+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Allah'a inananların(!) annene yaptıklarını ne anlatırsın be çocuk...

  1. #1
    Vefakar Üye Ensardan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Mesajlar
    498

    Standart Allah'a inananların(!) annene yaptıklarını ne anlatırsın be çocuk...



    "Hava çok soğuk ama daha kar yok, ekmek de azaldı. Diğer mahalleye gidip Zehra’ya da bakmam gerekiyor az kaldı doğumuna, Allah vere de yasak kalka o vakte kadar… Bu kış her şey üst üste geldi sanki, kör olası bir oy almadı diye cehenneme çevirdi evimizi, yurdumuzu, neyse dost düşmanı gördük en azından.

    Yapacak bir şey yok bugün çıkmalıyım evden, hem kızlara bakmam lazım, hem de duruma göre ekmek pişireceğim anı kollamalıyım, çocuklar açlıktan ölür, su yok, elektrik yok bari ekmek olsun…

    İşte o sabah bütün bu duygularla çıktım evden tam sokağın ortasına geldiğimde bir şey saplandı ayağıma, daha acısını duymadan bir tane de göğsüme geldi… Kurşun dedikleri bu olsa gerek kan akmaya başladı ve benim bedenim gölgesiyle birlikte yere düştü. Ben Taybet, Taybet İnan, Silopiya’lı, 11 çocuk annesi, 57 yaşında, yaralı 5 saat, ölü 7 gün sokakta kalmış, saçları beyaz ve kana bulanmış bir Kürt kadınıyım…

    İlk yarayı aldığınızda bir şey hissetmiyorsunuz, ama ikincisi ki sanrım onunla öleceğim o çok acıttı canımı tam da kalbimin altına geldi, kalbime neden gelmediğini merak edecek kadar yaşadım! Çünkü ölmeden yüreğimdeki ne varsa hatırlayım diye gelmemiş. Şu düşmeden geçmeyi başarsaydım ve gidebilseydim, oradaki mahallede geçti genç kadınlığım, yaman kadındım, elim iyi iş tutardı, dayanıklıydım da yoksa 57 yaşına 11 çocuk nasıl sığdırırdım.

    Sormadılar evlenmek ister misin diye, ama iyi adamdı kocam, illa sıkıntılarımız oldu, açlığımız tokluğumuz ama iyi geçirdik sanki bu kadar bir ömrü. Sonra çocuklar bir iki derken köy yeri dur diyen olmaz, dur nedir bilen olmaz tamı tamına 11 çocuk doğurdum. İyi ki de doğurmuşum şu çığlıklarını duymasaydım… Biz ya da ben ayrı gayrı bilmezdim ama bildiğim şey varsa şu kadar ömrümde devletin biz Kürtlere baki zulmüdür.

    Çok giden oldu, çocuklarım gitmedi ama gitseydi de bir farkım olmazdı o kadar canı yanmış ama dik durmuş kadından. İnsan ilk yere düştüğünde sanır ki gözlerini kapayıp açınca bitecek, canım çok yanıyor oysa… Daha yeni düşmüştüm ki kayınım Yusuf’un sesini duydum sanırım beni almak için geldi, geldi diyecektim ama silah sesleri ardı ardına geldi! Sonra yine çığlıklar… Bir ayağa kalksaydım da baksaydım, acımı unuttum, takatim kalmadı ama o daha ötemde düştü.

    Onu aldılar sanki, Zeynep’in sesi geliyor ben bu ağıdı nerde olsa tanırım çocukluğum, gençliğim ve ömrüm bununla geçti, ne çocuklar, ne gençler, ne yüreğinde hasret kalanlara yaktılar, demek Yusuf’u da vurdular… En küçüğümün çığlıkları geliyor “Daye daye…” bir sesim çıksaydı da bu kadar ağlatmasaydım küçüğümü, küçük dediysem 16 yaşında, annelerin gözünde hep aynı yaşta olurlarmış ya çocuklar…

    Bedenim gittikçe ağırlaşıyor oysaki daha yarım saat bile olmadı düşeli… Hava da soğudu sanki ne çok kavga ederlerdi dile kolay 11 çocuk, çoğu evlendi barklandı ama daha evlendirmediklerim de var tabi.

    Düşerken kolumun üstüne düştüm sanki nasıl ağrıyor mirat… Çocuklar, komşular bir ağlıyor, bir küfrediyor, kızlar sinir krizi geçiriyor… Bir gücüm gelseydi, bir şu evin bahçesine atsaydım kendimi. Gücüm nasıl da tükendi, oysa yaz kış çalıştım hep, ömrüm emek vermekle, çabalamakla geçti. Kaç saat oldu bilmiyorum, yırtıcı kuşlar gibiler, ben düştükten sonra hep ateş ettiler, siren sesi de yok. Sanırım beni buradan almalarına izin vermeyecekler… Zaten anılarım da silikleşti, birazdan hepten iniltiye dönüşür sesim.

