+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9

Konu: Erkekler de Yuvalarına Dönmeli!

  1. #1
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart Erkekler de Yuvalarına Dönmeli!

    Dindar bir hanım yazar, birkaç zaman önce, erkeklerin, özellikle de dindar erkeklerin, hayatın kenarında kaldığını yazmıştı. Yeteneklerini geliştirmek için çeşitli kurslara giden, dil öğrenmeye çalışan, kitap okuyan, dinî konulara daha çok hassasiyet gösteren, kısacası gelişme yolunda çaba sarfeden genelde kadınlardı. Yani, erkekler değildi. Haksız bir genelleme mi olur, bilinmez; ama bu tahlile göre erkekler hayatı ıskalıyordu.

    Bugün, erkek dediğimizde gözümüzün önüne gelen aşağı yukarı şöyle bir şey değil mi: Hafta içi sabahtan akşama kadar çalışan, akşam yorgun geldiği evinde bedensel ve zihinsel yorgunluğunu televizyonun karşısında atmaya çalışan, haber saatinde evde konuşulmasını dahi çok gören, dünyanın büyük meselelerine gösterdiği duyarlılığın küçük bir kısmını dahi eşi ve çocuklarının meselelerine karşı gösteremeyen, hafta sonları yine bir ekran karşısında kendisini futbolun kucağına atan, eve ait neredeyse bütün sorumluluklarını eşinin omuzlarına yükleyen, eve “ekmek parası” getirmenin kendisini başka her türlü sorumluluktan kurtardığına inanan, işi dışında pek uğraşı olmayan, kitap okumayan, düşünemeyen, her sorunun parayla çözülebileceğini zanneden, duygusal konularda paranın beş para etmediğini fark edemeyen garip bir varlık türü!

    Dindar erkekler? Kendilerini bir “kutsal dâvâ”ya adamış erkeklerin, evlerini, eşlerini, çocuklarını ihmal etmediği söylenebilir mi? En yakınlarında hakikat dersi almaya muhtaç çocuklarını bırakıp, uzaklardakilere “hakikat” götürmeye çalışan dindar erkeklerin sayısı az mı dersiniz?

    İmam Gazalî, Kalblerin Keşfi isimli eserinde, kadın ve erkeğin birbirleri üzerindeki haklarını sayarken, “Erkeğin kadın üzerindeki heybet ve otoritesini kaybetmemesi”ni de bir hak olarak zikreder. Ama bu tesbiti ilginç kılan, bunun kadının erkek üzerindeki haklar başlığı altında sayılmasıdır. Yani, erkeğin heybet ve otoritesini kaybetmemesi kadının erkek üzerindeki haklarından birisidir.

    Gazalî, erkeğin heybet ve otoritesini kaybetmemesinin kadının erkek üzerindeki hakkı olduğunu, erkeğin kadına karşı yumuşak ve adaletli davranması gerektiğinin ardından söylüyor. Evde biriken sorunlarla baş başa bıraktığı eşinin sızlanmaları ve şikâyetlerine karşı tipik erkeğin yumuşak ve adaletli karşılık verebileceği çok meçhul. Evden kaçarak sorunlardan uzaklaşma refleksi, karmaşık konulara faydasız basit çözümler üretme eğilimi, eşinin baskılarının karşısında yeni bir heybet ve otorite arayışını getirebiliyor: şiddet!

    Din, erkeği ailede bir çeşit halife konumuna oturtur. Yetkileri kadar sorumlulukları olan; kendi keyfince değil, ilâhî hikmetle çizilen sınırlar içinde hareket eden; emanetçi bir görevlidir erkek. Çocuğun eğitimi erkeğin görevidir. Erkek, kendisine emanet edilen ailesinin sorunlarıyla yakından ilgilenmek durumundadır.

    Hilâfetin saltanata dönüşümü, Müslümanlar için sadece siyasal iktidarı ilgilendiren bir konu değil. İrili-ufaklı iktidar ve yetki odağının birer emanet değil, şahsî mülk olarak görüldüğünde, her türlü güç ve kudretin Allah’a ait olduğu ve onun izniyle, emriyle, adıyla kullanılabileceği anlayışı terk edildiğinde, geriye kalan şey bellidir: İktidar savaşları.

