+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Kadınları Hakkında İfrat Eden Erkeklere-Peygamberimizin Eşlerine Davranışı

  1. #1
    Gayyur onderaycan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    95

    Standart Kadınları Hakkında İfrat Eden Erkeklere-Peygamberimizin Eşlerine Davranışı

    Kadınlarına Karşı Davranışlarında İfrat Eden Erkekler


    Peygamber Efendimiz(a.s.m) Eşlerine Karşı Davranış ve Tutumları



    İslama göre ailenin reisi erkektir. Aile reisi durumundaki erkeğin
    kadına karsı iyi davranması gerektiğini çok açık bir sekilde şu Hadis-i
    şerif’te vurgulanmaktadır.

    Rasulullah: Mu’minlerin, iman bakımından
    en mükemmeli, ahlakı güzel olandır. En hayırlınız da hanımları icin
    hayırlı olandır” diye buyurmaktadır.
    Kadınlara karsı iyi davranılmasını emreden Hz. Peygamber, bizzat
    kendisi de hanımlarına ve aile efradına iyi davranmıstır. Cunku onun
    ahlakı Kur’an’dan baska birsey değildir. Bir cok hadisinde de Rasulullah,
    kendisine dunyada kadının, guzel kokunun ve namazın sevdirildiğini
    acıklamaktadır.

    Peygamberimiz, aile reisi olarak, aile fertleriyle sohbete onem
    vermis ve onları ihmal etmemistir. Hanımlarıyla hem ferdi olarak, hem de
    hepsinin birarada bulunduğu sohbetlere itina gostermistir.


    Peygamberimiz her sabah namazını ve ikindi namazını mescidde
    kıldıktan sonra eşlerinin her birini teker teker ziyaret eder, belli bir sure
    onlarla sohbet ederdi. Her aksam topluca butun hanımları, Rasulullah’ın
    geceleyeceği eşinin evinde toplanıp, sohbet ederlerdi. Bu toplantılarda
    Rasulullah’ın eşlerine ibretli kıssalar dahi anlattığı ve şakalaşarak hepsini
    guldurduğu rivayet edilmektedir.


    Bu gunluk ziyaretlerinde, Peygamberimiz, hanımlarının yanına izinsiz
    girip selamlasmıs, onlara yaklasıp baslarına, omuzlarına dokunmus,
    opmus, hal-hatır sorup, meseleleriyle ilgilenmistir.


    Hz. Safiyye, savas sırasında babası dahil bazı yakınlarını kaybettiğinde
    Peygamber Efendimiz uyumayıp, gece boyunca onunla mesgul olmustur.
    Cunku onun o ilgiye ihtiyacı vardı. Allah’ın Rasulu de onu ondan
    esirgememistir.


    Baska bir ornek ise: Hz. Safiyye soyle anlatıyor; Bir defasında
    Rasulullah(s.a.) yanıma geldiğinde, Hz. Hafsa ve Hz. Aise’nin şakalaşarak
    kendisine “yahudi kızı, yahudi kızıdiyerek takıldıklarını ve “biz
    senden daha ustunuz, biz Hz. Peygamber’in hanımı ve amcasının
    kızlarıyız” dediklerini anlatır. Rasulullah (s.a.v. ) de Hz. Safiye’ye “sen
    de soyle deseydin ya: Benim kocam Muhammed, babam Harun,
    amcam Musa iken siz nasıl benden ustun olabilirsiniz?”


    Rasulullah aile hayatında eşleriyle şakalaşmış ve onların gonullerini
    yerigeldiğinde eğlendirerek ferah tutmustur.


    İnsanın aile yaşantısında, eğlenceye, neşeye, dinlenmeye, şakalaşmaya
    ve sosyal faaliyetlere yer verilmelidir. Cunku insandaki eğlenme,
    sakalasma ve dinlenme duygusu doğustan fıtri ozelliklerdendir.


    Hz. Aişe oynamakta olduğu bebeklerinden dolayı ve bazende
    oyuncaklar vesilisiyle Rasulullah’ın onunla sakalastığını anlatmaktadır.


    Bayramlarda Habeşilerin sergilediği eğlenceleri, Hz. Peygamber Hz.
    Aişe’nin seyretmesine izin vermiş ve ona yardımcı olmustur. Aynı zamanda
    da kendiside bu eğlenceleri seyretmistir.


