+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 6 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 52

Konu: Hz.Mevlânâ’nın Hz. Muhammed (sav)’e Sevgi, Saygı ve Övgüsü...

  1. #1
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart Hz.Mevlânâ’nın Hz. Muhammed (sav)’e Sevgi, Saygı ve Övgüsü...

    Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu
    Mevlânâ'nın birkaç yerde tekrar ettiği şu mısraları, ilk etapta sevgilisi Hz. Muhammed (sav) için söylediği anlaşılmaktadır. Bu mısralarda o, sevdiğine olan özlem duygularını, kavuşma isteğini ve bu husustaki çaresizliğini dile getirmektedir.
    Yel beni size götürseydi,
    Yellerin eteklerine sarılırdım.
    Sizi öylesine özledim ki, kuştan daha tez uçar-gelirim size;
    Ama kanadı kesik kuş, nasıl uçabilir?
    Hasret çekmeye alışmış olan Mevlânâ’nın Hz. Peygambere duyduğu özlemin, Şems-i Tebrizî’ye ve diğer sevdiklerine karşı duyduğu özlemden çok daha fazla olduğu anlaşılmaktadır. O, Peygamberimize duyulan hasreti, şu kısa anekdotu aktararak, şöyle dile getirmektedir:
    Hannâne direği Peygamberin ayrılığı yüzünden akıl sahipleri gibi ağlayıp inliyordu.
    Peygamber, “Ey direk ne istiyorsun? Dedi. O da “Canım ayrılığından kan kesildi.
    Bana dayanıyordun, şimdi beni bıraktın, minberin üstüne çıktın” dedi...
    Mustafa, gönlümüzü yol etmez, gönlümüzde olmaz, gönlümüze dayanmazsa, feryat etsek de, Hannâne direğine dönsek yeridir.
    Peygamber, hutbe okurken bir hurma ağacı dalına dayanırdı. Mescitte onu dinleyenler çoğalınca, mübarek yüzünü göremedikleri gerekçesiyle bir minber yaptılar. O, minbere çıkınca, mescidin direklerinden biri olan o hurma direği Hz. Peygamberden uzağa düştüğü için inlemeye başladı. Nihayet Peygamber minberden inip inleyen anlamına gelen, bu “hannâne” direğine elini koyunca direk susmuştur. Mevlâna yukarıdaki ifadelerinde bu hâdiseye telmihte bulunmaktadır.
    Mevlânâ, hasret acısı çektiği bu dünya zindanından kurtulup, bir an evvel Allah’ın sevgili dostu Hz. Muhammed (sav)’in yanına dönmeyi, ona kavuşmayı heyecanla bekler.
    Hz. Muhammed (sav)’in söz konusu edildiği yerlerde Mevlânâ’nın üslûbunun, ayrı bir saygı, incelik dolu olduğunu görürüz. O, yaşantısıyla olduğu gibi diliyle de Hz. Peygambere daima hürmet ve muhabbet dolu olmuştur. Hz. Muhammed (sav)’in adının geçtiği hemen hemen her yerde, İslâmî gelenekte olduğu gibi, “Allah’ın rahmeti ve esenlik O’na” şeklinde salât ve selâmda bulunarak, sevgi ve saygısını dile getirir.
    O, öyle bir kişiydi ki imtihan günü (yani Miraç’ta) yedi göğün hazinesine karşı hem gözünü yumdu, hem gönlünü kapadı.
    Onu görmek için yedi kat gök uçtan uca hurilerle meleklerle dolmuştur.
    Hepsi kendilerini, onun için bezemişti, fakat onda sevgiliye aşktan, sevgiliye meyil ve muhabbetten başka bir hevâ ve heves nerede ki?
    O, Tanrı ululuğuyla, Tanrı celâliyle öyle dolmuştu ki bu dereceye, bu makama Tanrı ehli bile yol bulamaz.
    “Bizim makamımıza ne bir şeriat sahibi bir peygamber erişebilir, ne melek, hatta ne de ruh” dedi, artık düşünün anlayın.
    “Göz Tanrı’dan başka bir yere şaşmadı, meyletmedi” (Necm53/17) sırrına mazharız, karga değiliz, âlemi renk renk boyayan Tanrı sarhoşuyuz; bağın, bahçenin sarhoşu değil” buyurdu!
    Nerde bir ağaç ve taş varsa Mustafa’yı görünce apaçık selâm verdi...
    Ay, onun ay yüzünü görünce iki parça olmuştur.
    O, iyi işlerde imam olan; keremlere, kerâmetlere düzen verendir.
    Kısacası Hz. Muhammed (sav), devranın eşsiz eri, zamanının şaşılacak serveri, halkı yüce işlere çağıran, bütün halka Allah’dan bir rahmet olan, sırların en eşsizlerine mahrem bulunan hidayet ve takva imamı, Ulu Tanrı’nın sırrı, onun tertemiz mazharı; Hakk’ın, şeriatın ve dinin celâlidir.
    Olgunluğuyla yüceliğe ulaştı,
    Yüzünün güzelliğiyle karanlıkları aydınlattı.
    Bütün huyları güzeldir
    Rahmet ona ve soyuna


