Sahabiler ne güzel, ne şanslı insanlardı.. Acı çektiler, aç kaldılar, savaşa girip mallarını ve canlarını ortaya koydular. Bunlar görünüşte onların yaşadıklarının zor tarafı… Bir de güzelliği var ki, hayali bile cihana değer.

Sokakta yürürlerken Âlemlerin Sultanı ile karşılaşıp selamlaşıyor, evlerindeki iki lokmanın birisini götürüp O’na takdim ediyorlardı.

Gece yarılarında kapılarına Peygamber Efendimiz (s.a.v) gelebiliyor, akıllarına takılan bir şeyi gidip O’na sorabiliyorlardı.

Maddi olarak sıkıntıdaydılar; ama onların sahip olduğu hazinenin eşi benzeri yoktu ve olmayacaktı da…

O Güzeller Güzeli’ne, Âlemlerin Sultanı’na sahip olan kendileri fakir olsa da kalpleri zengin sahabiler, bir gün Peygamber Efendimiz (sav) ile otururlarken ALLAH Resûlü (s.a.v):

"- Güneşin doğduğu her gün herkesin sadaka vermesi gerekir" buyurdu.

Bu, bir an için onları düşündürdü. Nasıl kalkabilirlerdi bu yükün altından. Sahabilerden birisi:

"- Ey ALLAH’ın elçisi, bizim malımız yok ki nasıl sadaka verelim?" diye sordu.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu soruya şöyle cevap verdi:

"- Şu saydıklarımdan her biri bir sadakadır:

‘ALLAHü ekber’ diye tekbir getirmek,
‘SubhanALLAH’ demek,
‘Elhamdulillah’ demek,
‘Lâilahe illALLAH’ demek,
‘Estağfirullah’ demek,
İyiliğe teşvik edip kötülüğü engellemek,
İki kişi arasında adaletli davranmak,
Kişiye hayvanını yüklerken yardım etmek,
Güzel söz söylemek,
Namaza gitmek üzere attığın her adım,
Kendini başkasına kötülük yapmaktan alıkoymak,
İnsanların gelip geçtiği yoldan dikeni, kemiği, taşı kaldırıp atmak,
Gözleri görmeyeni gideceği yere götürmek,
Sağır ve dilsize, bir şeyi anlayıncaya kadar anlatmaya çalışmak,
Bildiğin bir yeri senden sorup öğrenmek isteyene yol göstermek,
Sıkıntıda olup senden yardım isteyenin yardımına koşmak,
Güçsüz birine var gücünle yardım etmek…

İşte bütün bunlar kendin için verdiğin birer sadaka hükmüne geçer."

Peygamber Efendimiz (s.a.v) sözünü tamamladığı zaman sahabilerin yüzünde mutluluk çiçekleri açıvermişti.

Bu sadakayı vermek öyle zor bir şey değildi. Hatta hemen her gün yaptıkları işlerdi. Şimdi her gün yaptıkları birçok şeyi yapmakla sadaka sevabına kavuşacaklarını öğrenmişlerdi.

Bütün zamanların HİDAYET REHBERİ olan Efendimiz(A.S.M); tüm ümmetini kucaklayan şefkati ile bu müjdeyi bu zamandaki BİZLERE de vermişti..

RABBİM BİZLERİ, O'NUN (S.A.V.) SÜNNETLERİ İLE HAYATINI "HAYATLANDIRAN" NASİPLİLERDEN EYLESİN... (AMİN)

SELAM VE DUA İLE....