+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 25

Konu: Ya Nebi!...

  1. #1
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Ya Nebi!...

    Yâ Nebî!
    Yürekler, Senin hasretinle kavrulan, kurak bir çöl. Hem yetîm hem öksüz kalan bıraktığın emânetler, ellerimizde âdetâ bir kor... Bilekler kırık ve gönüller yıkık. Renkler soldu yâ Nebî... Çiçekler açmıyor eskisi gibi... Müşrik aynı müşrik, mü’min değişti... İbâdet ama nefse, kıble değişti.
    Değişmiş değerler bir garîb olmuş
    Sarraf çarşısında gübre pazarı
    Her bağ İrem bağı, her yolcu Kârun
    Kim dinler, düşünür köhne mezarı...
    Biz dünyâyla doldurduk kalbimizi... Dünyânın dört bir yanında mü’minlerin yarası kanarken ve açlıktan nefesleri kokarken, biz, rahat yataklar içinde ALLAH’a uzattık onlara uzatmadığımız ellerimizi... Kalp, ALLAH’ın evidir. Oysa, sâdece O’nun olan mekân, sadece O’nsuz şimdi...
    Yine garîb kaldık şu dünyâda. İnsanlar, insan olma gayretinde değil. İnsanı hayvandan ayıran vasıflar bugün, insanı insandan ayırmakta... Zannederdim ki insan, ruh cesetten çıkınca ölür. Oysa, şu gördüğüm ne hazîn manzara. Toprağın üstünde de cesetler var, altında da.. Ruhlarını öldürüyorlar bilmeden ve gömüyorlar en derin çukurlara...
    En derin çukurlar, en yüce doruklarla bir oldu. Nûr ile kir, bugün aynı kaba kondu. Dün Hakk’a çağırırken ecdâd, evlâd bugün bâtıla koştu. İman sustu. İman susunca, küfür coştukça coştu. Mazlum dinledi, zâlim konuştu. İnsanın içi alev alev yanarken susmak ne kadar acı... Hakk’tan uzaklaşanlar hep bâtılla doldu. Muhabbet gülü sararıp soldu, gülzârın kargalara yuva oldu. Bülbül, gülün sesidir, sevdâ gülün hayat suyu... Sensiz çöl oldu dünya güller sararıp soldu...
    Yâ Nebî!
    Biz ağlamayı unuttuk. Erkekler ağlamaz dediler, inandık sustuk... Göz pınarları kurudu. Öylesine kurudu ki, gönül çiçeği sararıp soldu. Ve artık, açmaz oldu... Şimdi ağlayan bir çocuk görsem, “ne olur susma!” diyorum. Ağla! Bir damla göz yaşı ALLAH için, bir damla göz yaşı kardeşi için, bir damla göz yaşı kendi için ağlayamayanların yerine sen ağla... Ağla ki, sen de unutmayasın...
    Yâ Nebî!
    Ashâb bulurdu Seni, her aradığında. Seyretmeye doyamazdı gül cemâlini, erirdi bir lahzacık olsun, o sımsıcak bakışınla. Ne olurdu, o nûr cemâlini bir kez de ben görseydim. Abdullah İbn Revâha gibi ben de bu cânı senin yolunda fedâ etseydim. Böyle mâşuku olan âşık dönmez mi şaşkına... Biz bugün hatırana bile susadık. Hani Sen açlıktan taş bağlamıştın ya bağrına, biz bugün, açlığından yüreğimize taş bastık. Tâkatimiz tükenmede her an. Biziz, Sana susamış, çölde en susuz fidan. Şaşkınız Senden çok uzaklarda. Kaçmaktayız tuzaklardan tuzaklara...
    Yâ Nebî!
    Bizi bağışla... Bizim için Tâif’te ayakları kanlar içinde kalana dek taşlanan, sonra, O’na taş atanlara bedduâ yerine duâ eden, ALLAH’ın “Habîbîm” dediği, “Sen olmasaydın kâinâtı yaratmazdım” dediği, uğruna ashâbın seve seve cân verdiği, ey Rasûl-i Kibriyâ, Sana lâyık bir ümmet olamadığımız için bizi bağışla... Belki çölde kaynar kumlar üzerine yatırılıp, karnına kızgın kayalar konan Hz. Bilâl (r.a)’ın yüreğinden taşan “ALLAH birdir” feryâdını duyamadık. Mus’ab bin Umeyr’in kefeni bile yoktu şehid olduğunda. Ya biz... Biz onlar gibi olamadık. Ama...
