?slâm Dîni’nde miras, şah?slar?n ihtiyaç ve mes’ûliyetlerine göre taksime tâbi tutulmuştur. Âile hayat?nda geçim yükü, genellikle erkeğin omuzlar?ndad?r. Erkek, hem kendisini, hem de han?m?n? olmak üzere en az iki kişinin geçimini sağlamak zorundad?r. Bunun yan?nda çocuklar?n?, annesini, babas?n? geçindirmek de erkeğe düşer. Oysa kad?n, kocas?n?n nafakas?n? sağlamak zorunda değildir. Kad?na, ya kocas? veya oğlu, babas? yahut kardeşleri bakar. ?ster anne, ister eş, isterse k?z çocuk, isterse k?z kardeş olsun, kad?n?n geçimi kendisine âid olmay?p, oğul, koca, baba veya erkek kardeşin sorumluluğundad?r. Çoğunlukla kad?n, kendisi d?ş?nda başkalar?n?n geçimini sağlamakla da yükümlü değildir. Erkek ise tam aksine eşinin, k?z?n?n, annesinin ve k?zkardeşinin geçimini sağlamakla mükellefdir.
?şte hem kendisine, hem han?m?na, çocuklar?na, gerektiğinde annesine, babas?na, k?zkardeşlerine bakmak, onlar?n geçimlerini sağlamak zorunda bulunan erkeğin, gerektiğinde yine kendisinin bak?p himâye edeceği k?zkardeşinden bir kat daha fazla miras almas?, adâlete ayk?r? değil, adâletin tâ kendisidir.
Kad?n, kendi mal varl?ğ?nda istediği gibi tasarruf etme hakk?na sahiptir. Kad?n?n malî durumu yerinde olsa bile, âilenin harcamalar?na kat?lmak zorunluluğu yoktur. Bu aç?dan bak?l?nca, kad?n ile erkeğe ayn? pay verilecek olsa, hisseleri ayn? olduğu halde erkek, âilenin geçimini sağlad?ğ?, kad?n?n ise böyle bir sorumluluğu olmad?ğ? noktas?nda, denge erkek aleyhine bozulmuş olacakt?r ki bu, erkeğe haks?zl?k edilmesi demektir.
Erkek, evlenme s?ras?nda kararlaşt?r?lan ve mehir ad? verilen bir mikdar mal veya paray? kendisi ile nikahland?ğ? kad?na vermekle mükellefdir. Kad?n?n ise, erkeğe karş? böyle bir yükümlülüğü yoktur.
Kad?n boşand?ğ? takdirde, iddet sûresince onun bar?nma, yeme-içme, giyim-kuşam masraflar?n? ödemek, kad?n? boşayan kocan?n görevidir. Kad?n?n ise kocas?na karş? böyle bir sorumluluğu yoktur.
Görüldüğü gibi, malî mükellefiyetler bak?m?ndan kad?n, erkeğe karş? eşit olmak bir yana, avantajl? bir konumda bulunmaktad?r. Pek çok konudaki malî yükümlülükler erkeğe verilmiştir. Bu yüzden, erkeğe malî yükün ağ?rl?ğ?na uygun olarak iki hisse, erkeğe nazaran hemen hiçbir malî yükümlülüğü olmayan kad?na da bir hisse verilmektedir.
Mîrâsla ilgili olarak Kur’ân-? Kerîm’de şöyle buyurulur:
"Allâh size, çocuklar?n?z hakk?nda, erkeğe, kad?n?n pay?n?n iki misli (mîrâs vermenizi) emreder. (Çocuklar) ikiden fazla kad?n iseler, ölünün b?rakt?ğ?n?n üçte ikisi onlar?nd?r. Eğer yaln?z bir kad?nsa, yar?s? onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana-babas?ndan her birinin mîrâsdan alt?da bir hissesi vard?r. Eğer çocuğu yok da, ana-babas? ona vâris olmuş ise, anas?na üçte bir (düşer). Eğer ölenin kardeşleri varsa, anas?na alt?da bir (düşer. Bütün bu paylar, ölenin) yapacağ? vasiyyetten ve borçtan sonrad?r. Babalar?n?z ve oğullar?n?zdan hangisinin size, fayda bak?m?ndan yak?n olduğunu bilemezsiniz.. Bunlar Allâh taraf?ndan konmuş farzlard?r (paylard?r). Şüphesiz Allâh, ilim ve hikmet sahibidir.
