+ Konu Cevaplama Paneli
6. Sayfa - Toplam 6 Sayfa var BirinciBirinci ... 4 5 6
Gösterilen sonuçlar: 51 ile 60 ve 60

Konu: "Büyümemişler" Grubundaysanız Evlenmeyin!

  1. #51
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Neden olgunlaşılamıyor ?

    Erkekler için :
    Erkekleri kadınlardan ayıran bazı ahlak-ı hasene vardır. Mesela cömertlik , cesaret , yiğitlik vb. bu haseneler şer'an kadınlarda ahlak-ı seyyiedendir( Hattâ erkeklerde iki güzel haslet olan cesaret ve sehâvet kadınlarda bulunsa, bu emniyete ve sadakate zarar olduğu için, ahlâk-ı seyyiedendir, kötü haslet sayılırlar. bkn: tesettür risalesi) Fıtratlarına yerleştirilen bu seciyelerin inkişafı için erkek çocukların babaları ile vakit geçirmeleri gerekiyor.Anne ve kız kardeşler tarafından çepeçevre sarılan bir erkekde ona has seciyeler inkişaf edemiyor hatta kadınlara mahsus bazı seciyeler sirayet dahi edebilmektedir. Eskiden erkekler işlerine erkek evlatlarını dahi götürebilir beraber vakit geçirirlerkende çocuk babasını rol model alır fıtratı gün yüzüne çıkardı. Ama şimdi baba çocuk için müsait ve münasib olmayan işine sabah erkenden gidiyor anca akşam eve geliyor yemek yiyip belki iki sohbetten sonra yatılıyor.Çocuk bütün gün ""fıtratı nazik ve zayıf olan "annesiyle beraber olunca haliyle gelişim ona göre oluyor

    Taife-i nisa için ;
    Bugün mağlesef sanki adeta Allah ' ın farz kıldığı bir emir gibi (!) gerek mutaassıb gerek ehl-i dünya, çoğunluğun derdine düştüğü üniversite-kariyer-ayakları yere bassın-bir dayanağın olsun- mantığı ile kızlar daha ilk okuldan (hatta anaokul,kreş saymıyoruz) 22-23 yaşlarına kadar sabahtan ikindi- akşam vakitlerine kadar sınıftı, okuldu sokaktı cafeydi derken evde Kuran ' ın kadına asıl verdiği sorumluluk olan temizlik , nezafet , müdir-i dahilî olup sadakat , kanaat ve benzeri seciyeler devamlı evin haricinde vaktini geçiren nisa taifesinin bilhassa gençlerinde inkişaf edemiyor.Mağlesef bilinçsiz anneler " aman çocuğum dersine çalışsın evlenince çok yemek yapar , çok ütü yapar çok bulşaık yıkar diyip bu tarz işlere hiç bulaştırmıyor.
    Halbuki gaye ona evi temizletmek değil sorumluluk , nezafet duygularını aşılatmak olmalı.Babalarından ve kocalarından çok çekmiş bir önceki nesil olan annelerimiz yaşadıkları ifratlardan dolayı kızlarına olan terbiyede tefrite düşüp hiç bir şeye bulaştırmıyorlar. Bugün ehl-i din olan bir hanıma kocasından sokağa çıkarken izin almak çok ağır gelebiliyor.Eve , eşinden geç gelip yemeğin ütünün aksamasından dolayı yaşanan tartışmalar az değil bu camiada da çok vuku buluyor bizler şahidiz.İşte bunlar hep feminist deccaliyet akımınında etkisiyle erkekleştirilen hanımların daha en başta yanlış yetiştirilmelerinden kaynaklanıyor.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  2. #52
    Gayyur Aklarte_ist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    39
    Mesajlar
    52

    Standart

    Alıntı gulsah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Neden olgunlaşılamıyor ?