    Yâ Nebî!
    Yine de biz Senin ümmetiniz. Senin, bağışlanması için “Ümmetî, ümmetî” diye gözyaşı döktüğün garîb ümmetin... Gözyaşların hürmetine şöyle; şu perîşan hâlimizle aşkımız varır mı Sana? Eğer varırsa; ey âlemlere rahmet olarak gönderilen yüce Peygamber! O âşıklar hürmetine bizi bırakma!
    Yâ Nebî!
    Ey hicrân yarasının şifâsı! Kimsesizim. Ben şehirdeyim. Şehirse benden uzakta.
    Dokunuver şefkatli ellerinle ateşli alnıma... Rahmet esintisi ol yürekten yüreğe esen... Hasret çekenlerin feri ol, sımsıcak bakışınla. Ufuklar, asırlardır bulanık Sensiz...
    Acı, rahmetine muhtaç olan âşıklara... Ey zulmeti nûruyla boğan ışık! Gözler, Seni görmeden de kamaşık. Öyle bir zincirle bağlandım ki Sana, bin darbe vurup, bu gün zinciri kırsalar da, zincirin halkaları kalır boynumda...
    Yâ Nebî!
    Sorsan “Beni seviyor musunuz?” diye. “Belî, belî” diyen ölülerin feryâdını duyarsın. Sorma, ne olur sorma “nasıl ve neyle?” diye. O zaman kaçmak isterim, kimsenin olmadığı, kimsenin bilmediği, kimsenin duymadığı bir yere. Yine Sen varsın.
    O âşıkların aşkı Sanadır. Güneş, ısısını onların yüreklerinin harâretinden alır. Dünyânın ufku onlara dar gelirken, gönülleri tâ Rahmân’ın arşına uzanır. Onlar Dost’tan Dost’u isterler.
    Yâ Nebî!
    O aşıklar ki; Senin hasretinle, ruhlarına vurulan prangaları eskittiler. Ey canların cânı! O âşıklar ki, aşk âteşine pervâne olmak isterler. Hicrânınla yanıp, aşk derdin dermân bilirler. Tabîb şöyle dursun, “biz derde müştâkız” derler. Aşıkların aşkına tercümân oldu Fuzûlî;
    “Aşk derdiyle hoşem, el çek ilâcımdan tabîb,
    Kılma dermân kim helâkım zehr-i dermânımdadır” diye feryâd ederken...
    Açılan gonca güller, hep bir aşkı resmederken, seherde öten bülbüller hep bu aşkı besteler. Sorsan, “gökyüzü niçin ağlar?” diye; “bu sevdâdır onu ağlatan” derler. Bu sevdâdır onu ve bizi ağlatan. Hasret besteleri cömertce dökülsün dudağından, eğer sen de âşıksan. Sevdâ dolu yaşlar dökülsün gözlerinden Medine’ye doğru akan... Bu yaşlar bir aşk ırmağı olsun O’na kavuşmak için dağları aşan... Öylesine büyüsün ki, bir deryâ olsun sevgin, ufuklara sığmayan, yüreklerden kaynadıkça kaynayan ve her an coştukça coşan...
    Yâ Nebî!
    Senin hicretinle şenlenmişti Medine. Sevenler kavuşmuştu o gün sevdiğine... Arz titriyordu heyecânından, hiç şâhit olmamıştı böylesine bir güne... Ey gönüllere ışık saçan! Seni gören gözler, başkasına bakar mı? Sesini bir kez işiten, başkasını duyar mı?
    Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
    Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım
    Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım
    Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
    Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
    Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
    Senin visâlinle bir gülmüş de ben olsaydım
    Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım...
    Hani, kuru bir ağaç parçası feryâd ediyordu firkatinden, eğer şefkat elin dokunmasaydı ona, kıyâmete dek ağlayacaktı hasretinden. Ya biz...

