+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9

Konu: Konuşmayan Selma

  1. #1
    Vefakar Üye hafız halime - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    475

    Standart Konuşmayan Selma

    "Arkadaşlar yazı çok dikkatimi çekti paylaşmak istedim..."

    Selma, 6 çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğuydu, bana geldiğinde 8
    yaşındaydı. Selma'nın onu psikolojik olarak susmaya iten, "seçici
    konuşmazlık" dediğimiz sürece getiren olaylar beş yaşındayken
    başlamıştı. Selma, beş kardeşi, anne ve babasıyla kendi halinde normal bi
    yasam sürerken , bir gün annesi hastalanıyor. O dönemlerde beş
    yaşlarında. Kendisinden büyük iki abla, bir ağabey ve kendisinden küçük
    iki kardeş daha var.. Küçük kardeşin yeni doğduğu dönemde anne ciddi
    sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor. Uzun süre tedavi görüyor. Yoğun
    uğraşılara rağmen iyileşmiyor. Hastane ortamından evine gidip son
    günlerini evinde huzur içinde yaşasın diye doktorlar tarafından eve
    gönderiliyor. Birkaç ay evde babaanne , hala ve benzeri yakın akrabaların
    yardımıyla yaşatılıyor. Birgün hayata gözlerini kapatıyor.
    Anneye en fazla ihtiyaç duyulan dönemde anne, Selma'nın hayatından
    çıkıp
    gidiyor.Aradan 1,5 yıl geçiyor. Kendi hallerinde bir şekilde yaşamaya
    alışıyorlar. Büyük kızlar evde yemek yapıp, en küçük çocuklara annelik
    yaparken, Selma babasıyla birlikte dükkanda çalışıyor. Dükkanları evin
    hemen alt katında olduğu için baba endişe duymadan iş hayatına devam
    ediyor. Çocuklarını kimseye muhtac etmeden yük etmeden idare ediyor.
    Bir gün ablalar ve ağabey, kardeşlerini alarak yakın akrabalarına
    gidiyorlar.
    Selma babasının yanından ayrılmıyor. Çok ısrar ediyorlar ama istemedigi
    için gitmiyor. Babası da gitmemesine ses çıkarmıyor. Öğleden sonra baba
    kız dükkanı temizlemeye başlıyorlar. Selma babasının istediği gibi her
    yeri bi güzel temizleyip süpürüyor. Daha sonra radyoyu açıyor. Müzik
    dinlemeye başlıyor. Ancak dışardan gelen sesler nedeniyle müziği
    duyamadığı için, sesini iyice açıyor. Babası da başının ağrıdığını
    söyleyerek müziğin sesini kısmasını istiyor. Selma, babasının söylediğini
    duymamış gibi yapıyor. Hani çocuklar sıklıkla yaparlar ya.. Bir süre
    sonra babası, başının çok ağrıdığını söylüyor. Yüzü asılıyor. Selma,
    gidip gelip babayı kontrol ediyor baş ağrısı geçti mi diye.
    Babası baş agrısına dayanamayarak eve ilaç almaya çıkıyor. Sıcaktan
    bunaldığını, kendini kötü hissettiğini söylüyor. Dükkana dikkat etmesini
    hemen bi ağrı kesici alıp geleceğini de ekliyor. Eve çıkıyor. Aradan
    epey zaman geçmesine rağmen baba yok. Bekliyor baba yok. Merak edip
    yukarıya babasına bakmaya çıkıyor. Eve giriyor. Babasına sesleniyor.
    Cevap yok. Tam oturma odasına giriyor ki babası o anda Selmanın
    gözleri önünde kalp krizi geçirmeye başlıyor. Selma babasının
    çırpınmalarına, yerde tırmalamasına...vs. şahit oluyor. Babası son
    nefesini verip yerde cansız yatarken, uyandırmaya çalışıyor.Babası
    uyanmıyor... Camdan aşağı doğru bağırmaya başlıyor:
    "İmdat.. Babama bişey oldu... Yardım edin!.." kısa süre içinde ev
    mahalle
    halkıyla doluyor... Cenaze işlemleri bitince 1,5 yıl önce anneleri ölen bu
    altı kardeşin ne olacağı tartışması başlıyor.. kimi "yanımıza alalım",
    kimi "yuvaya verelim", kimi de "hepsine birden nasıl bkacağız"
    diyor. En
    sonunda akrabalar aralarında anlaşıyorlar."herbirimiz birisini alalım.
    Böylece çocuklar yurtlarda perişan olmaz, arada sırada da olsa
    birbirlerini görürler." Diye düşünüyorlar. Selma' yı çok sevdiği halası
    alıyor. İki yıldır Selma yanlarında ve hiç konuşmuyor.
    Duyduklarım beni çok etkilemişti. Daha önce gidilen uzmanların isimleri
    beni endişelendirmişti. Bir yandan da bir şeyler yapabilirim belki diye
    düşünmeden edemiyordum.Hikayesinden çok etkilendigim bu kızı merakla