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  2. #2
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    Mevlana’ya göre Hz. Peygamber, en mükemmel rehber ve yol göstericidir. Mevlana, bu kanaatini şöyle dile getirir.
    Başına örtüyü çekme, yüzünü örtme. Çünkü dünya şaşkın bir cisimdir, sense akılsın.
    İddiacıdan utanıp gizlenme sakın. Çünkü sen, parlayan vahiy mumunu taşıyorsun.
    Haydi, geceleyin kalk. Çünkü sen mumsun ey sultan; geceleyin mum ayakta durur.
    Senin nurun olmadıkça aydınlık gündüzde bile gecedir. Sana sığınmadıkça, aslan tavşana esirdir!
    Ey Mustafa! Bu safâ denizinde kaptanlık et! Çünkü sen, ikinci Nuh'sun.
    Her yolda, özellikle deniz yolunda, akıl sahibi bir kılavuz gerekli.
    Kalk da bak yol yorgunu kervana. Bak her bir yanda kaptan olmuş bir gulyabani.
    Zaman’ın Hızır’ı sensin. Her geminin kurtuluşu sendedir. Ruhullah (İsa) gibi yalnız yürüme.
    Bu topluluğun önünde gökyüzündeki ışık gibisin, güneşe benziyorsun. Halktan kopmayı, köşene çekilmeyi bırak.
    Ey peygamber, hidayet, Kaf Dağına benzer, sen ise Ankâsın. İnziva zamanı değil, gir topluma.
    Dolunay, geceleyin yürür göğün zirvesine. Köpeklerin sesinden çekinip bırakmaz yürüyüşünü.
    Kınayanlar, senin dolunayına ve zirveye yürüyüşüne, tıpkı köpekler gibi havlayıp dururlar.
    Bu köpekler, sağırdır “susun” emrine. Senin dolunayına karşı akılsızca havlayıp dururlar.
    Terk etme hastayı, ey şifa. Sağıra kızıp da körü bastonsuz bırakma.
    Sen dememiş miydin, köre yolda yardım eden, Allah’tan yüz sevap ve ecir kazanır, diye?
    Kim körün kırk adım yürümesine yardım ederse, bağışlanmış ve doğru yola ulaşmış olur, dememiş miydin?
    Öyleyse bu fani dünyada, bölük bölük alıp götür körleri.
    Yol göstericinin işi budur; sen yol göstericisin. Sen sevinçsin, âhir zaman yasına.
    Ey sakınanların önderi, şu hayale dalanları yola çıkarıp kesin bilgiye ulaştır hadi.
    Sana tuzak kurmaya gönlünü kaptıranın boynunu ben vururum; sen neşeyle yürü.
    Körlükler katarım körlüğüne. O şeker sanır, oysa ben ona zehir veririm.
    Akıllar, benim ışığımla ışıklanır. Tuzaklar, benim tuzağımdan ders alır.
    Mesnevi, IV/1453-74


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  3. #3
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    Cahiliye döneminin çirkefliğine işaret eden Mevlana, Hz. Peygamber sayesinde insanlığın nur ve huzur bulduğunu dile getirir:
    "Küfür, insanlığın yüzünü karartmıştı. Hz. Muhammed'in nuru imdada yetişti. Ölümsüzlük davulu çalındı, sonsuza kadar yaşayacak olan manevî saltanat geldi.
    Yeryüzü manen nurlandı, yeşillere büründü, gökyüzü sevincinden yenini, yakasını yırttı. Yeniden ay ikiye yarıldı, mücerred olan ruh geldi.
    Dünya tatlılıkla doldu ve beline mutluluk kemerini bağladı. Kalk, zira o ay yüzlü tekrar geldi!
    Gönül yedi göğün işaretini gösteren usturlab gibi oldu, Ahmed’in gönlünün aşıklaması yedi cildi doldurdu."
    Divan-i Kebir, I/882. gazel, s. 308.


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  4. #4
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    Mevlana’ya göre Hz. Peygamber, bu dünyada yol göstericimiz ve rehberimiz olduğu gibi; ahirette de şefaatçimiz ve savunucumuzdur:
    "O, bu dünyada da şefaatçidir o dünyada da, bu dünyada insanı dine götürür, o dünyada cennetlere.
    Bu dünyada “Sen onlara yol göster” der; o dünyada “Sen onlara ay gibi yüzünü göster” der.
    Onun gizli, aşikâr işi, daima “Yarabbi, sen kavmime doğru yolu göster, onlar bilmiyorlar” demektir.
    Onun nefesiyle iki kapı da açıktır. Duası, iki âlemde de müstecap olur.
    Ona benzer ne gelmiştir, ne de gelecek. Bu yüzden son peygamber olmuştur.
    Sanatında son derece ileri gitmiş bir üstadı görünce bu sanat, sende bitmiştir demez misin?
    Ey peygamber, mühürleri kaldırmak, kapalı kapıları açmaktasın, Hatem’sin, bu iş, seninle ve sende bitmiştir. Can bağışlayanlar âleminde bir Hatem’sin sen.
    Hâsılı mühürleri kaldırma ve kapıları açmada Muhammed’in işaretleri, tamamiyle açıklık içinde açıklıktır, açıklık içinde açıklıktır, açıklık içinde açıklık.
    O’nun canına, evlâdının gelişine ve zamanına yüz binlerce aferin!
    O’nun devlet ve ikbal sahibi halifesinin oğulları, onun can ve gönül unsurundan doğmuşlardır".
    Mesnevi VI/167-175.


