+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 14

Konu: İsviçre Dünyada Tek Başına Kaldı

  1. #1
    Ehil Üye BiKeS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2.770

    Standart İsviçre Dünyada Tek Başına Kaldı

    Avrupa Birliği, İslam Konferansı Teşkilatı, Uluslararası Af Örgütü, Vatikan, Avrupa basını ve Müslüman din adamlarından karara tepki yağdı.

    Kararı 'talihsiz bir gelişme' olarak nitelendiren İslam Konferansı Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, gelişmenin İsviçre'nin imajını zedeleyeceği uyarısında bulundu. İsviçre Dışişleri Bakanı Bayan Michelle Calmy-Rey ile telefonla görüşen İhsanoğlu, minare yasaklamanın din özgürlüğü ve insan haklarına aykırı olduğunu kaydetti. AB Dönem Başkanı İsveç de karara tepki gösterdi. İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, referandum sonucunun, 'korku ve önyargının göstergesi' olduğunu söyledi. Bildt, bu sonucun her yönüyle olumsuz sinyal içerdiğini vurguladı.

    Gelişme, İtalya ve Vatikan'da da kaygıya yol açtı. İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini, Avrupa Birliği'nin "tüm dinlere özgürlük" ilkesini benimsediğini hatırlatarak, İsviçre'deki referandum sonucunu endişeyle karşıladıklarını belirtti. Vatikan'a bağlı Papalık Göçmenlik Kurulu Başkanı Antonio Maria Veglio, yasağı, "Din özgürlüğüne ve göçmenlerin bütünleşme sürecine ciddi bir darbe." ifadeleriyle eleştirdi. Karara tepki gösteren Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner de sonucu "Bir hoşgörüsüzlük ifadesi." şeklinde tanımladı. Kouchner, minare yapılamamasının bir dine baskı yapma anlamına geldiğini belirtti.

    Uluslararası Af Örgütü ise kararın insan haklarını çiğnediğini ve İsviçre yüksek mahkemesi ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce bozulmasını beklediğini açıkladı.

    Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanı Lluis Maria de Puig, yasak kararının Avrupa Konseyi'nin benimsediği diyalog, hoşgörü ve farklı inançlara saygı gibi temel değerlere ters olduğunu açıkladı. "Minare yapımının yasaklanması, halkın çoğunluğundan destek almasına rağmen benim için derin bir endişe kaynağı." diyen De Puig, kararın radikal yaklaşımlarla mücadeleyi daha da zorlaştıracağını savundu.

    BM İnsan Hakları Komisyonu, minare yasağının uluslararası insan haklarına uygunluğunu incelemeye aldığını açıkladı. BM'nin uzman bir ekip kurduğu ve konuyu takip ettiği bildirildi. BM Din ve İnanç Özgürlüğü Raportörü Esma Cihangir de yasaktan endişe duyduğunu belirterek, bunun "İsviçre'deki Müslüman topluluğuna yönelik ayrımcılık olduğunu" ifade etti.

    Uluslararası Af Örgütü ise kararın insan haklarını çiğnediğini ve İsviçre yüksek mahkemesi ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce (AİHM) bozulmasını beklediğini açıkladı.

    İSVİÇRE ADALET BAKANI: MAHKEMEDEN DÖNEBİLİR

    İsviçre Yeşiller Partisi Genel Başkanı Ueli Leuenberger, konuyu anayasa hukukçularıyla görüştüklerini aktardı. Parti olarak AİHM'ye şahsen başvuru yapamasalar bile, bu konuyu Strasbourg'a taşıyacak Müslüman kişi ve kuruluşlara gereken hukuksal desteği vereceklerini ifade eden Leuenberger, İsviçre'nin en önde gelen anayasa profesörü Anderas Auer'le görüştüğünü, kendisinin, açılacak davanın İsviçre mahkemelerinde görülmeden AİHM'ye müracaat yapılmasının mümkün olduğunu ifade ettiğini aktardı.

    İsviçre Adalet Bakanı Eveline Widmer-Schlumpf de minare kararının derhal yürürlüğe gireceğini; ancak bunun mahkemeden dönebileceğini söyledi. Widmer-Schlumpf, "Yasak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı" dedi. AİHM, kararlarında bu sözleşmeyi de esas alıyor.