Yapacaklar? vasiyyetten ve borçtan sonra, eşlerinizin, eğer çocuklar? yoksa, b?rakt?klar?n?n yar?s? sizindir. Çocuklar? varsa, b?rakt?klar?n?n dörtte biri sizindir. Çocuğunuz yoksa, sizin de yapacağ?n?z vasiyyetten ve borçtan sonra, b?rakt?ğ?n?z?n dörtte biri, onlar?nd?r (zevcelerinizindir). Çocuğunuz varsa, b?rakt?ğ?n?z?n sekizde biri onlar?nd?r. Eğer bir erkek veya kad?n?n, ana-babas? ve çocuklar? bulunmad?ğ? halde, mal? mîrâsç?lara kal?rsa ve bir erkek yahud bir k?zkardeşi varsa, her birine alt?da bir düşer. Bundan fazla iseler, üçte bire ortakt?rlar. (Bu taksim) yap?lacak vasiyyetten ve borçtan sonra, kimse zarara uğramaks?z?n (yap?lacak) t?r. Bunlar Allâh’dan size vasiyyettir. Allâh her şeyi hakk?yle bilendir, halîmdir. Bunlar, Allâh’?n (koyduğu) s?n?rlard?r. Kim Allâh’a ve Peygamberi’ne itâat ederse, Allâh onu zemîninden ?rmaklar akan cennetlere koyacakt?r, (onlar) orada devaml? kal?c?d?rlar, işte büyük kurtuluş budur!
Kim Allâh’a ve Peygamberi’ne karş? isyan eder ve s?n?rlar?n? aşarsa, Allâh onu, devaml? kalacağ? bir ateşe sokar ve onun için alçalt?c? bir azâb vard?r.."
Mîrâsdan kad?na erkeğin yar?s? kadar hisse verilmesi, kad?n?n mîrâsç? olarak sahib olabileceği bütün konular için değil, sadece kad?n?n, ayn? ana-baban?n çocuğu olarak erkek kardeşi ile birlikte mîrâsç? olmas? durumunda söz konusudur.
Kad?n?n mîrâsdaki pay?n?n durumu, iddiâ edildiği gibi, sadece erkeğin yar? hissesi değildir. Bilakis, yukar?daki âyet-i kerîmelerde de aç?kça ifâde edildiği gibi, ölenin sadece k?z çocuklar? varsa ve say?lar? da ikiden fazla ise, o zaman mîrâs?n üçte ikisi onlar?n olur. Şayet ölenin mîrâsç?s? tek bir k?z çocuğu ise, o takdirde mîrâs?n yar?s?n? almaya hak kazan?r.
Yine âyet-i kerîmeye göre; şâyet bir anne-baban?n çocuğu vefat eder de mîrâs b?rak?rsa, ölenin çocuklar? da varsa, anne-baban?n her birine mîrâs?n alt?da biri verilir. Burada görüldüğü gibi, bir anne olarak kad?na, çocuğunun mîrâs?nda verilen pay, bir baba olarak erkeğe verilen paya denktir. Bu da aç?kça göstermektedir ki, kad?na, erkeğin pay?n?n yar?s? kadar hisse verilmesi, umûmî bir hüküm değildir. Hattâ yukar?daki âyet-i kerîmeler, ölenin çocuğu yok ise, annenin, mîrâs?n üçte birini alacağ?n? da aç?kça ifâde etmektedir. Konu ile ilgili âyet-i kerîmede, bir erkeğin veya kad?n?n, anne veya babas? vefat etmişse ve çocuğu da yoksa, sadece bir erkek veya k?zkardeşi varsa, mîrâsdan her birine eşit olarak alt?da bir hisse düşeceği beyân edilmekle, bu durumda kad?n ile erkeğin eşit hisse alacaklar? hükme bağlanm?şt?r. Bu hususda kad?n?n hangi durumda olursa olsun, mîrâsdan erkeğin hissesinin yar?s? kadar pay alacağ? iddiâs?n?n ne derece as?ls?z ve maksadl? olduğu aç?kça anlaş?lmaktad?r. Böylece, Kur’ân-? Kerîm’de miras ile ilgili âyet-i kerîmeler incelendiğinde görülmektedir ki, mirasta kad?n?n pay?n?n, erkeğin pay?n?n yar?s? olduğu iddiâs?, bütün durumlar için geçerli olmay?p sadece k?z çocuğunun erkek kardeşi ile birlikte anne-babas?na mirasç? olmas? durumunda söz konusudur. Bunun d?ş?nda bir anne veya k?zkardeş olarak ölene mirasç? olma durumunda kad?n?n pay? değişmekte, bazen ölenin k?zkardeşi olarak mirasç? olma durumunda olduğu gibi- erkek ile eşit hisse de alabilmektedir.
Demek ki, mirastan kad?na, erkeğin hissesinin yar?s? kadar pay verilmesinin, erkeği kad?ndan üstün tutmak düşüncesi ile hiç bir ilgisi yoktur. Bilakis bu taksimat, kad?n ile erkeğin külfetleri ile nimetlerinin dengelenmesi ve sosyal adâletin sağlanmas? amac?na yöneliktir.