Toplumun şu an içinde bulunduğu problemlerin önemli bir nedeni olarak, şefkat kavramının sosyal hayat içinde yeterince etkili bir yerde bulunmaması gösterilebilir. Bütün sıkıntıların ve sosyal yaraların alt yapısında sevgi eksikliği daha doğrusu karşılık beklemeyen bir sevgi eksikliği bir şekilde yer alıyor olmalıdır. Sağlıklı bir toplum için en sağlam harç, karşılıksız sevginin en net ifadesi olan şefkat olmalıdır. Bu anlamda şefkatin çok önemli bir sosyal boyutu olsa gerektir.
Sosyal yapının şekillendirilmesi yönünde adımlar atılırken belki de üzerinde durulması gereken en önemli kurum aile ve aile içinde de konum olarak anneliktir. Sosyolojik ve sosyal psikolojik açıdan anneliğin toplum hayatında arz ettiği önem, bu ve ilgili bilimlerce çalışılmalı, bunların topluma anlatıldığı seminerler, konferanslar, paneller gibi faaliyetler düzenlenmelidir. Anneliğin ve annelerin ifa ettiği vazife yalnızca kendi evlatları ile bağlantılı olarak ele alınmamalı, toplumun geneli açısından ve sağlıklı bir toplum oluşması anlamında ifade ettikleri önem ve değer üzerine basılarak vurgulanmalıdır.
Sağlıklı bir sosyal yapı ancak, sevgi ile tesis edilmiş ilişkilerin, sevgi ile kurulduğu toplumlarda mümkün gözükmektedir. Varlığın ve kainatın genel ahengini belirleyen uyumlu ritmin arka planındaki beste de güzellikten gözükmeye doğru uzanan ve muhabbet temasının işlendiği tarzda alemimize uzanmaktadır. Toplumun kaybettiği değerlerin başında belki de sevgi ve varlığın genelini kuşatan muhabbet ritmini kaybetmişlik gelmektedir. Bu noktada toplumun yeniden inşasında ve küreselleşen dünyanın geleceğine yönelik olarak atılan adımlarda şefkat kahramanları olan annelerin ve özellikle annelik konumunun layık olduğu yere yükseltilmesine yönelik adımlar büyük önem arz etmektedir.
Toplumun geleceğini şekillendirecek adımlardan olduğu düşünülen eğitim, sağlık gibi konuların da merkezi yerinde anneler yer almaktadır. Beden ve ruh sağlığı açısından toplumun içinde bulunduğu hali şekillendirmede annelerin önemi fark edildiğinde ve o noktaya yönelik etkili adımlar atıldığında ancak, istenilen sağlıklı toplum hedefi sağlanabilir gözükmektedir. Annelerin statüsüne yönelik adımlar, onların sosyal ve ekonomik sıkıntılarını giderme yolundaki gayretler toplumun geleceğine yapılan yatırımlar olarak algılanmalı ve üzerinde ciddiyetle durulmalıdır. Bu anlamda annelere ve annelik müessesesine yönelik adımlar toplum içinde doktorlara ve öğretmenlere yönelik adımlardan farklı değildir.
Dünyanın sağlıklı geleceği sevgi toplumlarının inşasında yatmaktadır. Bu teşebbüsün başarısında toplum inşasına yönelik faaliyetlerin merkezine şefkat kahramanı olan annelerin ve annelik kurumunun oturtulması elzemdir. Bu, belki de bütün ekonomik ve diplomatik girişimlerin ötesinde bir tesir oluşturacak, şeffaf kavramlar olan sevginin, şefkatin geniş kuşatıcılığı ve sınır tanımaz katı maddelere de nüfuz eden letafeti ile dünyayı ve toplumları derinden etkileyecektir. Bu konu çok önemsenmeli, yakın gelecekte maddi gücün, siyasi etkinliğin, diplomatik girişimlerin değil, sevginin ve duanın etkilerinin çok daha önemli olduğunu herkes tarafından anlaşılacağı bilinmelidir. Gelecekte temel değerlere ve sevgiye yatırım yapan ve duanın gücüne inanan toplumlar kazanacaktır. Bu anlamda Risale-i Nur mesleğinin temel prensiplerinden birinin sefkat olduğu unutulmamalıdır.
Modern toplum her şey gibi anneliği de dejenere etti. Estetik kaygılarla çocuk ve anne arasında acı ama sevgi dolu ilk iletişim olan normal doğum neredeyse tarihe karıştı. Yine aynı estetik kaygılarla pek çok anne, kendileri vasıtası ile yavrularına gönderilen ve apaçık bir rahmet tecellisi, sonsuz sevgiden yavruya bir uzantı olan anne sütünü çocuklarından esirger oldular. Kilo vermiş, makyajlı yüzlerle sadece her istediğinin alınması şeklinde bir sevgiye muhatap olan çocukların birlikteliğinden sağlıklı bir toplum doğmamaktadır. Doğurmak ve emzirmek gibi en fıtri süreçlere dahi dar aklımızla ve tıbbi bir neden olmaksızın müdahaleler hem anne çocuk, hem de fert ve toplum ilişkilerinde ciddi yaralar açmaktadır. Belki de bu yüzden en nihai neticesi muhabbetullah olan kainat kitabını Kur'an ışığında anlamaya ve anlatmaya çalışan Risale-i Nur mesleğinin temel prensiplerinden biri ve yerleştirmeye çalıştığı hakikatlerden biri şefkattir.