    Karar Avrupa'daki Müslümanları endişeye sevk etti. Konuyla ilgili açıklama yapan Almanya İslam Konseyi (IRD) Genel Başkanı Ali Kızılkaya, referandum soncunun kendisini dehşete düşürdüğünü söyledi. Bunun, tüm Avrupa'nın saygınlığına zarar verdiğini bildiren Kızılkaya, önyargıların ortadan kaldırılması için çalışmalar yapılmasını istedi. Ali Kızılkaya, İsviçre'deki referandumla ilgili Federal Meclis İçişleri Komisyonu Başkanı Wolfgang Bosbach'ın açıklamalarını da eleştirdi. Bosbach, İsviçre'deki referandum sonucunun Almanya'daki toplumda da aynı şekilde yaygın olan İslamlaşma korkusunun ifadesi olduğunu açıklamıştı.

    Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Üyesi Sebastian Edaty ise din özgürlüğünün garanti altına alınması için çeşitli dinlere mensup insanlar için ibadethanelerin yapılmasına imkan sağlanması gerektiğini belirterek, İsviçre'deki gibi bir sonucun Alman Anayasası'na uygun olmadığını kaydetti.

    İSVİÇRE, AVRUPA'NIN HOŞGÖRÜSÜZLÜK MÜZESİ

    Berlin Eyalet Parlamentosu Sosyal Demokrat Parti üyesi Bilkay Öney de tepkisini "Kendini tarafsız olarak kabul eden bir ülkede 4 tane minare sorun oluyorsa, o zaman Allah oradaki Müslümanlara yardım etsin." şeklinde dile getirdi. Öney, yaşanan asıl sorunun Müslümanlara karşı önyargı ve Müslümanları radikalleştirmeye iten Müslüman düşmanlığı olduğunu, camileri ve minareleri yasaklayarak köktendinciliğin önlenemeyeceğini, bunu İsviçre halkının bilmesi gerektiğini belirtti. Federal Meclis Başkan Vekili Yeşiller Partili Katrin Göring-Eckardt da İsviçre'deki sonuçtan dolayı sarsıldığını belirterek, "Din özgürlüğü konusunda oylama yapılmaz." dedi.

    Dün konuya ilişkin açıklama yapan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ise "İsviçre, Avrupa'nın ortasında bir açık hava hoşgörüsüzlük müzesi olmamalıdır. İsviçre AB üyesi bir ülke değil. AB üyesi bir ülke olsaydı herhalde böyle bir netice olmazdı." dedi. Bağış, İsviçre'nin, bu hatadan bir an önce dönmesini ümit ettiğini belirtti.

    Çoğunluğu Bosna, Kosova ve Türkiye kökenli 400 bin civarında Müslüman'ın yaşadığı 7,5 milyon nüfuslu ülkede İsviçre'de hükümet, meclis ve kiliselerin karşı çıkmasına rağmen sağ kanattaki İsviçre Halk Partisi'nden bir grup politikacının minare yasağı teklifine referandumdan yüzde 57,5 destek çıkmıştı. 'Egerkingen Komitesi' adlı bir grup, minarelerin yasaklanması için teklifi hazırlayarak, ülke genelinde 114 bin 985 imza toplayıp 8 Temmuz 2008'de meclise sunmuştu. Özgür Taşçıoğlu, Emre Demir, Ziver Ermiş, Bern, PARİS, Köln

    İsviçre basını: Korku ve mantıksızlık

    İsviçre basını, minare yasağına yüzde 57,5 oranında destek çıkan önceki günkü referandumu, 'korku', 'mantıksızlık', 'amalgam' kelimelerinin çokça kullanıldığı yorumlarla verdi. Fransız kesimi gazetelerinde ortak bir dille İsviçre'de yaşayan Müslümanların korku, fantezi ve cehaletten kaynaklanan haksızlığı hak etmedikleri belirtildi.