    Erkekler için :
    Erkekleri kadınlardan ayıran bazı ahlak-ı hasene vardır. Mesela cömertlik , cesaret , yiğitlik vb. bu haseneler şer'an kadınlarda ahlak-ı seyyiedendir( Hattâ erkeklerde iki güzel haslet olan cesaret ve sehâvet kadınlarda bulunsa, bu emniyete ve sadakate zarar olduğu için, ahlâk-ı seyyiedendir, kötü haslet sayılırlar. bkn: tesettür risalesi) Fıtratlarına yerleştirilen bu seciyelerin inkişafı için erkek çocukların babaları ile vakit geçirmeleri gerekiyor.Anne ve kız kardeşler tarafından çepeçevre sarılan bir erkekde ona has seciyeler inkişaf edemiyor hatta kadınlara mahsus bazı seciyeler sirayet dahi edebilmektedir. Eskiden erkekler işlerine erkek evlatlarını dahi götürebilir beraber vakit geçirirlerkende çocuk babasını rol model alır fıtratı gün yüzüne çıkardı. Ama şimdi baba çocuk için müsait ve münasib olmayan işine sabah erkenden gidiyor anca akşam eve geliyor yemek yiyip belki iki sohbetten sonra yatılıyor.Çocuk bütün gün ""fıtratı nazik ve zayıf olan "annesiyle beraber olunca haliyle gelişim ona göre oluyor

    Taife-i nisa için ;
    Bugün mağlesef adeta Allah ' ın farz kıldığı bir emir gibi gerek mutaassıb gerek ehl-i dünya çoğunluğun derdine düştüğü üniversite-kariyer-ayakları yere bassın-bir dayanağın olsun- mantığı ile kızlar daha ilk okuldan (hatta anaokul,kreş saymıyoruz) 22-23 yaşlarına kadar sabahtan ikindi- akşam vakitlerine kadar sınıftı, okuldu sokaktı cafeydi derken evde Kuran ' ın kadına asıl verdiği sorumluluk olan temizlik , nezafet , müdir-i dahilî olup sadakat , kanaat ve benzeri seciyeler devamlı evin haricinde vaktini geçiren nisa taifesinin bilhassa gençlerinde inkişaf edemiyor.Mağlesef bilinçsiz anneler " aman çocuğum dersine çalışsın evlenince çok yemek yapar , çok ütü yapar çok bulşaık yıkar diyip bu tarz işlere hiç bulaştırmıyor.
    Halbuki gaye ona evi temizletmek değil sorumluluk , nezafet duygularını aşılatmak olmalı.Babalarından ve kocalarından çok çekmiş bir önceki nesil olan annelerimiz yaşadıkları ifratlardan dolayı kızlarına olan terbiyede tefrite düşüp hiç bir şeye bulaştırmıyorlar. Bugün ehl-i din olan bir hanıma kocasından sokağa çıkarken izin almak çok ağır gelebiliyor.Eve , eşinden geç gelip yemeğin ütünün aksamasından dolayı yaşanan tartışmalar az değil bu camiada da çok vuku buluyor bizler şahidiz.İşte bunlar hep feminist deccaliyet akımınında etkisiyle erkekleştirilen hanımların daha en başta yanlış yetiştirilmelerinden kaynaklanıyor.
    En Az Tanıdığım Kendi Ruhumdur

  3. #53
    Gayyur Aklarte_ist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    39
    Mesajlar
    52

    Standart

    kadın merhametli olmalı..erkekte emanete sadık
    En Az Tanıdığım Kendi Ruhumdur

  4. #54
    Yasaklı Üye forumdayim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Bulunduğu yer
    almanya
    Yaş
    63
    Mesajlar
    166

    Standart

    burda sahsi kanaatimi belirtmek isterim... erkeklerin 25 inden sonra kizlarimizinda 20 sinden sonra evlenmelerini tavsiye ederim... bu yaslarda genel itiubariyle kisilikler oturmus olur ... ondan sonra istedikleri nin tarafina yakin oturabilirler... ben burda sahsi düsüncemi belirteyim, kiz anneleri kizlarina düskün olurlar... eger erkek kendine güveniyorsa!!! kiz tarafina yakin oturmanin sayisiz faydalarini görür...