    Alıntı...

    SELAM VE DUA İLE...

  2. #2
    Ehil Üye BiÇçare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Fabrika...
    Yaş
    25
    Mesajlar
    1.059

    Standart

    paylaşım için Allah razı olsun...
    KaranLığın En k0yu Siyahndan K0ksaydım
    Sabahın AydınLığına KaLamazdım...

    Yzn Bn...

  3. #3
    Vefakar Üye ahsen-i takvim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesajlar
    501

    Standart

    tek kelimeyle muhteşem bir paylaşım kardeş...
    EN GÜR SADA İSLAM'IN OLACAKTIR

    ŞU ZAMANDA MÜHİM VAZİFE,İMANA HİZMETTİR. İMAN, SAADET-İ EBEDİYENİN ANAHTARIDIR.

  4. #4
    Dost Çaykaralı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesajlar
    5

    Standart

    Kardeşim Allah razı olsun çok çok güzel bir yazı insanın duygulanmaması yüreğinde Habibullah'ın sevgisiyle yanmaması elde değil...

  5. #5
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı KeLeBeKLeR_SoNsUzA_UçAr Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    paylaşım için Allah razı olsun...
    Alıntı ahsen-i takvim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    tek kelimeyle muhteşem bir paylaşım kardeş...
    Alıntı Çaykaralı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kardeşim Allah razı olsun çok çok güzel bir yazı insanın duygulanmaması yüreğinde Habibullah'ın sevgisiyle yanmaması elde değil...


    Cümlemizden inşaALLAH kardeşlerim...Nur dolu gönüllerinize sağlık...SELAM VE DUA İLE...

  6. #6
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Ya RASULULLAH(A.S.M)!...Bugün sizinle dertleşmek istiyorum, şu aciz ümmetini, şu günahkar ümmetini dinlermisin? Bugün sana gözyaşlarıyla derdimi, içimi dökmek istiyorum. Kırık dökük de olsa, eksik ve yanlış da olsa, şu günahkar ümmetinin yüreğinden gelen sözleri dinlermisin?..

    Sen ki, şehidlerin sultanı, amcan Hz. Hamza'yı şehid eden Vahşiyi bile dinledin ve O insan bir vahşi iken seninle dertleştikten sonra, kalbinde güller açarak bir yiğit, bir yıldız ve bir cennet varisi oldu.Hz. Vahşi oldu,senin ümmetin oldu Ya RASULULLAH(A.S.M)!...

    İşte ben de, şu vahşileşen insanların arasından bir an sıyrılarak, Hz.Vahşi gibi, Hz. Enes Bin malik gibi, Hz. Mus'ab Bin Umeyr gibi ve Hz. Ebu Hureyre gibi dertleşmek istiyorum Sevgili Efendim...Ama O'nlar gibi olmamanın ve olamamanın ezikliğini hissederek yine de sana seslenmek ve seninle
    dertleşmek istiyorum,çağlar ötesi bir zamandan Efendim…

    Ey gül yüzünde gülücükler eksik olmayan Sevgili Efendim!..Sana ilk önce şu itirafımı yapmak istiyorum. Aklıma geldikçe yüreğimi ezen, beni gözyaşlarına boğan, şu itirafımı yapmak istiyorum…

    Ya RASULULLAH(A.S.M)!...Hani ümmetine seslenirken üzerine çıkıp mübarek ağzından inciler döktüğün hurma kütüğü vardı ya, hani ümmetine yine bir gün seslendiğinde bu hurma kütüğünün üstüne çıkmayıp Ashabı'nın yaptığı minberin üstüne çıkınca, etrafa hıçkıra hıçkıra bir ağlama sesi yayılmıştı ya,ağlamanın hiçbir insandan gelmediği anlaşılınca hurma kütüğünün yanına gidip onun ağladığını, senden ayrı kalınca hıçkırıklara boğulduğunu görünce onu mübarek ellerinle teselli etmiştin ya hani Efendim.
    İşte ben, işte ben senden ayrı kaldığım o kadar zamana rağmen, bir hurma kütüğü kadar ağlamıyorum, ağlayamıyorum gözümün nuru,Gönlümün Sultanı Efendim...

    Şu ümmetin bir kütük kadar olamıyor ve ayrılığına yanıp kavrulmuyor Sultanım...Ne olur,ne olur Efendim gel!...Beni de teselli et,bir hurma kütüğü gibi ağlamasam da, bir mağaranın önünde bekleyen KITMİR gibi sadık olamasam da ve senden ayrılacağını anlayan bir deve kadar içim yanmıyorsa da, ne olur!...

