.407

    Exclamation Hakîm İsminin Penceresinden Ev İdaresi

    Yasemin GÜLEÇYÜZ
    Hakîm isminin penceresinden ev idaresi




    Ev idaresi, ev ekonomisi konuları uzun yıllardır üniversitelerde özel bölümlerde talebeler yetiştirmekte, bilimsel veriler ışığında incelenmekte.
    Böyleyken, evin gelir ve giderini dengede tutabilecek bir mâlî politikayı uygulayabilmek günümüzde kadın için de, erkek için de hayli zor. Atalarımız, “Ayağını yorganına göre uzat!” demiş, ama tüketim çağının insanı ayağının da, yorganının da ölçüsünü düşünecek halde değil. Evin idaresi anneden babadan öğrenildiği gibi bile değil, artık çoğunlukla TV, modanın son gelişmeleri ışığında yapılmakta.
    Sabahın karanlığından akşam karanlığına sonu gelmez ihtiyaçlar peşinde koşturup duran, tüketim ve bencillik kıskacında kıvranan çağımız insanı, “Ben tok olayım, başkası açlıktan ölsün bana ne?” düşüncesiyle her geçen gün insanlığından da uzaklaşmakta, aç gözlülüğünün tutsağı haline gelmekte.
    Dolayısıyla hakikati gören insanların “İlâhî ikaz” olarak değerlendirdiği ekonomik krizin yaşandığı şu günler tam da “kanaat, iktisat, şükür, bereket” kavramlarının tefekkür edilip, yaşantıya aktarılacağı önemli günler.
    Yaşadığımız âlemde her şey bir hikmet üzerine hareket eder. Hedefi, maksadı bellidir. Bunu tefekkürle fark eden insanın da yaşadığı âlemle ahenk içinde hareket etmesi gerekir. Hiçbir şeyin israf edilmediği, zerrelerin bile plan ve program üzerine nizamla hareket ettiği sisteme insan da uyum sağlamalı, iktisat, kanaat, şükür vazifelerini yerine getirerek “Hakîm” ism-i İlâhisine âyinedarlık yapmalıdır.

    Elmalı kurabiye yapabilmek için…
    Bir elmanın çekirdeğinde bile bunu görebilmek mümkündür.
    Elmayı yapan Usta Sanatkâr, elmanın geçmişten getirdiği ve geleceğe taşıyacağı bütün bilgileri çekirdek programında yerleştirmiştir. Hangi cins olduğu, kokusu, tadı, rengi…
    Gezegenler, mevsimler dönüp de ortam planlanan konuma geldiğinde, elmanın çiçeğinin yapımının ardından meyvesinin yapımına başlanır. Usta San'atkâr incecik bir iple san'atlı elmayı uzun çubuklara takıp güneş ışığında pişirir. Ağacın kökleriyle toprağın derinliklerinden taşıdığı besinleri gövdesi ve dallarıyla elmaya ilâve eder.
    “Elmanın çekirdeğini de, Kâinatı da yapan aynı Usta San'atkârdır” diyen kişinin elmaya bakışı elbette San'atkârı hesabına olacak; “zikir, fikir, şükür” fiyatları ile elmanın bedelini ödeyecektir. Besmele ile San'atkârı zikir, san'atı ile nimeti tefekkür, şükür ile Nimeti Veren Zata teşekkür ederek kâinatın en şerefli varlığı olduğunu gösterecektir.
    İnsana düşen tembellik, lâkaytlık, israf tuzaklarına düşmeksizin tabiattaki “âdetullah” denilen kuralları nazara alarak elma ağacının bakımını yapmak, gübrelemek, ilâçlarını vermektir.
    Sözgelimi çiftçi çiftçiliğini bilimsel kurallara uygun yerine getirmelidir.
    Ev hanımı iktisata dikkat ederek alış verişini yapmalı, malzemelerini israf etmeden kullanıp, dengeli bir ev ve mutfak düzeni oluşturmalıdır.
    Evet, bir hanımın mutfağa girip elmalı kurabiye yapabilmesi için güneş, gezegenler, bütün varlık âlemi yardımlaşmalıdır. Elmalı kurabiyenin malzemelerinin bir araya gelebilmesi ve hazırlanabilmesi için, aslında kâinatın bütün zerrelerinin Usta San'atkârın “Kün!” emriyle seferberliği gerekir! (Not: Hakîm ismi eşyanın yaratılışında aşamaları, basamakları gerektirirken; Hay ve Kayyum isimleri gereğince aslında her an yaratılış söz konusudur.)
    Aslında bu tablo bir mü’minin varlık âlemine bakış açısını da özetler. Hayata bu şekilde bakan bir insanın, evini idare ederken nimeti hürmetsizlikle israf etmesi, beğenmemesi, bencillik içinde paylaşmaması, ihtiyacı olanlara vermemesi, evinde gelir ve gider dengesini gözeten bir plan yapmaması mümkün müdür?
    Evet, “Yuvayı dişi kuş yapar” derler ya, dinimizin getirdiği ölçülere göre evin iç işlerinin idaresinden sorumlu olan biz hanımlara büyük iş düşüyor. İsraf etmeden, nimeti gönderen Zâtı unutmadan, iktisat, kanaat ve şükür duyguları içinde Rabbimizin ikram ve ihsanlarının ne derece bilincindeyiz? Elimizdekini paylaşma, yardıma ihtiyacı olanlara ulaştırma noktasında neler yapıyoruz?
    Evin idaresini dengelemeye çalışırken, varlık âlemini hikmetle çeviren Zatı tefekküre ne kadar zaman ayırıyoruz? Huzurun anahtarı bu sorularda gizli değil mi sizce de?