    Yakın zamana kadar, erkeğin gözündeki formül belliydi: Para=İktidar. Heybet ve otoriteyi ise şiddet ve sertlik yoluyla kurma peşindeydi. İlâhî hikmet ve rahmet tarafından omuzlarına yüklenen halifelik makamına sırt dönüp saltanat peşinde koşan erkek, ilâhî adalet tarafından cezalandırıldı. Kadınlar, para üzerine kurulu iktidar alanına ortak olmaya başladı ve seküler hukuk ailenin reisliğini erkeğin elinden aldı.

    Şu anda, erkeğin kendisini tanımlayabileceği bir esastan mahrum olduğunu söylemek abartı olmaz. Eskiden parayla hükmettiği ve kendisine muhtaç eylediği kadın, elde ettiği “ekonomik özgürlük”le erkeğe meydan okuyor ve “eyvallah” etmiyor. Dindarlar dahil, boşanma oranlarının giderek yükselmesi bunun delili ve boşanmayı genelde kadınlar istiyor. Erkek aile hayatına bağlandığı tek ip olan “paranın iktidarı”nı kaybetmeye başladıktan sonra, hayatın kenarında kalır oldu.

    Ama hem hayat, hem de aile hayatı erkeği bekliyor. Kaybettiğini kaybettiği yerde aramasını bilen, ayağa kalkacağı yerin düştüğü yer olacağını fark edebilen bilinçli erkekleri...

    Murat Çiftkaya

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  2. #2
    Ehil Üye BiKeS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Murat Çiftkaya'n?n kalemine sağl?k.Çok yerinde tespitler.Allah raz? olsun.

    Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,


    Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!




  3. #3
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Hep deriz ya en küçük dairede daimi ve ehemmiyetli vazife var diye...
    Gerekirse dünyay? kurtarmaya aday?z?d?r..Ama ev ahalisi Allah'a emanet..Yok Böyle bir teklif-i malayutak....

    teşekkürler..hissemize düşeni ald?k..vesselam...sağolunuz..

  4. #4
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    Başl?k çOk şeker
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  5. #5
    Dost seretan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Yaş
    38
    Mesajlar
    29

    Standart

    Alıntı Meyvenin Zeyli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    (1.)Dindar bir hanım yazar, birkaç zaman önce, erkeklerin, özellikle de dindar erkeklerin, hayatın kenarında kaldığını yazmıştı. Yeteneklerini geliştirmek için çeşitli kurslara giden, dil öğrenmeye çalışan, kitap okuyan, dinî konulara daha çok hassasiyet gösteren, kısacası gelişme yolunda çaba sarfeden genelde kadınlardı. Yani, erkekler değildi. Haksız bir genelleme mi olur, bilinmez; ama bu tahlile göre erkekler hayatı ıskalıyordu.

    (2.)Bugün, erkek dediğimizde gözümüzün önüne gelen aşağı yukarı şöyle bir şey değil mi: Hafta içi sabahtan akşama kadar çalışan, akşam yorgun geldiği evinde bedensel ve zihinsel yorgunluğunu televizyonun karşısında atmaya çalışan, haber saatinde evde konuşulmasını dahi çok gören, dünyanın büyük meselelerine gösterdiği duyarlılığın küçük bir kısmını dahi eşi ve çocuklarının meselelerine karşı gösteremeyen, hafta sonları yine bir ekran karşısında kendisini futbolun kucağına atan, eve ait neredeyse bütün sorumluluklarını eşinin omuzlarına yükleyen, eve ekmek parası getirmenin kendisini başka her türlü sorumluluktan kurtardığına inanan, işi dışında pek uğraşı olmayan, kitap okumayan, düşünemeyen, her sorunun parayla çözülebileceğini zanneden, duygusal konularda paranın beş para etmediğini fark edemeyen garip bir varlık türü!
    (3.)Yakın zamana kadar, erkeğin gözündeki formül belliydi: Para=İktidar. Heybet ve otoriteyi ise şiddet ve sertlik yoluyla kurma peşindeydi. İlâhî hikmet ve rahmet tarafından omuzlarına yüklenen halifelik makamına sırt dönüp saltanat peşinde koşan erkek, ilâhî adalet tarafından cezalandırıldı. Kadınlar, para üzerine kurulu iktidar alanına ortak olmaya başladı ve seküler hukuk ailenin reisliğini erkeğin elinden aldı.
    (4.)Ama hem hayat, hem de aile hayatı erkeği bekliyor. Kaybettiğini kaybettiği yerde aramasını bilen, ayağa kalkacağı yerin düştüğü yer olacağını fark edebilen bilinçli erkekleri...