    24heures gazetesi 'Şok' manşetiyle haftaya başlarken birinci sayfada kızgın bir İsviçreliyi elindeki baltayla minareyi kesmeye çalışırken resmetti. Zihinlerde oluşturulan İslam korkusunun bu sonucu doğurduğunu yazan gazete, referandum sonucunun dünyaya nasıl anlatılacağını sordu. Özellikle Müslüman ülkelerle olan ekonomik işbirliğinin yavaşlayacağı tahmin edilirken, İsviçre'ye Arap ülkelerinden gelen turist sayısında da azalma olacağı ifade edildi. Tages Anzeiger gazetesi, 'ikiye bölünmüş bir İsviçre' manşeti kullanarak yapılan yorumlarda yasağın İsviçre'de hiçbir problemi çözmeyeceğini, ayrıca ülkenin daha zor bir duruma düşeceğini belirtti.

    UTANÇ OYLAMASI, TÜM AVRUPA İÇİN BİR UYARI

    Referandum sonuçlarını "Utanç oylaması" başlığıyla duyuran Fransa'nın sol eğilimli Liberation gazetesi, başyazısında, "Akıl dışı İslam korkusu, Avrupa'ya bir kez daha büyük darbe vurdu. İnsan haklarına ve hukuka tamamen uyumlu yaşayan İsviçre Müslümanlarına büyük bir ayrımcılık yapıldı. Bu referandum tüm Avrupa için de bir uyarı anlamına geliyor. Eğer Avrupa Müslümanlarının dinini özgürce yaşayacağı yasal düzenlemeler sağlanmazsa, radikal görüşler daha çok zemin kazanacak." ifadeleri kullanıldı. Le Monde gazetesi ise, referandumun tüm Avrupa'daki aşırı sağcıları sevindirdiğini belirterek, yasağın diğer ülkelere sıçramasının büyük tehlike oluşturacağını kaydetti.

    İsviçre basını, yasağı karikatürlerle eleştirdi

    İsviçre basını, minare yasağını 'korku' ve 'mantıksızlık' ifadeleriyle eleştirdi. 'Şok' manşetiyle çıkan 24heures gazetesi, birinci sayfasında yer verdiği karikatürde, bir İsviçrelinin elindeki baltayla minareyi kesmesini resmetti. Gazete, referandum sonucunun dünyaya nasıl anlatılacağını sordu.

    'Fitneci', referandumu Hollanda'ya taşıma peşinde

    İsviçre'deki referandumda minare yasağına yüksek destek çıkması Hollandalı İslam karşıtı aşırı sağcı politikacı Geert Wilders'ı harekete geçirdi. Yasağa destek veren İsviçrelileri tebrik eden Wilders, benzer bir referandumun Hollanda'da da yapılmasını önerdi. Referandumda ortaya çıkan sonucu 'harika' diye yorumlayan Wilders, "İsviçre'de yapılan referandum Hollanda'da da olabilmelidir." dedi. Hükümete, referandumun yapılması için uygun zeminin oluşturulması yönünde çağrıda da bulunan Geert Wilders, hükümetin bunu istememesi durumunda ise alternatif bir yasa önerisi hazırlayacaklarını söyledi. İçişleri Bakanı Guusje Ter Horst ise referanduma karşı olduğunu belirterek, "Umarım böyle bir şey hiçbir zaman Hollanda'da olmaz. Bizde böyle bağlayıcı bir referandumun olmaması mutluluk verici." dedi. Türkiye, İslam karşıtı 'Fitne' filmiyle tepki çeken Wilders'in ocak ayında Hollanda meclis heyetiyle yapacağı ziyareti reddetmişti.
    Zaman

    Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,


    Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!




  2. #2
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Bakalım İseviliğin şahs-ı manevisimi, yoksa deccalizmin şahs-ı manevisimi galip gelecek..
    Allah Hristiyan kullarına akl-ı selimle hareket etmeyi nasip eylesin..
    Hak galip gelsin inşaallah..





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  3. #3
    Vefakar Üye ÖmerCAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Bulunduğu yer
    İsparit= Nurlar Diyarı
    Mesajlar
    520

    Standart

    Vatikan minareye destek çıktı

    İsviçre’de minarelere ‘yasak’ getiren referandum, Avrupa’da tepki topladı. Vatikan 'Karar, göçmenlerin bütünleşmesine zarar verecek' dedi.

    İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini AB’nin tüm dinlere özgürlük ilkesini benimsediğini anımsatarak İsviçre’deki referandumun sonuçlarından endişeye kapıldığını söyledi. Papalık göçmenlik kurul başkanı Antonio Mario Veglio ise “Referandumun dini özgürlüklere ve göçmenlerin bütünleşmesine ciddi bir darbe olduğunun” altın çizdi ve “Katolikler bu durumu kabul etmez” dedi.