    08.02.2009

    E-Posta: yasemin@yeniasya.com.tr


    "İyyake nâ'büdü ve İyyake nesteîn."

    'Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz' (Fâtiha Sûresi)


    "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.!" (H.Ş.)

    'Bırak bîçare feryâdı, belâdan; gel tevekkül kıl' (17.Söz.)

    "Şimdi 'OKU' kabirde okuyamazsın" (Z.Gündüzalp)

    'ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR' (YENİASYA)

    Selâm ve duâyla. Bîçare S.V.

  2. #2
    Gayyur asyanur_filiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Mesajlar
    128

    Standart

    Allah razı olsun..
    Kur’ân-ı Mû’cizü’l-Beyanın parlak ve yüksek bir mucize-i mânevîsi olan Risale-i Nur’un kudsî hizmetinde azamî ihlas, azamî sadakat, azamî sebat, azamî fedakarlık, azamî takva ve azamî dikkat ve iktisatla muvaffak kılmasını Rabb-ı Rahi­mi­mizden gözyaşlarımızla niyaz ederiz.

    ZÜBEYİR GÜNDÜZALP

  3. #3
    Ehil Üye Bîçare S.V. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    2.407

    Standart

    Alıntı asyanur_filiz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah razı olsun..
    ********
    S A
    Sen Hoş geldin ! Can kardeşim Asyanur Filiz ....
    Daha sık bekleriz...!
    "İyyake nâ'büdü ve İyyake nesteîn."

    'Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz' (Fâtiha Sûresi)


    "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.!" (H.Ş.)

    'Bırak bîçare feryâdı, belâdan; gel tevekkül kıl' (17.Söz.)

    "Şimdi 'OKU' kabirde okuyamazsın" (Z.Gündüzalp)

    'ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR' (YENİASYA)

    Selâm ve duâyla. Bîçare S.V.

  4. #4
    1kul
    Guest 1kul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı bîçare s.v. Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ********
    s a
    sen hoş geldin ! Can kardeşim asyanur filiz ....
    Daha sık bekleriz...!
    a.s
    paylasım için allah razı olsun abi
    israf etmekten uzak duralım inş.