    Murat Çiftkaya

    (1.)no'lu paragrafa ithaf olunur:Müspet ve menfi ilimlerde kendisini geliştiren,okuyan,düşünen,(tartışmak benim için çirkin bir ifade olduğundan "bilgi alış-verişini" tercih etmekteyim)bilgi alış-verişinde bulunan,yabancı dil öğrenen dindar erkekler kesinlikle mevcuttur ve sayıları artmaktadır.Çevremi gözlemleyerek ulaştığım bir sonuç.Bu kategoriye giren dindar erkelerin değeri parayla ölçülemeyecek idealleri olması onların ortak noktalarıdır.Bu nedenle aile hayatında bu erkekleri görememek maalesef kadınlar açısından bir kayıp,fakat ne güzel ki insanlık açısından bir kazançtır.Yani hayatı ıskalamak şöyle dursun hayatı tam onikiden vurmaktadırlar.
    (2.)no'lu paragrafa ithaf olunur:Eşi tarafından güler yüzle karşılanan,sürekli takdir edilen,sürekli kendisinden birşey talep edilmeyen ve bu yüzden kanaatkar eşini memnun etmek için gayretlerde bulunan.Lüzumsuz konuşularak kafası şişirilmeyen ve buna mukabil lüzumlu konuşarak ailesiyle sağlıklı iletişim kuran.Ailesine ayırdığı zamanın dışında da hobileri olan.Arkadaşlarıyla münasebetleri tartışma konusu olmayan.Televizyona bakmak yerine eşine Allah rızası için sevgiyle bakan ve her iki eşinde Allah Rıza'sına kavuşmasını sağlayan bir varlık türü de var.
    (3.)no'lu paragrafa ithaf olunur:Kadının erkeğin üzerindeki haklarını ve erkeğin kadın üzerindeki haklarını bilen çiftler, gaflete düşmedikçe bu gibi sorunlarla karşılaşmazlar sanırım.
    (4.)no'lu paragrafa ithaf olunur:Aranan ol ki aradığını bulasın.
    Bütün insanlar cennete girse ve cehenneme girecek sadece bir insan olsa korkarım ki o ben olurum.
    Hz.Ebubekir(R.A)

  6. #6
    Dost şakirt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    8

    Standart

    ellerine emeğine sağl?k

  7. #7
    Dost NEYZEN21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    5

    Standart

    EVET çok doğru.küçük dairedeki vazifeler büyük,büyük dairedeki vazifeler küçük.ama çogusu bunu unutuyor ve küçük olan vazifesini büyük vazife tahayyül ederek körü körüne bağlan?yor ona

  8. #8
    Dost NEYZEN21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    5

    Standart

    Allah Razi Olsun _c?ger?m_

  9. #9
    Dost Ceylin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1

    Standart

    Murat Çiftkaya ne de isabetli tespitlerde bulunmuş öyle..

    Çok ibretli çoook...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kadınlar yuvalarından çıkıp beşeri yoldan çıkarmış; yuvalarına dönmeli
    By Ashab-i kehf in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 26.03.14, 10:46
  2. Kadınlar Yuvalarına Dönmeli, Ama Nasıl?
    By hutuvvati_sitte in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 87
    Son Mesaj: 19.01.10, 18:08
  3. Kadınlar yuvalarına dönmeli!..
    By izgiey in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19.01.10, 15:37
  4. Kadınlar Yuvalarına Dönmeli
    By hendeseci in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 29.08.08, 13:03
  5. ERKEKLER de yuvalarına dönmeli!!!
    By Meyvenin Zeyli in forum Gündem
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 24.07.06, 16:41

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0