Sure-i rahman nazil olduğunda Peygamber Efendimiz (sav): Bunu kureyşe kim okur? diye sordular.

Ashabdan öne çıkan olmayınca, İbn-i Mes'ud (r.a) Ashab-ı Kiramın zayıf cüsselilerinden olmasına rağmen ben okurum YA Resulullah! dedi.

ibn-i Mes-ud (r.a) Kureyş kafirlerinin Kabe etrafında toplandıklarını görünce gidip RAHMAN SURE-İ celilesini okumaya başaldı. Ebu cehil gelip İbni Mes-ud'a vurdu, kulağını kanattı.

RESULULLAH, İbn-i Mes-ud'un ağlayarak döndüğünü görünce üzüldü. Bu sırada Cebrail (a.s) gülerek Resulullaha geldi.

RESULULLAH:" İBN-İ MES'UD AĞLARKEN SEN NASIL GÜLERSİN." buyurunca CEBRAİL(a.s):"NİÇİN GÜLDÜĞÜMÜ SONRA ÖĞRENİRSİN YA RESULALLAH." dedi.

Bedir gazasında İbn-i mes'ud (r.a), Peygamber Efendimizden izin istedi. RESULULLAH:" MIZRAĞINI AL, MÜŞRİKLERİN YARALI OLANLARINDAN RUHU HALA ÇIKMAMIŞ OLANLARA VUR, SENİN İÇİN MÜCAHİDLERİN SEVABI VARDIR " buyurdu.

İbn-i Mes'ud harp meydanında dolaşırken Ebu cehili yaralı olarak buldu ve onun göğsüne çıkarak sakalından tuttu ve ; EY ALLAH'IN DÜŞMANI! ALLAH SENİ ZELİL VE HAKİR KILDI, DEĞİL Mİ?" dedi O, " EY KOYUN ÇOBANI! SEN ÇETİN VE ERİŞİLMESİ ÇOK GÜÇ OLAN YERE ÇIKMIŞSIN" dedi.

İBN-İ MES'UD (r.a) " İSLAM ÜSTÜNDÜR , ONA ÜSTÜN GELİNMEZ, BUGÜN ZAFER İSLAMINDIR" cevabını alınca "BENİM İÇİN EN AĞIR GELEN ŞEY BENİ SENİN ÖLDÜRMÜŞ OLMANDIR! SAHİBİNE( RESULULLAH'A) SÖYLE ÖLÜMÜMDE VE HAYATIMDA ONDAN DAHA ÇOK SEVMEDİĞİM KİMSE YOKTUR." dedi.

İBN-İ MES'UD (r.a) ebu cehilin kılıcını alarak başını kesti. Başı pek büyük ve ağırdı. Kaldıramadığından Ebu cehil in kulağını delerek ip bağladı ve sürüyerek Resulallah'ın yanına vardı. CEBRAİL (a.s) gülerek Resulüllaha geldi ve " YA MUHAMMED (sav) kulak kulakla(kısas olundu), baş ise ziyededir. İŞTE BUNA GÜLMÜŞTÜM."