    HOŞGÖRÜSÜZLÜK

    Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, İsviçre’de yeni minare yapımına yasak getirilip getirilmeyeceğine karar vermek amacıyla düzenlenen referandumda, seçmenin yasağa destek verme yönündeki kararının “bir hoşgörüsüzlük ifadesi” olduğunu belirtti.

    ÇOK GARİP BiR OLAY

    AB Dönem Başkanı İsveç, İsviçre’nin yeni minare yapımına yasak getirilip getirilmemesi konusunda referandum düzenlemesine tepki gösterdi. İsveç Göçmen Bakanı Tobias Billstrom, “İsviçre’nin referandumuna epey şaşırdım.

    Bence bu tür konuları referanduma götürmek biraz garip” dedi. Billstrom, “İsveç’te biz bu tür konuları şehir planlaması kapsamında ele alıyoruz” diye konuştu.
    ***Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bâkıyeye ciddî müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır***

    ***mescid-i aksa'yı gezelim..http://www.360tr.com/kudus/mescidiaksa_tr/index.html***

    ***Evet, bu zamanda siyaset, kalbleri ifsad eder ve asabî ruhları azap içinde bırakır. Selâmet-i kalb ve istirahat-i ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı***

  4. #4
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart



    Minare yasağına tepkiler büyüyor

    İsvİçre’de milliyetçi partilerin desteğiyle, yeni minarelerin inşasının yasaklanması için önceki gün düzenlenen referandumda yasak kararı oyların yüzde 57,5’iyle kabul edilmesinin ardından tepkiler büyümeye devam ediyor.
    İsviçre Dışişleri Bakanı Micheline Calmy-Rey, hükümetinin hafta sonundaki referandumda camilere minare yasağına destek çıkmasından büyük kaygı duyduğunu söyledi. 56 üyeli Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşikilâtı’nın (AGİT) Yunanistan’ın başşehri Atina’da yapılan dışişleri bakanları toplantısına katılan Calmy-Rey, farklı kültür ve dinlerin bir arada yaşamasına konulan sınırlamaların aynı zamanda İsviçre’nin güvenliğini de tehlikeye attığını söyledi. Provokasyon riskinin aşırılığı alevlendirdiğini söyleyen Rey, minare yasağının sadece yeni minareleri kapsadığını vurgulayarak, İsviçreli Müslümanların toplumla iyi kaynaştıklarını ifade etti.

    DİN ÖZGÜRLÜĞÜNE MÜDAHALE


    Almanya’da da İsviçre’deki minare yasağının yankıları sürüyor. Kuzey-Ren Vestfalya eyaletinin Uyum Bakanı Armin Laschet, yaptığı yazılı açıklamada, Almanya her 4 kişiden birinin göçmen kökenli olmasından dolayı din ve kültür ile uyum arasındaki bağlantının iyi bir şekilde anlaşılması gerektiğini belirterek, ‘’Bizim göç toplumunda dinlerin ve kültürlerin çeşitliliği çok, bundan dolayı dinler ve kültürler arası diyalog çok önemli’’ dedi. Din özgürlüğü ve temel hakların İsviçre’de olduğu gibi halk oylamasına götürülemeyeceğini ifade eden Laschet, ‘’Almanya’nın bazı bölgelerinde kilise üyeleri azınlıkta. Burada pazar günü çan çalınmasıyla bir oylama yapılsa sonucu nasıl olur?’’ ifadelerine yer verdi. Yeşiller Partisi Eş Başkanı Claudia Roth da referandumu sert bir dille eleştirerek, ‘’Bu oylamayla din özgürlüğü ayaklar altında alınıyor’’ dedi. Yeşiller Partisi Federal Meclis Üyesi Jerzy Montag da İsviçre’de ortaya çıkan sonuca kızdığını, aynı zamanda üzüldüğünü, “Alman anlayışına göre bunun din özgürlüğüne müdahale anlamına geldiğini” belirtti. Alman Katolikleri Merkez Komitesi Başkanı Alois Glück de Deutschlandfunk radyosuna yaptığı açıklamada, İsviçre’de insanların bir arada yaşamasına zarar veren bir havanın oluşturulduğunu belirtti. ‘’Almanya Kültürlerarası Konseyi’’ Başkanı Jürgen Micksch de İsviçre’dekli oyalamayı felaket olarak nitelendirdi ve Müslümanlara karşı bir ırkçılık olarak değerlendirdi.

