+ Konu Cevaplama Paneli
51. Sayfa - Toplam 174 Sayfa var BirinciBirinci ... 41 49 50 51 52 53 61 101 151 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 501 ile 510 ve 1738
Like Tree274Beğeni

Konu: Günün Hadis-i Şerif'i...

  1. #501
    Ehil Üye Barla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    1.108

    Standart

    fazıl veya facir her nasıl olursa olsun, (onun emri altında) cihad etmeniz size farzdır. Keza, namazı da fazıl veya facir ve hatta kebair işlemiş bile olsa her Müslümanın, arkasında kılması bütün Müslümanlara farzdır. (Ebu Davud
    Nurlarla alâkadar olduğum zamanlarda, dünyevî bütün lezzetlerin fevkinde büyük bir zevk ve havâssımda azîm bir şevk hissediyorum...

  2. #502
    Pürheves ercankaya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    39
    Mesajlar
    157

    Standart

    Hz. İbni Mes'ud Radiyallahu Anhtan rivayetle Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:

    "Gözlerinden Allah korkusundan sinek başı kadar bir yaş çıkan hiçbir kul yoktur ki, o yaşlar yüzüne aksın da, o yüze ebediyen ateş dokunsun."

    (İbni Mace)

  3. #503
    Ehil Üye hicap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    1.035

    Standart

    Hz. Enes Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:

    "Malından gizlice veya aşikare infakta bulunan (Allah cc. yolunda harcayan) hiçbir müslüman yoktur ki, Cennet onu 'hele bana gel, bana gel' diye çağırmasın."

    (Hatib/Tarih)

    ---

    TAİF' TE TAŞLANMAK;MEDİNE'DE AÇ KALMAK; UHUD'DA YARALANMAKDA SÜNNET...


  4. #504
    Dost nurhaniyet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    21

    Standart

    " Muhakkak ki demire su değdiğinde nasıl paslanıyorsa , şu kalpler de pas tutar." Ya Resulullah! .Onun cilası nedir.? diye sordular.Cevaben " Ölümü çok zikretmek , hatırlamak ve çokça Kur'an okumaktır dedi."

    beyaki şuab-ı iman
    "En büyük düşmanın iki kaşının arasındaki nefsindir.."


  5. #505
    Müdakkik Üye ErekNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Van-Horhor
    Yaş
    42
    Mesajlar
    854

    Standart

    Onlar, aralarında herhangi bir neseb bağı ve maddî alışveriş bulunmadan sırf Allah’ın muhabbeti ve rızası için birbirlerini sevenlerdir.



    Risale-i Nur bir derece muvaffak oluyorsa,
    bunun sırrı işte budur. Said yoktur.
    Said’in kudret ve ehliyeti de yoktur.
    Konuşan yalnız hakikattir,
    hakikat-i imaniyedir
    çünkü DAVAM DEVAM iledir
    vanasyanur


  6. #506
    Dost Nazife09 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Mesajlar
    21

    Standart

    [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/USER/LOCALS%7E1/Temp/moz-screenshot.jpg[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/USER/LOCALS%7E1/Temp/moz-screenshot-1.jpg[/IMG]

  7. #507
    Dost Nazife09 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Mesajlar
    21

    Standart

    Allah Teâlâ'nın kazâsına râzı olmak, kulun bahtiyarlığındandır.

    Hadis-i Şerif
    __________

  8. #508
    Ehil Üye yakaza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    2.467

    Standart

    Allah Teâla Hazretleri Şaban ayının yarısında dünya semasına nüzul eder ve Kelb kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı, o kadar çok sayıda insanı af ve mağfiret eder." HADİS




    ''Madem ben de bu vatanın evlâdıyım,bu vatanın saadetine hizmet etmek benim için farzdır.''

    Emirdağ Lahikası

    ...EN GÜZELİ SİNELERDE BİR YAD-I CEMİL OLARAK KALIP GİTMEK...


  9. #509
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.193

    Standart

    Enes b. Malik (r.a) şöyle demiştir:


    «Ebu Zerr (r.a), Rasulullah (s.a.s)’in Mirac olayını şöyle haber verdiğini anlatırdı:


