+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Başörtüsü Yasağı,İnsan Hakları İhlali Sayılmaz mı?

  1. #1
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart Başörtüsü Yasağı,İnsan Hakları İhlali Sayılmaz mı?

    Her fırsatta "İnsan haklarını savunuyorum" diyen Türkan Saylan türban konusunda yasaktan yana. Yaman bir çelişki değil mi?
    <DIV></DIV>
    <DIV>Çelişkinin böylesi!




    Kamuoyunda iki ayrı Türkan Saylan resmi var. Biri; cüzamlıların tedavisi, kız çocuklarının okuması için yıllardır büyük emekler veren hekim Türkan Saylan. Diğeri; kendine benzemeyeni, farklı düşüneni yok sayan, muhtıradan yana tavır alan Türkan Saylan. Peki, neden böyle bir ikilik var? Cumhuriyet mitinglerinin sözcülerinden,


    Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Türkan Saylan ile hem mitingleri, hem de son dönemde yeniden tebarüz eden kavram karmaşasını konuşmak istedim. Cumhuriyet, demokrasi, çağdaşlık, temel hak ve özgürlükler, yasaklar ve ayrımcılık nedir, ne değildir... gibi. o­nunla güzel bir bahar sabahı Arnavutköy'de buluştuk ve konuşmayı denedik. Bunu ne kadar başarabildik, siz karar verin.


    Cumhuriyet, bildiğiniz gibi monarşi olmayan, egemenliğin millette olduğu yönetim biçimi. Bu ülkede aksini talep eden mi var ki mitinglerin adı cumhuriyet mitingi?


    Biz cumhuriyetten laik temelli demokrasiyi temsil eden cumhuriyeti algılıyoruz. TC, Cumhuriyet'i ilan etmeden meclisini kurmuş, önce demokrasinin temellerini atmıştır. Dolayısıyla Cumhuriyet de alt kavramlarıyla tehlikede.


    Söylediğiniz gibi Cumhuriyet'i, milleti temsil eden Meclis ilan etti. İki ay sonra halkın iradesi sandığa yani meclise yansıyacak. Bu durumda cumhuriyet mitingleri nafile mi olacak?


    Öyle şey olur mu? Sandık halkın gerçek düşüncelerini oylarına yansıtıyorsa gerçektir. 12 Eylül sonrası rejimin getirdiği yüzde 10 barajı ve dokunulmazlıklar var. Üçte bir oyla üçte iki çoğunluğu almış bir parti 'ben sen bizim oğlan' diye hareket etti. Ama 'barajı atlayıp meclise gireyim de ne olursa olsun' diyenlere de karşıyız.


    YÖNETMELİKLER VAR


    Mitinglerde toplumun bir kesimini dışlayan konuşmalar da yapıldı. Bu kamplaşmayı artırabilir mi diye endişelenip sorumluluk hissettiniz mi?


    Ben bu sözlerinize asla katılmıyorum. Biraz sanal olduğunu düşünüyorum. O yüzde 35'e sorun bakalım memnun musunuz diye?


    İki ay sonra sorulacak zaten.


    O zaman konuşalım. Bizim karşıtlığımız bu hükümetin kadınlarımızı türban üzerinden siyasal İslam olarak kullanarak bizi milli görüşe çekmeyi hedeflemesinedir. Biz mitinglerde 'elim kırılsaydı da buraya oy vermeseydim' diyenlerle kucaklaştık. Orada bir sürü bizim okuma yazma öğrettiğimiz başörtülü kadınlarımız, annelerimiz, ablalarımız vardı.


    Başörtülü kadınlardan bahsederken neden sadece okuma yazma bilmeyen ya da yaşlı kadınları alıyorsunuz? Genç, eğitimli, kentli, dünyadan haberdar, hayatını kazanan, başını da kendi iradesiyle örten çok sayıda kadın var bu ülkede?


    Hayır, geniş bir kesim yok kardeşim. Ayrıca bu ülkenin yasaları, yönetmelikleri var. Atatürk'ün, laik cumhuriyetin çocukları olarak biz türbanın belli yerlerde siyasal simge olarak kullanılmasını kabul etmiyoruz. Bu yasal bir tavırdır.


    TAVRINIZI BEÐENMEDİM


    Yasalar insan eliyle yapılır ve her yasa da, hukuki olmayabilir. Önemli olan evrensel temel hak ve özgürlüklerdir biliyorsunuz...


