Online diyalogtan evliliğe atılan adım

Teknoloji hayatımıza girdikçe varlık algımızın neticesi olan kültürümüzü de etkiler. Bu etkilenme teknolojik hıza paralel yaşanır.

Konunun düşünsel analiz boyutuna yelken açmaya niyetim yok. En azından bu yazıda. Ama teknoloji vasıtasıyla değişen hayat tarzımıza, yaşadığım bir olayı sıcağı sıcağına sizinle paylaşarak, ışık düşürmek istiyorum. Olaya tanıklık etmek üzere dâvet edildim, sizler de benim üzerimden tanıklık edin ve konu üzerinde düşünün diye.

Efendim, az önce bir “nişan merasimi”nden döndüm. Bir Malay (Malezyalı) hanımla bir Türk gencimizin nişanından. Yer Malezya tabii. Her şey çok çabuk gelişti. En iyisi baştan anlatmak.

Geçen Pazertesi, İslâm üniversitesi Araştırma Merkezi’nden bir hanım aradı. Kendisini tanıttıktan sonra önemli bir konuda yardım istedi. Daha sonra konuyu detaylandırdı:

Yeğeni (kızkardeşinin kızı) internet üzerinden bir Türk gençle tanışmış, evlenmek istiyorlarmış. Damat adayı hakkında da hiçbir şey bilmiyorlarmış.

Kız Amerika’da lisans yapmış, hâlihazırda da “Malay üniversitesi”nde “Biyomedikal”da master yapıyor. Kızı ailesinden istemeye gelenler olmuş, o da hep reddetmiş. Son gelen dördüncü damat adayını da kız istemeyince ailesi üzerine gitmiş, o da gerçeği açıklamak zorunda kalmış.

“Türkiyeli bir gençle internet üzerinden görüşüyorum”, demiş. “Ciddiyiz, ileride evlenmeyi düşünüyoruz”, deyince de aile önce telâşlanmış, sonra da kızı caydırmak için; “Eğer delikanlı da ciddiyse, çağır Malezya’ya gelsin” demişler, gelmeyeceğini umarak.

Kardeşimizin ismi, “Bilal İlhan”. çin’de “Pekin üniversitesi”nde master yapıyor. Kız ciddiysen gel, deyince hemen uçağa atlayıp gelmiş.

Aile mütedeyyin bir aile, ne yapacaklarını şaşırmışlar. Bana ulaştıklarında, “Bilal beyi getirin, bir tanışalım” dedim.

Bunlar Pazartesi oldu. Salı günü Bilal, gelin adayımız ve teyzesi üniversiteye ofisime geldiler. Tabiî; “İstanbul’da 15 milyon insan yaşıyor, onlardan herhangi birisini hem de ayaküstü nasıl tanıyabilir, kişiliği hakkında nasıl bir kanaate ulaşabilirim ki?” türü sorular var kafamda.

Kısa bir tanışmadan sonra Bilal’in Beykent üniversitesi’nden mezun olduğunu, Bilim ve Sanat Vakfı’yla da irtibatlı olduğunu öğrendim.
“Mustafa özel Hocayı tanır mısın?” dediğimde, yakînen tanıdığını, hocası olduğunu söyledi. “Peki, bu konuda sana refarans verir mi?” dediğimde, “Verir” dedi. Misafirlerime hemen Mustafa Hocanın cep telefon numarasını ve elektronik posta adresini uzattım. “Eğer Mustafa Hoca tezkiye veriyorsa, başka tezkiye aramanıza gerek yok” diye de ekleyerek. Epey bir sohbetten sonra izin alıp gittiler.

Ertesi gün tekrar aradılar, Mustafa Hocayla kızın babasının telefonla görüştüğünü, güçlü bir tezkiye aldıklarını, bunun üzerine internet üzerinden Bahçelievler’de oturan Bilal’in ailesiyle telekonferans gerçekleştirdiklerini ve ailesinin de onay verdiğini söylediler.

“Perşembe akşamı nişan merasimimiz var, sizin de burada bulunmanızı ve bu mutlu günümüze şâhitlik etmenizi rica ediyoruz” demezler mi! Neyse, Türkiyeli öğrencilerimizden Ahmet Güven ve Engin Demir’i de yanıma alarak nişana gittim. Malezya gelenek ve göreneklerine göre nişan yapıldı, yüzükler takıldı.
Kayın peder varlıklı birisi, villada yaşıyor. Dato (Malezya’da İngilizlerdeki Sir unvanına denk) kendisi.

Akşam namazı vakti girince geldi, “Bilal, nişanlın akşam namazı için senin imam olmanı istiyor” dedi.
“Tamam”, dedim kendi kendime; “Namaz sûrelerini biliyor mu? Kıraati iyi mi? Kur’an ezberi var mı? Namaz âdâb ve erkânına ne kadar vakıf?” gibi hususlar üzerinden, bizimkinin dindarlığını test edecekler.”

Bilal, ismiyle müsemma, tarz Türk tarzı, amma, testi 10 üzerinden 10’la geçti. Kız ailesi gâyet memnun.
Bilal’e, “Bak, bunları yazacağım, nişanını ailene ve arkadaş çevrene köşemden ilan edeceğim” dediğimde, gülümsedi, “Lütfen yazınız hocam!” diyerek teşekkür etti. Aynı gün gece saat 12 de Bilal tekrar çin’e uçacaktı. Bir yıl içinde düğünü yapmak üzere anlaşmış olarak.

Bu olay bana, dünyanın küçüldüğünü, sınırların eski önemini yitirdiğini, insanın kablolar aracılığıyla da olsa gönlünü kaptırabileceğini düşündürdü. Ama en çok da, teknolojinin insanların ilişki tarzını, kültürünü ve hayat algısını dönüştürmedeki etkisini..

Bu olayı paylaştım, nereye doğru evrildiğimize bir başka perspektiften bakalım diye. İnternet üzerinden başlayan diyalog evliliğe kapı aralıyor. Olayın özneleri ise; eğitimli, mütedeyyin, farklı kültür ve coğrafyalara ait insanlar. Aileler ise, hiç alışık olmadıkları gerçeklerle aniden karşı karşıya kalabiliyorlar.

Bu anlattıklarım internet üzerinden karşı cinslerin tanışmasını ve evlenmesini onayladığım anlamına gelmez. Ancak, istedim ki; dönüşen hayata ne kadar hazırlıklıyız ve onu inançlarımızın ışığında ne kadar kontrol edebiliyoruz? konusunu bir de bu olay üzerinden düşünelim.


SERDAR DEMİREL / VAKİT