+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Vaad Edilen Zamanı Yaşıyoruz...

  1. #1
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Vaad Edilen Zamanı Yaşıyoruz...

    Kâinatın Efendisi ümmetinin geleceği ile ilgili endişeleri olmuştur. Zamanın bozulacağı, bozulan zamanda insanlığın ve de mü'minlerin bozulacağını açık bir ifade ile haber vermiştir. Kâinatın Efendisi'nin ümmetinin geleceği ile ilgili haberlerini incelediğimizde bugün bu haberlerle yüz yüze olduğumuzu görmekteyiz. Şimdi sizleri Efendimizin mübarek sözleri ile baş başa bırakıyorum:


    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Öyle bir zaman gelecek ki, insanlardan faiz yemeyen kalmayacak, yemese bile tozu onlara bulaşacaktır."

    Bahsi geçen zamanı yaşıyoruz, direkt olarak faiz alışverişi yapılmasa bile, sistem faize dayalı olduğundan her şeyimizin temelinde faiz mevcuttur. Faiz, ismini değiştirmiş, vade farkı olmuş, kâr ortağı olmuş, kâr zarar olmuş vs. Faiz isim değiştirerek hayatımızın her safhasına girmiştir.

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "İçkiyi devletler teşvik edecekler ve muhtelif isimler altında içilecek."

    Bu durumu da bizzat yaşıyoruz, devlet toplantılarında içki içmeyenler aşağılanıyor, irticacılıkla suçlanıyor. Devlet kurumlarında içki içilmiyor diye yer yerinden oynuyor. Devlete ait olup da umuma açık yerlerde nasıl içki içilmez? Bir üst düzey yönetici anlatıyor: "Ben inançsız bir insanım, ancak içki içmeyi de sevmem. Katıldığım bir toplantıda beni bilen bir arkadaşım beni uyardı: "İçki iç aksi hâlde fişlenirsin." Ben de zorda olsa bir bardak içtim, beni öyle çarptı ki üç gün hasta yattım." İşte idarenin içkiye bakışı..
    Bunun yanında içki üretimi devlet eli ile yapılıyor.


    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla münasebetsiz ilişkiler kuracaklar."

    Tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar günümüzde çirkinlikler yaşanmaktadır. Ülkemizde sapık ilişkiler yaşanmakta, bu sapık ilişkiler suç sayılmamaktadır. Yaşanması bir yana, bu sapık ilişkilere yasal yol bulma çalışmaları yapılmaktadır. Erkekle erkek, kadınla kadın istedikleri sapıklığı yaşıyorlar. Şimdi de bunlara yasal bir zemin hazırlayarak evlilikleri sağlanacak. Avrupa'da bunlar yaşanmaktadır.

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Söz kadınlarda olacak ve zina yaygınlaşacak."

    Kadın hareketleri o kadar ileri boyuta geldi ki, Feminizm adı altında yapılan faaliyetlerde, kadınlara üstünlük istenmektedir. Önce yasal düzenleme ile "ailenin reisi erkektir" genel kuralını ortadan kaldırdılar. Zinaya gelince, zina normal bir hâdise imiş gibi bakılıyor. Zina suç olsun noktasında yapılan yasal düzenlemelere, toplumun değişik kesiminden tepkiler geldi. Hangi çağda yaşıyormuşuz, bu çağda zina suç olur muymuş?


    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Haram işlemeyi kolaylaştıran imkânlar artacak, gençler günah işlemeye ve kötülük yapmaya çok meyledecekler."

    Günah araçları arttı. Her an, her yerde günah işleyecek bir araç bulmak mümkündür. Özellikle iletişim araçları ve internet yoluyla fuhuş ve kumarın her çeşidi işlenebiliyor. Cep telefonları da büyük günahların işlenmesine aracılık yapıyor. Evlerdeki televizyonlar, sokaklardaki kahvehaneler ve gençlerin gittikleri eğlence salonları. Gençlerin günah işlemesine gelince, attıkları her adım onların kolayca günah işlemeleri için sebep ve araçlarla dolu.