    UYGULAMADA SIKINTI ÇIKAR

    İsvİçre’nİn önde gelen günlük siyasî gazetelerinden “Neue Zürcher Zeitung”, ülkede minare inşaatını yasaklayan referandum kararını uygulamanın uluslararası hukuk açısından önemli sorunlar oluşturacağı yorumunda bulundu. Gazetenin internet sayfasında “Henüz son söz söylenmedi” başlığıyla yer alan yorumda, kararının uygulanmasının çok zorlu bir sınav olabileceği ve uzun süreli bir hukuk mücadelesine yol açabileceği görüşü dile getirildi. İsviçre Adalet Bakanı Eveline Widmer-Schlumpf’un yaz döneminde referandumla ilgili yaptığı bir açıklamada, vatandaşlara ve ülkedeki siyasî kültüre güvendiğini belirterek, “Karar ‘hayır’ olacaktır” şeklinde konuştuğu hatırlatılan yorumda, İsviçre Federal Meclisi ve Eyaletler Meclisinin (Bundesrat) de “minarelerin fanatik dincilerle hiçbir ilgisi olmadığı” şeklinde görüş belirttiğine işaret edildi. Bundesrat’ın minare inşaatını yasaklamanın din özgürlüğünü koruyan BM İnsan Hakları Beyannamesi 9. maddesine ve insanlara din, dil ve ırklarından dolayı ayrımcılık yapılamayacağına işaret eden 14. maddesine aykırı olduğuna dikkat çekildiği ifade edilen yorumda, İsviçre’nin, Strasbourg’daki İnsan Hakları Mahkemesinde suçlanması durumunda çok büyük bir ihtimalle söz konusu maddeleri ihlal etmekten suçlu bulunacağı savunuldu. Böyle bir davanın uzun yıllar sürebileceği, asıl önemli olanın İsviçre’nin bu davayı kaybetmesi durumunda ne yapacağı olduğu kaydedilen yorumda, İsviçre’nin böyle bir durumda referandum kararını uygulamakta direnmesi halinde bu ülkeye karşı çeşitli yaptırımların uygulanabileceği ve Avrupa Konseyi üyeliğinden bile çıkarılabileceği görüşüne yer verildi.

    TAM BİR AYRIMCILIK

    BM İnsan Hakları Yüksek Temsilcisi Navi Pillay, İsviçre’de yeni minarelerin yapılması yasağının ayrımcılık olduğunu belirtti. Yasağın, İsviçre’nin insan haklarıyla ilgili yükümlülükleri konusunda uluslararası hukukla çelişebileceğini söyleyen Pillay, referanduma götüren “yabancı düşmanlığını kışkırtan kampanyaları” ve bunun “derinden bölücü” neticesini kınadığını kaydetti.


    Yeni Asya
    02.12.2009





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  5. #5
    Pürheves AR-GE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Bulunduğu yer
    Fatihin Şehri 1453
    Yaş
    42
    Mesajlar
    191

    Standart

    İSlamın ayak sesleri bunlar kim durdurabilir ki Allahın izniyle İnşallah
    Durmak yok eyleme devam
    _________(cenab-ı hak) , korktuğumuz en büyük şeylerden daha büyüktür._____________

  6. #6
    Vefakar Üye büşra58 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Yaş
    28
    Mesajlar
    352

    Standart

    Rabbim herkese akıl-fikir versin inşallah...
    SENDEN BAŞKA HİÇ BİRŞEYİ OLMAYAN BEN,SENDEN BAŞKA HERŞEYİ OLANLARA ACIYORUM YA RAB!!