  5. #5
    1kul
    Guest 1kul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Yasemin GÜLEÇYÜZ
    Günümüzde Asr-ı Saadet’i yaşamak




    O saadet asrında kadını, erkeği, çocuğu, genci, yaşlısı, hastası, sakatı bütün inananlar ırk, renk, dil ayrımı gözetmeksizin tek bir hakikatte birleştiler: Allah’ın varlığı birliği, Hz. Muhammed’in (asm) O’nun elçisi olduğu…
    Kâinat Sultanının elçisi olarak şahadet getirdikleri Hz. Muhammed’in (asm) öğrettiği bütün hakikatleri yaşantılarına aksettirdiler ve O'nun (asm) hayatlarına birer kıblenâmeli pusula olarak seçtikleri mesajlarını, kendilerinden sonra gelen nesillere mukaddes bir emanet olarak teslim ettiler. Sağlam bir silsile ile bu eşsiz mesajlar günümüze kadar ulaştı. On dört asırdır bütün inananların hayat rehberi olarak yaşantılarına aksettirdikleri bu hakikatleri bizler de kaynaklardan öğreniyor, yaşantımıza aktarmaya çalışıyoruz. Sevdiklerimize onu anlatıyoruz, kâinat sarayındaki eşsiz rehberliğini, mesajlarını…
    Kıyamete kadar devam edecek bu Nur silsilesi…

    Asr-i Saadet modelı
    Bediüzzaman Hazretleri 19. Söz isimli muhteşem eserinde Rabbimizi bize tarif eden üç küllî muarriften bahseder. Kâinat kitabı, Kur’ân-ı Kerim ve Peygamberimiz’dir bunlar. Mesnevî-i Nuriye isimli eserinin bir başka yerinde bunlara bir dördüncüsünü daha ekler: Fıtratı zîşuur olan vicdanımız. Peygamber Efendimiz (asm) Kâinat Sultanının fermanı olan Kur’ân’ı, kâinat sarayının sırlarını, vicdanımızı, teker teker izah eder, Sultanı nasıl tarif ettiklerini gösterir kendisine kulak verenlere…
    Şimdi dilerseniz o saadet asrına hayalen bir yolculuk yapalım ve o eşsiz Rehberin (asm) kâinat kitabını, Kur’ân’ı nasıl okuduğuna ve insanın vicdanına nasıl seslendiğine “ummandan bir katre misâli” bakalım:

    Gökyüzünü tefekkür
    Hz. Peygamberin amcasının oğlu ve ümmü’lmü’minîn Hz. Meymune’nin (ra) yeğeni olan Abdullah bin Abbas (ra) anlatıyor. O sıralarda yaşı on beş civarında bir genç ve Resullullah’ın yanında onun bir gecesini nasıl geçirdiğine şahit olmuş. Peygamberimiz (asm) uyanmış ve evin avlusuna çıkıp yıldızları uzun uzun tefekkür etmişti. Sonra da “Muhakkak ki göklerin ve yerin yaratılışında ve gece ile gündüzün ardarda gelişinde akıl sahipleri için âyetler (deliller) vardır” âyetini okumuştu. “Onlar göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler. ‘Rabbimiz’ derler ‘Sen bunu boşuna yaratmadın’ âyetini de eklemişti. (Buhârî)
    Hz. Ayşe (ra), bu hâli Resulullah’ın gece tefekkürüne dair umumî bir hâl olarak rivayet etmekte ve biraz önce zikrettiğimiz tefekkür âyetlerini okuduktan sonra şöyle dediğini anlatmaktadır: “Bu âyeti okuyup da uzun uzun tefekkür etmeyenin vay hâline!”
    Şehir hayatının bitmek tükenmek bilmez koşuşturmaları esnasında gözlerimizi kaldırıp, kâinat kitabının bu en geniş tevhid levhalarından biri olan gökyüzünü tefekkür ediyor muyuz? Güneşin ve ayın gün içindeki dönüşümlerini, hava zerrelerini, kuşları, yağmuru, rüzgârı, doluyu, karı, ilkbaharın kokusunu…
    Tefekkür etmiyorsak eğer, Hz. Ayşe’nin (ra) aktardığı gibi “Vay halimize!”