    ...Benim insan haklarını savunduğumu herkes bilir.


    Ben de biliyorum ve bu yüzden soruyorum: Kişinin doğuştan kazandığı, anayasal güvence altına alınmış haklarının elinden alınması haksızlık mıdır, değil midir?


    Siz beni kendi fikirlerinize getirmeye çalışmayın. Bu şekilde sorgularsanız cevap vermem size.


    Ben bunun konuşulabilir olduğunu düşündüğüm, buradaki çelişkiyi nasıl açıkladığınızı merak ettiğim için soruyorum.


    Tavrınızı beğenmediğimi söylemek istiyorum.


    Ama sorumu cevaplamıyorsunuz Türkan Hanım?


    Bakın orada örtülü kadınlarımız da vardı. Çok hoştu. Hatta bir tanesine mikrofon tuttular. Dedi ki 'Biz o­nlardan değiliz. o­nlar zaten bizi sevmez.' Ben o kızlarımızla bir öğretim üyesi olarak yaşadım senelerce. Nasıl o hale getirildiklerini, kurtulmak için ne çabalar verdiklerini, yüzlerine kezzap atmaya teşebbüs edenlerin üniversite kapılarında kavga çıkarttıklarını, o kızların büyük sıkıntı içersinde 'bizi kurtarın' dediklerini yaşadım.


    BU İÞLER KOLAY DEÐİL


    Merak ediyorum; yüzüne kezzap atılan kişi üniversite öğrencisiyse, yasal yolları neden kullanmıyor?


    Nasıl yapsın? Bu işler kolay mı sanıyorsunuz. Dayak yiyen kadın karakola gittiğinde 'kocandır döver' demiyor mu karakol? Lütfen yani gerçekleri şey yapmayın. Siz star gazetesinden misiniz sahiden?


    Neden? Size bunları soruyorum çünkü 18 yaşına gelmiş bir insanın kendi iradesiyle başını örtemeyeceğini söylüyorsunuz. Örterse de okuyamayacağını. Ben de bir insan ve kadın hakları savunucusunun bunu neden söylediğini anlamaya çalışıyorum.


    Kardeşim, o üniversiteye gidemiyor da, ben asker olabiliyor muyum? Yapmayın yani. Bu ülkenin yasaları var. Yasalara uysun da isterse türban taksın, isterse ne yaparsa yapsın.


    Peki, mitinge dönelim o zaman. Mitinglerde Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül'den çok eşi Hayrunnisa Gül'ün türbanına tepki gösterildi ve...


    ...Hayır, ikisine de tepki gösterildi. Gül'ün geçmişi ortaya çıktı. O söylemleri söyleyen birinin Atatürk'ün, İnönü'nün temsil ettiği bir makamda olmasını ister misiniz?


    Türkiye'yi temsil ediyor zaten, Dışişleri Bakanımız.


    O politik bir şey. Bu politika üstü. Oraya gelen kişi de, eşi de artık birey değildir. Toplum nasıl gözükmek istiyorsa öyle temsil etmek zorundadır. Bu ülkede yasalara, çağdaşlığa aykırı küçük bir kitle her zaman olacak. Ama o ucun Türkiye'ye hakim konuma gelmesine asla izin veremeyiz. Buna ne derseniz deyin.


    Türkiye'deki kadın nüfusunun yarısının başı örtülü. o­nlar için konulan yasaklar eşleri için de mi işletilmeli?


    Ama bakın... Siz provakasyona çok açık bir insansınız galiba.


    Bunu nereden çıkartıyorsunuz! Benim işim soru sormak.


    Bakın, başörtülü kadınlarla türbanlıları aynı kefeye koyamazsınız. Türban siyasal İslamcı bir davranıştır. 80'den sonra belli bir kadın vaiz ortaya çıkmış, kadınları ikna etmeye başlamıştır. Türban modamsı bir şey. Başörtülü kadınlara karşı değiliz. Anadolu'da analarımız, babaannelerimiz de başörtülü. Biz cumhuriyet kadını olarak yetiştik. Hiçbir örtülü anne de kızının örtünerek okumasından yana değildir.


    Peki, o kız kendi iradesiyle başını örtmek isterse ne olacak?