    Rasulullah, hanımlarıyla aralarındaki sevgi bağlarını artıracak tarzda
    samimi olmustur. Buna en guzel ornek de, Hz.Aişe ile evliliklerinin ilk
    yıllarında yaptıkları koşudur. Hz.Aişe şoyle anlatmaktadır: “Rasulullah, bir
    sefere giderken, yanına beni de almıstı. Yolda yururken yanındaki
    sahabilere siz ilerleyin, dedi. Ashabı uzaklaştıktan sonra bana
    “Yarışalım mı?” diye sordu. Ben de bu teklifi kabul ettim. Yarıştık.
    Yarışı ben kazandım. Aradan yıllar gectikten sonra yine bir seferde
    beraberdik. Rasulullah yine, “Yarışalım mı?” diye sordu. Ben de daha
    onceki yaptığımız yarışı hatırlayarak bu teklifi kabul ettim. Yarışı bu defa
    ben kaybettim. Resulullah’da gulerek, “Bu vaktiyle kazandığın
    musabakanın rovanşıdır” buyurmuştur.”


    Rasulullah’ın hanımlarıyla şakalaştığına dair başka bir ornek ise: Hz.
    Aişe”nin anlattığına gore; kendisi bir gün Rasulullah için bulamaç pişirir.
    Yanlarında Sevde (r.a.) validemiz de bulunmaktadır. Hz. Aişe, Sevde’ye,
    “buyur sen de ye” der. O yemek istemeyince “yemezsen yuzune
    bulayacağım” diye tehdit eder. Sevde, yememekte israr edince,
    bulamaçtan alıp, Sevde’nin yüzüne bular. Bu duruma Rasulullah güler ve
    elini Sevde’ye koyarak: ”Ne duruyorsun, sen de onun yuzune sur”
    der. Sevde’de Aişe’ye sürer. Rasulullah ona da güler.


    Rasululah (s.a.v.), hukmu vahiyle bildirilen mevzular haric, diğer
    meseleler hakkında ozellikle de kendilerini ilgilendiren konularda esleriyle
    istisareyi de ihmal etmemistir. İlk vahiy esnasında gorduklerini Hz.
    Hatice’ye anlatması ve onun dusuncesine onem vermesi ve buna gore
    hareket etmesi buna bir delildir.


    Hudeybiye’de sulh yapılıp, o yıl umre yapmama maddesi kabul
    edilince, Ashab memnun kalmamış, Resululllah’ın ihramdan cıkma emrini
    dinlemek istememişti. Ashab’ın durumuna uzulen Rasulullah’ı goren Ummu
    Seleme “Ya Rasulullah! Sen kalk kurbanlığını kes, onlar sana uyup
    kurbanlarını keseceklerdir“ demişti. Bunun uzerine Hz.Peygamber
    kimseye bir sey soylemeden kurbanlığını keser ve bunu goren Ashabı da
    onun yaptığı gibi yapar.


    Rasulullah hanımlarına değer verdiğini, onları sevdiğini, kendileri ile
    ilgilendiğini soz ve haraketleriyle belli ederdi. Onları bineğine alması, aynı
    kabın suyu ile yıkanması, hanımının bineğe binerken yardımcı olması ve
    kendi dizine bastırarak bindirmesi, gelen yemek davetiyelerine “hanım
    olursa” diye cevap vermesi, ağladıklarında goz yaslarını kendi elleriyle
    silerek teselli etmesi gibi davranısları hanımlarını memnun etmeye
    yoneliktir.


    Enes b. Malik’ten rivayetle: “Rasulullah’ın Farisi bir komşusu
    vardı, guzel et yemeği yapardı. Rasulullah (s.a.v) icin yemek
    hazırladı, sonra davet etmeye geldi. Rasulullah (Aişe’yi
    gostererek): ‘şunun icin?’ diye sordu. Adam: ‘Hayır’ deyince
    Rasulullah: ‘Hayır’, (davetinizi kabul etmiyorum) dedi. Adam
    donup davetini tekrarladı. Rasulullah: ‘Ya şu?’ diye (yine Aişe
    (r.anha)’yı gosterdi.) Adam: ‘Hayır’ dedi. Rasulullah da: ‘Hayır’
    diye cevap verdi. Sonra adam tekrar davet etmeye geldi.
    Rasulullah: ‘Ya şu?’ diye ısrar etti. Adam ucuncu sefer: ‘Evet (o da
    davetli)’ dedi. Bunun uzerine kalktılar, adamın evine gittiler.”
    İşte eşe gosterilen incelik ve işte Allah Rasulunun katında kadının değeri..
    Rasulullah hanımlarına karsı daima ozel bir sevgi, iltifat ve alaka
    sergilemistir. Bu ilgi, alakayı ve irtibatı hanımlarının yakınlarına da
    gostermistir.


    Bu konudaki orneğimiz ise; Bir gün Rasululah’ın evine uğrayan yaşlı
    bir kadına ziyadesiyle iltifat ettiğini gören Hz. Aişe, ihtiyar kadın gittikten
    sonra bu iltifatın sebebini sorunca şu cevabı alır; “Ey Aişe, bu kadın
    Hatice’nin bir arkadaşıdır. O’nun sağlığında bize uğrardı. Dostluğa
    vefa imandandır.”