    Gıydığı en son elbıse!
    Mus’ab bin Umeyr (ra), Mekke’nin önde gelen ailelerinden birine mensup, yakışıklı, güzel giyinmeyi çok seven, herkesin gıpta ile izlediği bir gençti. İslâma girdiğinde idealleri uğrunda hayatında keskin bir dönüş yaptı. Mekke’yi terk edip Medine’ye yerleşti, Ensara iman hakikatlerini öğretmeye başladı.
    Uhud Harbinde şehit düştüğünde vücudunu örtecek bir kefen bulamadılar. Üzerindeki kaftanı ise yeterince vücudunu örtecek büyüklükte değildi. Başı örtüldüğünde ayakları, ayakları örtüldüğünde başı açıkta kalıyordu. Peygamberimiz (asm) çok değer verdiği bu genç sahabesini gözyaşları içinde defnederken “Baş tarafını kaftanı, ayaklarını ise ızhır otu (bir çeşit kokulu ot) ile örtünüz” diye emretti ve “Mü’minlerden öyle yiğitler vardır ki, onlar Allah’a verdikleri sözde sadakat gösterdiler. Onlardan bazıları şehid oluncaya kadar çarpışacağına dair yaptığı adağını yerine getirdi… Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler” (Ahzab Sûresi, 23.) âyetini okudu.
    Evet, güzel giyinmeyi sevmesi ve yakışıklılığı ile tanınan Mus’ab bin Umeyr şehit olduğunda, ottan bir kefene sarılmıştı. Şehitlerin üzerlerindeki kanları ve kanlı kıyafetleriyle gömülmelerini onu toprağa defnettikten sonra emretmişti Efendimiz (asm).
    Moda, marka esaretine hapsedilmeye çalışılan günümüz gençliğinin Mus’ab bin Umeyr’den (ra) alacağı dersler yok mudur?

    Onlar göktekı yildizlar gıbı…
    Evet, Sahabeler, Peygamberimizin (asm) benzetmesiyle gökteki yıldızlar misâli, asırlardır kesret çöllerinin karanlıklarında kaybolmaya yüz tutan inananlara yol gösteriyor, hakikati sunuyorlar.
    Teknolojinin sunduğu türlü çeşit oyuncakların ve cazibedar eğlencelerin “kuşatma”sında olan günümüz inananlarının, özellikle de gençlerinin şüphesiz onların bu eşsiz hayatlarından alacakları çok dersler var!
    Cazibedar bir fitne içinde bulunan ve daha aklını kaybetmemiş gençlere Bediüzzaman Said Nursî’nin eserleri, Nur Risâleleri “Asrı Saadet modeli” bir hayat tarzını, hayat felsefesini asrın ihtiyaçlarına uygun tarzda sunmakta. Ölümü ve ölüm sonrası hayatı, ahiret âlemini unutturmaya yönelik, cehennem hurileri eşliğinde sunulan bu cazibedar, büyülü, umumî atmosferi etkisiz hâle getirebilecek tek iksir iman ve Kur’ân hakikatlerini ilmîmantıkî delillerle ispat eden Risâle-i Nurlar… Ruhumuzu, kalbimizi, aklımızı, bütün duygularımızı iman hakikatleriyle inkişaf ettirip, muhtaç olan gönüllere “haz ve hız asrının insanlarına” lâyıkıyla ulaştırmaya çalışıyoruz değil mi? Hiçbir engel tanımadan. Tıpkı sahabeler gibi…

    12.04.2009

    E-Posta: yasemin@yeniasya.com.tr


Konu Kapatılmıştır

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kur'an-ı Hakîm.....
    By gamze-i_dilruzum in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.11.12, 21:19
  2. Risale-i Nur'da Ahmed Hüsrev Abinin İsminin Geçtiği Yerler
    By Hamdım.Pişdim.Yandım in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.12.08, 18:46
  3. Rabbin Gahhar İsminin Tecelli Ettiği Anlar
    By sinepuryan in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 10.02.08, 20:07
  4. İsminin Hakkını Ver...!
    By Yeni Said in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.05.07, 16:13
  5. Risalede Allah İsminin İşareti
    By ademyakup in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 12.01.07, 09:20

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0