+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9

Konu: Aile İçi Karate ve Judo Çalışmaları

  1. #1
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Post Aile İçi Karate ve Judo Çalışmaları

    Yasemin GÜLEÇYÜZ
    Aile içi karate ve judo çalışmaları



    GEÇTİĞİMİZ dönemlerde TV ekranlarında hep gülümseyerek hatırladığımız iki tip vardı: İtilmiş ve Kakılmış. Temizliğe gidip evdeki tembel kocasına para yetiştirmeye çalışan, buna rağmen dayaktan kurtulamayan Bayan Kakılmış kocasını ahbaplarına “Kısaca ‘it’ diyebilürsünüz!” diyerek tanıtır, hıncını alırdı kendince.

    Evet aile içi şiddet sadece bizim toplumumuza has bir olay değil. Eğitimli, eğitimsiz, kadın, erkek, çocuk, genç, ihtiyar demeden bütün fertleri içine alan bir insanlık problemi. “Güçlü olan haklıdır, zayıfı ezer” zalimâne prensibinin hayvânî bir tezahürü.

    Geçtiğimiz günlerde bir Hocaefendi eşinden dayak yiyen kadınların karate ve judo gibi sporları öğrenmesini, erkek bir vuruyorsa kadının iki vurmasını tavsiye edince medyaya bol malzeme çıktı.

    Şurası bir gerçek ki, “şiddet her zaman şiddet doğurur, ateş söndürmeye körükle gidilmez”. Eşinden tokat yiyen kadının karşılığı aynı cinsten olursa, galeyana gelmiş öfke çok daha büyük patlamalarla tezahür edecektir. Bu da ailede cehennemvârî sahneleri gündeme getirecektir.

    Şefkat dininin temsilcisi rahmet Peygamberinin (asm) aile yaşantısı gözler önündedir. Mü’minlere tavsiyeleri de ortadadır. O eşlerini ve dostlarını hiçbir hareket ve sözle küçük düşürmez, her zaman özenle ve hoşgörüyle davranırdı.

    Sabır ve emekle tıpkı bir çiçeği yetiştirircesine özenle kendi özümüze, eşimize, çocuklarımıza yaklaşmamız gerekiyor ki ailelerimiz cennetten bir köşe, dış dünyanın tahribatlarından korunabileceğimiz bir sığınak olabilsin.
    Karate, judo, tekme ve tokada değil, sabır, şefkat, muhabbet ve hoşgörüye ihtiyacımız var! Hele de bu asrın insanları olarak!

    Bir aile hikâyesi

    RAHMETLİ babacığımın aile tarihine ait tatlı tatlı anlattığı o kadar çok hikâyecik vardı ki, bu da onlardan bir tanesi işte. Yaklaşık 150 yıl öncesine ait…

    Osmanlı Devletinin hasta adam olarak tanımlandığı dönemlerde bile kadınların hukuku noktasında ne kadar titiz olduğunun en canlı delillerinden bir tanesi bu hikâyecik benim için.

    Babamın babaannesi büyük dedemizle evlenmeden önce ilk evliliğini köyünden bir gençle yapar. Ne var ki, karısını çok seven bu genç, asabî mizaçlı ve küfürbazdır. Sinirlendiğinde öyle sözler sarf etmektedir ki, büyük babaanneyi adeta hasta etmektedir. Kızının haline daha fazla göz yumamayan babası onu alır ve şimdi Elazığ Osmanlıdaki adıysa “El Aziz” olan şehre götürür, Kadıya çıkarlar ve durumu anlatırlar. Kızı sorgulayan Kadı Efendi, damadı da çağırır ve savunmasını dinler. “Küfürbazım, ama eşimi seviyorum” itirafları işe yaramaz. Kadı şer’î hükümler gereğince evliliği bitirir. Büyük babaannemiz de çocuksuz bir dul hanım olarak ikinci evliliğini, yine dul bir bey olan büyük dedemizle yapar.

    Değil elle, dil ile dahi şiddet uygulamak boşanma sebebi olmuştur.
    TV’de aile içi şiddet tartışmaları konusunda uzmanları dinlerken hatırladığım yaşanmış bu ibretli hikâyeciği aktarayım istedim.

    Şefkat dininden beslenmiş “Gelinliğinle çıktın, kefeninle gelebilirsin!” demeyen, kızının hukukuna duyarlı bir baba, adaletli bir Kadı Efendi ve değer verildiğinin bilincinde olan, yaşadıklarını torunlarına anlatan şuurlu bir Osmanlı hanımı...
    Osmanlının son dönemlerinden düşündürücü bir kare…

    Tarih yargılar

    BEDİÜZZAMAN Hazretleri Kur’ân-ı Kerim’in tesettür ile ilgili âyetlerini tefsir ettiği için kullandığı iki cümle yüzünden 1935’te Eskişehir Mahkemesinde yargılanır, talebeleriyle birlikte 11 ay hapse mahkûm edilir.

    Mahkeme safahatını değerlendirirken kullandığı şu ifadeler ne kadar da ilginçtir: “…Müellifinin mahkûmiyetine sebep gösteren bir mahkeme kendini ve hakimlerini ebedî mahkûm eylemiş.”