    Hz. Aise, Resulullah’ın, Hz. Hatice’nin yakınlarına olan bu bağlılık sebibiyle,
    her koyun kesişte, onun arkadaslarına mutlaka bir pay gonderdiğini
    belirtiyor.


    Peygamberimiz hanımlarına karşı daima mutevazi, nazik ve iyiliği
    esas alan bir davranış icinde olmuştur. O hanımlarına karşı o kadar iyi
    davranırdı ki; “Hz. Aişe, kendisinin su ictiği kaptan Peygamberimizin de
    kendisinin ağzını koyduğu yerden su ictiğini, kemikteki eti sıyırırken
    Peygamberimizin de aynı yerden yediğini soylemektedir.”
    Yine buyuruyor ki: “Kadınlar hususunda Allah’tan sakınınız.
    Zira siz onları Allah’tan emanet olarak almışsınızdır.”


    Burada, ”Allah’ın (c.c) kadınlara iyi davranmamızı emrettiğini, onların bize
    Allah’ın birer emaneti olduğunu hatırlatıyor. Ayrıca Rasulullah kadınların;
    annelerimiz, kızlarımız, teyzelerimiz, halalarımız olduğunu belirtiyor.”
    Kadınların hataları ve hoş olmayan tavırları karşısında erkeğin
    anlayışlı, sabırlı, nazik ve musamahalı olması gerekmektedir. Cunku bir
    cok hadislerinde Peygamber Efendimiz kadınları dovmeyi ve onlara
    hakaret etmeyi yasaklamıstır. Boyle davranan kişilerinde insanların
    şerlileri olduğunu belirtiyor.


    Peygamber Efendimiz; yiyecek, giyecek, mesken, sohbet ...v.s. gibi
    konularda hanımları arasında adaletli olmaya titizlik gostererek,
    ailesindeki huzuru sağlamaya calısmıstır. Birden fazla kadınla evlenilerek
    kurulan aile yuvasının huzuru, kadınlara karsı uygulanan eşitlige bağlıdır.


    Hanımlarıyla beraber kalma konusunda Peygamberimiz hic birine
    diğerinden ayrıcalık tanımamıştır. Hz.Peygamberin herhangi bir sebepden
    dolayı eslerinden birinin yanında biraz fazla kalması diğerlerinin tepkisine
    neden olurdu. Sefere cıkacağı zaman dahi beraberinde gotureceği
    hanımlarını kura ile secerdi.


    Peygamberimizin hanımlarında da diğer kadınlarda zuhuretmesi
    normal olan kıskanclıklar, dik kafalılık ve cekememezlik gibi farklı can
    sıkıcı davranıslar zuhur etmiştir. Bu davranıslar karşısında O sabır ve
    tatlılıkla karşılık vermiştir. Ummetinin erkeklerine de boyle davranmalarını
    tavsiye etmiştir.


    Kıskanclık kadının fıtratında vardır; onun icin Rasulullah’ın eşleri de kendi
    araların da kıskanclıklar sergilemişlerdir. Buna da Rasulullah buyuk bir
    sabırla karşılık vermiştir.

    Hz.Ayşe, Rasulullah geceleyin dışarı cıkacak
    olsa, gizlice takip edecek derecede kıskanctı. Uykudan uyanınca yanında
    bulamadığı Rasululah’ı eşlerinden birinin yanına gitmiş olabilir diye telaşla
    aradığı esnada secde halinde bulunca:”annem babam sana feda olsun,
    senin derdin ne, benimki ne? diyerek kıskanclığını itiraf etmiştir.


    Hz. Aişe Rasulullah’ın eşleri arasında en cok Hz. Haticeyi
    kıskandığını kendisi şoyle rivayet ediyor: “ Hatice’yi kıskandığım kadar
    hic bir kadını kıskanmadım. Rasulullah ancak o vefat ettikden uc
    yıl sonra benimle evlendi.”


    Bir gun Hz. Hatice’nin kardeşi Hale binti Huveylid Medineye gelip
    Rasulullah’ın huzuruna girmek icin izin istemişti. Hale’nin sesi, kızkardesi
    Hatice’nin sesine cok benzediği icin, Rasulullah, bir zamanlar Hz.
    Hatice’nin de boyle izin istediğini hatırlayarak adeta sarsıldı ve: “Allah’ım!
    Bu izin isteyen kimse insaallah Hale’dir!” dedi.


    Rasulullah’ın hanımları aralarında kıskanclıktan dolayı zuhur eden
    olaylar neticesinde dahi, birbirlerine karşı insafsız olmamışlar, birbirlerini
    kotulememişler ve uzun sure kus durmamışlardır.