    Ya RASULULLAH(A.S.M)!...Ben seni görmeden sevdim.
    Çağlar ötesi zamandan "Kardeşlerim" hitabına
    "Buyur canımın canı, buyur anamı-babamı ve her şeyimi yoluna feda ettiğim Canım Efendim" diyerek sana iman ettim gönlümün sultanı.

    Sana layık ümmet olmasam da, sana KITMİR gibi sadık kalmasam da,sana bir örümcek kadar hasretinle yanmasam da ve seni gördüğünde heyecandan ufacık kalbi yerinden çıkacakmış gibi atan bir güvercinin yüreği kadar yüreğim tertemiz olmasa da, gel ne olur, rüya da olsa bile gel, gel de şu günah çukuruna batmış ümmetini teselli et...

    SELAM VE DUA İLE...

  7. #7
    Dost deva_sa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesajlar
    14

    Standart

    kıymetli garip_maznun kardeşim paylaşımın için Allah razı olsun... başkalarınada okumak için not aldım hakkını helal edermisin..

  8. #8
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı deva_sa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kıymetli garip_maznun kardeşim paylaşımın için Allah razı olsun... başkalarınada okumak için not aldım hakkını helal edermisin..

    Cümlemizden razı olsun kardeşim..Estağfirullah kardeşim hak talep etmenize gerek yok...Tabii ki alabilirsiniz,okuyabilirsiniz...Bu aciz kardeşinizi de dualarda hatırlarsınız inşaALLAH...SELAM VE DUA İLE...

  9. #9
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Ey...Gözlerinde cenneti saklayan, ayağını bastığı yerler cennet kokan nebi!...

    Ey...Yaradan''ın en güzel eseri!. "Sen olmasaydın, sen olmasaydın..
    alemleri yaratmazdım!." dedigi!....Var oluşunun şerefine, bütün varlığı hediye ettiği!...

    Ey...Insanoğlunun ufku - en güzel insan.. Allah''ın sevgilisi, kainatın gözbebeği!...

    Ey...Rahmeten li ' l-alemin!...

    Senden şefaat dilenen biçarelerin en sefiliyim, desem.. şefaat eder misin?...

    Ey..Kupkuru çölleri cennete ceviren gül!...

    Ey...Gönlünden gül dökülen resul!...

    Küçük kız çocuğunun elinden tutup da giden, kuşu ölen çocuğa
    başsağlığı dileyen.. Gözlerinden yaş dökülen devenin gözyaşlarını silen resul!...

    Benim de gözümün yaşını siler misin?...

    Küçük kız çocuğunun tuttuğu gibi tutsam elinden; yüreğimden binlerce
    kuş uctu, bin''i de öldü desem..

    Bana cennet kuşlarından bir kuş bahşeder misin?...


    Ey; Islam''ın peygamberi!..Sevda ikliminin, en güzel mevsiminin..En güzel çiçeği!...Ama mahzun, ama kederli...

    Daima düşüncede, daima hüzün icinde ömründe, bir defa bile, kahkahayla gülmemiş.. gül yüzlü, güler yüzlü sevgili!...

    Gözlerimi yumsam, ve hülyana dalsam..

    O gül kokulu gülüşün ile, benim de gözlerimin içine güler misin?.

    Bir kerecik olsun seni düşünerek başımı koyduğum olmuşsa yastığıma,
    tutunduğum olmuşsa sana ve senin sevdana.. Işte onun, işte onun hatrına!...

    Ey...Gözünü sevdiğim, özünü sevdiğim, sözünü sevdiğim!...

    Ey...Gönlümün sultanı efendim!...Ümidim, muradım, kurtarıcım, mujdecim...

    Seninle Kevser havuzunun başında bulusabilecek miyim?...Desem..

    Bulundugun yerden, yüreğime bir damla su serper misin?...

    Seni sevsem!... Cok, cok sevsem!... Öyle cok sevsem ki sen koksa özüm,
    yüreğim.. Sen koksa nazım, edam.. Gönlüm sen dolsa, benim herşeyim sen olsan!...

    Ali''n, Fatıma''n gibi olsam!... Seni, onlar gibi seviyor olsam..

    Sen de beni, onları sevdiğin gibi sever misin?...

    Ey...Bize bizden daha ziyade merhamet eden!... "Ümmetim, ümmetim!." diyerek, üstümüze titreyen!...

    Ey...En ziyade muhtacımız, en cok isteyenimiz!... Bizi, Hak''tan dileyenimiz!...