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Hayırlar ve yağmurlar azalacak, depremler ve taşkınlıklar artacak."

    Yağmur rahmettir. Yağmurlar yağıyor; ancak rahmetten çıkarak zahmete dönüşüyor, felâket oluyor. Yağmurun rahmet olmaktan çıkması efendimizin buyurduğu zamanın geldiğinin işaretidir. Depremlerin arttığı açık bir şekilde ortadadır. Özellikle son on yıl içinde gerek ülkemizde gerekse yerkürede sayılamayacak kadar çok deprem meydana geldi. Taşkınlıklara gelince, dünyanın her bölgesi içten içe kaynamaktadır.


    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Zenginlere itibar edilecek, cimrilik artacak, zekât ağır bir borç olarak kabul edilecek."

    Herkes zengin olana, malı mülkü, serveti bol olana itibar etmektedir. İlim ehli, hocalar, yazarlar dahi zenginlere itibar etmekte, zenginin malı, mülkü nasıl kazandığına bakılmaksızın, kendisine şartsız itibar edilmektedir. Cimriliğe gelince, Allah rızası için istendiğinde kırk dereden su getirilir. Ancak nefsin isteklerine ve lüks yaşama gelince, su gibi maddiyat akıtılır. Kırkta bir olarak verilen zekât, zekât sisteminin en aşağı tabakasıdır. Zekâtı vermemek için akla hayale gelmeyen hile-i şeriyyelere başvurulmaktadır.

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Ümmetimin erkekleri şişmanlayacak ve semizleşecek."

    Efendimizin binlerce yıl önce buyurduğu aynen çıkmaktadır. Özellikle ilimle meşgul olan hocalara baktığımızda, her birinin şişmanladığını görürüz. Hocalar şişman da mü'minler zayıf mı? Mü'minlerin de büyük çoğunluğu kiloludur.

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Herkes 'kazanamadığından ve geçinemediğinden' şikâyetçi olacak..."

    Bu hadisi şerif bugünlerle birebir uygunluk göstermektedir. Herkesin dilinde bir şikâyet, bir sıkıntı almış gidiyor: "Geçinemiyoruz, kazanamıyoruz, para kazanalım." "Çocuklarıma iyi bir gelecek hazırlayacağım, para kazanmam lâzım." Herkesin derdi ve sıkıntısı para kazanmak olmuş, büyük çoğunluk kendilerine para kazanmayı hedef edinmiş.

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Yalancı şahitlik ve boşanmalar artacak, anî ölümler sık görülecek."

    Amaç menfaat ve çıkar olunca yalancı şahitlik yapmak, meşru hâle gelmiş. Yeter ki sen paradan haber ver, bırakın yalancı şahitliği, yalancı fetva bile verilir. Yapılan istatistiklere göre, son on yılda boşanmalar yüzde beş yüz artmış.
    Anî ölümlere gelince, onlarda da çok hızlı bir artış gözlenmektedir. Her birimizin çevresinde, "Yattı, bir daha kalkamadı.", "Gitti, bir daha gelmedi.", "Oturdu kalkamadı." gibi haberleri sıkça duymaktayız.

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Sabah giyilen elbise başka, akşam giyilen başka olacak. Önümüze gelen

    yemeklerden biri gelip diğeri gidecek ve Kâbe'nin örtüldüğü gibi evlerimizin duvarları halılarla süslenecek."

    Giyim ve kuşamda insanlık tarihi en bol ve rahat dönemini yaşamaktadır. Sofralarımızdaki yemeklerin ise, haddi hesabı yok. Evlerimizin süsü, halılardan duvar kâğıtlarına varıncaya kadar her birimizin evleri eski zaman saraylarından geri kalır değil.

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Dünya işlerine dalınıp Âhiret unutulacak. Allah'ın Kitabıyla hükmetmek, ayıp sayılacak."