    Rasulullah eşlerine karsı hoşgorulu ve musamahakar davramıştır.


    Buna ornek ise: “Bir gun Ebu Bekir (r.a.)Hz. Peygamber’in kapısını
    calıyor. İceride Hz. Aise’nin sesini yukselttiğini işitiyor. İceri girer
    girmez, tokatlamak uzere Hz.Ayse’yi yakalıyor, Rasulullah (s.a.v)
    araya girerek mani olmaya calışıyor. Ebu Bekir (r.a.) ofkeli halde
    dısarı cıkıyor. Rasulullah Hz. Ebu Bekir dısarı cıkınca Hz.Ayse’ye
    “Gordun ya, seni adamın elinden kurtardım” diyor. Bir kac gun
    sonra tekrar Hz.Ebu Bekir onları barıs icinde gorunce: Beni
    kavganıza dahil ettiğiniz gibi, sulhunuze de dahil edin” der.
    Rasulullah (s.a.v.) da “ettik, ettik” diye cevap verir.
    Efendimiz hanımı Hz. Aise’nin yuksek sesle konusmasına bir sey
    demiyor, tam tersi ona adeta şaka yoluyla kendisini babası Ebu Bekir’in
    elinden kurtardığını ifade ediyor. Boyle bir olay biz beylerden birinin başına
    gelse, yani hanımımız bize karşı sesini yukseltse ve buna birde dışarıdan
    şahit olan olsa, o hanımın hali nice olur acaba? Bunu her birimiz kendi
    nefsimizde değerlendirmeliyiz ve bir de Resulullah’ın yaptığını
    hatırlamalıyız.



    Tabii bu hanımların eşlerine karsı seslerini yukseltmeleri
    anlamına gelmiyor, ancak olaki boyle bir olay vuku bulduğunda biz beyler
    de kendimize hakim olmalı ve sakin olarak karşımızdakini yatıştırmalıyız.


    Rasulullah ev işlerinde de hanımlarına yardımcı olmuştur.
    Hz.Aise’den (r.a): ”Rasulullah ailesinde ne yapardı?” diye sorulunca,
    şu cevabı vermistir: ”Ailenin hizmetinde olur, namaz başlayınca
    cıkardı.” Bu işlerin neler olduğu sorusu sorulunca, yine Hz. Aise:
    ayakkabı tamiri, elbise yamaması, dikiş, elbise temizliği gibi, erkeklerin
    evde yaptıkları her çeşit is olarak rivayet etmistir.


    Ozellikle toplumumuzun aile yapısında eskiden beri uyulan ve bir
    gelenek haline gelen ev işlerinin hanımlar tarafından yapılması, diğer
    işlerin de erkekler tarafından yerine getirilme prensibi uygulanmaktadır.
    Ev işleri kadına, dışarı işleri de erkeğe ait olarak belirlenmiştir. Hayat
    ortaklıktan ibarettir. Erkeklerimiz ev işlerinde hanımlarına yardımcı
    olmalıdırlar. Aile içi yardımlaşmanın, dayanışmanın, irtibatlaşmanın mutlu
    ve huzurlu aile yapısına buyuk etkisi olacaktır.
    “Sen kılıbıksın” seklindeki şaka yollu ithamlar, bazı erkeklerimizi
    hanımlarına karşı toplum icinde kaba ve sert davranmaya sevketmektedir.
    Eşine, ev işlerinde yardımcı olmak utanc verici bir durum değil,
    Rasulullah oyle yaptığı icin ovunc ve gurur verici bir davranıstır. Kişi
    yaptığı yardımı unutmamalıki hanesine ve eşine yapmaktadır.


    Peygamber Efendimizin (s.v.) tum bu davranış ozelliklerinin yanı sıra
    aile terbiyesine de buyuk onem vermistir. Aile terbiyesi denilince,
    toplumumuz da yanlıs bir dusunce olan, sadece cocukların terbiyesi akla
    gelmektedir. Peygamber Efendimize gore ise hayat doğumdan olume,
    beşikten mezara kadar bir terbiye faaliyeti olmalıdır.


    Hz. Peygamber’in aile yuvası aynı zamanda bir Eğitimhane idi.
    Eğitim konusunda kapısı herkese acık olmakla beraber, ozellikle
    hanımlarına acıktı
    Hz.Aise, Rasulu Ekrem’in en buyuk talebelerinden biridir. O
    olmasaydı Rasulullah’ın hayatının bir cok bolumu bizlere kapalı olurdu.
    Cunku o cekirdekten Rasulullah’ın yanında yetişme bir muslumandı. Onun
    ilmi, diğer hanımlarının ilminden fazlaydı. Kendisinden en cok hadis rivayet
    eden eşi de yine Hz. Aişe’dir.