  5. #55
    Ehil Üye hicap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    1.035

    Standart

    Alıntı forumdayim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    burda sahsi kanaatimi belirtmek isterim... erkeklerin 25 inden sonra kizlarimizinda 20 sinden sonra evlenmelerini tavsiye ederim... bu yaslarda genel itiubariyle kisilikler oturmus olur ... ondan sonra istedikleri nin tarafina yakin oturabilirler... ben burda sahsi düsüncemi belirteyim, kiz anneleri kizlarina düskün olurlar... eger erkek kendine güveniyorsa!!! kiz tarafina yakin oturmanin sayisiz faydalarini görür...
    S.A. Bu yaş sınırını aşağılara çekmenin bir yolu olmalı.Yani insanlar ergen olmadan
    hayat için tüm gerekli bilgileri almalı ve islami yönden donanım kazanmalı.(daha doğrusu ebeveynleri tarafından kazandırılmalı) Aynen üsve-i hasene olan peygamberimizin(sav) hayatında olduğu gibi.Böylelikle hayattaki bir çok çirkinlik önlenmiş olur.
    s.a.

    TAİF' TE TAŞLANMAK;MEDİNE'DE AÇ KALMAK; UHUD'DA YARALANMAKDA SÜNNET...


  6. #56
    Yasaklı Üye forumdayim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Bulunduğu yer
    almanya
    Yaş
    63
    Mesajlar
    166

    Standart

    Alıntı hicap Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    S.A. Bu yaş sınırını aşağılara çekmenin bir yolu olmalı.Yani insanlar ergen olmadan
    hayat için tüm gerekli bilgileri almalı ve islami yönden donanım kazanmalı.(daha doğrusu ebeveynleri tarafından kazandırılmalı) Aynen üsve-i hasene olan peygamberimizin(sav) hayatında olduğu gibi.Böylelikle hayattaki bir çok çirkinlik önlenmiş olur.
    s.a.
    hayattaki cirkinlik derken gayri mesruya yönelmek olarak anliyorum... bizim yönlendirmemiz bu gayri mesruya yönelmemesi olmalidir... oysa daha gencken evlenmeleri durumunda, ileriye dönük aileler arasi huzursuzlugu cözmede sikintilari cok fazla olacagini tahmin ediyorum...
    yinede bizim verdigimiz yas idealdir... yanliz kisilerin bunu basarmasi bir cok sebebten cok zor....

  7. #57
    Pürheves bgmnrchn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    akdeniz
    Mesajlar
    154

    Standart

    Alıntı sukut Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bu arada eşitlik adaletsizliktir
    evet.. kesinlikle katılıyorum.. sanırım lisedeydim hocaya eşit davranmadığı için şekva eden arkadaşlar vardı..

    hocamz 'sizler eşit değilsinz! derslernz eşit değil, bana saygınz eşit değil, kabiliyetlerinz eşit değil v.s....

    eşit davranırsam işte o zaman haksızlık etmiş olmaz myım? diye güzel bir ders vermşti..

    Fâniyim, fâni olanı istemem.

    Âcizim, âciz olanı istemem.

    Ruhumu Rahmana teslîm eyledim, gayr istemem.


    İsterim, fakat bir Yâr-ı Bakî isterim.


    Zerreyim, fakat bir Şems-i Sermed isterim.


    Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudatı umûmen isterim.




    [Sözler, s. 205]


  8. #58
    Ehil Üye hicap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    1.035

    Standart

    Alıntı forumdayim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    hayattaki cirkinlik derken gayri mesruya yönelmek olarak anliyorum... bizim yönlendirmemiz bu gayri mesruya yönelmemesi olmalidir... oysa daha gencken evlenmeleri durumunda, ileriye dönük aileler arasi huzursuzlugu cözmede sikintilari cok fazla olacagini tahmin ediyorum...
    yinede bizim verdigimiz yas idealdir... yanliz kisilerin bunu basarmasi bir cok sebebten cok zor....
    S.A. Zaten bilinçli,donanımlı ve bilgili ailelerin aynı şekilde yetiştirdikleri çocuklarından bahsediyorum.Ama bunun olabilmesi için sanırım uzun zamana ihtiyaç var.Beşerin, 'herşeyi Mevla için yapma' düşüncesini sindirmesi gerek....bunun içinde çoook uzun zaman...
    s.a.

    TAİF' TE TAŞLANMAK;MEDİNE'DE AÇ KALMAK; UHUD'DA YARALANMAKDA SÜNNET...


  9. #59
    Yasaklı Üye emrahh - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesajlar
    82

    Standart

    Ali FERŞADOĞLU

    Sakın “Düzeleceğim, örtüneceğim” vaadlerine aldanmayın!




