+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 15

Konu: Konuş Ya Aişe!

  1. #1
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Post Konuş Ya Aişe!

    Konuş Ya Aişe!

    Peygamberimiz eşlerine karşı özel bir ilgi gösterirdi.Onlara özel kelimelerle hitap ederdi.
    Onları sevdiğine dair sevgi sözcüklerini kullanmaktan kaçınmazlardı.
    Aişe'ye (r.a.) özel bir sevgi sözcüğü vardı:
    ''Gözbebeğim.''
    Gözbebeğiydi eşleri onun.
    Onları öyle severdi.
    Onları öyle korurdu.
    Öyle sakınırdı.
    Tüm kem gözlerden saklardı.
    O gözbebeklerini hiç kırmadı.
    Hiç incitmedi.
    Hiç üzmedi.
    Hiç ağlatmadı.
    Hiç azarlamadı.
    Gözbebeği Aişe'ye derdi bazen:
    ''Ya Aişe,konuş,gönlümüz açılsın.''
    Aişesi konuşurdu.
    Eşinin konuşmasını isteyen bir eşti.
    Eşinin konuşmasından gönlü ferahlayan bir eşti.
    Peygamberliğin ağır yüküyle sıkıldığı zamanlarda
    Aişe'sinin elini tutardı.
    ''Ferahlat ya Aişe'' derdi.
    Aişesinin eliyle ferahlardı.

    O aynaydı.
    Yardımcı,arkadaş,yoldaş,
    nazik dost olan Refik'in...

    Önce eşine yedirirdi

    Hz.Peygamber eşlerine yardım etmekten hoşlanırdı.
    Koyunlarını sağar,elbisesini yamar,ayakkabısını tamir ederdi.
    Kadınların her yönden eşlerinden beklediği ilgiyi gösterirdi.Her şeyi eşleriyle paylaşırdı;sıkıntısını,mutluluğunu...
    En önemli konularda onların görüşünü alırdı.Her şeyi birlikte paylaşma alışkanlığını yemeklerinde bile görmek mümkündü Peygamberin.
    Hz Aişe ile yemek yediklerinde her şeyi önce Hz.Aişe'nin yemesini isterdi.
    yeme ve içme konusunda bile onlara öncelik tanırdı.
    Hz.Aişenin anlattığına göre Peygamber yemekte bir şey içilecekse,önce Aişe'ye içirirdi.Sonra kendisi içerdi.
    İçerken de,Hz.Aişe'nin içtiği yerden içmeye dikkat ederdi.
    Bir et yemeği yeniyorsa,mutlaka,Aişe'nin elindeki parçayı alır,onun ısırdığı yerden kendisi de ısırırdı.
    Bu şekilde aile içindeki ''Biz'' kavramını örnekli olarak ders verirken,eşlerini her şekilde memnun edip,onlara yakınlığını ve alakasını davranışlarıyla da gösterirdi.
    Her davranışında eşlerine öncelik verdi.
    Ve o buyurdu:
    ''Ahlakı en güzel olanınız,eşlerine en iyi davrananızdır.''

    O aynaydı:
    Yalnızlara,kimsesizlere yoldaş olan Enis'in...


    Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı?
    Nuriye Çeleğen





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  2. #2
    Dost cennetKusu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    Viyana
    Mesajlar
    23

    Standart


  3. #3
    Gayyur November - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    Aydın
    Mesajlar
    55

    Standart

    Tam yeni nişanlanmak üzereyken ne güzel oldu bunu okumak. Allah razı olsun.





    Çok sıkıldığım zamanlarda cümlelere dalıyorum. Bilmediğim yerlere götürüyorlar beni. Sonra manaları ağlıyor arkamızdan.

  4. #4
    Müdakkik Üye ZÜMRÜT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Bulunduğu yer
    bılmem
    Yaş
    30
    Mesajlar
    651

    Standart

    A.R.O

    DAHA evelde okumuştum hatrllatınz için tekrar tşk.
    Demek, imân bir mânevî Tûbâ-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise mânevî bir Zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor.:

  5. #5
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Alıntı ZÜMRÜT Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    A.R.O

    DAHA evelde okumuştum hatrllatınz için tekrar tşk.

    Amin..ecmain..





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  6. #6
    Ehil Üye BiÇçare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Fabrika...
    Yaş
    25
    Mesajlar
    1.059

    Standart

    paylaşım içn Allah razı olsun...
    KaranLığın En k0yu Siyahndan K0ksaydım
    Sabahın AydınLığına KaLamazdım...

    Yzn Bn...

  7. #7
    Vefakar Üye resuls - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    kayseri
    Yaş
    36
    Mesajlar
    486

    Standart

    Sağolun kardeşim var olun
    selametle
    Güzellerin güzel yüzlerinde güzelliği yaratan, elbette o güzelliğe müştakları da yaratır(Mesnevi-i Nuriye 159.s).....

  8. #8
    Müdakkik Üye Sessiz İklim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    DİYARBAKIR
    Mesajlar
    730

    Standart

    allah razı olsun .çok makbule geçti...

    AşK DediĞiN Ya Allah'tan GeLmeLi...

    Ya ALLah İçİn OLmaLı...

    Ya Da ALLah'a ULaşTıRmaLı;

    YoKSa YerLe Bir oLmaLı...


  9. #9
    Dost GÜNIŞIĞI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Bulunduğu yer
    Trabzon
    Mesajlar
    17

    Standart

    Allah razı olsun.