    Ayrıca Rasulullah, ailesinde gorduğu veya işittiği menfi durumlara
    mudahale etmiştir. Bir seferinde Hz. Aişe kız kardeşi Esma ile otururken,
    Rasulullah içeri girer. Esma’nın üzerinde geniş kollu sami bir elbise vardır.
    Rasulullah Esma’yı görür görmez dışarı çıkar. Hz. Aise, Esma’ya:
    “Uzaklaş, Rasulullah sende hoslanmadığı bir şey gordu” der. Esma
    dışarı çıkar. Rasulullah tekrar içeri gelince, Hz. Aişe neden çıktığını sorar.
    Rasulullah’da: ”Gormuyormusun durumu. Musluman bir kadının şu
    kadarı gorulebilir” der ve elleriyle yenlerini tutup, parmaklara kadar
    kısmını örter, sonra da elleriyle şakaklarını örterler, sadece yüzünü açık
    bırakır.


    Hz. Peygamber, ailesinin dini yaşantısıyla da yakinen ilgilenmistir.
    Bu nedenle O, ibadetlerinin bir bolumunu evde ifa etmistir. Genellikle
    nafile namazlarını evde kılardı. Gece namaza kalkar, bazende hanımlarını
    gece namazına kaldırırdı. Hz. Aişe şoyle belirtiyor: ”Biz, Peygamberin
    hanımları, sabah namazlarını, Hz. Rasulullah’la birlikte mescitte
    kılar, ortalık ağarmadan ortulerimize burunup ayrılırdık.”


    Efendimizin eş ve aile reisliğini ornek aldığımız takdirde, evlerimizde
    huzur, muhabbet ve sevgi ışıkları şacacaktır. Bir aileyi hakkıyla yonetmek
    bir devleti yonetmek gibidir. Bir erkek evine girdiğinde eşi ve cocukları
    ondan korkmamalı, tam tersine kapıda beklenen, ozlenen bir aile reisi
    olmanın yolunu bulmalıdır ve davranıs bicimi de ehli icin adil, sevecen ve
    idare eden seklinde olmalıdır.

    Selamlar

  2. #2
    Ehil Üye Bilal-i Sivasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.298