    İstiyorsa, istediği yola gidecek.


    Başını örttüğü için okula gidemeyecek yani?


    Başını örtmek istiyorsa gidemeyecek.


    EV KADINI OLABİLİRSİN


    Kızların okuması için yıllardır büyük emekler veriyorsunuz Türkan Hanım. Hem 'haydi kızlar okula' diyorsunuz, hem de bazı kızlara 'siz değil' diyorsunuz. Bu nasıl mümkün oluyor? Burada bir çelişki yok mu?


    Ben sizinle anlaşamıyorum. Ben kızların özgürlüğüne bir şey demiyorum. Erkekler nasıl kravatlı olduysa o­nlar da çağa uymak zorundalar. Size garanti veriyorum, bizim okuttuğumuz kızlarımızın hiç birisinin anne-babası kızının örtülü olmasını istemez.


    Siz aileden, çevreden, üçüncü kişilerden bahsediyorsunuz. Ben kişiden, bireyden bahsediyorum. 18 yaşını aşmış, başını da kendi iradesiyle örtmüş bir insana 'başını aç' demek ya da örttüğü için cezalandırmak bana ayıp geliyor. Size gelmiyor mu?


    Size gelebilir. Ama ben de diyorum ki 'Kızım büyüyünce nasıl istersen öyle hareket edersin ama okulda bunu yapamazsın. Öğretmen olursan, memur, doktor olursan, siyasete girersen yapamazsın. Bunun dışında ev kadını olursun, işe atılır dükkan açarsın'. TC cumhurbaşkanlığında, parlamentosunda, eğitiminde, hastanesinde, okullarında bizi geriye götüren simgelerle olmayı kabul etmemiş. Laik düzen bu demek.


    Peki, şu ayrıştırmayı konuşalım o halde. Türban ve başörtüsü arasındaki...


    ...Bakın, ben konunun uzmanı değilim ama uzmanların söylediğine göre vatandaşlarımızın örttüğü örtüyle bu bambaşkadır. Babaannelerimiz, köylülerimiz de başını güzel bağlayan kadınlarımız.


    Kentli, eğitimli, genç bir kadına 'başını kapatacaksan köylüler ya da babaanneler gibi kapat' demek mi bu?


    Babaannesi gibi bağlasın demiyoruz. Zaten başı bağlı anneler kızının başını bağlamasını istemiyor.


    TELEPATİ YAPIYORUM


    Aslında şunu soracaktım yarım kaldı. Bir bilim kadını olarak başka bilim kadınlarının çalışmalarını takip ediyorsunuzdur herhalde. Prof. Nilüfer Göle ve Prof. Elizabeth Özdalga 'türban modern başörtüsü yorumu' yani 'çağdaş bir giyim'dir diyor?


    Olabilir. Çiğdem Kağıtçıbaşı da var. İnanıyorum ki o kızlar içlerinden 'Bunlar doğru söylüyor, biz kullanıldık' diyor, biliyorum. Böyle bir telepati var. O çocukları sarıp sarmalayıp 'kapıdayız, bir şey yaparsan gösteririm sana' diye tehdit etmeye kimsenin hakkı yok. o­nlara 'bunu özgür irademizle yaptık' dedirtmeye, benim hemcinsimi istismar etmeye kimsenin hakkı yok.


    Hemcinsinizin neden bu kadar edilgen ve zayıf olduğunu düşünüyorsunuz? Öyle olup da size baskı gördüğünü anlatanlara hukuki yollar konusunda yardımcı olmuyor musunuz, bu vakalar kamuoyuna neden hiç yansımıyor?


    Söyledim, karakola gittiğinde ne diyorlar. Kalacak yeri olmayan bir kız, öğrenci yurduna gittiğinde 'Seni buraya alırız ama başını örteceksin, gece kalkıp merdivenleri sileceksin, şunu bunu yapacaksın' diyorlar. Ağlayarak bize geliyor bu kızlar. Bunların farkında değilsiniz, türbanlı kadınları savunmaya çalışıyorsunuz.


    Ben, bir insan hakları savunucusunun temel bir hakkın yasaklanmasını neden savunduğunu anlamaya çalışıyorum.


    Ben bir doktor olarak o­nlara verilen fiziksel zararları tedavi etmeye çalışıyorum. Ama tabi ki tuzu kuru zengin, gidip de tesettür modalarına uymuş hanımefendilerin hakkını hiç kimse yemiyor bu Türkiye'de.