    Dünya öyle bir hâl almış ki, her şeyin bir bedeli ve fiyatı oluşmuş. O fiyat ve bedel bulununca (hâşâ) ne Allah kalıyor, ne Resûlü, ne Kur'an, ne de mukaddesat. Varsa yoksa dünyalık.
    Bir mü'min için tek referans kaynağı vardır, o da "Kur'an-ı Kerim"dir. Bugün Müslümanlara baktığımızda, Allah, Resûlullah ve Kuranı referans vermekte utanıyorlar. Bir terzi kendisine referans olarak, "Ben eskiden sosyete terzisi idim." diyerek referansını sosyete olarak veriyor. Bir aşçı, "Ben yabancı liderlere yemek yapmıştım."; bir başkası "Bizimkisi eski mankenlerdendir.", Bir başkası : "Fransa'da yollar şöyle yapılmıştır." diyor. Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Büyükler merhametsiz, küçükler hürmetsiz olacak. Çocukları terbiye, köpekleri terbiyeden daha zor olacak."

    Merhamet duygusu toplumdan hemen hemen kalkmıştır. Büyükler, ellerinde güç ve kuvveti bulunduranlar, altlarındakilere merhamet nazarı ile bakmamaktadır. Dünyalık çıkar ve menfaat söz konusu olunca, uygulanabilir en ağır şiddet uygulanıyor, merhametten eser kalmıyor. Büyüklerdeki merhamet ve sevgi duygusunun eksikliği, küçüklerde hürmetsizlik olarak ortaya çıkmıştır. Küçüklerin büyüklere hürmeti tamamen ortadan kalkmıştır. Çok basit bir örnekle ne durumlara düştüğümüzü gözler önüne sereceğiz. Bir belediye otobüsüne binmek yeterlidir, küçüklerin büyüklere saygısızlığını görmek için;
    Yabanî hayvanların evcilleştirilerek, insanlarla aynı ortamda yaşamaları çoğalıyor. Aynı anne babadan doğan çocuklar söz dinlemiyor. Anne babaya, topluma asi oluyor. Vahşî hayvanlar eğitiliyor ama çocuklar eğitilemiyor.

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Kişiye şerrinden korkulduğu için ikramda bulunulacak. Görünüşte dost fakat esasında düşman olanların sayısı artacak. Sözler hep yalan ve bir birine muhalif olacak. Âmir ve memur çok, doğru iş yapan az olacak."

    İnsanlar yağcılık ve yalakalıkta birbiri ile yarışıyor. Zalime iltifat ediliyor, zalimin şerrinden korkulduğu için hem iltifat, hem de ikram ediliyor. Yüz yüze herkes birbirine dost, güler yüzlü, samimî görünüyor. Kişi arkasını döndü mü, dedikodu, yalan, karalama başlıyor. Herkes birbirinin arkasından konuşuyor, yalan, dolan, hile almış başını gidiyor.
    Herkes bir yerlere başkan olmuş, reis olmuş, müdür olmuş. Elini sallasan başkana, reise ve müdüre değecek; ancak oturduğu makamın hakkını veren yok. Yüz tane makamı dikkatlice inceleyin, bu makamlarda oturan yüz kişiden doksan dokuzu oturduğu makamın hakkını vermiyor.

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Faize alış veriş, rüşvete hediye denilecek. Tefecilik artacak, helâl haram unutulacak. "Para gelsin de nereden gelirse gelsin." denilecek."

    Faiz normal oldu. "Ben paramın değerini nasıl koruyacağım?" Allah seni dünyaya niçin gönderdi; bana kulluk edin diye mi? Yoksa paranın değerini koru, paranı enflâsyonda eritme diye mi? Faizin adı, kâr zarar ortaklığı, vade farkı oldu. Rüşvet hediye bahşiş, oldu. Çocuklarımızın önüne şu şarkı kondu: "Para kazan, parayı kazan da nasıl kazanırsan kazan."