    Standart

    RASULALLAHIN EŞLER?NE KARŞI DAVRANIŞI,

    Küçük aile ocağ?nda han?m, at?n bağland?ğ? yer, ağac?n gövdesi, huzur, sükûn ve yak?nl?ğ?n kendisidir.
    Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmaktad?r:
    "Dünya tamam?yla bir metâd?r. Dünya metâ?n?n hay?rl?s? ise sâliha bir zevcedir."
    Nebi Sallallahu aleyhi vesellem'in güzel ahlâk? ve hoş geçiminin bir göstergesi olarak... onun mü'minlerin annesi Âişe Rad?yallahu anhâ'ya isminin son harfini telâffuz etmeyerek (terhim ile) seslenip, sevinçten kalblerin uçacağ? bir hususu haber verdiğini görüyoruz.
    Âişe Rad?yallahu anhâ dedi ki: Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem bir gün bana şöyle dedi:
    "Ey Âişe! ?şte Cibril burada sana selam veriyor."
    ?şte bu ümmetin peygamberi! Ahlâk itibariyle ümmetin en mükemmeli, mevki itibariyle en büyüğü olup, güzel geçim, yumuşakl?k, han?m?n?n eş olarak ruhî ve duygusal arzular?n? bildiğinin en parlak örneklerini verdiğini görüyoruz. O herbir han?m?n ve dişinin sevdiği bir konuma onu yerleştiriyor. Böylelikle bu han?m?n kocas? nazar?nda almas? gereken yeri almas?n? sağl?yor.
    Âişe Rad?yallahu anhâ dedi ki: Ben ay hali iken kaptan su içer, onu Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'e verirdim. O ağz?n? benim ağz?m? koyduğum yere koyuyor ve kaptan içiyordu. Kemiğin üzerindeki eti s?y?r?rd?m, o da kemiği elimden al?r. Ağz?n? benim ağz?m? koyduğum yere koyar (öylece eti s?y?r?rd?)."
    Münaf?klar?n iddia ettiği ve müsteşriklerin gülünç ithamlardan, bat?l iddialardan alabildiğine uzakt?... Aksine o eşler ile geçinmenin en güzel ve en kolay yollar?n? arard?.
    Âişe Rad?yallahu anhâ'dan şöyle dediği rivâyet edilmektedir: "Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem han?mlar?ndan birisini öptü, sonra da abdest almaks?z?n namaza ç?k?p gitti."
    Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem bir çok durumda kad?n?n kendi nezdinde oldukça üstün bir yere sahip olduğunu aç?kça belirtmekte, onlar?n pek büyük bir yere ve üstün bir mevkiye sahip olduklar?n? ifade etmektedir... ?şte Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem, Amr b. el-Âs'?n sorusuna cevap veriyor ve olgun ve dosdoğru bir adam?n han?m?n? sevmesinin utan?lacak bir şey olmad?ğ?n? ona söylüyor.
    Amr b. el-Âs'dan rivâyete göre o Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem'e: En sevdiğin insan kimdir, diye sormuş, Peygamber: "Âişe'dir" diye cevap vermiştir.
    Hayat?nda evlilik mutluluğunu canland?rmak isteyen bir kimse, mü'minlerin annesi Âişe Rad?yallahu anhâ'?n rivâyet ettiği hadis üzerinde iyice düşünmeli, Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'in ona karş? nas?l davrand?ğ?n? iyice tetkik etmelidir.
    Âişe Rad?yallahu anhâ dedi ki: "Ben ve Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem ayn? kaptan y?kan?rd?k."
    Bu ümmetin peygamberi han?m?n? sevindirmek ve mübah olan herbir yolla onu mesud etmek için adeta hiçbir f?rsat? kaç?rmam?şt?r.
    Âişe Rad?yallahu anhâ diyor ki: Seferlerinden birisinde Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte ç?kt?m. O s?rada ben henüz genç idim. Vücudum pek et toplamam?ş ve fazla gelişmemişti. ?nsanlara:
    "Siz önden gidiniz." dedi. Onlar önden gitti, sonra:
    "Hadi yar?şal?m" dedi. Ben de onunla yar?şt?m ve onu geçtim. Ben biraz kilo al?ncaya, vücudum et toplan?p, bir parça şişmanlay?ncaya kadar bana ses etmedi. Yine bir yolculukta onunla beraber ç?kt?m, yine beraberindekilere:
    "Önden gidiniz" diye buyurdu, sonra: "Hadi yar?şal?m" dedi. Bu sefer o beni geçti, gülmeye başlad? ve: "Bu ona karş?l?kt?r" diye buyurdu.
    Bu gerçekten çok güzel bir davran?ş, ileri derecede bir önemsemedir. Beraberindekilere han?m?yla yar?şmak ve onu sevindirmek için önden gitmelerini emrediyor... Sonra o han?m?na birisi geçmişte, diğeri az önce cereyan etmiş güzel bir davran?ş? hat?rlatarak: "Bu ona karş?l?kt?r." diyor.
    Müslim.
    Sahihu'l-Camii's-Sağir.
    Buhârî ve Müslim.
    Müslim.
    Ebû Davûd ve Tirmizî.
    Buhârî ve Müslim.
    Buhârî.
    Ahmed.
    Ey muhataplarım!
    Ben çok bağırıyorum. Zîra, asr-ı salis-i aşrın, yani on üçüncü asrın minaresinin başında durmuşum,

    sûreten medenî ve
    dinde lakayd ve
    fikren mazinin en derin derelerinde olanları
    camie davet ediyorum.


  3. #3
    Ehil Üye Bilal-i Sivasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.298