  7. #7
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart Yasağa kızdı, minare yaptı



    Yasağa kızdı, minare yaptı

    İSVİÇRE’DE minarelerin yasaklanmasından sonra protestolar artmaya başladı. En ilginç protestoyu ise Hıristiyan olan Guillaume Morand isimli İsviçreli iş adamı, Lozan’daki işyerinin üzerine bir minare inşa ettirerek gerçekleştirdi.
    Sabah Gazetesi’ndeki haberde tepkisini işyerinin üzerine minare inşa ederek dile getiren Morand, “Bunun gerçek bir minare olmadığı çok açık, bir defa altında cami yok. Ancak her yerden görülebilen bir açıya sahip. Bu minare tamamen protesto amacıyla inşa edilmiştir” dedi. Morand, “Bu bir provokasyon mu” sorusuna ise “Evet bu açık bir provokasyondur” diye cevap verdi. Yasağa yönelik tartışmaların gittikçe büyüdüğüne dikkat çeken Morand, 7.6 milyonluk nüfusa sahip İsviçre’de sadece 400 bin Müslüman bulunduğunu söyledi. Morand, bu konunun bir tek aşırı sağcı parti UDC tarafından gündeme oturtulduğunu ve gerçek olmayan bir sorun oluşturulduğunu açıkladı.

    ‘MÜSLÜMANLARA JEST OLSUN’

    MİNARENİN yapımından sonra 20 dakikada polisin geldiğini, ceza almaktan korkmadığını da sözlerine ekleyen Morand, şöyle konuştu: “Büyük ihtimalle polis bir rapor yazacak ve bir avukattan mektup alacağım. Toplumdan biraz merhamet duygusu umut ediyorum. Hareketimin bütün Müslümanlar için bir jest olmasını istiyorum.” Öte yandan İsviçre hükümeti, şimdilik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararını bekliyor. Adalet Bakanı, “Mahkemeden büyük olasılıkla minare yasağının din özgürlüğünün ihlâli olduğu yönünde bir karar çıkacak” muhtevalı bir açıklama yapmıştı.


    Yeni Asya
    12.12.2009





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  8. #8
    Müdakkik Üye sargenc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Bulunduğu yer
    denizli
    Yaş
    28
    Mesajlar
    611

    Standart

    "Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır"

    İşte şer gibi göründü..
    Büyük bir yasakmış gibi..
    Ancak sokağa çıkıp; hepimiz müslümanız, diye bağıran isviçreli hristiyanlar...
    O ülkeye cami yaparak mesaj gönderen; diğer avrupa ülkeleri...
    Ve aklına gelmeyen insanların aklına islamiyetin gelmesi...
    Şer gibi göründü, milyonlar hayır çıktı...
    Yaradan'ım herşeye kadir; elhamdülillah...
    En hayırlı genç odur ki; ihtiyar gibi ölümü düşünüp âhiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır.

  9. #9
    Vefakar Üye ÖmerCAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Bulunduğu yer
    İsparit= Nurlar Diyarı
    Mesajlar
    520

    Standart

    Minare yasağı ile ilgili ürküten öngörü

    İsviçre'de minare yasağına dikkat çekmek amacıyla açlık grevine başlayan Azeri gazeteci İlbeyi Hesenli, sadece İsviçre’de değil, Avrupa'daki Müslümanları tehlikelerin beklediğini söyledi. Hesenli, "Minare yasağı daha başlangıç" dedi.

    İsviçre’deki minare yasağına dünya genelinden tepkiler yağmaya devem ediyor. Minare yasağının referanduma sunulmasından önce, bir tehlikenin yaklaştığını duyurmak amacıyla açlık grevine başlayan Azerbaycanlı gazeteci İlbeyi Hesenli Star’a konuştu.

    6 yıldır Zürih’te yaşayan Hesenli, İsviçre’nin diğer dinlere ve farklı kültürlere karşı hoşgörüsüz bir ülkeye dönüştüğünü ancak problemin yalnızca İsviçre olmadığını ve Avrupa genelinde yabancı düşmanlığının yayıldığını ifade etti. Minare yasağının devamının geleceğini söyleyen Azeri gazeteci, yabancılara karşı tutumun sertleşeceği uyarısında bulundu. Hesenli, sağlık durumu el verdiği müddetçe eylemini sürdürmeye kararlı olduğunu söyledi. Almanya ve Fransa’nın da minare yasağına sıcak baktığını ifade eden Azeri gazeteci, İsviçre’deki bazı siyasilerin kendisine destek verdiğini, olumlu tepkiler aldığını belirtti.