    bekliyordum. Halası olan biteni tek tek anlattı.
    "Gelinimiz ve ağabeyimin ölümünden sonra ben de onu bir türlü mutlu
    edemedim. İki yıldır yüzü hiç gülmüyor. Kendiliğinden hiç bir şey
    yapmıyor. Sadece konuşmasa neyse ama sanki kurulmuş bir robot gibi.örneğin
    sofraya oturup yemek yiyeceğiz " Hadi Selma sofraya otur!" diyoruz
    oturuyor. Hadi Selma artık kalkabilirsin demeden kalkmıyor. Önceleri
    aldırmadık. Baktık olmadı karşımıza aldık uzun uzun konuştuk anlattık. Ona
    evimizin bi kızı oldugunu, evdeki herkes kadar her şeye hakkı oldugunu...
    hiçbirisi fayda etmedi. Zamanla öfkelenip inadını kırmak için bazı
    taktikler uygulamaya başladık. Sofra hazır olunca gel otur demedik, aç
    kaldıgı günler oldu. Ya da artık kalkabilirsin demedik saatlerce sofrada
    oturdu. Hadi artık uyu demedik , sabaha kadar
    koltukta öyle oturdu. Vicdanın yoksa söyleme..."
    Onunla yaptığım ilk seans dün gibi aklımda. Hal hareketleri dinlemiyormuş
    gibi ama tüm alıcılarını bana cevirdiğini hissettiğim tavırları.
    - Biliyor musun ben seni çok sevdim
    - ......
    - Vallahi çok ciddiyim, çok sevdim.
    - .....
    - Ne güzel hiç konuşmuyorsun, diğer çocuklar gibi kafamı şişirmiyorsun ..
    Gözlerimin içine bakıp gülümsemesini saklamak ister gibi dudaklarını
    ısırarak başını salladı.
    - Biliyor musun bazen çocukların hayatlarında bazı şeyler yolunda
    gitmiyor, benim işimse bunları yoluna koymak. Beni dinlediğini biliyorum
    ...
    hatta benimle konustugunu bile hissediyorum. Çocuklar benden yardım
    isterler, ben de onlara yardım ederim. Bu hep böyle oldu.
    - .......
    - Ama şu an işler değişti. Sana yardım etmeyi ben istiyorum. Eğer bana
    yardım edersen , izin verirsen seni susturan şeyin ne oldugunu bulurum.
    Gerçekten... inan bana...izin verir misin? Başını salladı! Evet
    başını salladı!
    - Elimde bazı resimler var, o resimleri cocuklara gösteriyorum onlar da
    bana resimlerle ilgili hikayeler anlatıyorlar. Onlar bana hikaye anlatınca
    ben de onların mutlu olmasını sağlıyorum. Yani bütün sır hikayede.
    Biliyorum sen konuşmuyorsun. Ama hikaye anlatmak istersen, konustugunu
    kimseye söylemem. Bu ikimizin sırrı olur. Anlaştık mı?
    Bir süre düşündü. Başını saga sola salladı. Evetle hayır arasında gidip
    geliyordu.
    Birden evet anlamına gelecek şekilde başını salladı. Karşımdaydı... ben
    ona resimler gösteriyordum o da bana hikayeler anlatıyordu. İşimiz
    bittiğinde ona çok teşekür ettim. Anlattıklarını analiz etmeye bile gerek
    yoktu. O kadar saf, o kadar temiz, o kadar kendi hikayesini anlatmıştı
    ki... Selma!nın bilinçaltı karmakarışıktı. İşte Selma'nın analizden
    geçmesine bile gerek bırakmayan, halasını dinlerken gözyaslarına boğan,
    beni analiz yaparken hıçkırıklara boğan hikayesi...
    "Bir varmış bir yokmuş, bir zamanlar bir ülke varmış. Bu ülkede anne
    babasıyla yaşayan çok mutlu çocuklar varmış. Çocuklar kardeş kardeş hep
    oynarlarmış, anne babaları onlara hiç kızmazlarmış. Bir gün bu çocukların
    annesi hastalanmış. Çocuklar çok üzülmüş. Ama kimse çocukların üzüldüğünü
    anlamamış. Anneyi hep hastaneye götürmüşler. İlaçlar vermişler. hem de acı
    acı ilaçlar. Anne, sırf çocuklarını yalnız bırakmamak için içmiş bütün o
    acı ilaçları. Çocuklara hep annelerinin iyileşeceği söylenmiş. Bir gün
    anneyi eve getirmişler.
    Çocuklar anne geldi diye çok mutlu olmuşlar. Anne hep yatakta yatmaya
    başlamış. artık cocuklarına yemekler yapmıyormuş. Çocuklar çok üzülmüşler.
    Annelerinin yanında oyunlar oynamaya başlamışlar. Annelerinin yanında niye
    oynuyorlarmış biliyor musun ? Anneleri eğlensin diye. Ama babaanneleri hep
    kızıyormuş onlara. "Gürültü yapıp durmayın. Anneniz zaten sizin
    yüzünüzden
    hastalandı" diye. çocuklar çok yaramazlık yaptı diye anne hastalanmış
    meger. Çocuklar da anne iyileşsin diye onu eğlendirmek istiyorlarmış ama
    kimse
    anlamıyormuş. herkes çocuklarını azarlayınca anneleri de cok üzülüyormuş..