    Keşke vasiyet etseydim, beni babamın yanına gömseydiler, ne çok söz kaldı şu boğazımda, kızlarıma, oğullarıma, torunlarıma… Parmaklarımı hissedemiyorum, oysa ne düğün dernekte, ne çamaşır bulaşıkta en hamaratıydı parmaklarım…

    Çocuklarımın sesi de artık belli belirsiz, sanırım ölüyorum, kaç saat oldu vurulalı, Yusuf’a ne oldu, keşke bari evimin bahçesinde vursaydılar. Kim bilir kaç gün beni gömdürmeyecekler, evde elektrik de yok, buz da olmaz… Bari çocukların gözü önünde vurmasalardı… Niye çıktıysam sokağa, ne söyleyecektim unuttum bak, ben be b……



    Annem ilk vurulduğunda, haber verdiler koştuk, biz daha varmadan amcam gitmek istemiş onu da vurmuşlar. Gittiğimde amcamı taşıyordu komşular, annem dedim sokakta kaldı dediler, ben gitmek istedim tuttular, ağladım ağladım ağladım… Annem sokağın ortasında kaldı öylece önce belli belirsiz kıpırdıyordu, sonra saatler geçtikçe hareketleri azaldı…

    Kimi aramadık ki vekilleri, kaymakamı, valiyi, dedik çeksinler şu kargaları öldü ölmesine de cenazemizi alalım… Annem ne hissetti acaba, canı çok yandı, yanmıştır… Biz sevgi nedir hiç dile getirmezdik, ama bir sarılması vardı dünyaya değerdi, binerce söz gelse anlatamazdı o sevgiyi… Annem tamı tamına 7 gün sokakta kaldı… Hiçbirimiz uyuyamadık, köpekler gelir, kuşlar konar diye, o orda yattı biz 150 metre ilerisinde öldük…

    Bir insan bir insana ne kadar acı çektirebilirse devlette bize 7 günde bunu yaptı. 7 GÜN TAM YEDİ GÜN ANNENİZİN CENAZESİ SOKAK ORTASINDA KALSIN… İnsan çok iyi olamıyor, insan kalamıyor… Annemin elleri kaskatı olmuş ve öyle sıkmış ki eşarbını belli ki canı hayli acımış, öptüm ellerinde helal et hakkını diye ama… Kanı kurumuş annemin, elleri, yüzü ki yüzü düşerken toprak olmuş, elbiseleri kandan ıslanmış sonra kurumuş, sonra taş olmuş annemin… Kokusu gitmiş, toprak ve kan kokuyor annem, saçları sertleşmiş, kirlenmiş, annemin canından can almışlar Allah’a inanlar! Gözleri açık kalmış annemin, yüzü eve dönük, ayakları toplanmış bir takat gelsin diye belli ki çabalamış.

    Benim annem, siz benim annemi öldürdünüz, çocuklarınız var mı bilmiyorum sizin yoksa bile sahiplerinizin var, nasıl bir acı demeyeceğim zira ağır… 7 gün benim annem 7 gün karakış soğuğunda kaldı, en acısı kaç saat yaralı kaldı bilememek, keşke diyorum hemen ölmüş olsa. Siz benim annemi öldürdünüz Allah da sizin!…"

    Evet malesef "Ey mü’mine kin ve adâvet besleyen insafsız adam! Nasıl ki, sen bir gemide veya bir hanede bulunsan, seninle beraber dokuz mâsum ile bir câni var. O gemiyi gark ve o haneyi ihrak etmeye çalışan bir adamın ne derece zulmettiğini bilirsin. Ve zalimliğini, semâvâta işittirecek derecede bağıracaksın. Hattâ birtek mâsum, dokuz câni olsa, yine o gemi hiçbir kanun-u adaletle batırılmaz." hakikatine inanmamıza rağmen zulmettik ve zulmetmeye devam ediyoruz!


    Konu *SAHRA* tarafından (05.01.16 Saat 11:05 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Ehil Üye Ararad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2013
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1.379

    Standart

    Her şeye güç ve kuvveti yeten Rabbim ..
    Masumların acılarını dindir...
    Hangi tarafta olursa olsun ZALİMİN zülmünü durdur, merhamet ver...

    Memleketimiz üzerindeki bu kara bultları dağıt...
    Amin..
    Hak ile iştigal etmezsen
    batıl seni istila eder...

    İ. Şafii.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Allah muhsinlerle -Allah'ı görür gibi ibadet eden mücahidlerle- beraberdir.
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 14.10.14, 20:56
  2. Çocuk Her Yerde Çocuk
    By Nuru-Beril in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 05.10.09, 09:26
  3. Çocuk Değil ! Filistindeki Çocuk
    By keşannur in forum Edebiyat
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 22.01.09, 23:06
  4. Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 20.09.08, 21:47
  5. Allah Şaşırtmasın İİfadesini Kullanmak Doğru mudur. Allah İnsanı Şaşırtır mı?
    By Asrisaadete-Hasret in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.08.08, 11:18

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0