    ALMAN VAİZ İSVİÇRE’YE ALINMADI

    İsviçre yeni minare yapımını engelleyen yasaya karşı bir protesto eylemine daha sahne oldu. İsviçreli yetkililer, gösterilerde konuşma yapmak üzere ülkeye girmek isteyen İslam vaizi Pierre Vogel’in ülkeye girişini engelledi. Alman vatandaşı Vogel, Bern’de düzenlenen mitinge katılmak için, kendi aracıyla Basel yakınından İsviçre’ye geçmek isterken, yetkililer tarafından durduruldu.

    Star gazetesi
    ***Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bâkıyeye ciddî müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır***

    ***mescid-i aksa'yı gezelim..http://www.360tr.com/kudus/mescidiaksa_tr/index.html***

    ***Evet, bu zamanda siyaset, kalbleri ifsad eder ve asabî ruhları azap içinde bırakır. Selâmet-i kalb ve istirahat-i ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı***

  10. #10
    Vefakar Üye ÖmerCAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Bulunduğu yer
    İsparit= Nurlar Diyarı
    Mesajlar
    520

    Standart

    İsviçre'nin yeni minare inşasını referandumla yasaklamasının yankıları sürerken, Romanya'da bütün dünyaya örnek olacak bir durum yaşanıyor.


    Köstence'ye bağlı Cumpana kasabasının belediye başkanı, Müslüman ahalinin ibadet ihtiyacını karşılayacak bir caminin inşası için kolları sıvadı. Eylül ayında başlanan inşaat 2 yılda tamamlanacak. Cumpana'da ikamet eden bin 200 kişilik cemaati modern camiye kavuşacağı günü sabırsızlıkla bekliyor.

    Cumpana, Köstence'nin hemen güneyinde 15 bin nüfuslu bir belde. Kozmopolit bir yapıya sahip beldenin 340 hanesinde yaklaşık bin 200 Müslüman yaşıyor. Kasabada iki dönemdir belediye başkanlığını yürüten Mariana Gaju, icraatlarıyla halkın takdirini kazanmış. Her vatandaşına eşit davranmaya özen gösteren Gaju, Romen seçmenine götürdüğü sosyal hizmetlerin aynısını farklı etnik ve inanışa sahip olanlara da sağlıyor. Bu hizmetlerin son örneği eylül ayında başlanan cami inşaatı.

    500 bin Euro'luk projenin tüm giderleri, belediye kasası ve AB fonlarından karşılanacak. Kendini 'Müslüman kardeşlerinin arasında doğmuş büyümüş biri olarak' tanımlayan belediye başkanı Mariana Gaju, "Kasaba için yaptırdığım iki kilise ne kadar ihtişamlı ise camiyi de aynı güzellikte yaptıracağım. Bu bir başkan olarak halkıma karşı görevim. Çünkü camide çocuklarımız dinlerini, köklerini öğrenecekler." sözleriyle projeye sahip çıkıyor.

    "Müslüman kardeşlerimizin bayramlarında beraber seviniyoruz. Geçen kurban bayramında Türk konsolosu ile birlikte onları kültür merkezinde ağırladım." diyen Gaju,

    Müslümanlığın Cumpana sakinleri tarafından saygı gösterilen bir din olduğunu vurguluyor. 500 yıldır Müslüman ve Hıristiyan toplumunun iç içe yaşadığının altını çizen Mariana Gaju, "Romenler yemek kültürünü Müslüman komşularından öğrendi. Sebze meyve yetiştiriciliğini öğrendi. Ev kadınlığını Müslüman komşularımızdan öğrendik." tespitini yapıyor.

    Belediye başkanı Mariana Gaju, Avrupa ülkelerinin Müslüman toplumuna karşı tutumunda temel yanlışlıklar olduğu görüşünde. Avrupalıların dinin gelişmesine katkıda bulunmadıklarına parmak basan Gaju, "Halbuki biz medeni insanlar şu yeryüzünde beraber yaşadığımız, her gün karşılaştığımız insanlara saygı duymak zorundayız. En azından yeniliklere açık olmamız lazım. İnsanlar arasında uyum, barış ve hoşgörünün tesisi için yeni kapılar açmalıyız." görüşünü dile getiriyor.

