Yaralar içinde Eyyüb’üm.
Hasretin bana şifâ. Ölüler içinde bir ölüyüm. Ellerin bana musallâ.


Yokluğunu bir sorsan bana, cevapların cümlesi kılıç kuşanır, suların hepsi köpürür, kuru dallar bin defa kırılır, kuşlar bin kez daha dağılır. Mecnun’un gözünde Leylâ değilsin ki, Sana gelmek için çölleri göze alayım. Çölleri hepten yaktım; kumlar dağıldı, tozlar kaçıştı. Aşk kalplere küstü, kuyulara düştü. Mecnun beni deli sandı. Leylâ gecenin karasını gözlerimde aradı. Nice deniz kıyısında nice sevgili bekledim; hiçbirinden selam gelmedi. Şişeye mektuplar bıraktım; okuyan olmadı.
Sen yoksun buralarda, tadın da tadı kaçtı, lezzetler hüzne bulandı. Şöyle incecikten bir kez “aşk” desem, şiirler utanır, şarkılar kör olur, türküler köyden kaçar.

[Senai Demirci - Selam Sana Ey Nebi]