    «Ben Mekke’de iken evimin tavanı ansızın yarıldı. Cibril (a.s) indi. Göğsümü yardıktan sonra içini zemzem suyu ile yıkadı. Sonra hikmet ve iman ile dolu altın bir leğen getirip içindekini göğsümün içine boşalttı ve göğsümü kapayıp üzerini mühürledi. Sonra elimden tutup beni semaya doğru çıkardı. Dünya semasına vardığımda Cibril (a.s) o semanın bekçisine: « Aç! » dedi. Semanın bekçisi: « Kimdir o? » dedi.
    Cibril: « Cibrilim » diye seslendi.
    Semanın bekçisi: « Beraberinde kimse var mı? » diye sordu.
    Cibril: « Muhammed (s.a.s) benimle beraberdir.
    Semanın bekçisi Cibril’e: « Ona gelsin denildi mi? » diye sordu.
    Cibril: «Evet» dedi.
    Kapı açılınca dünya semasının üstüne çıktık. Bir de ne göreyim! Bir kimse oturmuş sağ tarafında bir takım karartılar, sol tarafında da bazı karartılar var. O kimse sağ tarafına baktığında gülüyor, sol tarafına baktığında ağlıyor.
    O kişi: « Hoş geldin, safa geldin salih oğlum » dedi.
    Cibril’e: «Bu kim?» diye sordum.
    Cibril: «Adem (a.s)’dır. Sağında ve solunda olan bu karartılar da çocuklarının ruhlarıdır. Sağında olanlar cennetlik, sol tarafında olan karartılar da cehennemliklerdir. Sağına bakınca güler, sol tarafına bakınca ağlar» dedi. Derken Cibril beni ikinci semaya doğru çıkardı.
    Bekçisine: « Aç » dedi. Bekçisi de öncekinin söylediklerini söyledikten sonra kapıyı açtı.»

    Ebu Zerr Rasulullah (s.a.s)’in semalarda Adem, İdris, Musa, İsa, İbrahim (a.s)’i bulduklarını söylediyse de her birinin yerlerinin nereleri olduğunu ayrı ayrı söylemeyip yalnız Adem’i dünya semasında, İbrahim’i altıncı semada bulmuş olduklarını söyledi.

    Cibril (a.s) Rasulullah (s.a.s) ile birlikte İdris (a.s)’a uğradıklarında İdris (a.s): «Hoş geldin, safa geldin Salih Nebi. Hoş geldin, safa geldin salih kardeş» demiş.
    Rasulullah (s.a.s) şöyle demiştir: « Bu kimdir? » diye Cibril’e sorduğumda Cibril: «Bu İdris’tir» dedi.
    Sonra Musa’ ya uğradım. 0 da: «Hoş geldin, safa geldin salih kardeş» dedi.
    Cibril’e: «Bu kim?» diye sordum.
    Cibril:«Bu Musa’dır» dedi.
    Sonra İsa’ya uğradım. O da: « Hoş geldin, safa geldin salih kardeş. Hoş geldin, safa geldin, salih Nebi » dedi.
    Cibril’e: « Bu kim? » dedim.
    Cibril: «İsa’dır» dedi.
    Sonra İbrahim’e uğradım: « Hoş geldin, safa geldin salih Nebi, hoş geldin, safa geldin salih oğul dedi.
    Cibril’e: « Bu kim? » dedim.
    Cibril:« Bu İbrahim (a.s)’dır » dedi.

    (Muhammed b. Şihab-ı Zühri’nin İbn-i Hazm tarikinden rivayetine nazaran) İbn-i Abbas ile Ebu Habbe el-Ensari (r.a) Rasulullah (s.a.s)’in: «Sonra Cibril (a.s) beni yukarıya götüre götüre nihayet kalemlerin (kaza ve takdir) cızırtılarını duyacak yüksek bir yere çıkardı» buyurduklarını söylerlerdi.

    Yine İbn-i Hazm ile Enes b. Malik (r.a) şöyle demişler:

    Rasulullah (s.a.s) buyurdu ki:

    « O zaman ALLAH Azze ve Celle Hazretleri elli vakit namaz farz etti. Bu farzı yüklenerek döndüm. Derken Musa (a.s)’a rastgeldim. «ALLAH ve Tekaddes Hazretleri ümmetine neyi farz etti?» diye sordu. « Elli vakit na maz farz etti » dedim. « Rabbİne dön de şefaat et, zira ümmetin güç yetiremez » dedi. Müracaat ettim. ALLAH-u Teala yarısını indirdi. Ben de Musa’nın yanına dönüp:« Yarısını indirdi » dedim. O yine: « Rabbine müracaat et. Zira ümmetin güç yetiremez» dedi. Bir daha müracaat ettim. ALLAH-u Teala kalanın yarısını da indirdi. Musa (a.s)’ın yanına yine döndüm. O yine: « Rabbine dön. Zira ümmetin buna güç yetiremez » dedi. Bir daha müracaat ettim.ALLAH Tebareke ve Teala: « Sayı olarak onlar beştir. Ama ecir olarak onlar ellidir. Benim nezdimde takdir olunan hüküm değiştirilmez » buyurdu. Musa’nın yanına döndüm. O yine: « Rabbine dön » dedi. Ben de: « Artık Rabbim’den utanır oldum » dedim. Sonra Cibril Sidretü’I Münteha ‘ya varıncaya kadar beni götürdü. Sidre’yi öyle (acayip ve garip) renkler kaplamıştı ki onlar nedir, bilemem? Sonra cennetin içi ne sokuldum ki içinde birçok inci kubbeler vardı. Toprağı da mis kokulu idi»

    (Buhari-Müslim)
    Konu Şahide tarafından (19.07.09 Saat 16:20 ) değiştirilmiştir.