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  5. #5
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    Mevlana’ya göre Hz. Peygamber, önderimiz olduğu gibi; bizleri sıkıntılardan kurtaran da O’dur.
    "Muhammed’in sahip olduğu güzel huy ve güzel yaşantı, bizi kapkaranlık gecelerde çaresiz bırakmaz"
    Divan-i Kebir II/655. Rubai.


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  6. #6
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    Mevlana, bütün güzel ahlakın yanı sıra, tevazuun da Peygamber yolu olduğunu şu sözlerle vurguluyor:
    "Bir adam yokluğa erişir, kendisine yokluğu zinet edinirse, Muhammed gibi o adamın da gölgesi olmaz./ Yokluk benim iftiharımdır" sırrına zinet yokluktur. Bu çeşit insan, mumun alevi gibi gölgesizdir."
    Mesnevi, V, 56.


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  7. #7
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    En büyük kılavuz ise Hakk"ın sevdiği “Seçilmiş Muhammed”dir. O, sâdık bir bendesi olan Mevlâna"nın deyişiyle “Eşsiz müjdeci, resûllerin efendisi, yerin ve göğün ışığı, peygamberlerin en güzel, en açık ve yerinde söz söyleyeni, iki âlemin elçisi, insanların ve cinlerin rehberi, Allah"ın kendisi üzerine yemin ettiği ve "Sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım" diyerek yücelttiği kişi”dir. (Mecâlis-i Seb"a, I.Bl.)

    SELAM VE DUA İLE...

  8. #8
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    *Ey kardeş, Bir olan Allah"a ve Muhammed (a.s.)"a yapış da ten Ebu Cehil"inden kurtul! (Mes.1/782)
    *(Ey Muhammed!) Bu devir, senin devrindir. Çünkü Kelîm olan Musa bile daima senin zamanını arzuladı. Musa, senin devrinin parlaklığını, o devirdeki tecelli sabahının zuhûrunu gördü de: “Yarabbi, o ne rahmet devri; o devir, rahmetten de ileri; o devirde güzellik var. Musa"nı denizlere daldır da Ahmed"in devrinde çıkar!” dedi. Ahmed, ümmetler “Yarabbi” desinler diye dünyada nice putlar kırdı. Ahmed"in çalışması olmasaydı sen de ataların gibi puta tapardın. O"nun ümmetler üzerindeki hakkını bil! Başın, puta secde etmekten, bunu bilesin diye kurtuldu. ( Mes.2/355 vd.)

    SELAM VE DUA İLE...


  9. #9
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    Mevlana, Hz. Peygamber’in bizim gibi insani özelliklere sahip olduğunu; fakat ayrıcalıklı yaratıldığını vurgular:
    "Muhammed de etten, deriden meydana gelmiştir, bu hususta her beden onun cinsindendir./ Eti vardır, derisi vardır, kemiği vardır, fakat hiç bu bedenlere benzer mi?/ O terkipte öyle mucizeler meydana geldi ki, bütün terkipler mat oldular."
    Mesnevi, V, 109.


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  10. #10
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    *Allah"ın lütufları, Mustafa (a.s.)"a vaatlerde bulundu da dedi ki “Sen ölsen bile bu din, bu iman ölmez. Senin kitabını, mucizeni ben yüceltirim; Kur"ân"dan bir şey eksiltmeye, O"na bir şey katmaya yeltenen kişiye ben engel olurum. Ben seni iki cihanda da korurum. Sözünü kınayanları terk eder; onları hor, hakir bir hale koyarım. Hiç kimse Kur"ân"ı değiştirmeye kudret bulamaz; O"na ne bir şey ilâve edebilirler; ne O"ndan bir şey eksiltebilirler. Sen, benden daha iyi bir koruyucu arama!” (Mes.3/1197 vd)

    SELAM VE DUA İLE...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 30.08.15, 13:04
  2. Türkiye’de ve Alem-i İslam’da İttihad, Risale-i Nur’un Farz Vazifesidir
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 25.05.11, 10:11
  3. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01.12.08, 14:39
  4. Cevaplar: 25
    Son Mesaj: 22.11.08, 20:52

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0