    “Sözlüm, nişanlım, ‘Evlendikten sonra namaza başlayacağım, alkolü bırakacağım, örtüneceğim!’ diyor. Nasıl yaklaşmalıyız?” şeklindeki sorulara cevabımız şöyle:

    Evet, bazıları gerçekten evlendikten sonra, sözünde duruyor; eski çarpık yaşayışını tamamen terk ediyor; örtünüyor, alkolü bırakıyor ve nezih bir hayata başlıyor. Bunun pek çok örneklerine şahit oluyoruz…

    Ancak, tersi de mümkün, vaki ve bunlara da şahidiz maalesef! Resmî nikâh yapana kadar yaldızlı sözlerle nişanlılarını etkiliyor—meseleyi kendince—resmî nikâh ile sağlama bağladıktan sonra eski hayatına devam ediyor!

    Dolayısıyla işin nasıl sonuçlanacağını bilemeyeceğimize göre; en emin ve kestirme yol, sözlü veya nişanlıya şu teklifte bulunmaktır:

    “Madem alkolü terk etmeye, tesettüre girmeye, nezih bir hayat yaşamaya karar verdin, neden evlenmeyi ve resmî nikâhı bekleyelim? Hemen şimdi, söz verdiklerini yerine getir, görelim!”

    Ve “sözlülük ile nişanlılık” devresini muhatabın durumuna göre, en az “altı ay, bir veya iki sene” olarak belirleyin. Bu zaman zarfında onu gözlemleyin. Sözünde duruyorsa mesele yok!

    Bu meyanda, kimisi de sevdiği veya evlenmeyi düşündüğü gencin içinde bulunduğu sosyal yapılanma olan cemaat ve tarikate gireceğini, o eserleri okuyacağını, sohbet ve zikir halkalarına katılacağına söz verir. Kimi zaman muhataplar da bu parlak sözlere inanır. Meseleyi anladıktan sonra da iş işten geçer! Şu halde aynı metodu uygulamak en sağlam yol:

    “Madem Risâle-i Nur eserlerini okuyacağını, derslere gideceğini; tarikate gireceğini ve zikir halkalarına katılacağını söylüyorsun… Eğer ciddî ve samimî isen, neden evlendikten sonra? Buyurun hemen şimdi!” deyip sözünde duracağı, vaadini yerine getireceği fırsatı tanımalısınız.

    Evet, her cemaat ve tarikatın meslek ve meşrebi farklıdır. Bu farklılıklar hayata bakış açısından, çocuk eğitim ve terbiyesinden, hizmet tarzına kadar yansır. Eğer burada bir uyum yoksa; hem anlayış, hem yaklaşım tarzlarında, hem zamanlama açılarından çelişki, sıkıntı ve problemlerin sökün etmesi kaçınılmaz.

    Bu genel bir kaidedir:

    “Birbirine yakın zâtlar birbirini taklid edebilirler, bir cinsten olanlar birbirinin sûretine girebilirler, mertebece birbirine yakın olanlar, birbirinin makamlarını taklid edebilirler. Muvakkaten, insanları iğfal ederler; fakat, dâimî iğfal edemezler. Çünkü, ehl-i dikkat nazarında alâküllihâl, etvâr ve ahvâli içindeki tasannuâtlar (yapmacıklıklar) ve tekellüfâtlar (göstermelikler) sahtekârlığını gösterecek; hilesi devam etmeyecek. Eğer, sahtekârlıkla taklide çalışan, ötekinden gayet uzaksa, meselâ âdi bir adam, İbni Sînâ gibi bir dâhîyi ilimde taklid etmek istese ve bir çoban bir padişahın vaziyetini takınsa, elbette hiç kimseyi aldatamayacak; belki kendi maskara olacak. Herbir hali bağıracak ki, ‘Bu sahtekârdır!’

