+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Efendimizin 'Burnu Sürtülsün' Dediği Kişiler

  1. #1
    Ehil Üye **Muttakİ** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    1.650

    Standart Efendimizin 'Burnu Sürtülsün' Dediği Kişiler

    Peygamber Efendimiz (sas) bir gün, "Burnu sürtülsün! Burnu sürtülsün! Burnu sürtülsün!" buyurdular. Bu dehşetli ikaz üzerine huzurunda bulunanlar, "Kimin burnu sürtülsün ya Rasûlallah?" diye sordu.
    Cevap şöyle geldi: "Ramazan'a girip de ondan günahları bağışlanmış olarak çıkamayanın; yanında anne-babasından biri veya ikisi ihtiyarladığı halde, onların gönlünü kazanarak Cennet'i hak edemeyenin; yanında ismim anıldığı halde bana salât ü selâm getirmeyenin."


    Ramazan, bir hadis-i şerifte buyrulduğu üzere, günah işleme âdeta tabiatı olan insanlık içinde tövbe ve istiğfarla hayırlılar olma adına arınma kurnasıdır. İnsanların en cömerdi olan Peygamber Efendimiz (sas), Üç Aylar girdiğinde daha bir cömert hale gelir, Şaban'da çok daha cömert davranır, Ramazan'da ise cömertlikte akan bir ırmak gibi olurlardı. İşte Ramazan, cömertlikte başka zamanlara nisbetle bir ırmak gibi akma mevsimidir. Çünkü Ramazan, içinde Kadir Gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi'ne sahip bulunmakla bütün ayların en cömerdidir.

    Peygamber Efendimiz (sas), bir gece Kadir Gecesi hangi gecedir düşüncesiyle evden çıktılar. Yolda giderken iki Müslüman'ın şiddetli münakaşası, evden niçin çıktığını unutmasına sebep oldu. Bu cüz'î hadiseyle Peygamber Efendimiz'e, ümmetinin en büyük probleminin, onu pek çok hayırlardan mahrum bırakacak kötülüğün münakaşa, ihtilâf ve tefrika olduğu/olacağı gösterilmişti. Bu bakımdan, İslâm adına belki en büyük ve bütün İslâmî hizmetlerin ötesinde bir hizmet ve fazilet, ittifaktır, kardeşliktir. İşte Ramazan ve onu takip eden bayram, bilhassa bu açıdan da bir arınma ve arınıp hayırlarla dolma kurnasıdır.

    Allah Rasûlü (sas), Âhiret'te kavmi hakkında "Kur'an'ı kendisine sırt dönülüp, ondan kaçılacak bir şey gibi yaptılar; ona arkalarını dönüp, ondan uzaklaştıkça uzaklaştılar." diye şikâyette bulunacaktır. Ve Kur'an'ın bu hale en fazla maruz bırakıldığı dönem de, yine bir başka hadis-i şerifte ifade buyrulduğu üzere, "Kur'an'ın bir vadide, insanların bir başka vadide" seyrettiği son birkaç asırlık dönemdir. Şu halde Ramazan, kendisinde Kur'an'ın Levh-i Mahfuz'dan Kâbe'nin semalar ötesi mukabili, iz düşümü Beyt-i Ma'mur'a indiği veya oradan dünya semasına, Peygamber Efendimiz'e inmeye başladığı Kur'an ayıdır; Kur'an'la barışma, onunla kucaklaşma, onu daha bir okuma ve mütalâa edip, bir daha ondan ayrılmamaya ahdetme ayıdır.

    Ramazan, isminin manâsıyla yanıp kavrulma, İlâhî aşk ateşine düşme, bu ateşte istiğfarla günahları yakma ayıdır. Ramazan, sahuruyla, orucuyla, iftarıyla, teravihleriyle İslâm'ın en önde gelen şiarlarındandır; ruhlarda en silinmez izler bırakan, İslâm'ı coğrafyaya nakşeden, coğrafyayı iman ve İslâm vatanı yapan medeniyet inşacısı aydır. Ramazan, şeytanların ifritlerinin zincire vurulduğu, onda kazanılan sevapların, bilhassa oruç sevabının miktarını sadece Allah'ın bildiği ve Cennet'e reyhan kapısını açtıran aydır.

    Oruç, Cehennem'e perdedir. Bir hadis-i şerifte, "Ramazan'da dilini tutmayanın, kötü davranış ve kötü sözlerden kaçınmayanın aç ve susuz kalmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur." buyrulur. Dolayısıyla Ramazan, nefsi her bakımdan terbiye etme ve ona mutlak aczi ve fakrıyla gerçek mahiyetini anlatabilme mevsimidir. Ramazan, kaynağını ve asıl maksadını hiç düşünmeden tükettiğimiz nimetlerin gerçek niteliğini ve kaynağını tanıyıp, şükür mekanizmasını harekete geçirme ve geliştirme zamanıdır. Ramazan, açların, susuzların, fakirlerin, kimsesizlerin halini ve onlara karşı insanî vazifelerimizi idrak ayıdır. Hz. Musa (as), Cenab-ı Allah ile kendine has mahiyette konuşup Tevrat'ı alma kıvamına gelebilmek için iki defa Tur'a çıktı ve bunlardan birincisinde 30, diğerinde 10 gün olmak üzere toplam 40 gün kaldı. Tasavvuf dilimize Farsça tabiriyle çehl (40) kelimesinden çile veya Arapça ifadesiyle erbaîn çıkarma olarak geçen bu uygulamanın ilk 30 günlük dönemini Ramazan, diğer 10 günlük dönemini Allahü a'lem kendisinde hac ve kurbanın olduğu Zilhicce'nin ilk 10 günü oluşturmaktadır. İşte Ramazan, her bakımdan tam kıvama erme ayıdır.

    Zaman-
    Ali Ünal

    Misafirlik tuhaf şey...
    Oradasın,ama oralı değilsin...
    Önüne sofralar kuruluyor,izzet-ikram görüyorsun ama hiç bir şey sana ait değil...
    Rahatın yerinde de olsa kalkıp gideceksin birgün,gitmek zorundasın...
    Misafirlik dünya hayatına ne çok benziyor ve dünya hayatı misafirliğe...


    Hizmette SINIR ve SİNİR yoktur

  2. #2
    Yasaklı Üye Bir_İntihar_Senaryosu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    1.058

    Standart

    Çok Güzel bir Yazı; Ellerine Sağlık Paylaşımın İçin...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ey burnu kanasa hemen kadere küsüp yüzünü eksiten!
    By gamze-i_dilruzum in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 15.03.13, 22:33
  2. Tarihin Yanlış Tanıttıkları Kişiler
    By selmanyildirim in forum Tarih
    Cevaplar: 32
    Son Mesaj: 14.09.09, 23:43
  3. Bediüzzaman'ın Benzeyin Dediği Marangoz
    By yakaza in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.06.09, 10:05
  4. Şu ‘İtibarlı Kişiler’
    By Bîçare S.V. in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.01.09, 10:55

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0