    ASKER MiTiNGLERE KATKI YAPTI


    Cumhuriyet mitinglerinden önce medyaya, TSK'nın STK'lar eliyle halkı meydanlara döküp darbe ortamı hazırlamayı amaçladığı yönünde belgeler yansıdı biliyorsunuz. Dönemin kuvvet komutanlarından Þener Eruygur da şu an mitinglerin başını çeken ADD'nin başkanı. Tüm bunlar zihninize soru işareti düşürdü mü?


    Asla! Herkes bir görev yapar, ayrılınca vatandaştır. Biz Þener Paşa'yı herhangi bir asker olarak görmüyoruz. Doktor da olabilirdi. Darbeyle ilgili hiç bir açıklık yok. Zaten biz bağırdık 'darbeye karşıyız' diye.


    Daha sonra da muhtıra için 'iyi oldu' dediniz.


    Onu muhtıra olarak görmüyorum. Bu ordunun bir görevidir kardeşim.


    Yurt içinde, dışında herkes muhtıra olarak değerlendirdi?


    Bu bir uyarıydı. Siz istediğinizi söyleyin. Orduya karşı olanlar, özellikle AKP, AB'ye sürekli 'ordudan bizi kurtarın, genelkurmay baskı yapıyor' diyor. Bizim ordumuz bir yandan savaşır, sınırlarımızı korur, bir yandan cumhuriyeti ve laik düzeni korur, bir yandan da sivil toplum örgütü gibi çalışır. Anadolu'da Mehmetçik dershaneleri vardır. Dolayısıyla ordu gördüğü yanlışlıkları söyleme özgürlüğüne sahip. Biraz sert söyleyebilir. Buna da saygı duyuyorum. Ordu bizim de sözcümüz. Ben ne kadar konuşma hakkına sahipsem ordu da sahip. Sonuçta ben askerin açıklamasını muhtıra olarak değil bir katkı olarak görüyorum.


    Neye katkı?


    İnsanların meydanlara toplanmalarına bir nevi bir katkı yapmıştır. Birçok insanın uyanmasına neden oldu.


    Zaman</DIV>
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  2. #2
    Gayyur dostlar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    126

    Standart

    *** Hakikatleri görmeyenin ya aklı yok, ya kalbi yok veya insan suretinde bir hayvandır!
    *** Tabiatı mûcid zanneden insan suretindeki ahmak sarhoşlar “mütefennin ve akıllıyız” diye dava ettikleri akıl ve fenden ne kadar uzak düştüklerini ve mümteni’ ve hiçbir cihetle mümkün olmayan bir hurafeyi kendilerine meslek ittihaz ettiklerini gör, gül ve tükür! *** Allah’ın şu muvakkat misafirhanesinde insan suretinde hayvanları eksik değildir. *** Dinsizliği ve zındıkayı siyaset zannedip ona tarafgirlik eden insan suretinde şeytanlar ola veya beşer kıyafetinde hayvanlar ola... *** insan suretindeki yılanlara hakaiki söylemek; hakaike karşı birhürmetsizliktir.“ ***İnsan suretindeki gayet şerir ervah-ı habise, öldükten sonra şeytan olur. *** İnsan suretindeki şeytanlar, birer küçük Nemrud ve Firavun hükmünde nihayetsiz bir azaba elbette müstehak olur...İNŞAALLAH

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Başörtüsü Yasağı Tarihçesi
    By BiKeS_ in forum İnanca ve Düşünceye Özgürlük Platformu
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 09.02.09, 10:53
  2. Başörtüsü Yasağı Kalkar mı?
    By ısık abla in forum Tesettür
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 18.01.08, 22:31
  3. Başörtüsü Yasağı Hakkında...
    By SeRDeNGeCTi in forum İnanca ve Düşünceye Özgürlük Platformu
    Cevaplar: 91
    Son Mesaj: 16.08.07, 13:43
  4. Başörtüsü Kadın Hakları Raporu'nda
    By SeRDeNGeCTi in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.11.06, 16:00
  5. Ahirette 'Başörtüsü Yasağı' Var mı?
    By SeRDeNGeCTi in forum Gündem
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 11.11.06, 11:35

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0