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  10. #510
    Ehil Üye hicap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    1.035

    Standart

    Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem Miracını haber verdiğinde Kureyş müşrikleri, hemen, Hz. Ebu Bekir'in yanına vardılar. Ona:

    "Ey Ebu Bekir! Senin sahibin hakkındaki şeyden haberin var mı?

    O, güya, bu gece Beytü'l-Makdis'e varmış![1] Orada namaz kılmış! Sonra da Mekke'ye dönmüş!?" dediler.

    Hz. Ebu Bekir:

    "Siz onun hakkında yalan söylüyorsunuz!" dedi.

    Müşrikler:

    "Hayır! Kendisi, şuradaki Mescid'de halka böyle söyledi!" dediler.

    Hz. Ebu Bekir:

    "Vallahi, eğer o bunu söyledi ise, muhakkak, doğrudur!" dedi.

    Müşrikler:

    "Sen onu doğruluyor, kendisinin bir gecede Beytü'l-Makdis'e gidip sabahtan önce Mekke'ye geldiğini doğru buluyor musun?" dediler.

    Hz. Ebu Bekir:

    "Evet! Bunda şaşacağınız ne var?

    Vallahi, ben onu bundan daha uzak olanında, gecenin veya gündüzün herhangi bir saatinde kendi*sine semadan haber geldiğini bana haber verdiğinde tasdik edip duruyorum!" dedikten sonra, Peygamberimiz (a.s.)ın yanına geldi ve:

    "Ey Allah'ın Peygamberi! Sen şu halka bu gece Beytü'l-Makdis'e gittiğini söyledin mi?" diye sordu.

    Peygamberimiz (a.s.):

    "Evet!" buyurdu.

    Hz. Ebu Bekir:

    "Ey Allah'ın Peygamberi! Onu bana tarif ve tavsif et! Çünkü, ben oraya gitmişimdir" dedi.

    Beytü'l-Makdis, hemen, Peygamberimiz (a.s.)ın gözünün önüne geldi. Peygamberimiz (a.s.), ona bakarak, Hz.Ebu Bekir'e Beytü'l-Makdis'i birer birertarif etmeye başlamış; anlattıkça, Hz. Ebu Bekir de:

    "Doğru söylüyorsun! Ben şehadet ederim ki; sen Allah'ın Resûlüsün!" demiştir.

    Peygamberimiz (a.s.) da:

    "Ey Ebu Bekir! Sen, Sıddîk'sın!" buyurmuş ve o gün ona Sıddık ismini vermiştir.

    ---
    İbn İshak, İbn Hişam, c. 2, s. 39, Zehebî, s. 247-248, Ebu'l-Fidâ, Tefsîr, c. 3, s. 21.

    İbn İshak, İbn Hişam, c. 2, s. 39, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 3, s. 113.

    İbn İshak, İbn Hişam, c. 2, s. 39-40, Zehebî, s. 248, Ebu'l-Fidâ, Tefsîr, c. 3, s. 21.

    Zehebî, Târîhu'l-islâm, s. 248.

    Ebu'l-Fidâ, Tefsîr, c. 3, s. 21.

    Zehebî, Târîhu'l-islâm, s. 248; Ebu'l-Fidâ, Tefsîr, c. 3, s. 21.

    İbn İshak, İbn Hişam, c. 2, s. 40.

    İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 2, s. 40, İbn Esîr, Kâmil, c. 2, s. 56, Zehebî, Târîhu'l-islâm, s. 247-248, Ebu'l-Fidâ, Tefsîr, c. 3, s. 21-22.

    İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 2, s. 39-40, Ebu'l-Fidâ, Tefsîr, c. 3, s. 21-22.)

    TAİF' TE TAŞLANMAK;MEDİNE'DE AÇ KALMAK; UHUD'DA YARALANMAKDA SÜNNET...


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bir Hadis-i Şerif
    By jasminay in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.03.08, 21:03
  2. Hadis-i Şerif?
    By bir_damla_nur in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 27.12.07, 21:42
  3. Hadis-i Şerif
    By Ebu Hasan in forum In All Respects of Islam
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.02.07, 10:10
  4. Hadis-i Şerif
    By muntehab in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.11.06, 09:32
  5. Hadis-i Şerif
    By muhammedtaha in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19.08.06, 23:09

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0