AKP’Lİ HÜSEYİN ÇELİK: Atatürk’ü kanunla sevdiremezsiniz 04.02.2012
Bir tv programında konuşan AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, andımız ve gençliğe hitabenin kaldırılmasını tartışmaya açarak, “Bunlar âyet mi?” diye sordu. Çelik, Atatürk’ü Koruma Kanunu için de, “Kimseyi kanunla sevdiremezsiniz. Atatürk gibi Cumhuriyeti kuran birisinin kanunla korunuyor olması ne garip bir durum” diye konuştu.
Atatürk'ü kanunla sevdiremezsiniz AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Atatürk’ü koruma kanunu için “Kimseyi kanunla sevdiremezsiniz” dedi. Gazeteci Ömer Şahin’in Kanal A’daki “Görüş Farkı” adlı programına katılan Çelik, Atatürk’ü koruma kanunu hakkındaki sorulara cevap verirken “Kanunla kimseyi kimseye sevdiremezsiniz. Neyi ideolojik hale getirirseniz onu dogmatik hale getirirsiniz. Siz eğer Atatürk’ü bir ideolojinin sığ çerçevesi içine hapsederseniz, Atatürk’ü kimsenin tartışmasına müsaade etmezseniz. Bu Atatürk’e yapılabilecek en büyük kötülüktür.” dedi. Atatürk’ün kanunla korunmasının garip bir durum olduğunu da belirten Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kendi ülkesinin millî kurtuluş hareketini idare etmiş olan, bir imparatorluğun külleri arasından bir cumhuriyet kuran, o ülkenin kurucusu olan bir insanın kanunla korumak zorunda bırakılması ne büyük bir hüsrandır, öyle değil mi? Ne kadar garip bir durum. DP, CHP’nin ithamlarından dolayı bir kompleksin neticesinde bu kanunu çıkartmıştır. Bir insan kendi milli liderini kanunla korur mu? Böyle bir şeye gerek var mı? Siz onu insanların gönlüne yerleştirmediğiniz sürece, silah zoruyla, devlet zoruyla kimseyi kimseye kabul ettiremezsiniz. Kenan Evren Paşa şunu demedi mi: ‘Biz Atatürk’ü herkesin kafasına sokacağız.’ Tüm okullara Atatürk İlke ve İnkılâp Tarihi dersi konuldu. Tıp fakültesine de bu konuldu, ilkokuldan başlıyorsunuz, üniversiteyi bitirinceye kadar. Bu sefer ne oluyor? Adeta bir zorlamayla, dikte ettirmeyle verildiği için sevilmiyor.”
Ankara / Fatih Karagöz
“GENÇLİĞE HİTABE ÂYET Mİ?”
Çelik, “‘Gençliğe Hitabe’nin kaldırılması teklifi bir gün gelse siz buna nasıl bakarsınız?” sorusuna şu cevabı verdi: “Bunu da kamuoyunun oturup tartışması lâzım. Şimdi, Reşit Galip andımızı getirmiş değil mi? Âyet mi bunlar? Reşit Galip böyle bir şey yapmamış olsaydı olmayacaktı. 12 Eylülcüler hatırlar mısınız Andımız’a ilâvelerde bulundular. Sonra tekrar değiştirdiler. Böyle bir şey olmaz. Türkiye’de yaşayan yabancılar vardır. Meselâ Bodrum’da yaşayan İngilizler var. Alanya’da oturan Almanlar var. Yabancılar bana mektuplar yazdılar, bakanlığımın ilk aylarında. “Biz Türk değiliz, biz Türkiye’de yaşıyoruz ve çocuklarımız Türk okullarına gidiyor. Her sabah çocuklarınızı sıraya geçiriyorsunuz ve onlara and içiriyorsunuz.” dediler. İnsanî mi bu peki, doğru bir şey mi?”
PEYGAMBERİ KORUMA KANUNU YOK
Çelik, Atatürk’ü Koruma Kanunu’na bakışını anlatırken Peygamberi korumaya dönük böyle bir yasa olmadığını da hatırlatarak, “Hz. Peygamberi ele alalım. Atatürk’ü bir kenara bırakalım. Hz. Peygamberle alâkalı bir ton hakaretamiz şey yazılıp çizilmemiş mi bugüne kadar. Hz. Peygamberi korumakla ilgili herhangi bir şey var mı? Netice şu: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. Maddesine bakarsanız, bir görüş sarsıcı, altüst edici, rahatsız edici olabilir. Şiddete yönelmediği sürece siz ona saygı duymak orundasınız. Birisi çıkıp der ki Atatürk dünyanın en demokrat insanıdır. Birisi de der ki Atatürk diktatördü.”