    Birgün anne ölmüş. Herkes ağlamış. Çocuklar annenin neden öldüğünü
    anlamış. Yaramazlık yaptılar diye. Çocuklar evde babalarıyla yaşamaya
    başlamışlar. Bir gün anane gelip yemek yaparken, çocuklar gürültü
    yapmışlar. Anneanne onlara kızmış "kızım sizin yüzünüzden hasta oldu. Hiç
    annenizin sözünü dinlemediniz hasta ettiniz kızımı. Sizin yüzünüzden de
    öldü. Sözümü dinlemeyip gürültü yapar, çok konuşursanız beni de öldürüp
    ortada
    kalacaksınız. Kim bakacak size?" demiş. Bir gün Selma , babasıyla
    dükkanda
    oturuyormuş. Ablaları kardeşleri amcalarına gitmişler. selma babasının
    yanından ayrılmak istememiş. Hiç gürültü yapmadan hep babasına yardım
    ediyormuş. Anneleri çocuklar evde yokken hastalanmış ya. Babası yalnız
    kalır hastalanır diye yalnız bırakmak istemiyormus. Babaları çocuklarını
    hiç kızmıyormuş zaten. Gürültü yaptıklarında bile.. Selma dükkanda
    babasına yardım etmiş, her yeri mis gibi yapmış. Elleri de acımış biraz.
    Radyoyu açmış. Babasının başı ağrımış. "Kızım kapat şunun sesini" demiş.
    Selma duymuş ama duymamazlıktan gelmiş. En sevdiği müzikler varmış. Babası
    biraz sonra eve gitmiş. İlaç alıp gelecekmiş. Gitmiş gelmemiş. Selmanın
    aklına hemen anneannesiyle babaannesinin söyledikleri gelmiş. Annesi zaten
    cocukların yaramazlıgı yüzünden ölmüştü ya. Selma çok korkmuş eve çıkmış.
    Babasını aramış. Odaya girince bi bakmış, babası bişeyler yapıyor. Selma
    çok korkmuş. Babası Selmaya "git"
    der gibi işaretler yapmış. Selma gitmemiş. Babası yerde uyumaya başlayınca
    uyandırmaya çalışmış. Uyandıramayınca ağlamaya başlayıp komşuları
    çağırmış. Sonra ev kalabalık olmuş. Selma kimseye söyleyememiş ama çok
    üzülmüş.. babası " git " dediği halde gitmemiş. Yine babasının sözünü
    dinlememiş. Eger gitseydi, müziğin sesini açıp babasının başını
    ağrıtmasaydı babası ölmeyecekti. Selma'nın yüzünden öldü. akrabalar
    çocukları paylaşmışlar. Selma ablalarından ayrılmak istememiş. Küçük
    kardeşini de çok seviyormuş. Halası yanına gelip "kızım sen artık benim
    kızımsın bizimle yaşayacaksın" demiş Selma çok mutlu olmuş. Öyle mutlu
    olmuş ki, halasını çok seviyormuş, istediği zaman Kardeşlerime götürürler,
    diye düşünmüş.. Halasının evine gidince "artık bunlar benim yeni anne
    babam" demiş kendi kendine. Ama birden korkmaya başlamış. "Annemle
    babamı
    ben öldürdüm. Yaramazlık yaptım sözlerini dinlemedim. Yeni annemi babamı
    çok seviyorum. Ya onlara da bişey olursa ben ne yaparım.?" Sonra aklına
    bişey gelmiş. Gece yatmadan önce yatağının başucuna oturup dua etmeye
    başlamış. "Allahım .. ben çok yaramaz bir kızım. Annem babam benim
    yüzümden öldü. Halamlar çok iyi insanlar. Ne olur benim yüzümden onları da
    yanına alma. Eğer onları da alırsan ben kimin yanında kalırım? Ne olur
    Allahım bana yardım et. Hiç konuşmamam için bana yardım et. Ne zaman
    gürültü yapıp söz dinlemesem annem babam ölüyor. Hep susmam için bana
    yardım et Allahım. Ne söylerlerse yapacağım, onlar söylemeden hiç bişey
    yapmayacağım... ne olur onları benden alma!.." O günden sonra Selma hiç
    konuşmamış. Gülmemiş. "Eğer gülersem evde gürültü olur, başları ağrıyıp
    ölürler" diye korkmuş. Hep susmuş..
    Hikayesi bitince Selma gözlerimin içine baktı ve ekledi; "Biliyor musun?
    Hala her gece dua ediyorum. Allahım nolur konusmayayım, konusmamam için
    bana yardım et! Diye. Bazen çok mutlu oluyorum. O zaman çok korkuyorum
    sevinçten çığlık atarım da gürültü olur, annem ölür diye" O küçük
    bedeniyle ne kadar büyük bir görev üstlenmişti. Kaçımız en konuşkan, en
    geveze çağımızda kendimizi susturmayı başarabiliriz ki? Kaçımız bir
    dondurma alındıgında bile sevinç çığlıkları atabilecekken, bu yogun
    duyguyu bastırıp susmaya devam edebiliriz ki? Kaçımız?
    Bu kadar sevilmek... bu kadar değer verilmek...
    Aşk imiş her ne var alemde
    İlm bir kil ü kal imiş ancak !
    Fuzuli