    “…Nasıl bir yıldızböceği bin sene tekellüfsüz hakikî bir yıldız olarak rasat ehline görünsün? Hem, bir sinek, bir sene tamamen tavus sûretini tasannu’suz, temâşâ ehline göstersin? Hem, sahtekâr, âmî bir nefer, nâmdar, âlî bir müşirin tavrını takınsın, makamında otursun, çok zaman öyle kalsın, hilesini ihsâs etmesin? Hem, müfteri, yalancı, itikadsız bir adam, müddet-i ömründe dâimâ en sâdık, en emîn, en mûtekid bir zâtın keyfiyetini ve vaziyetini en müdakkik nazarlara karşı telâşsız göstersin…”1

    Evet, prensiplerinizi ortaya koyun ve arkasında durun. Bu teklifler ve denemeler ayıp değil, günah değil! Bilâkis alkışlanacak, iftihar edilecek ve sevap kazandıracak yaklaşımlardır.

    Sakın, “Evlendikten sonra ben onu düzeltirim!” gibi bir yanılgıya da düşmeyin. Zira, bu yaşa gelene kadar kendilerini değiştiremediler, kimse de onları düzeltemedi… Bununla birlikte düzelenlerin varlığını da inkâr edemeyiz. Ancak, bunlar istisnadır. İstisnaya göre değil, genele göre hareket etmeliyiz. Sizin düzeltmeniz belki mümkün. Ama, olağanüstü bir bilgi ve maharetin yanında olağanüstü bir efor da sarfetmelisiniz!

    ***

    Bununla birlikte meselenin şu boyutunu da nazara almamız gerekir: İnsanız ve nefis taşıyoruz. Hz. Yusuf (as), peygamber olduğu halde nefsini temize çıkarmadığına göre, hiçbirimiz nefsimizi tebrie edemez. Beşeriz, şaşarız. Kusurlarımıza şu ölçü perspektifinden bakmalıyız:

    “Nefsini itham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiâze eder. İstiâze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etse, affa müstehak olur.”2

    “Hasenâtı seyyiatına, sevâbı hatâsına tereccüh edenler, mağfiret ve affa müstehaktırlar.”3


    Dipnotlar: 1- Sözler, s. 170.; 2- Lem’alar, s. 91.; 3- Münâzarât, s. 13.

    13.08.2009
    Önceki Yazıları


    (12.08.2009) - Kürt-Türk, Doğu problemi Bediüzzaman’la hallolur!

    (11.08.2009) - Diğergâm biriyle evlenirseniz, huzuru bulursunuz

    (10.08.2009) - İyiliksever, cömert ve paylaşımcı birisiyle evlenin

    (09.08.2009) - Mütevazı bir eş, mutluluk kaynağıdır

    (08.08.2009) - Muktesit bir eş bulun, maksada ulaşın!

    (07.08.2009) - Seçeceğiniz eş müteşekkir mi?

    (06.08.2009) - Mütevekkil ve kanaatkâr bir eş seçin

    (05.08.2009) - Müsbet/olumlu bakışa sahip olan biriyle evlenin

    (04.08.2009) - Şefkat duygusu doğru kullanılabilmeli

    (03.08.2009) - Müşfik bir eş seçerseniz…


    E-Posta: afersadoglu@hotmail.com fersadoglu@yeniasya.com.tr

    http://www.yeniasya.com.tr/2009/08/1...fersadoglu.htm

    __________________

  10. #60
    Ehil Üye Ararad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    3.961

    Standart

    Olası aile içi sorunlarda en müessir tutum
    “ Peygamberim olsaydı nasıl davranırdı ?
    Ne söyler ?
    Ne yapardı ? “ gibi
    Ölçülerle davranmaktır.

    Bunun için Peygamberi bir hayatı
    bilmek ve
    yaşamak lazımdır...
    Hak ile iştigal etmezsen
    batıl seni istila eder...

    İ. Şafii.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Yalnızca "La İlahe İllallah" Demek Yeterli midir? "Muhammedür Resulullah" Demeden?
    By ZÜMRÜT in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 25.04.17, 13:15
  2. "Ene" ve "Zerre"den İbaret Bir "Elif" Bir "Nokta"dır.
    By Ene-Zerre in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 29
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:29
  3. Hayatıyla bir "Elif" yazar, "Vav" vuslatıyla yürür, yüreği "Hu" okur..
    By gamze-i_dilruzum in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:28
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.09.08, 13:57
  5. "Vücudunu, Mucidine Feda Et" ve "Ruhumu Rahmana Teslim Eyledim" Ne Demektir?
    By sahabe86 in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 24.07.08, 15:22

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0