    Geçtiğimiz günlerde başörtüsü konusunda Anayasa Mahkemesinin gerekçeli karar açıklamalarını dinleyip de Bediüzzaman’ın yıllar önce söylediği bu sözleri hatırlamamak mümkün mü?

    Evet tarihe intikal eden her bir yanlış, aradan asırlar geçse de yeniden yeniye yargılanır ya insanların zihinlerinde. İşte Anayasa Mahkemesinin bu son kararı da, tartışılacak, yargılanacak.

    Yetmiş yıl önce gerçekleşen Eskişehir Mahkemesi savunmalarını okurken, yargıyı nasıl yargılıyorsa zihinler, gelecek yıllarda AYM’nin kararları da yargılanacak.

    Zira doğru söyleyen tarih hakikate en güzel şahittir.

    02.11.2008

    E-Posta: yasemin@yeniasya.com.tr





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  2. #2
    Vefakar Üye yuksek-Sadakat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    313

    Standart

    Makul yaklasim budur.Allah razi olsun.

  3. #3
    Müdakkik Üye vakti_nehar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    969

    Standart

    hıkayecıge bayıldım zaten hadıstede en hayırlınız esıne en ıyı davranandır demıyormu peygamberımız...yuregıne saglık yasemın ablamın cok guzel bır yazıydı allah razı olsun paylastıgınız ıcın...

    " Eğer şu fânî dünyada bekâ istiyorsan, bekâ fenâdan çıkıyor, nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın...."

    Anlam demek, Allah demektir.

    Sonuç, sevgi Allah demektir.

    "İnşallah" derse Yakaran...

    "İnşa" eder YARADAN.

    SaFLaRı eZeNi aSLaN SaNMA aSıL NeFSiNi eZeBiLeN aSLaNDıR
    MEVLANA


  4. #4
    Gayyur sahin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    52

    Standart

    yani şiddet uygulamayın,, boşanın... ezcümle i netice

  5. #5
    Gayyur harbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    109

    Standart

    Kadının dövülmesinin kadının fiziksel zayıflığından kaynaklandığını herkes biliyor...
    Demek ki erkekler bu avantajı kullanıyorlar.
    Caydırıcılık açısından judo ve karete okullarına kız çocuklarının gönderilmesi makul bir teklif bence de...Aile içi tam saadet böyle sağlanır!...
    Öteki türlü sadece erkek saadet içinde olurken , kadınlar için ise mariz bir kadının alil uzvun reçetesi ittibaı kocadır anlayışı hüküm sürüyor....

  6. #6
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    Ya bu sözlerim bazı bayanların tepkisini almama sebep olabilir ama ben gözlemlerimi sadece paylaşmak istiyorum.
    Bazı bayanlarda kendini kocasına dövdürtmek için elinden gelen her şeyi yapıyor yani erkeği tahrik ediyor ve oda eğer sinirlerine hakim olamayan bir insansa zaten kaba kuvvete baş vuruyor..
    Bu sözlerimden yine bir genelleme çıkarmazsınız inşallah.Yani Allah kimseyi ahlaksız şerli insanların şerrine uğratmasın ama bazende kadınında dilini tutması gerekiyor...


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  7. #7
    Pürheves bab-ı esrar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    202

    Standart

    teşekkürler ama karar veremedim gülelim mi ağlayalım mı. çünkü dayak kadına da olsa erkeğe de olsa çok kötü bir olaydır. allah hepmizi iyilerle karşılaştırsın
    kainataa en gür sada islamın gür sadasıdır...

    bediüzzaman said nursi

  8. #8
    Müdakkik Üye ErekNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Van-Horhor
    Yaş
    39
    Mesajlar
    854

    Standart

    Yetmiş yıl önce gerçekleşen Eskişehir Mahkemesi savunmalarını okurken, yargıyı nasıl yargılıyorsa zihinler, gelecek yıllarda AYM’nin kararları da yargılanacak.


    bırakalım mahkeme-i kübraya



    Risale-i Nur bir derece muvaffak oluyorsa,
    bunun sırrı işte budur. Said yoktur.
    Said’in kudret ve ehliyeti de yoktur.
    Konuşan yalnız hakikattir,
    hakikat-i imaniyedir
    çünkü DAVAM DEVAM iledir
    vanasyanur


  9. #9
    Müdakkik Üye CAN KARDEŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    zonguldak
    Yaş
    44
    Mesajlar
    885

    Standart

    Sabır ve emekle tıpkı bir çiçeği yetiştirircesine özenle kendi özümüze, eşimize, çocuklarımıza yaklaşmamız gerekiyor ki ailelerimiz cennetten bir köşe, dış dünyanın tahribatlarından korunabileceğimiz bir sığınak olabilsin.
    Karate, judo, tekme ve tokada değil, sabır, şefkat, muhabbet ve hoşgörüye ihtiyacımız var! Hele de bu asrın insanları olarak!

    DOĞRU SÖZE NE DENİR

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Diksiyon Çalışmaları
    By nil in forum Eğitim
    Cevaplar: 40
    Son Mesaj: 15.02.14, 15:19
  2. Hüsn-i Hat Çalışmaları
    By adnadn in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 15.02.09, 11:20
  3. Kardeşimin Hat Çalışmaları
    By ZÜMRÜT in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 23
    Son Mesaj: 12.09.08, 21:37
  4. Gölge Çalışmaları
    By havf_reca in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 12.09.08, 15:14

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0