    Standart

    Bugün Allah'?n geniş arz?n? dolaş?p da ileri gelenlerin hali üzerinde düşünen bir kimse şerefli bir peygamber, muzaffer bir kumandan, Kureyş'in ve Haşim oğullar?n?n seçkini olarak Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'in yapt?klar?na hayret eder... O bu yapt?klar?n? zafer kazand?ğ? günlerde, pek büyük bir orduya kumandanl?k edip, zafer kazanm?ş olarak geri döndüğü bir günde yap?yordu. Bununla birlikte o mü'minlerin anneleri olan han?mlar?na karş? oldukça sevgi besleyen ve yumuşak davranan birisi idi. Ordu kumandanl?ğ?, yolun uzunluğu, savaşta zafer kazanm?ş olmak, beraberinde yolun zorluklar?n? giderecek, meşakkatlerini ortadan kald?racak, şefkatli bir dokunuşa, samimi bir f?s?lday?şa ihtiyac? bulunan zay?f han?mlar?n?n beraberinde bulunduğunu ona unutturmuyordu.
    Buhârî'nin rivâyetine göre Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem Hayber gazvesinden dönüp, Huyey k?z? Safiye Rad?yallahu anhâ ile evlendiğinde onun bindiği devenin etraf?na bir örtü çektirip bu örtüyle onu setrediyordu. Sonra devesinin yan?nda kendisi oturuyor, dizini koyuyor, Safiye de ayağ?n? deveye binmek üzere Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'in dizi üzerine koyuyordu... Bu tablo onun alçakgönüllülüğünü gösteren oldukça etkileyici bir manzarad?r... Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem muzaffer bir kumandan, Allah taraf?ndan gönderilmiş bir peygamber olarak ümmetine şunu bildiriyordu: Han?mlar?na karş? alçakgönüllü davranmas?, han?m?na tevazu göstererek ona yard?m etmesi, onu mutlu k?lmas?, onun kadrini k?ymetini asla eksiltmez.
    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'in ümmetine tavsiyelerinden birisi de şudur:
    "Dikkat edin, kad?nlar hakk?nda birbirinize hay?rl? tavsiyelerde bulunun..."
    Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem onbir han?mla evlendi... Bunlar "mü'minlerin anneleri" ad?n? ald?lar... Vefat ettiğinde dokuz han?m? vard?... Bu şerefli han?mlar?n sahip olduğu pek büyük şeref ve pek üstün mevki ne kadar da yücedir! Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem yaşl?, dul, boşanm?ş, güçsüz kad?nlarla evlendi. Bu kad?nlar aras?nda Âişe Rad?yallahu anhâ d?ş?nda bakire kimse yoktu.
    Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem mü'minlerin anneleri ile evlendi ve onlar? ayn? anda nikâh? alt?nda tuttu. O adaletli uygulamas?nda ve paylaşt?rmas?nda bir örnekti. Âişe Rad?yallahu anhâ'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem bir yolculuğa ç?kmak istediği takdirde han?mlar? aras?nda kura çekerdi. Kura hangisine ç?karsa onunla birlikte yola ç?kard?. O han?mlar?n?n herbirisine özel bir gün ve bir gece ay?r?rd?."
    Uygulad?ğ? adalet şekillerinden birisini de Enes b. Malik Rad?yallahu anh şöylece rivâyet etmektedir: "Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'in dokuz han?m? vard?. Onlar aras?nda günlerini paylaşt?r?p, ilk han?ma ancak dokuz günde bir s?ras? gelirdi. Her gece, Peygamber efendimizin yan?nda kalacağ? han?m?n evinde toplan?rlard?. Âişe'nin evinde olduklar? bir s?rada Zeyneb geldi, elini ona uzatt?. Âişe: Bu Zeyneb'tir, dedi. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem elini geri çekti..."
    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'in bu pek büyük evi, eğer Rabbinin Rasûlüne verdiği muvaffakiyet ve ilham olmasayd?, kesinlikle bu durumda olamazd?... Onun hem sözleriyle, hem davran?şlar?yla Rabbine şükrettiğini görüyoruz... O han?mlar?n? ibadete teşvik ediyor ve bu hususta onlara yard?mc? oluyordu. Bunu yaparken de yüce Allah'?n: "Sen aile halk?na namaz? emret, kendin de sab?rla ona devam et! Senden r?z?k istemeyiz. Sana r?zk? biz veririz. Güzel âk?bet ise takvâ sahiplerinindir." (Taha, 20/132) (şeklindeki Allah'?n emrini yerine getiriyordu.)
    Âişe Rad?yallahu anhâ'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem ben onun önünde ve yatağ? üzerinde boylu boyunca uyuduğum halde namaz k?l?yordu. Vitir namaz?n? k?lmak istediği vakit beni uyand?r?yordu."
    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem gece namaz?n? k?lmaya, eşlerin bu hususta birbirlerine yard?mc? olmas?na çokça teşvikte bulunmuştur. O kadar ki bu maksatla han?m kocas?n?n yahut koca han?m?n?n yüzüne su serpecek kadar güzel bir uygulamaya kadar işi götürüyordu... Ebu Hureyre Rad?yallahu anh dedi ki: Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki:
    "Geceleyin kalk?p namaz k?lan, han?m?n? uyand?ran ve (böylece) han?m?(n?n) namaz k?l(mas?n? sağlay)an, uyanmak istemezse yüzüne su serpen bir adama Allah rahmet eylesin. Yine geceleyin kalk?p namaz k?lan, kocas?n? uyand?ran ve kocas?(n?n) namaz k?l(mas?n? sağlay)an, kocas? uyanmak istemezse yüzüne su serpen han?ma da Allah rahmet eylesin."
    Müslüman bir kimsenin kalbinin temizliğini, ar? ve duruluğunu tamamlamak amac? ile d?ş görünüşüne itina göstermesi de müslüman?n olgunluğundan ve dinine bağl?l?ğ?ndan kaynaklan?r.
    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem kalbi temiz, bedeni temiz, kokusu hoş bir kimseydi. Misvâk kullanmay? sever ve kullan?lmas?n? emrederdi. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki:
    "Şâyet ümmetime zorluk vermeyecek olsayd?m, her namazdan önce misvâk kullanmalar?n? emrederdim."
    Huzeyfe Rad?yallahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem geceleyin kalkt? m? ağz?n? misvâk ile ovalard?."
    Şureyh b. Hâni'den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ben Âişe Rad?yallahu anhâ'ya sordum: Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem evine girdiği vakit ilk iş olarak ne yapard?? O: Misvak kullan?rd?, dedi.
    Bu, ne güzel bir temizlik, aile halk? ile karş?laşmak için ne mükemmel bir haz?rl?k!
    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem eve girdiğinde: "Allah'?n ad?yla girdik, Allah'?n ad? ile ç?kt?k. Rabbimize tevekkül ettik." der, sonra da aile halk?na selam verirdi.
    Temiz bir şekilde girmek ve selâm vermekle aile halk?n? mutlu et! Müslüman kardeşim! Sen bunun yerine evine girerken sitemle, k?nayarak, azarlayarak başlayan bir kimse olma!