  2. #2
    Ehil Üye maveraunnehir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    erzurum
    Mesajlar
    1.196

    Standart

    çok uzun be bacım
    "Gönül yapmak gelmiyorsa elinden
    Bari gönül yıkılmasın dilinden."

  3. #3
    Gayyur emirdağ_çiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    29
    Mesajlar
    116

    Standart

    paylaş?m için Allah raz? olsun
    Bütün sevgileri atıp içimden.
    Varlığımı yalnız O'na verdim ben.
    El verir ki birgün bana derinden
    Ta derinden birgün bana "gel" desin...

  4. #4
    Vefakar Üye Özgürlük - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    denizli
    Mesajlar
    427

    Standart

    halime kardeşim çocukklara boşuna safi denmemiş onlar o kadar safi ve temizki küçücük yüreklerinde koca yürekler taşıyorlar maşaallah..
    paylaşımınız için Allah razı olsun..

  5. #5
    Vefakar Üye hafız halime - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    475

    Standart

    Alıntı nurkız Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    halime kardeşim çocukklara boşuna safi denmemiş onlar o kadar safi ve temizki küçücük yüreklerinde koca yürekler taşıyorlar maşaallah..
    paylaşımınız için Allah razı olsun..

    evet kardeşim hepsi ayrı bir alem...bazen yorgunluğumu untmak için onlardan birisini çağırıp hususi dinliyorum...ne kadar saçmalasalarda hoşuma gidiyo...herşeye değer bence...amin ecmain olsun...
    Aşk imiş her ne var alemde
    İlm bir kil ü kal imiş ancak !
    Fuzuli

  6. #6
    Vefakar Üye Özgürlük - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    denizli
    Mesajlar
    427

    Standart

    evet kardeşim hepsi ayrı bir alem...bazen yorgunluğumu untmak için onlardan birisini çağırıp hususi dinliyorum...ne kadar saçmalasalarda hoşuma gidiyo...herşeye değer bence...amin ecmain olsun...


    halime kardeşim bir şeyi merak ettim mesleğiniz ne acaba?

  7. #7
    Vefakar Üye hafız halime - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    475

    Standart

    ben kuran hocas?y?m can?m...
    Aşk imiş her ne var alemde
    İlm bir kil ü kal imiş ancak !
    Fuzuli

  8. #8
    Vefakar Üye Özgürlük - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    denizli
    Mesajlar
    427

    Standart

    iyi maşallah ne güzel ALLAH daim etsin yolunuzu açsın inş..

  9. #9
    Vefakar Üye hafız halime - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    475

    Standart

    Am?n KardeŞ?m Allahrazi Olsun...s?z Yeter K? Dualariniza B?zler? De Dah?l Ed?n ....
    Aşk imiş her ne var alemde
    İlm bir kil ü kal imiş ancak !
    Fuzuli

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Elma ve Selma - İslami Film - 2011
    By Matemkar in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 17.06.14, 10:57
  2. Selma Hanım ve Geç Kıldığı Namazları
    By SeRDeNGeCTi in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 17.07.07, 10:03

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0