  10. #10
    Vefakar Üye nur_hadimi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    389

    Standart

    Yıl 2009. Peygamber ümmetinden Mehmet Bey’in işyerinde canı sıkılmıştı. Yeni aldığı Opel marka arabasıyla evinin önüne geldiğinde park yerinin dolu olduğunu gördü. Canı bir daha sıkıldı. Arabayı kaldırımın kenarına park ederken söyleniyordu. Onuncu kattaki dairesine çıkarken asansör de çok ağır işliyordu. Sonra kapıyı çaldı. Sıcak bir tebessümle hanımı açtı kapıyı. Yemek hazırlıyordu. O da ne yine çocuklar ayakkabılarını evin kapısında bırakmışlar, dolaba almamışlardı. “Nerede bu çocuklar?” diye sordu hanımına. Daha sonra da içerideki çocuklarını çağırıp bir güzel fırçaladı. Zaten her zaman böyle yapıp ayakkabılarını dışarıda bırakıyorlardı. Etraf da hırsız kaynıyordu ve Mehmet Bey o ayakkabılara bir sürü para saymıştı.


    Mehmet Bey içeriye girince “kurt gibi açım dedi. Sofrayı hemen hazırla da yiyelim:”

    “Ben sofrayı hazırlıyorum, on beş dakikaya kadar yemek de pişer” dedi hanımı. Mehmet Bey kızgınlıkla baktı hanımına: “ Ben bütün gün iş yerinde bir sürü şeyle uğraşıyorum, kaç tane adamın derdini çekiyorum, sen bir türlü ben gelmeden şu yemeği yetiştiremiyorsun” dedi. O lavaboda ellerini yıkayıp üstünü değişinceye kadar hanımı yemeği yetiştirememesi hakkında pek çok mazeret sıraladı. Yemeği biraz da bu fırçalar yüzünden kös kös yediler. Sadece çocuklar aralarında bir iki atıştı. Bu çeşit çeşit yiyeceklerin bulunduğu sofrada pek iştahları da kalmamıştı.





    Alelacele televizyonun başına oturdu Peygamber ümmetinden Mehmet Bey. Zira ekonomi yine kötü gidiyordu. Borsadaki küçük yatırımı yüzde otuz değer kaybetmişti. Döviz çıkıyordu. Nasıl da ekonomideki bahar havasına aldanıp dövizdeki parasını borsaya yatırmıştı? İşyerinde durmadan borsayı öven arkadaşını hatırladı kızgınlıkla. Neyse ki başbakan her şeyin kontrol altında olduğunu söylüyordu. Mutfakta işini bitiren hanımı elinde çay tepsisi ile odaya geldi. Çocuklar ders çalışmaya gittiler. Hanımı az önceki olumsuz havayı dağıtmalıydı. Çay içerken biraz havadan sudan bahsetti. Mehmet Bey’in bir kulağı televizyondaydı, bir kulağı hanımında. (Nasıl oluyorsa!) Hanımı birkaç defa “beni dinliyor musun” diye sordu. “tabi tabi dedi Mehmet Bey, istersen son söylediğini tekrar edebilirim”

    Biraz sonra yemeğin verdiği rehavetle Mehmet Bey iyice uzandı. Televizyonla hanımı arasında gidip gidip gelmekten de iyice bıkmıştı. Onun gevşediğini fark eden hanımı kafasındaki bambayı patlattı:

    - Biliyor musun x şirketi buzdolabını, çamaşır ve bulaşık makinesini ayda yüz liraya veriyormuş.

    - İyi bizde bunların üçü de var.

    - Olur mu, bak karşıdaki Selda Hanımlar üçünü de değiştirdiler. Her şeyleri yep yeni oldu. Bizim bulaşık makinası öldü ölecek. Buzdolabı da artık yetmiyor. Çocuklar büyüdü. Çamaşır makinesı da çok enerji yakıyor. Şöyle A sınıfı bir şey alalım da elektrikten tasarruf edelim. Bunları da veririz bir fakire, sevap işleriz. Bak zaten….

    Mehmet Bey’in kafası karıncalaşmaya başlamıştı. Artık iki kulağı ile hanımını ve televizyonu takip edemez olmuştu. Oysa her ikisi de mütemadiyen konuşuyor ve bir şeyler anlatıyordu. Kendi kendine söylendi



    - Sus be Ayşe ya! Sus da biraz içimiz rahatlasın. Ne bu böyle her gün dır dır dır…”


    Tabii ki bu sözü Ayşe Hanım duymadı. O hâlâ konuşmasına devam ediyordu. Bu cümleyi 1400 küsur sene önce hanımına “Konuş ey Ayşe!” diyen Peygamber’i duyan melekler işitti. Sonra da yüzyıllar önce hanımına “Konuş ey Ayşe içimiz ferahlasın, diyen bir Peygamberin ümmetinin bugün nasıl olup da, sus ey Ayşe, sus da biraz içimiz açılsın” noktasına geldiklerine şaşırıp durdular…
    GENÇLİK HİÇ ŞÜPHE YOK Kİ GİDECEK.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. sus ve konuş.....
    By seyyah_salih in forum Edebiyat
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 07.08.19, 20:37
  2. Allah'ım Konuş Benimle...!
    By BiÇçare in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 02.02.09, 16:15
  3. Konuş Benimle!
    By slim in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 30.11.08, 10:39
  4. ''Allahım! Benimle Konuş!''
    By Şahide in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.11.08, 10:49
  5. Konuş Benimle
    By AkledenKalb in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12.07.08, 00:39

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0