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Birçok kişi az bir dünyalık karşılığında dinini feda edecek."

    Bugün her hâli ile iyi bir mü'min görüyorsun. İçinden diyorsun ki, "Ne kadar güzel bir insan, inancını yaşıyor." Tam gıpta ile baktığın zamanda o şahısla bir dünyalık menfaat için karşı karşıya geliyorsun. Aman Allah'ım! Bu o gıpta ettiğim mü'min mi? demeden edemiyorsun. O güzel mü'min gitmiş, yerine âdeta kudurmuş, gözü paradan başka bir şey görmeyen bir canavar gelmiş.

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "İmanı kalpte tutmak, kor ateşini elde tutmak kadar zor olacak. Mü'min sabah kâfir olarak kalkacak veya bunun tersi olacak."
    Dünyanın şaşaa ve süsü o kadar cazip hâle geldi ki, iman etmiş bir mü'mini yoldan çıkarmak çok kolay hâle geldi. Her an, mukaddesata küfredilen bir düzen ve o düzenin insan nefsini cezbeden imkânları. Sabaha mü'min çıkan kişi, öyle imkân ve hâdiselerle karşılaşıyor ki, nefsinin talebine uyuyor ve akşama varmadan imanından oluyor. Çoğunlukla da bunun farkına bile varamıyor. Aynı şekilde akşam mü'min olarak varıyor fakat sabaha mü'min olarak çıkamıyor. Evlerimizin başköşelerinde, en kıymetli yeri işgal eden televizyon birçoğunu imanından ediyor da haberimiz yok. İşte yaşamak o kadar tehlikeli bir hâl aldı ki, her an her şey oluyor. Bir anda mü'min bir anda kâfir oluyor. İmanı muhafaza etmek çok ama çok zorlaştı. Bu durum kor ateşi elde tutmaya benziyor.

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Kabirler süslenecek ve Kur'an kazanç getiren bir meta hâline gelecek."
    Şehrin en güzel yerleri mezarlıklar oldu. Mezarlıklarımız süslenmiş, özellikle türbeler âdeta lüks mekânlar hâlini almış. Kur'anı Kerim'in kazanç kapısı olduğuna gelince, bu çok net ve açık bir şekilde görülmektedir. Bayramlarda mezarlıklarda yaşananları anlatmaya gerek yok, her şey ortada. İşi bilen, işin ehli, olanlar dahi Kur'an'ı bir çıkar olmadan okumuyorlar. Hafızlar para almadan okumuyor da, hocalar parasız namaz mı kıldırıyor?

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Mal çoğalıp sel gibi akacak, mal sahibi malına tapacak ve tüccarların çoğu hilekâr olacak."

    Mal çoğalmış, akıl almayacak kadar bolluk içinde bulunuyoruz. Sofralarımızda yok yok. Yaz mevsiminde yetişecek meyve sebzeler kış mevsiminde bulunuyor. Kış mevsimine mahsus yiyecekler yaz mevsiminde tedarik edilebiliyor. Sadece İstanbul ile ilgili bir haber verelim. İstanbul'da ayda beş milyon ekmek çöpe atılmaktadır. Yanlış duymadınız beş milyon âdet ekmek çöpe gitmektedir. Her birimiz evlerini şöyle bir düşünsün bakalım. Tek tek sayacak olursak, her birimizin evinde iğneden ipliğe, büyükten küçüğe yüzlerce araç ve gereç bulunmaktadır. Mevlânâ Celâleddini Rûmî Rahmetullahi Aleyh Hazretleri buyuruyor ki:
    "Secde ettiğinizde Mevlâ gözünüzden perdeyi kaldırsa her birinizin başka başka ilahlara secde ettiğinizi göreceksiniz." Günlük hayatımıza da tekerleme olarak girmiş: "Para isteme benden buz gibi soğurum senden."
    Ticaret erbabının hilekârlığına gelince, doğru tüccar yok denecek kadar azdır. Herkes imkânı ölçüsünde hile yapıyor. Bunun en aşağısı, malını satmak için yapılan yemindir.