    Müslim.
    Tirmizî.
    Müslim.
    Buhârî ve Müslim.
    Buhârî ve Müslim.
    Ahmed.
    Müslim.
    Müslim.
    Müslim
    Ey muhataplarım!
    Ben çok bağırıyorum. Zîra, asr-ı salis-i aşrın, yani on üçüncü asrın minaresinin başında durmuşum,

    sûreten medenî ve
    dinde lakayd ve
    fikren mazinin en derin derelerinde olanları
    camie davet ediyorum.


  4. #4
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Rasulullah, han?mlar?yla aralar?ndaki sevgi bağlar?n? art?racak tarzda
    samimi olmustur. Buna en guzel ornek de, Hz.Aişe ile evliliklerinin ilk
    y?llar?nda yapt?klar? koşudur. Hz.Aişe şoyle anlatmaktad?r: “Rasulullah, bir
    sefere giderken, yan?na beni de alm?st?. Yolda yururken yan?ndaki
    sahabilere siz ilerleyin, dedi. Ashab? uzaklaşt?ktan sonra bana
    Yar?şal?m m??” diye sordu. Ben de bu teklifi kabul ettim. Yar?şt?k.
    Yar?ş? ben kazand?m. Aradan y?llar gectikten sonra yine bir seferde
    beraberdik. Rasulullah yine, “Yar?şal?m m??” diye sordu. Ben de daha
    onceki yapt?ğ?m?z yar?ş? hat?rlayarak bu teklifi kabul ettim. Yar?ş? bu defa
    ben kaybettim. Resulullah’da gulerek, “Bu vaktiyle kazand?ğ?n
    musabakan?n rovanş?d?r” buyurmuştur.”
    bu hadise hakk?nda aç?klay?c? bilgiler var burada..
    -demek ki Efendimiz a.s.m. Âişe r.a. validemizle çocuk denebilecek bir yaşta yar?şm?ş..
    -bir sefer s?ras?nda yani şehir içinde bir yer de değil..ayr?ca sahabeyi de oradan uzaklaşt?rm?ş..yani başkalar?n?n seyrettiği bir yerde yap?lmam?ş bu yar?ş..
    Konu Cennetâsâ tarafından (16.01.08 Saat 00:51 ) değiştirilmiştir.

  5. #5
    Pürheves eyyubi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    222

    Standart

    Alıntı nazende Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bu hadise hakkında açıklayıcı bilgiler var burada..
    -demek ki Efendimiz a.s.m. Âişe r.a. validemizle çocuk denebilecek bir yaşta yarışmış..
    -bir sefer sırasında yani şehir içinde bir yer de değil..ayrıca sahabeyi de oradan uzaklaştırmış..yani başkalarının seyrettiği bir yerde yapılmamış bu yarış..
    Balans ayarı için teşekkür ederiz...Bundan sonra kardeşler başkalarının önünde eşleriyle yarışmazlar
    "Mü'minin feraseti karşısında titreyin; zira o bakarken Allah'ın nuruyla bakar." (Tirmizî, Tefsirü'l-Kur'an 15)

  6. #6
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    başka bir başl?kta bahsi geçmişti..
    biz de düşünmüştük, acaba nas?l yapm?şlar bu yar?ş??
    burada bulduk cevab?..
    Konu Cennetâsâ tarafından (16.01.08 Saat 00:51 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cennet Kadınları
    By Meyvenin Zeyli in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 26.10.09, 20:14
  2. Peygamberimizin Çocuğa Beddua Etmesi Hakkında
    By BiKeS_ in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 15.09.08, 23:27
  3. Hakkın Takdiri Hakkında İfrat ve Tefrite Düşmek
    By elff in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 07.01.08, 04:17
  4. Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 08.10.07, 15:15
  5. Peygamberimizin(a.s.m.) Neslinin Devamı Hakkında
    By Ebu Hasan in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01.12.06, 19:05

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0