    Sen, umanı umutsuzluğa düşürmezsin!... Sen, senden isteyeni geri çevirmezsin!...

    Senden, senin rahmetini dilesem...

    Ey alemlere rahmet olsun diye gönderilen, banada rahmet eder misin?...

    Ey Rahim!... Ve...Ey Kerim!...

    Asr-ı saadet''ten değilim!... Kokladığın gül, soludugun hava, yediğin hurma, içtiğin süt, okşadığın kuzu,

    bindiğin deve, avuçladıgın kum dahi değilim!... Bir kez olsun, yüzüne yüz sürmedim!...

    Lakin ben, senin.. "Kardeşlerim!." dediğindenim!. Ve sana ve sünnetine revan olmak isteyenlerdenim!...
    Ve lakin daha hala sevgili Veysel Karani''nin tırnağının ucu misali bile değilim, desem...

    Bana da hırkandan gönderir misin?...

    Doğduğun günün, gecenin hürmetine...

    Bu gün ve gece yüreğime, bir nur olup düşer misin?...

    Sevgili Peygamberim!... Rabbim sana ve, senin al ve ashabına...Ağaçların yaprakları,denizlerin dalgaları ve yağmurların damlaları sayısınca salat, selam ve bereketler ihsan eylesin amin!...


    Alıntı…

    SELAM VE DUA İLE…

  10. #10
    Gayyur denizfeneri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    107

    Standart

    bu konuyu bölerseniz devam etmek isterim kardeşler

    kutlu doğuma özel Efendimiz için yapacaklarımız

    Efendimiz için hergün birşey yapalım

    HER AN KALBİMDESİN

    Hergün Efendimiz için birşey yapalım.inş forumca kutlu doğum boyunca uygulamaya çalışalım.hergün ne yapacağımızı yazacağım inş hep beraber Gül Efendimizin şefaati için çalışalım.yapanlarda da örnek olması açısından gelip yazabilirler


    SELAM SANA YA RASÜLALLAH

    ***************
    1.nisan.2008:bugün 100 salavat çekip bir de sünnet uygulayalım inş

    2.nisan.2008:her işimize besmele ile başlayalım
    3.nisan.2008:gece teheccüde kalkıp Efendimizin şefaati için dua edelim

    *************
    hergün hep beraber Efendimizin bir sünnetini uygulayalım
    kutlu doğum boyunca hergün Efendimizin bir sünnetini tüm forumca uygulayalım inş.hep beraber yüz şehit sevabına nail olalım Rabbimin izniyle.uygulayanlar buraya yazabilirler.hergün hangi sünneti uygulayacağımızı buraya yazacağım inş ne kadar çok kişi uygularsa sevabımızı kat be kat arttırır Rabbim

    *******
    1.04.2008'de:gece yatmadan iki elimizi birleştirip;ihlas,felak,nas surelerini okuyalım;elimize üfleyip tüm vücuduna sürelim.tekrar bu üç sureyi okuyup yine tüm vucuduna sürelim.bunu üç kere tekrarlayalım inş.
    sonra 33 sübhanALLAH
    33 elhamdülillah
    34 ALLAHu ekber tesbihini çekelim.eğer biliyorsak amenerrasulü okuyalım sağ tarafımıza yatalım.yine 4 sünnet birden uygulamış olacağız inş ALLAHın izniyle


    2.04.2008:bugün öğle ve yatsı namazlarının son sünnetlerini 2 yerine 4 rekat kılalım inş(bilmeyenler için:ikindi namazının sünneti gibi kılınır.ilk oturuşta ettehiyyatü ile salli-barik dualarıda okunur ve 3. rekata sübhaneke ile başlanır)

    3.04.2008:ezanı MUHAMMEDiyi dinleyip tekrarlayalım sonra da ezan duasını okuyalım inş bu günde

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ya Nebi !
    By esra aktürk in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 08.10.08, 19:18
  2. Ey Nebi ! (s.a.s)
    By gül_bahçesi in forum Hz. Muhammed (S.A.V)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14.07.08, 21:35
  3. Ey Nebi
    By abbabe in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.02.08, 14:14
  4. Ya Nebi
    By _MerHeM_ in forum Şiirler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 20.12.07, 18:08
  5. Ey Nebi
    By utku in forum Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 12.02.07, 19:48

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0