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:
    "Büyük ve gösterişli binalar yapılacak ve bunlardan dolayı sokaklar daralacak."

    Çok fazla izaha gerek olmayan bir konu, her şey ortada. Büyük binalar almış başını gidiyor. Daracık sokaklar Beşer, onar katlı binalar Gökdelenler de cabası...

  2. #2
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

    • İnsanların başına bir zaman gelecek ki, onlardan faiz yemeyen kalmayacak, yemese bile tozu onlara bulaşacaktır
    • Birçok kişi, az bir dünyalık karşılığında dinini feda edecek
    • Kazanç, belirli kişiler arasında dolaşacak, dar gelirliler açlık ve sıkıntıya düşecek
    • Kabirler süslenecek ve Kur'an, kazanç getiren bir meta hâline gelecek
    • Fitne her eve girecek ve tecrübesiz gençler başa geçecekler
    • Kur’an’dan bir resim, İslâm'dan bir isim, Müslüman'dan bir cisim kalacak
    • Üç şey çok kıymetlenecek; Helâl para, kendisiyle amel edilen sünnet ve candan bir dost
    • Ecnebiler çoğalacak ve müslümanlara galebe edecekler
    • Sonradan gelen nesiller, önceden gelenlere sövüp sayacaklar
    • Mihnet, belâ, musibet artacak, rahat ve huzur kalmayacak, kimse eliyle bunları önleyemeyecek
    • Bir Müslüman, koyundan daha âciz olacak, hor ve hakîr görülecek
    • İlim azalacak, cehalet, anarşi ve cinayetler artacak, adam öldürmek, hafif bir suç sayılacak
    • Hilesiz iş yapılamayacak, tacirler ve yazarlar artacak kalem bollaşacak
    • Kişi, elbisesini sakındığı kadar dinini sakınmayacak ve fakirler de namaz kılmayacak
    • Akrabalık bağlan kopacak ve selâm, sadece tanıdık olanlara verilecek
    • Zenginler ticaret için, hafızlar riya ve gösteriş için hacca gidecekler
    • Büyükleri merhametsiz, küçükleri hürmetsiz olacak çocukları terbiye, köpekleri terbiyeden daha zor olacak
    • İnsanlar, kötülüklerden birbirlerini sakındırmayacaklar ve iyiliği emretmeyecekler
    • Minareler çoğalacak, camiler süslenip ziynetlenecek (kilise ve havralar gibi) ve içlerinden yüksek sesler gelecek
    • Hâinlere emin, emin olanlara hâin denilecek ve “şurada emin bir insan vardır” denilecek kadar emin insan sayısı azalacak
    • Kişiye, şerrinden korkulduğu için ikramda bulunulacak Görünüşte dost fakat esasında düşman insan sayısı artacak, sözler hep yalan ve birbirine muhalif olacak, amir ve memur çok, doğru iş yapan az olacak
    • Yıldızlar (fal) doğrulanacak ve kader yalanlanacak
    • Allahü Teâlâ (C.C)apaçık inkâr edilecek
    • Âlicenaplık, izzet-ikram ve cömertlik duyguları kaybolacak ve haklar para karşılığında satılır hâle gelecek
    • Cemaatin inancı zayıf, ibadeti taklit olacak, hafızlar çok, ama âlim bulunmayacak
    • Zenginlere itibar edilecek, cimrilik artacak, zekât ağır bir borç olarak kabul edilecek
    • Âlimler, para ve dünyalık karşılığında ilim öğretecek, âhiret ameli ile dünyalık talep edecekler.
    • Dinden gayrı hususlar için öğrenim yapılacak.
    • Erkekler kendilerini kadınlara, kadınlar da erkeklere benzetecekler
    • Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla münasebetsiz alâkalar kuracak
    • Her tarafta şarkıcı ve çalgıcı kadınlar zuhur edecek
    • Söz kadınlarda olacak ve zina yaygınlaşacak
    • Kadınlar, saçları deve hörgücü gibi, sokaklarda dolaşacaklar