    CAMİ İMAMI: TEKLİF BAŞKANIMIZDAN GELDİ

    Cumpana'nın Müslüman sakinleri belediye başkanının girişiminden hayli memnun. Belediye başkanının 'Daha büyü k bir cami yapalım.' teklifiyle geldiğini anlatan cami imamı Nurullah Özgün, "Cemaatimizin sayısı her geçen gün artıyor. Camiye sığmamaya başlayınca yeni cami inşası için belediye başkanımız hem maddi hem manevi destek verdi. 250 metrekarelik camimiz 2 yıl içinde hazır olacak." şeklinde konuşuyor. Müslüman kesimin yaşadığı Dobruca bölgesinde dine ve vatandaşlığa saygının tarihten beri süregeldiğini ifade eden Özgün görüşlerini şu şekilde dile getiriyor: "Müslüman olarak, Hıristiyan olarak beraberlik ve barış içinde yaşamamız lazım. O yüzden hangi dine mensup olursa olsun ihtiyaçların karşılanması lazım. Dobruca bölgesinde bu ilişkiler çok sağlam."

    "DOBRUCA'DA 5 YIL DA 4 YENİ CAMİ VE 15 MİNARE İNŞA EDİLDİ"

    Dobruca bölgesinde farklı dinlerin mensupları arasında mükemmel bir uyum yaşandığını dile getiren Romanya Müftüsü Murat Yusuf, Romanya'daki hoşgörü ortamının Avrupa'ya model olabileceğini söylüyor.

    Bölgede son 5 yılda 4 yeni cami ve 15 minare inşa edildiği bilgisini veren Romanya Müftüsü Yusuf, inşaat sürecinde hiçbir engelle karşılaşmadıkları gibi destek gördüklerini kaydetti. "Minare ve cami inşaatlarını büyükelçiliğimiz ve işadamlarımız üstlendi. Yerel makamlar izinler konusunda hiçbir zorluk çıkarmadı. Arsa tahsis eden oldu, madden katkıda bulunanlar bile var.

    Hatta 23 Ağustos belediyesi caminin tüm masrafını kendisi karşıladı." şeklinde konuşan Yusuf, bu hoşgörü ortamının Osmanlı'dan miras kaldığını vurguluyor. "Ecdadımız burada ayrım gözetmemiş; Dobruca bölgesinde güzel bir yaşam modeli sağlamış. Asırlardır bu devam ediyor." tespitinde bulunan Romanya Müftüsü, Romanya'nın Avrupa'ya ihraç edebileceği en önemli hususun Dobruca bölgesinde yaşatılan hoşgörü modeli olduğunu savunuyor.
    Avrupa'nın tersine Romanya'daki insanların dini değerlere saygılı olduklarını dile getiren Müftü Murat Yusuf, Romanya'nın azınlıkların dini değerlerine tanıdığı haklar açısından örnek teşkil ettiğini anlatıyor. "Burada azınlık olmamıza rağmen iç içe yaşıyoruz. İnancımız nedeniyle haklarımız hiç bir şekilde çiğnenmemiştir." şeklinde konuşan Yusuf, Osmanlı'dan miras kalan müftülük kurumunun sistemin işleyişini kolaylaştırdığını şu sözlerle izah ediyor:

    "Romanya'da devletin muhatap alacağı bir kurum var. Bu da ecdadımızdan kalmış. Devlet yetkilileri müftülüğü muhatap alarak sistematik bir ilişki içinde Müslüman toplumla. Batı Müslümanlarla muhatap olacağı kurumu bulamıyor. Bir arayış içerisindeler. Avrupa toplumuna çağrım buradaki modeli örnek alsınlar."

    CİHAN
    ***Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bâkıyeye ciddî müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır***

    ***mescid-i aksa'yı gezelim..http://www.360tr.com/kudus/mescidiaksa_tr/index.html***

    ***Evet, bu zamanda siyaset, kalbleri ifsad eder ve asabî ruhları azap içinde bırakır. Selâmet-i kalb ve istirahat-i ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı***

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İsviçre'yi Tebrik Edelim Arkadaşlar
    By myd38 in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 28
    Son Mesaj: 08.01.10, 13:17
  2. Aklını Başına Al...
    By Garip_Maznun in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.12.08, 00:05
  3. NLP'nin Bedevinin Başına Getirdikleri......:D
    By seyyah_salih in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 08.07.08, 14:42
  4. İsviçre saçmaladı
    By busra in forum Gündem
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 24.07.06, 15:54

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0