    • Haram işlemeyi kolaylaştıran imkânlar artacak, gençler günah işlemeye ve kötülük yapmaya çok meyledecekler
    • İmanı kalpte tutmak, kor ateşi elde tutmak kadar zor olacak, kişi gece mü'min yatacak, sabah kâfir olarak kalkacak veya bunun tersi olacak
    • Dünya işlerine dalınıp âhiret unutulacak, Allah'ın kitabıyla hükmetmek, ayıp sayılacak
    • Büyük ve gösterişli binalar yapılacak ve bunlardan dolayı sokaklar daralacak
    • Yırtıcı hayvanların derileri tabaklanarak çeşitli giyim eşyası yapılacak(Kürk, manto ve benzeri

    • Sabah giyilen elbise başka, akşam giyilen elbise başka olacak Önünüze yemeklerden birisi gelip diğeri gidecek ve Kabe'nin örtüldüğü gibi, evlerinizin duvarları halılarla süslenecek
    • Ümmetimin erkekleri şişmanlayacak ve semizleşecekler
    • Dedikodu, yaygın bir hâl alacak
    • Herkes “kazanamadığından ve geçinemediğinden” şikâyetçi olacak
    • Yalancı şahitlik ve boşanmalar artacak, ani ölümler sık görülecek
    • Mal çoğalıp sel gibi akacak, mal sahibi malına tapacak ve tüccarların çoğu hilekâr olacak
    • Kişi, karısına itaat edip anasına âsi olacak ve arkadaşına yaklaşıp babasından uzaklaşacak
    • Gönüller birbirini sevmez olacak, dinde ve dünyalık işlerde muhtelif görüşler belirecek, kardeşler bile dinde ve mezhebde ihtilâf edecekler
    • İmar edilen şeyler harap edilecek, harap olanlar ise imar edilecek
    • Fâsıklar başa geçecek ve konuşmasını bilmeyenler halka hitab edecekler
    • Arap arazisinin çölleri, nehirlere ve yeşilliklere kavuşacak
    • Köylüler şehirlere akın edecek ve ne idüğü belirsiz deve çobanları, bina yaptırmakta birbirleriyle yarışacaklar
    • Faize alış-veriş, rüşvete hediye denecek, tefecilik artacak, helal-haram unutulacak, para gelsin de nerden gelirse gelsin denilecek
    • Zaman kısalacak Bir sene bir ay gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta bir gün gibi geçecek, bir günün geçmesi ise bir yaprağın yanması kadar çabuklaşacak, hiçbir şeyde bereket kalmayacak
    KAYNAKLAR:
    1- Riyâzüs-Salihîn, İmam Nevevi, Terc: Mehmed Emre
    2- Tezkiret-ül-Kurtubî, imam Şaranî

    3- Kıyamet Alâmetleri Râmuz el-Ehadis'ten Dersler, ist1983
    4- Kitab ül-Keşf, Celâleddin-i Suyutî, El yazma eser Süleymaniye Kütüphanesi

    5- Kıyamet Alâmetleri, Muhammet! el-Hüseyni, Terc: Naim Erdoğan

    SELAM VE DUA İLE...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ne İçin Yaşıyoruz...?
    By m_safiturk in forum Beyin Fırtınaları
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 22.08.09, 14:07
  2. Dinimizi Ne Kadar Yaşıyoruz?
    By ArAz-- in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 20.01.09, 16:28
  3. Ne Garip Yaşıyoruz, Ne Acayip
    By Ebu Bekir in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29.09.08, 17:25
  4. Bu Çocuğun Adı Vaad
    By aşur in forum Gündem
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 11.08.06, 14:23

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0